Atlantis Nedir? Atlantis Kıtası Gerçek Mi?

Atlantis Kıtası Nerede? Atlantis Haritası

Atlantis Nedir?
0

Bu yazımızda sualtı arkeolojisinin uzun zamandır aradığı kayıp kıta, şehir, ada veya uygarlık olarak bilinen Atlantis konusuna değindik. Atlantis miti ortaya nasıl çıktı? bu soruya yanıt vermeye çalıştık.

Atlantis Nedir?

Birçoğumuzun küçüklüğünden beri çizgi filmlerde, filmlerde, dergilerde ve kitaplarda rastladığımız Atlantis sözcüğünün kafamızda önceden bir ada veya kıta olup suyun yüzeyinde duran ama belirli sebepler yüzünden batmış bir uygarlığın hikayesini canlandırır. Birçoğumuzun ilgisini belki de sualtında olmasından dolayı, bazılarınkini ise dünyanın bir yerinde gizli bir batık uygarlık olduğu için çekti. Peki ama gerçekten böyle bir yer var mıydı, vardıysa neden battı ve bu efsane nasıl bu kadar popüler bir mit haline geldi?

Atlantis efsanesinin kökenleri nereye dayanıyor? Kalıntıları bulunmuş olabilir mi? Bu gibi sorular belki de cevapları asla tam olamayacak, bilinemeyecek sorular ama belki biraz da olsa aydınlatılabilecek sorular. Bu konuda bizi en iyi aydınlatabilecek alanlardan biri de sualtı arkeolojisidir. Dünyanın çeşitli yerlerinde sualtındaki batıkları inceleyen bu dal, belki de Atlantis’i çoktan bulmuştur.

Atlantis konusuna değinmeden önce biraz sualtı arkeolojisinin ne olduğundan, ne gibi çalışmalarla ilgilendiğinden, tarihinden ve engellerinden bahsettiğimiz yazımızı inceleyebilirsiniz.

Okuma Önerisi: Sualtı Arkeolojisi Nedir? Sualtı Arkeolojisi Tarihi

Atlantis Kıtası Gerçek Mi?

Sualtı arkeolojisinden bahsettiğimiz yazımızı incelediğinizi düşünerek artık Atlantis efsanesinin nerden çıktığına, tarihine ve gerçeklik payının olup olmadığı sorularına dönebiliriz. İlk başta Atlantis’in tam olarak ne olduğuna (birden fazla efsane olacağı kesin) bir değinelim.

Atlantis Efsanesi

Efsaneye göre Atlantis, bilgin insanlarıyla ve gelişmiş yapısıyla dünya barışı getirebileceğine inandığımız ve nice insanların ararken hayatlarını kaybettiği efsanevi kayıp sualtı şehridir. İlginç bir şekilde, Atlantis’in hikayesi zaman içinde kaybolmamış, birçok sayıda kitabın ve filmin konusu olmuştur. Filmlerde ya da kitaplarda Atlantis genelde karşımıza çok gelişmiş ve evrilmiş insanların (insan yerine bazı sualtı canlıları da karşımıza çıkabiliyor) barış içinde yaşadığı, dünyadaki şiddet ve acımasızlıktan kopmayı başarabilmiş bir uygarlık karşımıza çıkar. Bazense, biraz fantastikleştirilmiş ve değişik canlıların yaşayıp insanlarla savaştığı bir uygarlık karşımıza çıkar. Bu kadar çok mit varken orijinal olanı veya gerçek olanı nasıl bilebiliriz ki? İnsanların her zaman yaptığı gibi bu hikaye de kulaktan kulağa aktarılarak dallanmış ve istemediğimiz kadar da hikayeye sebep olmuştur.

Atlantis Nasıl Ortaya Çıktı?

Atlantis’ten ilk olarak Platon’un milattan 330 yıl önce yazdığı iki diyaloğu “Critias” ve “Timaeus”ta bahsedilmiştir. Platon, yukarıda belirtilen bilgin ve barışçıl bir Atlantis yerine, askeri ve teknolojik açıdan çok gelişmiş ama geliştikçe etikleri bozulmaya başlamış, refahı ve varlığı yüzünden bozulmuş ve çökmüş bir uygarlıktan bahsetmiştir. Tanrı Poseidon tarafından korunan bu uygarlık, etikleri bozulunca Poseidon tarafından cezalandırılmış ve depremler yüzünden de suya batmıştır. Atlantis efsanesinin kökeninden ise yine Plato’nun Critias diyaloğunda bahsedilmiştir. Critias bu efsaneyi büyükbabasından duyduğunu, büyükbabasının da Athenalı bir devlet adamı olan Solon’dan duyduğu ve hatta Athenalı bir devlet adamı olan Solon’un da bunu Atlantis efsanesinin 9000 yıl önce gerçekleştiğini söyleyen Mısırlı bir din görevlisinden duyduğu söylenir. Garip olan ise günümüze kadar ulaşmış olan o kadar Yunan yazıtı içinde nasıl olup da hiçbirinde böyle bir uygarlıktan bahsedilmemiştir.

Atlantis Efsanesi Kanıtları

Atlantis efsanesinin en büyük kanıtı Platon’un yazmış olduğu hikayelerdir. Ondan önceki zamanlarda Atlantis diye bir yerden bahseden kimse ya da herhangi bir yazıt olmamıştır. Her ne kadar Platon’un kendi anlattığı hikayeye inanıp inanmadığını bilmesek de birçok insan hikayeyi ideal toplum anlayışına hazırlık olması için yazılmış görüyor. Bu düşüncenin en büyük savunanlarından biri de Fransız tarihçi Pierre Vidal-Naquet’tir. Naquet: “Atlantis kavramı, zaman içinde bilginlerden, yarı-bilginlerin, ardından da mitomanların tekeline girdi. Bugün Sahra’dan Sibirya düzlüklerine, Titicaca Gölü’nden Tibet yaylalarına kadar, dünyanın dört bir yanında Atlantis rüyasının peşinde koşanlar var. Tabii, bütün kabahat Platon’da… İlk dönem Atina toplumuna ideal kentini benimsetmek için uydurduğu efsane, bugün yeryüzünün en büyük dedikodularından biri haline geldi…” diyerek bu düşüncenin öncülerinden olmuştur.

Atlantis Bulundu Mu?

Her ne kadar aşırı gerçekçi bir efsane olmasa da Atlantis, insanlar tarafından fazlaca benimsenen ve inanılan bir efsanedir. İnternette aradığımızda karşımıza “Atlantis bulundu!” yazan bir sürü yalan haber çıkacaktır. İnsanların oldukça ilgisini çeken bu haberlerin neredeyse hepsinin bilimsel bir dayanağı olmamaktadır. Acaba gerçekten Atlantis olma ihtimali taşıyan kalıntılar var mıdır? İşte, sualtı arkeolojisi burada devre giriyor. Eskiden gerçekten olan ve sonradan batan bir uygarlık mı bilmiyoruz ama Atlantis diye bulduğumuz yerler efsanede olanla ne kadar uyuşsa bile gerçekten orası olup olmadığını belki de hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ne yazık ki sualtı arkeolojisi bile bize bunu tamamen kanıtlayamaz ama Atlantis’e en benzer yerin neresi olduğunu söyleyebilir.

Platon: “Okyanus için gemilerin geçebileceği bir zaman vardı; ağzın önünde, siz Yunanlıların söylediği gibi ‘Herakles’in Sütunları’ (yani Herkül), Libya ve Asya’nın birleşiminden daha büyük bir ada bulunmaktadır.” diyerek Atlantis’in yerini belirtmiştir. Arkeolog Vittorio Castellani’ye göre İngiltere Atlantis’in şu anki hali fakat İngiltere’yi eski haliyle düşünürsek bu teorinin geçerli olduğunu belirtmiştir. Diğer bir teori ise Japonya’nın sularında bulunan Okinawa Ada’sının güneyinde ve de Yonaguni adlı adanın yakınlarında bulunan bir yapının Atlantis’in kalıntılarından olduğu. Bulunan yapı basamaklardan oluşuyor ve adeta bir piramidi andırıyor, Yerbilimci Masaki Kimura’ya göre de doğal olamayacak kadar keskin kenarlara sahip. Mısır’da bulunan Sakkara piramitlerinden çok daha eski (2 kat) eski olan bu yapının insanlık tarihindeki ilk büyük yapı olabileceği tartışılıyor.

Atlantis Kıtası Nerede?

Atlantis’in nerede olabileceği (varsa) konusunda belirtilen saysısız yerler ve teorilerden bilimsel ve tarihi açıdan en çok değeri olan birtakım yerler vardır:

1. Tartessous, Atlantis’tir. Ryes Carpenter adlı bir İngiliz tarihçi, Platon’un Tartessous’tan haberdar olduğunu ve ordan ilham alarak Atlantis’i yazdığını savunur. Günümüzde halen bulunamamış bir yer olan Tartessous’un İspanya’nın İberya kıyılarında olduğundan bahsediliyor.

2. Kanarya Adaları. Atlantis’in kalıntıları olabileceği söylenen Kanarya Adaları’nda o zamanlarda sarışın ve 2 metrelik erkekler olduğu söyleniyor. Fakat, modern yerbilimi bu teoriyi Kanarya Adaları’nın Atlantis’in ya da herhangi bir batmış kara parçasının kalıntıları olamayacağını söyleyerek çürütmüştür.

3. Girit. Minos gibi pek çok uygarlığın ev sahipliğini yapmış olan Girit adası Platon’un betimlemesiyle birtakım benzerlikler gösteriyor. Sanat ve daha birçok alanda gelişmiş olan Minos uygarlığı, arkeolog Nikolaos Platon’a göre Santorini patlaması ve de depremlere maruz kalmış ve Mikenliler tarafından ele geçirilmiştir.

4. Santorini. Felakete sebep olan bir patlama sonucu yarısı batan bu ada, Atlantis olmak için güzel bir aday. Ne yazık ki, Platon’un belirttiği konumda bulunmadığı ve Platon’un zamanından 900 yıl önce patladığı için o kadar da iyi bir aday konumunda bulunmuyor.

5. Kara Afrika. Platon’un Atlantis betimlemeleriyle kısmen uyuşan bu yer çok bereketli bir yerdir. Leo Frobenius adlı bir kaşif tarafından Atlantis’e benzetilmiştir.

Atlantis Haritası

Atlantis’in nerede olduğu tam olarak bilinmese de Atlas okyanusu civarınsa olduğu düşünülmektedir.

Atlantis Nerede?
Atlantis Haritası

Kayıp Kıta Atlantis

Atlantis için ne kadar fazla yer söylense de gerçek olup olmadığı halen tartışılan bir ada söz konusudur. Bu ada için söylenen yerlerden hiçbirinin Atlantis olup olmadığını şu anki bilim ve yöntemlerle bilemiyoruz. Bu efsanevi adanın daha gerçek olup olmadığını bile bilmezken insanlar efsanevi bir şehrin ardından suyun derinliklerine bile gidip boğulmayı göze alıyorlar. Benjamin Radford’a göre insanların Atlantis’e bu kadar bağlanması ve günümüze kadar gelebilmiş olmasının sebebi ütopik bir topluma duyulan kıvanç ve asıl hikayede inanıldığı kadar mükemmel bir toplum olmayışıdır. Dahası, araştırmalar Platon’un belirttiği yerde Atlantis’i betimlediği kadar büyük bir batık ada olamayacağını gösteriyor. Benjamin Radford, kayıp şehir Atlantis’in aslında hiçbir zaman kayıp olmadığını ve her zaman olduğu yerin Platon’un kitapları olduğunu söylemiştir ve bu miti kendi anlayışına göre yorumlamıştır.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Mu Kıtası Gerçek Mi? Mu Kıtası Hakkında Bilgi başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi