Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri

Tarih Konu Anlatımı: Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri

İnsanlığın İlk Dönemleri

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 2. ünitesi olan İnsanlığın İlk Dönemleri ünitesinin 4. konusunun devamı olan Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri konusuna yer verdik. Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri konusunu “İlk Çağ’da coğrafya ve iklimin, insanların hayat ve geçim tarzları üzerindeki belirleyici etkisini analiz eder.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri

Ders: Tarih 9

Ünite: İnsanlığın İlk Dönemleri

Konu: Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri

Kazanım: İlk Çağ’da coğrafya ve iklimin, insanların hayat ve geçim tarzları üzerindeki belirleyici etkisini analiz eder.

Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri konusunda İlk Çağ’da yaşanan önemli göçleri tüm ayrıntılarıyla inceledik. Ayrıca Antakya ve İlk Hristiyanlık başlığı altında göçlerin dini nedenlerini inceledik.

İlk Çağ’da Yaşanan İnsan Göçleri

İlk Çağ’daki insanlar yaşadığı yerdeki hoşnutsuzluğu nedeniyle veya çeşitli baskılar dolayısıyla sürgün edilerek başka yerlere göç etmişlerdir. Göç ettikleri yerleri tercih etmeleri de ayrıca bir zorluktur çünkü tarıma elverişli, iklimi uygun ve coğrafi şekilleri düzgün olan yerlere göç etmek onlar için daha sağlıklı olacaktır.

Bu göçlere örnek vermek gerekirse Filistin’den Yahudi Sürgünleri iyi bir örnek olacaktır. Filistin’e girmek amacıyla MÖ 1.150 tarihinde İbraniler Filistin’e saldırırlar fakat Filistinliler galip gelerek İbranileri etkileri altına alırlar. Bir diğer örnek ise Asur Sürgünüdür. Hz. Davut ölünce ülkesi İsrail ve Kudüs olacak şekilde ikiye ayrılmıştır. İsrail, Asurlular tarafından işgal edilmiş ve İsrail kabileleri sürgüne gönderilmiştir. Babil sürgününde ise dini sıkıntılar nedeniyle Yahuda halkının isyanı sonucu Babil ordusu tarafından yıkılır ve Yahuda halkı sürgün edilir. Son örnek olan Roma Sürgününde ise MÖ 538 yılında İsrailoğulları’nın Yahuda’ya dönmelerine izin verilmiştir. Daha sonrasında Romalı yöneticilerin Yahudilerin dinlerine karışması doğrultusunda Roma’ya karşı isyanlar başlatılmıştır. Bunun sonucunda ise Yahudiler sürgün edilmiştir.

Bir de tarihte Dünya’nın düzenini fazla derecede etkileyen göçler meydana gelmiştir. Birinci göç, Türklerin Orta Asya’dan göçü olarak adlandırılmıştır. Bu göçün nedeni Türklerin hayvancılıkla fazlasıyla uğraşması fakat hayvanlar için otlak yerler bulamaması, bulunduğu bölgenin kurak olması nedeniyle gerçekleştirmiştir. Bu göç sonucunda ise Dünya’nın en büyük göçlerinden bir tanesi olan Kavimler Göçü meydana gelmiştir. Diğer bir büyük göç ise Yeni Dünya’ya Göçler olarak adlandırılmıştır. Amerika kıtasının keşfinden sonra Amerika Kıtasına “Yeni Kara” adı verilmiştir. Bu yüzden bu göçün adı Yeni Dünya’ya Göçler olarak adlandırılmıştır. Amerika kıtasının keşfinden sonra çok sayıda göçler yaşanmıştır ve bu göçleri gerçekleştiren kişiler yanlarına da Afrikalı köleler de alınca büyük bir göç meydana gelmiştir.

Ege Göçleri (Deniz Kavimleri Hareketi)

Ege Göçleri MÖ 13. yüzyılın sonları ile 12.yüzyılın başlarında gerçekleşmiştir. Göçlerin başlamasında şiddetli kuraklık ve ardından yaşanan kıtlık etkili olmuştur. MÖ 12. yüzyılda Doğu Akdeniz Havzası ve Batı Asya’nın, iklim değişikliği sonucunda kuraklık yaşadığı ispatlanmıştır. Bu bölgeler için tarım ve hayvancılık önemli olduğundan dolayı göç etmek kaçınılmaz olmuştur. Ege Göçleri öncesinde Hitit Krallığı, Asur Devleti ve Mısır Devleti gibi siyasal güçler otorite kurmuşken Ege Göçleri sonrasında bu denge bozulmuş, yeni bir denge kurulmuştur. Ege Göçleri sırasında Hitit Devleti yıkılmış ve coğrafi uzaklık nedeniyle Asur Devleti kendisini korumuştur. Mısır ise bu göçlerle savaşarak onları yenilgiye uğratmıştır fakat yavaş yavaş gerilemeye başlamıştır. Deniz Kavimlerinin göç güzergahını hakkında birçok fikir ortaya atılmıştır ve ortak nokta, göçlerin günümüz Balkanlarından ve Ege Denizi’nin bulunduğu noktadan başlayıp, Mısır’a kadar uzanmasıdır.

Amurru, Akad, Hurri, Frig Göçleri

Amurru diğer bir adıyla Babil göçleri MÖ 3. Binyılın sonları ile MÖ 2. Binyılın başları arasında yoğun bir şekilde gerçekleşmiş ve bunun sonucunda 3. Ur Sülalesi yıkılmış ve Mezopotamya’nın büyük bir bölümü Amurruluların eline geçmiştir. Sonralarda Amurruluların kurduğu devletler her yeri etkisi altına alırken Sümer dili de tarihe karışmış ve yerine Akad dili, Akad yazısı gelmiştir. 3. Ur Sülalesinin yıkılmasından sonra eski şehirlerin büyük kısmı önemini yitirmiş, yeni büyük şehirler kurulmuştur. Amurruluların kurduğu en önemli devletlerden birisi de Eski Babil Devletidir.

MÖ 2500lerde Mezopotamya’ya giren Akadlılar, Mezopotamyadaki Sümer hakimiyeti sona erdikten sonra kendileri yeni devlet kurmuşlar ve MÖ 2150-2350 yılları arasında kontrolleri altında tutmuşlardır.
Artan nüfusun yarattığı bir sorun olan otlak yerlerin tükenmesi nedeniyle M.Ö. 2500’lerde Hurriler güney yönünde bir yayılma meydana getirmişlerdir. Göç iki taraflı gerçekleşmiştir, bir taraf Suriye diğer taraf ise Kuzey Mezopotamya’dır.

MÖ 12 yüzyıl başlarında Anadolu üzerine büyük bir göç yaşandı ve bu göçler sayesinde Ege ve Orta Anadolu’ya yeni kavimler geldi. Friglilerin de bu göç dalgası sayesinde Anadolu’ya yerleştikleri tahmin edilmektedir.

Antakya ve İlk Hristiyanlık

Hristiyanlar için Antakya çok önemlidir. Çünkü Kudüs Kilisesinden sonra en eski ikinci kilise Antakya’da bulunmaktadır adı ise Antakya Ortodoks Kilisesi’dir. Kudüs’teki kiliseden sonra en değerli kilise sayıldığı için “ana” kilise de denmektedir. Antakya ise birçok kültürel çeşitliğinin aynı anda bulunduğu bir yerdir. Çünkü Arap, Alevi, Türk, Sünni, Ortodoks ve Ermeniler aynı anda yaşamaktadır ve bu kadar kültürel çeşitliliğe rağmen sorunsuz yaşanılabilindiği için Antakya’ya “hoşgörünün başkenti” de demişlerdir. Ayrıca Antakya’da bulunan Dünya’nın ilk mağara kilisesi olan St. Pierre Kilisesi’nin de Antakya’nın Hristiyanlar için önemli olmasında etkisi büyüktür. Hristiyanların önemli isimlerinden Aziz Paulu anan Vatikan, Tarsus’u 29 Haziran tarihinde Katoliklerin başkenti ilan etti.

Ayrıca Tarsus da Hristiyanlar için oldukça önemli bir bölgedir. Tarsus’un Hristiyanlar için önemli bir yer olmasında St. Paul Kilisesi’nin önemi büyüktür. St. Paul Kilisesi Mersin ilinin Tarsus ilçesindedir ve MS 11-12. yüzyıllar arasında yapılmıştır. St. Paul Kilisesi Hristiyanlar tarafından kutsal kabul edilmekte ve hac yeri olarak da sayılmaktadır. St. Paul Kilisesi’nin yanında bir de kuyusu Tarsusta önem kazanmıştır. Bu kuyu Hristiyanlar tarafından yüzyıllardır kutsal sayılmaktadır. St. Paul Kilisesi ve St. Paul Kuyusu’nun yanında bir de St. Paul Müzesi vardır. 1997-2001 yılları arasında restorasyon çalışmaları yapılan St. Paul Müzesi Tarsus’a Hristiyanlar tarafından önem kazandırmıştır. Tarsus’ta ünlenen St. Paul ise aslında bir çadır dokumacısıdır. Diğer adı ise Aziz Pavlus’tur. Kudüste Hristiyanlık ile tanışmıştır. İlk dönemlerde Hristiyanlığa yapılan saldırılarda yer aldığına ve birçok kişiyi Hz. İsa’dan caydırmaya çalıştığına inanılmaktadır.

Cevaplayalım: Günümüzde Siyasi Nedenlerle Yaşanan Göçlere Örnekler Veriniz.

Tüm bu göçlerin yanında bir de siyasi nedenler yüzünden göç eden insanlar da vardır. Günümüzde de gördüğümüz bu göçler bazen haklı bazen de haksız olarak gerçekleşir ve hukuk sistemine olan güvensizlik gereği de gerçekleşir. İnsanların siyasi nedenlerle göç etmesi sosyal düzenin de değişmesine neden olur ve bu gibi sebeplerden dolayı göç her şartta kötü ve zor bir olaydır. Siyasi göçlere örnek olarak, Suriye’de yaşanan savaş sonucu ülkemize yani Türkiye’ye göç gelmesi, 1980lerde Bulgaristan’ın Türklere yaptığı etnik baskılar sonucu vatandaşlarımızın ülkemize gelmesi, Doğu bölgelerinden terör nedeniyle vatandaşlarımızın göç etmesi, İsrail’in dini, etnik baskıları sonucu Filistinlileri göçe zorlaması ve Afganistan’da yaşanan siyasi sorunlar yüzünden meydana gelen göçler örnek olarak verilebilir.


2. Ünitenin Tüm Konuları: İnsanlığın İlk Dönemleri ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: İnsanlığın İlk İzleri

İlk İnsanların Hayat Tarzı ve Geçim Kaynakları

Yerleşik İnsan ve Medeniyet

Sözlü Kültür

Tarih Öncesi Dönemlendirme

2. Konu: Yazının Gelişimi

Yazılı Kültürün Başlaması

İlk Çağ’da Bilim

3. Konu: İlk Çağ’da Başlıca Medeniyet Havzaları

4. Konu: İnsan ve Göç

Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri (Şu an bu başlıktasınız!)

İlk Çağ’ın Tüccar Toplulukları

5. Konu: Kabileden Devlete

İlk Devletlerde Gücün Meşruiyet Kaynağı

İlk Siyasi Organizasyon Türleri

İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam

6. Konu: Kanunlar Doğuyor

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi