İslam Alimlerinin İlme Bakışları

İslam Alimlerinin İlme Bakışları (Tarih Konu Anlatımı)

İslam Medeniyetinin Doğuşu

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 5. ünitesi olan İslam Medeniyetinin Doğuşu ünitesinin 5. konusunun devamı olan İslam Alimlerinin İlme Bakışları konusuna yer verdik. İslam Alimlerinin İlme Bakışları konusunu “Sekizinci ve on ikinci yüzyıllar arasında İslam medeniyeti çerçevesindeki ilmî faaliyetleri değerlendirir.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

İslam Alimlerinin İlme Bakışları

Ders: Tarih 9

Ünite: İslam Medeniyetinin Doğuşu

Konu: İslam Alimlerinin İlme Bakışları

Kazanım: Sekizinci ve on ikinci yüzyıllar arasında İslam medeniyeti çerçevesindeki ilmî faaliyetleri değerlendirir.

İslam Alimlerinin İlme Bakışları konusunda öncelikle İslam alimlerinin ilme bakışları nasıldır? sorusunu yanıtladık. Daha sonra Avrupalıların Rönesans’ı neden çok daha önce başlatamadılar? sorusunu inceledik.

İslam Alimlerinin İlme Bakışları Nasıldır?

İslam alimleri on ikinci yüzyıla kadar bütün ilim dallarında (örneğin astronomi, matematik, fizik, felsefe ve tıp) çalışmalar yapmış; bu çalışmalar kimi zaman onlardan önceki Hint ve Eski Yunan düşünürlerinin çalışmalarını inceleyip bunlardan sonuçlar çıkarmak, kimi zaman ise daha önce yapmamış araştırmalar yapmış, etraflarına farklı şekillerde yaklaşmış ve bilime yeni bakış açıları ve metotlar getirmişlerdir. İslam’ın verdiği emirler doğrultusunda insanlar, ilim sahibi olmayı, yeni ilim dalları geliştirmeyi ve diğer insanlara faydalı olmayı ibadet olarak algılamış; bu doğrultuda bir sürü çalışma yapmışlardır.

İslam alimlerinin arkasında bilim yapmayı destekleyecek manevi değerler bulunuyordu. Hz. Muhammed’e göre faydası bulunan ilim, amel defterine kişi öldükten sonra bile sevap olarak geçecekti. Bu söz ile beraber alimler bilim alanında ilerlemeye başladılar. İlk olarak teorik bilim yapmaya başllayan alimler hayatı kolaylaştıran ve konfor sağlayan buluşlara imza atıyordu. İlerleyen yıllarda İbnü’l Heysem adındaki bir alim bilimi deneyler ile sağladığında iş sadece konfor olmaktan çıkıp evrenselleşmiş ve problem çözücü bir hale bürünmüştü. Hatta bulduklarını o kadar hızlı yazıyordular ki, gayrimüslim toplumlar ellerinde Arapça ne varsa Latince’ye çeviriyorlardı. Bu konu uzun yıllar boyunca İslam toplumlarının bilimi yönetmesine sebep oldu.

Ellerinde Yunan yazıtları bulunduğunu düşünen Avrupalılar, bu metinlerin sahte olduğunu ve İslam toplumlarının orijinal metinleri elinde bulundurduğunu ve çoktan bu metinleri anlamış ve geliştirmiş olduğu görünce hayrete uğradılar. İslam toplumları, felsefe duygularını bu metinler sayesinde en üst seviyeye çıkarmışlardı. Şimdi, hem mantık, hem fen, hem felsefe alanında İslam toplumları öncü olmuştu. Artık tüm dünyadan İnsanlar Arap topraklarında bulunan yazıtları okuyor ve çeviriyorlardı. Bu durum, İslam toplumlarının bakış açısının 3 farklı yerden aynı anda yapmaları sonucunda medeni bir toplum olduklarını kanıtlar.

Araştıralım: Avrupalılar, Eski Yunanlıların Eserlerini Bin Yıldan Fazla Bir Süre Ellerinde Tuttukları Halde Rönesans’ı Neden Çok Daha Önce Başlatamadılar?

Avrupa, Rönesans dönemi öncesinde dünyanın geri kalan bölgelerine kıyasla bilimsel ve teknolojik gelişmeler açısından çok geride kalmış ve yeni gelişmeleri takip etmeyi reddeden bir toplum yapısına sahiptir. Bu durum Orta Çağ’da kilisenin ve yine kiliseye bağlı olan Engizisyon Mahkemelerinin baskısıyla iyice artmış ve skolastik düşünce yayıldığından insanların serbest düşünme olanakları artmıştır. Avrupa’da bu olaylar yaşanırken Orta Doğu ve Asya’da alimler yeni ilim dalları geliştirmiş, bu ilim dallarında derinlemesine çalışmalar yapmış, bunun sonucunda ise barut veya matbaanın atası olarak sayılabilecek olan ilk baskı makinesi gibi bir sürü icat yapıldı. Tıp, matematik, fen bilimleri ve astronomi gibi alanlarda bir sürü gelişme gerçekleştirildi ve bu alanlarda kitaplar yazıldı.

Aslında Rönesans’ın başlamasında Yunan eserlerinin rolü direkt olarak bulunmaz. Bu konuyu tam olarak anlamak için o zamanlardaki ortamı gözden geçirmek gerekir. O zamanlarda özgün düşünceler ve mantığa ilerlemer sonucu cezalar yaygındı. Bu yüzden gelişmeler yavaşlamıştı ve insanlar Yunan eserlerinden yararlanmayı bir çözüm olarak düşünmemişlerdi. İnsanlar kiliseyi sorgulamaya başladığında ise her yere bakarak bir çözüm aramaya başladılar. Bu aramaya başlama çok uzun zaman aldığı için Rönesans geç başladı. Bu aramanın geç başlamasının sebebi dogmatik düşüncenin yaygın olmasıydı. En gerçek ve en doğru bilginin kliseden geldiğine inandıkları için Yunan eserleri kilisenin bakış açısından değerlendiriliyordu ve insanlar da bu yorumları olduğu gibi kendilerine alıyorlardı. Feodalizm ile yönetilen toplumlar nedeniyle de sesini duyurabilen insan sayısı azdı. Bu nedenle insanlar Rönesans’ı başlatmak isteseler bile bu istekler düşük seviyeli insanlardan geldiği için dikkate alınmıyordu.


5. Ünitenin Tüm Konuları: İslam Medeniyetinin Doğuşu ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

1. Konu: İslamiyet’in Doğduğu Dönemde Dünya

2. Konu: İslamiyet Yayılıyor

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi