İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam

İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam (Tarih Konu Anlatımı)

İnsanlığın İlk Dönemleri

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 2. ünitesi olan İnsanlığın İlk Dönemleri ünitesinin 5. konusunun devamı olan İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam konusuna yer verdik. İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam konusunu “İlk Çağ’da siyasi gücün kaynaklarını siyasi organizasyon türleriyle ilişkilendirir.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam

Ders: Tarih 9

Ünite: İnsanlığın İlk Dönemleri

Konu: İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam

Kazanım: İlk Çağ’da siyasi gücün kaynaklarını siyasi organizasyon türleriyle ilişkilendirir.

İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam konusunda Sümer, Mısır ve Hitit gibi uygarlıklarda askeri, Ssosyal ve ekonomik yaşamı örneklerle tarihi süreç içinde inceledik.

Tarihi çağlar, Sümerlilerin yazıyı bulmasıyla beraber Orta Doğu’da yer edinip Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan Mezopotamya’da başlamıştır. İlk devletlerin yaşamlarında ortak olan özellikleri, ekonomik anlamda en belirgin olarak tarımı kullanmalarıydı. Yine bu ilk devletlerin bir ortak özelliği de doğal afetlere, dışarıdan gelebilecek olan insani/hayvanı saldırılara ve kuraklığa karşı savunmasız olmalarıydı.

Sümerlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam

Sümerlerde Ekonomi

Sümerlilerin ekonomik dayanağı, aynı Antik Mısır ve Hititler gibi tarım, hayvancılık, madencilik ve ticaret üzerineydi. Ekonomik olarak yöneticiler, ekonominin tüm gücünü kendileri olarak görüyorlardı çünkü kendileri inanışlarına göre eskiden tüm ülkenin ekonomik durumunu şehir tanrısı Kabul ediyordu ve bu sebepten ötürü de kendilerini şehir tanrısının bir temsilcisi olarak görüyorlardı.
Sümerlilerde mülkiyet sahipleri kendi aralarında üç kırılma yaşamıştı: kendilerini temsilci zanneden kral ailesi, din üzerinden yürüyüp kendisine kişisel çıkar elde eden rahipler ve kendi emekleriyle bir yerlere gelmeyi başaran halktan sıradan kişiler.

Sümerlerde Sosyal Yaşam

Sümerlerde sosyal hayat 3 parçaya bölünmüştü: halk hürler, korunanlar ve köleler. Hürler, ülkenin üst kesiminden ve ülkedeki bütün haklara sahip kişilerden oluşuyordu. Hürler kesimini ise çoğunlukla tüccarlar, memurlar, rahipler ve tüccarlar oluşturuyordu. Hititlerin aksine Sümerlerde kölelere hiçbir hak tanınmamıştı. Haklı bile olsalar haklarını hiçbir zaman koruyamıyorlardı, sadece hürler tarafından alınıp hürler tarafından satılırlardı. Ek olarak Sümerlerde sosyal hayat, Antik Mısır ve Hititler ‘in aksine erkeklerin hakimiyetine dayanırdı. Erkekler, istekleri kadınlarla birden fazla kez evlenebilirdi. Kadınların hakları ise çok kısıtlıydı.

Sümerlerde Askeri Yapı

Sümer ordusunun dayanağı tek silahlardan oluşmuyordu. Sümerliler, orduda askerin gücüne çok güveniyorlardı, hatta bazı olgulara göre askerlerin iyi besletildiği ve askerin disiplinle merkezi bir kontrol altında bulunduğu söylenmektedir. Bunun yani sıra askerlerin gücünü arttırmak için birinci Akad kralı Sargon’un önünde aynı anda 4500 askerin yemek yediği de yazmaktadır.

Sümer kralları, orduyu koordine ederlerdi. Orduyu koordine ederken ki amaçları devleti dışarıdan gelebilecek herhangi bir düşman saldırısına karşı korumak ve topraklarını büyütmekti. Bazen Sümer Kralları hem askerin hem de halkın moralini arttırmak için onlara iyi haber, barış ve bolluk içinde yaşama temini vereceğini söylerlerdi.

Antik Mısır’da Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam

Antik Mısır’da Yönetim ve Ekonomi

Firavun, Antik Mısır’ın tüm hakimiyetine sahipti ve tüm kaynaklarla toprakların üzerinde söz sahibiydi; halktan, toprakları kullanabilmeleri için para alıyordu. Firavun ’un bir alt kademesinde bulunan kişi ise Vezir’di. Vezir, Antik Mısır’ın tüm mali işlerini, yasal işlemleri, arşivleri ve arazi kullanımını kontrol etmekteydi.

Antik Mısır’ın ekonomisinin temel dayanağını ise tapınaklar oluştururdu. Tapınaklar, Antik Mısır’da sadece ibadet yapılan bir yer olarak görülmüyordu, ayrıca Vezir tarafından yönetilen devlet hazinesi ve tahıl ambarları da Antik Mısır’ın tapınaklarında saklanıyordu.

Ekonomi, bizzat devlet tarafından sıkıca denetlenmekteydi ve merkezi bir sisteme bağlanmıştı. Ekonomileri merkezi bir sisteme bağlı olsa bile Antik Mısırlılar, son dönemlerine kadar para kullanmadılar. Bunun yerine takas yoluyla kendi ölçü birimlerine göre altın veya gümüşle alım ve satım işlemlerini gerçekleştirdiler.

Antik Mısır’da Sosyal Yaşam

Antik Mısır, sosyal statü olarak katı kurallarla kesin olarak birbirinden ayrılmış bir durumdaydı. Çiftçiler toplumun ana gövdesini oluştururdu ama çiftçilerin işlediği toprak ya soylu ailelere ya toprak sahiplerine ya tapınaklara ya da doğrudan hanedana giderdi. Sanatçılar ve esnaflar, çiftçilerden ne kadar yüksek bir statüye sahip olsalar bile onlar da aynı çiftçiler gibi hanedanlığa bağlı bir konumdaydı.
Yazıcılar ve kamu görevlileri de Antik Mısır’da üst sınıflardan sayılırlardı. Hatta, üstünlüklerini belli etmek için giydikleri beyaz keten etek ile “beyaz etek sınıfı” olarak anılırlardı.

Üst sınıfın genellikle bir sosyal statüsü veya edebiyat ve sanatla bir ilgisi vardı. Antik Mısırlılar, ilginç bir şekilde o eski dönemlerde olsalar bile kadın ve erkeği daima eşit tuttular. Tüm mısırlıların (buna köylüler de dahil) kendisine yapılan herhangi bir haksızlık karşısında vezire veya hanedandan birine şikayet dilekçesi verme hakkı vardı. Yine günümüzde şaşılacak bir durum olarak görülse bile her kadın ve erkek mallarını satabilir, mal alabilir, mirastan eşit pay alabilir, evlenip boşanabilir ve mahkemelerdeki hukuki itilafları takip edebilirdi.

Ayrıca Antik Mısır’da, Antik Yunan ve Roma ile karşılaştırıldığında kadınların daha fazla özgürlüğü ve tercih hakkı vardı. Buna karşılık, ne yazık ki kadınlar Antik Mısır’ın yönetimde aktif olarak bir rol oynamadılar. Tapınaklarda ikinci derecedeydiler ve bir erkek ile eşit eğitim almaları imkansızdı.

Antik Mısır’da Askeri Yapı ve Antik Mısır’ın Orduları

Antik Mısır ordusunun asıl hedefi ülkeyi dış güçlerden gelebilecek saldırılardan korumak ve ülkenin Yakın Doğu’daki hakimiyetinin devamlılığını sağlamaktı. Ordunun standart teçhizatı ok, yay, mızrak ve yuvarlak şekildeki bir ahşabın üzerine hayvan derisi gerdirerek yapılan kalkandı. Yeni Krallık döneminde ise daha önce Hiksos ordularında gördükleri ve onlardan ilham alarak yaptıkları savaş arabaları da kullanıldı. Bronz bulunup kullanımının yaygınlaşmasıyla ok, yay, mızrak ve kalkan bronzdan, yani daha az kırılgan bir maddeden yapılmaya başladı.

Hititlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam

Hititlerde Ekonomi

Hititlerde Antik Mısırlıların aksine toprak önce tanrıların, sonra kralındır ve kral, isteğine göre istediği kadar toprak bağışlayabilmekteydi ama verdiği toprak karşılığında da toprak verdiği kişiyi bazı hükümler altına sokabilmekteydi. Bunun yanında kralın toprakları hariç özel mülkiyetler de vardı ama özel mülkiyetlere sahip çiftçilerin sayısı çok fazla değildi ve çiftçi sayısının azlığından dolayı buna “tam bağımsızlık” denemiyordu.

Hititlerle ilgili elde edilen bulgulara göre herkes için zorunlu çalışma uygulanıyordu. Bir bulguya göre bağımsız çiftçiler dört gün kendileri için, dört gün içinse kendi tarlaların yanında bulunan krala ait tımar arazisi için çalışıyorlardı. Neredeyse tüm topraklara sahip olan saray ve tapınak arazilerinde ise devamlı çalışan tarım işçileri de vardı.

Hitit devletinin ekonomisini tarım ve tarımın yanında ikinci bir iş olarak da hayvancılık oluşturuyordu. Hayvancılık hem tarım alanıyla bir ilişki içindeydi, hem de besinin yanında deri ve yün üretimi için de gerekliydi. Hayvancılık, devletteki hayvan varlığının fazlalığı yüzünden ülkenin zenginlik kaynaklarından birisiydi. Bunun yanında, Hititler döneminde bakır ve tunç en çok kullanılan madenlerdendi. Demir ise günlük yaşamda kullanılmayacak kadar değerli sayılır ve sadece hanedan tarafından kullanılıyordu. Demirin günlük yaşamda kullanılamayacak kadar değerli oluşunun sebebi de erimesi için yüksek derecede iş ve arıtma gerektirdiği içindi. O dönemde yüksek derecede işi ve arıtma tekniği yaygınlaşmamış bir teknoloji olduğundan demirin değeri çok yüksekti.

Yine Antik Mısır’daki gibi Hititlerde de daha henüz para bulunmadığı için gümüştü. Gümüş, çubuk veya halka biçimindeydi ve belirli bir ağırlığa sahipti. Gümüş, aynı Antik Mısır’daki gibi takaslarda ve alışverişlerde geçerli sayılıyordu.

Hititlerde Sosyal Yaşam

Hitit toplumu, aynı Antik Mısırlılardaki gibi kırılmalar yaşamıştı. Toplumu sınıflar halinde soylular, hürler, rahipler ve kölelerden oluşmaktaydı. Soylular, kraliyete yani hanedanlığa bağlı olarak çalışan kişilerden oluşmaktaydı ve soylu olarak tanınan kişilere büyük çiftlikler verilmişti. Bazı bulgulara göre yazıcılık gibi işlere prenslerin atanması, bazı işlerin halktan sıradan birine emanet edilemeyeceğinin göstergesidir.

Antik Mısır’ın aksine Hititler ‘de kadınlar, siyasette etkin bir rol oynuyorlardı. Örneğin, Hitit kraliçesi olan Puduhepa ülke üzerinde güçlü bir politik kimliğe sahipti. Ek olarak, Hititlerde kadınlar sadece siyasette değil, hukuk alanında da etkili bir rol oynuyorlardı. Sarayı ilgilendiren konular hakkındaki belgelerdeki mührü sadece kral değil, kraliçe de basıyordu.

Bunun yanında, yeni bulunan bulgulara göre Kutsal Havuz’daki tanrı ve tanrıça kabartmaların yan yana olması da devletteki bu eşitliğin din üzerine yansıdığının da bir göstergesidir.

Okuma Önerisi: Hititlerde sosyal hayat konusuyla ilgili olarak İnandık Vazosu Nedir? Hititlerde Kutsal Evlenme Töreni başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Hititlerde Askeri Yapı

Hititler gerek bulundukları bölgede, (Anadolu içinde) gerekse ülke dışındaki yerlerde sürekli savaş halindeydi. Bu savaşların başarılı bir şekilde kazanılması için de insanların sadece savaşçı nitelikleri taşıması yetmiyordu, bunun yani sıra bu savaşçı insanların iyice örgütlenmesi lazımdı.

Hititlerde yapılan bu savaşlar genelde yazın yapılıyordu. Krallar, kışın yılın azaldığını düşünerek baharda yazın yapılacak savaşlar için harekete geçip başka kentlere gidiyorlardı. Kısacası her baharda yeniden ordu kurup her kışın başında da askerleri terhis ediyorlardı.

Hititlerde savaştan kaçmak ağır bir suçtu ve eğer savaştan kaçacak tek bir insan bile olsa doğrudan kral bizzat kendisi tarafından cezalandırılıyordu. Kral, işini birlik komutanlarının yapmasına asla izin vermiyordu. Ceza olarak da kral, savaştan kaçan askere hanedandan herhangi birine sadık kalmaları ve Hitit ülkesine ihanette bulunmamaları için ant içtiriyor ve antlarını bozarlarsa lanetlemelere uğratıyorlardı.

Ek olarak, Hitit askeri yapısının savunması en iyi şekilde başkent Hattuşa’da görülürdü. Bütün kent dışarıdan gelebilecek herhangi bir saldırıya karşı surlarla çeviriliydi.


2. Ünitenin Tüm Konuları: İnsanlığın İlk Dönemleri ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: İnsanlığın İlk İzleri

İlk İnsanların Hayat Tarzı ve Geçim Kaynakları

Yerleşik İnsan ve Medeniyet

Sözlü Kültür

Tarih Öncesi Dönemlendirme

2. Konu: Yazının Gelişimi

Yazılı Kültürün Başlaması

İlk Çağ’da Bilim

3. Konu: İlk Çağ’da Başlıca Medeniyet Havzaları

4. Konu: İnsan ve Göç

Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri

İlk Çağ’ın Tüccar Toplulukları

5. Konu: Kabileden Devlete

İlk Devletlerde Gücün Meşruiyet Kaynağı

İlk Siyasi Organizasyon Türleri

İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam (Şu an bu başlıktasınız!)

6. Konu: Kanunlar Doğuyor

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi