Türklerde Askeri Kültür

Türklerde Askeri Kültür (Tarih Konu Anlatımı)

İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 4. ünitesi olan İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası ünitesinin 3. konusunun devamı olan Türklerde Askeri Kültür konusuna yer verdik. Türklerde Askeri Kültür konusunu “İslamiyet öncesi dönemde Türklerin yaşadığı coğrafyalar ile hayat tarzları arasındaki ilişkiyi analiz eder.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Türklerde Askeri Kültür

Ders: Tarih 9

Ünite: İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası

Konu: Türklerde Askeri Kültür

Kazanım: İslamiyet öncesi dönemde Türklerin yaşadığı coğrafyalar ile hayat tarzları arasındaki ilişkiyi analiz eder.

Türklerde Askeri Kültür konusunda öncelikle Sü ve Sübaşı nedir? Onlu Sistem nedir? Türklerde savaş taktikleri nelerdir? sorularını yanıtladık. Ayrıca Türk Süvarisi hakkında da ayrıntılı bilgilere yer verdik.

Türklerde Askeri Kültür

Türklerde askeri kültür hakkında genel bilgi verelim. Göçebe bir hayat süren Türkler hayvanlarını beslemek için verimli otlaklar ve su kaynakları bulmak zorundaydı. Sürülerini, otlaklarını korumak Türkler için çok önemliydi. Türkler bu zor şartlar karşısında birlikte hareket ettiler. Kendilerini güvende hissetmek için soy bağlarına önem verdiler. Kendilerini savunmak, hakimiyet alanlarını genişletmek ve hayatı disipline sokmak için idari ve askeri teşkilatlar kurdular. Türklerde ilk askeri teşkilat Asya Hun Hükümdarı Mete Han tarafından kurulmuştur. Bu askeri teşkilat ‘onlu sistem’ denilen bir sisteme göre yönetiliyordu ve hala daha birçok devlet ‘onlu sistemi’ kullanmaktadır. Türkler Mete Han’ın doğmasını Türk Kara Kuvvetleri (TKK)’nin kuruluşu olarak kabul etmektedirler. Türkler diğer kavimlerden daha önce atı yönetmiş, bunun sayesinde daha hızlı seyahat etmiş ve daha fazla alana hükmetmişlerdir. Ayrıca at Türkler için bir savaş aracıydı.

Asya Hun Devleti’nden sonra gelen devletler de süvari denilen atlı birlikleri fazlaca kullanmışlardır. Türkler bu imkana at koşum takımlarını icat ederek kavuşmuşlardı. Süvarilik için gereken pantolon, deri kemer, potin gibi gereçler Türkler tarafından keşfedilmiştir. Türkler ata binme konusunda olduğu gibi at üzerinde ok atmakta da çok iyiydiler. Türkler kendilerini yay ve ok konusunda geliştirdiler ve farklı durum ve zamanlar için etkili yay ve oklar icat ettiler. Türk orduları disiplinleri, hızlı karar vermeleri, hedefi vurmaları özellikleri ile dikkat çektiler. Türk ordularının savaş taktikleri hızlı hareket eden süvariler tarafından kuruluydu. Türkler yakın dövüş silahları da kullanmışlardır. Türklerin o zamanlar ve ilerideki zamanlarda da işe yarayan ve çok etkili bir taktik olan Hilal (Turan) Taktiği Türkler için önemi büyük bir taktikti ve hala öyle.

Okuma Önerisi: Bu konuyla ilgili olarak Ordu Millet Anlayışı Nedir? Türklerde Ordu Millet Anlayışı başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Sü ve Sübaşı Nedir?

Sü veya su Türkçede asker, ordu anlamına gelmektedir. Osmanlı’nın öncesinde ‘sü’ diye Orhun Kitabelerinde geçer ancak Osmanlı’dan sonra değişerek ‘su’ denmiştir. “Sü uyur, düşman uyumaz” atasözü vardır ve bu atasözü asker uyuyor olabilir fakat sesi çıkmayan, kıpırdamayan düşmana uyuyor denilemez. Çünkü düşman, fırsat beklemektedir anlamını taşımaktadır buradan düşmanın her zaman olduğu düşman şu an saldırmıyor diye rahat ve sakin olunmaması gerektiği anlaşılır. Eski Türklerde sübaşı olabilmek için seçkin, sert tabiatlı, tecrübeli, cesur, cömert, iyi nişancı, alçak gönüllü, haysiyetli, tedbirli, hile ve taktiklere başvurabilen ve siyasi taktiklere başvurabilen bir kişi olmadır. Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerinde subaşılar kadıdan sonra gelir ve idari işlerde yer alırlardı. Subaşılar

Osmanlı’nın ilk yıllarında şehir muhafızı görevindeydi. Fatih Sultan Mehmed devrinde subaşılar eski aktifliklerini kaybetmeye başladı ancak görev alanları basitleştirilip, genişletildi. Osmanlılarda subaşının yeri sancak beyi ve kadıdan sonra gelirdi. Subaşıları mahalli konularda ve kanun ve nizamların uygulanmasında da görevliydi. 1487’den sonra subaşıların görevi daha çok asayişi sağlamaya yönelik değiştirildiği görülmüştür. Taşrada görevli subaşılar ticarete karışma hakkına da sahipti. Subaşılar saray için alımlarda da görevliydiler. Taşrada bulunan göçebelerin de subaşıları vardı. Bu göçebeler subaşıların nezaretinde kale ve köprü gibi yapıların inşasında görev alırlardı. 17. Yüzyılda düzenlenen Kapıkulu Kanunnamesine göre subaşıların en önemli görevi sancağı ve hazineyi beklemek olarak belirlenmiştir. Ayrıca subaşılar törenlerde, karşılamalarda, düğünlerde, kabullerde, padişahın bayram namazına katılmasında protokole dahildi. Subaşıları şehir içindeki bazı kanunları ve düzenlemeleri teftiş etmek ve uygulatmak ile de görevli idi.

Onlu Sistem Nedir?

Onlu sistem, MÖ 209 yılında kurulduğu kabul edilen dünyadaki ilk düzenli ve disiplinli ordusunu kuran Asya Büyük Hun İmparatoru Mete Han tarafından bulunan ve ilk defa bu orduda kullanılan bir sistemdir. Bu sistemde en büyük birlik 10.000 kişiden oluşan tümenlerdir. Temel olarak ordu onluk askerlerden oluşur. Bu onluk askerlerin başına ‘onbaşı’ gelir. 10 tane onlu asker 100 askeri oluşturur ve bu askerlerin başına ‘yüzbaşı’ geçer. 10 tane yüzlü asker 1000 asker oluşturur ve başına ‘binbaşı’ geçer. 10 tane binli asker birleşerek 10.000 askeri oluşturur ve başına ‘tümgeneral’ geçer. Bütün orduyu ise ‘başkomutan’ yönetir. Tümenler binli, yüzlü, onlu şekilde kademeli olarak küçülen birliklere ayrılır ve bu sistem onun basamaklarını ele aldığı için onlu sistem olarak adlandırılır.

Temel olarak ordu onluk askerlerden oluşur. Bu onluk askerlerin başına ‘onbaşı’ gelir. 10 tane onlu asker 100 askeri oluşturur ve bu askerlerin başına ‘yüzbaşı’ geçer. 10 tane yüzlü asker 1000 asker oluşturur ve başına ‘binbaşı’ geçer. 10 tane binli asker birleşerek 10.000 askeri oluşturur ve başına ‘tümgeneral’ geçer. Bütün orduyu ise ‘başkomutan’ yönetir. Bu sistem küçük değişikliklerle tarih boyunca Türkler tarafından her zaman kullanılmaktadır ve Türklerden sonra birçok büyük devlet de bu sistemi kullanmıştır. Türkler her zaman orduyu devletin temel teşkilatı olarak görmüş ve ordu bu önemi her zaman korumuştur. Disiplin ve eğitimi hiçbir zaman elden çıkarmayan Türkler bu sayede birçok önemli savaşı kazanmışlardır.

Türklerde Savaş Taktikleri

Türkler orduda hangi savaş taktiklerini kullanmışlardır? sorusunu yanıtlayalım. Türklerin kullandığı savaş taktikleri Kurt Kapanı, Son Savunma Taktikleri, SAD Planı, Keşif ve Yıpratma Savaşları, Gece Baskınları bunlar arasındadır.

Kurt Kapanı

Kurt kapanı taktiği İslam’ın kabulünden sonra Hilal taktiği olarak da anılmaktadır. İddialara göre Türkler bu taktiği kurtların davranışlarını ve avlama taktiklerini gözlemleyerek buldukları söylenir. Düşmanlar küçük bir grupla karşılaşır ve bu grup küçük göründüğü için hızlıca saldırmaya başlarlar. Dost küçük grup hızlıca geriye kaçmaya başlar ve düşman grubu kendi hazırladıkları genellikle dağlar arasında bulunan planlanmış bir yere getirir. Planlanmış yere gelen düşmanlar, aniden dağlardan dost asker grupları gelir ve dört bir yanı sarılmış durumda kalır. Bu taktik birçok savaşta kullanılmıştır ve çok etkili bir sistem olmuştur.

Son Savunma Taktiği

Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nda uyguladığı ve Dünya Savaş Literatürü’ne girmiştir. Mustafa Kemal “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” diyerek yanındaki birlik çekilse bile kimsenin çekilmemesi gerektiğini söyler. Buna göre vatan ne olursa olsun son damla kana kadar korunmalıdır.

Keşif ve Yıpratma Savaşları

Türkler keşif için gittikleri yerlerde aynı zamanda kendileri ile ilgili korkutucu hikayeler yayarlardı ve psikolojik üstünlüğü sağlarlardı. Düşman moral olarak çökene kadar bu akınlar devam eder. Bu sayede savaş için avantaj sağlanmış olurdu. Bu akınlara İslamiyet’ten önce iyi at süren kadınlar da katılırdı. Kadınlar ve erkekler beraber savaşırlardı.

Sad Planı

Osmanlıcadaki SAD harfinin şeklinden yararlanılmıştır. Düşmanın kaçış yolunu kapatmak için Sad harfinin kuyruk kısmına süvariler, güneyine 1. orduyu, doğusuna 2. orduyu yerleştirilerek düşmanın tamamıyla yok edilmesi sağlanırdı. Sad planı Büyük Taarruzda kullanılmıştır. Atatürk bu taktiği geliştirirken Sad harfinden ilham almıştır ancak bunu bilmeyen bir kişinin anlaması çok zordur bu sebepten ötürü Yunanlılar kaybetmiştir.

Gece Baskınları

Harpte ilk hücumu Türkler yapar, baskın yapar, düşmanı gafil avlarlar, hızlı yürürler, gece baskınlarında sabredeler bu sayede istediklerini yaparlar ve kimseye yakalanmazlar.

Türk Süvarisi

Türk Süvarisi hakkında bilgi verelim. Türkler atı evcilleştiren ilk millet olarak tarihe geçmişlerdir. Türkler atları hayatlarının her evrelerinde kullanmışlardır. Türkler atı savaşta düzenli bir şekilde kullanmak istediler ve süvari birliklerinin temelini oluşturdular. İkinci Dünya Savaşı’na kadar süvari birlikleri komutanların vazgeçilmez gücü olarak kalmıştır. Türkler her alanda süvari birliklerini kullanmışlardır. Mete Han zamanında süvariler onlu ve yüzlü olarak gruplandırılmıştır ve bu düzen Osmanlı’nın kuruluşuna kadar böyle devam etmiştir. Osmanlı zamanında süvariler Türkmen atlı aşireti olarak görülmeye başlandı. Süvariler Osmanlı zamanında “Kapıkulu Süvarileri, Tımarlı Sipahiler, Akıncılar, Deliler” gibi değişik adlarla görev yapmışlardır. Birinci Dünya Savaşı’nda süvariler Osmanlı tarafından kullanılmıştır ancak Mondros Mütarekesi gereği ordular lağvedilmiş ve sadece dört tane süvari alayı kalmıştır. Süvariler Türklerin hayatında en son Millî Mücadele döneminde görev almışlardır ve Büyük Taaruz’da çok önemli bir rol üstlenmiş ve bu görevi mükemmel bir şekilde yerine getirmiştir. Süvariler Millî Mücadele’de çok kilit bir rol oynamışlardır.

Araştıralım: Kara Kuvvetleri Birlik Amblemi Üzerinde Bulunan Yıldızlar, Tarih, Defne Yaprağı, Atatürk Silüeti, Ay Yıldız, Çelenk, Kılıç ve Meşe Yaprağı Ne Anlama Gelmektedir?

Türk Kara Kuvvetleri’nin armasındaki simgeler ne anlama gelmektedir? sorusunu yanıtlayalım. Amblemdeki;

  • Dört büyük yıldız KKK (Kara Kuvvetleri Komutanlığı)’nin seviyesini temsil eder.
  • Bordo zeminin üzerinde bulunan ay yıldız Türk milletinin emrinde bulunulduğunu temsil eder.
  • Kılıç ve meşe yaprağı çelenk Kararlı ve güçlü Türk Kara Kuvvetlerini temsil eder.
  • Atatürk Silüeti en büyük komutan olan Atatürk’ün Kocatepe’deki sembolünü temsil eder.
  • 16 adet küçük yıldız kurulmuş 16 Türk devletini temsil eder.
  • M.Ö. 209 rakamı Kara Kuvvetleri’nin kuruluşu kabul edilen Mete Han’ın tahta geçtiği yılı temsil eder.

4. Ünitenin Tüm Konuları: İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: Avrasya’da İlk Türk İzleri

Orta Asya Kültür Merkezleri

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi