Kösedağ Savaşı Hakkında Bilgi

Kösedağ Savaşı Nedir? Nedenleri, Sonuçları ve Önemi

Kösedağ Savaşı Nerede Oldu? Kösedağ Savaşı Hakkında Bilgi

Bu yazımızda Kösedağ Savaşı ne zaman, nerede, kimler arasında gerçekleşmiştir? Kösedağ neresidir? Kösedağ Savaşı nedenleri nelerdir? Kösedağ Savaşı sonuçları nelerdir? Kösedağ Savaşı önemi nedir? Baycu Noyan kimdir? sorularını yanıtladık. Ayrıca Moğollara karşı yapılan Elbistan Savaşı hakkında bilgi verdik.

Kösedağ Savaşı Hakkında Bilgi

Kösedağ Savaşı ne zaman, nerede, kimler arasında gerçekleşmiştir? Kösedağ neresidir? sorularını yanıtlayalım. 1 Temmuz 1243 yılında meydana gelen savaş, Moğollar ile Anadolu Selçuklu arasında gerçekleşmiştir.

Moğollar Cengiz Han’ın hükümdarlığı sırasında en güçlü dönemini yaşamıştır. Şu an ise Moğolistan, Çin ve Rusya taraflarında yaşamaktadırlar. Cengiz Han çoğu kaynağa göre Türk kabul edilmektedir bu nedenle Moğolların da Türk soyundan olduğu söylenmektedir. Aynı zamanda Cengiz Han’ın Türkçe ve Moğolca konuştuğu ve konuşmalarında da kendisinin Türk olduğunu belirttiği bilinmektedir. Moğollar, Budizm ve Şamanizm dinine mensuplardır. Asya kıtasının büyük bir kısmına sahip olarak tarihe geçmişlerdir.

Kösedağ Savaşı Nerede Oldu? Kösedağ Neresidir?

Kösedağ Savaşı adından da anlaşılabileceği üzere Kösedağ’da yapılmıştır. Bugünkü Sivas’ta Zara ile Suşehri ilçeleri arasında bulunan bu dağ, tarih boyunca birçok olaya tanık olmuştur.

Kösedağ Savaşı Nerede Yaşandı?
Kösedağ Savaşı’nın Yaşandığı Yer (Sivas)

Kösedağ Savaşı Nedenleri Nelerdir?

Savaşın ilk gerekçesi olarak Selçuklunun hükümdarı olan I. Gıyaseddin Keyhüsrev gösterilmektedir. I. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında kardeşinin yoğun baskı ve istekleri üzerine Bizans’tan yardım istenmiştir. Ancak düşündükleri yardımı elde edemediler. Bu esnada IV. Haçlı Seferi sonucunda Lâtinler İstanbul’u fethetmişlerdir. I. Gıyaseddin Keyhüsrev de bu sayede Anadolu’ya geçti, yakın zamanda ise kardeşinin ölümü sonucunda Selçuklu emirleri kendisini tahta geçmeye çağırdılar. Savaşın gerçekleşmesinin en önemli nedenlerinden bir diğeri ise Selçuklunun en çok dağıldığı ve sınırlarının en geniş raddede olduğu yıllarda, başındaki hükümdarın değişmesi ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev adlı hükümdarın devletin başına geçmesidir diyebiliriz. Çünkü II. Gıyaseddin Keyhüsrev 1240 yılında Erzurum’da gerçekleşen Babailer isyanını bastıramayınca Moğollardan yardım istemiş, bu sayede de Moğollar Anadolu’nun zayıfladığını ve saldırmaları durumunda kazanacaklarını anlamışlardır. Moğolların kumandanı olan Curmagun Noyan, Baycu Noyan’ı görevlendirerek Erzurum’a yardıma göndermiştir.

Bu göstermelik yardımdan sonra Baycu Noyan Mugan’a geri dönmüştür. Erzurum’daki yağmalamayı ve hasarı düşünen Selçuklu halkı, üzüntü ve korku içerisindeydi. Gıyaseddin Keyhüsrev ile yapılan bir görüşmede Moğollarla yapılabilecek bir savaş düşüncesine karşılık diğer devletlerden asker istenmesi ve verilen asker desteğine karşılık maddi destekte bulunulacağı kararlaştırıldı. Fakat Halep Eyyubi melikliği dışındaki bütün devletler kurnaz düşünceleriyle parayı aldılar fakat asker göndermediler. Selçuklu ordusu bahar aylarında Kayseri’de toplandı. Mevcudu yaklaşık 70.000 kişilik orduya Sivas’ta Halep’ten gelen 2.000 kişilik bir destek ordu da eklendi. Devlet adamları, tecrübelerinden yola çıkarak bazı birliklerin Moğolların geçişini zorlaştırmak üzere geçitleri tutmaları görüşünü öne sürdüler. Lakin daha genç olan kumandanların görüşüne uyuldu ve ordu Sivas’ın 80 km kuzeydoğusunda bulunan Kösedağ’a varıldı. Erzincan tarafından gelebilecek bir orduyu durdurmak için en stratejik noktanın burası olduğuna ve Moğolların burada durdurulabileceği düşünüldü.

Kösedağ Savaşı Sonuçları Nelerdir?

Baycu Noyan’ın komutasında savaşan Moğol ordusuyla yapılan ilk çarpışmada, Türkiye Selçuklu Devleti ordusu korkarak geri çekilmiştir. Başından itibaren yanlış kararlar veren Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in davranışları yüzünden de Moğol ordusu kolay bir şekilde zafere ulaşmıştır. Hiçbir zorlukla karşılaşmadan ilerleyen Moğol ordusu kısa sürede Anadolu’yu ele geçirmiş, şehirleri yağmalayarak Müslüman halkı katletmişlerdir. El-Ömer, bu durumla ilgili “Selçuklular idaresinde cennet gibi olan ve halkına saadet günlerini yaşatan Anadolu, yeryüzünü altüst eden Cengiz Oğulları tarafından istila edilmiştir.” demiştir. Bu yenilgi sonucunda Selçuklular Moğollara vergi vermeye başlamışlar ve iki yüz yıllık Türkiye Selçuklu Devleti’nin yıkılış süreci başlamıştır.

Moğollar ise Kösedağ’da kazandıkları zaferden sonra Sivas, Kayseri ve Erzincan’ı yağmalamışlardır. Bu olaylar sonucunda Anadolu halkında bir panik havası oluşmuştur. Aynı zamanda Anadolu Türk birliğinin bozulmasıyla birlikte Anadolu ekonomik ve ticari anlamda büyük zararlar görmüştür. Merkezi otoritenin zayıflamasıyla da Anadolu’da beylikler kurulmuştur. Çukurova Ermenileri ve Trabzon Rum İmparatorluğu da Türklerle birlikte Moğollara bağlı hale gelmiştir.

Kösedağ Savaşı Önemi Nedir?

  • Anadolu Moğol istilası altına girmiş ve Selçuklu Devleti yıkılma sürecine girmiştir.
  • Türkiye Selçuklu Devleti ağır vergilerle ezilmiştir.
  • Moğolların emrinde olan Türkiye Selçuklu Sultanları sürekli taht değiştirmek zorunda kalmıştır.
  • Anadolu Türk birliği bozulmuş, beylikler oluşmuştur.
  • Ticaret yollarının önemini kaybetmesi ve ürünlerin toplanamamasından dolayı Anadolu’da kıtlık yaşandı.
  • Selçuklulara bağlı olan diğer devlet ve imparatorluklar Moğollara bağlandılar.
  • Yani Kösedağ Savaşı ile birlikte Anadolu’da yönetim değişikliği gerçekleşmiş ve bunun sonucunda bazı köklü değişiklikler yaşanmıştır.

Baycu Noyan Kimdir?

Besud kabilesinin bir mensubu olan Baycu Noyan, Cengiz Han’ın en önemli komutanlarından olan Jebe’nin akrabasıdır. 1228 yılında İsfahan Seferine katılmış, sonrasında Cormogan Noyan emrinde Kafkasya bölgesine gerçekleştirilen akınlara katılmıştır. 1241 yılında ise Cormogan Noyan yerine geçmiştir. Ordusuyla birlikte 1243 yılında Kösedağ Savaşı’nda Selçuklu ordusunu tarih boyunca unutulmayacak olan bir yenilgiye uğratmıştır. Bu savaşın ardından boşuna savaşmak istemeyen Sivas’ın teslim olmasıyla birlikte oraya giderek orayı da yağmalatmıştır. Direnmekte ısrar eden Kayseri ve Tokat şehirlerini de yenerek orayı da harap etmiştir. Bu başarının sonucunda ise Moğollar, Anadolu Selçukluyu kendilerine bağlamış ve hükmü ele geçirmişlerdir.

1245 yılına gelindiğinde Ahlad ve Amid’i ele geçirmiştir. 1246 senesinde Moğolların yeni hükümdarı Güyük Han tarafından görevinden alınmıştır ve yerine Eljigidei geçmiştir. Güyük Han öldükten sonra ise yeni Moğol Han’ı olan Möngke 1251 yılında Baycu Noyan’ı vazifesine geri dönmüş ve yeniden ordunun komutasını almıştır. İran ve batı tarafını “İlhan” unvanıyla idare etmek üzere ordusuyla birlikte Hülagü’nün gelmesiyle Noyan, Azerbaycan ordugâhından ayrılıp kışlak bulmak için Anadolu’ya geçmiştir. Aksaray’a gelen Baycu Noyan Selçuklulardan istediklerinin yerine getirilmemesi yüzünden tekrar savaşmış ve yeniden Selçukluyu yenmiştir. 1256’da Konya’yı ele geçirmek istediğinde halkın arasında topladıkları altınları Noyan’a vermesiyle sadece şehrin surlarını yıkarak şehri yağmalamadan geri çekilmiştir. Hülagü Han’ın 1258 yılında Bağdat seferine katılmak için çıktığı seferde Elbistan’ı da ele geçirmiştir. Aynı yıl içerisinde Düceyil Savaşı’nda Abbasi ordusunu yerle bir ederek ordunun sonunu getirmiştir. Hemen sonra da Bağdat Kuşatmasına katılmış ve şehrin alımında büyük yer edinmiştir.

Baycu Noyan’ın bu kadar başarılı bir savaş sürecinden sonra nasıl öldüğüyle ilgili bilgiler sınırlıdır. Bazı rivayetlere göre Bağdat Seferi sırasında kendisine katılmaktan emin olmaması ve Halife Mustasım Billah ile gizli yarenlik etmesinden dolayı Hülagü Han tarafından katledilmiştir. Baycu Noyan hakkında bildiğimiz son bilgi ise Suriye’yi işgal etmek üzere yapılan hazırlıklarda bulunduğudur.

Elbistan Savaşı Hakkında Bilgi

Moğollara karşı yapılan Elbistan Savaşı hakkında bilgi verelim. Moğol baskısına karşı durmak isteyen Pervane, Memlûklu Sultanları, Baybars’ı Anadolu’ya davet etmiştir. Baybars, daha önceki yıllarda (1260’ta) Ayn-ı Calut Muharebesi’nde Moğolları yenen komutanlardan biri olma özelliğine sahip olduğu için de Sultanların seçimlerinde etkili olmuştur ve daveti kabul ederek Anadolu’ya girmiş ve 15 Nisan 1277’de Moğollardan kurtulmak üzere gerçekleştirilen Elbistan Savaşı’nda Moğolları tekrar yenmiştir. Bu savaş Anadolu’nun yapılanmasındaki kırılma noktalarından biri olarak gösterilmektedir.

Vezir Pervane en başından beri Anadolu’da tek söz sahibi olmayı amaçlıyordu. Bu amaç için ilk önce yaptığı türlü türlü entrikalar ile Moğolların adamı olmuş, daha sonrasında ise bu himaye altındaki durumdan kurtulmak istemiştir. Moğolların güvenini kazandıktan sonra amacını gerçekleştirmek için Memluk Sultanı Baybars ile iletişime geçerek Moğollara karşı savaş planları kurmaya başlamıştır. Memluk ordusu Mısır’ı ele geçirmesiyle ve oraya kurulmasıyla da başarısını gösterdiği üzere güçlü bir ordu olarak Vezir Pervane’nin stratejik bir hamlesi olmuştur. Aynı zamanda Memlukler Moğolları Ayn-ı Calut Savaşı’nda da 1260 yılında yenilgiye uğratmışlardır. Bu savaşın gerçekleştiği bölge ise ismini Hz. Davut’un düşmanı olarak bilinen yenilmez dev bir savaşçının Calut’u sapanla attığı taş ile gözünden vurularak öldüğü yer olmasıdır. Bu olayın bilinmesi de hâlihazırda Müslüman-Türk bir devlet olan Memlukların psikolojik olarak da üstün olmasını sağlamıştır. Dolayısıyla Moğolların karşısında onları daha önce yenmiş olan bir ordunun bulunması da stratejik olarak Pervane’nin işine gelmiştir.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi