Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler

Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler (Tarih Konu Anlatımı)

Türklerin İslamiyet'i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 6. ünitesi olan Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri ünitesinin 3. konusunun devamı olan Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler konusuna yer verdik. Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler konusunu “Karahanlı ve Gazneli örneklerinden hareketle İslamiyet’in kabulünün Türk devlet yapısında ve toplumsal hayatta meydana getirdiği değişimleri analiz eder.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler

Ders: Tarih 9

Ünite: Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri

Konu: Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler

Kazanım: Karahanlı ve Gazneli örneklerinden hareketle İslamiyet’in kabulünün Türk devlet yapısında ve toplumsal hayatta meydana getirdiği değişimleri analiz eder.

Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler konusunda öncelikle Kutadgu Bilig, Divânü Lûgati’t-Türk, Atabetü’l-Hakayık, Divân-ı Hikmet adlı eserler hakkında bilgi verdik. Bu eserlerin yazarları olan Yusuf Has Hacib, Kaşgarlı Mahmud, Ahmet Yesevi hakkında da bilgilere yer verdik. Ayrıca Türk-İslam tarihi içerisinde Kutadgu Bilig’in önemi nedir? Ahmet Yesevî’nin İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasında etkileri neler olabilir? sorularını da yanıtladık.

Kutadgu Bilig Hakkında Bilgi

Kutadgu Bilig, 11. yüzyılda yazılan Karahanlı Uygurlardan Yusuf Has Hacib’in Karahan’ın Doğu hakanı Tabgaç Uluğ Buğra Kara Han’a ithafen yazılan ve takdim edilen Türkçe bir eserdir. Genel özellikleri şöyledir;

  • Türkçenin eski hali olarak kabul edilen Karahan Türkçesi kullanılarak yazılmıştır.
  • Belirli kısımlarında ansiklopedik bilgiler vardır.
  • 18 ayda yazılabilmiştir.
  • 6645 mısradan yazılan şairane bir eserdir.

Yusuf Has Hacib Kimdir?

1017 yılında Balasagun’da dünyaya geldi. Karahanlı Devleti zamanı yaşadı. Kaliteli bir eğitim aldı. Çağının geçerli bilimlerinin yanında Arapça ve Farsça da öğrendi. Kendisine daha önceden Balasagunlu Yusuf deniliyordu , daha sonra kendisine Has Hacib unvanı verildi.1069-1070 yıllarında Kutadgu Bilig isimli eserini tamamlayıp Karahanlılar Devleti hanı Ulu Kara Buğra Han’a sundu. Kendisine sunulan kitabı okuyan Ulu Kara Buğra Han kendisine Ulu Has Hacib unvanını ve Kaşgar’da vezir yardımcılığını görevini verdi. Yusuf Has Hacib, Türkçe ilk siyasetnameyi yazdı ve Türk edebiyatında ilk nazım şeklini o kullandı. 1077 yılında Kaşgar’da gözlerini yumdu.

Yusuf Has Hacib hakkında bilgilerin tek kaynağı yine kendi eserine daha sonra eklelenen manzûm ve mensûr mukaddimelerdir. Yusuf, 11. asırda, Balasagun’da dünyaya gelmiştir. Asil bir aileden olup, fazîletleri, ilmi, zühd ve takvası ile tarikatın içinde en yüksek mertebeye yükselmiş bir kişidir. Yapıtına Balasagun’da başlamış, daha sonra gittiği Kaşgar’da bitirmiş (1069-1070) ve Karahanlı hakanı Tabgaç Kara Buğra hânlar hânının huzurunda okumuştur. Hâkan, şâirin kalem kudretini beğenerek, ona iltifat etmiş ve kendisini yanına alarak, ona “has hâcib” unvanını vermiştir. Bundan dolayı ismi Yusuf Has Hacib olmuştur.

Divânü Lûgati’t-Türk Hakkında Bilgi

Dîvânü Lugâti’t-Türk Orta Türkçe periyodunda Kaşgarlı Mahmud’un yazdığı Bağdat’ta 2 yılda yazılabilen Türkçe-Arapça bir sözlüktür. Türkçede bilinen en eski sözlük olup Asya Batısı yazısı ile Türkçesi ile bağlantılı olan en kapsamlı yapıttır.

Bir kültürün hazinesi gibi olan Dîvânü Lugâti’t-Türk, bir yandan 11. yüzyılda söz varlığındaki mevcut çeşitliliğini ve genişliğini göz önüne sermekte, diğer taraftan da o dönemde yaşayan insan ve toplumun hayatıyla, maddi veya manevi kültürle ilgili olan ilgi çekici kayıtları ortaya çıkarmaktadır. Bu şekilde zamanımızdan yaklaşık bin yıl önce yazılan Dîvânü Lugâti’t-Türk, Türkçede ilk sözlük olmaktan öte çok fazla araştırmacının tespit ettiği üzere kültürel ve tarihî başvuru kaynakların da ilklerindendir. Toplumların yaşayışları, dünya algıları o toplumun dilinde de kendini gösterir. Dîvânü Lugâti’t-Türk, yaklaşık bir yüzyıldır Türklük biliminin başlıca araştırma konularından birisi olmuştur. Bu eser, edebiyat bakımından değerli ve önemli olduğu kadar kültürün özelliklerini güzel ve doğru bir biçimde yansıtması bakımından da oldukça değerlidir

Kökleşmiş Arapça sözlük bilgisi ilkelerine göre hazırlanan bu sözlük, Kaşgarlı Mahmud’un Türk kavimleriyle alakalı detaylı bilgisinin peşi sıra, Arapça dil bilgisi konusunda da detaylı bir eğitim almış olduğunu gösterir.

Kaşgarlı Mahmud Kimdir?

Kaşgarlı Mahmud, Karahan soyundan gelen asil bir ailenin çocuğudur. 11. yüzyılda yaşamış ve Türk dilleriyle ilgili çalışmalarıyla bilinmiştir. Kaşgar’ın 45 kilometre güneybatısındaki Opal kasabasında doğdu. Çeşitli kaynaklara göre ise Isık Göl’ ü yakınlarında, Bars Kul’da doğmuştur. Hamirler diye çağrıldığını, bu ismin Oğuzların Emir yerine”Hemir” demelerinden dolayı olduğundan bahsetmektedir. Kendisinin verdiği bilgilerden, Türk tarihindeki önemli devletlerinden birisi olan Karahanlı Devleti’nin hanedan sülalesinden geldiği anlaşılmaktadır.

Farklı araştırmalara göre Batı Karahan hakanlarından olan Buğrahan Muhammet Yağan Tekin’in öz torunu ve Şehzade Hüseyin Emir Tekin’in çocuğudur. Yağan Tekin, 18 aylık kısa bir Hakanlık döneminden sonra tahtı kendi rızası ile Kaşgarlı Mahmud’un babası Hüseyin Emir Tekin’e bırakmak istemiştir.

Divân-ı Hikmet Hakkında Bilgi

Divan-ı Hikmet, Ahmed Yesevi Pir-i Türkistan’da söylenilen “hikmet” isimli şiirleri birleştiren Türk tasavvuf edebiyatında bilenen en eski örnekleri bulunduran bir kitap. Türkistan’da Ahmet Yesevi’nin bahsettiği “hikmet” isimli şiirleri birleştiren şiir antolojisine verilen özel addır. Türk edebiyatı döneminde “Divan-ı Hikmet”in değeri İslamiyet sonrası Türk edebiyatının önceden yazılan, Kutadgu Bilig’den sonra bilinen eski örneklerden biridir. Üstelik Türk edebiyatında ilk eseri oluşundan fazla Türk Dünyası’nda meydana gelen tesirlere dayanır.

Genel olarak dervişlik ile ilgili övgülerden, bu dünyadan şikayetten, cennet ve cehennem tasvirlerinden, İslam peygamberi olarak geçen Muhammed’den, kendi hayatından ve kendi mucizelerinden bahsedilir. Din ve ahlak ile ilgili öğütler veren şiirler de bulunur. Hece ölçüsü 4+3 veya 4+4+4 kullanmıştır. Bu yapıtın ortaya çıkışından belirli bir süre sonra; İslamiyet, göçebe Türk kavimleri arasında hızlıca yayılmaya başlamıştır. Ahmet Yesevi’nin bazı görüşleri Anadolu gizemciliğinin (tasavvuf) temelini oluşturur. Tasavvuf kültürünün temeli bu yapıttadır. Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli gibi mutasavvıfların düşüncelerin kaynağı bu yapıtta bulunabilir. Eserde Ahmet Yesevi’nin lideri olduğu Yesevilik Tarikatı hakkında bilgiler, dervişlik ile ilgili övgüler, Cennet ve Cehennem betimlemeri ve İslam peygamberinin hayatı ve sözde mucizeleri anlatılır.

Ahmet Yesevi Kimdir?

Ahmet Yesevi, 1093 yılında Kazakistan Çimkent şehrinin doğusunda olan Sayram’da doğmuştur. Adının uzun ve tam hali Ahmed bin İbrâhim bin İlyâs Yesevî’dir. 7 yaşında babasını kaybettikten sonra, ablası ile Sayram yakınlarındaki Yesi’ye giden Yesevi, burada “Arslan Baba” isimli bir Türk şeyhinden eğitimini almaya başladı. Eğitiminin ilk adımını tamamladıktan sonra 27 yaşında Buhara‘ya giden Yesevi, bu kasabada zamanın önde gelen dincilerinden olan Şeyh Yusuf Hemedani’yi dinleyip Müslüman oldu. Burada yoğun bir eğitim alan Yesevi, Şeyhin dört halifesinden üçüncüsü olmuş ve ilkinin yerine geçmiştir. Daha sonra irşad Şeyh Adülhalik Gücdûvani’ye bırakarak Yesi’ye geri döndü. Yesi’de Yeseviye Ocağı’nı kurdu. Buhara’da Şeyh Adülhalik Gücdûvani’nin büyüttüğü öğrencisi Muhammed Bahaüddin Nakşbendi o dönemin Yeseviye Ocağı dışında ortaya çıkan iki büyük tarikattan birisi oldu. Buhara’da kurulmuş olan Nakşibendiye tarikatı, zamanla Afganistan, Hindistan ve Anadolu‘ya yayıldı.

Atabetü’l Hakayık Hakkında Bilgi

Atabetü’l Hakayık, kendisine 12. Yüzyılda hediye edilen hadis ve Arapça mısralarla yazılan şiirlerle ahlaklı biri olmanın yollarını, ahlakı açıklamış, çeşitli öğütlerde bulunmuş, İslamik düşünce/görüşlere örnek olmuştur. Hakaniye dili ile yazılmıştır. Eserin ismi günümüzde “Hakikatlerin Eşiği” diye adlandırılabilir.

Yeni zamanda ilk bilinen “Atabetü’l Hakayık” ya da “Aybetü’l-Akayık” gibi saçma ve yanlış bir kullanılmıştır. Yapıtta Allah’ı, dünyayı ve insanı tanımanın yalnızca bilim yoluyla olunacağı anlatılır. Bilginin yararını ve bilgisizliğin zararını ilgilendiren olan konularını işlemiştir.

Nazmi mısraları ve dörtlüklerden olan bu yapıt, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig’inki gibi ölçü diliyle ve Kaşgar Türkçesi ile yazmıştır. Şair, eserini ne zaman ve nerede yazdığı kesin olarak belirtmemektedir.

Yorumlayalım: Türk-İslam Tarihi İçerisinde Kutadgu Bilig’in Önemi Nedir?

Kutadgu Bilig, mutluluk verici bilgi anlamında olan Türk-İslam Edebiyatında günümüze ulaşmış ilk eserdir. Yusuf Has Hacip’in 1070 yılında Doğu Karahan Devleti hakanı Buğra Han’a Türkçe sunulmuştur. Eserde insanın sosyal yaşamdaki sorumlulukları, gerçek Türk Devlet anlayışının ne durumda olması gerektiği ve Dünya ve ahirette mutluluk için nasıl bir yaşam sürülmesi gerektiği hakkında bahsedilmiştir. Kutadgu Bilig, Türk-İslam devleti olarak sınıflanılmış devletlerin Türk ve İslam kültürünün bir arada nasıl yürütülebileceği hakkında bilgi içeren yegane kaynaklardan bir tanesidir.

Türk-İslam tarihi içerisinde olan çok önemli pek çok eser ortaya koymuştur. Bu eserler sosyal, siyasi, dini ve kültürel olmak üzere temel kaynak eserleri olmuştur. Kutadgu Bilig de Kutsal Bilgi olan bu eserler arasında bulunur. Türk-İslam tarihi içinde büyük bir yere sahip olarak kendi devletini kurma, kendi ideallerinde devlet adamı olma ve kendi devletinde görev alma durumlarının benimsenmesinde en önemli kaynak olmuştur.

Kutadgu Bilig, devlet idaresinin ortaya koyduğu sistemler ve nasihatlerle sonraki nesillere ışık tutar. Kutadgu Bilig bu nedenle günümüzde hala okunmaya devam eden sayılı başucu eserlerinden biri haline gelmiştir. Temel bir kaynak kitabı olarak en çok okunan kitaplar içinde bulunur.

Yorumlayalım: Ahmet Yesevî’nin İslamiyet’in Türkler Arasında Yayılmasında Etkileri Neler Olabilir?

Divan-ı Hikmet, Türk tasavvuf tarihinde yazılan ilk eser bilinir. Ahmet Yesevi’nin Türkçe yazdığı “Hikmet” isimli şiirlerden oluşur. Divan-ı Hikmet, Hz. Muhammed’in yaşamı, cennet, cehennem,  güzel ahlak gibi konulardan bahsetmektedir. Türk-Islam dünyasının benimsediği düşünce tarzı, yaşayış ve kimliği ortaya koymaktadır. Ahmet Yesevi, İslam’ın Orta Asya’dan beri Türkler içinde yayılımını ve Islam’ın ve Müslümanlığın bilinmesinde önemli bir rol oynamıştır. Türk Müslümanlığı ilk defa bu sayede ortaya çıkmış ve bu sayede yayılmıştır.

İslamiyet’i kabullenmeye başlayan Türkler öz toplumlarının dini eğitim ve öğretimi için de bazı dini ve sosyal çalışmalar yapmaya başlanmıştır. Uzunca yıllardan sonra Türklerin hayatında yerleşik bir hal alarak müesseseleşen belirli değerler sebebiyle İslam’ın bir hayat dini olduğu anlaşılmıştır.


6. Ünitenin Tüm Konuları: Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: Türk-İslam Tarihindeki Siyasi Gelişmeler

2. Konu: Türklerin İslamiyet’i Kabulü

3. Konu: İslamiyet’in Türk Devlet ve Toplum Yapısına Etkisi

Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler (Şu an bu başlıktasınız!)

4. Konu: Oğuzların İslamiyet’i Kabulü

Büyük Selçuklu Devleti (1040-1157)

Büyük Selçuklu Devleti’nin Yıkılışı

5. Konu: Büyük Selçuklu Devleti’nde Yönetim ve Toplum Yapısı

Nizamiye Medreseleri

Büyük Selçuklu Devleti’nde Kültür ve Medeniyet

1 Yorum Yapıldı
  1. Elif Özaydın Diyor ki:

    Türk İslam dünyasındaki ilk edebi eserler ve yazarları hakkındaki bilgiler ayrıntılı bir şekilde verilmiştir. Yorumlamalarla anlatım genişletilmiştir. -Elif Özaydın

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi