Amerika’nın Keşfi Nasıl Olmuştur? Amerika’nın Keşfinin Sonuçları

Amerika Adını Nereden Almıştır? Kristof Kolomb'un Amerika'yı Keşfi

Kristof Kolomb ve Amerika
0

Dünyanın geri kalanının unuttuğu topraklar olarak da adalandırılan Amerika, Kristof Kolomb’un seferinden sonra yeniden keşfedildi. Amerika’nın keşfi konusunu nedenleri ve sonuçları ile ayrıntılı inceledik. Amerika’nın keşfinin doğurduğu siyasi ve sosyal sonuçlar nelerdir?

Amerika Tarihi

Amerika’da ilk insan yerleşiminin Son Buzul Çağı’nda Asya’dan gelen göçlerde başladığı düşünülmektedir. Daha önceleri Amerika kıtasında insan yerleşiminin olmadığı düşünülmektedir. Buzul Çağı’nın beraberinde getirdiği zorlu yaşam koşulları sebebiyle insanlar yaşayacak yeni yerler bulma arayışı içindeydi. Sibirya bölgesinde yer alan Bering Boğazı düşük deniz seviyesi ve soğuk iklim koşulları nedeniyle dondu. Böylece Asya ile Amerika arasında toprak bir köprü meydana geldi. Ardından insanların bu köprüyü kullanmasıyla beraber Amerika’ya ilk göçler başlamış oldu. Söz konusu toprak şeridinden Alaska kıyılarına geçen kabileler, zamanla güneye doğru ilerledi ve Amerika’daki uygarlıkların temelini attı. Zamanla Kuzey Amerika’da birçok farklı uygarlık ortaya çıktı (Olmekler, Mayalar, Aztekler, Teotihuacan vb).

Amerika Adını Nereden Almıştır?

İleriki seferlerle beraber Kolomb’un keşfettiği yerin Hindistan olmadığı anlaşıldı. Burası yepyeni bir dünyaydı. Bu durumu fark eden ilk kişi ise İtalyan kâşif Amerigo Vespucci idi. Kendisi, mektuplarında bu toprakların Hindistan olmadığını ifade etmekte ve Yedi Dünya diye söz etmekteydi. Bir teoriye göre bu kıtaya, buranın yeni bir kıta olduğunu ilk fark eden İtalyan kâşif Amerigo Vespucci’ye ithafen Amerika denmeye başlandı.

Yine de Amerika isminin kökeniyle ilgili başka bir teori daha mevcut. Bu teoriye göre 1497 yılında Amerika kıtasına ayak basan ilk Avrupalı olan John Cabot’un yolculuğunu finanse etmiş İngiliz tüccar Richard Amerike’nin ismi bu kıtaya verilmiştir. John Cabot Kuzey Amerika Anakıtası’na ayak basan ilk kişidir. Çünkü Kristof Kolomb buraya çıkmamıştır.

Amerika’nın Keşfi

Amerika, diğer kıtalardan pasifik okyanusuyla ayrılmış geniş bir coğrafyaya sahiptir. Amerika’yı ilk defa “keşfeden” kaşifler, bu bölgenin kendilerinden önce buraya gelmiş birtakım uygarlıklara ev sahipliği yaptığını görmüşlerdir. Fakat bu derece izole bir bölgeye insanlar nasıl gelmiş ve medeniyetler inşa etmişlerdir? Coğrafi Keşifler sonucunda birbirinden habersiz yaşamış toplulukların karşılaşma noktası niteliğindeki Amerika kıtası birçok olaya tanıklık etmiştir. Dolayısıyla, Amerika kıtasının keşfinin dünya tarihine birçok etkisi olmuştur.

Amerika’ya Viking Seferleri

Amerika’ya ulaşmayı başaran bir diğer toplum ise Vikinglerdir. 800’lü yıllar civarında Avrupa’nın doğusunu kontrol eden bu toplum, nüfuzlarını yayma amacıyla İngiltere ve Grönland’a seferler düzenlenmiş, daha sonra da Grönland üzerinden Kuzey Amerika kıyılarına ulaşmayı başarmışlardır. Yine de Vikinglerin yerli halkla çok fazla temasa geçtikleri söylenemez. Ayrıca 1961 yılında arkeologların Newfoundland Kanada’da yaptıkları arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda buldukları kalıntılar bölgede Viking yerleşimini destekler niteliktedir.

Amerika’nın Keşfine Coğrafi Keşiflerin Etkisi

Coğrafi Keşifler, Avrupa’da yükselen bir trend olarak Marco Polo sayesinde ortaya çıktı. İtalyan bir tüccar olan Marco Polo, 1271 yılında babasıyla beraber Orta Doğu üzerinden Çin’e doğru bir yolculuğa çıkar. Daha sonra Marco Polo’nun hikayeleri oldukça rağbet görür ve Doğu’nun büyük bir zenginliğe sahip olduğu düşüncesi Avrupa’da yaygınlaşır. Böylelikle Avrupa’da yeni yerler keşfetmek ve büyük servetlere sahip olmak adına arayışlar başlar. Bu arayışların amacı kolonileştirilecek yeni yerler keşfetmek ve kolonileştirilen bu bölgelerin yer üstü ve yer altı kaynaklarını oldukça az bir maliyetle Avrupa’ya götürmektir. Böylelikle Avrupa’nın ekonomisi güçlenecek, aynı zamanda bu tehlikeli yolculuğa çıkan maceraperest denizciler hem ekonomik güç hem de sosyal statü elde edeceklerdi. Bencil amaçları için yola çıkan bu kaşifler vardıkları yerlerdeki insanlara oldukça korkunç ve acımasız davranışlarda bulundular.

Kristof Kolomb’un Amerika’yı Keşfi

1484 yılında ise Kristof Kolomb adında bir kâşif Portekiz kralı İkinci John’dan Portekiz’in batısına doğru Atlantik üzerinden bir yolculuğa çıkmak için finansal destek ister. Kolombus’un amacı ise Dünya’nın çevresinden dolaşarak Atlantik üzerinden Hindistan’a ulaşmak ve böylelikle yeni bir ticaret rotası keşfetmektir. Bu yeni rota sayesinde Portekizliler ticari yolların kontrolü konusunda önemli bir üstünlüğü ve Doğu’dan gelecek zenginlikleri elde etmiş olacaklardı. Fakat coğrafya ile uğraşan bilim insanları Kolombus’un dünyanın çevresinin uzunluğunu azımsadığını ve aradaki mesafenin büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda ise bu yolculuğun oldukça başarısız olacağını söylerler. Bunun üzerine Kristof Kolomb Portekiz kralından destek alamaz.

Bunun ardından Kolomb pes etmeyip bu fikrini birçok ülkenin yöneticilerine açıklar ve yardım ister. Fakat şartlar dikkate alındığında hiçbir ülke bu kadar riskli bir yatırım yapmak istemez. Kolomb’un talebi ancak İspanya tarafından kabul görür. İspanya, o yıllarda bölgedeki İslami yönetimi ancak yenebilmiş ve kıyı kesimlerini henüz yeni elde edebilmiştir. Bu yüzden denizaşırı ticaret konusunda kendisini göstermeye isteklidir, fakat bu var olan yollar Portekizliler ve Araplar tarafından domine edilmiştir. Bu yüzden yeni bir rota arayışına yatırım yapmayı kabul ederler.

Kristof Kolomb'un Amerika Haritası
Amerika’nın Keşfi ve Kristof Kolomb’un Yolculukları

Kristof Kolomb Amerika’yı Kaç Yılında Keşfetti?

3 Ağustos 1492 tarihinde Kristof Kolomb, emrine verilen 3 gemi ve 90 küsür adam ile Atlantik’e açılır. Yolculuğunun ilk 10 günü güneşli havanın keyfini çıkaran filo, ardından rüzgârın kesilmesiyle sıkıntılar yaşamaya başlar. Zor bir yolculuğun ardından 12 Ekim 1492 tarihinde 3 gemi küçük bir adaya varır. Kolomb vardıkları yerin Hindistan olduğunu düşünse de yanılmaktadır. Aslında vardıkları yer şu anda Bahamalar olarak adlandırılmaktadır. Sonraki 10 hafta boyunca Kolomb Karayipler’de dolaşmaya devam eder ve Küba ile Hispanya diye adlandırdığımız bölgeleri keşfeder. Birçok baharat, altın ve esir elde eder. Burada karşılaştığı kişileri İngilizce “Indians” olarak adlandırır çünkü aslında Hindistan’da olduğunu zannetmekteydi (İngilizce’de Hindistan “India” anlamına gelir). İspanya’ya döndüğünde ise Uzakdoğu’ya ulaştığına kesin gözüyle bakılmaktaydı. Bu sayede yeni yolculuklar için sermaye elde etti. Yolculuklarında getirdiği değerli mallar sayesinde hem kendisi hem de İspanya zenginleşti.

Amerika’nın Keşfi Sonuçları

Yeni bir dünya bulunduğu haberi yayıldıkça, bu yeni kıta seferlerin ana hedefi haline geldi. Zamanla birçok ülke yeni rotalar arayışlarına başladı. Bu süreçte Amerika, ekonomik zenginlikler arayan kaşifler tarafından kolonileştirildi. Büyük devletlerin güç hırsları doğrultusunda yeni keşfedilen bu topraklar sömürülmeye başlandı. Amerika kıtasının yerlileri, kendine özgü gelenekleri yok edildi. Amerika’daki yerlilerin sayısı işgalci kaşiflerden çok daha fazla olmasına rağmen, kaşiflerin bir üstünlüğü vardı. Savaş teknolojileri çok daha gelişmişti. Toplar ve tüfeklerin karşısında yay ve mızrakların tabii ki de bir şansı olmazdı. Yerlilerin savaşta yenilmesinin ardından onlar için durumlar daha da kötüleşti. Birçoğu köle pazarlarında satılıyor, tarlalarda çalıştırılıyor ve sahip oldukları bütün altınlara sömürgeciler tarafından el konuluyordu. Her şeyden habersiz yaşayan bu insanlar, birden kültürleri dahil her şeylerini emperyalizm ve Avrupa devletlerinin güç hırsı yüzünden kaybettiler.

Amerika’nın keşfi, birçok sonuç doğurdu. Bu keşiften ve daha sonra gerçekleşecek olaylardan birincil düzeyde etkilenenler hiç şüphesiz Amerikan yerlileridir. Daha sonra ise Amerika’nın keşfi sayesinde hayatlarındaki birçok şeyi değişime uğramış Avrupa ülkeleri gelir.

Amerika’nın Keşfinin Amerikan Yerlilerine Etkisi

Avrupa’nın Amerika’yı “keşfetmesinin” orada yaşayan insanlar üzerindeki etkisi çarpıcıydı. Bunlardan birincisi ve en açık olanı Avrupa’dan gelen ve yerli halkın daha önce karşılaşmadıkları salgın hastalıkların ortaya çıkmasıdır. Bu kapsamda söz konusu hastalıklar hem Kuzey hem de Güney Amerika’da yerli halkları tahrip eden büyük salgınlara yol açtı. Çiçek hastalığı, tifüs, sıtma, kızamık ve veba, Avrupa ile temas ve keşifler sonrasında milyonlarca Amerikan yerlisini öldürdü. Bu durum, çoğu Amerikan yerlisinin karşılaştığı gerçeklikti ve birçok yerde fetihlerin ardından kısa bir süre içinde salgın hastalıklar baş gösterdi.

Kuzey Amerika’nın büyük bir bölümünde kolonileşme süreç karmaşıktı. Yerliler, ufukta görünen istila tehdidine karşı hazırlık amacıyla ticaret yapıyor, ittifaklar kuruyorlar ve bölgedeki varlıklarını sürdürmek adına Avrupalılar ile savaşıyorlardı. Neredeyse tüm durumlarda, bu savaşlar işgalcilerin zaferi ve yerli topraklarının ele geçirilmesiyle sona erdi, ancak bu bazen çok uzun zaman aldı. Kısa vadede, yerli halkları beyazlar ile evlendiler, Avrupa mallarını kullandılar ve de zorla Hristiyan yapıldılar.

Amerika’nın Keşfinin Avrupa Devletleri Üzerine Etkisi

Amerika’nın keşfi Avrupalı devletler için ekonomik, siyasi ve sosyal düzeyde etkileri olmuştur. Amerika kıtasının kolonileştirilmesi ile orada bulunan birçok zenginlik Avrupalı devletlerin kontrolüne geçmiştir. Amerika’dan birçok altın ve gümüş Avrupa’ya getirilmiş ve dolayısıyla Avrupa’daki altın ve gümüş miktarı artmıştır. O döneme kadar ticaretteki belirleyici etken toprak iken, altın ve gümüş miktarını artması ile altının ticaretteki rolü artmıştır.

İspanya 5 kıtada toprağı bulunan bir küresel imparatorluk haline geldi ve onu takiben İngiltere ve Portekiz de sömürgecilik çalışmalarını hızlandırdılar. Bu sömürü düzeni ile ekonomik güçlerini oldukça pekiştirdiler. Sömürgecilik ile beraber tevekkül ve ahiret inançları etkilerini kaybederken açgözlülük artmaya başladı. Dünya’nın düz olduğu düşüncesinin yalanlanması ile kiliseye olan inanç da sarsılmaya uğradı. Bu yüzden Rönesans akımının etkileri de kiliseye olan güvenin azalmasına bağlı olarak daha rahat gözlenmeye başlandı.

Amerika’dan getirilen birçok yeni bitki türü Avrupa’nın beslenme tarzını değiştirdi. Mısır, kabak, fasulye, patates, turp, nohut, kavun, domates gibi birçok yiyecek Avrupa’ya ve ardından tüm dünyaya yayıldı. Bu bitkilerin tarımı dünyayı oldukça etkiledi. Patates, nohut gibi bitkiler sayesinde birçok insan açlıktan kurtulurken büyük orduların besin kaynakları olarak tercih edildi. Ayrıca Amerika’da bulunan kakao ve kakaodan üretilen kahve, şu anda tüm dünyada yaygın olarak kullanılmakta. Bunlara ek olarak tütün de ilk olarak Amerika’da yetiştirilmektedir.

Amerika’ya İstilacı Akını

Amerika’daki kolonileşmenin artması ile beraber bu yeni keşfedilen kıta Avrupa vatandaşları için yeni bir başlangıç gibi gözüküyordu. Birçok idam cezası almış suçluya yeni bir hayata başlamaları için Amerika’ya seyahat etme ve orada bir süreliğine köle olarak çalışma cezası verildi. Bu sayede Avrupa kültürünün Amerika’ya yayılma süreci hız kazandı.

Sonuç olarak, Amerika kıtasında yerleşim Asya’dan gelen göçebelerle başladı. Daha sonra ise bu kıtayı keşfeden ilk topluluk ise Vikingler oldu. Tüm Avrupa’nın bu yeni kıtadan haberdar olmasını sağlayan kişi ise Kristof Kolomb’dur. Kolomb’un Amerika’nı keşfi sonrasında Avrupalı devletler tarafından sömürgeleştirilen bu yeni kıta, bazıları için zenginlik kaynağı, birçoğu için yeni başlangıçlar diyarı ve milyonlarcası için kaybedilen vatan olmuştur. Amerika’dan gelen altın, sebzeler ve egzotik bitkiler dünyada birçok şeyi değiştirmiştir. Ama yine de unutulmamalıdır ki bu yeni başlangıçlar diyarı, birçok Amerikan yerlisinin mezarları üzerine kurulmuştur.

Kolomb Günü Nedir?

Amerika’yı “keşfeden” Avrupalı kâşif Kristof Kolomb adına Amerika’da her yıl ekim ayının ikinci pazartesi günü “Kolomb Günü” federal bayram olarak kutlanır. Kutlamalar ilk olarak İtalyan Amerikalılar arasında kültürel bir kutlama olarak başlamıştır. Daha sonra 1905 yılında Colorado’da federal bayram olarak Kutlanan Kolomb Günü, Başkan Roosevelt’in isteği üzerine milli bayram olarak kutlanmaya başlar. Fakat her yıl ekim ayının ilk pazartesi milli bayram olarak şenliklerle kutlanan Kolomb Günü, Amerika’da yaşayan Kızılderili kesimin de tepkisini çekmektedir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi