Osmanlı'da Askeri ve Ekonomik Dönüşüm

Osmanlı’da Askeri ve Ekonomik Dönüşüm (Tarih Konu Anlatımı)

Değişim Çağında Avrupa ve Osmanlı

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 11. sınıf tarih dersinin 2. ünitesi olan Değişim Çağında Avrupa ve Osmanlı ünitesinin 2. konusunun devamı olan Osmanlı’da Askeri ve Ekonomik Dönüşüm konusuna yer verdik. Osmanlı’da Askeri ve Ekonomik Dönüşüm konusunu “Avrupa’daki gelişmelere bağlı olarak Osmanlı idari, askerî ve ekonomik yapısında meydana gelen değişimleri analiz eder.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Osmanlı’da Askeri ve Ekonomik Dönüşüm

Ders: Tarih 11

Ünite: Değişim Çağında Avrupa ve Osmanlı

Konu: Osmanlı’da Askeri ve Ekonomik Dönüşüm

Kazanım: Avrupa’daki gelişmelere bağlı olarak Osmanlı idari, askerî ve ekonomik yapısında meydana gelen değişimleri analiz eder.

Osmanlı’da Askeri ve Ekonomik Dönüşüm konusunda Avrupa’nın ordu sisteminde ve savaş yöntemlerinde ateşli silahlara dayalı değişiklikler yapması, “Askerî Devrim” olarak adlandırılmıştır. Avrupa’daki bu askeri devrim karşısında Osmanlı Devleti ordusunu nasıl dönüştürmüştür veya geliştirmiştir? sorusunu yanıtladık.

Asker ve Askerlik Nedir?

Asker sözcüğünün tam olarak kelime anlamı orduda çalışan, rütbesi erden başlayıp mareşal ile son bulan kişi olarak tanımlanır. Tarihin en eski mesleklerinden sayılan askerlik bireyin ya da toplumların güvenlik sorunlarından doğmuştur. İlk defa Büyük Hun İmparatorluğu döneminde ortaya çıkmakla beraber kurucusu Metehan’dır. Tarih M.Ö. 29 yıllarında Metehan’ın tahta çıkması ile paralel olarak Çin’e karşı konulmak için kurulmuştur. Metehan’ın kurmuş olduğu düzenli orduda en büyük rütbe teğmendir. Ordusu 10.000 (on bin) atlı askerden oluşmuştur. Tek tek ayırılan bu ordunun en küçük birimi onlu asker ordularıdır.

Bu ayrım ile aynı doğrultuda ortaya onbaşı, binbaşı, yüzbaşı gibi terimler ortaya çıkmıştır. Tarih sahnesinde en önemli ordu sistemine sahip olan Türk Ordularından en önemlileri Göktürk, Uygur, Selçuklu ve Osmanlı ordularıdır. Askeri eğitim 1040 yılında yapılan Dandanakan Savaşı ve Malazgirt Savaşı sonrası çok daha güçlendirilip sağlam esaslara dayanmıştır. Ordu sorunları ekonomiyi çökertip, devleti fiilen sona erdirmişlerdir. Zaman geçtikçe teknolojiye ayak uyduramayan ülkelerin orduları gibi kendileri de çökmüşlerdir. Bu ülkelerden birisi Osmanlı Devleti’dir.

Osmanlı Ordusu Hakkında Bilgi

1299 yılında kurulan Osmanlı Devleti bir zamanlar dünyanın en iyi, en gelişmiş ülkelerinden biri olarak sayılırken buna paralel olarak ordusu da gelişmiştir. Yenilgi ile tanışmayan Osmanlı Ordusu belli bir zaman sonra Osmanlı Devleti’ne en çok zarar veren yapılardan biri olmuştur. Başlarda sadece atlı akıncılardan oluşan bu teşkilatlı ordu I. Murat döneminde yapılanmıştır. Tarihte ilk defa “Süvarili Ordu” olma niteliğine sahip olmuştur. Atlı sipahilerin dışında zaman geçtikçe birçok asker ocağı doğmuştur. Genel olarak ikiye ayrılır: Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri. Bu iki kuvvetin en önemlisi kara kuvvetleridir. Çünkü Osmanlı Devleti birçok zaferini bu birlikler doğrultusunda kazanırken halk tarafından benimsenen birlikler olmuşlardır. Kara Kuvvetleri kendi içlerinde de üçe ayrılır. Bu kısımda Osmanlı Ordusu’ndaki Askeri Birlikler incelenecektir.

Eyalet Askerleri

  • Azaplar: Anadolu topraklarından gelen gençlerdir. Yeniçeri Ocağı’nın önünde savaşmaktadırlar.
  • Akıncılar: Asıl amaçları ordunun pusuya düşmesini engellemek ve düşman ülkeler hakkında bilgi toplamaktır.
  • Deliler: Ülke sınırlarında görev yaparlar.
  • Beşliler: Kaleyi korurlar.
  • Gönüllüler: Şehirlerin güvenliğinden sorumludurlar.
  • Yayalar ve Müsellemler: Ordunun arka sıralarında yer edinmişlerdir. Yol, köprü yapar veya tamir ederlerdi.

Kapıkulu Askerleri

  • Sipahiler ve Silahtarlar: Savaş anında padişahı ve çadırını korurlar.
  • Sağ ve Sol Ulufeciler: Savaş esnasında sancakları korumakla yükümlüdürler.
  • Sağ ve Sol Garipler: Savaş anında silahları, hazineyi ve savaş araç gereçlerini korumakla sorumlu tutulmuşlardır.
  • Acemi Ocağı: Acemilerden oluşan asker birliğidir. Diğer ocaklar için asker yetiştirir.
  • Cebeci Ocağı: Ordunun silahlarından sorumludurlar. Silahları tamirinden ve yapımından sorumlu birliktir.
  • Topçu Ocağı: Top atmak için gerekli olan malzemelerden sorumludurlar.
  • Top Arabacıları Ocağı: Topları savaş meydanına götürmekten sorumludurlar. Bunun için top arabaları tasarlarlar.
  • Humbaracılar: El bombası ya da havan topu yaparlar.
  • Lağımcı Ocağı: Herhangi bir kale kuşatmasında surları yıkmakla hükümlüdürler.
  • Yeniçeri Ocağı: Kapıkulu Piyadelerinin önemlisi denilebilir. Savaş olmadığı durumlarda devletin başkenti olan İstanbul’u korurlar. Osmanlı Devleti’nin sona ermesinde etkileri vardır.

Osmanlı Devleti’nde Askeri Alanda Yapılan Yenilikler

Osmanlı Ordusu’nun en gözde birliği olan Yeniçeri Ocağı hiçbir savaşta yenilgi ile dönmemişlerdir. Bu askerler için askerlik dışında bir iş ile ilgilenmek ve evlenmek yasaktır. Yeniçeri Ocağı, Osmanlı Devleti’nin gerileme döneminin başlaması ile paralel olarak etkisini kaybetmiştir. Bu etkilerden zedelenen Yeniçeri Ocağı gittiği bütün savaşları kaybetmekle kalmayıp kendi aralarında birbirlerini doldurup devlete karşı sürekli isyan düzenlerler. İç savaşları ile uğraşan Osmanlı Devleti dış güçlere karşı koyamaz ve elindeki birçok toprağı kaybetmekle kalmayıp çoğu devlete borçlanmıştır. Yeniçeri Ocağı’nın başlatmış olduğu en büyük isyan ardından Yeniçeri Ocağı ortadan kaldırılmıştır. II. Mahmut tarafından yapılan bu olaya Vaka-i Hayriye denilmektedir. Yeniçeri Ocağı’nın savaşlarda sürekli yenilmesinin sebebi Avrupa’da aşanmış olan Askeri Dönüşüm ’dür. Osmanlı Devleti bu yenilikler ile ilk defa Habsburglar ile yapılan bu savaş esnasında karşılaşmıştır. Bu yenilikler ile Avrupa Devletleri, Osmanlı Ordusu’nun seviyesine ulaşmıştır. Bu tehdit karşısında afallayan Osmanlı Devleti iki tane değişiklik üzerine yoğunlaşmıştır ancak başarılı olamamıştır.

Yeniçeri Ordusunu Gücünün Arttırılması

Yeniçeri gücüne güvenen Osmanlı Devleti Yeniçeri Ocağında bulunan asker sayısını 80.000 (seksen bin) üstüne çıkarmıştır. Ancak sayısal olarak artan asker, nitelik olarak oldukça düşmüştür. Sayıları 10.000’in (on bin) altında iken her muharebeden galip gelen Yeniçeri Ocağı, sayıları 80.000 üzerinde iken hiçbir savaşı yenememişlerdir. Ancak devşirme sistemi (fethedilen topraklardaki gençlere eğitim verilerek asker ya da bürokrat olması) Yeniçeri Ocağı’ndaki asker ihtiyacını karşılayamayınca orduya askeri alanda eğitimsiz, yaşamsal ihtiyaçlarını gidermek için İstanbul’a gelen insanları da orduya almışlardır. Bu nedenle ordudaki asker sayısı artmış ancak nitelik azalmıştır. Artan asker sayısı sebebi ile daha çok askere ulufe (askerlere üç ayda bir verilen maaş) verilmiştir. Ancak hiçbir şey kazanamadıkları için Osmanlı Devleti’nin ekonomisi çökmüştür. Burada yaşanan küçük ekonomik sorunlar büyüyerek devletin sonunu getirmiştir.

Ok Kullanımından Ateşli Silah Kullanımına Geçilmesi

Osmanlı Devleti’nin diğer gözde birliği olan Tımar Sipahi’leri kendi kazançlarını kendileri kazanmaktaydılar. Devlet tarafından verilen arsalarda çalışan bu askerler savaş esnasında savaşa giderlerdi. Avrupa’da yaşanan Askeri Dönüşüm hareketleri sonrasında yaşanan savaşlarda kendilerini savunamamışlardır. Karşı cephede hafif silahlarla savaşmaya hazır olan askerlerin karşında Osmanlı Devleti’nin kılıç ile savaşmakta olan askerleri büyük vurgunlar ile yenilgilere uğratılmıştır. Bu gibi savaşlarda verilen can kayıpları nedeni ile 1527 yılında 37.000 (otuz yedi bin) olan Tımarlı Sipahi sayısı 1655 yılında 6.000 (altı bin) civarındadır. Tımar sistemi gücünü yitirirken devlet farklı yöntemler denemeye çalışmıştır. İki tane yani atlı birlik kurulmuştur: Sekban ve Levent.

Sekban Nedir?

Kelime anlamı olarak birçok anlama sahip olan sekban, Farsçada köpek bakıcısı anlamına gelmektedir. Osmanlı Devleti’ndeki merkez veya taşra birliklerinden bazılarıdır. Daha önceden var olan bu birlik en çok Yıldırım Bayezid zamanında gelişmiştir. Ancak daha sonra 1451 yılına kadar ayrı bir sınıf olarak bilinen Sekban birliği Yeniçeri Ocağı’na dahil olmuştur. Fatih Sultan Mehmet tarafından yapılan bu hareketin asıl nedeni Yeniçerilerin savaştan dönerken bahşiş için isyan çıkarmalarıdır. Sekban birliğinin başında olan Sekbanbaşı bu olaydan Yeniçeri Ocağı’nda en yetkili ikinci kişi olmuştur. Yeniçeri Ocağı’nın kalmasından itibaren belli bir zaman kadar gönüllü olarak devlete yardım etmişlerdir. 1808 yılında tekrardan ayrı bir birlik olmuşlardır. Yeni isimleri Sekban-ı Cedid olmuştur. Tımar sisteminin bozulması üzerine buradaki askerler yaz aylarında tarlada ürünleri korurlardı. Bu işi yapan askerlere Kır Sekbanı denirdi.

Levent Nedir?

Sekban Birliği gibi bu birlik de Osmanlı taşrasında yer alır. Fatih Kanunnamesinde Levent askerlerinden övgü ile bahsedilirken, II Bayezid Kanunnamesinde boş deniz gücü olarak nitelendirmekle beraber birçok olumsuz özellikten bahsedilmektedir. 1058 yılının ardından kalyon sayısının artması ile azeblerin yerini kalyoncular ve leventler aldı. Kalyonlarda gemi hacmine göre 200-300 asker bulunurdu. Kara Leventleri vezirin yanlarına bulundurdukları kimi zaman sekban ya da sarıca olarak kimi zaman levent olarak adlandırılmıştır. Tımar sisteminin yerini tutması amacı ile mahallelerde dolanırlardı.

Teknolojinin ilerlemesine ayak uyduramayan Osmanlı Devleti, Avrupa Devleti’nde yaşanan gelişmelere yenilmiştir. Böylece ekonomisi yıpranan ve biten her devlet gibi Osmanlı Devleti de ekonomisinin bozukluğuna yenilmesi sebebi ile dolaylı yoldan hem fiilen hem de resmen sona ermiştir.


2. Ünitenin Tüm Konuları: Değişim Çağında Avrupa ve Osmanlı ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi