Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı (2021-2022)

2020-2021 11. Sınıf Seçmeli Tarih Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sınavı

11. Sınıf Seçmeli Tarih 1. Dönem 1. Yazılı

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre öğrencilerin başarısı; öğretim programı öğrenme kazanımları esas alınarak dersin özelliğine göre yazılı sınavlar, uygulamalı sınavlar, performans çalışmaları ve projeler üzerine alınan puanlara göre belirlenir. Tarih dersinde öğrenci başarısını tespit edebilmek için kullanılan araçlardan biri de yazılı sınavlardır. Bu yazımızda Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı örneğini paylaşıma açıyoruz.

Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı

Tarih dersi yazılı sınavları ile ilgili Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı örneği aşağıda yer almaktadır. Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı örneği yönetmelik gereği açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Ancak Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 2. Yazılı sınavı içine kısa yanıtlı, doğru-yanlış, eşleştirmeli veya çoktan seçmeli test gibi sorular da eklenebilir.

Aşağıdaki Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı örneği 2021-2022 eğitim öğretimi yılı için yeni müfredata göre hazırlanmıştır. Bu yazılı sınavda sınav kapsamındaki ilgili kazanımlardan 10 soru bulunmaktadır. Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı sınavı  içerisinde analiz ve değerlendirme düzeyindeki kazanımlara yönelik birden fazla soru yer almaktadır.  Bu tarih yazılı sınavı içerisinde yer alan sorular puanlanmamıştır. Puanlama işi tarih öğretmenine bırakılmıştır.

Tarih dersi öğretim programında yer alan becerilere ve kazanımlara göre hazırlanan Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı sınavını bilgisayarınıza kopyalayarak üzerinde düzenleme veya değişiklik yapabilirsiniz.

Yanıt Anahtarı: Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi 1. Dönem 1. Yazılı cevap anahtarları sorulardan hemen sonra aşağıda ayrı bir başlıkta yer almaktadır.

2021-2022 Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sınavı

2021-2022 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

……………………………… LİSESİ

TÜRK KÜLTÜR VE MEDENİYET TARİHİ DERSİ

1. DÖNEM 1. YAZILI SINAVI

SORULAR

1. “Kızıl Elma” ve “Türk Cihan Hâkimiyeti” anlayışlarını açıklayınız.

2. İlk Türk devletlerinde ordu teşkilatının yapısını açıklayarak ordu-millet ilişkisini sağlayan teşkilatlanmayı yazınız.

3. İlk Türk İslam devletlerinde devlet yöneticilerinde aranan özellikler nelerdir? Kutadgu Bilig’e göre yazınız.

4. Osmanlı Devleti’nin yönetim anlayışında uygulanan Veraset Sistemi‘nin temel ilkelerini yazınız.

5. Osmanlı Devleti’nde Kapıkulu Ordusu’nun temel özelliklerini yazınız.

6. Türkiye Cumhuriyeti’nde saltanatın kaldırılma gerekçelerini yazınız.

7. İlk Türk devletlerinde kadının Türk toplum yapısı içinde üstlendiği roller nelerdir?

8. Karahanlıların sosyal devlet olduğunun göstergeleri nelerdir?

9. Osmanlı Devleti’nde vakıfların toplum hayatındaki önemi nedir?

10. Balkan Savaşları’ndan sonra Anadolu’ya yapılan göçlerin toplumsal yapıya etkisi neler olmuştur?


2021-2022 Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sınavı Yanıt Anahtarı

TÜRK KÜLTÜR VE MEDENİYET TARİHİ DERSİ

1. DÖNEM 1. YAZILI SINAVI

YANITLAR

1. Kızıl Elma kavramı, Türk Mitolojisine göre Türklerin üzerine düşüldükçe elden kaçan, fakat elden kaçtığı oranda çekiciliği artan hayalleri gösteren bir kavramdır. Kızıl Elma, Türklerin milliyetçiliği ve yayılmacılığı özelliğini temsil eden sembollerin arasından en önemlisidir. Geçmişten günümüze var olan Türk milletleri ve devletleri için bir amaç anlamına gelir. Varılması gereken bir yeri, tamamlanması gereken bir seferi, fethedilmesi gereken bir şehri, kurulması gereken bir devleti ya da Türklerin birliğini ifade eder. Türk Cihan Hakimiyeti kavramı ise, bir Türk devletinin, güneşin doğduğu yerden, güneşin battığı yere, yani tüm dünyaya hükmetmesidir. Türkler, bu dünyanın hepsine hükmeden devletin, tüm dünyaya huzur ve barış getireceğine inanmaktaydılar.

2. İlk Türk devletlerinde, ordu millet anlayışı güdüldüğü için, düzenli bir ordu bulunmamaktaydı. Eli silah tutan, kadınlar ve erkekler, çocuklar ve yaşlılar asker sayılmıştır. Geçmişten günümüze Türklerin tarihine bakarsak, düzenli ordu Mete Han tarafından milattan önce 209 yılında kurulmuştur. Mete Han, kurduğu ordu ile günümüzde birçok devlet tarafından kullanılan onluk sistemin öncüsü olmuştur. Onluk ordu sisteminde, on bin askerin oluşturduğu grup, tümen olarak adlandırılmaktaydı. Tümenler binlere ayrılmaktaydı. Ayrılan binlikler, yüzlüklere ve onluklara kadar bölünmekteydi. Tümenin başında Mete Han’ın kendisi bulunmaktaydı. Binlik, yüzlük ve onlukların başında ise binbaşı, yüzbaşı ve onbaşı rütbesindeki askerler bulunmaktaydı. Bu sistem Türk toplumlarının etkisi altında kalmış diğer devletlerde de mevcuttur.

3. İlk Türk İslam devletlerinde, devleti yöneten kişilerde aranan özellikler, Yusuf Has Hacib tarafından yazılan “Kutadgu Bilig”de sıralanmıştır. Türklerin başında bulunan kişiyi bey olarak tanımlayan Kutadgu Bilig, bu “Bey”de olması gereken bazı özelliklerden de bahseder. Bunların en başında, devletin başında bulunan beyin affedici olması gerektiğidir. Yapılan kötü bir eylemde cezanın tamı tamına vermeli ve aşırıya kaçmaktan kaçınmalıdır. Bey, affettiği ölçüde büyür ve yücelir. İkinci olarak ise beyin cömert olması gerektiğidir. Bey cömert olursa halkı beye karşı saygı duymaya başlar. Cömert birey kötü duygulardan arındığından dolayı devlet için verdiği kararlarda kin gütmez. Diğer özellikler ise şu şekilde sıralanır: beyin sabırlı olması, vefakâr olması, faziletli olması, mütevazi olması, kötü alışkanlıklardan uzak durması, doğru sözlü olması, dikkatli olması, tedbirli olması, adil olması, öfkesine yenik düşmemeli ve zalim olmamalıdır.

4. Veraset Sistemi, hüküm süren kişilerin hepsi aynı aileden gelir. Yönetme yetkisi ise yöneten kişi vefat ettiğinde veya tahtı devrettiğinde yöneten kişinin kardeşine veya yaşça en büyük oğluna geçer. Osmanlı devletinde de Veraset Sistemi, Osman Gazi’den başlayıp Sultan Vahdettin’e kadar sürmüştür. Eski Türk devletlerinde de görülen Veraset Sistemi’nin Osmanlı Devleti’nde görülen Veraset Sistemi’nden farkı, eski Türk Devletlerinde topraklar hüküm süren kişinin çocukları arasında paylaşılırdı. Fakat Osmanlı Devleti’nde bu durum tüm toprakların yaşça en büyük kardeşe verilmesi şeklinde değiştirilmiştir. Ve 1. Murat Dönemi’nde bu sistem sadece babadan oğula geçmesi şeklinde değiştirilmiştir. Bu da hüküm süren kişinin kardeşinin devletin başına geçemeyeceği anlamına gelmektedir.

5. Kapıkulu Ordusu, Osmanlı Devleti’nde direkt olarak padişahın kendisine bağlı olan piyade, süvari ve teknik sınıflardaki asker ocaklarına ve tüm bu sisteme verilen genel addır. Osmanlı Devleti’ndeki düzenli orduyu doluştururlar. Kapıkulu Ordusunda görev alacak bir askerin, ailesi ve dini ile tüm bağlarını ortadan kaldırması ve tıpkı yenidoğan bir bebek gibi padişahtan başka kimseye maddi ve manevi bağ kurmaması beklenirdi. Osmanlı ordusundaki 3 ana gruptan biri olan Kapıkulu Ordusu, piyadeler ve süvariler olarak ikiye ayrılmaktaydı. Kapıkulu Piyadeleri grubunda Acemi Ocakları, Yeniçeri Ocakları, Cebeci Ocakları, Topçu Ocakları, Top Arabacılar Ocakları, Humbaracı Ocakları, Lağımcılar ve Sakalar olmak üzere 8 alt gruba ayrılmaktaydı. Kapıkulu süvarileri ise, Silahtarlar, Sipahiler, Sağ ve Sol Ulufeciler, Sağ ve Sol Garipler olmak üzere 6 gruba ayrılmaktaydı.

6. O dönemde süregelen saltanatın sahip olduğu özellikler milli iradeye ters düşmekteydi. Saltanat ulusal hakimiyete zıttır. Bunun yanında Padişah ve İstanbul Hükümeti, milli direnişe karşıdır. Bu durumda saltanatın kaldırılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca o dönemde, 23 Nisan 1920 yılında TBMM’nin kurulmuş olması sebebiyle ülkede iki farklı yönetim bulunmaktaydı ve bu iki farklı yönetimin fikirleri birbirleriyle çelişmekteydi. TBMM ile getirilen yeni yönetim demokratik ve bağımsız bir yönetimdir. Bunun yanında TBMM yönetimini, İtilaf Devletlerine karşı kesin bir zafer kazanmış olması da ülkedeki diğer bir yönetim olan saltanatın gözden düşmesine sebep olmuştu. Ayrıca Mustafa Kemal’in görüşüne göre, hakimiyet hiç kimsenin elinin altına verilemezdi.

7. Kadınlar, evdeki erkekler savaşa gittiği zaman evin bütün işleriyle ilgilenirlerdir. Ayrıca tarih boyunca Türk kadını, ata binen, ok atan, ava giden, gerektiğinde ise cephede savaşan güçlü bir karakter rolünü üstlenmiştir. Türk tarihinde destanlarda dile gelen pek çok savaşçı kadın karakter vardır. Bunlardan birisi Selcen Hatun ve Banu Çiçek’tir. Ayrıca Türk kadını üstlendiği birçok yükün yanında, çocuklarını da büyütmüş, annelik rolünü hiç aksatmamıştır. Ayrıca Türk kadını sosyal hayata da aktif olarak katılmıştır. Türk kadını “eşine bağlı ve iffetli” olarak tanımlanmıştır. Türk toplumunda, o dönemlerde Avrupa’da kadın figürüne “şeytan” diye hitap edilir, Cahiliye Dönemi‘nde kız çocuklarını Araplar diri diri gömerken pek çok toplumun aksine kadına son derece saygı ve hürmet gösterilmiştir.

8. Sosyal devlet anlayışında vatandaşların refahı bir devlette göz önünde bulundurulması gereken en önemli sorumluluktur. Devletin sınırları içerisinde yer alan vatandaşların hem sosyal hem de iktisadi refahlarının korunması ayrıca vatandaşların teşviki en önemli unsurlardır. Ayrıca sosyal devletler diğer devletlerle maddi, manevi kültürel pek çok açıdan iletişim kuran devletlere denir. Karahanlılar, pek çok farklı devler ile anlaşma kurmuş hatta pek çok farklı kültürlerden sultanlara gelin vermiş bir devlettir. Fethettikleri yerlerde de kültürlerinin yayılmasında önemli rol oynamışlardır ve Türk kültürü ile Karahanlı kültürünü yaymışlardır. Ayrıca Karahanlılar pek çok okul, medrese, cami, hastane, sosyal kuruluş ve vakıf kurarak halkın refah seviyesini en üst düzeye taşımayı hedeflemişlerdir. Halka destek olmak adına pek çok kuruluş da açarak sosyal bir devlet olduklarını kanıtlamışlardır.

9. Osmanlı Devleti’nin topraklarında ikamet eden halkın ihtiyaçlarının karşılanması için vakıflar görevlendirilmiştir. Bu vakıfların zamanın zenginleri ya da devlet yöneticileri kurmaktaydı. Osmanlı Devleti’nde vakıflar toplumsal olarak oldukça önemliydi çünkü sosyal, ekonomik, sanat, ulaşım, sağlık, mimari, bayındırlık gibi çeşitli konularda çok önemli roller üstlenmekteydi. Osmanlı Devleti de vakıfları her daim desteklemiştir ve vakıfların gelişimi ve koruması üzerine ivediliklikle çalışmıştır. Ayrıca vakıflar Osmanlı Devleti’nin kuruluşu esnasında fethedilmiş topraklara Türk halkının yerleştirilmesinde de önemli rol oynamıştır. Bu sayede yeni fethedilmiş topraklar kolaylıla Türkleşebilmiştir. Kasabalar, şehirler ve köyler kurulan vakıflar sayesinde kolaylıkla büyüyüp gelişmiştir. Ticari faaliyetler vakıflar sayesinde kolaylaşmış ve eğitim, sağlık kurumlarının finansmanı sağlanmıştır.

10. Balkan Savaşları’nın ardından, 1. Dünya Savaşı bittikten sonra, Anadolu topraklarına yerleşen Müslüman Türk toplumu, Türkiye topraklarının nüfus yapısının daha eşit bir şekilde dağılmasını sağladılar. Bu sayede, ulus ve devlet anlayışının oluşturulma sürecini ciddi miktarda katkı sağladılar. Ayrıca, bu göç durumu ile birlikte, Anadolu halk nüfusunda sosyal, ekonomik ve kültürel yapı da çok büyük ölçüde değişikliğe uğradı. Kısacası, Türkiye topraklarında yer alan göçmenler Türkiye devletinin büyük oranda alt yapısını oluşturmuş oldu. Çok uluslu imparatorluk yapısı göçmenler sayesinde oluşmuş oldu. Kültürel açıdan çeşitlilik kazanması ekonomiyi de olumlu yönde etkiledi. Çünkü, göçmen kesim de Osmanlı topraklarında ekonomik faaliyetlerini devam ettirmişlerdir. Bu durum da, ekonomik faaliyetlerin çeşitliliğini arttırmış ayrıca ticaret yollarının gelişimine de katkı sunmuştur.


Tüm Yazılı Sınavlar: Tarih dersi yazılı sınavları ile ilgili örnek sınavların tamamını incelemek için Tarih Dersi Yazılı Sınavları – Yeni Müfredata Göre (2021-2022) başlıklı yazımızı ziyaret edebilirsiniz.

Yorumları Göster (15)

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi