Wilson İlkeleri Nedir? Maddeleri, Tarihi ve Önemi

Woodrow Wilson Kimdir?

Wilson İlkeleri nedir? On Dört Nokta (Fourteen Points) olarak da bilinen Wilson İlkeleri, Amerika Birleşik Devletleri başkanı Woodrow Wilson tarafından 8 Ocak 1918’te ABD Kongresi’nde açıklanmıştır.

Wilson İlkeleri Nedir?

Wilson ilkeleri 8 Ocak 1918 günü Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nde Woodrow Wilson tarafından yapılan konuşmada bahsedilen ilkelerdir. Ek olarak “On Dört Madde”, “On Dört Nokta” ve “Fourteen Points” adları ile de bilinmektedir. Wilson ilkeleri, Amerika Birleşik Devletleri’nin 1. Dünya Savaşı’nın ardından dünyada kurulmasını istediği düzeni ifade eder. Ayrıca Woodrow Wilson tarafından yazılmış olan Wilson İlkeleri, Vladimir Lenin tarafından hazırlanmış olan Barış Kararnamesi’ne de bir cevap olarak ele alınmaktadır.

Woodrow Wilson Kimdir?
Woodrow Wilson
Wilson İlkeleri Nedir?
Wilson İlkeleri (Orijinal Belgenin İlk Sayfası)

Wilson İlkeleri Maddeleri

Wilson İlkeleri 1. Dünya Savaşı sonrasında gerçekleşen Paris Barış Konferansı’nda duyurulacaktı. Ancak maddeler tekrar incelendiği zaman bazı maddelerin daha açık ve anlaşılır olması gerektiği anlaşıldı. Bunun üzerine Walter Lippmann ve Frank Cobb tarafından Wilson İlkeleri’nin beşinci ve on ikinci maddelerine açıklık getirilmiştir.

Not: Aşağıdaki görsele tıklayarak Wilson İlkeleri Maddeleri (14 Madde) tamamını bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Wilson Prensipleri Maddeleri
Wilson İlkeleri Maddeleri (14 Madde)

Wilson İlkeleri Maddeleri’nin Yorumu

1. Madde: Bu maddeye göre Wilson İlkeleri Amerika Birleşik Devletleri’ni, dönemin Fransa başbakanı George Clemenceau’nun 1917 yılında yaptığı 27 Aralık tarihli konuşması Fransa’yı, dönemin İngiliz başbakanı David Llyod George’un 1918 yılında yaptığı 5 Ocak tarihli antlaşma ise İngiltere’yi yok etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

2. Madde: Bu maddede Wilson, Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik yönden umduklarını belirtmektedir. Ayrıca bu madde ile dünya ekonomisinde en büyük devlet olma amacını görmek zor değildir.

3. Madde: Bu madde Woodrow Wilson’ın uluslarası alanda ekonomi hakkındaki kaygılarını belirten serbest ticaret ifade edilmiştir. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomide uluslarası olarak bir üstünlük kurma çabası gözlenebilmektedir.

4. Madde: Bu madde yenik durumda olan devletlerin emniyetlerinin önemine vurgu yapmanın yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri’nin barış yanlısı olduğunu ifade etmektedir.

5. Madde: Woodrow Wilson tüm halklara saygıları olduğunu belirtmiştir. Sömürgeciliğe karşı çıkmıştır. Halkların kendilerini yönetip başlarının çarelerine bakabileceklerini belirtmiştir.

6. Madde: Amerika Birleşik Devletleri’nin uluslarası alandaki endişeleri oldukça net bir şekilde gözlemlenebilmektedir. Bütün halklara eşit, özgür gözükmek için çabalamış bulunmaktadırlar. Bu maddeden Rusya halkı ve devleti oldukça etkilenmişlerdir.

7. Madde: Dönemin Belçika topraklarına ve sınırlarının bağımsızlığına saygı duyulduğu ifade edilirken 1. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri tarafındaki devletlere destek amacı vardır.

8. Madde: 1. Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri tarafında bulunan Amerika Birleşik Devletleri ve Woodrow Wilson, Fransa ve Almanya arasında paylaşılamayan bölge olan Alsas-Loren bölgesini 1. Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri’nde yer alan Fransa’nın alması gerektiğini açık bir dille ifade etmiştir.

9. Madde: Diğer maddelere benzer bir şekilde bir İtilaf Devleti olan İtalya’nın sınırları gözetilmiştir ve desteklenmiştir.

10. Madde: 1. Dünya Savaşı’nda İttifak Devletleri tarafında yer almış yani savaştan yenik ayrılmış olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bu maddede ele alınmıştır. Avusturya-Macaristan imparatorluğunun özerk durumda olması öngörülmüştür.

11. Madde: Balkanlar bölgesinde istikrarlı olunmak istenmiştir. Bunun sebebi Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri olarak endişesinden kaynaklanmaktadır. Toprak bütünlüğü korunacaktır. Fakat bütün bunların altında yatan düşünce ise Amerika Birleşik Devletleri’nin İtilaf Devleti adı altında bulunan devletleri koruma altına alıp kendisinin etkili olabilme ihtimalinin bulunduğu Milletler Cemiyeti’ni kurabilmektir.

12. Madde: 1. Dünya Savaşı’nda İttifak Devletleri yanında yer almış olan Osmanlı Devletleri’nin toprakları yani Türk toprakları hedef olarak belirlenmiştir. Hedef olarak belirlenmesinin sebebi toprakların jeopolitik konum olarak öneminden kaynaklanmaktadır.

Wilson İlkeleri’ne Göre Ermenistan ve Kürdistan

13. Madde: Amerika Birleşik Devletleri’nin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun bütünlüğünü bozarak bir Polonya Devleti’nin kurulmasını desteklemiş olması Amerika Birleşik Devletleri’nin endişelerinden kaynaklanmaktadır.

14. Madde: Bu madde daha önceki maddelerin bazılarında olduğu gibi Milletler Cemiyeti’nin belirli bir tarihte kurulmasını planlamaktadır. Bu tarih 10 Ocak 1920’dır ve ülke olarak İsviçre seçilmiştir. Ancak bu madde bütün ülkelerin eşit, özgür olmasını değil; devletler arasında çıkar ilişkisine bağlı olarak yapılan antlaşmalarla yeni bir dünya düzeni kurulmak istenmesidir.

Wilson İlkeleri Önemi

  • Ateşkes konusunda İttifak Devletleri cesurlaştı ve bunun sonucunda savaş daha hızlı bitti.
  • Amerika Birleşik Devletleri savaş sonrasında Wilson İlkeleri’nin söz getirmediğini anladığında belirli bir süre için Avrupa siyasetinden çekilmek durumunda kalmıştır.
  • Wilson Prensiplerine yapılan antlaşmalarda uyulmamıştır.
  • 1. Dünya Savaşı’nın ardından yapılmış olan Wilson İlkeleri, Kurtuluş Savaşı ve II. Dünya Savaşı’nın çıkması ile amaçladığı barış hedefine ulaşamadığının göstergesidir.
  • İtilaf Devletleri çıkarlarına ters düştüğü için Wilson İlkeleri’ni aslında kabul etmek istememiştir. Ancak Amerika Birleşik Devletleri ile olan birlikteliğini bozmamak amacıyla Wilson İlkeleri’ni uyuyor gibi gözükmüştür. Ancak her ne kadar İtilaf Devletleri Wilson İlkeleri’ne uyuyor gibi gözükmeye çalışsa da Wilson İlkeleri’nin maddelerine uymamışlardır.
  • Her ne kadar Woodrow Wilson tarafından hazırlanmış olan Wilson İlkeleri’ne uyulmamış olsa da bir maddeye uyulmuştur. Uyulan madde on dördüncü yani son maddedir. On dördüncü madde Milletler Cemiyeti’nin kurulmasını desteklemekle kalmayıp Milletler Cemiyeti’nin kurulacağı tarihi ve yeri de kararlaştırmıştır.
  • Wilson İlkeleri’ne mağlup devletler tarafından bakılacak olursa barışın sembollerinden biridir. Çünkü mağlup devletlerin barışın olabileceğine dair ümitlenmesine yol açmıştır.
  • Galip olan devletler ise Wilson İlkeleri’ni istedikleri şekilde yorumlamış olmaktadırlar. Buna örnek olarak manda adı kullanılarak sömürgeler devam etmiştir. Şartların normal olduğu bir durumda yenilmiş devletlerden herhangi bir tazminat alınmaması gerekmektedir. Ancak galip olan devletler yenilen devletlerden tamir ve onarım tazminatı almışlardır.
  • Wilson İlkeleri ayrıca Osmanlı topraklarının bulunduğu bölgede bir Türk Devleti’nin kurulabileceğini göstermiştir. Bunun yanı sıra milliyetçiliğin esaslarına göre azınlıkların bağımsız bir devlete dönüşebileceklerini desteklemiştir. Osmanlı topraklarının parçalanmasında rol oynamıştır.

Wilson İlkeleri Sonuçları ve Etkileri

Wilson İlkeleri’ne dönemin yorumuyla bakıldığında idealist gibi gözükmektedir. Ancak günümüzde yetkin kişilerin analizleri sonucunda idealist düşüceler altında realist düşüncelerin yer aldığı gözükmektedir. Wilson İlkeleri idealizm ile realizmi işaret etmenin yanı sıra dönemi ve günümüzü özellikle özerklik konusunda etkilemiştir.

Wilson İlkeleri’nde Osmanlı Devleti’ni olumsuz etkileyen iki madde bulunmaktadır. Bu maddelerden biri Osmanlı Devleti içinde çok fazla milleti bulundurduğu için Osmanlı Devleti’ni milliyetçilik ilkesi ile bölme amacı gütmektedir. Bir diğeri ise Osmanlı Devleti’nin önemli boğazlarını (İstanbul ve de Çanakkale gibi) olumsuz etkilemiştir.

Osmanlı Devleti içinde Türklerin fazla olduğu yerler Türklerin, azınlıkların fazla olduğu yerler azınlıklara verilecektir. Bu konu ile ilgili Osmanlı Devleti’ne bir araştırmacı geldiğinde yanlış bir rapor yazmıştır. Osmanlı Devleti’in buna itiraz etmesiyle başka bir araştırmacı ise gerçekleri yazarak çoğunluğun Türkler olduğunu yazmıştır. Ayrıca eğer azınlıklara toprak verilseydi diğer ülkelere Osmanlı iç işlerine karışma fırsatı sunulacaktı.

Wilson Prensipleri Cemiyeti

Wilson İlkeleri’nin etkilerine başka bir örnek olarak Wilson Prensipleri Cemiyeti verilebilir. Wilson Prensipleri Cemiyeti 14 Ocak 1919 tarihinde ve İstanbul’da kurulmuştur. 14 Ocak 1919 tarihi milli mücadele dönemine de denk gelmektedir. Belirtilen tarihte kurtuluş yolları aranırken Milli Mücadelenin gerçekleşebileceğine inanmayan bazı aydınlar belirli cemiyetler kurmuşlardır. Ayrıca bu cemiyetler milli mücadeleyi zorlaştırmış, zarar vermiş ve milli mücadeleye karşı çıkmışlardır. Bu cemiyetlerden biri Wilson Prensipleri Cemiyeti’dir. Wilson Prensipleri Cemiyeti’nin amacı Amerika Birleşik Devletleri’nin manda ve himayesi altına girip bağımsızlığa doğru adımlar atmaktır. Wilson Prensipleri Cemiyeti’nin kurucuları arasında isimleri bilindik kişiler de bulunmaktadır. Wilson Prensipleri Cemiyeti’nin kurucuları arasında Halide Edip Adıvar, Yunus Nadi Abalıoğlu, Celal Nuri İleri gibi isimler de yer almaktadır.

Wilson İlkeleri ve Self Determinasyon İlkesi

Self Determinasyon kendi geleceğini, kaderini tayin etmek yani belirlemek gibi anlamlara gelmektedir. Başka bir deyişle ülkelerin özgür bir şekilde aldıkları kararlar sonucunda kendi yollarını çizip kararlar almalarıdır. Genelde self determinasyon konulu yazıların çoğunda Wilson İlkeleri ve Woodrow Wilson kelimeleri yer almaktadır. Self determinasyon ilkesi dönemin Amerika Birleşik Devletleri başkanı ve de Wilson İlkeleri’nin kurucusu olan isim Woodrow Wilson tarafından oldukça sık kullanılmıştır. Woodrow Wilson tarafından sıkça kullanılan bu ilke Wilson İlkeleri’nin bazı maddelerinde de açık olarak gözükmese de bazı maddelerin altında yer aldığı görülebilmektedir.

Wilson İlkeleri Nedir? Maddeleri, Tarihi ve Önemi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön