Şair Sultanlar

Şair Sultanlar (Tarih Konu Anlatımı)

Beylikten Devlete Osmanlı Medeniyeti

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 10. sınıf tarih dersinin 4. ünitesi olan Beylikten Devlete Osmanlı Medeniyeti ünitesinin 3. konusunun devamı olan Şair Sultanlar konusuna yer verdik. Şair Sultanlar konusunu “Osmanlı coğrafyasında sözlü ve yazılı kültürün toplum hayatına etkilerini analiz eder.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Şair Sultanlar

Ders: Tarih 10

Ünite: Beylikten Devlete Osmanlı Medeniyeti

Konu: Şair Sultanlar

Kazanım: Osmanlı coğrafyasında sözlü ve yazılı kültürün toplum hayatına etkilerini analiz eder.

Şair Sultanlar konusunda Osmanlı Devleti’nde şiir yazan padişahlar ve şiirleri hakkında bilgi verdik.

Osmanlı Devleti’nde Şiir Yazan Padişahlar ve Şiirleri

Osmanlı Devleti’nde şiir yazan padişahlar ve şiirleri hakkında bilgi verelim. Dünya tarihinde birçok topluluk, kültürlerini oluşturan eserlerini bir sonraki neslin geleneği olarak aktarmayı ve bu sayede kalıcı olmayı başarmıştır ancak bu eserlerin yıllar içerisinde doğal yollar sebebiyle yok olmuştur. Bundan dolayı yüzyıllar sonrasında yapılan araştırmalarda çalışanlar hangi eserin hangi toplumdan kalma olduğunu açıklamakta zorlanmışlardır. Yazının icadı ile birlikte edebiyatın sürdürülebilir hale gelmesi, tarihte bu anlamda büyük bir değişikliğe yol açmış ve araştırmacıların daha somut kalıntılar üzerinde yoğunlaşarak tutarlı örnekler vermelerine sebep olmuştur. Zamanla birçok toplumun vazgeçilmezi haline gelen yazılı edebiyat, Türk Devletleri içerisinde de kendine kalıcı bir yer edinmiştir. Özellikle Osmanlı Devleti’nin erken dönemlerinde saray mensuplarının edebiyata verdikleri önem sayesinde hatrı sayılır düzeyde eser verilmiştir.

Osmanlı padişahlarının ve şehzadelerinin çoğunun şiir sanatı ile uğraştığı ve şairleri koruyup kolladığı, onlara destek verdiği ve teşvik ettiği bilinmekte. Yapılan araştırmalara göre otuz altı Osmanlı padişahlarından dokuzunun kurmuş olduğu divanları vardır. Geri kalan padişahlardan on tanesi de divan tertip etmemesine rağmen şiirle uğraşmıştır. Şiirlerinin tamamı bulunamayan yedi tanesinin ise şiir yazdığı halk arasında söylene gelmiştir. “Kelâmü’l-Mülûk Mülûkü’l-Kelâm” adlı eserin Osmanlı Devleti padişahlarından şiirle uğraşanlara dair yazılan ilk kitap olma özelliği taşır ve kitap içerisinde bu padişahlara dair genel bilgiler de yer alır.

Bu kitaba göre Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi, asaleti temel alan, soyluluk ve yiğitlik üzerine odaklanılmış şiirler kaleme almıştır. Osman Gazi’nin oğlu olan Orhan Gazi ise daha çok bir devletin nasıl yönetilmesi gerektiği ile ilgili eserler üretmiştir. Şiirlerinde adaleti özümseyen bir yaklaşım ile birlikte yöneticilere, ama özellikle de oğluna seslenir. Didaktik olma özelliği taşıyan eserleri, seslendiği kitleye öğüt verme amacı güder. Halkın korunması ve ve adil bir sistem kullanılarak yönetilmesi gerektiğini vurgular.

I. Murat ve Yıldırım Beyazıt’ın Şiirleri

Kosova Muharebesi’nde karşılaştığı zorluklar ve gösterdiği çabalar sayesinde halk arasında iyice konuşulmaya başlanan I. Murat’ın yazdığı şiirler, dua olma niteliği taşır. Yaratıcıya yakarma tarzıyla yazılmış olan şiirlerinin türü münacat olarak da kullanılabilir. Bu eserlerinden kendini dine adamış bir padişah olduğunu ve başarılarını da bu sayede elde ettiğine inandığını çıkarmak mümkündür. Kitapta I. Murat’ın ardından konu edilen diğer bir padişah da Yıldırım sıfatı ile anılan I. Bayezit’tir. Bu padişah hakkında bilinenlerden biri de çok hızlı ve güçlü hücumlarda bulunma emirleri verdiğidir. Şiirlerinde de genel olarak bu atikliğini ve kararlılığının ortaya çıktığı tamlamalar kullandığı dikkat çekmektedir. Duyguları tasvir etme üzerinde sahip olduğu yeteneği sayesinde, şiirleriyle hitap ettiği okurlarının anlatının içine girmesini sağlamakta ve manipülasyonlara yol açmaktadır.

Çelebi lakabına sahip padişah I. Mehmet, yazdığı şiirlerinin tanrıya adanmışlığı gibi dini ögeler üzerinden ilerlemesi sebebiyle eserleri tarzı bakımından I. Murat’ın şiirleriyle benzerlik göstermektedir. Kahramanlık duygusu ve tanrının yardımının askerlerin başarılarının artmasına olan etkisini ele alan I. Mehmet, doğruluğu ve iyiliği öğütler.

II. Murat ve Fatih Sultan Mehmet’in Şiirleri

Edebiyata ve dilin geliştirilmesine önem veren padişahlardan biri olan II. Murat, yaptığı çevirilerin yanı sıra şiir eserleri de vermiştir. “Kelâmü’l-Mülûk Mülûkü’l-Kelâm” adlı kitapta her ne kadar II. Murat’ın herhangi bir şiirine yer verilmemiş olsa da yapılan diğer araştırmalar aracılığıyla bulunan eserlerinde Allah vergisi fikirlerin güzelliğine ve bu düşüncelerin rehber edinilmesi konusunda yazılar kaleme almıştır. İslami dini inanışın insanı nasıl geliştirdiği ve ne tür güçler bahşettiği vurgulanmakta, tanrının iyiliklerinin inananları takip edeceğinden ve de bu yüzden din işlerinin düzgün yapılması gerektiğini konu edinir.

Kitapta II. Murat’ın ardından gelen ve döneminde yaptığı fetihler sebebiyle Fatih olarak da adlandırılmış olan II. Mehmet’in şiirle olan ilgisi yazdığı manzum eserleriyle ortaya çıkar. Avni mahlasıyla ürettiği bu eserler, şiir biçiminde yazılmış hikayeler olarak edebiyat literatüründe tanımlanırlar. İstanbul’un Fethi gibi hayatında önemli bir yer edinmiş olaylar sırasındaki düşüncelerini anlatan ve ardından geleceklere öğüt niteliği taşıyan bu eserlerinde diğer çoğu padişah gibi Fatih Sultan Mehmet de dini ögelere şiirlerinde yer vermiştir.

Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın Şiirleri

Yönetimde ve savaşlarda ülkesine kazandırdıklarının ardından aldığı lakap sebebiyle Yavuz Sultan Selim adıyla da anılan ve Selimi mahlasını kullanan I. Selim’in yazım tarzı güçlü bulunmaktadır. Günlük hayatı içerisinde gösterdiği davranışlar gibi şiirlerinde vurguladığı noktalar kararlılık ve sertlik içermektedir. Şiirleri Arapça, Farsça ve Türkçe gibi dillerde yazıldığından kelime kullanımı çeşitlilik göstermektedir. Muhibbi mahlasını kullanan Kanuni Sultan Süleyman (I. Süleyman)’ın şiirleri güçlü ve etkileyici benzetmeleri sebebiyle yüksek edebi önem taşımaktadır. Dini inancını eserlerinde belli eden Kanuni Sultan Süleyman, ikinci yaşam ve ahiret hayatını konu edinen eserler vermiştir.

II. Selim ve III. Murat’ın Şiirleri

II. Selim’in şiir sanatına olan ilgisi, kendinden önceki padişahlara kıyasla daha farklı bir yol izlemiştir. Daha önceki padişahların yoğunlaştığı dini konular, II. Selim tarafından çoğunlukla göz ardı edilir, daha çok romantik konulara yönelir. İnsani duyguları ön plana taşıyan II. Selim, sevginin her türlü halini eserlerinde konu edinir ve bu duyguları dini inanışlara kıyasla daha çok destekler. Onun ardından gelen diğer şair padişahlar da benzeri şekilde kendilerine benimsedikleri sevgiliye ithafen yazdıkları şiirlerinde daha coşumcu ibarelerden yararlanırlar. Örneğin Muradi mahlasıyla şiirlerini yayınlayan III. Murat’ın bir eserinde yer alan “Sevgilinin yüzü görülünce bülbüller naralar atar.” ifadesi de bu durumu desteklemektedir. III. Murat’ın şiirleri genel olarak bu düzlemde ilerlemekte ve bolca benzetme sanatından faydalanılmaktadır.

Diğer Padişahların Şiirleri

Şair padişahlar zamanla yazım tekniklerini üst seviyeye çıkarmışlardır. III. Mehmet’in şiirleri anlatım tekniği bakımından gelişmiş, akıcı ve kolay anlaşılan bir dil kullanımı sayesinde şiir sanatının ilerlemesinde büyük bir rol oynamıştır. Adaletli kişiliğiyle ön plana çıkan III. Mehmet’in eserlerinde de adalet ve eşitlik değerlerine önem verilmiştir. III. Mehmet’in ardından halkın karşısına on dört yaşında on dördüncü hükümdar olarak çıkan I. Ahmet yirmi sekiz gibi erken bir yaşta vefat etmesine rağmen yazdığı şiirlerin üstün tekniklere sahip olması dönemin edebiyat ustaları tarafından ilgi toplamıştır. Bahti mahlasıyla karşımıza çıkan I. Ahmet, eserlerinde zafere ve dine olan düşkünlüğünü ele almıştır.

Daha sonra gelen bir diğer şair padişah olan ve eserlerini Farisi mahlasıyla paylaşan II. Osman, stil olarak zarafetin ve inceliğin ön planda olduğu süslü bir anlatım tercih etmiş, dinin övüldüğü estetik bir teknik benimsemiştir. II. Mustafa da şiirlerinde dindarlığını açıkça ortaya koymuştur. Cömertliği önemseyen bir şair olan II. Mustafa aynı zamanda kendi mütevaziliğini şiirlerinde belli etmiştir. Son olarak da kullandığı ifadelerde yakaladığı akıcılık ve yararlandığı söz sanatlarıyla yakaladığı estetik sayesinde parlamış bir şair olan III. Selim yer almaktadır. Kullandığı İlhami mahlasıyla da belli olduğu gibi III. Selim yaşadığı olaylar ve kendi yönetimi süresince yaşanan gelişmelerden aldığı ilhamı eserlerine yansıtmıştır.

Okuma Önerisi: Bu konuyla ilgili olarak Kronolojik Sırayla Tüm Osmanlı Padişahları ve Hayatları başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.


4. Ünitenin Tüm Konuları: Beylikten Devlete Osmanlı Medeniyeti ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: Anadolu’nun Kandilleri

2. Konu: Osmanlı Devleti’nde Askeri Sınıf

Osmanlıda İlim ve İlmiye Sınıfı

Medreseler ve Tekkeler

Akşemsettin, Ali Kuşçu, Uluğ Bey

3. Konu: Halk Kültürü ve Kitabi Kültür

II. Murad’ın Kültürel Faaliyetleri

Şair Sultanlar (Şu an bu başlıktasınız!)

4. Konu: Fetihle Gelen Dönüşüm

Osmanlılarda El Sanatları

1 Yorum Yapıldı
  1. Sercan Ertin Diyor ki:

    Şair Sultanlar konulu dersin görseli NEDEN Roma imparatoru?

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi