Türkiye Kelimesi

Türkiye Kelimesi Ne Zaman ve Nasıl Ortaya Çıktı?

Türkiye Adını İlk Hangi Devlet Kullandı? Türkiye İsminin Kökeni

Türkiye kelimesi tarihte ilk kez Doğu Roma (Bizans) kaynaklarında görülmüştür. Anadolu 12. yüzyıldan itibaren özellikle Avrupalılar tarafından Türkiye olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Türkiye kelimesi Arap kaynaklarında da Berrü’t-Türkiyye kavramı ile XIV. yüzyıl başlarından itibaren kullanılmıştır.

Türkiye İsminin Kökeni

Türkiye sözcüğünün tarih boyunca anlamı neler olmuştur? Türkiye sözcüğünün tarih boyunca adlandırmasını incelemek için öncelikle Türk kelimesinin tarih içindeki anlamına bakmak faydalı olacaktır. Pers kaynaklarında Türk ifadesinin geçtiğine rastlanır. Burada güçlü, kuvvetli anlamında kullanılmıştır. Çin kaynaklarında da Türk kelimesi geçmektedir, miğfer anlamında kullanılmıştır. Başka kaynaklar incelendiğinde Türk kelimesinin türemek fiilinden üretildiği fark edilebilir. Bu fiilden üretilerek kullanılan Türk kelimesine Orhun Yazıtları’nda da rastlanabilir. “Tür olarak yaratılmış” anlamında kullanıldığı düşünülebilir. Bu da günümüzdeki anlamı olan bir millet ismine karşılık gelir.

Kültürümüzde Türk kelimesinin ilk defa görüldüğü kaynaklar Göktürk Yazıtlarıdır. Türk kültürüne dahil ve akraba topluluklar bu dönemde Hun olarak isimlendirilirken, Türk topluluklarının Göktürk gibi devletlerde Türk adı altında toplandığı gözlemlenebilir. Türkiye isminin Anadolu coğrafyası için kullanılması ise 11. yüzyılda yapılan Türk göçleri ve bölgede Türk hakimiyetinin kurulmasından sonrasına tekabül eder. 13. yüzyılda Avrupa tarafından çok daha büyük bir bölge Magna Turchia (Büyük Türkiye) ismiyle anılmıştır. Günümüzde değişen siyasi yapı sonrası bulunduğumuz ülke Türkiye ismini almış, Türklerin göçmüş olduğu diğer bölgeler ise Türk yurdu olarak anılmaya devam etmektedir.

Türkiye’nin Eski Adları

Bugün yaşadığımız coğrafyaya tarih boyunca hangi adlar hangi anlamda verilmiştir? On birinci yüzyıla kadar Anadolu, özellikle Latin ve Arap kaynaklarında, Romania (Romalıların devleti) ismi ile anılmaktaydı. Ancak 11. yüzyılda Türklerin bölgeye göçlerinin başlaması, bölgedeki etkin güçlerden olan Haçlılar üzerinde egemenlik kurmaları, Bizans’ın otoritesinin zayıflaması ve Türklerin bölge hakimiyeti için yapılan savaşlardan galip çıkması, Anadolu bölgesinin Turchia ismini almasına sebep oldu. Bölgenin bu ismi alması, 1176 yılında yapılan Miryakefalon Savaşı sonrasına da denk gelir. O dönemlerin ünlü gezgini Marco Polo’nun Anadolu için Türkiye ismini kullanmasıyla da bu isim yaygınlaşmıştır.

On üçüncü yüzyılda ise Avrupa, Altaylardan Tuna boylarına kadar olan bölgeyi Magna Turchia (Büyük Türkiye) olarak adlandırmaya başlamıştır. Bu gelişmelerden sonra Arap kaynakları da bölgeyi isimlendirmede değişikliğe gitmiştir. Önceleri Diyar-ı Rum ya da Bilad-ı Rum olarak isimlendirdikleri Anadolu, artık ünlü seyyah İbn-i Batuta öncülüğünde Biladü’t Türk isimlendirmesini almıştır. Bu isimlendirmelerden çıkarılacak olan ise, bölgelerin adlandırmalarının bölgedeki hakim milletin kim olduğu da göz önünde bulundurularak değişebileceği olur. Anadolu, Tarih boyunca birçok millete ev sahipliği yapmıştır ve on birinci yüzyıldan itibaren ise bir “Türk yurdu” olarak anılmaya başlanmıştır.

Anadolu İsminin Kökeni

Anadolu sözcüğünün tarih boyunca anlamı neler olmuştur? Anadolu kelimesi, Yunanca kökenli bir sözcüktür. Güneşin doğduğu yer anlamına gelmektedir. Yunanca doğmak, yükselmek anlamına gelen anatellein fiilinden doğu anlamına gelen anatole kelimesi türetilmiştir. Romalılar, yedinci yüzyıldan itibaren bu bölgeyi kendilerinin doğusunda kalması sebebiyle Thema Anatolia (Doğu Toprağı) olarak isimlendirmeye başlamışlardır. Fakat Anadolu isminin günümüzdeki anlamını alması bu kadar eskilere dayanmamaktadır.

Öyle ki Anadolu ismi ilk kullanıldığında Bizans (Doğu Roma İmparatorluğu)’ın Afyon, Kayseri, Isparta, İçel ve Konya çevrelerinde bulunan bir idari birimi (Anatolikon Thema) için kullanılmıştır. Bizans İmparatorluğu’nun bölgedeki hakimiyetini Osmanlı hakimiyetine kaptırmasıyla, devlet tarafından Sivas ve Kastamonu yöresindeki bir eyalet Anadolu olarak isimlendirilmiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde ise bu terimin kapsadığı alanın genişlediği, Osmanlı İmparatorluğu’nun Asya yakasındaki bir parçası için kullanıldığı gözlemlenebilir. Cumhuriyet kurulduğunda bu isim günümüzdeki anlamını almış, Türkiye Cumhuriyeti’nin Asya kıtasında kalan topraklarını niteleyen bir coğrafi terim olarak kullanılmaya başlanmıştır. Anadolu ismi de birçok farklı isim, kültür, siyasi yapı gibi değişimler geçirerek günümüzdeki anlamını almıştır.

Türkiye Adını İlk Hangi Devlet Kullandı?

Türkiye adını bir devlet adı olarak tarihte ilk kullanan ülke hangisidir? Neden bu adı kullanmıştır? Türkiye kelimesi, bir devlet adı olarak kullanılmadan önce bir coğrafi terim olarak kullanılmaktaydı. Türklerin yaşadığı ve çoğunlukta olduğu coğrafyalar, haritalar çizilirken Türkomania veya Türkiye olarak isimlendirilmekteydi. Tarihte Türk adını ilk kullanan devlet ise Göktürklerdir. Bu devlet birçok Türk topluluğunu bünyesi altında birleştirmiştir. Türkiye kelimesi de ülkemizden önce bir devletin ismi olmuştur.

Tarihte Türkiye adını kullanan ilk devlet, Mısır merkezli Memlük devletidir. Devletin kurucuları ve ilk yöneticileri Türklerdir, sonradan yaşanan değişiklikler olsa da Türkiye ismini kullanmaya devam etmişlerdir. Memluklular için Türkiye Devleti (ed-Devletü’t-Türkiye) ismi kullanılmıştır. Bu devletlerin Türk ve Türkiye ismini kullanmaları ve sonrası devletlerin de bu geleneğe uyma çabaları, Türk isminin toplumu nitelendirmesinden ve bağlayıcı bir unsur olarak kullanılmaya açık olmasından kaynaklanmaktadır. Devletlerin birçok vatandaşı Türk veya Türkmen olarak isimlendirilmektedir. Teşkilatçı özelliği ile öne çıkan Türkleri bir çatı ve inanç altında toplayabilmek için millet isminin kullanılması gayet faydalı olacaktır. Kullanılan bu isim, devlet halkının kültürü, yaşamı gibi birçok unsur hakkında da fikir sahibi olmamızı sağlar.

Anadolu’ya Neden Türkiye Denildi?

XII. yüzyıldan itibaren Batılılar tarafından Anadolu’ya Türkiye denilmesinin nedenleri neler olabilir? On birinci yüzyılda bölgeye Türk göçleri başlamıştır. 1071 Malazgirt Savaşı’nda Türklerin elde ettiği zafer ise onlara Anadolu’nun kapılarını açmıştır. Bölgeye akın akın Türk yerleşmiş, Bizans hakimiyeti zayıflamıştır. Türkler bölge hakimiyeti adına girdikleri savaşları kazanmışlardır ve böylece Anadolu’da Türkler egemenlik kazanmıştır. Göçler sayesinde de yaşayan halkın çoğunluğu artık Türk’tür. Kendini Türk olarak niteleyen boylar ve devletler varlık göstermeye başlamıştır. Bu sebepten Anadolu’ya Türkiye denmesi mantıksız değildir. Türkiye olarak hitap edilen coğrafya da zamanla değişikliğe uğramıştır. 13. yüzyıllarda Altaylardan Tuna boylarına kadar olan bir bölge Türkiye olarak isimlendirilirken, günümüzde sadece Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsar. Egemenliğin Türklerde olması ve yaygın topluluğun Türk olmasının yanı sıra bölgede kullanılan dilin Türkçe olması, Türk kültürünün etkili olması da bölgenin Türkiye olarak anılmaya başlamasına sebebiyet vermiştir. 12. yüzyıldan beridir bölgede baskın güç Türklerdir ve bölge, zamanla sınırları değişse de, Türkiye olarak anılmaya devam etmektedir.

Marco Polo ve İbn Batuta Seyahatnamelerinde Türkiye Kavramı

Marco Polo ve İbn Batuta seyahatnamelerinde Türkiye’den nasıl söz ederler? Marco Polo dünyanın en önemli seyyahlarından biridir. Seyahatnamesi, dönemle ilgili birçok konuya ışık tutar. Doğuyu gezmeye doğru rotasını çizerken, Türkiye’yi de unutmamış. Anadolu hakkında kaydettiği izlenimler bize çok kıymetli bilgiler iletmekte. Başlıca İstanbul, Sivas Tokat ve Kayseri’ye uğramış. Türklerin çoğunluklu olarak ovalara yerleşmeyi tercih ettiğini, tarım ve hayvancılıkla ilgilendiklerini belirtmiş. Yahudi, Rum ve Ermenilerin de bölgede varlık gösterdiğini belirtmiş. 13. yüzyılda Anadolu için Türkiye kavramını kullanması, bölgenin Türkiye olarak adlandırılmasının tercihinde çok büyük paya sahiptir.

Yakın dönemlerde yaşamış Arap seyyah İbn-i Batuta da Anadolu için Biladü’t Türk kavramını kullanarak Anadolu’nun Türk yuvası haline geldiğini desteklemiştir. Anadolu’ya Türk ülkesi, orada yaşayan halka ise Türkmen demiştir. Bölgede Türkçe konuşulduğunu belirtmiştir. Türk kadınlarının güçlü olması ve toplumdaki yeri, ahilerin yaşantısı ve dini inanışlar hakkında bilgiler verir. Anadolu’nun çok güzel bir coğrafya olduğunu belirtir. Türklerin güzel, yiğit ve misafirperver olduklarına değinir. Osmanlı beyliğinin üstünlük kuracağını tahmin eder. Bu iki gezginin Anadolu’yu gezip yaşayan halkın Türk olduğunu doğrulaması, konuşulan dilin Türkçe olduğunu, kültürün Türk kültürü olduğunu onaylaması, bize bölgenin yıllardır Türklerin haklı yurdu olduğunu ispatlar ve “Türkiye” isimlendirmelerine dayanak oluşturur.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi