Ders: Tarih
Türkiye'nin Tarih Dersi Sayfası

Gezi Parkı Olayları’nda Neler Oldu? Gün Gün Neler Yaşandı?

Gezi Parkı Olayları Nedir? Ne Zaman Yaşandı?

Gezi Parkı Olayları Nedir?
0 111

Bu yazımızda 28 Mayıs 2013’te İstanbul’da Taksim Meydanı yakınındaki Gezi Parkı’nda başlayan protestoları inceledik. Gezi Parkı Olayları üzerinden tam altı yıl geçti. Altı yıl önce yaşanan bu olayları gün gün inceledik. İşte tüm ayrıntılarıyla Gezi Parkı Olayları;

Gezi Parkı Olayları Nedir?

28 Mayıs 2013’te İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’nı yıkıp eskiden o arsada bulunan Topçu Kışlası’nı yeniden inşaa etmek için buldozerler ile başlayan yıkım çalışmalarına karşı bir protestodur Gezi Parkı Olayları. Devam eden günlerde Türkiye’nin birçok farklı noktasına yayılan bu protesto eylemlerinin bu sene altıncı yıldönümüdür.

Gezi Parkı Olayları Ne Zaman Yaşandı?

İlk eylemler, 28 Mayıs 2013 Salı günü ağaçları yıkmak için gelen iş makinelerinin Gezi Parkı’na girdiği ve yıkıma başladığı bilgisinin sosyal medya aracılığı ile halka iletilmesiyle birlikte başladı. Direniş iş makinelerinin parka girmesini engellemeye yönelik idi ancak daha sonrasında o günlerde parkta nöbet tutmakta olan çevre aktivistlerinin çadırlarının yakılması, polis kuvvetlerinin aşırı şiddet uygulaması ve aktivistlerin hareketlerine verilen karşılıklar büyük tepki topladı. Bu tepkiler olayların Türkiye’nin dört bir yanına yayılmasına ve hükümete karşı bir kimlik kazanmasına sebep oldu. Aktivistler, Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’nı iki hafta civarlarında bir süre ellerinde tutmayı başardılar. Ancak bu başarıları, güvenlik güçlerinin sert ve orantısız müdahalesi ile son buldu.

Gezi Parkı Olayları’nda Neler Oldu?

Üç haftaya yakın süren eylemlerde biri polis, sekiz kişi yaşamını yitirdi, 10 bin civarlarında insan ise yaralandı. Kullanılan orantısız şiddet hem çevreye hem insanlara çok büyük zararlar verdi. Halk ile polisi birbirine düşürdü. Havadaki zararlı gazlardan çok sayıda insanın sağlığı kötü yönde etkilendi. Onlarca kişi tutuklandı ancak açılan davaların çoğunlukla beraat kararı ile sonuçlandı. Gezi Parkı ise günümüzde hala Taksim Meydanının ilerisinde yeşil bir anıt olarak durmakta insanlara gölgelerinde dinlenecek ağaçlar ile güzel anılar yaşatmaktadır. Gezi Parkı Olayları günümüzde birçok mesaja ulaşmamızı sağlamaktadır. Farklı insanların aynı amaç uğruna bir araya gelebileceği, birlik olunduğu zaman güç kazanılacağı, pes etmedikçe kaybetmeyeceğimizi, sosyal medyanın gücünü ve uluslararası medyanın desteğinin önemini bize anlatan Üç haftalık bir olaylar silsilesidir Gezi Parkı Olayları.

Gezi Parkı Olayları’nda Gün Gün Neler Yaşandı?

Aşağıda gün gün sıraladığımız bütün bu olayların sonunda Gezi Parkı günümüzde hala ağaçlarıyla beraber durmaktadır. Halkın direnişinin bir simgesi olarak insanların istediği zaman girip gezebilecekleri bir alandır. Pes edilmediği sürece kaybedilmeyeceğinin bir kanıtıdır. Gezi Parkı Olaylarının sonunda 1’i Polis 7’si sivi 8 insan hayatını kaybetmiştir. 10000’e yakın insan ise yaralanmıştır. Yaralanan insanların arasında gazeteciler ve milletvekilleri de yer almaktadır. Bu eyleme aktivist olarak halkın her kesiminden insan katılmıştır. Hükümete karşı halkın durduğu bir eylem olarak Türkiye tarihine yazılmıştır.

28 Mayıs Salı

Pazartesiyi Salıya bağlayan gece Dozerler ile yıkıma başlanmıştır. Dozerler ağaçları yıkarken durumun farkına varan Taksim Gezi Parkı Derneği Üyeleri olaya müdahale etmeye çalışmış bir yandan da sosyal medya aracılığı ile eylem çağrısında bulunmuşlardır. O gece bir grup aktivist yıkımı önlemek amacıyla Gezi Parkına çadır kurup nöbet tutmuştur. Saat sabaha doğru ilerledikçe daha fazla insan Gezi Parkı’na akın etmeye başladı. Gezi Parkı’ndaki bu beklenmedik kalabalık aktivist topluluğu bastırabilmek için Çevik Kuvvet Polisleri o bölgeye gönderildi ve biber gazıyla müdahale emri verildi. Kalabalığı uzaklaştırmayı başaran Çevik Kuvvet ekibinin ardından Dozerler işlerine kaldıkları yerden devam etmeye başladılar. Dozerleri ikinci defa durduran kişi ise BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder oldu. Dozerleri durdurmak için önlerine oturup “Ben ağacında vekiliyim!” diyerek eylemin devamını sağladı. Aktivistler bunun üzerine bir eylem çağrısında daha bulundular ve akşam yüzlerce kişi olarak parkta nöbet tuttular.

29 Mayıs Çarşamba

Çalışmaların durdurulmuş olmasına rağmen eylemciler parkta kalarak olası durumlara karşı hazır bulundular. Park’ın her yerine çadırlar kurarak iş makinelerinin insanlara zarar vermeden parka girmesini imkansız hale getirdiler. Bir gün önce sökülmüş olan ağaçların yerine fidanlar dikildi. Bazı sanatçılar da farkındalık amaçlı performanslarda bulundular. Yaşanan olayların üstüne 3. Köprünün temelinin atılmasında olan dönem Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “Ne yaparsanız yapın. Biz kararı verdik. Verdiğimiz gibi bunu işleyeceğiz.” sözlerini sarf etmiştir.

30 Mayıs Perşembe

Polis sabahın erken saatlerinde çadırlarda kalan aktivistlere sert müdahalelerde bulundu. 150 kişilik aktivist grubunun üstüne biber gazı atarak onları bölgeden uzaklaştırdılar. Çalışmalar yeniden başladı ancak önceki gün olduğu gibi BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder yine dozerlerin karşısına geçerek çalışmaları durdurmayı başardı. Duran çalışmaların üstüne dağılan kalabalık geri toplandı ve parkta kalmaya devam ettiler.

31 Mayıs Cuma

Polis kuvvetleri sabah 05.00 da çadırlara önceki günlere oranla daha sert müdahalelerde bulundular. Bu sefer sadece biber gazı atmakla kalmayan Polis kuvvetleri aktivistlerin çadırlarını da ateşe verdiler. Daha sonrasında aktivistlerin kendi çadırlarını yakarak eylem yapmaya çalıştıklarına dair söylemler yayılsa da kamera kayıtları ile aksi kanıtlandı. Çadırların yakılma görüntüleri sosyal medyada yayılmaya başlayınca halkın bölgeye akınına yol açtı. Yapılan eylem çağrıları ile birlikte Gezi Parkı ile Taksim Meydanı’nda binlerce kişi toplandı. Aktivistler ile Polis kuvvetleri arasında sert çatışmalar oldu. Bu çatışmalar esnasında İstanbul Altıncı İdare Mahkemesi, Topçu Kışlası’nın yapımı ile ilgili olan onay kararını iptal etti.

1 Haziran Cumartesi

Önceki günden devam eden çatışmalar şiddetini kaybetmeden devam ediyordu. Polisin müdahalesinin sertliğini konu alan videolar ve mesajlar sosyal medyada büyük etki yaratıyor ve eylemlerin tüm Türkiye’ye yayılmasına sebep oluyordu. Anadolu yakasında toplanmış olan eylemciler köprü üzerinden yürüyerek Taksim Meydanı’na ve Gezi Parkı’na geçtiler. Meydan’ın yaklaşık 10 gün Parkın ise 2 hafta süren işgali bugün başladı. Aktivistler haber yapmadıkları gerekçesiyle bazı yayın kuruluşlarının araçlarını ateşe verdi. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ilk kez konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Gül, hükümetten farklı düşünce ve kaygılara daha çok kulak vermesini istediğini belirtirken, polisin de müdahalelerinde ölçülü olması gerektiğini değindi. Başbakan Erdoğan ise biber gazı kullanımının yanlış olduğunu ve incelendiğini belirterek, eylemcilerden Taksim’de esnaf, yaya ve ziyaretçilere “daha fazla zarar verilmemesini” rica etti.

2 Haziran Pazar

Türkiye’nin çeşitli yerlerinde gerçekleşen polisle çatışmalar devam ediyordu. Yapılan açıklamalara göre 67 ilde 235 eylem yapılmaktaydı ve 1730 kişi gözaltına alınmıştı. Maddi zarar ise açıklamalara göre 20 milyon TL’yi aşmıştı. TTB’nin yaptığı açıklamalara göre 22’si ağır olmakla beraber eylemlerin başından beri 1740 yaralı olduğunu belirtiyordu.

3 Haziran Pazartesi

Eylemlerin ilk ölüm haberleri bugün alındı. TEM otoyolunu kapatan aktivistler arasında bulunan 19 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş üzerine bir arabanın sürmesi ile hayata orda gözlerini yumdu. Aynı zamanlarda ise Antakya’da Polisin attığı gaz fişeğiyle kafasından vurulan Abdullah Cömert hayatını kaybetti. Aktivistler 5 maddelik taleplerini bugün sıraladı.

  • Gezi Parkı’nın park olarak kalması ve Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) yıkılmaması
  • Başta İstanbul Valisi ve Emniyet Genel Müdürü olmak üzere eylemlerin şiddetle bastırılması emrini veren sorumluların istifa etmesi ve biber gazı kullanımının yasaklanması
  • Eylemler nedeniyle gözaltına alınanların serbest bırakılması
  • Türkiye’deki tüm meydan ve kamusal alanlarda toplantı ve eylem yasağının sona erdirilmesi
  • İfade özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılması

4 Haziran Salı

KESK ve DİSK üyeleri Gezi Parkı Eylemlerini desteklemek adına greve gitti. Polisin müdahalesinin sertliği ölüm haberlerinin de üzerine bir kez daha gündeme oturdu. Gündeme oturan Polis müdahalelerinin üzerine İzmir Emniyet Müdürü müdahale edenlerin sivil polis olduklarını belirtti. Bu açıklamanın üzerine İzmir Valisi Mustafa Toprak “Öyle polis mi olur!” diye çıkıştı. Müdahalede bulunan Çevik Kuvvet üyelerinin kasklarındaki sicil numaralarının gizlendiği yayınlanan görüntülerde fark edilmiştir. TTB açıklamalarına göre yaralanan kişi sayısı Türkiye genelinde 2800’e çıkmıştı. Yaralanmaların çoğunun ise insanların üzerine doğrudan ve kısa mesafeden sıkılan tazyikli su ile aynı şekilde prosedüre uyulmadan kullanılan plastik mermiler olduğu belirtildi.

5 Haziran Çarşamba

Aktivistler dönem başbakan yardımcısı Bülent Arınç ile görüşme yaparak taleplerini ona da belirtmişlerdir. Referandum önerisinin kabul edilmemesi üzerine Eyüp Muhçu “Demokratik toplumlarda halkın sağduyusu dikkate alınır.” şeklinde açıklamada bulundu. İstanbul, İzmir, Ankara gibi birçok şehirde sosyal medya üzerinde yaptıkları açıklamalardan dolayı insanlar gözaltına alındı.

6 Haziran Perşembe

Adanada komiser olan Mustafa Sarı Adalet ve Kalkınma Partisi il başkanlığı binasının önünde toplanmış olan aktivist gruba karşı dururken alt geçit inşaatından düşüp ve hayatını kaybetmiştir. Gezi kütüphanesi açılmıştır. Başbakan Erdoğan, Topçu Kışlası’nın yapılmaması yönündeki taleplerle ilgili olarak, “Şunu alırsan bunu veririm. Şunu verirsem, şunu isterim gibi mantıkla devlet yönetemezsiniz” şeklinde halka seslenmiştir.

Bun Yazıları Da Beğenebilirsiniz!

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi