Cahiliye Nedir? Cahiliye Dönemi Hakkında Bilgi

Cahiliye Döneminde Arap Toplumu Nasıldı? Cahiliye Döneminde Kadın

Cahiliye Nedir?
0 2.943

Bu yazımızda cahiliye kavramını açıklayarak İslam tarihinde Cahiliye Dönemi olarak bilinen dönemde Arap toplumu hakkında bilgi verdik. Cahiliye Dönemi hakkında bilgi içeren yazımızı aşağıda inceleyebilirsiniz.

Cahiliye Nedir?

Arapçada Cehl kökünden türeyen Cahiliyet, kelime anlamı olarak bilgisizlik demektir. Ancak Cahiliye Dönemi denildiği zaman okuma-yazma bilmemekten bahsedilmemektedir. Buradaki cahiliyet insanların davranışları ve toplumsal yapısına karşı kullanılmış bir terimdir.

Cahiliye Dönemi Nedir?

Cahiliye Dönemi Hz. Muhammed’e ilk vahiy gelmeden önceki İslam ile tanışmamış Arap toplumunun yaşadığı döneme denir. Kabilecilik anlayışıyla yaşayan, insan hakları geri plana atılmış ve kadınlara hiç değer vermeyen bir toplumun dönemidir. Bir nevi Arap toplumunun karanlık çağı denebilir.

Cahiliye Dönemi Hangi Tarihler Arasındadır?

Cahiliye Dönemi Hz. İsa’dan Hz. Muhammed’e kadar sürmüştür. Hz. Muhammed’in peygamber olmasıyla birlikte bu dönem yavaş yavaş yok olmaya başlamıştır. İnsanlar İslamiyet ile bir aydınlanma sürecine girmiştir. İslam’ın getirdiği aydınlanmadan önce ise Arap toplumu geleneklerine körü körüne bağlanmış ve bağnaz bir şekilde yaşamaktadır.

Cahiliye Döneminde İnsanlar Nasıl Yaşardı?

Cahiliye Dönemi’nde Araplar bir çok insan hakkını yok saymıştır. En başlı örneği ise köleliktir. İnsanlar kölelerini istedikleri gibi alıp satar, işkence ederlerdi. Sonuçta onların malıydı. Sanki bir eşyaya sahip olmak gibi insanlar kölelere sahipti.

Bunun yanında okuma-yazma da çok biliniyor denemezdi. Evet Cahiliye Dönemi’ne adını veren etkenlerden biri okuma-yazma değil ama bu okuma-yazmanın çok yaygın olduğunu göstermez. Okuma-yazma bilen kesim çok azdı.

Böyle bir toplumda kadınlar da haliyle hiç değer görmüyordu. Kadınların kölelerden çok bir farkı yoktu. Yine ne istenilse yapılır ve kadın sesini çıkaramazdı.

Bu dönemde cinsiyet ayrımı yetmemiş gibi insanlar kabile halinde yaşadığı için kabileler arası da bir ayrım söz konusu idi. Güçlü kabile her zaman daha avantajlı olurdu çünkü bu dönemde ve bu coğrafyada para bakımından güçlü olan her zaman kazanırdı.

Hak ve hukuk için ise çok ileride olduklarını söylemek zor. Genelde “Kısasa Kısas” mantığı vardı. Bu alanda kendilerini geliştirmeleri ise İslam ve Hz. Muhammed ile birlikte olmuştur. İnsan hakları ve hukuk bakımından gelişim göstermişlerdir

Cahiliye Döneminde Kadın

Cahiliye Döneminde kadını tek başına incelemek gerekirse bir eşyaya benzetmemiz çok doğru olur. Eşyaların belli sahipleri olur. Sahipler eşyasına istediği gibi davranabilir. İstediği kişiye tamamen ya da ödünç verebilir. Kadınlar da aynen böyle idi. Bir kadının kocası ne derse desin o kadın bunu yapmak zorundaydı. Kime verirse versin gitmek zorundaydı. Bir söz hakkına sahip değillerdi.

Söz hakkına sahip olmama herhangi bir konuda geçerli idi. Erkek başka kadınla evlenmek istediği zaman ses çıkaramazlardı. Erkek eşini boşamak istediği zaman ses çıkaramazlardı. Eğer kadın boşanmak istiyorsa erkeğe bir miktar para teklif edilirdi. Onun dışında eğer koca, karısını boşamazsa kadın, kocasına bağımlı yaşamaya devam etmek zorunda kalırdı. Kadınlar bu dönemde çok aşağılanmış bir durumdaydı.

Cahiliye Dönemi Adetleri

İnsanlar bu dönemde tanrı inancına sahip olmakla birlikte putlara ibadet ederler ve putların tanrı karşısında onlar için yardımcı olacağına inanırlardı. Başka bir deyişle insanlar putların onları tanrıya yaklaştırdığına inanırdı. Araplar sadece İslamiyet ile putlardan kurtulup ibadet etmeleri gereken şeyin tanrı olduğunu anlıyorlar.

Arap toplumunda şarap çok yaygın bir içkiydi. Adeta bir kültürdü. İnsanların şarap hakkında bol bol sohbet etmesi görülürdü. Aynı zamanda şarap edebiyatlarının da büyük bir kısmına sahip olmakla beraber şairler de sık sık şarap muhabbeti açarlardı. İslamiyet’ten önce de zevkine düşkün bir millet olduğu için şarabın bu denli önemli olması şaşırtıcı değildir.

İçkinin yanında kumara da düşkün olan Araplar, kumar oynamadan edemezlerdi. Hatta o zamanlarda kumar meclisine katılmamak toplumda ayıp karşılanırdı. İnsanlar geçimini en kolay yollardan biri olan kumar ile kazanırdı.

Kumar gibi yaygın olan bir diğer etkinlik ise falcılıktır. İnsanlar “Fal Bakmak” terimine inanırdı. Fal bakmanın bir yöntemi ise neredeyse bütün Arap toplumunda yaygın olan fal oklarıydı. İnsanlar fal oklarıyla bir yerin kurak olup olmaması, başlarına kötü bir şeyin gelip gelmeyeceğini fal oklarıyla belirlediklerini sanırdı.

Arap toplumuna musallat olan illetler bu kadarla sınırlı değil. Bunların yanında fuhuş belki de en yaygın olan uygulamalardan. Kadın alım satımı bir eşya alım satımı gibiydi. Zaten kadınların hiç değer görmediği bir toplumdan da bu beklenirdi. Eğer bir kadının kocası ona bir erkekle ilişkiye gireceğini söylerse kadının hayır deme şansı yoktu veya bir grup erkek bir kadının evine girip cinsel ilişki yaşarsa kadın yine hayır diyemezdi. Bazı kadınlar ise kendileri isteyerek fuhuş yaptığı için evlerine bayrak tarzı kumaş asarlardı.

Cahiliye Döneminde Arap Toplumu Nasıldı?

Fuhuş dışındaki kadınlarla ilgili olan adet ise kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek idi. Bazen çocuklar sakat ya da çirkin doğduğu için bazen ise sadece namuslarını korumak için insanlar kız çocuklarını hala canlıyken toprağa gömerlerdi. Başka bir deyişle çoğu insan kız çocuklarından kurtulmak amacındaydı.

Yaygın olan bir diğer şey ise tefecilik idi. İnsanlar ne zaman isterlerse bir borca faiz koyabilir ve bu faizi istedikleri kadar arttırabilirlerdi. Genelde geçen süreye göre kat kat artardı. Tefecilik orada bir meslek veya en basitinden bir alışveriş gibiydi. İnsanlar için faiz arttırma çok normal bir şeydi.

Bu dönemde Arap toplumunun hayvanlarla ilgili adetleri de vardı. Mesela bir deve 5 batın birlikte doğurduğunda beşincisi erkek olursa doğuran devenin sütünü sağmak ve o deveye binmek onların inancında haram sayılırdı. Aynı zamanda bir deve sahibi tarafından putlara adanmışsa aynı şekilde ondan yararlanmak haram kılınırdı.

Koyunlar için de ayrı bir adetleri vardı. Eğer doğan kuzu dişi ise onu sahiplenirlerdi ancak eğer erkek olursa bunu putlara adarlardı ve kutsal sayılırdı.

Bu dönemde Arap toplumu tamamen karanlık ve cehalet dolu bir çağ yaşamaktadır. İslamiyet ile tanışana kadar insanlar hak yemiş, adil olmamış, kölelere ve kadınlara bir hiç gibi davranmıştır. Güçlü güçsüzü ezmiş, içki ve kumar bir adet haline gelmiştir. İnsanlar tefecilik yoluyla para kazanmış ve bunu normal karşılamıştır. İslamiyet onlara bir ışık gibi gelmiş ve yaşadıkları bu dönemden kurtarmıştır.

Not: Bu konuyla ilgili olarak İslamiyet’in Doğduğu Dönemde Dünya başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. KapatAyrıntılı Bilgi