Ders: Tarih
Türkiye'nin Tarih Dersi Sayfası

Game of Thrones Dizisine İlham Olan Tarihi Kişiler ve Olaylar

Game of Thrones Aslında Neyi Anlatıyor?

Game of Thrones Dizisine İlham Olan Tarihi Kişiler ve Olaylar
2 122

Ünlü televizyon dizisi That Oyunları (Orijinali: Game of Thrones) ve roman serisi Buz ve Ateşin Şarkısı (A Song of Ice and Fire) oluşturulurken belli tarihi olaylar ve kişilerden ilham alınmıştır. George R. R. Martin’in hangi karakterleri ve olayları neye dayanarak yarattığı bu yazımızda açıklanacaktır. Taht Oyunları yani Game of Thrones dizisine hangi tarihi olaylar ve kişiler ilham vermiştir?

Game of Thrones Dizisine İlham Olan Tarihi Kişiler ve Olaylar

Bilindiği üzere, ünlü İngiliz televizyon dizisi Taht Oyunları yani Game of Thrones ve bu diziye ilham olan Buz ve Ateşin Şarkısı (A Song of Ice and Fire) roman serisi oldukça geniş bir evrene sahiptir. Kitap serisinin yazarı George R. R. Martin de bahsedilen evreni oluştururken İngiltere tarihinden bolca yararlanmıştır. Tarihten ilham alınarak oluşturulan bu eserlerde Joffrey Baratheon, Theon Greyjoy, Jaime Lannister, Lyanna Stark ve Daenerys Targaryen karakterlerinin yanı sıra Karasu Savaşı, Kızıl Düğün, Rhollor dini, Dothrakiler ve Sur; hatta bazı yemekler bile tarihten esinlenilerek yaratılmıştır.

Joffrey Baratheon ve Lancaster’lı Edward

Kral Joffrey’nin kötülüğünün yanı sıra tarihe dayalı bir karakter olduğu da su götürmez bir gerçek. Lancaster’lı Edward Kral Henry VI ve Anjou’lu Margaret’ın oğluydu ve aynı Joffrey gibi gayri meşru bir çocuk olduğuna dair söylentiler yaygındı. Edward aynı zamanda Joffrey gibi eser miktarda deliliğe sahipti: düşmanlarının kafalarını kestirme merakı da Joffrey ile benzerdi. Yalnızca on üç yaşında olmasına rağmen eline geçen yetkiyi istediklerinin kafasını kesmek için kullanarak Kral Joffrey’nin karakterinin zeminini hazırlamıştır Lancaster’lı Edward.

Theon Greyjoy ve Clarence Dükü George Plantagenet

Theon Ned Stark’ın koruması altında Robb Stark ile neredeyse kardeş gibi büyüdü. Beş Kralın Savaşı sırasında Robb’un en güvenilir danışmanlarında biri olarak hizmet eden Theon, Robb adına babası Balon Greyjoy ile ittifak görüşmesi yapmaya gidince taraf değiştirdi ve büyüdüğü toprakları işgal etti. George Plantagenet ise York’lu Edward IV’ın kardeşi idi ve Güllerin Savaşı dönemine York’un savunucusu olarak girdi. Ancak Güllerin Savaşı sırasında kardeşine ihanet etti ve Lancasterlara sorun çıkardı. Savaş kazanıldıktan sonra George Plantaneget ihaneti nedeniyle şarapta boğularak cezalandırılmıştır, ki bu da Theon’un gördüğü işkenceye benzer.

Jaime Lannister ve Gottfried von Berlichingen

Taht Oyunları televizyon dizisinin dördüncü sezonunun başında, Jaime kesilen elinin yerine altından bir el takmaya başlar. Bununla birlikte Jaime Lannister Demir Elli Gotz olarak da bilinen Gottfried von Berlichingen’in yolundan gider. Gotz da aynı Jaime gibi asil bir ailede doğup sonradan İmparatorluk Muhafızları’na katılmıştır. Bir savaş sırasında eli bir top tarafından koparıldıktan sonra ise kendine demirden bir protez el tasarlamış, böylece savaşlara katılmaya devam etmiştir.

Lyanna Stark ve Lucretia

Lucretia, Roma tarihinden efsanevi bir figürdür. Soylu bir aileden gelen Lucretia, Roma Mitolojisi’ne göre tecavüze uğrayıp intihar etmesi sebebiyle monarşinin yıkılmasına sebep olmuştur. Tarihçilere göre Roma’nın son kralının zorba oğlu Sextus Tarquinius Milattan Önce 509 yılında Lucretia’ya tecavüz etmiş, dediklerine uymazsa cesedini çıplak bir kölenin yanına bırakmakla tehdit etmiştir. Bir köleyle zina yapması ailesi için büyük bir utanç olacağından Lucretia ona boyun eğmiştir. Ancak sonrasında olanları kocasına anlatıp kalbine sapladığı bir hançerle intihar etmiştir. Kız kardeşinin cansız bedenini insanlara göstererek halkı kışkırtan Lucius Junius Brutus ve Lucretia’nın kocası Lucius Tarquinius Collatinus ise kral devrildikten sonra Roma Cumhuriyeti’nin ilk konsülleri olurlar.

Lyanna Stark Ned Stark’ın kardeşi ve Robert Baratheon’un nişanlısıydı. O dönemin prensi Rhaegar Targaryen’in Lyanna’yı kaçırıp ona tecavüz etmesiyle başlayan Robert’in İsyanı, kralın tahttan indirilip yerine Robert Baratheon’’un almasıyla son bulur. Bu iki trajik olay neticesinde isyanlar başlamış, kralın devrilmesine varacak derecede büyük etki bırakılmıştır. Saflığı temsil eden bu iki karakter de başlarına gelenler sonucunda tarihte büyük değişikliklere neden olmuşlardır. Lucretia’nın eşi ve kardeşinin Roma Cumhuriyeti’nin ilk konsülleri olmasına benzer şekilde Lyanna’nın nişanlısı Robert Baratheon kral, kardeşi Eddard Stark ise Kuzey’in Koruyucusu olur.

Daenerys Targaryen ve I. Elizabeth

Daenerys Targaryen lanetlenmiştir ve çocuk doğuramayacaktır. Bu onun ölümünden sonra sıradaki hükümdarın kim olacağı konusunda kafa karışıklığı yaratır. Taht Oyunları (Game of Thrones) dizisinin 7. sezonunda Tyrion Lannister ve Daenerys Targaryen konuşurken Tyrion Daenerys’e kendine bir varis seçmesi konusunda ısrar eder. Bu Kraliçe I. Elizabeth’in de yaşadığı bir sorundur. Kendisine evlenmesi yönünde parlamento tarafından çokça ısrar edilmiş, bu ısrar baskı seviyesine varınca ise parlamentoyu bir süreliğine saf dışı bırakmıştır. Evlenmek istememesinin gerekçesi olarak kralın onu baskılayabileceğini öne süren Kraliçe I. Elizabeth, ancak ölüm döşeğinde kendine bir varis seçmiştir.

Karasu Savaşı ve Konstantinopolis’de İkinci Arap Kuşatması

İkinci Arap Kuşatması, Milattan Sonra 717 ve 718 yılları arasında gerçekleşmiş, Arapların Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopolis’e karadan ve denizden saldırdıkları bir kuşatmadır. Arapların ordularını ve donanmasını yönetenler Maslama ve Amiral Süleyman, Bulgar İmparatoru Tervel ve Bizans İmparatoru 3. Leo’nun yönettiği ittifaka karşı koyamamışlardır. 2 yıl süren bu savaşlar neticesinde Arapların güçlü orduları ve donanmaları, Konstantinopolis’in ünlü duvarları ve Bulgar atakları karşısında dayanamamışlardır. İkinci Arap Kuşatması’nda 130.000-170.000 asker hayatını kaybetmiş, yaklaşık 2500 gemi de yanmıştır.

Dizinin ikinci sezonunda Stannis Baratheon’un Kralın Şehri’ni ele geçirmeye çalıştığında Tyrion Lannister’ın kullandığı taktik Stannis’in gemilerini çılgın ateş kullanarak yakmaktı. Konstantinopolis’in İkinci Arap Kuşatması sırasında da çılgın ateşe benzeyen Yunan Ateşi isimli bir madde ile savunma yapıldığı bilinmektedir. Üstüne üslük, Tyrion’ın Stannis’in gemilerini Karasu Koyu’na hapsetmek için kullandığı devasa zincirinin de benzeri aynı kuşatmada kullanılmıştır.

Kızıl Düğün ve Kojiki

Kral Robb Stark’ın ölümü çoğu seyirciye göre dizinin en trajik olayıdır. Kızıl Düğün’de amcası Edmure Tully’nin Frey varisi ile olan düğünü için Frey ailesinin sahip olduğu kalede misafir edilir. Ancak Frey ailesinin başı olan Lord Walder Frey, Tywin Lannister ile iş birliği yaparak düğün ziyafetinde Robb Stark ve bütün destekçilerini öldürür. Bu olay Japon yönetici İmparator Jimmu’nun yükselişini anlatan yarı tarihi yarı mitolojik Kojiki adındaki bir hikayeye benzer. Bu hikayede Jimmu’nun nasıl gücü eline geçirdiği anlatılır: bütün rakiplerini bir ziyafete toplayıp öldürtmüştür. Hatta bu ziyafet/katliamın da başlangıcı bir şarkıyla olur, aynı Kızıl Düğün’de katliamın başlangıcında Castamere Yağmurları (orijinali: Rains of Castamere) şarkısının çalınması gibi.

Rhollor ve Zerdüştlük

Zerdüştlük dini adını kurucusu olan Zerdüşt’ten (Zarathustra olarak da bilinir) alır. Günümüzde İran’a dahil olan bölgede yaşamış olan Zerdüşt, söyletilere göre eski İran’ın tanınmış ailelerinden biri olan Spitama’ya mensuptur. Milattan Önce 660 yılında doğduğuna dair tahminler daha yaygındır, ancak daha erken doğduğu da söylenir. Anlatılar, Zerdüşt’ün yirmili yaşlarında on yıllık bir inzivaya çekildiği; bu zaman zarfında da hayatı, dünyayı ve tanrıyı düşündüğü ve Zerdüştlük dinini bu düşünceler sonunda vardığı temellere oturttuğu yönündedir. Zerdüştlüğün ortaya çıktığı yıllarda İran’a egemen olan çok tanrılı dinler de Westeros’ta yaygın olan Yedi Tanrılı Din’e benzetildiğinde, maddi ve manevi “arınma”yı amaçlayan Zerdüştlük ve Rhollor inancı arasındaki benzerlik daha net görülecektir.

Kral Stannis Baratheon “Kızıl Rahibe” Melisandre’nin danışmanlığı ile Kızıl Tanrı, Işığın Tanrısı ve Rhollor adlarıyla bilinen tanrıya hizmet etmeye başlar. Rhollor inancı antik Pers dini olan Zerdüştlüğe çok benzer. Zerdüştlükte ateş ruhsal aydınlanmanın ve bilgeliğin merkezinde görülür, rahipler genelde ateş başında ya da ateş tapınaklarında dini ritüelleri gerçekleştirirler. Aynı Rhollor takipçilerinde olduğu gibi, Zerdüştlerde de iyi-kötü, doğru-yanlış, aydınlık-karanlık ilişkisi vurgulanır. Ayrıca, ateşin dini ritüellerde sıkça kullanılması sebebiyle hem Zerdüştler hem de Rhollor’a inananlar “ateşe tapanlar” olarak etiketlenmesine rağmen bahsedilen iki inançta da ateş tanrı olarak görülmez, bunun yerine tek tanrılı dinlerindeki tanrının bir sembolü olarak kullanılır.

Dothrakiler ve Ön Hint-Avrupa Kabileleri

Büyük Çim Denizi’nin ortasında yaşayan, atlara aşırı önem veren, yağmacı göçebe kabilelerin Ön Hint-Avrupa halkına benzerliği göz ardı edilemez. Bahsedilen kabileler koyun, inek ve en önemlisi de at yetiştiriyorlardı; hatta bir adamın değeri sahip olduğu atlarla belirlenirdi. Avrasya Stepleri’nde yaşayan bu kabilelerde aynı Dothrakilerde olduğu gibi kaçırarak evlenme legaldi, tecavüz ve cinselliğe bakışları da bugünkü bakış açısından farklıydı. Beslenme şekilleri, dinleri ve hatta kültürlerinin şaman geleneklerine olan benzerliği bile Dothrakileri Ön Hint-Avrupa Kabilelerine bağlar.

Sur ve Hadrian Duvarı

Hadrian Duvarı, Roma İmparatorluğu zamanında yapılmış olup şimdiki İngiltere topraklarını doğu batı doğrultusunda ikiye ayıran bir settir. Milattan sonra 117 yılında Roma İmparatorluğu’na Hadrian hükmederken ülkenin sınırlarının gelişmesi durmuştu, bu yüzden yeni imparator ülkenin mevcut sınırlarını güçlendirmeye karar verdi. Milattan sonra 122 yılında ise İmparator Hadrian Britanya’nın doğusundaki Tyne Nehri ve batısındaki Solway Firth arasında kuzeydeki barbarlardan korunmayı sağlamak için devasa bir duvar örülmesini emretmiştir. Bu duvar imparatorluğun en iyi güçlendirilmiş yapısı olmuştur, günümüzde de özellikle orta bölümü olmak üzere önemli bir kısmı halen ayaktadır. Oldukça popüler bir turizm merkezi olan Hadrian Duvarı, 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası Alanları’na dahil edilmiştir.

Westeros’u Kuzey’den ayıran Sur, Kuzey’de yaşayan yabanileri ve büyülü canavarları uzakta tutmak için İnşaatçı Brandon (orijinali: Brandon the Builder) tarafından yapılmış yaklaşık 500 kilometre uzunluğunda, 250 metre yüksekliğinde devasa bir duvardır. Hadrian Duvarı ise yaklaşık 120 yılında Britanya’yı elinde tutan Romalıların şimdiki İskoçya topraklarındaki barbarı uzak tutabilmek için inşa ettikleri duvardır. Ancak Hadrian Duvarı yaklaşık 370 yılında aşılır ve barbarlar bütün Britanya’yı yere bir eder. Bu da Duvar’ın binlerce yıl ayakta kalıp Westeros’un gelmiş geçmiş en tehlikeli düşmanı Ak Gezenler tarafından aşılması ve Ak Gezenler’in gittikleri her yere yıkım götürmesiyle paralellik gösterir. Roman serisinin yazarı George R. R. Martin de Westeros’u kuzeydeki tehlikelerden koruyan Sur’un Hadrian Duvarı’ndan esinlenerek yaratıldığını onaylamıştır.

Kralın Düğün Pastası

Kral Joffrey Baratheon ve Margaery Tyrell’in düğün ziyafetinde servis edilen pastanın içinde canlı kuşlar vardı ve merasim sırasında pasta bir kılıç yardımıyla kırılarak kuşlar serbest bırakılıyordu. Bu merasim Roma kültüründe yer alır, hatta dizide kullanılan pasta gerçekten geleneksel tarife göre yapılıp sette servis edilmiştir.

Bun Yazıları Da Beğenebilirsiniz!

2 Yorum Yapıldı
  1. Doruk Erzen Diyor ki:

    Game of Thrones tarihi hakkında ne kadar süper bir yazı olmuş sayın editör. Bir GOT hayranı olarak teşekkürler.

  2. Zuhal Diyor ki:

    Güzel bir yazı olmuş ancak bir hata var. Lynnanna Stark’ın tecavüze uğradığı düşünülse de olayın aslında Rhegar Targaryen ile gizlice nişanlanmıştır. Biraz daha duyarlı olalım.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi