Boylardan Devlete

Boylardan Devlete (Tarih Konu Anlatımı)

İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 4. ünitesi olan İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası ünitesinin 2. konusu olan Boylardan Devlete konusuna yer verdik. Boylardan Devlete konusunu “İlk ve Orta Çağlarda İç Asya’daki Türk siyasi teşekküllerinin güç ve yönetim yapısını kavrar.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Boylardan Devlete

Ders: Tarih 9

Ünite: İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası

Konu: Boylardan Devlete

Kazanım: İlk ve Orta Çağlarda İç Asya’daki Türk siyasi teşekküllerinin güç ve yönetim yapısını kavrar.

Boylardan Devlete konusunda öncelikle oguş (aile), urug (aileler birliği), boy (ok), budun (millet) ve il (devlet) kavramlarını açıkladık. Daha sonra bir boy örgütlenmesi örneği olan Tölesler hakkında bilgi verdik.

Oguş, Urug, Boy, Budun, İl Nedir?

İlk Türklerde oguş (aile), urug (aileler birliği), boy (ok), budun (millet) ve il (devlet) hakkında bilgi verelim.

Oguş yani aile Türk sosyal yapısının en küçük birimidir. Genellikle aile anne, baba ve çocuklardan oluşur ama genellikle ailedeki çocuklar evlenmemiş olur eğer evlenmişse de ailesinden ayrılarak kendisine yeni bir ev kurardı. Ayrıca evlenmek kelimesi ev kurmak anlamına da gelirdi. Genellikle ailedeki en küçük çocuk evinde ailesiyle kalırdı. Eski Türk toplumlarında genellikle erkeklerin hakları kadınlardan üstün değil kadın ve erkekler eşit haklara sahipti. Kadınlar da erkeklerin yaptığını yapabiliyor ailesini kuruyordu.

Urug yani sülale ailelerin birleşmesiyle oluşur ve aileler birliği anlamına gelirdi ve genellikle birbiriyle kan bağı olan veya yakın olan ailelerden meydana gelirdi. Sosyal ve ekonomik yönden birbirlerine destek olunur. Urug toplanır ve o sülalenin reisi seçilir ve o reis tarafından urug ile kararlar alınırdı. Boylar ise urugların birleşmesiyle oluşur ve urugun siyasi bir niteliği yokken boyların siyasi bir niteliği vardır.

Boy beyleri ise boyları töreye göre idare ederdi. Her boyun belli bir toprağı ve askeri gücü olurdu. Budun yani millet ise anlayacağınız üzere boyların birleşmesiyle oluşur ve başında Han bulunurdu. İl ise budunların birleşmesiyle oluşur ve bu topluluklardan en büyüğüdür. İl yıkıldığında milletler yapısını korur bu sebepten Türk devletlerini yıkmak zor olur bu yapı Türk devletlerinin devamlılığını sağlamıştır. Türk toplumlarında sosyal yönden üstünlük yoktur çünkü Türklerin gözlerinde bütün Türkler asildir.

Boylar Konferansı (Boylar Birliği) Nedir?

İlk Türklerde Boylar Konferansı (Boylar Birliği) örgütlenmesi nasıl işlemiştir? sorusunu yanıtlayalım. Boylar, urugların birleşmesiyle meydana gelir ve her boyun bir Bey diye anılan Boy Başkanı bulunurdu. Cesaretli, ekonomik açıdan güçlü ve adaletli ve dürüst olan kişiler Boy Başkanı olabilirdi. Boy Başkanı boyun iç dayanışmasını korumak, hakkı ve gerektiğinde de boyun çıkarlarını savunmaktaydı. Boyların kendilerine ait kışlakları ve yaylakları bulunmaktaydı. Yaylak bir boyun ortak malı iken kışlak (kışlak konaklar) bir kişinin yani özel mülktür. Boyların kendilerine özgü damgaları vardı ve hayvanlarına o damgadan basarlardı çünkü eğer basmazlarsa komşularının hayvanlarıyla karışabilirdi. Boylar birliğine bodun deniliyordu. Bodunun başında yabgu, şad, ilteber vb. unvanlar taşıyan idareciler vardı. İlk Türk devletlerinde boylar konfederasyonu bodunu oluşturur, bodunların birleşmesiyle devlet oluşurdu. Boylar kendi içerisinde küçük birer devlet özelliği taşımış, boyların bir araya gelmesiyle de boylar konfederasyonu oluşmuştur.

İlk Türklerde İl (Devlet) Nedir?

Devlet nedir? Türkçede devletin karşılığı olan il kavramını açıklayalım. Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu varlıktır. Kural koyar, düzenler, yetkilendirir, yasaklar. Temel soru ise neler devlet kontrolüne bırakılmalı, neler bireye bırakılmalıdır? Bu sorunun nesnel bir cevabı yoktur. Öznel olarak, “Yalnızca bireyi ilgilendiren konular. bireye, birden fazla kişiyi etkileyen. konular devlete bırakılmalıdır.” yorumu hâkimdir. Tarih boyunca birçok devlet tanımı yapılmıştır. Devletin ortaya çıkışı, işlevi ve geleceği hakkında felsefi çözümlemeler yapılmıştır. Devlet kurumunun oluşmasına yol açan etkenlerin başında tarım devrimi gelir. Özellikle Asya’daki tarım topluluklarının topluluk üzerinde bir devlet olgusunu ilk olarak oluşturduğu söylenebilir.

İnsan Unsuru: Halk ya da millet unsuru olarak da adlandırılabilir. Belirli bir alanda birlikte yaşayan ve çeşitli bağlarla ortak yaşama iradesi gösteren insan topluluğudur. Bir devleti oluşturacak insanların sayısı hakkında bir alt sınır olmamakla birlikte devletin niteliğine göre bir alt sınır kabul edilebilir. Modern yaklaşıma göre millet unsurunun kurulabilmesi için manevi bağlar yeterli olup bu manada birlikte yaşama iradesinin doğması yeterlidir.

Egemenlik Unsuru: Siyasal iktidar olarak da adlandırılan bu unsur, devletin esas kurucu unsurudur. Belirli bir yeryüzü parçasındaki insan topluluğunun üstün irade çerçevesinde örgütlenmesidir. Egemenlik kavramı otoriteden farklı olarak ülke içinde biricik meşru güç kaynağı olmayı ifade ederken ülke dışında (uluslararası alanda) bağımsızlık anlamına gelmektedir.

Ülke Unsuru: Ülke, coğrafi anlamda bir bütünlük teşkil eden ve sınırları belirlenebilir bir karayı ifade eder. Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür. Ancak devlet sınırları öngörülebilir bir toprağa sahip olmalıdır. Devletin ülkesi kara ülkesi ve deniz ülkesi olarak ikiye ayrılır.

Tölesler Kimdir?

Tölesler hakkında bilgi verelim. Gök-Türk devleti 627 yılına kadar olan kısmında Baykal Gölünün doğusundan Karadeniz’in kuzeyine kadar olan geniş sahada hanedana bağlı diğer Türk boyları yaşıyordu. Devlete bağlı önemli unsur olan bu boylar, genellikle Töles ismiyle adlandırılmakta idi. Orta Asya’da çok geniş bir coğrafyaya dağılmış vaziyette yaşayan Tölesler, Çin’in diğer komşularına göre en fazla boy sayısına sahipti. Töleslerin dördüncü ve beşinci yüzyıllarda yaşayan boyların genel ismi olan Kao-ch’e’larla aynı olduklarına dair çok isabetli görüş vardır. Gök-Türk Devleti’nin erken çağlarında Kazakistan bozkırlarında yaşayan boylar Tölesler olarak adlandırılmıştır Çin kaynaklarında Töleslerin coğrafi dağılımı hakkında hayli bilgi mevcuttur. Boyların yerleşimi ve oldukça iyi eğitimli askerlerin sayısı bu kaynaklarda belirtilmiştir. Hunlar dönemine ait bir Töles boyu olan Ting-ling, sonradan Gök-Türk Devleti’nin kuruluşundan önce Kangli adıyla Bumin Kağan’a bağlanmıştır. 603 yılındaki kabile isyanları Batı Gök-Türk Devleti’nin kaderini derinden etkilemiştir. Bu tarihten sonra Töles boy isimleri yerine Karluk, Turgis, Kıpçak, Oğuz ve Peçenek gibi yeni boy isimleri kullanılmaya başlanmıştır. Özetle VII. yüzyılın başlangıcına kadar olan dönemde Kazakistan bozkırlarında yaşayan Töles boylarının coğrafi dağılımları ve tarihi rolleri kültürel anlamda oldukça önemlidir.

Tartışalım: Mete Han’ın Kavimleri Bir Aile Gibi Birleştirmesinin Nedenleri Neler Olabilir?

Mete Han, M. Ö. 234 senesinde olan Teoman’ın oğlu olarak doğmuştur. Orta Asya’da yaşayan ve parçalanmış bir halde bulunan Türk topluluklarını bir araya getirerek tek bir millet haline getiren ilk hükümdardır. Ayrıca Türk saldırılarından korunmak amacıyla kurulan Çin Seddi’ni aşabilen ilk Türk hükümdar da Mete Han’dır. Mete Han hükümdarlığı boyunca Büyük Okyanus kıyılarında Hazar Denizi’ne, Hindistan sınırından günümüzde Rusya’da bulunan Kuzey Sibirya’ya kadar neredeyse Asya’nın tamamına hâkimi olmuş ve 35 yıl boyunca hüküm sürmüştür. Mete Han M.Ö. 174 senesinde hayatını kaybetmiştir. Türk soyundan olan ve Türkçe dilini konuşan toplulukların milli kimlik ve karakterlerinin bilincine varmalarını sağlayan ilk lider Mete Han’dır. Meta Han Osmanlı Devleti’nin de kurucu unsuru olan Oğuz boylarındandır ve Oğuz Han olarak da bilinmektedir. Mete Han iktidarda bulunduğu sürede, hüküm sürdüğü topraklara komşu olan devletleri yenip, kontrolü altına soktuktan sonra tüm kuvvet ve gayretlerini Hun siyasi birliğini yani Türk birliğini kurmayı hedeflemiştir. Bu faaliyetleri insanlık tarihinde çok kısa bir süre sayılabilecek olan yirmi beş yıllık bir süreçte tamamlamıştır. Bu süreç içerisinde Hun birliğini tesis etmeyi başarabilmiştir. Bu başarının arkasında yatan temel düşünce ise parçalanmış halde bulunan Türk boylarını tek bir aile gibi bir araya getirme yani millet olma amacıdır.

Araştıralım: Hunlar, Kök Türkler ve Uygurlar Dışında Varlığını Sürdüren Türk Devlet ve Toplulukları Nerelerde Yaşamışlardır?

Tarihte Türkler Orta Asya coğrafyasında varlıklarını sürdürmüşlerdir. Orta Asya’da uzun yıllar hakimiyet kuran Türkler Çinlilerle mücadele etmiştir. Moğol istilaları sonucunda her yöne göç etmişlerdir. Batıya doğru hareket ederek İran platosu, Anadolu, Hindikuş Dağları üzerine doğru gelmişlerdir. 11. yüzyıl sonlarında Rusya bölgesinde, Kafkasya’da, İran Platosu üzerinde ve Anadolu coğrafyasında Avrasya topraklarında yeni devletler kurmaya başlamışlardır. Türklerin en iyi yaptıklarından biri de devlet kurmak ve organize etmektir. Türkler tarih boyunca Orta Asya coğrafyasında yaşamışlar en fazla Avrupa’nın içlerine kadar ilerlemişlerdir. Asya ve Avrupa kıtası üzerinde tahakküm kurmuşlardır.


4. Ünitenin Tüm Konuları: İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: Avrasya’da İlk Türk İzleri

Orta Asya Kültür Merkezleri

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi