Türkiye Selçuklularında Teşkilat ve Sosyokültürel Yapı

Türkiye Selçuklularında Teşkilat ve Sosyokültürel Yapı

Türkiye Selçuklularında Devlet Teşkilatı - Türkiye Selçuklu Devleti’nde Divanlar - Türkiye Selçuklu Devleti’nde Saray Görevlileri

Bu yazımızda Türkiye Selçuklularında Teşkilat ve Sosyokültürel Yapı başlığı altında Türkiye Selçuklularının devlet teşkilatı nasıl oluşmuştur? Devlet yönetimi nasıldır? Türkiye Selçuklularında şehzadeler nasıl hükümdar olurdu? Atabeg veya atabey uygulaması nedir? Türkiye Selçuklularında devletin yönetim merkezi neresidir? Türkiye Selçuklularında sultanın mutlak vekili kimdir, görevleri nelerdir? Türkiye Selçuklu Devleti’nde sarayda hangi görevliler bulunmaktadır? sorularını yanıtladık. Ayrıca Türkiye Selçuklu Devleti’nin askerî teşkilatı hakkında bilgi verdik. Divân-ı Saltanat veya Divân-ı Alâ hakkında da bilgi verdik. Tüm ayrıntılarıyla Türkiye Selçuklularında Teşkilat ve Sosyokültürel Yapı;

Türkiye Selçuklularında Devlet Teşkilatı

Öncelikle Türkiye Selçuklularının devlet teşkilatı nasıl oluşmuştur? Devlet yönetimi nasıldır? Türkiye Selçuklularında şehzadeler nasıl hükümdar olurdu? Atabeg veya atabey uygulaması nedir? sorularını yanıtlayalım.

Selçuklularda devlet teşkilatının oluşumu yıllar öncesinden kalan İslam öncesi Türk devlet geleneğinin İslami unsurlarla harmanlanmasıyla meydana gelen sistemle kuruldukları bölgede önceden kurulmuş olan devletlerin izlerinin birleştirilmesinden etkilenmiştir. Kurdukları devlet teşkilatının bu şekilde yapılanmasında önceden o bölgede yaşamış İranlıların ve Selçuklu devlet mekanizmasında görevli bireylerin önemli katkıları vardır. Selçukluların yönetim sisteminin oluşmasında ilk iki vezir olan Amidü’l Mülk Kunduri ve Nizamü’l Mülk’ün etkisi büyüktür. Nizamü’l Mülk’ün yazdığı Siyasetname’de Selçukluların devlet teşkilatının oluşumunda Samani, Sasani, Abbasi, Gazneli ve Karahanlı devlet teşkilatlarının örnek alındığı görülmektedir.

Türkiye Selçuklularında Veraset Sistemi

Devlet yönetimi üç ana unsura dayanmaktadır: saray, hükümet ve ordu. Hükümdar devletin ve bu güçlerin başı olarak kabul edilmektedir. Hükümdar gücünü ve yetkisini Tanrı’nın kendisinden almıştır ancak sınırsız yetkiye sahip değildir. Hükümdarın devlet yönetiminde etkisi olduğu kadar hanedan azası ve komutanların da etkisi bulunmaktadır. Hükümdar devletle ilgili önemli kararlar vermeden önce müşavirleriyle görüşüp kurultay niteliğinde toplantılar düzenlemiştir. Her alanla aynı anda ilgilenmeyeceği için kendisine vekil olarak görevliler atamıştır.

Türk devletlerinin büyük çoğunluğunda olduğu gibi Türkiye Selçuklularında da tahta kimin geçeceği konusunda kesin bir karar verilmediği için şehzadeler arasında taht kavgaları gerçekleşmiştir. Veliahtlık sistemi devam etmiş, küçük veya büyük fark etmeksizin oğullardan bir tanesi veliaht seçilmiştir. Veliahtlıkta hükümdarlık babadan en büyük oğula, ondan küçük oğula geçse de taht kavgalarının önüne geçilememiştir.

Atabeg veya Atabey Kimdir?

Atabeg veya atabey Büyük Selçuklu Devleti’nde hükümdarın çocuklarını eğitmekle görevli devlet görevlileridir. Bu unvan ilk defa Nizamü’l Mülk tarafından kullanılmıştır. Atabey veya atabeg uygulaması, tahta geçecek olan şehzadeye devlet işlerini, siyaseti, askeriyi, ekonomiyi ve savaşı öğretme uygulamasıdır. Bu uygulama atabeyler tarafından gerçekleştirilmiştir. Atabeyler güvenilir, bilge, tecrübeli ve problem çözme yeteneği gelişmiş olan devlet adamlarından seçilmiştir. Bu uygulamada tahta geçecek olan şehzadenin tecrübe kazanması için o şehzade başka illere hükümdar olarak gönderilir. Atabey de onunla beraber gider ve ona danışmanlık yapar. Atabeylik sistemi sayesinde tahta çıkacak olan şehzade ülke yönetimi konusunda tecrübe kazanmış olur.

Okuma Önerisi: Bu konuyla ilgili olarak Atabeylik Nedir? Selçuklularda Atabeylik Sistemi başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Türkiye Selçuklularının Başkenti

Türkiye Selçuklularında devletin yönetim merkezi neresidir? sorusunu yanıtlayalım. Türkiye Selçuklularında devletin yönetim merkezi dergâh ve bârgâh olarak da bilinen saraydır. Saray hem devletin yönetim merkezi hem de hükümdarın şahsi yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Hükümdar, harem adı verilen saray bölümlerinde kişisel hayatını sürdürmüştür. Sarayda hükümdar, hükümdarın ailesi ve devlet teşkilatında görevi bulunan özelliklerinden dolayı doğrudan hükümdara bağlı olan enderun denilen bazı görevliler yaşamıştır. Saray teşkilatındaki en önemli görevliye hâcip denilmiştir. Hâciplerin reisine hâcibü’l hüccab veya hâcibü’l buzurg denilmiştir. Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devleti’nin başkentleri şunlardır;

  • Nikaia (İznik) (1077-1086)
  • İkonyum (Konya) (1086-1308)

Türkiye Selçuklularında Vezir ve Vezirin Görevleri

Öncelikle Türkiye Selçuklularında sultanın mutlak vekili kimdir, görevleri nelerdir? Anadolu Selçuklu Devleti’nde vezirin görevleri nelerdir? sorularını yanıtlayalım. Türkiye Selçuklularında sultanın mutlak vekili olarak vezir görev yapmıştır. Sultanın vekili olarak vezirin hukuki, askeri, mali, icra-i ve kaza-i yetkileri bulunmaktadır. Sultanın vekili olarak ferman çıkarma yetkisine sahiptir. Vezirden şikayetçi olunması durumunda hükümdarın başkanlık ettiği bir mahkemede yargılanmıştır. Vezirler seferlere katılabilmiştir. Elçileri kabul etme görevi de vezire aittir. Veziri korumakla görevli Gulamlar’ı vardır. Selçuklulardaki en yüksek memur vezirdir.

Vezirin hukuki alandaki yetkisi, yasama yetkisini elinde bulundurmasıdır. Vezirin icra-i alandaki yetkisi yürütme işlerini yapan bakanların başkanı olmasıdır. Divan-ı Ala’ya başkanlık etmiştir. Memurların tayini veya görevden alınması, mali yetkiler, denetleme, tevcih-i ve hilat-ı ünvan yetkilerine ve görevlerine sahiptir. Vezirin mali yetkileri ve sorumlulukları devlet bütçesini düzenlemek, maaş ve tahsisatları kararlaştırmak, hükümdarın haberi dahilinde İkta Tecviti’ni yapmak, hazineye gelir sağlamaya çalışmak ve müsadere usülünü uygulamaktır. Vezirin kaza-i yetkileri Divan-ı Adle başkanlık etmek, hükümete başkanlık etmek ve Divan-ı Mezalim’e başkanlık etmektir. Vezirin askeri yetkisi ise başkomutan sıfatıyla seferlere katılabilmektir. Vezir, hükümdarın katıldığı törenlere katılmak ve hükümdarın huzuruna çıkınca el öpmekle sorumludur. Eğlence meclislerinde hükümdarın karşısında şarap içmesi yasaktır. Hükümdara akrabalarından daha yakındır. Akrabaları tahtı tehdit etmişken vezir tahta dayanak olmuştur.

Türkiye Selçuklu Devleti’nin Askerî Teşkilatı

Türkiye Selçuklularında Teşkilat konusunda ikinci olarak Türkiye Selçuklu Devleti’nin askerî teşkilatı hakkında bilgi verelim. Selçukluların büyük ve güçlü devletler olmalarının altında yatan sebep sağlam bir ordu teşkilatına sahip olmalarından geçer. Dönemlerinin en önemli askeri güçlerin sahiptirler. Askeri usulleriyle Osmanlılar dahil olmak üzere birçok devlete örnek olmuşlardır. Selçuklu ordusundaki komutanlar Emirü’l-Umerâ, Emir-i Salar, Mukaddetü’l Ceyş, Serhenk ve Nakib’tir. Selçukluların silahlarının tamamı kendi ülkelerinde imal ediliyordu ve her biri kendilerini benzerlerinden üstün kılan özelliklere sahiptir. Bu silahlar; ok, yay, kalkan, kılıç, kargı, zırh, topuz, mızrak, gürz, kamçı, arrade, nacak, mancınık, sapan, kemend ve nefttir. Selçuklu ordusu sefere çıktığında beraberinde seyyar hastane ve hamam getirmiştir. Orduda savaşçıların yanında farklı hizmetler üstlenmiş yardımcı hizmet grupları da bulunmuştur. Selçuklu ordusu birtakım unsurların birleşmesiyle oluşmuştur.

Gulaman-ı Saray

Gulaman-ı Saray, sultanı ve sarayı korumakla görevli, iyi yetiştirilmiş askerlerden oluşmuştur. Gulamların temininin en önemli kaynağı esir pazarlarıdır. Ölen hükümdarın gulamları yeni hükümdarın hizmetine girmiştir. Gulam temini bir devletin yıkılmasıyla başka devlete geçme ve hükümdara hediye sunulması şeklinde de olmaktadır. Devletin siyasi kolunda etkili hacibler de gulamlıktan yetişmişlerdir. İsim ve görevleri Divan defterine kaydedilmiş saray gulamlarına ikta yerine Bistegani denilen yılda dört defa maaş verilmiştir.

Hassa Ordusu

Hassa ordusu Selçuklu ordusunun temelini meydana getirmiştir. Bu kuvvetler doğrudan doğruya sultana bağlı salar isimli kumandanlar tarafından idare edilmiştir. Bu askerlerin isimleri iktaları ve künyeleri Divan defterinde kayıtlı tutulmuştur. Bu birliklerin savaşmaktan başka görevleri yoktur ve başka işlerle uğraşmaları yasaklanmıştır. Teçhizat, yiyecek, mühimmat ve hayvan yemi masrafları karşılanmıştır. Ordunun başkumandanına isfehsalar denilmiştir. İsfehsaların görevi orduyu savaşa hazırlamaktır. Hassa ordusuna mensup olanların ülkenin çeşitli yerlerine dağılmış iktaları bulunmaktadır. İkta sistemi sadece askeri değil, hukuki ve idari anlamda da en önemli temellerden biridir. Sultanı korumakla görevli mülazıman-ı yayaklar da hassa birliklerindendir.

İkta Kuvvetleri

İkta Kuvvetleri’nin gerekli ihtiyaçları ve beslenmeleri askeri iktalar ile karşılanmıştır. Bu birlikler sayesinde ülkenin imarı ve güvenliği en uç noktalara kadar ulaştırılmıştır.

Türkmen Kuvvetleri

Türkmen kuvvetleri devletin kurulup gelişmesinde önemli katkı sağlamış Türkmenlerden oluşmaktadır. Türkmen beylerine tahsis edilmiş yaylak ve kışlak arasında yaşamışlardır. Devletin hakimiyetindeki ülkelerin dörtte üçünün fethedilmesinde Türkmenlerin payı büyüktür. Merkezi kontrol altına girmeyi reddedip bağımsız hareket etmişlerdir. Bunun sonucunda sivil ve askeri kadrolara girememişlerdir. Sultan Melikşah döneminde Türkmenler ordudan tasfiye edilmişlerdir. Türkmen kuvvetlerinin orduda bulunmalarının tek amacı ganimet elde etmek ve gaza yapmaktır.

Tabi (Vassal) Hükümdarların Kuvvetleri

Tabi (Vassal) hükümdarların kuvvetleri Selçuklu ordusunun son kısımlarını oluşturmuşlardır. Vassal devletler doğrudan hükümdara bağlı oldukları için antlaşmalarla belirtilen sayılardaki kuvvetlerle orduya katılım göstermişlerdir.

Gönüllüler

Gönüllülerin asıl işleri askerlik yapmak değildir. Ancak bu birlikler gaza ve cihat sonrası elde edilen ganimetten pay almak amacıyla kendi arzularıyla orduya katılım göstermişlerdir. Kuşatma sırasında şehri savunan, devletin resmi askeri birliklerinden olmayan siviller de bu kategoriye girer. Gönüllülere teşvik amaçlı onlara ödüller verilmiştir.

Savaşlara kadın-erkek topluca katılmıştır ve her birey devlet uğruna canını vermekten çekinmemiştir. Tabi Hükümetlerin Kuvvetleri doğrudan hükümdara bağlı, hükümdarın isteğiyle antlaşmalarda belirtilen sayılardaki kuvvetlerle orduya katılmaya veya hükümdara yardım etmeye mecbur kuvvetlerdir. Türkiye Selçuklularında teşkilat içinde hareket etmek önemlidir.

Türkiye Selçuklu Devleti’nde Divanlar

Türkiye Selçuklularında Teşkilat konusunda üçüncü olarak Divân-ı Saltanat veya Divân-ı Alâ hakkında bilgi verelim. İlk Türk-İslam devletlerinde görülmüş, devlet meselelerinin ve önemli konuların görüşüldüğü ve bu konularda kararların verildiği kurula Divan-ı Saltanat veya Divan-ı Ala denmiştir. Bu kurumun devamı Osmanlı Devleti’nde görülen Divan-ı Hümayun’dur. Divan-ı Saltanat veya Divan-ı Ala denen bu kurum sekiz farklı bölüme ayrılmıştır. Bu bölümler;

  • Niyabet-i Saltanat
  • Divan-ı Mezalim
  • Divan-ı Berid
  • Divan-ı Tuğra veya Divan-ı İnşa
  • Divan-ı Arz
  • Divan-ı İstifa
  • Divan-ı İşraf
  • Divan-ı Pervane

Divân-ı Saltanat veya Divân-ı Alâ Nedir?

Niyabet-i Saltanat’ın baş yetkilisi Naib-i Sultan’dır. Naib-i Sultan, hükümdar başkentte bulunmadığı zamanlarda onun yerine geçmekle görevlidir. Hükümdarın yerine geçtiği zamanlarda hükümdarın sahip olduğu tüm yetkilere sahip olmuştur. Ancak hükümdarın başkentte olduğu zamanlarda vezirden sonra gelmiştir. Divan-ı Mezalim o dönemde bulunan en yüksek mahkemedir. Bu kurumda büyük siyasi suçlar karara bağlanmıştır. Bu kurumun başkanı hükümdarın ta kendisidir. Bu kurumda halk şikayetlerini bizzat hükümdara iletme şansı bulmuştur. Divan-ı Berid posta işleriyle sorumlu kurumdur. Devlet merkezi ile taşra arasındaki iletişimi sağlayarak hükümet ve halk arasında kopukluk olmasının önüne geçmiştir. Divan-ı Tuğra veya Divan-ı İnşa her türlü iç ve dış yazışmalarla ilgilenen kurumdur. Bu divanda özellikle ileri düzeyde yabancı dil bilgisine sahip diplomasi eğitimi görmüş görevliler görev yapmıştır. Bu kurumda bulunan ve padişahın tuğrasını çekmekle görevli kişiye Tuğrai (Tuğracı) denmiştir.

Divan-ı Arz kurumunun başkanı Emir-i Arız’dır. Bu kurumun görevleri ordunun ihtiyaçlarını karşılamak ve Hassa Askerleri’nin maaşlarını ayarlamaktır. Ordunun yiyecek, içecek, giyecek ve askeri teçhizat gibi her türlü ihtiyacının belirlenmesi ve giderilmesi bu kurumun görevidir. Aynı zamanda ordu yoklaması ile de sorumludur. Divan-ı İstifa devletin mali işleri, gelir ve giderlerine bakmıştır. Bu kurumun başkanı Müstevfi’dir. Vergilerin toplanması da bu kurumun görevleri arasındadır. Divan-ı İşraf’ın başkanı Müşrif’tir. Bu kurum devletin askeri ve adli işler dışındaki mali ve idari teşkilatlarını denetlemek ve kontrol etmekle görevlidir. Divan-ı Pervane’nin başkanı Pervaneci’dir. Bu kurum arazi defterlerinde tutulan has ve iktaları düzenlemekle görevlidir.

Türkiye Selçuklu Devleti’nde Saray Görevlileri

Türkiye Selçuklularında Teşkilat konusunda dördüncü olarak Türkiye Selçuklu Devleti’nde sarayda hangi görevliler bulunmaktadır? sorusunu yanıtlayalım. Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devleti’nde sarayda bulunan görevliler şunlardır:

  • Atabey
  • Hacibü’l-huccab
  • Perdedar
  • Üstadü’d-dar
  • Emir Çaşnigir
  • Emir Candar
  • Emir-i Silah
  • Emir-i Meclis
  • Emir-i Şikar
  • Emir-i Ahur
  • Emir-i Alem
  • Emir-i Devat
  • Emir-i Mahfil
  • Camedar
  • Şarabdar
  • Taştdar
  • Havayic-i Salar
  • Çavuş

Atabeyler, şehzadeleri eğitmek ve devlet yönetimine hazır hale getirmekle görevli, şehzadelerin tavır, davranış ve sultanla ilişkilerini düzenleyen saray görevlileridir.

Hacibü’l-huccab hükümdarın misafiri geldiğinde onu meşgul etmekle sorumlu, sultan ile devlet adamları arasındaki ilişkiyi düzenleyen saray görevlisidir. Protokol görevlisi olarak da adlandırılabilir. Altında çalışan görevliler vardır.

Perdedar, Hacibü’l-huccab’ın altında çalışan görevlilerdir. Saray kapılarını açıp kapamakla sorumlulardır.

Üstadü’d-dar, mali işlerle ilgilenen, hükümdarın mal ve mülk gelirlerini toplamakla yükümlü; saray mutfağı, fırın ve ahır için harcamalar yapan saray görevlisidir.

Emir Çaşnigir, bizzat hükümdarın sofrasını denetlemekle görevli olan saray görevlisidir. Hükümdara servis edilen yemeği tatmak ve zehirli olmadığından emin olmak gibi önemli görevler de onun sorumluluğundadır. Bu sebepten ötürü Emir Çaşnigir güvenilir kişilerden seçilmekteydi.

Emir Candar, saray muhafaza kumandanıdır. Emrinde birçok candar denen kılıçlı süvari bulunmaktadır. Candarların görevi savaş zamanlarında hükümdarı muhafaza etmektir.

Emir-i Silah, zeredhane-i saltanatın muhafızı ve kumandanıdır. Zeredhane-i saltanat hükümdarın silahhanesidir. Hükümdarın silahlarını taşımakla görevlidir. Emir-i Silah’ın emrinde silahdarlar bulunmaktadır. Silahdarlar, hükümdar sancağını taşımakla görevlidir.

Emir-i Meclis, hükümdarın hezm-i am denilen eğlence meclisi işlerini düzenlemekle görevli saray görevlisidir.

Emir-i Şikar, sultanın av hazırlıklarını yapan ve sultan avlanmaya çıktığında onunla beraber giden saray görevlisidir.

Emir-i Ahur, hükümdarın en yanında bulunan ve en etkili saray görevlilerinden biridir. Saltanat ahırından sorumludur ve hükümdarın atlarıyla bizzat ilgilenmiştir. Sultan atının üzerindeyken atın yularını tutmak da görevleri arasındadır.

Emir-i Alem, emrinde adamları olan ve hükümdarın sancağını taşımakla görevli birliğin emiri olan saray görevlisidir.

Emir-i Devat, vezirliğin alametlerinden biri olan divitliği taşıyan ve mahrem evrakı hıfzetmekle görevli saray görevlisidir.

Emir-i Mahfil, merasimlerde hükümdarın teşrifatçılığını yapan ve bu merasimlere katılanları kurallara göre karşılamakla görevli saray görevlisidir.

Camedar, sultanın elbiselerini korumakla görevli saray görevlisidir.

Şarabdar, sultanın içki ve şerbetlerini hazırlamakla görevli saray görevlisidir. Eğlence meclislerinde de hizmet vermiştir. Şarabhane denen kileri korumak da Şarabdar’ın vazifesidir.

Taştdar, sultanın temizlik işleriyle ilgilenen, emrindeki hademelerle ibrik ve leğen taşıyan ve taşthaneyi idare eden saray görevlisidir. Hükümdar bir yere gittiğinde onunla birlikte gitmiştir.

Havayic-i Salar, saray aşçısıdır ve saray yemeklerinden sorumludur.

Çavuş, alaylarda ve merasimlerde sultanın önünden gidip halka savulun diyen saray görevlisidir. Ellerinde değnek ve bellerinde gümüş kemer bulunmaktadır.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi