Oğuz Göçleri ve Anadolu

Oğuz Göçleri ve Anadolu (Tarih Konu Anlatımı)

Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 10. sınıf tarih dersinin 1. ünitesi olan Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi ünitesinin 2. konusu olan Oğuz Göçleri ve Anadolu konusuna yer verdik. Oğuz Göçleri ve Anadolu konusunu “Anadolu’ya yapılan Türk göçlerinin sosyokültürel etkilerini analiz eder.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Oğuz Göçleri ve Anadolu

Ders: Tarih 10

Ünite: Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi

Konu: Oğuz Göçleri ve Anadolu

Kazanım: Anadolu’ya yapılan Türk göçlerinin sosyokültürel etkilerini analiz eder.

Oğuz Göçleri ve Anadolu konusunda Bizans’ın Anadolu’da uyguladığı politikanın Türklerin Anadolu’yu yurt edinmesindeki etkileri nelerdir? Türkmen akınlarına karşı Bizans’ın etkisiz kalmasının nedenleri neler olabilir? Bizans’ın Anadolu Politikası nasıldır? Yabgulular Meselesi nedir? Oğuzlar Anadolu’ya ne zaman, neden, nereden ve nasıl göç etmiştir? sorularını yanıtladık. Ayrıca Türklerin Anadolu’ya tarih boyunca yaptığı göçler hakkında bilgi verdik.

Türklerin Anadolu’ya Tarih Boyunca Yaptığı Göçler

Türklerin Anadolu’ya tarih boyunca yaptığı göçler hakkında bilgi verelim. Türklerin tarih boyunca Anadolu’ya yaptığı göçleri üç ana başlık altında inceleyebiliriz. Malazgirt Savaşı öncesi, Malazgirt Savaşı’yla beraber ve Malazgirt’ten sonrası olarak incelenebilir. Çünkü Malazgirt Savaşı Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinde önemli bir kilometre taşıdır. Malazgirt Savaşı öncesi dönemde Türkler Anadolu’ya çok az sayılardan oluşan gruplar halinde gitmişlerdir. Bunların başında Asya’daki Hunların Doğu Avrupa’ya yaptığı göçler gelmektedir. Bu göçler sonucu Balkanlar’da ve Tuna Nehri’nin yakınlarında Türk yerleşimleri meydana gelmiştir.

Göktürkler’in tarihte bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra Avarlar da Orta Avrupa’ya doğru göç etmek zorunda kalmışlardır. Sonraki süreçte ise Malazgirt Savaşı’na kadar Bulgar Türkleri ve Peçenekler Balkanlar üzerinden Anadolu’ya doğru göç yoluyla yaklaşmışlardır. Malazgirt Savaşı öncesinde gerçekleşen daha küçük çaptaki çatışmaların ve galibiyetlerin sonucunda yerleşen bu kitlelerin sayısı çok ama çok azdır. Fakat Malazgirt Savaşı’yla beraber “Anadolu’nun kapıları” tam anlamıyla Türklere açılmıştır. Bu denli büyük bir zaferin ardından Bizans geriye çekilip sınırını küçültmüştür. Bu sayede Türklerin ele geçirebilecekleri ve yerleşebilecekleri pek çok yer açığa çıkmıştır. Asıl büyük göç akınları bu sırada başlamıştır. Bu sıralarda Anadolu artık Türklerin yurdu olmuştur.

Oğuzların Anadolu’ya Göçü

Oğuzlar Anadolu’ya ne zaman, neden, nereden ve nasıl göç etmiştir? yanıtlayalım. Daha doğu bölgelerde bulunan Oğuzlar bulundukları yer sebebiyle kuraklık, kıtlık, kalabalık gibi pek çok sorunla karşılaşmışlar ve yeni bölgeler arama ve oralara yerleşme ihtiyacı hissetmişlerdir. Ticaret yollarının üstünde bulunan, zengin kaynaklara ve verimli topraklara sahip Anadolu, Oğuz beylerinin dikkatini çekmiştir. Çünkü bu kadar zenginliğe sahip bir bölgeye askeri açıdan müdahale etmek bölge çıkan isyanlar ve devletin zayıflaması sonucu Oğuzlar için çok kolay bir hal almıştır. Günümüz İran bölgesinde bulunan Oğuzlar “Selçuklu” adında bir devlet olarak orada bulunmaktaydılar. Çağrı Bey zamanında Anadolu’ya birkaç kere sefer düzenlenmiştir. Bunların genel olarak amacı Anadolu’da var olan güçlü kaleleri önceden zayıflatmak ve daha sonraki saldılar için keşifte bulunmaktır.

Bu keşif saldırılarının sonunda ve güçlü kaleler zayıfladıktan sonra Selçuklular daha büyük bir saldırı planlamışlardır. Malazgirt Savaşı dediğimiz bu savaşta Bizans büyük bir yenilgiyle karşılaşmıştır. Bu savaşın ardından Türkler Anadolu’yu kolayca işgal edebileceklerini fark etmişler ve büyük çapta Türkmen güçlerini başlatmışlardır. Anadolu’ya yerleşen Türkler irili ufaklı pek çok devlet ve beylik kurmuşlardır. Bu göçler Orta Asya’da yaptıkları gibi konar-göçer bir şekilde değil, aksine tam anlamıyla yerleşik bir düzene geçme şeklinde yaşanmıştır.

Yabgulular Meselesi nedir?

Türklerin Anadolu’ya yerleşmelerinde öncü rollerden birine sahip olan Selçuk Bey’in Mikail ve Arslan Yabgu adında iki oğlu vardır. Selçuk Bey zamanında ve sonrasında bu iki oğlundan türeyen soylar anlaşmazlıklar yaşamışlardır. Selçuk Bey’in en büyük oğlu Mikail vefat edince ailenin reisi Arslan Yabgu olmuştur. Mikail’in de Tuğrul ve Çağrı adında iki oğlu vardır ve bunlar Selçuk Bey’in ölümüne kadar Selçuk Bey’in yanında yaşamışlardır. Çünkü Selçuk Bey torunlarını amcalarından saklamak ve uzak büyütmek istemiştir. Arslan Yabgu Horasan’a gidecek ve orada yaşamaya başlayacaktır.

Bu uzun yıllar boyunca süren olaylar sonucunda Tuğrul ve Çağrı Bey aslında taht hakkının babalarından dolayı kendilerinde olması gerektiğini savunup başa geçerler. Fakat bu durumdan Arslan Yabgu’nun soyundan gelenler karşı çıkarlar ve kendileri “Yabgululular” olarak bağımsız bir şekilde yaşamaya başlarlar. Tarih boyunca Tuğrul ve Çağrı Bey’in soyundan devam eden “Selçuklular” ve Arslan Yabgu’nun soyundan gelen “Yabgulular” arasında çekişmeler, gerginlikler ve kırgınlıklar meydana gelmiştir. Bu iki küs gruptan “Yabgulular”dan gelen, Kutalmış’ın oğlu Süleyman Şah Türkiye Selçuklu Devletini kurup başına geçmiştir.

Bizans’ın Anadolu Politikası

Bizans’ın Anadolu Politikası nasıldır? yanıtlayalım. Türkler Anadolu’ya yerleşmeden önce Anadolu’nun hakimiyeti çok çok uzun yıllar boyunca Rumların yani Bizanslıların elindedir. Başta Roma İmparatorluğu olarak tek bir otorite altında yönetilen Roma daha sonraları iki büyük devlet halinde yollarına devam etmişlerdir. Bunlardan Anadolu’yu yönetenin adına “Doğu Roma” veya “Bizans” denmiştir ve Dünya üzerinde en uzun süre var olan imparatorluklardan biri olmuştur. Bu uzun yıllar süren egemenlik boyunca pek çok yanlış politika uygulanmış ve pek çok sorun ortaya çıkmıştır.

Bunlardan başında gelenlerden biri Ermeni, Süryani ve Gürcülerle yaşanan “mezhep” çatışmalarıdır. Bütün tarafların Ortodoks mezhebine mensup olmalarına rağmen bu mezhep içinde de alt dallara ayrılmışlardır. “Gregoryen” olan Ermeni ve Gürcüler, Rum kökenli halkla pek çok problem yaşamıştır. Aynı şekilde Süryaniler ve var olan diğer mezhepler de Bizans’ın politikalarından bunalmışlardır. Çünkü ordusunu askeri anlamda güçlendirmek isteyen Bizans İmparatorluğunun başlıca maddi kaynağı halktan aldığı yüksek vergilerdi. Askeri açıdan önceki yıllara kıyasla daha zayıf olan Bizans’ın tek çaresi bu vergilerdir. Gittikçe yükselen bu vergiler artık halka gına ettirmiş ve halkın bir noktada Bizans’ın tarafını tutmayı bırakmasına sebep olup Türklerin işgalini kolaylaştırmıştır.

Tartışalım: Bizans’ın Anadolu’da Uyguladığı Politikanın Türklerin Anadolu’yu Yurt Edinmesindeki Etkileri Nelerdir?

Bizans İmparatorluğu yönetimi Anadolu’da gerek siyasi gerek sosyal gerek de ekonomik olarak pek çok yanlış politikalar uygulamıştır. Süregelen savaşlarla ekonomik anlamda zayıf duruma düşen Bizans İmparatorluğu bu ekonomik açığını kapamak adına zaten halihazırda var olan yüksek vergilere daha da yüksekleri eklenmiş ve halkın elinde neredeyse hiçbir şey kalmamıştır. Bütün kazançları direkt devlete giden halk bu durumdan bezmiştir. Mahsulünün sadece kendine yetecek kadarı elinde kalan halk ticarete devam edememiştir. Bu sebeple Anadolu’ya fetih amacıyla gelen Türk birliklerinin akınlarına karşı bir direnişte bulunmamışlardır. Hatta Türklerin yönetiminde daha rahat edeceklerini düşünüp Türk birliklerine olaysız teslim olmuş ve bu yolda da Türklere yardımcı olmuşlardır. Karşısında direnen bir güç olmayan Türkler kolayca köy köy Anadolu’nun yönetimini ele geçirmiş ve yavaş yavaş oralara yerleşmişlerdir. Yerleştikleri ve yönetimini ele geçirdikler yerlerde hanlar inşa etmiş ve halktan da az vergi almıştır. Böylece halk işgallere karşı isyan etmeye gerek duymamış ve bu işgallerden de bir noktaya kadar memnun olmuşlardır.

Yorumlayalım: Türkmen Akınlarına Karşı Bizans’ın Etkisiz Kalmasının Nedenleri Neler Olabilir?

Bir zamanlar Anadolu’nun her bir köşesinin yönetimini elinde tutan Bizans, Malazgirt Savaşı’nda sonra askeri ve siyasi açından güçsüzleşmeye başlamıştır. Buna eklenen taht kavgaları da siyasi otoriteye çok büyük ölçülerde zarar vermiş ve yönetimde istikrarsızlığa sebep olmuştur. Ayrıca doğuda mezhep farklılıklarından dolayı Ermenilerle ve Gürcülerle yaşanan sorunlar da Bizans hakimiyetini olumsuz yönde etkilemiştir. Güneyde Sasanilerle yaşanan çatışmalar sonucunda pek çok yer harap edilmiş, insanların can ve mal güvenliği kalmamış, ticaret yolları güvenliğini yitirmiştir. Ağır vergilerden dolayı üretim azalmış, ekonomi durma noktasına gelmiştir; Ermenilerden, Gürcülerden, Süryanilerden ve Rumlardan oluşan halk da bu durumdan bunalmıştır. Oluşan bu otorite boşluğundan ve Bizans’ın bu denli yıpranmasından yararlanan Türk birliklerinin Anadolu’yu ele geçirmeleri kolaylaşmıştır. Karşısında yorgun bir Bizans İmparatorluğu gören Türkler hiç durmadan akınlara başlamış ve tek tek Anadolu’nun büyük kalelerini fethetmeye başlamışlardır. Kısa sürede Anadolu’ya hakim olan Türkler, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde beylikler ve küçük devletler kurmaya başlamışlardır.


1. Ünitenin Tüm Konuları: Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi