Hendek Savaşı Tarihi, Nedenleri ve Sonuçları

Hendek Savaşı

Hendek Savaşı nedir? Hendek Savaşı, 627 yılında Müslümanlar ile Arap ve Yahudi kabileler arasında Medine yakınlarında yapılan ve 24 gün süren bir savunma savaşıydı.

Bu yazımızda Hendek savaşı ne zaman, nerede, kimler arasında gerçekleşmiştir? Hendek neresidir? Hendek savaşının nedenleri nelerdir Hendek savaş nasıl gelişmiştir? Savaş süreci hakkında bilgi veriniz. Hendek savaşının sonuçları nelerdir? Hendek savaşının önemi ve özellikleri nelerdir? sorularını yanıtladık.

Hendek Savaşı Hakkında Bilgi

Hendek Muharebesi, diğer bir adı ile Ahzab Gazvesi, hicretin 5. yılının Şevval ayının 7’sinde (Miladi Takvime göre: 1 Mart 627) başlayıp Zilkade ayının ilk günü (Miladi Takvime göre: 24 Mart 627) sona eren savaştır.

Pagan Araplar ile Beni Kureyza Yahudileri (kısacası Mekkeli müşrikler) tarafından ertesi 27 gün süresince kuşatıldığı esnada; saldırgan tarafta Kureyşliler, Gatafânlılar Hayber yahudileri, Fezâreliler, Esedoğulları ve Süleymoğulları gibi birçok grup yer almaktadır. Kureyşliler, Gatafânlılar Hayber yahudileri, Fezâreliler, Esedoğulları ve Süleymoğulları gibi birçok grubun yer almasını ifade etmek için (Kur’ân-ı Kerîm’de kullanılması nedeniyle) bu gruba “ahzâb” kelimesiyle hitap edilir.

Hendek Neresidir?

Savaşın konumu, Hz. Muhammed’in hicret ettiği kent olan Yesrib’dir ve günümüzde Medine adıyla anılır. Medine veya diğer bir adıyla, Medinetu’n-Nebi (Peygamberin şehri); konumu Suudi Arabistan’da bulunan bu kent, Müslümanların en mühim dini şehirleri arasında Mekke’den sonra en önemli olandır. Suudi Arabistan’ın başlıca şehirlerinden birisi sayılan ve Hicaz yöresinde yer alan Medine kenti, Mekke’nin yaklaşık 450 kilometre kuzey doğusunda yer alır.

Bu savaşın yapıldığı mekân, Arabistan yarımadasının kuzeybatısındaki düzlük bir konumda bulunur. Coğrafi olarak 39° ve 59 dakika doğu boylamlarında ve 24°- 57 dakika kuzey enlemlerinde yer almaktadır. Bu şehrin deniz seviyesinden yükseklik oranına bakılacak olur ise, ortalama olarak 597 ila 639 metre arasındadır.

Hendek Neresidir?
Hendek Savaşının Yapıldığı Yer

Hendek Savaşı Nedenleri

Bu muharebenin nedenleri arasında kısaca, müşriklerin islamiyeti seçenleri Arap Yarımadasını terk etmek durumunda bırakmak istemeleriydi, Uhud Savaşı sırasında yaşadıkları yenilginin intikamını Müslümanlardan almak istemeleri, Müslümanlığın sayısının artmasını engellemek amacı, Müsevilerin ve Mekkelilerin karşı tarafa karşı gelmeye teşvik edilmesi ve Uhud savaşının sonuçları örnek verilebilir. Uhud Muharebesi’nde kesin bir zafer kazanamayan Mekkeli müşrikler, Uhud Savaşı ardından Müslümanlar, Medine’nin doğusu ve kuzeyine başka seferler gerçekleştirerek bazı Mekke kervanalarının güzergahı olan Mısır, suriye, ve Iraktan geçen güzergahı da engellemişlerdir.

Hz. Muhammed, Müslümanları yüzüstü bırakarak ihanet etmeleri nedeniyle Beni Nadir kabilesini Medine’den sürgün ettirmiş bulunmaktaydı. Bu durumun sonucunda, Beni Nadir kabilesi Hayber taraflarına vararak oradaki diğer Musevileri de İslam Devletleri karşısında mücadele göstermeye ve kendilerine katılmaları için kışkırttılar.

Hicretin 3. yılında (Miladi Takvime göre, 625 yılı) meydana gelen Uhud Savaşı’ndan bir süre sonra Müslümanların, hem Kureyşliler’le hem de Medine ve Hayber’de yaşayan Yahudilerle arasındaki ilişki daha da kargışlı bir duruma gelmişti. Uhud Gazvesinin ardından bu savaşta elde ettikleri kısmi başarılarını da bir sonuca bağlayamayan Kureyşliler, Suriye’ye giden kervanlarının güvenliğini sağlamak için Medine çevresini topraklarına katma arzusunu gerçekleştirememiş bir durumdadırlar. Savaşın Müslümanlara düşman tarafı olan Kureyşlilerin durumu bu şekilde olmasına karşın, Müslümanlar kısa zamanda eski güçlerine kavuşmuştur. Bunun yanında da Müslümanlar, Zâtürrikā ve Hicaz-Suriye kervan yolu üzerinde bulunan Dûmetülcendel bölgesine yaptıkları seferler yoluyla Kureyş’in sadece Irak’a giden kervan yollarını değil, Suriye’ye ve Mısır’a giden kervan yollarını da, kapatmışlardır.

Hicretin 3. yılından sonra (Miladi takvime göre 625 yılı) Medine’den, bu bölgenin kuzeyinde konumlanan Hayber ve Hayber etrafına sürülmüş olan Benî Nadîr Yahudileri, Müslümanların Suriye’ye ulaşım için kullanmakta olduğu ticaret yolunun güvenliğini tehlikeye sokmakta ve çevredeki bölgede yaşayan halkı provoke etmeye başladılar. Sellâm b. Ebü’l-Hakīk, Huyey b. Ahtab ve Rebî‘ b. Ebü’l-Hakīk gibi Benî Nadîr’in öne çıkan isimleri Mekke’ye vararak Kureyş halkını, müslümanlara karşı birlik oluşturarak savaşmak için kendi taraflarına çekmeyi başarmışlardır. İlaveten Dûmetülcendel yargıcının bu bölgeden Yesrib’e doğru ilerleyen ticaret kervanlarını tehlikeli bir duruma soktuktan sonra zarar vermelerini sağladılar. Diğer taraftan Hayber bölgesinin bir senelik hurma ürünü hasatlarına karşılık Müslümanlara karşı girişecekleri mücadelede Fezâre ve Gatafân kabilelerini yanlarına çektiler. Bu olaylar sonrasında da Benî Süleym’i bu birlikteliğin içine almış oldular. Öte yandan Mekke’ye bir kurul göndermeleri sonucunda yaptıkları anlaşmaları bildirerek müşrikleri Medine’ye karşı saldırmaya ikna ettiler.

Bunun sonucunda güneyde Kureyş, Kinâne ve Sakīf kabileleri, kuzeyinde ise Gatafân, Fezâre ve Esed, doğuda da Süleym kabileleriyle Medine’yi üç yönden kuşatmak, asıl planlarıydı. Bu esnada Dûmetülcendel yöresinin yargıcı olan Ükeydir b. Abdülmelik, Suriye ile Irak taraflarından Medine’ye doğru gelen tahıl yüklenmiş kervanların geçmemesi için bu güzergahı engelledi. Bu durumda Yahudilerin amacı Hz. Peygamber’i Yesrib dışına çekerek, bu hamlelerinin sonucunda Gatafân ve Kureyşliler’in birlik oluşturarak Medine’yi talan etmelerine olanak sunmaktı. Böylece de Resûlullah Yesrib’in merkezinden ırak bir yerde zor duruma düşmüş olacaktı. Resûl-i Ekrem Dûmetülcendel bölgesine doğru yola çıktı; fakat aniden Yesrib’e geri dönme kararı aldı. Bir söylentiye bakılırsa Kureyş’in savaşa hazırlandığını anlayan Huzâalılar, on günlük güzergahı sadece dört gecede yol kat eden karakulaklarıyla Hz. Muhammed’e iletmişlerdi.

Hendek Savaşı Tarihi

Hz. Peygamber, Yesrib’e gider gitmez cihat hazırlıklarına başladı ve bu süreçte şehirde kuşatma altında kalmak yerine açık arazide savaşmak daha uygun görüldü. Ayrıca ortak bir kararla kentin merkezden koruması karar verildi. Beslenme gereksinimlerini karşılamak için her şey imkanları dahilindeydi. Yesrib kentinin bahusus üç yanı sıklıkla bahçeler ile bu bahçeleri ayıran çitlerle alçak duvarlar yapılarak çevrilmiştir. İlaveten bunlar arasındaki mevcut yollar çok dar biçimdeydi. Karşı tarafın bu yolları geçmesi zor olmakla beraber büyük olmayan askeri birlikler ile bile durdurulması mümkündü. Öte yandan Kureyş ve beraberindekilerin sayıca fazla olması haberleri üzerine, savunmayı desteklemek amacıyla Yesrib’in etrafında makul bölgelere hendekler açılması uygun görüldü. Hz. Muhammed, Mekke’den Medine’ye göç edenler ile Medine halkından birkaç sahabelerle beraber hendek açılması uygun görülen yerleri belirledi. Yaklaşık 5,5 kilometre boyundaki hendeğin eni 9 metre, derinliği de 4,5 metreydi.

Yaklaşık birkaç hafta süren bu hendek kazma çalışmasından sonra, 10-12.000 kişilik düşman birliklerinin Yesrib’e varmasıyla, düşmanlar karargâhlarını şehrin kuzeyinde Uhud Gazvesinin gerçekleştiği bölgede konumlandırdı. Müslüman birliklerinde yaklaşık 3000 kişi bulunmakta idi. Hz. Muhammed, kadınlar ve çocukların, sebzevat ve meşrubatların, kıymetli eşyaların ve hayvanların Yesrib’de olan en korunaklı binalarda muhafaza edilmesini ve ordunun karargahlarını Sel Dağı eteklerinde konuşlandırmasının emrini verdi. Kendisi de geçici barınağını Zûbâb dağından başlayarak bugünlerde Fetih Mescidi’nin konumlandığı bölgeye transfer etti. Kureyşliler ve ortakları bu şekilde bir hendekle karşı karşıya gelecekleri akıllarına gelmediği için çok şaşkındılar. Bu hendekler, hiç ara verilmeden, gece gündüz, Müslümanlar tarafından göz altında tutulduğu için düşmanı sadece genişliği ile bile hücumdan caydırabilirdi.

Bundan daha evvel Hayber’e sürgün edilmiş olan Benî Nadîr kabilesine üye olan bir kurul, müslümanlarla iyi geçinen ve Yesrib’de yerleşik biçimde yaşayan Benî Kurayza Yahudilerini kışkırtarak, Benî Kurayza Yahudilerini müslümanlara karşı atağa geçmelerini sağladı.

Bu durumdan haberdar olan Hz. Muhammed derhal önlemlerini alarak birkaç yüz kişilik iki tane askeri grubu gönderdi. Bu birlikler de Yahudi mahallelerinin etrafını sarmış bulundu. Ayrıca da Gatafân ve Fezâre kabileleri ile beraber hareket eden ücretli birlikler ile başka bir ittifak kurmak amacıyla Gatafân ve Fezâre kabileleri ile beraber hareket eden ücretli birliklere bir kurul gönderdi.Ancak bu isteklerii reddedildi çünkü istedikleri çok daha pahalıydı. Aynı zamanda Benî Eşca‘ kabilesinin başkanı Nuaym b. Mes‘ûd müslüman olmuştu ve bu haber henüz duyulmamıştı. Nuaym, Hz. Peygamber’in isteği ile Benî Kurayza yahudilerine gitti ve onlara Yesribli olmayan birliklerin yurtlarına döndüklerinde yalnız olacaklarını, onlardan muharebeye katılacaklarını ve güvence için ise Kureyşlilerden bazılarının rehin tutulmasını önerdi.

Bundan sonra önceden anlaşma yapılan ordugahlara gidilerek Yahudilerin gizliden gizliye Resul-u Ekrem ile ittifak kurdukları haberini Müslümanlar arasına duyurdu. Bu söylentiler düşman taraflarının dağılmasına ve Benî Kurayza yahudilerinin savaştan ayrılmalarına yol açtı. Müslümanların düşmanları hendek sorunsalını atlatabilecekleri çözümler arıyorlar iken saldırılarını arttırıyorlar idi. Hz. Muhammed’in tarafındaki birlikler aynı anda müşrikleri hendek boyunca etkisiz hale getirmeye çalışırken, öte yandan da Kureyşlilerin başka bölgelerden kente girmesine mâni olmaya çalışmaktaydılar. Düşman tarafları aralarında nöbetleşmeler yaparak atağa geçmekteydiler, ayrıca da bu birliklere ünlü savaşçılar komuta etmekteydi. Bu birlikler aynı zamanda Hz. Muhammed’in çadırına da okla saldırmaları üzerine ashabın ok ve taşlarla karşılık vermesi üzerine hazırlıksız yakalanmışlardır. Bu sırada Kureyş süvarilerinden birkaçı hendeğin daraç bir bölümünden Müslüman ordusunun konumlandığı tarafa geçmeyi başardılar.

Aslında düşman tarafları sadece kısa bir süre sürmesi planlanan bir mücadeleye hazırlanmışlardı. Bu nedenle de cihadın uzaması savaşçıların morallerinin bozulması ve bineklerin beslenmesi için gerekli olan kaynaklarının yetmemesi onları zor bir duruma düşürüyordu.

Aynı zamanda Hayber Yahudilerinin düşman tarafa destek amaçlı gönderdiği 20 deve yükünü de Müslüman taraf ele geçirmişti. Bunun yanında hava şartları kötüleşmiş haram aylara gelinmiş ve hac mevsiminin başlamak üzere olması nedeniyle Mekkelilerin komutanı Ebu Süfyan kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı, Mekke’ye geri dönmeye karar verdi.

Hendek Savaşı Kroki
Hendek Savaşı Haritası

Hendek Savaşı Önemi

Hendek Savaşı, Hicretten sonra başlayan Kureyşli müşriklerin hicretten sonra başlayan Müslümanlara karşı olan mücadelelerinin sonuncusu olarak geçer. Hz. Muhammed Hendek Savaşı sonrasında savaş taktiğini değiştirerek, müslümanlara atak hazırlığında olan müşriklere onlardan önce davranarak saldırıya geçme kararı aldı. Hendek gazvesinde Ahzabların askeri birliklerinin yenilmelerinden sonra geri çekilmeye başlamaları düşman tarafları için büyük bir darbeyle sonuçlandı. Bunu kaybetmeleri sonucunda müşriklerin tekrardan bir ittifak oluşturup savaşa teşebbüs etme olanağını kaldırmakla birlikte Yesrib’deki İslam devletinin gücünü de arttırmıştır.

Hendek Savaşı Sonuçları

Hendek Savaşı ile Müslümanlar son kez savunma yapmış olmakla birlikte diğer savaşlarında hep taarruza geçmiştirler. Hendekle karşılaşıp müslümanların bu savunmasını geçebilecek kapasitede olmayan düşman birlikleri yapılan kuşatmayı bitirip geri çekilmek durumunda kalmışlarıdır. Müslüman taraflarının bu denli etkili ve güçlü olmasını anlamış olan Arap kabileleri İslamiyet’i kabul etmişlerdir ve Müslüman tarafına geçmiş bulunmaktaydılar. Bunun sayesinde ise İslamiyet Arap yarımadasında hızlı bir biçimde yayılmıştır. Ayrıca da Müslümanlar Yemen bölgesini de hızlı bir biçimde ele geçirerek bu bölgeyi de İslam devleti topraklarına katmışlardır. Hendek Gazve’sinin sonuçlarının bedeli Kureyza Musevileri için ağır olmuştur. Kureyza Musevileri, Mekkeliler ile ittifak kurup birlikte hareket ettikleri nedeniyle şehirden sürgün edildiler. Kureyza Yahudileriyle ile birlikte Beni Kaynuka Yahudileri de şehirden dışarı sürülmüştürler.

Müslümanların savaş gücü, taktileri vs. Müslümanlara karşı olan herkes için bir kez daha anlaşılmıştı ve düşmanların cesareti kırılmış, morali bozulmuştu. Ayrıca Müslümanlar korunarak, ticari güzergahlarının korunaklı bir hale getirilmesi de garantilenmiştir. Mekkeli müşrikler için Ticaret yapmak ve ekonomik yaşam büyük derecede olumsuzlukların oluşmasına neden oluşmuştur. Müslümanların daha fazla bölgeye yayılması ile birlikte farklı milletlerle ticari, diplomatik, ekonomik ve benzeri alanlarda da iş birliğine geçilmiştir. Ayrıca İslam devletinin sadece savaş alanındaki güçleri değil diplomasi ve benzeri siyasi alanlardaki güçleri de bu savaş beraberinde kanıtlanmıştır. Ayrıca Hz. Peygamber’in Mekkedeki konumu, statüsü kuvvetlenmiştir ve müşrikler arasında da Müslümanların lehine bir biçimde adı yayılmaya başlamıştır.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Uhud Savaşı Nedir? Nedenleri ve Sonuçları başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

İlgili Yazılar
Yorum Yapın

İlk Siz Haberdar Olun!
E-posta adresinizi girin, yeni içeriklerimiz e-posta adresinize gelsin.