1453-1520 Yılları Arasındaki Başlıca Siyasi Gelişmeler

1453-1520 Yılları Arasındaki Başlıca Siyasi Gelişmeler (Tarih Konu Anlatımı)

Dünya Gücü Osmanlı (1453-1595)

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 10. sınıf tarih dersinin 5. ünitesi olan Dünya Gücü Osmanlı (1453-1595) ünitesinin 1. konusu olan 1453-1520 Yılları Arasındaki Başlıca Siyasi Gelişmeler konusuna yer verdik. 1453-1520 Yılları Arasındaki Başlıca Siyasi Gelişmeler konusunu “1453-1520 yılları arasındaki süreçte meydana gelen başlıca siyasi gelişmeleri tarih şeridi ve haritalar üzerinde gösterir.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

1453-1520 Yılları Arasındaki Başlıca Siyasi Gelişmeler

Ders: Tarih 10

Ünite: Dünya Gücü Osmanlı (1453-1595)

Konu: 1453-1520 Yılları Arasındaki Başlıca Siyasi Gelişmeler

Kazanım: 1453-1520 yılları arasındaki süreçte meydana gelen başlıca siyasi gelişmeleri tarih şeridi ve haritalar üzerinde gösterir.

1453-1520 Yılları Arasındaki Başlıca Siyasi Gelişmeler konusunda bu yıllardaki önemli olay ve olguları Osmanlı Devleti açısından inceledik.

Dünya Gücü Osmanlı (1453-1595)
1453-1520 Yılları Arası Siyasi Gelişmeler

1453 İstanbul’un Fethi

İstanbul’un Fethi‘nin nedenleri olarak:

  • İstanbul’un tarihte önemli imparatorluklara ev sahipliği yapmış olması.
  • Ticari açıdan kilit bir noktada bulunması, bu sayede Osmanlı İmparatorluğu kara ve deniz yolu ticaretini kontrol altına alabilecektir.
  • Osmanlı iktisadi bir kazanç elde edebilecekti.
  • Anadolu’yu ve Rumeli’yi birbirine bağlayacak nitelikte olması ve Rumeli’nin hâkimiyetinin bu sayede ele geçirilebilecek olması.
  • Roma’nın devamı niteliğinde olan Bizans Avrupa’daki Hristiyanları ve diğer yandaşlarını Osmanlı’ya karşı dolduruyor, aynı zamanda şehzadeler üzerinden Osmanlı’nın veraset işlerine karışıyordu.
  • Anadolu Türk birliğinin ayakta kalmasını engellemek üzere de Anadolu’daki Türk beyliklerini Osmanlı’ya karşı kışkırtmasını gösterebiliriz.

Bütün bu olay ve amaçlar doğrultusunda Fatih Sultan Mehmet hem Bizans’tan kurtulmak ve idareyi ele geçirmek için hem de Avrupa’ya kimin daha güçlü olduğunu göstermek için 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul’u fethetmiştir.

1454 Sırbistan’ın Alınması

Osmanlı ordusu, Belgrad’dan çekildikten sonra tekrar Sırbistan’a doğru yola çıkmıştır. Brankovitch’in ölümünden sonra çocukları Greguvar, Etyen ve Lazar; kızı olarak ise Mara(II. Murad’dan dul kalmıştır) varis olarak yerlerini almıştı. Fakat en küçük kardeş Lazar diğerlerini öldürme tehdidi ile onları ülkeden kaçırmıştır. Bunun üzerine tahta geçmiştir. Kız kardeşleri Mara ise Osmanlı’ya sığınmış ve Fatih Sultan Mehmed tarafından kendisine Serez taraflarında bir yerleşke verilmiştir. Lazar tahta geçtikten bir sene sonra ölünce taht eşine ve kızına kalmıştır. Eşi Elen kraliyetin kendinden alınma olasılığına karşılık birçok hamlede bulunmuştu. Bunlardan bir tanesi de kızını Bosna prensiyle nikahlamaktır. Elen’in yaptıklarını öğrenen Fatih Sultan Mehmed ise Mora seferine giderken Mahmud Paşa’nın emrine yaklaşık bin tane yeniçeri gönderir ve Sırbistan alınır. Sırbistan artık Semendire Sancakbeyliği görevini üstlenir ve ileriki yıllarda Belgrad’ın alınması gibi olaylarda önemli bir üs görevi görür.

1459 Amasra’nın Alınması

İstanbul’un Fethi’nden sonra Cenevizliler, Galata’nın kendilerinde kalmasının daha doğru olduğunu ve Bizans zamanında da böyle olduğu için bunun kendi hakları olduğunu savunmuşlardır. Fatih Sultan Mehmed ise Galata’nın Osmanlı’ya ait olduğunu ve Galata’nın halkın iradesiyle birlikte kendine ait olduğunu, bu durumun güçle hiçbir alakası olmadığını belirtmiştir. Bu tartışmanın ardından Cenevizliler Osmanlılara karşı tutum sergilemeye başlamışlardır. Bu tutumdan rahatsız olan ve Osmanlı’nın karşısındaki ittifakta yer aldıklarını düşünen Fatih Sultan Mehmed ise onlara karşı savaş açmıştır. Bu savaşın sonucunda Amasra Bolu Sancağına bağlanmış ve kalenin korunması üzerine Eflani muhafızları kaleye yönlendirilmiştir. Ayrıca halk ve yöneticiler esir edilmeyip donanmanın küçük bir takımı ile birlikte yaklaşık birkaç yüz kişi İstanbul’a getirilmiştir.

1460 Mora’nın Alınması

İstanbul’un fethinden sonra Mora’ya kaçan Bizans üyeleri Mora’ya kaçmıştır. Aldığı büyük zaferden ve şanından vazgeçmek istemeyen Fatih Sultan Mehmed de bu üyeleri ortadan kaldırması gerektiğinin farkındaydı. Bunun için dolaylı yoldan Mora’yı da ele geçirmesi gerekiyordu. Bizans’ın yeniden yükselmesini engellemek üzere 1460 yılında Mora’yı ele geçirmiştir. Bunun sonucunda amacına ulaşmış ve kurduğu İslam birliğini ve İstanbul’u korumuş oldu.

1461 Sinop ve Trabzon’un Alınması

4. Haçlı Seferi sonucunda kurulan Trabzon’daki Rum İmparatorluğu, Bizans ile aynı soydan geldiği için ve daha ileride bu yüzden İstanbul üzerinde hak edebilecekleri düşüncesiyle Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u ele geçirmesi gerektiğinin farkındaydı. Ayrıca yalın zamanda Osmanlı’ya karşı edindikleri düşmanca tavırlar da bulunmaktaydı. Fatih, karadan ve denizden kuşatma yaparak saldırdı ve savunmasız kalan kral şehri teslim etmek zorunda kaldı. Trabzon’un Osmanlı topraklarına katılmasıyla birlikte Karadeniz’in güneyi tamamen fethedilmiş oldu. Osmanlı’nın Karadeniz’de önemli bir konumda bulunan limana sahip olmasının yanında ticari yollar üzerinde de etkisi arttı. Sinop’un alınmasıyla ile birlikte ise Kuzey ülkelerle yapılan ticarette ciddi oranda bir artış yaşanmıştır. Sinop ve Alanya arasında açılan yeni yol üzerinden Gürcistan ve İran’a ulaşım kolaylaştı. Daha sonrasında Alanya ve Sinop’ta bulunan limanlara kervansaraylar yapılarak ticaretin daha da gelişmesi sağlanmıştır.

1462 Eflak’ın Alınması

Halen Beylik halinde bulunan Eflakların vergilerini ödememiş ve Osmanlı’dan gönderilen elçileri öldürmüştür. Bunun üzerine Fatih, bu yerlere yönelerek önce Eflâk’ı ardından da Boğdan’ı Osmanlı hâkimiyetine almıştır. Aynı zamanda Macarların da desteğiyle Osmanlı Devleti’ne karşı hareket etmeye başlamaları da bu seferin sebebi olmuştur.

1463 Bosna ve Hersek’in Alınması

Osmanlılara karşı Macarlar ve Eflak Beyi ile ittifak kuran Bosnalılar, Macar kralının etkisiyle ve onun güveniyle vergisini ödememiştir. Bunu fark eden Osmanlı Devleti Bosna’yı ele geçirerek orada sancak teşkilatı kurmuştur. Hemen ardından korkan Hersek Dukalığı da Osmanlı Devleti’ne hiçbir savaş gerektirmeden emrine girmek istediğini bildirmiştir.

1463-1479 Venedik ile Mücadele

Osmanlı’nın Balkanlar’da elde ettiği topraklar sonucunda Venedik Cumhuriyeti ile komşu olmuşlardır. Daha sonrasında Osmanlı’nın Ege’deki adaları da ele geçirmesiyle Venedik ile anlaşmazlıklar başladı ve sonucunda savaş başladı. Bu savaşlar 16 yıl boyunca devam etti. Eğriboz da aralarında olmak üzere Osmanlı birçok adayı ele geçirdi ve savaşın sonucunda barış antlaşması yapıldı. Bu antlaşma ile birlikte Venedikliler Osmanlı sularında ticaret yapabilecek, İstanbul’da elçiye sahip olabilecek ve Osmanlılara savaş tazminatı vereceklerdi.

1473 Otlukbeli Muharebesi

Trabzon, Sinop ve Amasra’da alınan başarılardan sonra Osmanlının İran ve Akdeniz limanları arasında bulunan ticaret yolları üzerine yeni gümrükler koyması Akkoyunlu Devleti hükümdarı Uzun Hasan, Osmanlı üzerinden batıya doğru ilerleme kararı almıştır. Aynı zamanda Venedikliler ile olan durumu kullanıp onlarla iş birliği kurmaya da çalışmıştır. Fakat Osmanlı Hilal taktiği ve isabetli atışlarıyla kolay bir zafere ulaşmıştır. Savaşının sonucunda Akkoyunlu Devletinin yıkılma süreci başlamış ve Osmanlı toprakları daha da genişlemiştir.

1474 Karamanoğlu Beyliği’ne Son Verilmesi

Kardeşinin ölümünden sonra tahtta yalnız kalan Kasım Bey ne yapacağını bilemez durumdayken müttefiki Venedik, Napoli ve Papa Midilli Adası ve İzmir, Antalya’yı ele geçirmiştir. Silifke’ye kadar geldikten sonra burayı da alarak toprakları Kasım Bey’e teslim etmişlerdir. Fakat kardeşi Pir Ahmed Bey’in yönetiminde olan fakat artık başıboş olan yerleri ele geçiren Gedik Ahmed Paşa, daha sonrasında İçel’i de ele geçirmiştir. Aynı anda Konya valisi şehzade Mustafa, Karamanoğullarında olan Develi Karahisar’ı barış yoluyla alarak Karamanoğulları’nın geri kalan topraklarını da almıştır.

1475 Kırım’ın Fethi

Karadeniz’e de hakim olmak isteyen Fatih’in Kırım yarımadasında yeni kurulmuş bir Türk-kırım hanlığı ve kıyı kesimlerinde de Ceneviz kolonileri vardı. Kırım Han’ın gönderdiği yardım çağrısıyla birlikte Fatih güçlü bir donanma göndererek Kırım’ı fethetmiştir ve 1477’de Kırım Osmanlı devletine bağlanmıştır. Kırım’ın fethiyle birlikte Karadeniz bir Türk gölü haline gelmiştir. Bu sayede Ceneviz üstünlüğü sona erdi ve İpek yolunun bütün kontrolü Osmanlı Devleti’ne geçmiştir.

1476 Boğdan’ın Alınması

Osmanlı ordusu Eflak’ta aldığı başarıdan sonra Dobruca ve Tuna kalelerini almışlardı. İlk kez Boğdan topraklarına geçerek birkaç limanı kuşattılarsa da şehri fetih edemediler. 1455’te Fatih ikinci Sırbistan seferinden dönerken Boğdan prensliği Eflak gibi Osmanlılara teslim olmayı kabul etti. Boğdan prensliğinin Osmanlı’ya senelik iki bin zloti (altın) verecek olması Macar ve Leh kralları bu duruma karşı şaşırmış ve yıkılmışlardı. Boğdan Osmanlı tarafına geçerek diğer devletlerin Karadeniz’e geçişini engellemiş oluyordu. Bu sayede Kırım ve Lehistan ile komşuluk elde edilmiş oldu.

1479 Arnavutluk’un Alınması

Arnavut Beyi İskender’in Osmanlılara karşı isyan etmesiyle birlikte Arnavutluk Venedikliler ve Macarlarla anlaşarak uzunca bir süre Osmanlı’yı zorlu durumlara sokmuştur. Zaten Venediklilerle savaşmakta olan Osmanlı’nın başına bir dert daha açılmış oldu. Aynı zamanda İskender Bey savaşmayıp dağa kaçmayı tercih ettiği için işler daha da zorlaşmıştır. İskender Bey ölünce ise Arnavutluk Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir.

1480 İtalya Seferi

Fatih, Arnavutluk’u fethetmek için ordu gönderirken çok sık akıncı yolladığı için Adriyatik Denizi’nin karşısında yer alan İtalya bu durumdan endişe duymaya başladı. Karşı kıyıda yangın çıktıkça Venedik San Marko Kilisesi’nin çanları çalıyordu. Akıncılar 1477 yılında Friuli’ye gelerek orayı yağmalamaya başlayınca İtalya’daki endişe iyice artmaya başladı. Ertesi sene daha büyük bir kalabalık gelip yağmalamaya başlayınca Venedikliler, Osmanlı-Venedik Antlaşması imzalamak durumunda kaldı. Günümüzde İtalyanların kafatasları ve kemikleri Otranto Katedrali’nde sergilenmektedir.

1481-1495 Cem Sultan Olayı

Fatih Sultan Mehmet’in ölümünden sonra taht ya II. Beyazıt’a ya da Cem Sultan’a kalacaktı. Ülke bu karar için ikiye bulunmuş durumdaydı. Vezir-i azam ve diğer yönetime yakın kişiler Cem Sultan’ı istese de Yeniçeri ocağı Beyazıt’ı istiyordu.

1492 İspanya’daki Yahudilerin Osmanlı Ülkesine Getirilmesi

Kraliçe İsabella döneminde kraliyetin ve toplumun dinleri sebebiyle Yahudilere olan önyargısı sebebiyle yapılan engizisyondan dolayı Yahudiler Osmanlı Devleti’ne sığınmıştır. Bunun sonucu olarak Osmanlı iktisadi ve diplomatik alanda da Yahudilerin yardımıyla gelişmeye başlamıştır. Aynı zamanda Yahudilere sağladığı refah yaşam ve kültürel hayat ile de herkese ne kadar açık görüşlü ve din, ırk fark etmeksizin herkese açık olduklarını göstermişlerdir.

1511 Şahkulu İsyanı

Şahkulu önderliğinde Alevi Türkmenlerin ezildiği ifadesiyle çıkan ve Alevi Türklerin Safevi yönetimi altına girmesi gerektiği savunulan ayaklanmadır. İsyan İzmir’den başlayıp Yozgat, Tokat, Amasya’ya ulaşmıştır. Vergilerdeki eşitsizlik, devlet yönetiminde azınlıkların dışlanması, Safevilerin topraklarını genişletmek üzere Şii propagandaları yapmaları halkın alevlenmesine sebebiyet vermiştir. Büyük bir alana yayılan isyan Şahkulu’nun öldürülmesiyle sonuçlanmıştır. Fakat yine de halk olanları unutmamış ve mezhep çatışmaları devam etmiştir. Ayaklanmaların önüne geçmek amacıyla 15 bin Alevi Mora’ya sürgün edilmiş olup aynı zamanda Anadolu da bölünme ve birliğin bozulma tehlikesiyle karşı karşıya gelmiştir.

1514 Çaldıran Muharebesi

Osmanlı’nın doğu sınırında yer alan Safevi Devleti Şiilik propagandalarını yürüterek Osmanlı’yı ele geçirme çabalarına devam ediyordu. Bu propagandaların sona ermesi amacıyla Yavuz Sultan Selim’in ordusu ve Safeviler Çaldıran Ovası’nda muharebeye başladı. Yenildiklerinin farkına varan Şah İsmail, ülkenin iç kesimlerine kaçtı. Bu savaş sonucunda Musul, Kerkük, Erbil ve Tebriz Osmanlı topraklarına eklendi.

1515 Turnadağ Muharebesi

Çaldıran Savaşı’ndan yeni çıkan Yavuz Sultan Selim, bir orduyu da Dulkadiroğulları Beyliğine yollamıştır. Bu savaşla birlikte Dulkadiroğulları yenilerek Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Bu savaş sonrasında Memluklu ve Osmanlı ilişkisi iyice gerilmiştir.

1516 Mercidabık Muharebesi

Araları önceki olaylardan dolayı gergin olan Yavuz Sultan Selim ile Memluklu Sultanı Kansu Gavri Halep, Kilis’in karşısında bulunan Mercidabık Ovası’nda karşı karşıya geldiler. Memluklu Hükümdarı savaş esnasında ölmüş ve Halep, Şam da ele geçirilmiş olup Suriye de Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır.

1517 Ridaniye Muharebesi

Mısırla yapılan savaş sonucunda Memluklu Devletine tamamen son verilmiş oldu. Suriye, Lübnan, Mısır ve Filistin Osmanlının hâkimiyetine girdi. İpek Yolu’nun ardından Baharat Yolu’nun da kontrolü sağlanmış oldu. Osmanlı Devleti böylelikle Halifeliği de üzerine geçirmiş oldu. Kıbrıs Adası için vergi artık Osmanlı’ya ödenmeye başlandı.


5. Ünitenin Tüm Konuları: Dünya Gücü Osmanlı (1453-1595) ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi