İslam Medeniyetinde Alimler

İslam Medeniyetinde Alimler (Tarih Konu Anlatımı)

İslam Medeniyetinin Doğuşu

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 5. ünitesi olan İslam Medeniyetinin Doğuşu ünitesinin 5. konusunun devamı olan İslam Medeniyetinde Alimler konusuna yer verdik. İİslam Medeniyetinde Alimler konusunu “Sekizinci ve on ikinci yüzyıllar arasında İslam medeniyeti çerçevesindeki ilmî faaliyetleri değerlendirir.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

İslam Medeniyetinde Alimler

Ders: Tarih 9

Ünite: İslam Medeniyetinin Doğuşu

Konu: İslam Medeniyetinde Alimler

Kazanım: Sekizinci ve on ikinci yüzyıllar arasında İslam medeniyeti çerçevesindeki ilmî faaliyetleri değerlendirir.

İslam Medeniyetinde Alimler konusunda öncelikle Endülüs, Bağdat, Horasan havzalarındaki önemli kurumlar ve alimler hakkında bilgi verdik.

Endülüs, Bağdat, Horasan Havzalarındaki Önemli Kurumlar ve Alimler

Endülüs, Bağdat, Horasan havzalarındaki önemli kurumlar ve alimler hakkında bilgi verelim. İlme verilen önemden dolayı kurulmasının ilk yıllarından beri İslamiyet, bir kültür ve bilgi akışı içerisinde bulunmuş, bunların yardımıyla bir ‘İslami Medeniyet’ oluşmuştur. Bu medeniyetin bilgi kaynaklarından en önemlileri ise İslam alimleri, bu alimlerin kuduğu kurumlar ve medreselerdir. Bu alim, kurum ve medreseler Endülüs Havzası, Bağdat Havzası ve Horasan Havzası olmak üzere üç havzaya bölünmüş; bilgiyi her yere yaymak için çalışmışlardır.

Endülüs Havzası

Endülüs Havzası’nda iki önemli medrese bulunurdu. Bunlar Kurtuba Medresesi ve Gırnata Medresesi’dir. Endülüs Havzası’nda yaşamış önemli İslam alimlerinden bazıları ise Endülüslü Zehravi, İbn-i Rüşd ve İbn-i Haldun’dur. El Zehravi ya da tam adıyla Ebu’ l Kasım Halef ibn Abbas ez- Zehravi, 10. ve 11. yüzyıllar arasında Endülüs’te yaşamış müslüman bir kimyager, doktor ve cerrahtır. Yaptığı çalışmalar sayesinde “Cerrahinin Atası” ve “Ameliyatın Babası” olarak bilinen El Zehravi, Ortaçağ’ın en büyük cerrahı olarak kabul edilir. İbn- i Rüşd ise, tıptan felsefeye bir sürü konuda çalışmış, 100’e yakın kitap yazarak Avrupa’da çok değer verilen bir bilim insanı haline gelmiş ancak değeri İslam dünyasında yeterince bilinmemiştir. İbn-i Haldun ya da diğer adıyla Ebu Zeyd Abdurrahman bin Muhammed bin Haldun el Hadramî; felsefe, siyaset, sosyoloji, tarih alanlarında çalışmış ve ünlü bir devlet adamı olarak görev yapmıştır.

Bağdat Havzası

Bağdat Havzası’nda bulunan en büyük ve önemli kurumlar ise Beyt-ül Hikme ve Nizamiye Medreseleri olarak değerlendirilebilir. 800’lü yılların başlarında Abbasiler tarafından Bağdat’ta kurulan bir bilim merkezi olan ve içerisinde bir kütüphane ile çeviri merkezi barındıran Beyt-ül Hikme, İslamiyet tarihindeki en büyük ilim merkezlerinden bir olarak değerlendirilmektedir. Nizamiye Medreseleri ise Büyük Selçuklular zamanında kurulmuş olan ve meşhur vezir Nizamülk’ün ismiyle anılan medreselerdir. Bağdat Havzası’nda yetişmiş olan önemli alimlerden bazıları ise El Hârizmî, Kindî, Ferganî, el-Belhî, el-Harrânî, er-Râzî ve Bettâni’dir. Bunlardan El Harizmi gökbilim, coğrafya ve cebir alanlarında çalışmalar yapmış; Kindî felsefeden tıpa, matematikten müziğe bir sürü alanda çalışıp bu alanlarda kitaplar yazmış; el-Belhî coğrafya, tıp, matematik ve psikoloji, el-Harrânî tıp ve matematik, er-Râzî ise tıp, kimya ve felsefe alanlarında çalışmıştır.

Horasan Havzası

Horasan Havzası’ndaki önemli kurumlar Nişabur Medresesi, Belh Medresesi, Semerkant Medresesi, Uluğ Bey Rasathanesi ve Nişabur Bimaristanı olarak bilinir. Bu havzadaki önemli alimler ise filozof, şâir, astronom ve matematikçi Ömer Hayyam, matematik alanında çalışmalar yapmış İsfizâri, Türk tarihinin en önemli yazılı kaynalarından biri olarak bilinen Kutadgu Bilig’i yazan Yusuf Has Hacib, gökbilimci, filozof ve müzisyen Farabi, “Tıpın Babası” olarak da bilinen, astronomi, tıp ve felsefe alanlarında çalışmış İbn-i Sina ve son olarak da İmam Gazali’dir.

İslam Medeniyetinde Alimler Kimlerdir?

İslam; tek tanrılı, Kuran’ı Kerim’in yasaklarına uyan, Hz. Muhammed’i son peygamber ve Allah’ın elçisi olarak gören dindir. İslam medeniyetleri milattan sonra 622 yılında Hz. Muhammed’in Medine’de İslam Devleti’ni kurması ile başlamıştır. İslam medeniyetlerinin başı olan ülkeler, halifeliği elinde bulunduran ülkelerdi. Halifelik, Dört Halife Dönemi (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali) ile başlamış, bu dönemi sırasıyla Emeviler ve Abbasiler devam ettirmiştir. Daha sonra Memlükler ve Osmanlı İmparatorluğu ile devam etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun varisi 2. Abdülmecit son halifedir ve 3 Mart 1924’te bu yetkisi elinden alınmıştır. İslam Medeniyetleri’nde birçok bilimsel çalışma yapılmıştır ve bu çalışmalar bazen halifelerin de desteği ile hız kazanmıştır. Hatta Orta Çağ Avrupası’ndan bir dönemler bilimsel çalışmalarda daha başarılı olunulduğunu birçok kaynak göstermektedir. Birçok Müslüman bilim insanının o zamanki çalışmaları şimdi dahi modern bilime katkıda bulunmaktadır. Şimdi bu alimlerin (bilim insanlarına) örneklerini inceleyelim:

Cabir Bin Hayyan

Cabir Bin Hayyan, pek çok bilim insanına göre modern kimyanın kurucuları arasındadır. Hatta bazı bilim insanları ve tarihçilerce kurucusu olarak. Cabir Bin Hayyan bir eczacının oğludur ve metallerin yapısı konusundaki çalışmaları birçok şeye ışık tutmuş, birçok bilim insanı ve kimyagere yol göstermiştir.

Harezmi

Yapmış olduğu çalışmalar ile Harezmi, matematik bilimini halka anlatabilmek için cebir bilimini kurmuştur. Ayrıca sıfır rakamını bulması ile onluk sistem anlam kazanmıştır. Sıfır rakamı Kitâbü’l-Muhtasar fî Hisâbi’l- Cebr ve’l-Mukâbele kitaplarında geçmiş ve dünyaya tanıtılmıştır.

Farabi

Farabi, bazı bilim insanı, tarihçiler ve felsefeciler tarafından felsefenin en büyük otoritesi kabul edilip, Muallimü’l-Evvel (Birinci Öğretmen) ismiyle anılan Aristoteles’ten sonra, felsefe ve çeşitli bilimlerdeki bilgisinin ve görüşlerinin derinliği sebebiyle Muallimü’s-Sânî (İkinci Öğretmen) unvanını almıştır. Fakat Müslüman alimler onu takdir etmekle beraber inançtaki hatalarını da tespit ve beyan etmişlerdir.

Biruni

Biruni; başlıca matematik, astronomi ve coğrafyanın üstüne düşse de bunun dışında birçok bilim dalında çığır açıcı araştırmalar ve incelemeler yapmıştır. Biruni’nin kendisini ve çalışmalarını inceleyen bütün bilim insanları ve tarihçiler, onun bilim ve kültür mirasına bulunduğu katkıyı göz ardı etmemişlerdir. Hatta ve hatta yaşadığı yüzyıl olan on birinci yüzyıla “Biruni Yüzyılı” demişlerdir.

İbn-i Sina

Çalışmalarıyla Gallen, Hipokrat gibi doktorların arasında ön plana çıkan İbn-i Sina (Avrupalıların deyimiyle Avicenna) hekimlerin (tabiplerin) üstadı olarak geçmektedir. En ünlü kitabı El Kanun Fit Tıbb, Avrupa’daki öğretim kurumlarında altı yüz yıl boyunca kaynak tıp kitabı olarak kullanılmıştır. İbn-i Sina’nın felsefe ile alakalı görüşleri, onu İslam Dini’nin inanç esaslarından uzaklaştırmıştır.

Cezeri

Dünya çapında bilgisayar ve bilişim biliminin temeli olan sibernetçiliğin öncüsü olarak kabul edilmektedir. Sibernetik, kontrol, haberleşme, denge kurma bilimidir. Bu bilim; gerek insanlarda, gerekse makinelerde karşılıklı bilgi alışverişi, kontrol ve denge durumunu incelemekte ve bu sistemi geliştirmeye çalışmaktadır.

İslam Medeniyetinde Alimler Hangi Alanlarda Çalışmışlardır?

Bu alimler (bilim insanları) gibi birçok İslam Medeniyeti’ne katkıda bulunmuş bilim insanları vardır. Bu bilim insanları tıp, matematik, astronomi, felsefe, tarih, coğrafya gibi bilimlerde insanlık için çalışmalar yapmışlardır. Orta Çağ Avrupa’sı baskın ve feodal rejimlerle bağnazlık yaparken, birçok Müslüman bilim insanı doğuda bazı halifelerin desteğini alarak çalışmalarına devam ediyorlardı. Bu da Doğu Dünyası’nın Avrupa’ya göre geri bir toplumdan yine Avrupa’ya göre ileri bir topluma geçmesini sağlamıştı. Ancak Avrupa’da gerçekleşen Rönesans ve Reform hareketleri ile bu durum yeniden tersine dönmüştür ve modern zamanlarda bile Doğu Medeniyetleri Batı Medeniyetleri’nden düşük seviyede gelişmiştir. Bu durumun bir sebebi de İslam İktidarları’nın çoğunlukla bilimi ve felsefik çalışmaları desteklememesinden ve hatta engellenmesinden kaynaklıdır. Aynı zamanda halk baskısı, bağnazlık ve yobazlık bunda etkili olmuştur.

Hatta bir zamanlar Allah’ı izliyor diye yeniçeriler tarafından rasathanesi dağıtılan ve öldürülen birçok astronom ve bilim insanımız vardır. Bu zihniyet, insanları yıllar boyunca zehirlemiş, köreltmiş, bağnazlaştırmıştır. İslam Alimleri de bu düşüncelerden maalesef nasibini almıştır. Bu kötü düşünceler İslam Medeniyetleri’nde bilimin ve felsefenin gelişmesini yavaşlatmış ve hatta engellemiştir. Bu kötü düşünceler şu anki Şark (Doğu) Toplumları için hala geçerlidir. Şu anda bile kendini müslüman olarak tanıtan kişiler, birçok şark ülkesinde bilimin yayılmasına ve geliştirilmesine engel olmaya çalışılmıştır ve hala bu engelleme çalışmasına maalesef devam edilmektedir. Eğer bu çalışmalar hız kesmeyip devam etseydi belki de Coğrafi Keşifleri, Sanayi İnkılabı’nı biz yapabilir, belki de çok daha farklı yerlerde yaşıyor olabilirdik.


5. Ünitenin Tüm Konuları: İslam Medeniyetinin Doğuşu ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: İslamiyet’in Doğduğu Dönemde Dünya

2. Konu: İslamiyet Yayılıyor

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi