Anadolu'da Selçuklu-Bizans Mücadelesi

Anadolu’da Selçuklu-Bizans Mücadelesi (Tarih Konu Anlatımı)

Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 10. sınıf tarih dersinin 1. ünitesi olan Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi ünitesinin 3. konusunun devamı olan Anadolu’da Selçuklu-Bizans Mücadelesi konusuna yer verdik. Anadolu’da Selçuklu-Bizans Mücadelesi konusunu “Anadolu’daki ilk Türk siyasi teşekküllerinin birbirleriyle ve çevre devletlerle olan ilişkilerini uzlaşma ve çatışma bağlamında değerlendirir.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Anadolu’da Selçuklu-Bizans Mücadelesi

Ders: Tarih 10

Ünite: Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi

Konu: Anadolu’da Selçuklu-Bizans Mücadelesi

Kazanım: Anadolu’daki ilk Türk siyasi teşekküllerinin birbirleriyle ve çevre devletlerle olan ilişkilerini uzlaşma ve çatışma bağlamında değerlendirir.

Anadolu’da Selçuklu-Bizans Mücadelesi konusunda Anadolu’da Türkiye Selçuklu-Bizans Mücadelesi tarih boyunca nasıl gelişmiştir? sorusunu yanıtladık. Tüm siyasi gelişmeler ve savaşlar, barışlar ekseninde ayrıntılarıyla açıkladık.

Süleyman Şah Dönemi Selçuklu-Bizans Mücadelesi

Türkiye Selçuklu Devleti, Oğuzların Kınık boyundan -bugünkü bildiğimiz şekliyle Selçuklu soyundan- gelen Süleyman Şah tarafından kurulmuştur. Bizans Devleti’nin iç karışıklıklarından yararlanarak Anadolu’da fetihler gerçekleştirilen Alp Arslan Dönemi’nde Süleyman Şah bu fetihlere katılarak İznik şehrini 1075 yılında fethetmiştir ve bunun devamında başka fetihler ile birlikte günümüzde Üsküdar olarak tanımladığımız bölgeye kadar ilerlemiştir. İstanbul Boğazı’nın bir tarafını kontrol altına alan Selçuklular aldıkları vergilere zenginleşmiş ve gelişmişlerdir. Bu dönemde Süleyman Şah, Anadolu’da dağınık halde yaşayışlarını sürdüren Türk boylarını bir çatı altında birleştirerek Bizans ve diğer düşmanlar karşısında daha güçlü kalabilecek bir devlet yaratmak istemiştir. Böylece, Anadolu’daki fetih hareketleri sırasında karşılaştığı ve yardımlaştığı Türk topluluklarını yeni fethettiği topraklara, Bizans ile sınır bölgesi olan yerlere yerleştirdi.

Yeni ele geçirilen toprakların aidiyeti ve Türkleştirilmesi için bu politikayı izleyen Süleyman Şah bölgedeki Türk nüfusunu arttırma yolunda çalışmıştır. Fakat bu dönem içerisinde kendisiyle rakip konumuna gelen kardeşi Mansur tarafından çıkarılan ayaklanmaları kontrol altına almakla uğraşmış ve Bizans Devleti’ne karşı yeni fetih hareketlerinde bulunamamıştır. Ayaklanmanın yaratacağı sıkıntılardan kurtulmak için Melik Şah’tan yardım istemiş ve onun ordusuyla birlikte Kardeşi Mansur’un yönettiği hareketleri bastırmıştır. Bu olayların sonucu olarak Melik Şah, Süleyman Şah’a Anadolu’nun yönetim gücünü vermiş ve böylece Türkiye Selçuklu Devleti adıyla tarihe geçen tek merkezden yönetilen Türk devleti 1077 yılında kurulmuştur. Bu yıldan sonra Türkiye Selçukluları ile Bizans Devleti arasında mücadeleler ve çatışmalar meydana gelmeye başlamıştır. Bizans Devleti içerisinde yaşanan karışıklıklardan yararlanmak isteyen Türkiye Selçukluları bazı adımlar atarak topraklarını büyütmek istemişlerdir.

1042 ile 1081 yılları arasında on bir imparatorun değişimine neden olacak siyasal bir çalkantı içerisinde olan Bizans Devleti’nde çeşitli imparatorlar zaman zaman Türkiye Selçukluları tarafından desteklenmiştir. Bu sayede bazı topraklar Türkiye Selçuklu Devleti’ne katılmıştır. Bununla beraber Süleyman Şah, Doğu’da Çukurova bölgesini kontrol altına almış, Adana ve Tarsus şehirlerini fethetmiştir. Ülkenin Batı tarafındaki güçlü Bizans birlikleriyle çatışarak ilerlemek yerine Doğu’daki başarılarını ve fetihlerini artırmaya çalışan Süleyman Şah günümüz Suriye’sindeki Halep kentini ele geçirmek istemiştir. Ancak bu durum onu bir başka Selçuklu Sultanı olan ve Suriye bölgesini elinde bulunduran Tutuş ile karşı karşıya getirmiştir. Yapılan savaşın sonucunda Süleyman Şah hayatını kaybetmiştir ve devri kapanmıştır. Fakat Anadolu’nun yönetimini ele geçirme isteği sonucunda bu yaşanan çatışmalar Türkiye Selçuklu Devleti ve Bizans Devleti arasında gelecek yıllarda da artarak devam etmiştir.

I. Kılıç Arslan Dönemi Selçuklu-Bizans Mücadelesi

Süleyman Şah’ın devrinin kapanmasıyla birlikte Türkiye Selçuklu Devleti içerisinde otoriteye karşı itaat ve güven azalmıştır. Farklı bölgelerdeki beylerin ayrılıkçı ve tek merkezli düzene uymayan davranışları I. Kılıç Arslan’ın çabaları neticesinde düzeltilmiş ve kontrol altına alınarak düzen eski haline getirilmiştir. Devlet içerisindeki düzeni sağlayan Kılıç Arslan Bizans İmparatorluğu karşı baskı kurmaya başlamıştır. Ancak aynı dönemde Anadolu’daki boylardan birinin başında olan Çaka Bey Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul’u kuşatma ve ele geçirmek için planlar yapmıştır. Bu durumu öğrenen ve kendilerini korumak isteyen Bizanslılar Çaka Bey’in kızıyla evlenen ve yakın ilişkiler içerisinde bulunan Kılıç Arslan’ı kışkırtmayı bunlara rağmen başarmıştır.

Anadolu’daki beylikler arasından güçlü donanmasıyla öne çıkan Çaka Bey’in daha da güçlenerek bir gün kendi karşısına çıkmasından çekinen Kılıç Arslan, Bizanslılara inanarak aynı zamanda kayınpederi olan Çaka Bey’i öldürtmüştür. Bizans’ın karşısındaki en büyük tehditlerden birini oyuna gelerek ortadan kaldıran Kılıç Arslan ile bir anlaşma yapılmış ve Batı sınırı karşılıklı olarak güven altına alınmıştır. Batı’daki sınırın antlaşmaya belirlenmesi sonucu Kılıç Arslan birliklerini doğuya göndererek Malatya’yı kuşatmıştır. Fakat aynı sırada Avrupa’dan gelen Haçlı birliklerinin haberini almış ve kuşatmayı yarıda keserek İznik şehrini savunmak için birliklerini geri çekmiştir. Ancak şehri oldukça kalabalık bir şekilde gelen Haçlı birliklerine karşı savunamamıştır. Bunun sonucunda İznik şehri terk edilerek Türkiye Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya’ya taşınmıştır.

I. Mesut Dönemi Selçuklu-Bizans Mücadelesi

Bizans İmparatorluğu Türkiye Selçuklu Devleti’nin Konya’ya çekilmesinden sonra Selçuklu Türklerini Anadolu’nun tamamen dışına çıkarmak için kalabalık bir ordu ile Konya çevresine ilerlemiştir. Ancak işler Bizans İmparatoru’nun beklediği ilerlememiş ve Türkiye Selçuklu hükümdarı I. Mesut Bizans ordusunu ezici bir güçle yenmiştir. Ancak o sırada yaklaşmakta olan II. Haçlı akınının haberini alınca Bizans Devleti ile bir anlaşmaya varmak zorunda kalmıştır. Bu antlaşmanın sonucu olarak Antalya ve çevresindeki bazı yerler Bizans İmparatorluğu’na bırakılmak zorunda kalınmıştır.

II. Kılıç Arslan Dönemi Selçuklu-Bizans Mücadelesi

Haçlı akınlarının yıllar boyu devam etmesi Türkiye Selçuklu Devleti’nin güçsüzleşmesine ve otoritesini kaybetmesine neden olmuştur. Batı Anadolu’daki bazı bölgeler bu otorite boşluğunu kullanan Bizans Devleti tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonraki dönemde Türkleri Anadolu’dan atmak isteyen Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’un birlikleri ile Türk kuvvetleri günümüzde Isparta ili içerisinde bulunan Eğirdir Gölü çevresinde savaşmışlardır. Tarih kitaplarında Miryokefalon Savaşı olarak adlandırılacak olan bu savaşı Türk tarafı kazanmıştır.

Büyük bir yenilgi sonucunda Türklerin üstünlüğünü kabul eden Bizans Devleti tazminat ödemek ve böylece barış sağlamak istemiştir. Yıllar boyu süregelen ve bölge nüfusunda seyrelmeye yol açan bu çatışma ortamı Türklerin zaferinin sonucunda bitmiştir. Bizans İmparatorluğu’nun Türkleri Anadolu’dan uzaklaştırmaya dair umutları sona ermiştir. Bu zaferle birlikte Türklerin Anadolu’daki kalıcılığı kesinleşmiş ve Anadolu coğrafyası Türk yurdu haline gelmiştir. Halihazırda Bizans Devleti’nin vergi yükleri altında ezilen ve bu nedenden dolayı Türklerin haraç ve cizye vergilerini kabul ederek Türklerin kontrolü altında daha güvende yaşayacağına inanan halk ile beraber bölgenin egemenliği kolayca ve kalıcı bir şekilde Türklere geçmiştir.

Cevaplayalım: Türkiye Selçukluları’nın Kuruluş Döneminde Haçlılar ile Karşılaşması Ne Gibi Sorunlara Neden Olmuştur?

Türkiye Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasındaki ilişki oldukça çatışma dolu geçmiştir. Bizans’ın halk üzerinde uyguladığı yüksek vergiler ve beklentiler bölge halkının Türk tarafına daha yakın olmasına neden olmuştur. Böylece Türk yapılanmaları bölgede giderek güç kazanmış ve Bizans Devleti için bir tehdit haline gelmiştir. Karşısındaki tehdidi ortadan kaldırmak için Bizans tarafı gerek Haçlılar ile birlikte hareket ederek gerekse kendi birlikleri ile seferler düzenlemiş ve Türkleri Anadolu’dan uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Aynı zaman içerisinde Türkler de Anadolu’daki etkinliklerini artırabilmek için çeşitli seferlerle etkinlik alanlarını genişletmek için çalışmışlardır. Bu zamanlarda Bizans tarafı ile karşı karşıya gelmişlerdir. Çeşitli anlaşmalar ve bazı ateşkeslerle çatışmalar ve Türklerin Batı’ya hareketleri yavaşlamıştır. Ancak son olarak Eğirdir Gölü çevresinde Miryokefalon Savaşı’nın yaşanmasıyla Türkiye Selçuklu ile Bizans İmparatorluğu arasındaki mücadeleler sona ermiştir. Anadolu Türk egemenliği altında bir Türk yurdu haline gelmiştir.


1. Ünitenin Tüm Konuları: Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi