Ders: Tarih
Türkiye'nin Tarih Dersi Sayfası! Tarih dersi ve Tarih ile ilgili özgün yazılı ve görsel içerikler. Tarih ile ilgili her şey burada!

Spartaküs Kimdir? Spartaküs Ayaklanması Hakkında Bilgi

Kölelik Tarihi - Tarihteki İlk Köle Ayaklanması

Spartaküs, M.Ö. 73 yılında köle olarak yaşamayı artık kabul etmeyerek gladyatör okulundaki diğer köleler ile birlikte ayaklanma başlatmıştır.

Spartaküs Kimdir?
0 165

Tarihin en ünlü kölelerinden biri olan Trakyalı Spartaküs hakkında efsaneler herkes tarafından duyulmuştur. Bu yazıda da bu efsaneye yer verilmiştir. Spartaküs, Sandanski bölgesinde doğmuş ve bölgede yaşanan çatışmalar sırasında esir düşüp köle tacirlerine satılmıştır. Kölelik yıllarının bir noktasında cezalandırıldığı için bir gladyatör okuluna göderilmiş ve burada köleleri örgütleyerek bir ayaklanma başlatmıştır. Başarılı askerlik yıllarının ardından yine bir savaş sırasında hayatını kaybetmiştir. Bu efsanenin yanında kölelik hakkında da yeterli bilgi edinilmelidir ki konu daha iyi bir şekilde kavranabilsin. Bu sebepten yazıda köleliğe de yer verilmiştir.

Kölelik Nedir?

19. yüzyıla kadar farklı biçimlerde varlığını sürdürmüş, uzun yıllar boyunca insanların başka kişiler tarafından mallarıymış gibi kullanılması ve herhangi bir eşya gibi alınıp satılması, yani kölelik. 1452’de Portekiz Kralı VI. Afonso’ya izin veren Papa savaşlarda yakalananların köle olarak satılabileceğine ve kullanılabileceğine dair resmi bir bildiri çıkartarak bu büyük zulme onay vermiştir. Peki kölelik nasıl doğdu?

Kölelik Nasıl Doğdu?

İnsanların ancak kendi yaşamlarını sürdürebilecek kadar üretebildikleri eskiçağlarda kölelik, ihtiyaç duyulmadığı için yoktu. Zamanla üretimde kullanılan araçlar geliştikçe iş gücü ihtiyacı arttı. Bunun sonucunda da insanlar savaş tutsaklarını öldürmek yerine kendileri için çalıştırmaya başladılar. Ayrıca onların ürettikleri fazla ürünlere el koydular. Böylece köleler ve kölelik tarihte doğmuş oldu.

İlk zamanlarda savaşlar sonucunda esir alınan insanlar bir savaş ganimeti olarak görülmekteydi. Esir alındıktan sonra hiçbir hakları ve özgürlükleri bulunmayan köleler sadece sahiplerinin yani onları satın alan kişilerin isteklerini yerine getirmekle yükümlüydüler. Tarih boyunca insalar yaşadıkları toplumlara ve sosyal yaşantılarına bağlı olarak kölelikle cezalandırıldı. Başlarda yalnızca savaş esirlerinin tutsak edilme biçimleri olan kölelik, zamanla suç işleyenlerin ve borcunu ödeyemeyenlerin de cezası haline geldi. Ayrıca köle anne babadan doğan çocuklar da ne yazık ki köle olarak dünyaya geliyorlardı.

Tarihteki İlk Köle Ayaklanması

Köleler hayatlarını hizmet ederek geçirirlerdi. Sahipleri tarafından onlara verilen sorumluluklar yapacakları işleri belirlerdi. Bu işler zaman zaman farklılık gösteriyordu. Örneğin Sümerler köleleri evlerde temizlik, yemek vb. işlerin yapılması için hizmetli olarak ya da ekilip biçilmesi için tarlalarda çiftçi olarak çalıştırırken en çok köleye sahip imparatorluklardan biri olan Roma İmparatorluğu’nda ise kölelerin bir kısmını madenlerde ve inşaatlarda iş verilir, bir kısmına da halkı eğlendirmek için meydanlarda gösteriler yaptırılır ve yırtıcı hayvanlar ya da birbirleri ile ölümüne dövüştürülürlerdi. Daha şanslı olanlar ise evlerde ve çiftliklerde çalıştırılırlardı. Eski Yunan’da ise ilk kez köleler sosyal bir sınıf sayıldı. Hiçbir hakları olmasa ve halktan biri olarak görülmeseler bile ekonomi büyük ölçüde köle emeğine dayanmıştır. Ayrıca kölelerin kar amaçlı alınıp satıldığı da bilinmektedir. Bu dönemlerde bir çok köle bulundukları durum, yaşam şartları ve gördükleri muameleye başkaldırarak ayaklanma başlattı. Bu kölelerden biri Spartaküs ve ayaklanmaların en önemlilerinden biri de Spartaküs Ayaklanması’dır.

Spartaküs Kimdir?

Tarihin en önemli köle ayaklanmalarından birini başlatan Spartaküs kimdir? Spartaküs’ün geldiği yere ve kökenine biraz bakmak gerekirse Batı Trakya’da Strymon (Struma/Karasu) Nehri havzasında yaşayan Mead kabilesinin üyelerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Doğduğu yerin günümüzde Güneybatı Bulgaristan’da bulunan Sandanski bölgesi olduğu düşünülmektedir. İsminin kökenine bakıldığında ise dilbilimcilere göre, Latincede “sparum” kargı, “takos” ise ünlü/saygıdeğer anlamına gelmektedir. Eğer bu varsayım doğru ise Spartaküs’ün adını doğuştan almadığını, daha sonradan mızrak kullanmadaki yetenekleri sayesinde başkaları tarafından ona verildiğini söyleyebiliriz. Spartaküs ile ilgili çok fazla kesin bilgiye ulaşamasak bile ismine Romalı tarih yazarlarının eserlerinde rastlanmıştır. Bu yazarlardan bazıları Plutharkos, Appian ve Athenaeus’tur. Saydığımız yazarlar arasında eserlerinde Spartaküs ile ilgili en somut bilgilere yer veren ise Plutharkos’tur.

Bilindiği üzere Spartaküs tarihin adı en çok duyulmuş kölelerinden biridir. Kölelik hayatının ya M.Ö. 86 yılında Sulla ile yapılan savaşlar sırasında ya da M.Ö. 76 yılında Roma’nın Trakya’ya işgal için yolladığı birlikler ile Trakyalı kabilelerin arasındaki çatışmanın tekrar alevlenmesi üzerine Roma’nın gönderdiği destek kuvvetler tarafından esir alınması ve köle tacirlerine satılması ile başlamıştır. Spartaküs, köle ayaklanmasını patlak verdiği dönemde Capua’da bir gladyatör okulundadır. Bu gladyatör okuluna geliş süreci ile ilgili ise farklı tahminler vardır.

Gladyatör Spartaküs

Bazı kaynaklarda esir düştükten sonra küçükken edindiği silah kullanma becerileri sayesinde eğitilmesi için Makedonya’da bulunan Roma ordusunun yardımcı birliklerinde birine gönderildiği ve buradan firar etmesi üzerine yakalanıp askeri bir mahkemede yargılandıktan sonra ceza olarak bu kampa gönderildiği yazmaktadır. Bazı kaynaklarda anlatılanlara göre ise Spartaküs çalışması için bir inşaata gönderilir. İnşaatta gözcü askerlerden birinin, köle çocuklardan birini malzeme düşürdüğü için dövdüğünü görüp, çocuğu kurtarmak için olaya karışması üzerine cezalandırılır. Cezanın gerektiridiği gibi idam edilmek üzereyken Spartaküs’ün gücünü duyan gladyatör okulunun sahibi bunu engeller ve onu satın alıp okula götürür.

Spartaküs’ün Capua’daki gladyatör okulunda, isyana kadar geçirdiği süreç hakkında bir bilgiye hiçbir kaynakta yer verilmemiştir fakat kölelerin okulda gördükleri muamelenin her yönden inşaatlarda işçilik yaptıkları dönemlerden çok daha iyi olduğu tahmin edilebilir. Yedikleri yemekler, kalacak yer ve yaşam şartlarının da belli bir kalitenin üzerinde olduğu düşünülüyor olsa da köleler yine de birer insan olarak görülmedikleri,insanların sahip olduğu haklara sahip olamadıkları ve Romalı gladyatörlerin, Romalıların Trakyalılardan ya da diğer herhangi bir milletten daha üstün olması hakkında sürekli olarak ezici söylemlerde bulundukları da tahminler arasındadır. Bu tahminin, Spartaküs’ü isyan çıkartmaya iten sebeplerin ne olduğu konusundaki sorulara mantıklı bir cevap olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki, gladyatör okulunda kendisini kölelik durumundan çok bir savaşçı olarak görseydi ya da az da olsa eşitlik hissetseydi bu durumdan rahatsız olmaz ve isyan gibi bir yola başvurmazdı.

Spartaküs Ayaklanması

M.Ö. 73 yılında köle olarak yaşamayı artık kabul etmeyen Spartaküs’ün Capua’daki gladyatör okulundan 70 köle ile birlikte kaçtığı bilinmektedir. Bu köle topluluğunun başında her ne kadar Spartaküs’ün olduğu düşünülse de bu doğru bir bilgi değildir. Kaynaklarda Galyalı Crixus ve Oinomaos’un da Spartaküs ile birlikte kaçan kölelerin örgütlenmesinde rol sahibi olduğundan bahsedilmektedir. Köleler kaçtıktan sonra ilk olarak silhalandılar. Peşlerine düşen askerleri başarılı bir şekilde alt ederek güneye doğru ilerlediler. Bu yolda geçtikleri bölgelerde aralarına katılan başka köleler ile sayılarını arttırdılar. İlerlemeleri Vezüv yanardağında son buldu. Yanardağın çevresinde kendilerine bir yaşam alanı kurdular ve çevrelerini yağmalamaya başladılar. Yağmalardan elde edilen ganimetler ise eşit bir şekilde herkes arasında paylaştırılıyordu.

Bu isyana Roma’nın karşılığı ise gecikmemiş ve acele ile toparladığı hafif silahlı bir birliği Vezüv’e yollamışlardır. Fakat bu birlik köleler karşısında başarılı olamamış ve köleler karargahlarını ele geçirmiştir. Böyle büyük bir başarının haberinin yayılması ile sadece savaşçı köleler değil evler ve çiftliklerde çalışan köleler de Spartaküs Ayaklanması’na katılmışlardır. Bu sayede büyük bir kaçak köle ordusu oluşturulmuştur. Kölelerin sayısı hakkında genelde abartılı rakamlar söylense de azımsanamayacak kadar kalabalık olduklarını tahmin edebiliriz.

Galyalı Crixus Kimdir?

Ayaklanma süresince Galyalı Crixus ve Spartaküs’ün önderlik konusunda sürekli olarak çekişme halinde oldukları elimizdeki bilgiler arasındadır. Bir süre boyunca komutayı birlikte elde tutmuşlardır. Roma devleti durumu başta ciddiye almasa bile kaçak köle sayısının artması ile Spartaküs ve diğer kölelerin yaşamaya başladıkları yere (Vezüv ve çevresi) ikinci bir birlik gönderir. Bu birlikte Spartaküs tarafından ağır bir yenilgiye uğratılır ve 3.000 kişilik bir Roma birliği yok edilir. Bu yenilgi üzerine Roma’nın önceliği köleleri dağıtmak değil etrafı yağmalamalarını engellemek olur ve bir ölçüde bunu başarır.

Ayrıca Romalı Publianus köleleri güneye doğru hareket etmeye mecbur bırakmıştır. İşte bu noktada Galyalı Crixus ve Spartaküs arasında fikir ayrılığı yaşanmıştır. Galyalı Crixus, Romalılara boyun eğmeyip batıya yönelerek onlarla savaşmaları gerektiğini düşünürken Spartaküs ise tam tersi köleleri İtalya’dan çıkararak onları özgür birer birey kılmanın daha doğru olduğunu düşünmektedir. Bu ikilemin sonucunda Galyalı Crixus kendi fikrini kabul ettirmeyi başardı. Spartaküs ise ancak çiftçi ve çoban olarak çalışan köleleri yanına alarak Romalıları başka bir yere çekilerek orada bekleme fikrini kabul ettirebildi.

Spartaküs Nasıl Öldü?

M.Ö. 72 yılında Galyalı Crixus’un ölümünün ardından Spartaküs askerlik hayatının en başarılı dönemlerini yaşamıştır. Art arda aldığı zaferler ve Romalıları sürekli uğrattığı yenilgiler ile ünü bütün İtalya’ya yayılmıştır. Fakat bu başarılar bazı zorlukları da beraberinde getirdi. Zaferlerin ardından köleler kontrolden çıkarak Spartaküs’ün emirlerini dinlemez hale geldi ve bütün uyarılara rağmen çevre köyleri yağmalamaya başladılar. Bunu fırsat bilen Romalı Crassus tekrar kölelere saldırmaya hazırlandı ve bu sefer başarılı olacağından emindi. Spartaküs diğer köleler bu haldeyken, yani emirlere uymuyorken bir galibiyet alamayacaklarının farkındaydı. Yine detüm gücünü kullanarak savaştı ama ne yazık ki sonuç tahmin ettiği gibi oldu. Crassus’un yanına kadar yaklaşmasına rağmen etrafındaki Romalılar tarafından öldürüldü ve bölgedeki 60.000 ceset arasında Spartaküs’ün cesedi bulunamadı.

Spartaküs tarihte 2 yıllık bir hikayeye sahip olmuştur ve bu 2 yıl içinde tarihe çok fazla iz bırakabilmiştir. Yaptıkları uzun yıllar boyunca konuşulmuş ve çok büyük saygı kazanmıştır. Kölelerin de insan olduklarını ve haklara sahip olduklarını herkese göstermiştir. Ölümünün ardından da çeşitli yerlerde heykelleri dikilmiş ve uzun süreler saygı ile anılmaya devam etmiştir.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi