Charlie Chaplin Kimdir? Düşünce Yapısı ve Filmleri

Charlie Chaplin Neden Çok Seviliyor? Charlie Chaplin Filmlerinin Analizi

Charlie Chaplin Kimdir?
0 22

Sefaletin ve sevgi yoksunluğunun içinde yetişen; tutkusunu ve merakını sanata yönlendiren ve inanılmaz film eserlerini oluşturan Charlie Chaplin, bütün dünya tarafından tanınıyor. Sessizliğin ilginç ve evrensel büyüsüne kapılan Chaplin, annesinden sonra unutulmaz bir pandomim ustası haline gelmiştir. Yaratmış olduğu vurdum duymaz karakter Şarlo, insanları hem güldürür hem de düşündürür. Değerlerini ve fikirlerini özellikle sessiz filmlerinde dil, din ve ırk gözetmeksizin bütün insanlıkla paylaşmıştır. Yaratıcılığını özgürce kullanan ve mükemmel sonuçlar ortaya çıkaran Chaplin, insanların ilham kaynağı olmuştur. Aslına bakarsak, Chaplin’in de en büyük ilham kaynağı insandır. İşte bu şekilde Chaplin, insanın değerlerini ve fikirlerini en hakiki bir şekilde ortaya koyar. Kendine ve emeklerine değer veren, insanların haklarının gözetilmesini savunan ve yardımsever olunmasını tarihe büyük harflerle kazıdığı filmlerinde belirtmiştir. Politik görüşleri sebebiyle hor görülen sanatçı doğru bildiği yoldan şaşmaz.

Charlie Chaplin Kimdir?

Pandomim sanatının ustalarından Charles Spencer Chaplin, sessizliğin ve beden dilinin etkili gücüyle dünyanın dört bir yanından farklı kültürlere sahip insanlara umut, inanç aşılarken hakikatlerin farkında olunmasını da sanat yoluyla sağladı. İnsanın da etkin olduğu sanat dalının böylesine güçlü karakteri, mükemmeliyetçiliği ve farklı politik görüşleri olan bir insan tarafından kullanılması bütün mecranın ilgisini çekti. Chaplin çok yönlü bir insandı, yönetmenlikten film müzik besteciliğine dansçılıktan, şarkıcılığa kadar birçok alanda deneyimi oldu. İlginç giyim tarzı ve hareketleriyle Şarlo karakterini oluşturunca birçok insanın dikkatini çekti. Komik ve sakar halleri ile hüzünlü ve trajik tavırları halk tarafından beğenilince geniş bir hayran kitlesine sahip oldu. Bu makalede Charlie Chaplin’in karakteri ve düşünce biçiminin filmelerine etkisini inceleyeceğim.

Charlie Chaplin’in en tanınmış ve rağbet görmüş filmleri siyasi mesaj içerikli Büyük Diktatör, makineleşmeyi anlatan Modern Zamanlar, Hollywood’da sesli sinemaya geçiş yapılmasına rağmen sessiz sinemanın büyüsüne inanarak çektiği Şehir Işıkları, ilk defa sinema tarihinde bir hayvanın başrol oynadığı Bir Köpeğin Yaşamı’dır. Filmleri ile ırk, din farkı gözetmeksizin bir sürü insana farkındalık kazandırdı, harekete geçmek için cesaret verdi. Özellikle ileri görüşlülüğü sayesinde filmlerinde insanları uyarma şansı elde etti. Yaşadığı ülkenin sistemine karşıt çalışmalar yürütse de hiçbir zaman ne düşüncelerinden ne de onları paylaşmaktan vazgeçti. Koca bir neslin ilham kaynağı olmayı başardı.

Charlie Chaplin’in Hayatı

Londra’nın sefalet ve yoksulluğun baş gösterdiği kesiminde, küçük bir kulübede 16 Nisan 1889’da dünyaya gözlerini açtı Charlie Chaplin. Ailesi de tiyatrolarda ve müzikhollerde geçimini sürdürüyordu. Ne yazık ki bu fakir ama mutlu olmaya çabalayan ebeveynlerin evliliği Chaplin henüz küçücükken sonlandı. Bu nedenle Chaplin sürekli oradan oraya savruldu, düzenli bir hayattan ve sıcak bir yuvadan yoksun kaldı. Annesinin sesini ve akli dengesini yitirmeye başlamasıyla Charles, ağabeyi Sydney ile birlikte babasının yanında kaldı bir süre. Bu işin en kötü yanlarından biri ise çocukların eğitimden mahrum kalmalarıydı. Sadece kısa bir dönem okula gidebilme şansını elde ettiler, çoğunlukla babalarına tiyatroda daha çok insanı davet etmek için kapı önünde danslar edip insanların dikkatini çektiler.

İlk kez sahne tozunu da henüz beş yaşındayken annesi Lil Harley ile beraber dans edip şarkı söyleyerek yuttu. Kalabalık bir seyircinin karşısında yaptığı gösterinin verdiği heyecan, zevk ve alkışlanmak çok hoşuna gitti. Ardından tahta ayakkabılar ile yapılan “The Eight Lancashire Lads” dans grubuna katıldı. Ailesinin etkisiyle de oyunculuğa karşı gittikçe artan merakından dolayı Sherlock Holmes tiyatro topluluğu ile uzun süren bir turneye çıktı. Aile sevgisinin eksikliği ile kendini daha da yalnız hisseden Chaplin ağabeyinin ünlü Fred Karno tiyatro topluluğuna katıldığını öğrenince onun yanına gitti. Bu kumpanya ile Amerika’da yaptığı turnede ünlü yönetmen Mack Sennett tarafından fark edilince hayatının dönüm noktasına geldi. Artık beyaz perde bu ilginç adamın mimikleriyle hayat bulacaktı.

Charlie Chaplin’in Kariyeri

Seyirci ilk defa Charlie Chaplin’in Adolf Hitler’den ödünç aldığı bıyıkları, siyah melon şapkası, ayağına büyük gelen ayakkabıları, paytak paytak yürümesi, frak ceketi, geniş pantolonu ve sürekli salladığı bastonu ile yaratmış olduğu Şarlo karakterini Kid Auto Races at Venice komedi filminde tanıdı. Umursamaz, sakar hareketleriyle insanları hem güldürüyor hem de hayatın gerçeklerine maruz kalmış tipik bir karakterin hüzününü seyirciye iletebiliyordu. Bu karakterin nasıl oluştuğuna dair sorulara yanıtı hep aynıydı, “…Londra sokaklarında gördüğüm binlerce adamın senteziydi o…” (1918) (Chaplin).

Küçük yaşlardan itibaren kendi başına sorumluluk almış ve kendini idare etmiş bir birey olarak sinema yolculuğunu kendi belirlediği tarzda sürdürmek adına 1918’de kendi film şirketini kurdu. Bu girişimciliği ile birçok başarılı ve özgün eserlere imza attı. Artık onun için bir düzene adapte olmak, bir yere ait olma hissi tatmin ediciydi. İşinde en iyisini kendi yaratıcılığıyla oluşturmak için senaryosunu yazdığı birçok filmde hem oyunculuk hem yönetmenlik hem de müzik besteciliği yaptı. Birçok işi aynı anda yürütmesi her ne kadar yapılması zor gözüksede, amacına ve yapmak istediklerine duyduğu büyük tutku ve inanç sayesinde Chaplin bütün bunların üstesinden gelebilmiştir. Örneğin Modern Zamanlar filminde “Smile” isimli şarkısını kullandı.

Charlie Chaplin’in İlk Filmi

Oyunculuğun yanında kendini müzik alanında da geliştirirken aynı zamanda farklı bir mecranın dikkatini çekmiş oldu. Bu sayede çeşitli yollar ile bütün insanlara fikirlerini paylaşma imkanı buldu. Chaplin aynı zamanda mükemmeliyetçi bir insandı. Özellikle projelerine bu kadar özen göstermesinin en önemli sebebi de mükemmeliyetçi bir yapıya sahip olmasıydı. Örneğin, Şehir Işıkları filminde sadece iki söz repliği olan oyuncu Virginia Cherril, bu repliği Chaplin’in özel isteği üzerine 342 kez tekrarladı. Akıllardan çıkmayan Chaplin işte bu inanılmaz dikkati ve özeni sayesinde seyirciyi memnun etmeyi ve düşündürtmeyi başardı. Yaratıcılığını en mükemmel bir şekilde özgürce kullanabilmesi için ona bir şans veren First National Yapımcılık ile çalışmalarını sürdürdü. İlk çektiği film olan Bir Köpeğin Yaşamı aynı zamanda bir hayvanın başrol oynadığı ilk sinema filmiydi. Chaplin, köpeğini saldırgan diğer köpeklerin elinden kurtarır ve onu hiç yanından ayırmaz hatta bir kulübe girerken bile. Hayvanseverliği ve yardımseverliği seyircileri ile arasındaki samimiyeti arttırdı.

Charlie Chaplin ve Sessiz Filmleri

Bir diğer önemli konu ise Chaplin’in sessiz filmler çekmekte de bayağı ısrarcı olması idi. Çünkü Chaplin’in herhangi bir ayrımcılık yapılmaksızın hedefi bütün dünya bütün insanlıktı. Sessiz bir filmin insanları daha çok imgeleri, insanların hareketlerini gözlemlemeye ve daha özgür bir şekilde yorumlamaya teşvik ettiğinin farkındaydı. Böylece insanlar hem yaratıcılığını geliştiriyor hem de sessiz filmlerde kendinden parçalar bulup empati duygularını geliştiriyorlardı. Sesli sinemanın gelişmesine karşı tepkisini şu şekilde belirtmişti: “Sesli sinema mı? Nefret ediyorum… Sesli sinema dünyanın en eski sanatını berbat etti. Yani pandomim sanatını…” (Chaplin). En büyük eserlerinden; görme kusuru olan ve sokaklarda çiçek satan güzel bir kadına aşık olan evsiz Chaplin’in hikayesi Şehir Işıkları özellikle Chaplin’in tercihi üzerine sessiz yapılmıştı ki o dönemde Hollywood sineması sesli filmlere başlamıştı. Fakat Chaplin, pandomimin sinemadaki yerinin büyüsüne sonuna kadar inandı.

Pandomim alanında bu kadar takdire şayan olmasındaki en büyük etken her kesimden insanı sürekli gözlemlemesiydi. Özellikle annesinin bütün gün camdan dışarıda olup bitenleri izlemesi onu taklit etmesine sebep oldu. Dolayısıyla insanı incelemeyi ve duyguları mimikleriyle ifade etmeyi annesinden öğrenmiş oldu.

Charlie Chaplin’in yönetmenliğini üstlendiği ilk eseri Yumurcak’tır. Sefalet içinde iyi kalpli kalmayı başarmış Şarlo karakterinin terk edilmiş küçük bir çocuğu sahiplenmesi anlatılır. Chaplin’in düzensiz ve sorunlu geçen çocukluk döneminden izler taşır.

Şarlo ve çocuğun kurduğu sevgi bağı Chaplin ihtiyaç duyduğu türden bir bağdır. Ancak Chaplin bu tutkusunu sinemaya bağlanarak üstünde senelerdir konuşulan eserler ortaya çıkarır.

Charlie Chaplin Filmlerinin Analizi

Modern Zamanlar, Chaplin’in ülkenin sosyal ve ekonomik durumunu kara komedisi ile süslediği filmi bir fabrika işçisinin akıl sağlığını kaybettiğini konu alır. Ne yazık ki, o dönemde gişede başarısızlığa uğramış olsa bile şimdilerde Chaplin’in en popüler filmi haline geldi. O dönemin sosyal gerçekliğini gözler önüne sermesi göze batar. Sanayileşme ile makineleşmenin insanı nasıl robotlaştırdığını Chaplin’in günlük hayatında iş yaparkenki hareketlerini istemsiz bir şekilde tekrarlaması ile anlarız. Bu işçiler iradesinden ve yaratıcılığından mahrum kalmış bir koyun sürüsü gibi daha filmin ilk sahnesinde yansıtılır. Chaplin bu film sayesinde ileride insanların nasıl işsiz olacaklarını ve nasıl depresyona gireceklerini iletmiştir. Kaçınılmaz felaketin habercisi olarak insanlığı düşünmeye sevk etmiştir.

Bir diğer yandan, kişisel politik görüşleriyle Pentagon’un nefretini kazanmış Charlie Chaplin, hiçbir zaman ABD’nin kapitalist yönetimini kabul etmez. O dönemde de aynı zamanda Adolf Hitler hareketlenmeye başlamıştır. Uyguladığı yöntemlerden hoşnut olmayan Chaplin Büyük Diktatör filmi ile açık seçik bir şekilde kapitalizmi, diktatörlüğü eleştirmiştir. Aynı zamanda bu film onun ilk sesli filmidir. Filmde diktatöre benzeyen yahudi bir berberin karışıklıklara yola açmasını konu alır. En çok dikkat çeken sahne ise Chaplin’in dünya ile yaptığı danstır. Hafif sarkastik olan bu dans dünyanın Adolf Hitlerin elinde yukarı aşağı gelmesinden oluşur. Fakat Chaplin karakteri burada ağır basar ve komik hareketleriyle insanları güldürür.

Aynı zamanda acı hakikatleri gözler önüne sermesi ile ülkesinin durumundan rahatsız olan insanlara karşı gelme inancını, fikir belirtme haklarının olduğunu belirtir. Chaplin sessiz filmlerindeki sanatıyla çığlığını neredeyse tüm dünyaya yaymıştır. Üstüne üstlük Adolf Hitler bu filmi iki defa izlemiştir. Fikirlerini ve haklarını savunabilecek en güzel en zarif yolu bulmuştur. İşte bu yüzden senelerdir ismi akıllardan çıkmaz.

Charlie Chaplin’in Karakteristik Özelliklerinin ve Düşünce Yapısının Filmlerine yansıması

Sefaletin ve sevgi yoksunluğunun içinde yetişen Charlie Chaplin tutkusunu ve merakını sanata yönlendirdi ve inanılmaz film eserleri oluşturdu. Bütün dünya tarafından tanınmasını sessiz filmin büyüsüne ve evrenselliğine duyduğu inanca borçludur. Yaratmış olduğu vurdum duymaz karakter Şarlo, insanları hem güldürür hem de düşündürür. Değerlerini ve fikirlerini özellikle sessiz filmlerinde dil, din ve ırk gözetmeksizin bütün insanlıkla paylaşmıştır. Yaratıcılığını özgürce kullanan ve mükemmel sonuçlar ortaya çıkaran Chaplin insanların ilham kaynağı olmuştur. Kendine ve emeklerine değer veren, insanların haklarının gözetilmesini savunan ve yardımsever olunmasını tarihe büyük harflerle kazıdığı filmlerinde belirtmiştir.

Politik görüşleri sebebiyle hor görülen sanatçı hiçbir zaman yılmaz. Toplumun negatif fikirlerine karşın açık sözlü tavrını esirgemez. Pandomim sanatında en büyük ilham kaynağı insandı. İşte bu yüzden insan davranışlarını ve ruh hallerini sürekli gözlemledi ve yorumladı. Sanatını insanlar iyiliğin ve kötülüğün farkına varsın hakikatleri görsün diye paylaştı. Hala adının altın harflerle yazılmasında onun bu özgünlüğü ve evrenselliği vardır.

Charlie Chaplin’in başarıları Amerika tarafından lanse edilmek istense de şöhreti bütün dünyayı sarmıştır. Hatta 1925 yılında Time Magazine kapak sayfasında yer alan ilk aktör olmuştur. Bu dergide aynı zamanda dönemin önde gelen başarılı siyaset adamları ve bilim adamları da yer almıştır. Yine de hakkında karalama kampanyaları sürdürülmüştür. Chaplin yani Küçük Serseri hiçbir zaman aldırış etmemiştir ve kendi kararları yönünde ilerlemiştir. Dolayısıyla önemli bir farkındalık yaratmıştır. İnsanları, gözlemlemeye ve sorgulamaya yöneltmiştir.

Charlie Chaplin Neden Çok Seviliyor?

Charlie Chaplin’in nesilden nesile uzanmayı başaran bir usta olmayı özgünlüğüne ve inatçı bir şekilde evrenselliğe duyduğu inançtır. Kendi fikirlerini ve görüşlerini bütün dünya ile paylaşması sonucunda birçok insanı etkilemeyi başarmıştır. Dünyayı değiştirmenin imkansız olmadığını insanların farkındalığının ve özgürlüğünün vurgulandığı Charlie Chaplin filmleri hem insalığa yapılmış bir uyarı hem de sarkastik dolu güldüren eserlerdir. Şarlo karakteri hayatın karşısında paytak paytak yürümesi ile ve bastonunu özgürce sallaması ile büsbütün insanı temsil eder. Mimikleri ve hareketleri ile insanlara umut ve güç veren unutulmaz bir sanatçı idi. İşte bu yüzden hala Chaplin ve melon şapkası gözler önüne geldiğinde insanların yüzünde bir tebessüm oluşturur. Tüm bunlardan dolayı Charlie Chaplin gerçekten de çok sevilen bir kişidir.

Not: Chaplin’in bu yazıda bahsi geçen filmleri şunlardır;

  • Kid Auto Races
  • Bir Köpeğin Yaşamı
  • Modern Zamanlar
  • Büyük Diktatör
  • Şehir Işıkları

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. KapatAyrıntılı Bilgi