Pontus Rum Cemiyeti Nedir? Kuruluş Amacı ve Faaliyetleri

Pontus Rum Cemiyeti Ne Zaman ve Nerede Kuruldu? Pontus Rum Cemiyeti Hakkında Bilgi

Pontus Rum Cemiyeti Nedir?

Bu yazımızda Pontus Rum Cemiyeti ve kuruluş amacı nedir? Pontus Rum Cemiyeti ne zaman ve nerede kuruldu? sorularına yanıt aradık. Ayrıca Pontus Rum Cemiyeti’ne karşı kurulan cemiyetlerden, bölgedeki çete faaliyetlerinden ve İstanbul Hükümeti’nin Atatürk’e verdiği görevden bahsettik.

Pontus Ne Demek? Anlamı Nedir?

Pontus sözcüğü, uzun yıllar boyunca farklı devletler ve milletler tarafından kullanılmıştır. Genellikle imparatorlukların isimlerinde karşımıza çıkan “Pontus” kelimesi Grekçe’de deniz demektir. Pontus kelimesi bazı kaynaklarda karşımıza “Pontos” olarak da çıkabilmektedir. Pontus kelimesi sanılanın aksine etnik bir terim değildir. “Pontus” veya “Pontos” kelimesi coğrafi bir terimdir. “Pontus” eski çağlarda, Karadeniz Bölgesi’nin güneydoğu kısımlarına ve böylelikle Karadeniz Bölgesine’de verilen isimdir. Antik dönemde Karadeniz Bölgesi’nin güneydoğusuna “Pont Euksinos” denilmiştir. “Euksinos” kelimesi ise İran literatüründe karanlık, uğursuzluk anlamına gelmektedir. Karadenizin hırçın, zorlayıcı ve soğuk ikliminden dolayı karanlık ve uğursuzluk anlamına gelen”Euksinos” kelimesi 10. yüzyıla kadar Karadeniz topraklarında yaşamıştır. Grekler ise bu kelimeyi kendi tanrılarından bir tanesi olan deniz ilahlarını sakinleştirmek için bu kelimeyi Grek dilinde “misafirperver” anlamına gelen “Euksinos” kelimesine çevirmişlerdir.

“Pontus Krallığı” da diğer devletler gibi “Pontus” kelimesini kullanan devletler arasındadır. Pontus Krallığı’nın baş kenti, günümüzde de Türkiye sınırları içerisinde yer alan Amasya kentiydi. Pontus Krallığı “Amastris” ve “Sinop” gibi Yunan şehirlerini de fethetmişti. Sinop şehri fethedilmesinin ardından Pontus Krallığı’nın başkenti haline getirilmiştir. Pontus Krallığı’nda genellikle kıyı bölgelerde Yunanlılar bulunmaktaydı. Yunanlılar kerestecilik, balıkçılık ve zeytincilik gibi kıyı bölgelerinde gelişmiş olan meslekler ile geçimlerini sağlıyorlardı.

Pontus Rum Cemiyeti Nedir?

Osmanlı Hükümeti, 30 Ekim 1918 tarihinde Bahriye Nazırı Rauf Orhan Bey aracılığı ile Mondros Ateşkes Antlaşması’nı Limni Adasının Mondros Limanı’nda imzalamıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasının ardından Osmanlı Devleti’nin vatandaşları bir takım kargaşa içine girmiştir. Osmanlı Devleti genelinde işgaller başlamıştır. İşgallerin meydana gelmesinin sonucu olarak cemiyetler ortaya çıkmıştır. Kurulan cemiyetlerden bir kesimi işgalleri desteklerken bir kesimi de işgallere karşı ayaklanmıştır. Kurulan cemiyetlerin işgalleri desteklemesi veya işgallere karşı çıkması fark etmeksizin tüm cemiyetler tek bir çatı altında toplanılabilir.

Anadolu’nun bağımsızlığı işgalleri destekleyen veya desteklemeyen tüm cemiyetlerin temel bir meselesi haline gelmiştir. Yararlı cemiyetlere örnek olarak Anadolu Kadınları Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, zararlı cemiyetlere örnek olarak ise Pontus Rum Cemiyeti verilebilir. Zararlı cemiyetlerden bazıları milliyetçilik olgusu ile hareket etmiştirler. Faklı milletlerin vatandaşlarının kurduğu zararlı cemiyetlere azınlıkların kurduğu cemiyetler denilmektedir. Azınlıkların cemiyet kurmalarının temelinde ait oldukları milletin diğer vatandaşları ile bir araya gelerek yeni bir devlet kurmaktır.

Pontus Rum Cemiyeti Kuruluş Amacı

Pontus Rum Cemiyeti’de azınlıklar tarafından kurulan zararlı cemiyetlerden bir tanesidir. Pontus Rum Cemiyeti isminden de anlaşılacağı üzere Rumlar tarafından kurulmuştur. Pontus Rum Cemiyeti ismini M.Ö. 64 yılında Roma İmparatoru olan Pompe tarafından ortadan kaldırılan imparatorluktan almıştır. Karadeniz bölgesinde kurulan Pontus Rum Cemiyeti’nin Karadeniz Bölgesi’nde kurulmasının en büyük sebebi ise Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet) döneminde (1451-1481) Aleks Kommen tarafından kurulan Rum İmparatorluğu hüküm sürüyordu ve imparatorluğun baş kenti Trabzon’du.

Daha sonrasında Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’a yaptığı sefer sayesinde Rum İmparatorluğu yıkılmıştı. Aleks Kommen tarafından kurulan Rum İmparatorluğu’nun 1918 yılında hüküm sürmemesine rağmen Karadeniz Bölgesinde oldukça fazla Rum bulunmaktaydı. Osmanlı Devleti’nin parçalanma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı ve Türk milletinin maddi, manevi zorluklarla karşılaştığı zamanlarda tüm azınlıklar gibi Karadeniz Bölgesi’nde bulunan Rumlar da bağımsız bir devlet kurmak isteği ile Pontus Rum Cemiyeti’ni kurmuşlardır.

Pontus Rum Çeteleri ve Faaliyetleri

Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti her ne kadar Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Rumlara direnmeye çalışsa da Rumların işgal çabalarını önlemek için yeterli olmamıştır. Özellikle cemiyetin maddi ve manevi zamanlarında ortaya çıkan ve ellerinden geldiği kadarıyla direnen bir çok kahraman vardır. Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin cesur kahramanlarından bazıları İpsiz Recep veya diğer adı ile Emice ve Topal Osman Ağa’dır. İpsiz Recep 1862 yılında Rize’de doğmuştur. Deniz ticareti ile uğraşan İpsiz Recep kendi yelkenlisi ile Zonguldak üzerinden kömür taşımacılığı ile geçimini sağlamaktaydı. İşlerinin bozulması ve maddi sıkıntılar çekmeye başladığı için deniz ticareti ile uğraşmayı bırakıp eşkiyalık yapmaya başlamıştır. Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine katılmış ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde işgalci Rumlara karşı direnişte bulunmuştur.

İpsiz Recep, bir Fransız gemisini kaçırması sonucunda Ankara Hükümeti tarafından Milis Yüzbaşı olarak onurlandırılmıştır daha sonrasında ise düzenli orduya katılıp Yunanlılara karşı savaşmıştır. İpsiz Recep’in doğruluk ve dürüstlüğe dayalı olan bir ahlakı vardı. İpsiz Recep’in ahlakı çevresinde ki insanların ona amca anlamına gelen “Emice” demesine sebep olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün de kendisine “Emice” olarak hitap ettiği bilinmektedir.

Topal Osman Ağa ise 1883 yılında Gaziantep’te doğmuştur. Balkan Harbi’ne katıldı ve bir çatışma sırasında sağ diz kapağından yaralandı. Osman Ağa çatışma sırasında yaralanan diz kapağı sebebi ile topal yürümekteydi etrafında bulunan insanlar da onun yürüme şeklinden esinlenerek ona “Topal Osman” dediler. Oysa ki Topal Osman için bir ayağını savaşta kaybetmek sorun değildi. Topal Osman kaybettiği sağ ayağını din ve millet uğruna kaybettiğini söyleyerek gurur duyuyordu.

Pontus Rum Cemiyeti’ne Karşı Kurulan Cemiyetler

Pontus Rum Cemiyeti de yüzyıllardır Karadeniz Bölgesi’nde yer alan imparatorluklar gibi Pontus kelimesini benimsemiştir. Pontus Rum Cemiyeti’nin kurucusu olan Rumlar Benimsemiş oldukları Pontus kelimesini kurdukları cemiyetin ismi haline getirmişlerdir. Anadolu’da her zararlı cemiyete karşı olarak savaşabilmesi ve direnebilmesi için bir adet yararlı cemiyet kurulmuştur. Pontus Rum Cemiyeti’ni de savunması ve Rumların yapmaya çalıştığı işgallere karşılık verebilmesi için Karadeniz Bölgesi’nde “Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” kurulmuştur. Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti 12 Şubat 1919 yılında işgallere karşılık vermek amacı ile kurulmuştur. Trabzon’da kurulan cemiyet Rize, Gümüşhane ve Ordu yörelerinde örgütlendi.

Doğu Anadolu ve Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri

Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti işbirliği yapmışlardır. Birbirlerine destek olan bu iki cemiyet işgallere karşı ellerinden geldiği kadarıyla savaşmışlardır. Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti 2 Aralık 1918 tarihinde Raif Hoca ve Süleyman Nazif öncülüğünde kuruldu. Cemiyet Doğu illerinin güvenliğini sağlamak için kurulmuştur. Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’nin amacı Doğu illerinde bulunan ve işgal çıkarmaya çalışan Ermenilere engel olmaktır. Cemiyet, Fransızca ve Türkçe olarak çıkardıkları “Hadisat Gazetesi” ile Anadolu’nun doğusunda bulunan illerin Türk ve İslam temellerine dayanmış olduğunu ve bunun tersinin iddia edilemeyecek bir gerçek olduğunu göstermiştir.

Cemiyet, Ermenilerin Anadolu’nun doğu illerinde hiç bir zaman çoğunlukta olan nüfus olarak bulunmadığını iddia etmiş ve Doğu illerinde kurulan zararlı cemiyetlerden bir tanesi olan Kürdistan Teali Cemiyeti’nin işgal denemelerine karşı olarak gerektiği zamanlarda silahlı çatışmaya girmekten kaçınmamışlardır. Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti 7 Ağustos 1919 tarihinde Erzurum Kongresi’nde alınan karar sonucunda kapatılarak Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ katılmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a Neden Gitti?

Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Rumlara karşı direniş çabaları yetersiz kaldığında Osmanlı Devleti’nin padişahı olan Sultan Vahdettin tarafından Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a bölgenin denetlenmesi ve Rumlara karşı direnen Türk birliklerinin dağıtılması için gönderilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 tarihinde “Bandırma” vapuru ile Beşiktaş İskelesi’nden Samsun’a hareket etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a gittiğinde durumun farkına varmış ve kendisine verilen müfettişlik görevini bir kenara bırakarak direniş birlikleri kurmaya destek olmuştur. Mustafa Kemal ve destek olduğu Türk birlikleri Rumlara karşı direnmişlerdir. Daha sonrasında Mustafa Kemal Samsun ile yetinmeyerek Havza ve Amasya gibi şehirlerde kongreler düzenlemiştir. Mustafa Kemal’in çabaları karşılık bulmuş ve Kurtuluş savaşı başlamıştır. Türk milleti Kurtuluş savaşını kazanarak bağımsızlığını geri kazanmıştır.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Yararlı Ve Zararlı Cemiyetler Nelerdir? Özellikleri Ve Faaliyetleri  başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Yorumları Göster (1)

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi