İlk Devletlerde Gücün Meşrutiyet Kaynağı

İlk Devletlerde Gücün Meşrutiyet Kaynağı (Tarih Konu Anlatımı)

İnsanlığın İlk Dönemleri

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 2. ünitesi olan İnsanlığın İlk Dönemleri ünitesinin 5. konusunun devamı olan İlk Devletlerde Gücün Meşrutiyet Kaynağı konusuna yer verdik. İlk Devletlerde Gücün Meşrutiyet Kaynağı konusunu “İlk Çağ’da siyasi gücün kaynaklarını siyasi organizasyon türleriyle ilişkilendirir.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

İlk Devletlerde Gücün Meşrutiyet Kaynağı

Ders: Tarih 9

Ünite: İnsanlığın İlk Dönemleri

Konu: İlk Devletlerde Gücün Meşrutiyet Kaynağı

Kazanım: İlk Çağ’da siyasi gücün kaynaklarını siyasi organizasyon türleriyle ilişkilendirir.

İlk Devletlerde Gücün Meşrutiyet Kaynağı konusunda Hitit, Yunan, Mezopotamya, Mısır, Makedonya, Pers, Roma gibi uygarlıklarda gücün meşruiyet kaynağını örneklerle açıkladık.

Hititlerde Gücün Meşrutiyet Kaynağı

Hititlerde kralın gücünü tanrıdan aldığına inanılır, emirlerini tanrının emriymiş gibi görünürdü fakat krallar kendilerini tanrı olarak görmezlerdi. Bu nedenle Hititlerin yönetimi dine dayalı bir krallık veya teokratik bir monarşi olarak ifade edilebilir. Hititler, teokratik monarşi ile yönetiliyorlardı. Güçlerini tanrılardan aldığına inanılan kralların, ölümden sonra tanrı olduklarına düşünülüyordu. Hitit kralları kurbanların eksiksiz yerine getirilmesi, tapınaklarının bakımı ve dinî bayramların yapılması sorumluydular. Kutlanmayan bayramların tanrıların gazabına neden olacağı düşünülüyordu.

Yunanlarda Gücün Meşrutiyet Kaynağı

Girit’te soylular ve kral tarafından yönetilirdi. Yöneticiler, sanat, ticaret, din gibi hemen her konuda söz sahibi olup egemen sınıfı oluştururdu. Yöneticilerin din adına söz sahibi olması nedeniyle yönetimleri teokratiktir. Dorların Yunanistan’ı işgali sonrasında Anadolu’ya göç eden Akalar, İzmir körfezi çevresinde İyon’u kurmuştu. Anadolu’nun köklü kültüründen de yararlanarak Batı Anadolu’da güçlü bir medeniyet olan İyonlar, genel olarak Yunan tanrılarına inanırlardı. Tanrılar adına yapılan tapınaklarda bulunan din adamları krallar üzerinde etkisi olsa da soyluların yani aristokrat sınıfın yönetimdeki etkisi daha büyüktü.

Urartularda Gücün Meşrutiyet Kaynağı

Anadolu medeniyeti Urartularda krallar yaptıkları işleri tanrıları “Haldi” için yaparlardı. Urartular’ın en önemli tanrısı Haldi ,Urartu’nun üç baş tanrısından biriydi. Urartu krallarının savaşta zafer kazanmak için dua edeceği bir savaşçı tanrıydı. Dialdi aslanlı, kanatlı veya kanatsız bir adam olarak tasvir edilirdi.

Mezopotamya Uygarlıklarında Gücün Meşrutiyet Kaynağı

İlk Çağ’ın önemli bir uygarlık merkezi olan Mezopotamya’da Sümerlilerin yöneticisi olan Ensi’ler yani rahip krallar en yüksek komutandı. Her kent de Sümerlilerin saygı duydukları tanrılara adanmış “zigurat” yani Antik Mezopotamya vadisinde ve İran’da terası bulunan piramitlere benzeyen tapınak kulesi tapınakları yöneten rahip sınıfı. Kentin yöneticilerinde etkiliydi. Asurlular ve Babil’iler ise kral, büyük tanrıların yeryüzündeki temsilcisi olup onlar adına ülkeyi yöneten rahip krallardı. Ünlü Babil kralı Hammurabi gücünü kanunlar ve askeri güce dayanır ve Hamurabi kendisini Anu ve Enlil’in oğlu olduğunu söylemektedir. Hammurabi’nin kanunları ise Babil devletini büyük bir değişime uğratmıştır. Hammurabi kanunları Sümer kanunlarına dayanıyordu. Sümer kanunlarından farklı olarak idam etme gibi daha sert cezalar öngörülüyordu. Tıpkı antik İsrailliler gibi Amoritler de başkalarına zarar verenler için “göze göz, dişe diş” ilkesini uyguluyor. Elam da ise krallarını ve prenslerini hem yönetici hem de din adamı kabul ederlerdi.

Mısır Krallığı’nda Gücün Meşrutiyet Kaynağı

Kendine özgü bir medeniyet oluşturan Mısır Krallığı’nın ilk dönemlerinde krallar, tanrının yer yüzündeki temsilcisidir. İlk başlarda tanrı olarak görülmeyen firavunlar ilerleyen dönemlerde tanrı olarak görülmeye başlanmıştır. İnsan şeklinde tanrı sayılan firavunlar, Malların ve insanların sahibi olarak görülmüş ve tanrı kral olarak kabul edilmiştir. Firavun kimdir? Firavun Antik Mısır’da krallara verilen isimdir. Aynı zamanda tanrı Horus’un yer yüzündeki simgesi ve güneş tanrısı Ra’nın oğlu olarak kabul edilirdi. Antik Mısır’da Firavun olmak için anne tarafından soylu kan taşıması gerekirdi. Firavunlar ölene dek idarede kalıyorlardı. Bilinen en uzun iktidar 92 yılla eski krallıktaki son hükümdara aittir. Uzun süre tahtta kalabilmek için her 30 yılda bir sihirli bir tören olan gençleşme festivali yapılıyordu. Firavun öldüğü zaman cesedi mumyalanıyor, 70 günlük yastan sonra dirilince kullanmak üzere, özel eşyalarıyla birlikte bir taştan oyulan, sandık şeklinde mezara konuluyor ve mezar kapatılıyordu.

Makedonya Krallığı’nda Gücün Meşrutiyet Kaynağı

Makedonya Krallığı, Yunan uygarlıkları gibi aristokrasi ile yönetilirdi. Orada soylulardan oluşan konsül, pek çok yetkiye sahipti. Ancak Makedonya Kralı II. Filip döneminde bu durum değişmiş ve konsülüsün yetkileri azaltılmıştır. Makedonya Kralı II. Filip bütün Yunanistan’ı egemenliği altına alarak “Helen Birliği” kurmuştu. II. Filip’in asiller tarafından yapılan bir suikasta öldürülmesi üzerine oğlu Büyük İskender başa gelmiştir. İlk önce Anadolu’yu sonra da Pers İmparatorluğu’nun ele geçiren Büyük İskender, Hindistan’ın Pencap Havzası’na kadar ilerledi. Pers Seferi ile Yunanlılar, kalabalık kitleler hâlinde Doğu ülkelerine göç ederek bir yandan kendi kültür ve uygarlıklarını bu ülkelere yaymış ve Doğu’nun yüksek kültüründen etkilenmiştir. Bu etkileşim sonucunda Yunan kültürüyle Anadolu, Mısır, Pers ve diğer kültürler birbiriyle kaynaşmıştır. Bu yüzden Doğu ve Batı kültürlerinin sentezi olan Helenizm adında yeni bir kültür ortaya çıkmıştır. Helenizm, Asya ve Avrupa’da kurulacak imparatorlukları da etkileşmiştir. Büyük İskender, doğunun gizemli dinlerinden etkilenmiş ve Mısır’da Amon-Ra rahipleri tarafından tanrı kral ilan edilmiş. Yine Batı Anadolu’da Apollon Tapınağı kâhini tarafından “Zeus’un oğlu” olarak adlandırılmıştır. Böylece gücünü meşru hâle getiren Büyük İskender, Doğu kültürlerinden etkilenerek gücünün meşruiyet kaynağını tanrı sallaştırmıştır.

Roma İmparatorluğu’nda Gücün Meşrutiyet Kaynağı

M.Ö. VIII. yüzyılda bugünkü İtalya’da kurulan Roma İmparatorluğu, Büyük İskender’in egemen olduğu Akdeniz Bölgesine hükmetmiştir. Roma İmparatorluğu’nda sırayla krallık, cumhuriyet ve imparatorluk dönemleri yaşanmıştır. Krallık ve cumhuriyet dönemlerinde yönetim aristokratların elindedir. Kral, senatoya karşı sorumluydu. Cumhuriyet döneminde ise senato, Helenizm kültürünün etkisiyle işlevini kısmen de olsa kaybetmişti. Augustus Dönemi’nde yönetim saltanata dönüşmüş ve imparator; yönetimin başı, başkomutan, baş yargıç ve başrahip konumuna gelmiştir. Roma İmparatorluğu’nun siyasi yapılanmasında Büyük İskender İmparatorluğu’ndaki gibi “Dünya İmparatorluğu” fikri gelişmiştir.

Pers İmparatorluğu’nda Gücün Meşrutiyet Kaynağı

Pers İmparatorluğu, teokratik monarşi ile yönetilirdi ve dinleri Zerdüştlüktü. Krallar kendilerini Tanrı Ahuramazda’nın yeryüzündeki vekilleri olduklarını belirtir. Zerdüştlüğün kurucusu, bilgelik tanrısı Ahura Mazda’nın kendisine göründüğünü söyleyerek kendisine Vohu Manah isimli bir melekle vahiy indirdiğini ve hakikati yayma görevi verdiğini söylemiştir. İran kültüründe çok tanrılı inançtan tek tanrılı inanca geçiş sürecinde oldukça önemli bir rol oynayan Zerdüşt’ün kurmuş olduğu din Zerdüştlük olarak bilinir Zerdüştlük, iyi ve kötü arasındaki kavga ile ışıkla karanlık arasındaki savaşla sembolize edilen, ahlaki değerlere önem veren bir dindir. Zerdüştlüğe göre, evrenin yaratıcısı Ahura Mazda’dır. Ahura Mazdah, insanlara kötülük etmeye çalışan kardeşi Ehrimen ile sürekli bir savaş içindeydi Aydınlık iyiliği, karanlık da kötülüğü gösterirdi. Zerdüştlüğe göre insan, hangi taraf üstün gelirse o tarafa yönelirlerdi.


2. Ünitenin Tüm Konuları: İnsanlığın İlk Dönemleri ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: İnsanlığın İlk İzleri

İlk İnsanların Hayat Tarzı ve Geçim Kaynakları

Yerleşik İnsan ve Medeniyet

Sözlü Kültür

Tarih Öncesi Dönemlendirme

2. Konu: Yazının Gelişimi

Yazılı Kültürün Başlaması

İlk Çağ’da Bilim

3. Konu: İlk Çağ’da Başlıca Medeniyet Havzaları

4. Konu: İnsan ve Göç

Toplulukların Yeni Coğrafyalara Hareketleri

İlk Çağ’ın Tüccar Toplulukları

5. Konu: Kabileden Devlete

İlk Devletlerde Gücün Meşruiyet Kaynağı (Şu an bu başlıktasınız!)

İlk Siyasi Organizasyon Türleri

İlk Devletlerde Askeri, Sosyal ve Ekonomik Yaşam

6. Konu: Kanunlar Doğuyor

2 Yorum Yapıldı
  1. Mustafa Özer Diyor ki:

    Merhaba Ege Bey, yazınız çok güzel olmuş ellerinize sağlık. Ama fazla açıklayıcı olmamış gibi geldi bana. Belki daha uzun yazabilirdiniz. Önce meşrutiyet kaynağını yazdığınız devlet hakkında biraz açıklama yapıp sonrasında meşrutiyet kaynağını verseydiniz yazınız çok daha faydalı olabilirdi.

  2. İsmail Hakkı Özgüven Diyor ki:

    Egeciğim bir tarih öğretmeni olarak yazını çok beğendim başarılarının devamını dilerim.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi