Kösem Sultan Kimdir?

Kösem Sultan Kimdir? Ekber ve Erşed Sistemine Etkisi

Kösem Sultan Nasıl Öldü? Kösem Sultan'ın Valide Sultanlık Dönemi

Tam adı Mahpeyker Kösem Sultan’dır. Saraya gelmeden önceki adı Anastasia’dır. Osmanlı İmparatorluğu tarihindeki en güçlü kadınlardan biridir. Padişah I. Ahmed’in nikahlı eşidir. Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatının nüfuzlu hasekilerinin son örneğidir. İbrahim ve IV. Murad’ın annesidir. 30 yıla yakın bir süre Valide Sultanlık yapmıştır ve yaklaşık 20 yıl naip unvanı ile Osmanlı Devleti’nin yönetimini elinde tutmuştur. Kösem Sultan, Osmanlı tarihinde iki oğlunu da tahta çıkarıp ardından torunun padişahlık dönemini gören tek sultandır.

Kösem Sultan Kimdir?

Kösem Sultan, Osmanlı tarihinde katledilerek ölen tek valide sultandır. Yaşadığı dönemler Kadınlar Saltanatı’nın zirveye ulaştığı dönemler olarak nitelenmektedir. Mahpeyker Kösem Sultan, 1623 yılında saltanat naibeliği yaparak Osmanlı tarihinde bir ilke daha imza atmıştır ve bu süre zarfında büyük ölçüde başarılı olmuştur. Dönemin büyük isyanlarını bastırmış ve uzun süredir devam eden huzursuzlukları gidermiştir. Kösem Sultan bu yaptıkları ile çoğu tarihçi tarafından Osmanlı tarihindeki en güçlü sultan olarak görülmektedir.

Çoğu Osmanlı sultanında olduğu gibi kökeninin nereye dayandığı tam olarak belli değildir ve çeşitli iddialar söz konusudur. Bazı kaynaklarda Rum veya Çerkes kökenli olduğu söylenmektedir. Bazı kaynaklar ise Bosna’da geldiğini ileri sürmektedir. Tarihçi Halil İnalcık’a göre de Kösem Sultan, Rum asıllı bir cariyedir. Kökeni tam olarak bilinmesi de tarih sayfalarında karşımıza ilk kez çocukluk yıllarında girdiği Bosna Beylerbeyi Sarayı’nda karşımıza çıkar. Güzelliği ve zekâsı ile kendini belli ettikten sonra ise İstanbul’daki Osmanlı Sarayı’na gönderilir. Saraya geldiğinde Safiye Sultan, Eski Saray’a gönderilmiş (1604) ve I. Ahmed’in annesi olan Handan Sultan, valide sultanlık yapmaya başlamıştır. Saraya geldiğindeki adı Mahpeyker’dir. Burada ona Kösem adı verilmiştir.

Kösem Sultan’ın Harem Hayatı

Kösem Sultan, Harem-i Hümayun‘a girdiğinde Mahfiruz isimli bir cariye çoktan Sultan Ahmed’in gözdesi olmuş ve hamile kalmıştı. Bundan yaklaşık dört ay sonra Kösem Sultan’ında hamile olduğu anlaşıldı. Böylece Kösem Sultan da Hasekilik mertebesine yükselmiş oldu. Kösem Sultan, Haseki olduğu süre boyunca Harem-i Hümayun’da tam etkin bir konumda değildi. Bunun sebebi ise Handan Sultan’ın oğlu Sultan Ahmed üzerinde büyük bir etkiye sahip olmasıydı. Handan Sultan’ın ölümünün ardından ise ölen valide sultanın konumunu Kösem doldurmuştur.

Mevcut Osmanlı kaynaklarında Kösem Sultan ve Sultan Ahmed arasında bir nikahtan bahsedilmemektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalara göreyse Kösem Sultan ve Sultan Ahmed arasında bir nikah söz konusudur. Günümüz araştırmacılarından Özlem Kumrular’ın Venedik Devlet Arşivleri’nde yaptığı bir araştırma sonucu Sultan IV. Murad’ın cülusunu duyuran ve üzerinde Sultan IV. Murad’ın mührü bulunan bir belge ortaya çıkmıştır. Bu belgede padişah validesi Kösem Sultan’dan bahsederken “ki sabıkan merhum ve mağfurun-leh Sultan Ahmed’in gayetden mu’teber ü makbulesi olmağın onu nikâh-ile tazimen tezevvüc edip”... Ahmed’in “muteber ü makbulesi” olduğu vurgulanmıştır. Bulunan bu belge doğrultusunda Sultan I. Ahmed’in Kösem Sultan ile nikahlandığı açıkça gösterilmektedir. Özetle Kösem Sultan tıpkı Hürrem Sultan gibi padişahın yasal eşi konumundadır.

Kösem Sultan, haseki sultan olduğu dönem süresince siyasi açıdan sakin hayat yaşamış ve bilindiği kadarıyla çoğunlukla çocuklarıyla ilgilenmiştir. Kösem Sultan altı tane şehzade dünyaya getirmiştir. Sultan Ahmed’in ilk hasekisi olan Mahfiruz Sultan’ın genç yaşta vefatının ardından Şehzade Osman’ı da Kösem Sultan büyütmüştür. Bu sayede Kösem Sultan rakipsiz bir şekilde haremdeki en nüfuzlu Sultan olmuştur. Şehzadeler dışında kızları Ayşe, Gevherhan ve Fatma Sultan da yaptıkları evlilikler sayesinde Kösem Sultan’a iktidar açısından önemli bir güç sağlamışlardır. Kızlarının evlilikleri sayesinde Divan-ı Hümayun’da da büyük bir nüfuza sahip olmuştur. Kızı Ayşe, devrin en zengin paşalarından olan Veziriazam Nasuh Paşa ile evlendirilmiştir. Fatma Sultan, Kaptan-ı Derya Hasan Paşa ile Gevherhan Sultan ise Öküz Kara Mehmed Paşa ile evlendirilmiştir.

Kösem Sultan’ın Valide Sultanlık Dönemi

Sultan Ahmed’in vefatı ardından tahta Kösem Sultan’ın da desteklediği doğrultuda I. Mustafa çıktı. Kösem Sultan ise bu dönemde Eski Saray’a gönderildi. Fakat kısa bir süre sonra Padişah Mustafa, devlet işlerini iyi bir şekilde yerine getiremediği ve akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle tahttan indirildi. Yerine Kösem Sultan’ın üvey oğlu olan II. Osman getirildi. Sultan Osman’ın tahta çıkması ile birlikte İstanbul sarayına dönen Kösem Sultan, dönemin Osmanlı kaynaklarına göre devlet işlerine tekrardan dahil oldu ve bu durum Sultan Osman tarafından hoş karşılanmadı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Sultan Osman (Genç Osman) Kösem Sultan’a olabildiğince ilgi gösterdi.

Bu dönemde payitahtta karışıklıklar baş gösterdi. Örneğin yeniçeriler Genç Osman’ı tahttan indirip yerine tekrardan Sultan Mustafa’yı tahta çıkardılar. Ardından çıkan isyanlarda Genç Osman boğduruldu. Sultan Osman’ın öldürülmesi Anadolu’da ayaklanmalara yol açtı ve bu ayaklanmalar sırasında birçok devlet adamı idam edildi. Bu idamları da Sultan Mustafa’nın tekrardan tahttan indirilmesi ve yerine Kösem Sultan’ın oğlu IV. Murad’ın tahta çıkarılması izledi. Kısaca Osmanlı İmparatorluğu’nda süregelen taht kavgaları sonucunda Kösem Sultan’ın valide sultanlığı önündeki tüm engeller kalkmış ve Kösem Sultan kaosun ardından iktidarı eline almıştır.

Kösem Sultan’ın Saltanat Naibesi Olması

Genç yaşta tahta geçmesi sebebiyle Sultan Murad hızlı bir eğitim içerisine sokuldu. Bu dönemde Kösem Sultan oğlu eğitim görürken saltanat naibeliği yaptı. Bu dönemde kazandığı güç ile yaklaşık otuz yıl boyunca devleti fiilen yönetti ve iktidarı elinde bulundurdu. Kösem Sultan’ın “Saltanat Naibesi” unvanını kullanması ve padişah adına annesinin devleti yönetmesi Osmanlı tarihinde bir ilktir. Kösem Sultan’ın naibelik süresi boyunca imparatorluk büyük bir anarşi ve iç karışıklıklara sürüklenmiştir. Yeniçerilerin ayaklanmaması adına verilen cülus bahşişi sebebiyle de hazine tamamen boşalmıştır. Bu karışıklıklar boyunca Kösem Sultan yönetimde söz sahibi olan paşaları düzenli olarak değiştirerek bir kişinin iktidar olarak rol oynamasını engellemeye çalışmıştır. Ayrıca ülke içinde çıkan isyanları bastırmak adına birçok girişimde bulunmuştur. Ayrıca muhtaç olan insanlar için aşevleri açtırmış, borçları yüzünden hapse düşenlerin borçlarını ödemiş ve ihtiyacı olanlara sadaka dağıtmıştır. Bu sayede halktan ve bürokratlardan takdir ve beğeni almıştır.

Sultan Murad genç yaşta ölünce yerine kardeşi Sultan İbrahim çıkmıştır. Bu dönemde Kösem Sultan iktidarı elinde bulundurmaya devam etmiştir. Fakat sarayda büyük bir kriz çıkmıştır. Bunun sebebi ise Sultan Murad’ın tahttayken tüm kardeşlerini öldürtmüş olması ve Sultan İbrahim’in tek varis olmasıydı. Zaman içinde bu sorun ortadan kalmıştı. Fakat Harem’deki yeni hasekiler Sultan İbrahim’i Kösem Sultan’a karşı doldurmaktaydı. Bunun üzerine günümüzde de var olan bir mektupla Kösem Sultan iktidar da tek olmak adına oğlu İbrahim’i tahttan indirtti ve öldürülmesine göz yumdu. Ardından tahta torunu IV. Mehmed çıkartıldı ve Kösem Sultan’ın büyük valide sultanlık dönemi başladı.

Kösem Sultan’ın Ekber ve Erşed Sistemi’ne Etkisi

Kösem Sultan’ın devlet işleyişinde gerçekleşmesine yardım ettiği en büyük yenilik Ekber ve Erşed Sistemi’dir. Ekber ve Erşed sistemi kısaca şöyledir: Padişah seçimi daha önceki gibi güçlü ve yetkin olan şehzade değil, şehzadelerin yaşça en büyüğü ve bilgilisinden yana yapılır; diğer şehzadeler öldürülmez. Ayrıca bu sistem doğrultusunda şehzadeler sancaklara gönderilmez. Kösem Sultan bu sistemin büyük bir destekçisidir. Çünkü kendi şehzadelerinin öldürülmesini istememektedir. Ekber ve Erşed sistemi getirilmiştir. Fakat bu sistem sanılanına aksine kötü sonuçlar doğurmuştur. Şehzadeler sancaklara gönderilmedikleri için siyasi açıdan yetirince tecrübe ve bilgi kazanamamışlardır. Bunun sonucunda Osmanlı Devleti’ni iyi bir şekilde yönetememiş ve diplomatik açıdan yetersiz kalmışlardır. Bunun sonucunda da Kösem örneğinde olduğu gibi valide sultanlar yönetimde eskisinden çok daha fazla söz sahibi olmaya başlamışlardır.

Kösem Sultan’ın Ölümü

Kösem Sultan torununun tahta geçmesi ardından tekrardan güç kazanmıştır. Ama o dönemde Harem’de bulunması sarayda ikilik çıkarmak olarak düşünüldüğünden gelini tarafından istenmemiştir. Bunun üzerine 2 Eylül 1651 yılında Mahpeyker Kösem Sultan, Lala Süleyman Ağa tarafından kurulun bir ekiple katledilmiştir ve Osmanlı’da katledilen ilk valide sultan olmuştur. Ölümünün ardından Sultan Ahmed Camii’ne gömülmüştür.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Hürrem Sultan Kimdir? Osmanlı Siyasetini Nasıl Etkiledi? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi