Ders: Tarih
Türkiye'nin Tarih Dersi Sayfası

Benito Mussolini Kimdir? Benito Mussolini Hakkında Bilinmeyenler

Benito Mussolini Nasıl Öldü? Benito Mussolini'nin Yaşamı

Benito Mussolini
1 428

2. Dünya Savaşı insanlığın tanıklık etmiş olduğu en yıkıcı savaştır. Bu vahşi savaş bizlerden 60-65 milyon kadar insan çalmıştır. Böylesine büyük bir savaş elbette ki dünyayı derinden etkilemiş ve sonsuza kadar değiştirmiştir. Bugün bu büyük savaşı yönlendiren ve dolaylı yoldan dünyayı değiştirmiştir. Bu yazı dizimizde Benito Mussolini gibi savaşın ‘kötü adamları’ olarak bilinen liderlerin hayatlarını inceleyeceğiz.

2. Dünya Savaşı sırasında savaşa yön vermiş devletlerde liderlik yapmış insanların hayatları ve savaş sırasındaki önemli fikirlerini inceleyeceğimiz bu yazı dizimizde ilk olarak 2. Dünya Savaşı’ndaki ‘Tripartite Paktı’ndaki ülkelerin yani Mihver Devletleri yöneticilerinin hayatlarına yer vereceğiz.

Benito Mussolini Kimdir? Benito Mussolini’nin Yaşamı

Benito Mussolini, 1883 yılında günümüz İtalya’nın sınırlarında bulunan Forli ilinin Predappio kentinde doğdu. Annesi Rosa Maltoni bir öğretmenken babası ise bir nalbant ve demirciydi, aynı zamanda aktif bir sosyal aktivistidi. Mussolini küçüklüğünden beri ailesinin etkisinden ötürü sosyalist düşüncenin etkisi altında kalarak büyümüştür. İlk ve ortaokulda çok haşere ve yaramaz bir öğrenciydi fakat haylazlığı ve tembelliğine rağmen sınıfı geçmeyi başaran Benito Mussolini kendini sosyalizme çok kaptırmaya başlamıştı. Kendiyle kalmamış tüm kardeşlerini de etkilemiştir. Özellikle küçük kız kardeşi Edvige’i.

Lise hayatını bitirdikten sonra üniversite için Lozan Üniversitesi’ne gitti. Orada öğretmenlik bölümünü bitirdi. Üniversite sürecinde sosyalist İsviçre’deki sosyalist propaganda yapan gazetelere yazdığı yazılardan dolayı küçük bir nezarethane dönemi geçirdi. 1901 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra İtalya’ya geri döndü ama zorunlu askerlik görevinden kaçmak için 1902 yılında İsviçre’ye geri döndü fakat orada yine rahat durmayan Benito Mussolini, İsviçre hükümeti tarafından sınır dışı edilerek İtalya’ya gönderildi. Başka seçeneği kalmayan Mussolini mecburi olarak askeri görevini yaptı.

Bir Gazeteci Olarak Benito Mussolini

Askeri görevinden sonra kendi fikirlerini ve düşüncelerini küçük çocuklara aşılayabilmek amaçlı üniversitesini okuduğu öğretmenlik mesleğine girişti. Ama küçük çocuklarını ve derse olan ilgisizliklerine katlanamayan Benito öğretmenlik mesleğini bırakmaya karar verdi. Öğretmenlik mesleğinden sonra İtalyan Sosyalist Partisi’ne katılarak Avanti gazetesi için yazılar yazmaya başladı. 1910 yılı geldiğinde İtalya Libya’yı işgal etmişti. Benito Mussolini, İtalya’nın bu agresif tutumundan sonra İtalyan Hükümeti’nin eleştirdi ve bu onu hapishaneye sokturttu. Kısa süre sonra hapisten çıktığında Mussolini yine kendi işine devam etti.

1914 yılı geldiğinde 1. Dünya Savaşı patlak vermişti ve sosyalist düşüncelerinden ötürü savaş karşıtı bir tutum sergiledi. Fakat 1915 yılında İtalya savaşa geldiğinde Benito’nun aklına şöyle bir fikir geldi: Bu savaş Avrupa’daki monarşi ile yönetilen düzeni yerle bir edebilir ve bu da evrensel sosyalist devrimin başlangıcı olabilir. Bu düşüncesiyle Sosyalist Parti mensuplarıyla çelişen Benito Mussolini partiden ve gazeteden uzaklaştırıldı. Hem partiden hem de gazeteden uzaklaştırılan Mussolini hemen orduya katıldı. İki yıllık piyadelik tecrübesinden sonra bacağından yaralanan Mussolini, Milano’ya gönderildi. Burda bir süre kardeşi Arnaldo ile yaşayan Mussolini bir karar vermesi gerektiğine inandı ve şöyle bir karara vardı: Sosyalizm ile işim bitmiştir. Ekonomik ayrımlarla uğraşmak yerine ‘İtalyanlar’ olarak birleşmeliyiz ve Roma İmparatorluğu’nun eski günlerindeki gibi Akdeniz’i iç göl haline getirmeliyiz.

Faşizm ve Benito Mussolini

Böylesine büyük değişimden sonra Benito Mussolini, Popolo d’Italia gazetesini çıkarmaya başladı ve ‘Faşizm’ adını verdiği bu düşünceyi yaymaya başladı. Musssolini hükümetin yetersiz ekonomik ve siyasi yönetiminden ötürü hareketinin çok destek alacağını biliyordu. 1919 yılında anti-komünist ve anti-kapitalist grupların oluşturduğu blokları Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı adı altında bir araya getirdi. 1921 yılında popülaritesi artan Mussolini kendine Duce (yönetici) dedirtmeye başladı.

1922 yılında yeterli etkiyi yarattığını düşünen Benito Mussolini artık harekete geçmenin zamanının geldiğini düşündü ve emrindeki 26.000 insan ile kral III. Vittorio Emanuel’e bir işaret göndermek amaçlı Napoli’den Roma’ya yürüdü. Bu insanlar daha sonradan ‘kara gömlekliler’ olarak anıldı. Kral Emanuel toplumsal bir kriz yaşanmaması için Benito Mussolini’nin şartlarını kabul etti ve onu başbakan yaptı. Artık Mussolini istediği gibi davranabilirdi. Kabine kurmak yerine devlet ile ilgili tüm her şeyi kendine bağladı bu durum ne kadar otoriteyi sağlamlaştırsa da hükümette bazı şeylerin aksamasına sebep oluyordu. Başbakan olduktan sonra Mussolini küçük kardeşi Arnaldo’yu kurduğu gazetenin editörü yaptı ve bu gazete ülkenin resmî gazetesi oldu. Bu hareketiyle Mussolini sadece kendi ülkesini değiştirmekle kalmamış gelecekte onu kurtaracak müttefiki Adolf Hitler’in ilham kaynağı olmuştur.

Benito Mussolini’nin Duce Olması

Bu adımlardan sonra Benito Mussolini İtalya’daki kanunlara köklü değişiklikler yaptı. Bunlardan en dikkat çekenlerinden bir tanesi medyaya gelen kısıtlamalardı. Mussolini Faşist Parti ile hiçbir bağı olmayan gazetecilerin mesleklerini ellerinden aldı. Dış politikada ise agresif bir şekilde davranan Mussolini 1923 yılında Korfu limanını bombalanmasından sonra da Arnavutluk’u İtalyan dostu bir kukla devletine dönüştürdü. Çünkü gelecekte o dosta ihtiyacı olacaktı.

1930 yılına kadar iç politikayla uğraşan Benito Mussolini, 1933 yılında Hitler’in Almanya’nın başına geçmesiyle birlikte daha cesur ve korkusuz adımlar atmaya başladı. Bunun ilk ayağı hala işgal edilmemiş olan Habeşistan’ın işgali oldu. Kolay ve hızlı bir savaş olması gerekirken beklenenin tersine uzun ve yorucu oldu ama yedi ay sonunda kazanılan savaş dünyaya İtalya’nın savaşa hazır olduğu bilgisini vermeye çalıştı her ne kadar amacına ulaşamasa da. 1936 yılında ise Hitler ile aralarındaki bağı ‘Çelik Paktı’ adı altında resmi hale getirdiler. Bu paktın imzalanmasından sonra Almanya’dan büyük derecede etkilenen Mussolini ülkesinde bir çeşit reformlar yaptı. Başka bir deyişle İtalyan askerleri Alman askerlerine benzemeye başladı. Özenilen tek şey bu da değildi. Mussolini, Hitler’in getirmiş olduğu Nazizm’i benimsemeye başlamıştı. İtalyan halkı ve Kral Emanuele bu durumdan çok endişeleniyordu çünkü Nazizm’e göre faşizm daha ılımandı ve bu aşırı sağa kayma herkesi endişelendiriyordu.

2. Dünya Savaşı’nda Benito Mussolini

Almanların 1 Eylül günü Polonya’ya girip 2. Dünya Savaşı’nı başlatmasından sonra Benito Mussolini’de aksiyona katılmak istedi ve bunun içinde önceden kukla bir hükümete dönüştürmüş olduğu Arnavutluk’u işgal etti. Nazi Almanyası’nın Avrupa’daki büyük zaferlerinden sonra İtalya 1940 yılında Almanya’nın yanında savaşı girdi. İtalya’nın Akdeniz’i iç göl haline getirme hayalini gerçekleştirebilmesi için birkaç hedefi vardı bunlar: Tunus, Malta ve Korsika idi.

İtalya 2. Dünya Savaşı’nda genellikle Kuzey Afrika’da ve Balkanlar’da savaştı fakat bunların hiçbirinde tek başına başarılı olamadı ve her seferinde müttefiki Almanya’nın fiziki yardımına ihtiyaç duyuyordu ve bu durum sonunda iki ülkeyi de yıkılışa sürükleyecekti. 1943 yılında müttefik kuvvetler Afrika’daki seferi bittikten sonra gözlerini İtalya’ya yani Churchill deyimiyle Avrupa’nın yumuşak karnına çevirdiler. Büyük yenilgiler yaşayan İtalya ve Benito Mussolini yönetimi Sicilya’nın müttefikler tarafından işgal edilmesinden sonra Kral Emanuele tarafından yönetim fes edildi. Mussolini’nin görevden alınmasından oluşacak otorite boşluğuyla birlikte müttefiklerin kolaylıkla ilerlemesini istemeyen Hitler, Kuzey İtalya’yı işgal etti ve bir grup ajanına Gran Sasso’da tutuklu bulunan Mussolini’yi kaçırıp getirmesini emretti. Otto Skorzeny’nin yönetimdeki bir grup ajan Mussolini’yi önce Roma’ya oradan da Viyana’ya kaçırdı.

Benito Mussolini’nin Sonu

Almanya’ya gelen Mussolini Almanların işgal etmiş olduğu Kuzey İtalya’ya gitti ve orada Cumhuriyetçi Faşist Parti ile beraber İtalyan Sosyal Cumhuriyeti’ni kurdu fakat kurulan bu rejim bir kukla devleti olmaktan ileri gidemedi. İşlerin kötüye gittiğini anlayan Benito Mussolini Müttefik devletlerin eline düştüğünde sonunun kötü olacağını biliyordu ve bu yüzden kendine bir kaçış planı hazırlamıştı çünkü zor anında Almanların onu kurtarmaya gelmeyeceğini biliyordu. Mussolini’nin planı basitti İsviçre’ye kadar zırhlı bir konvoyun eşliğinde bir kamyonun içinde oraya varıp oradan İspanya’ya kaçacaktı. 27 Nisan 1945 sabahı yola koyulan Mussolini ne kadar ironiktir bilinmez ama Musso adı verilen bir kasabada konvoyunun önü kesildi. Faşist yandaşları ile komünist partizanlarla çatışmaya başlayan Mussolini karmaşanın içinde zırhlı bir arabayla kaçma şansını yakaladı. Şansı şimdilik yaver giden Mussolini şansının döneceğinin farkında değildi. Dongo köyü yakınlarında 52. Garibaldi Tugayı Siyasal komiseri Urbana Lazzaro tarafından durdurulan zırhlı araba kısa bir araştırma sonucunda Mussolini’yi bulmalarına sebep oldu.

Benito Mussolini Nasıl Öldü?

Yeni İtalyan Cumhuriyeti tarafından yakalanan Mussolini’nin önünde artık kara zamanlar vardı. Mezzegra’ya götürülen Benito Mussolini yakalandığı günün ertesi günü idam kararı çıkartıldı. Mezzegra’da bir çiftlik evine kapatılan Mussolini ve sevgilisi Petacci’yi öldürmek için Colonello Valeria Audisio isminde bir askere emir vermiştir. Audisio günlüğündeki yazdığı yazıya göre Mussolini ve Petacci’ye toplamda beş kurşun harcayarak öldürmüştür. Öldürmeden önce Audisio’nun söylediği öldürme sebebi şudur: İtalyan ulusuna adaleti iade etmek üzere sizi öldürmeye geldim. Mussolini, Petacci ve diğer İtalyan Sosyal Cumhuriyeti yetkililerinin cesetleri Milano’da halka gösterilmek üzere meydana asıldı. Yoğun bir kalabalık evlerinden getirdikleri veya etraftan buldukları her şeyi asılan insanlara attı. Halkın Mussolini’nin cesedi ile işi bitince askerler onu Milano’nun kuzeyindeki Musocco mezarlığına gömdü. Benito Mussolini kendini Hitler kadar etkili ve hatırlanır şekilde tarihe yazdıramasa da Mihver Devletleri için önemli bir müttefik olmuştur.

Bun Yazıları Da Beğenebilirsiniz!

1 yorum Yapıldı
  1. otto skorzeny Diyor ki:

    Mussolini’nin, Hitler’in emriyle Otto Skorzeny tarafından kaçırılma hikayesini de yazabilirsiniz. Askeri şartları düşündüğümüzde olağanüstü bir olaydır. Osman Pamukoğlu Kara Tohum isimli kitabında bu hikayeyi anlatmıştır.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi