Berlin'de Makedonya Sorunu

Berlin’de Makedonya Sorunu (Tarih Konu Anlatımı)

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914)

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 11. sınıf tarih dersinin 3. ünitesi olan Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914) ünitesinin 2. konusunun devamı olan Berlin’de Makedonya Sorunu konusuna yer verdik. Berlin’de Makedonya Sorunu “Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığına yönelik tehditleri analiz eder.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Berlin’de Makedonya Sorunu

Ders: Tarih 11

Ünite: Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914)

Konu: Berlin’de Makedonya Sorunu

Kazanım: Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığına yönelik tehditleri analiz eder.

Berlin’de Makedonya Sorunu konusunda 1878 Berlin Kongresi’nde Makedonya sorunu nasıl görüşülmüştür? sorusunu yanıtladık.

Berlin Kongresi Hakkında Bilgi

Osmanlı Devleti ve Rusya arasında gerçekleşen 93 Harbi sonrasında Ayastefanos Antlaşması gerçekleşmiştir. Bu antlaşmadan sonra Avrupalı devletleri kararı ile Ayastefanos Antlaşması yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Bu karar ile Berlin Kongresi düzenlenmiştir. Bu kongre öncesinde Osmanlı Devleti, geçici olarak Kıbrıs’ı İngiltere’ye bırakmıştır. Osmanlı Devleti’nin İngiltere’ye güvenmesinin sebebi ise Rusya’yı yola getirmektir. Osmanlı Devleti, İngiltere, Rusya, Fransa, Almanya, İtalya ve Avusturya-Macaristan’ın katılımları ile gerçekleşen Berlin Kongresi sonucunda Berlin Antlaşması gerçekleşmiştir.

Berlin Antlaşması Hakkında Bilgi

Berlin Antlaşması’nda şu maddeler geçmektedir:

  • Osmanlı Devleti ve Rusya arasında gerçekleşen Ayastefanos Antlaşması ile sınırları çizilmiş olan Bulgaristan, Berlin Antlaşması ile üç bölgeye ayrılacaktır. Osmanlı Devleti’ne bağlı olan birinci bölge, Bulgaristan Prensliği haline getirilecektir. İkinci bölge idari açıdan bağımsız olacaktır fakat siyasi ve askeri yönden Osmanlı Devleti’ne bağlı bir eyalet olacaktır. Son olarak üçüncü bölge Makedonya olarak sayılmaktaydı ve Makedonya tarafından ıslahat yapılması şartı ile Osmanlı Devleti’ne bırakılacaktır.
  • Girit bölgesinde ıslahat yapılacaktır ve bu ıslahat Avrupalı devletler tarafından desteklenecektir.
  • Bosna-Hersek, Osmanlı Devleti’ne bağlı olacaktır ancak Avusturya Devleti tarafından yönetilecektir.
  • Sırbistan, Karadağ ve Romanya devletleri bağımsızlığı ilan edecektir.
  • Tuna Nehri, savaş gemilerinin ulaşımı olmayacaktır. Sadece ticaret gemilerinin ulaşımına izin verilecektir.
  • Kars, Batum ve Ardahan bölgeleri Rusya’ya teslim edilecektir.
  • Osmanlı Devleti, Ermenilerin bulunduğu bölgelerde ıslahat yapmak ile sorumludur.
  • Osmanlı Devleti’nin kontrolünde olan boğazlar, 1841 Londra ve 1856 Paris Antlaşmalarında belirtilen statülere sahip olacaktır.
  • Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaş tazminatı ödemek ile yükümlüdür.

Berlin Kongresi’nde yalnızca Ayastefanos Antlaşması düzenlemiştir. Bozulmuş olan Avrupa güçleri yerine yeni Avrupa güçler dengesi kurulmuştur. Oluşan yeni denge, Osmanlı topraklarının paylaşılması ile meydana gelmiştir. Ayastefanos Antlaşması ile karşısında yalnızca Rusya bulunan Osmanlı Devleti, Berlin Kongresi ile altı büyük devlet tarafından hedef seçilmiştir.

Osmanlı Devleti’nin imzalamış olduğu 1856 Paris Antlaşması’nda geçen “Osmanlı topraklarının bütünlüğüne saygı” maddesi Berlin Kongresi’nde yer almamıştır. Bu maddenin en büyük savunucularından biri olan İngiltere, Berlin Antlaşması’nın imzalandığı günde Kıbrıs’a yerleşmişti. Bu sonuç ile Osmanlı Devleti’nin Kıbrıs üzerindeki hakimiyetini kaybetmiştir. Balkanlar, Doğu Anadolu bölgesi, Girit gibi yerlerde ıslahat yapmayı kabul eden Osmanlı Devleti, bu bölgelerdeki egemenliği büyük ölçüde sınırlandırılmıştır.

Berlin Kongresi’nde Ermeni Sorunu

Osmanlı Devleti’nde Ermenilerin yaşadıkları topraklar stratejik açıdan büyük bir öneme sahipti. İngiltere’nin gözüne çarpan bu durum, 19. yüzyılların sonlarına doğru Ermenilerle ilgilenmesine yol açmıştır. 93 Harbi’nden sonra Ermenileri kullanmaya karar veren Rusya, önce Ayastefanos Antlaşması ardından da Berlin Antlaşması’yla Ermeniler lehinde galibiyetler almaya başlamıştır. Bu olay ile Ermeni Meselesi, uluslararası bir sorun haline gelmiştir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin büyük bir kısmına sahip olan Rusya devleti, bu bölgede yaşayan Ermeniler üzerinde kendi etkisini artırmıştır. Rusya’nın tutumundan rahatsız olan İngiltere, Ermenileri Rus nüfuzundan çıkarmaya karar vermiştir. İngiltere’nin kararı ise Berlin Antlaşması’nı kullanarak Ermenilere bağımsızlık hakkını vermektir. Bu durum Ermenilerinin lehine gelmiştir ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Ermeni örgütlerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bir süre sonra ise Ermeni örgütlerin her türlü kanlı eylemlerde bulunmasına sebep olmuştur.

Makedonya Sorunu Nedir?

Osmanlı Devleti’nin Rumeli topraklarından çıkan sorunların geneli dini ve milliyet farklılıklardan meydana gelmektedir. Makedonya Sorunu ise bu konuya örnek verilebilir. Osmanlı paşalarından biri olan Fuat Paşa tarafından Lübnan bölgelerinde idari-dini düzenini kurmuştur. Bu düzenin aynısı 1876 yılına kadar uygulanmaya başlanmış ve bu bölgede Müslüman, Hıristiyan, Ortodoks, Katolik, Yahudi, kısacası her din ve mezhepten insanlar barış içinde yaşamışlardır.

Osmanlı Devleti’ne Makedonya Sorunu’nun ilk girişi 1876 yılı olarak sayılmaktadır. Bu sorunun ilk aşaması ise İstanbul Konferansı ile gerçekleşmiştir. 1876 İstanbul Konferansı’ndan sonra Makedonya Sorunu resmen uluslararası bir sorun haline gelmiştir. Artık her bölgede farklı bir devletin dini ya da düşüncesi vardı. Osmanlı Devleti’nin bütün çabalarına rağmen yıkılışını engelleyecek bir neden değildi.

Avrupa’daki güç dengelerinin değişmesi ve Osmanlı Devleti’nin güç kaybetmesi ortaya sorunlar çıkmaya başlamıştır. Bu olay Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti’ne baskı uygulamasına yol açmıştır. Avrupalı devletlerin isteği Makedonya’da ıslahat yapılmasıdır. Osmanlı Devleti’nin egemenlik haklarını zedeleyecek şekilde gelen ıslahat tekliflerini reddeden Osmanlı Devleti, bölgedeki tansiyonu daha da artırmıştır. Oluşan bu gerilim ile Osmanlı-Rus savaşı ortaya çıkmıştır. Oluşan Osmanlı-Rus savaşı ile bölge daha da karmaşık ve yoğun göçlerin yaşandığı bir yer haline gelmişti. Savaş sonunda kaybeden taraf Osmanlı Devleti olmuştur. Bu sonuç ile Osmanlı Devleti 3 Mart 1878 tarihinde Ayastefanos Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır. Bu antlaşma ile aynı zamanda Makedonya’nın büyük bir kısmı Bulgaristan’a verilmiştir. Ancak bu antlaşma İngiltere ve Avusturya devletleri rahatsız etmiştir. Nedeni ise boğazların Rus hakimiyetine girmesinden İngiltere ve Avusturya tarafından endişe edilmesidir. Bu sebepten dolayı Avusturya ve İngiltere’nin istekleri üzerine antlaşma maddelerinin uluslararası bir komisyona taşınması kararı alınmıştır.

Berlin Kongresi’nde Makedonya Sorunu

Berlin Kongresi ve Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti açısından olduğu kadar Avrupalı devletler açısından da bir kırılma noktası olmuştur. Berlin Kongresi sırasında, Avrupalı devletler tarafından şu düşünce ortaya atılmıştır: Bulgaristan devletinde olan bağımsız yönetiminin aynısı Ermenistan’da da olmalıdır. Sonrasında ise bu düşünce Avrupalı devletler tarafından kabul edilmiştir. Berlin Kongresi öncesi İngiltere ve Almanya arasındaki zayıflamaya başlamıştı. Bu sebepten dolayı İngiltere, oluşan Ermeni Sorununda Rusya ile ortak kararlar vermeye karar vermiştir. Fakat İngiltere, aldığı bu karar aslında kendi lehine idi. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan Ermeniler Rusya devleti tarafından kontrol edilmekteydi. Bu durumdan rahatsız olan İngiltere, Babıali’den Ermeniler için reform yapmasını istemiştir. Bu kararı ile İngiltere hem Rusya nüfuzu kıracaktır hem de Yunanlıları ve Ermenileri kendi himayesine almış olacaktır.

Berlin Antlaşması Sonrası Osmanlı Devleti

Osmanlı Devleti ve Rusya arasında yaşanan Rus harbi sonrasında Ayastefanos Antlaşması imzalanmıştır. Bir süre sonra bu antlaşmanın düzenlenmesine karar verilmiştir. Avrupalı devletler tarafından Berlin Kongresi düzenlenmiştir ve bu kongrede Ayastefanos Antlaşması düzenlenmiştir. Berlin Kongresi’nde Ayastefanos Antlaşması yerine geçen Berlin Antlaşması imzalanmıştır. Berlin Kongresi ve Berlin Antlaşması sonrasında Osmanlı Devleti olumsuz etkilenmiştir. Altmış dört maddeden oluşan Berlin Antlaşması’nda Bulgaristan ile ilgili olan madde Osmanlı Devleti için büyük bir öneme sahiptir.

Bu antlaşmaya göre Bulgaristan bölgesi üçe bölünecektir. Birinci bölge iç işlerinde serbest olan ve halk tarafından seçilen prens ile yönetilecek bir bölge olacaktır. İkinci bölge de birinci bölge gibi iç işlerinde ve idari yönden bağımsız olacaktır. Ancak askeri açıdan Osmanlı Devleti’ne bağlı olacaktır. Son olarak ise üçüncü bölge ıslahat yapılacak olan Makedonya bölgesidir. Diğer maddeler ise Osmanlı Devleti için önemlidir. Bunlardan birisi ise Girit bölgesi ile ilgilidir. Osmanlı Devleti Girit bölgesine 1868 nizamnamesini uygulayacaktır. Bu uygulamadan hemen sonra Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlere bilgi vermek ile yükümlüdür. Ayrıca da Yunanistan Devleti’ne belli bir miktarda toprak verilecek ve Osmanlı Devleti’ne bağlı olan Bosna ve Hersek bölgeleri Avusturya Devleti tarafından işgal edilecektir. Karadağ bölgesi ise bağımsızlık hakkı verilecektir fakat Avrupalı devletler tarafından sınırları düzenlenecektir.


3. Ünitenin Tüm Konuları: Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914) ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi