Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete (Tarih Konu Anlatımı)

Avrupa'da Din Savaşlarından Modern Devlete

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 11. sınıf tarih dersinin 1. ünitesi olan Değişen Dünya Dengeleri Karşısında Osmanlı Siyaseti (1595-1774) ünitesinin 3. konusu olan Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete konusuna yer verdik. Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete konusunu “Modern devletler hukukunun ortaya çıkışında Westphalia (Vestfalya) Barışı’nın rolünü kavrar.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete

Ders: Tarih 11

Ünite: Değişen Dünya Dengeleri Karşısında Osmanlı Siyaseti (1595-1774)

Konu: Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete

Kazanım: Modern devletler hukukunun ortaya çıkışında Westphalia (Vestfalya) Barışı’nın rolünü kavrar.

Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete konusunda Otuz Yıl Savaşları, Protestanlık, Westphalia Antlaşması, Avrupa’da Modern Devlet gibi kavramları ana hatları ile inceledik.

Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete Geçiş

Avrupa’da XII. yüzyılın başlarında itibaren Fransa ve İngiltere, Vatikan’dan ayrı kalmış ve Vatikan’dan farklı bir yönetim sistemi geliştirmiştir. Bu sayede papalıktan ayrı bir hakimiyet sürmek istemişlerdir. Bu durum Avrupa’da kilise ve krallık çatışmasının doğmasına sebep olmuştur. Krallıklar bağımsız hareket etmeye başladıklarında kilise güç kaybetmeye başlamıştır. Halk üzerindeki etkisini kaybetmeye başlamıştır. On beşinci yüzyılından itibaren halk kiliseye olan güvenini kaybetmiş, kiliseyi eleştirmeye başlamıştır. Bu da din temelli siyasetin oluşmasına neden olmuştur. 15. yüzyılda başalayan bu mücadeleler 16. yüzyılın sonlarına doğru yavaşlamıştır. Avrupa’ya Habsburg Hanedanı hâkim olmuş bölgeyi politik çoğulculukla yönetmiştir.

Otuz Yıl Savaşları Hakkında Bilgi

Avrupa’da başlayan din temelli çekişme iki temel sebebe dayanıyordu. Bunlardan biri Habsburg Hanedanlığı’nın Avrupa üzerindeki tek egemen olma isteğiydi. Diğeri de Marthin Luther’in öncüsü olduğu Protestanlık hareketidir. Habsburg Hanedanı Avrupa’daki topraklarını veraset, evlilik gibi yollarla sürekli olarak genişletiyordu. Avrupa’nın hakimi olmak adına büyük siyasi çalışmalar yapıyordu. Bu durum da başta Fransa olmak üzere Avrupa’daki birçok prensliğin ayaklanmalar başlatması ve başkaldırmasına sebep oldu. Tüm bunların yanı sıra Marthin Luther 95 maddeli bir bildiri yayınlamıştır. Kilisenin endüljans başta olmak üzere bir çok uygulamasına karşı çıkmıştır. Böylelikle Protestanlık hareketini başlatmıştır.

Bu durum da Avrupa’da dini çatışmaların alevlenmesine sebep olmuştur. Özellikle Almanya’da yer alan Saksonya gibi büyük prenslikler Marthin Luther’in hareketine destek vermesiyle Almanya Kralı, Luther’i desteklemeyi yasaklamıştır. Kralın bu hareketiyle beş Alman prensi ve on dört şehir birlikte Alman Kralı’nı protesto etmeye başlamıştır. Bu hareketleri nedeniyle Luther’in destekçilerine Protestanlar denilmiştir. 1555 yılında Protestanlar ve Alman İmparatorluğu arasında yaşanan 25 yıl kadar uzun süreye sahip olan sona ermiştir. Taraflar arasında Augsburg Antlaşması imzalanmıştır. Bu Antlaşma ile birlikte Protestanlık mezhebi, kilisesi ve cemaati Alman İmparatorluğu tarafından kabul görmüştür. Protestanlar bu antlaşma sayesinde Katoliklerle aynı haklara sahip olmuştur. Almanya prenslerine istedikleri mezhebi seçebilecekleri gibi bir özgürlük verilmiştir. Bu antlaşma Avrupa’daki görüş ayrılıklarına son vermeyi amaçlamıştır. Ancak bu savaşlarda sonra Almanya Protestan ve Katolik olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Protestanlık Hakkında Bilgi

Avrupa’da hızla yayılan Protestanlık hareketi ve Lutherci düşünce şekli nedeni ile Papalık dinde birtakım reformlar yapmak zorunda kalmıştır. Ancak Katoliklikte yapılan reformlar bir işe yaramamıştır. Hatta Katolikler ve Protestanlar arasındaki çatışma artmıştır. Katolikler ve Protestanlar arasındaki çatışmalar sertleşmiştir. Tüm Avrupa’nın ikiye bölünmesine neden olmuştur. İngiltere, Hollanda gibi ülkelerde genel olarak Protestanların yanında yer almış ve onları desteklemiştir. Avrupa’da Katolikler ve Protestanlar arasında oluşan bu çatışmalar yalnızca devletler ve dinler arasında düşmanlığın oluşmasına ve savaşların çıkmasına değil Avrupa’daki birçok ülkenin ve insanların ekonomik yönden zayıflamasına, fakirleşmesine neden olmuştur.

İki dini mezhep arasında başlayan bu çatışmalar bir süre sonra dinle bağlantısını kaybetmiştir. Siyasi bir çatışma haline gelmiştir. Dinle alakasını yitirmiştir. Katolik olan Fransa’nın Protestanları desteklemesi ve hatta Protestan ittifakının içerisinde yer alması, bu durumu destekleyen örneklerden yalnızca bir tanesidir. Bu mücadeleler 1645 yılına kadar sürmüştür. Ancak 1645 tarihinden önce Almanya’nın Kutsal Roma İmparatorluğa yardımını kesmesi, Danimarka ve İsveç’in yaşadıkları sorunlara son vermesi üzerine Kutsal Roma İmparatorluğu barışa sıcak bakmak zorunda kalmıştır. Çünkü diğer devletlerin desteğini arkalarına alan Protestanlar karşısında oldukça güç kaybetmişlerdi.

Westphalia Antlaşması Hakkında Bilgi

Bu nedenle iki taraf arasındaki barış görüşmeleri hızlandırılmıştır. Avrupa’da 30 yıl savaşlarına katılan bir çok devletinde katılım göstermesiyle Katolikler ve Protestanlar arasında barış antlaşması imzalanmıştır. Bu barış antlaşması aynı zamanda çok taraflı diplomasinin de ilk örneğidir. Westphalia Barışı 24 Kasım 1648’de sağlanmıştır. 30 yıl savaşlarını sona erdirmiştir. Ancak Fransa ve İspanya Westphalia Barışı’ndan sonra 5 yıl kadar savaşmaya devam etmiştir. Çünkü Fransa’nın Kralı XIV. Louis reşit değildi. O dönemde Fransa’nın yöneticiliğini yapan Kardinal Mazarin, İspanya’ya büyük bir düşmanlık besliyordu. Fransa’nın İspanya yok olana kadar rahat olmayacağını, İspanyolların sürekli olarak Fransa’ya saldıracağını düşünüyordu. Bu yüzden İspanya ile olan düşmanlığa son vermemişti. Westphalia Barış Antlaşmasıyla Kutsal Roma İmparatorluğu’nun büyük bir Katolik birliği sağlama planları gerçekleşmemiş oldu. Ayrıca Westphalia, Alman tarihine göre bakıldığında bir çağın sonu olmuştur. Alman topraklarına Danimarka, Fransa gibi diğer devletlerin müdahale olduğu ve yabancı devletlerin Alman devletlerinin üzerinde etkiye sahip olduğu bir ortam oluşmuştur.

Westphalia Antlaşması’nın Sonuçları

30 Yıl Savaşları’ndan sonra bir konferans düzenlenmiştir. Bu konferans Avrupa’nın ilk büyük konferansı olarak bilinir. Çünkü bundan önceki uluslararası konferanslar dini nitelikteydi. Ancak bu konferans tamamen bağımsızdı. Devletler aralarındaki siyasi sorunlardan hiçbir dinin etkisinde olmaksızın kurtulmuştu. Papalığın temsilcileri konferansta söz sahibi olmamıştır. Antlaşmaya hiçbir müdahalede bulunamamıştır. Bu sayede Papalığın yetkileri kısıtlanmaya başlanmıştır. 1555 yılında imzalanan Augsburg Antlaşması’nın maddeleri yenilemiş ve geliştirilmiştir. Almanya’da Protestanlık, Kalvinizm gibi mezhepler geçerli kabul edilmiştir. Aynı zamanda Kutsal Roma İmparatorluğu’nun dağıldığı bu antlaşmayla hukuki olarak da kanıtlanmıştır.

Tüm bu olayların ve 30 Yıl Savaşları’nın sonunda İngiltere Avrupa’daki en güçlü devletlerden biri haline gelmiştir. Fransa ise Avrupa siyasetine yön veren ve siyasette söz sahipi olan bir ülke haline gelmiştir. Fransa, İngiltere gibi devletler gelişirken Almanya gibi bazı ülkeler iç çatışmalara, gerilmelere sahipti. Hollanda, İsviçre ve Portekiz’ de bağımsızlığına kavuşmuştur. Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tüm Katolikleri tek çatı halinde toplayıp Avrupa’nın egemeni olma amacı gerçekleşmemiştir. Avrupa’da devletler arasında denge politikası geçerli olmaya başlamıştır. Siyaset, hukuk dinden arınmıştır. Modern hukuğun ve modern diplomasinin temelleri bu politikayla birlikte atılmıştır. Evrensel ya da dine dayalı devletler yerlerini ulusal temellere dayanan devletlere bırakmıştır.

Avrupa’da Modern Devletler

Ortaçağ Avrupasında 11. yüzyıldan itibaren kültürel, sanatsal, siyasi alanlarda bir çok reform yapılmıştır. Birçok gelişme olmuştur. Avrupa içinde bulunduğu gelişme sürecinde aynı zamanda bilim, sanat alanında gelişmiştir. Coğrafi Keşifler yapılmış ve ticarette oldukça gelişmiştir. Bu gelişmeler nedeniyle de Avrupa’nın nüfusunda artma görülmüştür. Ayrıca bu gelişme sürecinde yaşanan gelişmelerden birisi İstanbul’un fethedilmesi olmuştur. İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesi sürecinde kullanılan toplar Avrupalı kralların dikkatini çekmiştir. Krallar topların önemini anlamışlardır. Avrupa’da merkezi otoriteyi korumak amacıyla yaptıkları çalışmalarda topları kullanmışlardır. Avrupa’da devlet sistemi merkezi otoriteye bağlı bir hale gelmeye başlamıştır.

Johan Gutenberg’in matbaayı bulması modernleşme hareketlerinin hızlanmasına sebep olmuştur. Matbaayla birlikte bilginin aktarımı ve muhafaza edilmesi kolay bir hale gelmiştir. Coğrafi Keşiflerin sonucunda keşfedilen yeni yerler sayesinde devletler Afrika, Amerika ve Asya’da sömürgecilik hareketlerine başlamışlardır. Ayrıca Lutherle başlayan din reformları hızla devam etmiştir. İngiltere, İsveç gibi ülkeler Vatikan’dan bağımsız ulusal kiliselerini kurmuşlardır. Tüm bu gelişmelerin ve savaşların sonunda kilise devletler ve halk üzerindeki etkisini kaybetmiştir. Avrupa’daki devletler dinde yaşanan aydınlanmaların sonucunda ulusal bir hale gelmiştir. Avrupa’daki devletler modernleşme yolunda ve dünya gücü haline gelme yolunda ilerlemişlerdir.


1. Ünitenin Tüm Konuları: Değişen Dünya Dengeleri Karşısında Osmanlı Siyaseti (1595-1774) ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: 1595-1700 Yılları Arasındaki Siyasi Gelişmeler

2. Konu: Uzun Savaşlardan Diplomasiye 

Avusturya ile Uzun Savaşlar Dönemi

Osmanlı-Safevi Savaşları (1578-1639)

Sınırları Belirleyen Antlaşma: Kasr-ı Şirin (1639)

XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Dış Politikası

Kutsal İttifak Osmanlılara Karşı

Karlofça Antlaşması Sonrası Dış Siyaset

3. Konu: Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete (Şu an bu başlıktasınız!)

Otuz Yıl Savaşları (1618-1648)

Westphalia Antlaşması’nın Sonuçları

Modern Devlet (Hazırlanmaktadır…)

4. Konu: XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde ve Avrupa’da Denizcilik Faaliyetleri

Sömürgecilik Hızlanıyor

Osmanlı Denizciliğinde Kadırgadan Kalyona Geçiş

Osmanlı Devleti’nin Denizlerdeki Egemenliği Zayıflıyor

5. Konu: Fetihlerden Savunmaya

Prut Sonrası Gelişmeler

Doğu’da Mücadele ve Safevilerin Sonu

1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı

Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)

Yorum Yap

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi