12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı – Yeni Müfredata Göre (2022-2023)

2022-2023 12. Sınıf İnkılap Tarihi Dersi 1. Dönem 2. Yazılı Sınavı

12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre öğrencilerin başarısı; öğretim programı öğrenme kazanımları esas alınarak dersin özelliğine göre yazılı sınavlar, uygulamalı sınavlar, performans çalışmaları ve projeler üzerine alınan puanlara göre belirlenir. Tarih dersinde öğrenci başarısını tespit edebilmek için kullanılan araçlardan biri de yazılı sınavlardır. Bu yazımızda 12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı örneğini paylaşıma açıyoruz.

12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı

Tarih dersi yazılı sınavları ile ilgili 12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı örneği aşağıda yer almaktadır. 12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı örneği yönetmelik gereği açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Ancak 12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı içine kısa yanıtlı, doğru-yanlış, eşleştirmeli veya çoktan seçmeli test gibi sorular da eklenebilir.

Aşağıdaki12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı örneği 2022-2023 eğitim öğretimi yılı için yeni müfredata göre hazırlanmıştır. Bu yazılı sınavda sınav kapsamındaki ilgili kazanımlardan 10 soru bulunmaktadır. 12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı sınavı  içerisinde analiz ve değerlendirme düzeyindeki kazanımlara yönelik birden fazla soru yer almaktadır.  Bu tarih yazılı sınavı içerisinde yer alan sorular puanlanmamıştır. Puanlama işi tarih öğretmenine bırakılmıştır.

Tarih dersi öğretim programında yer alan becerilere ve kazanımlara göre hazırlanan 12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı sınavını bilgisayarınıza kopyalayarak üzerinde düzenleme veya değişiklik yapabilirsiniz.

Yanıt Anahtarı: 12. Sınıf İnkılap Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı cevap anahtarları sorulardan hemen sonra aşağıda ayrı bir başlıkta yer almaktadır.

2022-2023 12. Sınıf Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi 1. Dönem 2. Yazılı Sınavı

2022-2023 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

……………………………… LİSESİ

12. SINIF TÜRKİYE CUMHURİYETİ İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ

1. DÖNEM 2. YAZILI SINAVI

SORULAR

1. Lozan Barış Antlaşması‘nda Irak sınırının belirlenememesinin nedenleri neler olabilir? Bu süreçte Britanya’nın ve TBMM’nin argümanları nelerdi?

2. Milli Mücadele’nin kadın kahramanlarından hangisi sizi daha çok etkilemiştir? Neden?

3. Cumhuriyet’in ilanı hangi gerekçeler üzerinden TBMM’de tartışılmıştır?

4. Anayasada’da yer alan Atatürk milliyetçiliği nedir? Bu ülkenin dayandığı temeller nelerdir?

5. 1924 Anayasası’nın ilk maddesi nedir? Neden bu madde birinci sıraya alınmıştır?

6. Türk Medeni Kanunu ile kadınların elde ettiği haklar nelerdir?

7. Türk Tarih Kurumu hangi çalışmaları yapması için kurulmuştur?

8. Şapka İnkılabı Atatürk ilke ve devrimlerinde neyi simgelemektedir? Devrimin hangi özelliğini yansıtmaktadır?

9. İzmir İktisat Kongresi‘nin uluslarası dünyaya vermek istediği mesaj neydi? Bu mesaj kongrenin aldığı hangi kararlarda gösterilmiştir?

10. Atatürkçü düşünce sisteminin modern Türkiye’nin oluşumuna etkileri neler olmuştur?


2022-2023 12. Sınıf Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi 1. Dönem 2. Yazılı Sınavı Yanıt Anahtarı

12. SINIF TÜRKİYE CUMHURİYETİ İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ

1. DÖNEM 2. YAZILI SINAVI

YANITLAR

1. Lozan Antlaşması’nda Irak toprakları üzerinde herhangi bir uzlaşma yoluna gidilememiştir. Bunun öncelikli sebebi Musul şehrinin devletler arasında paylaşılamamasıydı. Bu sorunun Osmanlı Devleti ve Büyük Britanya Devleti arasında çözülmesi öngörülmüştür. Fakat bu iki devlet anlaşamamış ve bunun sonucunda Musul sorunu olarak bilinen bir anlaşmazlığa yol açmıştır. Musul Sorunu‘nu açıklamak gerekirse; 1. Dünya Savaşı süresince içerdiği petrol ve diğer kaynaklar sebebiyle Musul vilayeti itilaf devletlerinin ele geçirip yağmalamak istediği konumlardan biri haline gelmiştir.

Sykes Picot Antlaşması sonucunda Fransa’ya verilmiş olan bu şehir ardından Fransa Devleti tarafından İngilizlere devredilmiştir. Fakat Musul, I. Dünya Savaşı sonrasında türk toprakları arasında kalmıştır ve bu sebeple Misak-ı Milli sınırları içerisinde bulunan topraklardan biridir. Türk Devleti bunu ileri sürerek Musul şehrini almanın kendi hakları olduğunu iddia etmiştir ve bu şehrin ingilizlerde kalacak olma fikrine tamamen karşı çıkmışlardır. Türkiye ve İngiltere arasında çözülemeyen bu sorun Milletler Cemiyeti’ne taşınmıştır ve Türkiye burda nüfusun 2/3 sinin Türk, Kürt ve Müslüman olması sebebiyle hak iddia etmiştir fakat İngiltere devleti bunu tekrar reddetmiştir ve bu sorun çözümlenememiştir.

2. Kurtuluş Savaşı dönemindeki kadın kahramanlarımızdan ayrım yapmak pek mümkün olmasa da benim en etkilendiğim kahraman Halide Onbaşı olarak da bilinen Halide Edib Adıvar’dır. Benim etkilenmemin en öncelikli sebebi aslında savaşa farklı yollardan nasıl etki edilebileceğini çok iyi gösteren bir örnek olmasıdır Halide Onbaşı’nın. Savaşta Mustafa Kemal’in yanında sivil olarak savaşma cesaretini göstermiş ve ardından savaşın sonunda kendi askeri rütbesini edinmiş ve Halide Onbaşı olarak anılmaya başlanmıştır. Fakat savaş yıllarındaki tek katkısı savaş cephesine değildir.

Aynı zamanda gazetecilik ve yazarlık da yapan Halide Edip günümüzde hala devam ettirilen Anadolu Ajansı’nın kurucularındandır. İkinci Meşrutiyet döneminde yazmaya başlamış ve bu kariyeri boyunca toplam 28 eser kaleme almış olan Halide Edip Adıvar Cumhuriyet Dönemi olarak adlandırılan edebi sürecin en çok esere sahip olan yazarlarından biri olarak akıllara kazınmıştır. Beni etkilemesinin esas sebebi ise bu süreç içerisinde yaptığı konuşmalarla, kitaplarıyla halkı etkilemeyi, örgütlemeyi ve cesaretlendirmeyi başarmış; adeta milletin içerisindeki küçük kıvılcımları görüp onları alevlendirilerek çoban ateşine döndürmüştür. Beni etkileyen tarafı karanlık bir dönem içerisinde halkına ilham ve cesaret kaynağı olmasıdır.

3. 1923 senesi içerisinde ekim ayında meclis içerisine de taşınmıştır. Bu tartışmaların sonucunda dönem içerisinde bir siyasi kriz meydana gelmiştir. Bunun sebebi ise dönemin sisteminin getirilerinden birisinin hükumet üyelerinin birer birer meclis tarafından seçilen kişiler olmasıydı. Bunun sonucu olarak cumhuriyetle birlikte gelecek olan farklı siyasi grupların mecliste bulunması fikri, halkı ve meclisi fikir ayrılıklarına sürüklemiş bakanlıkları zor duruma düşürmüş ve “kabine buhranı” olarak adlandırılacak olan buhran olayına kadar ilerlemiştir.

Bu olayın ilerlemesi ve büyük bir hal almasıyla birlikte Atatürk’e yetki verilerek bu duruma bir son getirmesi umulmuştur. Atatürk de yeni bir prosedür ve yeni bir kanun hazırlayarak Cumhuriyet sisteminin kurulmasını ummuştur. Ardından bu hazırladıklarını Cumhuriyet’in ilanından bir önceki akşamda yani 28 Ekim akşamında arkadaşlarını yemeğe çağırarak sunmuştur ve olumlu karar almasıyla birlikte hem kabine buhranı son bulmuş hem de ertesi gün Cumhuriyet sistemi ilan edilmiştir. Ankara’da bir gazetenin yakında Cumhuriyet yayınlanacak şeklinde bir beyanda bulunması sonucunda kamuoyunda birçok tartışma ve anlaşmazlık oluşmuş ve büyük tartışmalara kadar ilerlemiştir.

4. Atatürkçü düşünce sistemi içerisinde en önemli ve en esas alınması gereken ilkelerden biri de Milliyetçiliktir. Hatta belki de en önemlisidir. Fakat Atatürk Milliyetçiliği karşılaştığımız diğer milliyetçilik anlayışları ile bazı noktalarda farklılıklara sahip olmaktadır. Bunların en başında Atatürk Milliyetçiliği olarak bilinen düşünce anlayışında herhangi bir ırk ayrımı veya ırkçılık söz konusu değildir, her ırkın özgür ve hür bir şekilde yaşayabileceği bir dünya öngörülmektedir.

Bu sebeple benzer başka görüşlere kıyasla oldukça akılcı, ilerici ve modern bir yaklaşıma sahiptir ve bu sebeple diğerlerine göre daha çok kişi tarafından Kabul görüp daha uzun bir süre boyunca yürürlüğünü sürdürmeyi başaran bir düşünce yapısı olmuştur. Bu görüş doğrultusunda anlayabileceğiniz üzere tüm üst devlet, üst insan veya herhangi bir ırk, din, insan ayrımı reddedilmektedir. Bu düşüncenin öncelikli hedeflediği amaç ise Türk milletinin kendi kimliğini edinmesi amacıdır. Bu amaç uğruna şekillenen ve temellerini tarihinden alan bu ilke hiç durmadan ilerlemeyi çağdaşlaşmayı ve modernleşmeyi istemektedir. Bunları yaparken oluşabilecek herhangi ayrımcı bir yaklaşıma ise sonuna kadar karşıdır.

5. 1924’te yayımlanmış olan anayasamızın ilk maddesi egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletinde olduğunu belirtmektedir. Yani ilk madde ile birlikte Türkiye Devleti’nin bir Cumhuriyet olduğu belirtilmiştir. Bugüne kadar farklı türk devletleri farklı yönetim sistemlerini takip etmiştir ve Cumhuriyet öncesi son olarak hala Padişahlık sistemi devam etmekteydi. Cumhuriyet sistemi ile birlikte yüzyıllar boyunca tek bir kişide toplanan otorite, güç, yetki gibi unsurlar devlet üzerinde en çok söz hakkı olması gereken topluluğa yani devletin kendi halkına devredilmiştir.

Bu değişikliğin sonucu olarak yayımlanan yeni anayasada da bu ülkenin kimliğinin belirlenmesinde önemli bir rol oynayan ve yeni bir çağın temellerini atan bu maddenin ilk madde olarak gösterilmesi uygun görülmüştür. Bu şekilde Türkiye Devleti’nin aslında bir Türkiye Cumhuriyeti olduğunu ve tüm gücün halkta olduğu belirtilmiştir. Ayrıca yeni yayımlanmış olan bu Cumhuriyet sistemi hakkında halk içerisinde zıt fikirler olduğunun farkında olunmasıyla birlikte yeni anayasada bu durumun ortadan kaldırılması ve Cumhuriyet sisteminin halk için en iyisi olduğunu ve bu şekilde halka sahip olması gereken hak ve özgürlüklerin verileceğinin anlaşılması hedeflenmiştir.

6. Türk Medeni Kanunu Türkiye Devletinin geleceğe yönelik modernleşen, çağdaşlaşan ve geleceğe yürüyen bir devlet olduğunun anlaşılması ve yürürlüğe girmesi hususlarında önemli roller tekabül etmektedir. Bu medenileşme ve çağdaşlaşma doğrultusunda atılan adımda hedeflerden biri de kadın hakları ve özgürlükleri olmuştur. Bu kanun ile birlikte getirilen yenilikler: Kadınlara istedikleri mesleği seçme ve çalışma hakkı getirilmesi, Erkeklere tek eşlilik zorunlu kılınması ve evliliklerin resmi nikah ile mühürlenmesinin zorunlu olması, dini kurallar gereğince yapılan kanun düzenlemelerinden sonra oluşan bazı eşitsizliklerin çözülmesi, Miras konusunda erkek ve kadın bireyin haklarının eşitlenmesi ve boşanma konusunda erkeğin olduğu kadar kadının da söz sahibi olması kararları alındı.

Ardından Cumhuriyet dönemi ile birlikte kadınlara seçme ve seçilme hakkı gibi özgürlüklerin de tanınmasıyla birlikte toplumda kanun karşısında kadın ve erkeğin eşitlenmesi ilkesi gerçekleştirilmiştir. Bu yapılan reformlar ve değişiklikler sonucunda Türk toplumu ve Türk Devleti daha çağdaş, daha modern ve ilkelliklerinden daha arınmış bir toplum olma yolunda ilerlemiştir. Bir devlet içerisinde kadına değer verilmemesi aslında o devletin henüz belirli bir olgunluğa erişememiş hala ilkelliğinden arınamamış bir devlet olduğunun göstergesidir.

7. Türk Tarih Kurumu’nun kurulması Cumhuriyet döneminde türkiye toplumunun refahı doğrultusunda yapılan inkılaplardan biri olarak bilinmektedir. Bu inkılabın amacı oldukça zengin ve geniş köklere sahip olup anlatılabilecek ve çıkarımlar yapılabilecek bir tarihi olan Türk soyunun tarihinin olabilecek en bilimsel ve mantık doğrultusunda incelenebileceği bir ortamın yaratılmasıdır. Bununla birlikte Türk Tarih Kurumu’nun çalışmaları objektif ve bilimsel yöntemlerle Türk tarihini araştıracak, ardından belgeye dökerek kayıt altında tutacaktı. Böylece gelecek yeni nesiller tarihinin farkında olarak ve kendi soyunu tanıyarak geçmişinden ders alarak ileriye doğru çağdaşlaşmaya doğru daha güçlü ve emin adımlarla ilerleyebilecekti.

Ayrıca Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşu ile birlikte Türkiye Cumhuriyetinin ve Atatürkçülüğün diğer ilkelerini de destekler bir yapı oluşması amaçlanmıştır. Tarihin irdelenmesi ve Türk milletinin geçmişinin ortaya çıkarılışıyla birlikte Atatürkçü milliyetçilik anlayışı desteklenerek daha kuvvetli daha güçlü bir hal almaktadır. İleri zamanlarda türk tarihine yönelik yapılan başka adımlar olan Türk Tarih Tezi’nin meydana gelmesi, Türk Tarih Tetkik Cemiyeti ve benzeri cemiyetlerin kurulmasıyla birlikte kongreler ve benzeri etkinlikler düzenlenerek bu anlayışın yaygınlaşması amaçlanmıştır.

8. Şapka Kanunu 24 Ağustos 1925 yılında Atatürk’ün şapka ile Kastamonu’ndaki kongreye varması sonucunda Kabul edilmiştir ve aslında Türk milleti ve devleti içerisinde laiklik, çağdaşlık ve medeniyet gibi bazı kavramların sembolu olmaktadır. Şapkayı tanıtırken de Atatürk’ün konuşmasından anlayabileceğimiz üzere şapkayı medeni ve uluslarası Kabul görmüş ve birtakım değerlere sahip bir aksesuar olarak görmekte ve aslında şapkanın bir nevi çağdaş bir millete evrilişimizin sembolü olmasının öngörüldüğü anlaşılabilir. Kastamonu’nda gerçekleşen gelişmeleri takip ederek Şapka Kanunu da 25 kasım 1925 yılında kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.

Böylece bir taraftan da dini kıyafetlerin tercih edilmesi tamamen kişinin kendi tercihine kalmıştır ve bu anlayış da aslında tam olarak Anayasamızı ve milletimizi temellendiren Atatürkçü idealler arasından laiklik anlayışını destekleyecek bir durum olma özelliği göstermektedir. Fakat bu inkılaplar doğrultusunda ulaşılması hedeflenen tek ideal laiklik olmamaktadır. Aynı zamanda topluma bir giyim anlayışı ve kıyafet kimliği kazandırılarak toplumda birlik esasının sağlanması ve halkçılık ideali doğrultusunda ilerlenmesi de yapılan şapka ve kılık kıyafet kanunu inkılaplarının hedefleri arasında bulunmaktadır.

9. İzmir İktisat Kongresi, 1. İktisat Kongresi olarak da bilinmekte olan 1923 yılı içerisinde izmirde Banka-Han binasında gerçekleşen kongredir. Toplam 1135 delegenin toplandığı bu kongre içerisinde yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik sıkıntıları ve önemli noktalar tartışılmıştır. Bu dönemde Türkiye’nin asıl odağı toprakların işgalden kurtulması olsa da bağımsızlığın tam anlamıyla kazanması doğrultusunda atılması gereken başka bir önemli adım da ekonomik anlamda da tam olarak özgürleşmesiydi.

Bu yolda alınan kararlardan biri de Osmanlı döneminde diğer devletler ile anlaşılarak yapılan tüm kapitülasyonların artık yeni bir devletin varolduğu ve bu devletin Osmanlı Devleti’nden bağımsız olduğu gerekçesi ile kaldırılmasıydı. Birçok kararın alındığı bu kongre içerisinde işçi haklarının korunması ve işçilere daha uygun çalışma ortamları sağlanmasıyla birlikte aynı zamanda yerli üretimi ve ihracatı arttırmak doğrultusunda da kararlar alınmıştır. Bu alınan kararlar yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti için çok değerli olup ekonomik anlamda kendi kendine yetebilen işçi sınıfının belirli bir refah seviyesinde olduğu ve en önemlisi bu alanda bağımsız bir devlet olması için önem arz etmektedir.

10. Atatürkçü düşünce sisteminin modern Türkiye’nin oluşumuna etkisini ele almak söz konusuysa buna verilebilecek en basit cevap aslında modern Türkiye’nin sahip olduğu her şeyin temelinin Atatürkçü düşünce yapısı ile atılmasıydı. Atatürkçü düşünce ile gelen Atatürkçülük ilkeleri modern bir toplumun yapısında olmazsa olmaz nitelikte olan ve her modern toplumun farklı bir isim altında da olsa sahip olmak zorunda olduğu ilkelerdir. Günümüzde bu ilkelerden uzaklaşıyor olsak da gerçekten tam anlamıyla modern bir Türkiye’nin oluştuğu bir ortamı varsayarak ilerlememiz gerekirse bu ilkeler kesinlikle vazgeçilmezdir.

Halkçılık ilkesi doğrultusunda eşitliğin sağlanması ve hem kanun önünde hem de sosyolojik başlıklar altında halkın eşit olması ve bir olması idealleri her modern toplumun sahip olması gereken yapının örneğidir. Aynı şekilde laiklik ilkesi doğrultusunda modern devletlerin tartışmasız en önemli konusu olan özgürlüğün inanç gibi önemli bir konu üzerinde uygulanması her modern devlette varolması gereken özelliklerden biridir. Laiklik sonucunda din ve devlet işleri ayrılarak ülkenin dini olmadığı ve tek idealinin devletin ilerlemesi ve gelişmesi olduğunu söylemektedir.


Tüm Yazılı Sınavlar: Tarih dersi yazılı sınavları ile ilgili örnek sınavların tamamını incelemek için Tarih Dersi Yazılı Sınavları – Yeni Müfredata Göre (2022-2023) başlıklı yazımızı ziyaret edebilirsiniz.

İlgili Yazılar
1 Yorum Yapıldı
  1. Hasan Diyor ki:

    12. sınıf inkılap tarihi sınavı oldukça zordu. Öğrencilerim bana çok kızgın böyle bir tarih yazılısı yaptığım için.

Yorum Yapın

İlk Siz Haberdar Olun!
E-posta adresinizi girin, yeni içeriklerimiz e-posta adresinize gelsin.