Dünya TarihiOsmanlı Tarihi

Konjonktürel İttifak Nedir? Hangi Antlaşmada Uygulanmıştır?

Tarihte Konjonktürel İttifak Örnekleri

Konjonktürel İttifak Nedir? Bir devletin kendi çıkarlarını ve içinde bulunduğu dönemin koşullarını gözeterek kurduğu dostluk ve ittifaktır.

Konjonktürel İttifak Nedir?

Devletler, uzun bir süre boyunca kendilerine kutsal gördükleri temel bir politika belirlemiştir. Belirlenen bu politika ise nesilden nesile devletin ana odak noktası olmuştur. Bir kralın belirlediği dış politika, o devletin nesiller boyunca sürecek olan dış politikasını belirlemiştir. Bir prensin kişisel bir husumet sebebiyle oluşacak bir düşmanlık, iki devletin yüzyıllar boyunca birbirine düşman olmasına sebebiyet vermiştir. Bu durum, devletlerin görece sabit bir dış politikaya sahip olmasına neden olmuştur.

Konjonktür, Türk Dil Kurumunun internet sayfasında “Her türlü durum ve şartın ortaya çıkardığı sonuç” olarak tanımlanmıştır. Bir devletin menfaatlerini ve içinde bulunduğu dönemin şartlarını gözeterek ittifaklıklar, dostluklar kurması ise konjonktürel ittifaklık olarak tanımlanır. Konjonktürel ittifakta devletler dış politikalarını devletin çıkarlarına göre değiştirebilmektedir. Konjonktürel ittifaka göre devletler, sahip oldukları politik tutumu değiştirebilir. Geçmişte kurdukları ittifakları devletin çıkarları için yok sayabilir. Veya geçmişte savaştığı bir devletle aynı safta yer alabilir. Kısaca devletin atacağı her adım, geçmiş politikalardan bağımsız olarak devletin o günkü konjonktürüne bağlı olarak çıkarlar doğrultusunda gerçekleşir.

Konjonktürel İttifakların Yararları

Konjonktürel İttifak, devletlerin dış politikasını o anki çıkarlar doğrultusunda belirlemesi anlamına gelir. Devletlerin değişken ve günün gerçeklerine adapte olabilen bir dış politikaya sahip olmasının birçok faydası vardır. Örneğin konjonktürün (Her türlü durum ve şartın ortaya çıkardığı sonuç) zaman, mekan ve hadiseler sonucu değişmesi dış politikayı değiştirmeyi zorunlu kılmıştır. Eskiden devletin çıkarına olan bir durum, on yıl sonra devletin çıkarına olmayabilir. Bu noktada devletin konjonktürel ittifaklıklar kurması, devletin çıkarları doğrultusunda dış politikasını değiştirebilmesine olanak sağlamıştır. Böylelikle devletler, çıkarlarını daha fazla öncelemişlerdir. Konjonktürel ittifakın bir diğer faydalı olduğu nokta ise devletin çıkarını önemsemeyen, bireysel hamleleri ortadan kaldırmasıdır. Geçmişte sırf şeref, haysiyet gibi siyasetin dışında olan moral değerler gerekçe gösterilerek krallar, prensler, padişahlar devletin gerçek çıkarına ters hamleler gerçekleştirmiştir. Eğer bir devlet konjonktürel ittifaka dayalı bir dış politika benimsemişse sırf vefadan dolayı diğer devlete yardım yapmaz. Bu da devlet kaynaklarının devletin çıkarına uymayacak şekilde kullanılmasını engeller.

Osmanlı Devleti’nde Konjonktürel İttifak

Osmanlı Devleti, Sultan 2. Mustafa döneminde Kutsal İttifak ile uzun süren savaşlar içindeydi. Başta Avusturya, Lehistan ve Venedik’ten oluşan Kutsal İttifak’a daha sonra Rusya, İngiltere ve Hollanda da dahil olmuştur. Özellikle Zenta muharebesinin kaybedilmesi ile Osmanlı Devleti, Kutsal İttifak ile barış müzakerelerine girmek zorunda kalmıştır. Karlofça kentinde gerçekleştirilen müzakerelerde Karlofça Antlaşması imzalanmıştır. Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti için birçok bakımdan kilometre taşı niteliğindedir. Öncelikle Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin ilk defa müzakere etmek zorunda kaldığı antlaşmadır. Daha önce barış koşullarını haklı zaferleri sonucu kendisi belirleyen Osmanlı Devleti, ilk defa masa başı diplomasisi yöntemini kullanmak zorunda kaldı. Ayrıca bu antlaşma, Osmanlı Devleti’nin saldırıdan halinden savunmaya pozisyonuna gidişini simgeliyordu. Ayrıca gerileme döneminin başlangıcını oluşturuyordu.

Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması sonucunda büyük miktarda toprak kaybetti. Bu toprak kayıpları, Osmanlı Devleti’nin uzun yıllardır bulunduğu Avrupa’dan çıkışının başlangıcını oluşturdu. Karlofça Antlaşması’nın sonuçlarından ilki hükümetin işlemesinde bürokratik unsurların askeri unsurlara nazaran daha çok öne çıkmaya başlamasıdır. Dışişlerinden sorumlu divan üyesi olan Reis’ül küttab Mehmet Rami Efendi’ye Karlofça Antlaşması’ndan hemen sonra sadrazamlık görevi verilmesi bunun bir örneğidir. Bu örnekten sonra birçok Reis’ül Küttab Mehmet Rami Efendi’nin izini sürerek sadrazamlığa yükseltilmiştir. Ayrıca bu antlaşma ve sonuçları, Osmanlı Devleti’nin dış politikasını baştan aşağı yenilemesine sebep olmuştur. Dolayısıyla konjonktürel ittifaklar kurulmasını sağlamıştır.

Yeniden bu yarıyıl, Osmanlı Devleti’nin takip ettiği dış siyasetin yine oluşmasında ve konjonktürel ittifaklar kurmasında da tesirli oldu. Doğu Akdeniz ticaretinde (Levant) önde gelen ülke olan Fransa, gelirlerinde ve nüfuzunda büyük gerilemeler yaşadı. Fransa, Osmanlı Devleti nezdinde giderek haysiyetini kaybetmeye başladı ve bu boşluğu Hollandalılar ve İngilizler doldurdu. Avusturya ve değişik çoğu Avrupa ülkesi için Osmanlı Devleti artık riskli olmaktan çıktı. Osmanlı Devleti’nden ziyade batıda Fransa’nın büyük bir tehlike icraa ettiği görüşü ağırlık kazandı. Osmanlı Devleti’nde karşı olan tutum da büyük oranda değişmiştir. Osmanlı Devleti ile olan Haçlı Savaşları yerini ticarette avantajlı durumda bulunmak için imtiyaz ve kapitülasyon sahibi olma yarışına bırakmıştır. Resmen olmasa da fiilen gücünü kaybeden Osmanlı Devleti, Westphalia Barış Antlaşması‘nda eşit bir statüde Avrupa diplomatik kurallarına göre temsil edildi.

Karlofça Antlaşması’nda Konjonktürel İttifak

Karlofça Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu içişlerinde de birçok değişime sebep olmuştur. Öncelikle ülkenin moral kaynağı ve ekonomik kaynakları yok olmuştur. Asırlardır var olan Müslümanların güçlü ulus olduğu düşüncesi yaralanmıştı. Bu sosyo-psikolojik farklılaşma, devletin uzun süredir süren makus işlerini düzeltmenin yolunun geleneksel Osmanlı Devlet yapısını uygulayarak muzaffer olacağı yönündeki kanının yok olmasını sağlamıştı. Bu raddeden sonra Osmanlı, gerçekleştireceği değişimleri kendi iç dinamiklerine ve sosyo kültürel yapısına uygun olarak değildi. Avrupa’dan ilham alınmak suretiyle yapmaya çalışmıştır. Bu ıslahatların gerçekleştirilmesi amacıyla birçok elçi ve yabancı teknisyen İstanbul’a davet edilmiştir. Bilgi birikiminin Türklere aktarılması sağlanmıştır. Bu yenileşme hareketleri Osmanlı siyasi ve toplumsal hayatında birçok değişikliğe yol açmıştır. Osmanlı tebaasının bir kısmı Batı yaşam tarzının çekim alanına girmiştir. Dış politika alanında ise ilişkiler Devletin çıkarları gözetilerek gerçekleştirilmiş, konjonktürel ittifak prensipleri uygulanmıştır.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Karlofça Antlaşması Sonrası Dış Siyaset başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Konuyla İlgili Yazılar

Başa dön tuşu

Metin kopyalamanın açılabilmesi için
lütfen web sitemizdeki herhangi bir reklama
tıklayarak bize destek olunuz.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek olunuz. Anlayışınız için teşekkür ederiz.