Osmanlı Devleti’nin dağılmasını önlemeye yönelik fikir akımları konusunda Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık akımlarını inceledik.

Osmanlı Devleti’nin dağılmasını önlemeye yönelik fikir akımları;

  • Osmanlıcılık
  • İslamcılık
  • Türkçülük
  • Batıcılık

Osmanlı Devleti’nde Dağılmayı Önleme Çabaları

Osmanlı Devleti’nin üstün konumu, coğrafi keşifler ile birlikte ticaret haritasının değişmesi, ihracatın azalması, ithalatın artması ve kaybedilen savaşlar gibi etkenlerle yerini büyük bir düşüşe bırakmıştır. Batı’nın üstünlüğünü kabul eden Osmanlı, 19. yüzyıla kadar Batı tarzındaki fikir dünyasının içine girememiştir. Batı’da Fransız İhtilali’nin çıkması Osmanlı’nın gerileme sürecinde önemli bir etkiye sahiptir. Osmanlı’nın çok uluslu yapıya sahip olması dağılma riskini ortaya çıkarmıştır. Bu süreçte Osmanlı aydınları 4 adet fikir akımı ortaya attılar. Bu fikir akımlarının asıl amacının Osmanlı’yı dağılmaktan kurtarmaya yönelik olduğu görülmektedir. Bu akımlar Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık olacak şekilde uygulanmaya çalışılmıştır. Hazırlanan çalışmada bu 4 fikir akımı incelenecektir.

Osmanlıcılık

Ortaya atılan ideolojilerden bütün ulusları ve unsurları Osmanlı ruhu ile birlik içinde sağlamayı amaçlayan ideoloji Osmanlıcılık’tır. Bu akım imparatorluk içerisindeki cemaatler, milletler ve kavimlerin din, mezhep ve etnik farkları göz önünde bulundurulmadan hürriyet, eşitlik ortamında bir arada hayatlarını devam ettirmelerini destekleyen olgudur. Aslına bakılırsa Osmanlıcılık fikri Osmanlı’nın kurulmasında ve ilerlemesinde kendine yer edinen bir anlayıştır. Fransa’daki mutlak monarşinin yerini cumhuriyete bırakması ile ortaya çıktığı görülen Fransız İhtilali’nin doğmasından sonra ortaya çıkan hürriyet, eşitlik ve kendini bir etnik gruba ait hissetmek (milliyet) duyguları insanlara aktarılmaya başlanmıştır. Bu süreçte çok fazla etnik gruba sahip olan Osmanlı olumsuz etkilenmiştir. Osmanlı’nın dağılması ön görülmektedir.

Bu noktada aydınlar, milliyetçilik duygusunun karşısında devletin siyasi birlik ve beraberliğini ayrıca devletin devamlılığını korumak için Osmanlıcılık ideolojisini ileri sürmüşlerdir. Yusuf Akçura’nın düşünceleri doğrultusunda Osmanlıcılık fikri 2. Mahmut döneminde başlamış Tanzimat Dönemi’nde ise gündeme oturmuştur. Bunun nedeni Tanzimat Dönemi’ndeki batılılaşma çabalarının olumlu işlemediği için Osmanlıcılığın kullanılmasıdır. Osmanlı bu dönemde ülke içindeki hareketleri kontrol altına almak, dış devletlere karşı önlem almak ve ülkeyi bu kötü durumdan kurtarmak için 1839’da Tanzimat Fermanı’nı yürürlüğe koymuştur. Bu olayla beraber artık gayrimüslim ve Müslim eşitliği söz konusudur. Bu dönemdeki yenilikler 2. Mahmut zamanında planlanmış olgulardır. İzlenilen yol “şekilde batılı, ruhen doğulu” düşüncesidir. Üzerinde durulan en önemli konu eşitlik olmuştur. Eşitlik Osmanlıcılık düşüncesi etrafında bir hedef haline getirilmiştir. Namık Kemal, Ahmed Midhat Efendi ve Ziya Paşa’nın desteklediği bu akım 93 Harbi süresince uygulanmasının düşük olasılık olduğu görülmüştür. Balkan Savaşları’yla birlikte Rumeli topraklarının kaybedilmesinin sonucunda ise Osmanlıcık düşüncesi sona ermiştir.

İslamcılık

Osmanlı’yı dağılma sürecinden önlemeye yönelik diğer bir akım ise İslamcılıktır. Diğer adıyla ümmetçilik, İslam’ın kişisel hayat haricinde politik ve sosyal dallarda referans kılınmasını amaçlayan “politik-ideolojik hareketler” olarak tanımlanmaktadır. İslam dini üzerinden kontrol edilmeye dayalı ideolojidir. Tarihçesine bakıldığında Cemaleddin Afgani ve Muhammed Abduh’a dayandırılmaktadır. Böylelikle emperyalizme karşı bir söylemi amaç edinmiştir. Osmanlı üzerinde gittikçe gelişen milliyetçilik sonrasında ortaya çıkan İslamcılık, temel olarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Namık Kemal, Ali Suavi gibi Genç Osmanlılara da dayandırılmaktadır. Fakat 2. Meşrutiyet’de kesin olarak uygulanmaya çalışılmıştır. İslamcılık, batılı kuvvetlerin askeri ve ekonomik alanlardaki İslam dünyasına zararların arttığı 19. ve 20. yüzyılda Müslüman aydınlar tarafından sunulan kurtuluş çaresidir.

Bu anlayışın savunduğu argümanlar İslam’ı temel alan siyaset ve kültürün uygulanması, İslam dünyasını bağımsızlaştırmak, Batı sömürgesinden kurtarmak, askeri, ekonomi ve siyasal anlamda Batı etkisinden uzaklaşmak şeklindedir. Dünya Müslümanlarının halifelik sancağı altında birleşmesini amaçlayan bu ideoloji, Sultan Abdülaziz zamanında Osmanlıcılık fikrinin zayıflamasıyla birlikte ortaya atılmıştır. Avrupalılar tarafından Panislamizm olarak adlandırılan bu anlayış Sultan 2. Abdülhamid aracılığıyla icraata koyulmuştur ve Orta Afrika’da İslamiyet’in yayılmasına yardımcı olmuştur. Son olarak, 1. Dünya Savaşı başlarında etkili olmadığı görülen bu akım bazı Arapların altın nedeniyle Osmanlı’ya karşı taraf alıp İngilizlerin yanında olmasıyla birlikte akım son bulmuştur.

Türkçülük

Diğer adı Turancılık olan Türkçülük akımı, Türk halkının kültürel ve politik birliğini hedeflemektedir. 1880 senelerinde Rus İmparatorluğu’nun bir parçası olan Azerbaycan’da yaşayan Türk Devlet adamları ve aydınlarının göz önüne getirdiği olgudur. 2. Meşrutiyet’ten sonra Osmanlı’da yankı bulan anlayış Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul gibi isimlerle birlikte İttihat ve Terakki yönetiminin de desteklediği Turancı görüştür. Enver Paşa, sıkıntılı dönemlerde olan Orta Asya içerisinde Türkçülük fikrini uygulamaya çalışırken öldürülmüştür. Cumhuriyet’in ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk milliyetçi ve Turancılık akımını destekleyen konuşmalar yapmıştır. Türkiye Cumhuriyeti kâğıt paralarında ve pullarında Türklüğü temsil eden bozkurt gibi unsurlar kullanılmıştır. Farklı olarak, İsmet İnönü’nün başbakanlık yaptığı dönemlerde Türkçü gruplar kapatılmış ve baskı altında tutulmuştur. Türkçülük anlayışı özellikle 2.Meşrutiyet’in ilanında etkisini göstermiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da etkisini göstermiştir.

Batıcılık

19. yüzyılda Osmanlı’nın dağılma riskine önlem olarak ortaya atılmış fikir akımlarından sonuncusu da Batıcılıktır. Osmanlı Devleti’nin Batı karşısında geri kalmış olmasının altını çizerek devletin refahı için her konuda Batı’nın referans alınmasını ve Avrupalı devletlerle sıcak ilişki kurulmasını destekleyen ideolojidir. Osmanlıcık ile çok benzer noktalara sahip olan Batıcılık fikri, İslamcılık ve Türkçülük akımları üzerinde de etkili olmuştur. Atatürk İnkılapları günümüzde bazı kişilere göre Batıcılığın Cumhuriyet dönemindeki devamıdır. Lale Devri sürecinde batılı anlamda birçok değişiklik ve yenilik yapılmıştır. 2. Mahmut, Batı’dan gelişmeler getirmesi amacıyla Avrupa’ya öğrenciler göndermiştir. Celal Nuri, Tevfik Fikret gibi isimlerin desteklediği bu olgu günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık Nedir? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.