Dünya Tarihi

Nobel Edebiyat Ödülü Alan Yazarlar ve Kitaplar

Nobel Edebiyat Ödülü, her yıl Alfred Nobel’in sözleri ile bir idealist eğilimi en farklı şekilde ifade eden yazara verilmektedir. İlk Nobel Ödülleri 1901’de verilmiştir. Aynı şekilde Nobel Edebiyat Ödülü de 1901’de ilk kez verilmiştir.

Bu Yazının İçindeki Başlıklar:

Nobel Edebiyat Ödülü Nedir?

Nobel Edebiyat Ödülü dünyanın en prestijli edebiyat ödülü olarak adlandırılır. 1901’de ilki verilen ödül her yıl Alfred Nobel’in sözleri ile “bir idealist eğilimi en farklı şekilde ifade eden yazara” İsveç Akademisi bünyesinde yer alan Nobel Edebiyat Komitesi tarafından verilir. Nobel’in bu sözleri ilk yıllarda İsveç dilinde ‘idealisk’ sözcüğü hem ‘idealistik’ hem‘ideal’ olarak çevrildiği için birçok tartışmaya yol açmıştır. Bu sebepten Lev Tolstoy ve Henrik İbsen gibi önemli yazarlar zamanında yazdıkları yeterince idealistik olmadığı için ödülü alamamıştır. Nobel Ödülleri 1901 yılından itibaren her yıl Alfred Nobel’in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık tarihinde verilmektedir.

Nobel Edebiyat Ödülü Kimlere Verilir?

Nobel Edebiyat Ödülü, yazarlık kariyerleri boyunca öne çıkmış yazar ve şairlere verilmektedir. Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday olabilmek için gereklilikler şu şekildedir:

  • Yazarın eserleri, yüksek estetik değer ve edebi kaliteye sahip olmalıdır.
  • Eserlerin insanlık değerlerine katkıda bulunması ve insanlığın bilgi ve kültür
    birikimini artırması gerekmektedir.
  • Yazarın eserleri, güçlü bir dil kullanımı, orijinallik, yaratıcılık ve sanatsal başarı
    göstermelidir.
  • Yazarın eserleri, toplumsal, tarihi veya politik konuları ele alıyor olabilir, ancak ödül,
    yazarın siyasi görüşlerine veya ideolojik görüşlerine verilmez.
  • Eserler, tarihi veya coğrafi sınırların ötesinde bir etkiye sahip olmalıdır.
  • Yazar, ödülü alacak kadar sağlıklı olmalıdır.

Bu gerekliliklerin yanında aday seçiminde yazarın sadece eserleri değil, yazarın hayatı ve kişiliği gibi diğer faktörler de aday seçiminde göz önünde bulundurulmaktadır.

Nobel Edebiyat Ödülü Kazananlar

1914, 1918, 1935, 1940, 1941, 1942, 1943 yıllarında Nobel Edebiyat Ödülü verilememiştir.

  • 1901: Sully Prudhomme
  • 1902: Theodor Mommsen
  • 1903: Bjørnstjerne Bjørnson
  • 1904: Frédéric Mistral, José Echegaray
  • 1905: Henryk Sienkiewicz
  • 1906: Giosuè Carducci
  • 1907: Rudyard Kipling
  • 1908: Rudolf Christoph Eucken
  • 1909: Selma Lagerlöf
  • 1910: Paul Heyse
  • 1911: Maurice Maeterlinck
  • 1912: Gerhart Hauptmann
  • 1913: Rabindranath Tagore
  • 1914: Ödül verilmedi
  • 1915: Romain Rolland
  • 1916: Verner von Heidenstam
  • 1917: Karl Adolph Gjellerup, Henrik Pontoppidan
  • 1918: Ödül verilmedi
  • 1919: Carl Spitteler
  • 1920: Knut Hamsun
  • 1921: Anatole France
  • 1922: Jacinto Benavente
  • 1923: William Butler Yeats
  • 1924: Władysław Reymont
  • 1925: George Bernard Shaw
  • 1926: Grazia Deledda
  • 1927: Henri Bergson
  • 1928: Sigrid Undset
  • 1929: Thomas Mann
  • 1930: Sinclair Lewis
  • 1931: Erik Axel Karlfeldt
  • 1932: John Galsworthy
  • 1933: Ivan Bunin
  • 1934: Luigi Pirandello
  • 1935: Ödül verilmedi
  • 1936: Eugene O’Neill
  • 1937: Roger Martin du Gard
  • 1938: Pearl S. Buck
  • 1939: Frans Eemil Sillanpää
  • 1940: Ödül verilmedi
  • 1941: Ödül verilmedi
  • 1942: Ödül verilmedi
  • 1943: Ödül verilmedi
  • 1944: Johannes Vilhelm Jensen
  • 1945: Gabriela Mistral
  • 1946: Hermann Hesse
  • 1947: André Gide
  • 1948: T. S. Eliot
  • 1949: William Faulkner
  • 1950: Bertrand Russell
  • 1951: Pär Lagerkvist
  • 1952: François Mauriac
  • 1953: Winston Churchill
  • 1954: Ernest Hemingway
  • 1955: Halldór Laxness
  • 1956: Juan Ramón Jiménez
  • 1957: Albert Camus
  • 1958: Boris Pasternak
  • 1959: Salvatore Quasimodo
  • 1960: Saint-John Perse
  • 1961: Ivo Andrić
  • 1962: John Steinbeck
  • 1963: Giorgos Seferis
  • 1964: Jean-Paul Sartre
  • 1965: Mihail Şolohov
  • 1966: Shmuel Yosef Agnon, Leonie Nelly Sachs
  • 1967: Miguel Ángel Asturias
  • 1968: Yasunari Kawabata
  • 1969: Samuel Beckett
  • 1970: Aleksandr Solzhenitsyn
  • 1971: Pablo Neruda
  • 1972: Heinrich Böll
  • 1973: Patrick White
  • 1974: Eyvind Johnson, Harry Martinson
  • 1975: Eugenio Montale
  • 1976: Saul Bellow
  • 1977: Vicente Aleixandre
  • 1978: Isaac Bashevis Singer
  • 1979: Odysseas Elytis
  • 1980: Czesław Miłosz
  • 1981: Elias Canetti
  • 1982: Gabriel García Márquez
  • 1983: William Golding
  • 1984: Jaroslav Seifert
  • 1985: Claude Simon
  • 1986: Wole Soyinka
  • 1987: Joseph Brodsky
  • 1988: Necib Mahfuz
  • 1989: Camilo José Cela
  • 1990: Octavio Paz
  • 1991: Nadine Gordimer
  • 1992: Derek Walcott
  • 1993: Toni Morrison
  • 1994: Kenzaburo Oe
  • 1995: Seamus Heaney
  • 1996: Wisława Szymborska
  • 1997: Dario Fo
  • 1998: José Saramago
  • 1999: Günter Grass
  • 2000: Gao Xingjian
  • 2001: Vidiadhar Surajprasad Naipaul
  • 2002: Imre Kertész
  • 2003: John Maxwell Coetzee
  • 2004: Elfriede Jelinek
  • 2005: Harold Pinter
  • 2006: Orhan Pamuk
  • 2007: Doris Lessing
  • 2008: J. M. G. Le Clézio
  • 2009: Herta Müller
  • 2010: Mario Vargas Llosa
  • 2011: Tomas Tranströmer
  • 2012: Mo Yan
  • 2013: Alice Munro
  • 2014: Patrick Modiano
  • 2015: Svetlana Aleksiyeviç
  • 2016: Bob Dylan
  • 2017: Kazuo Ishiguro
  • 2018: Olga Tokarczuk
  • 2019: Peter Handke
  • 2020: Louise Glück
  • 2021: Abdulrazak Gurnah
  • 2022: Annie Ernaux
  • 2023: Jon Fosse

Nobel Edebiyat Ödülü Alan Yazarlar ve Kitaplar

Sully Prudhomme

Sully Prudhomme (gerçek adı: René François Armand Prudhomme), Fransız şair ve yazardır. 16 Mart 1839’da Paris’te doğdu ve 6 Eylül 1907’de aynı yerde hayatını kaybetti. Edebiyat kariyerine şiir yazarak başlayan Prudhomme, daha sonra deneme ve eleştiri yazıları da yazdı. Prudhomme, 1865 yılında yayınlanan ilk şiir koleksiyonu “Stances et Poèmes” ile tanındı. Prudhomme, 1866 yılında yayınlanan “Les Épreuves” adlı şiir koleksiyonuyla şiirinde Romantik stilin etkilerinden uzaklaşarak, daha nesnel bir tarz benimsedi. 1873 yılında yayınlanan “La Justice” adlı eseri ile toplumsal adaletsizliklere dikkat çekti Prudhomme, 1881 yılında Fransız Akademisi’ne üye olarak seçildi ve bu onun edebi başarısının bir kanıtıydı. Aynı yıl, edebiyat dünyasında önemli bir dönüm noktası olan ilk Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı. Ödül, Prudhomme’un şiirlerindeki insanlık, duygusallık ve filozofik düşünceleri yansıtmasından dolayı verilmiştir. Prudhomme, daha sonra 1895 yılında yayınlanan “Le Bonheur” adlı şiir koleksiyonu ve 1896 yılında yayınlanan “La Vie intérieure” adlı deneme kitabı gibi diğer önemli eserleri de yazdı. Yaşamı boyunca edebiyatın yanı sıra bilim, tarih ve felsefe gibi konularda da ilgi duyan Prudhomme, edebiyat dünyasında önemli bir figür olarak anılmaktadır.

Theodor Mommsen

Theodor Mommsen, Alman tarihçi, hukukçu ve politikacıdır. 30 Kasım 1817’de Garding, Schleswig’de doğdu ve 1 Kasım 1903’te Charlottenburg, Berlin’de öldü. Mommsen, Antik Roma tarihi üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınır ve Roma tarihine dair klasik bir kaynak olan “Römische Geschichte” (Roma Tarihi) adlı eseriyle 1902 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Mommsen, tarih alanındaki çalışmalarına Kiel ve Leipzig Üniversitelerinde devam etti. 1848’de Prusya Milletvekili olarak seçildi ve 1863’ten 1879’a kadar Berlin Üniversitesi’nde profesördü. 1871’de Alman İmparatorluğu’nun kuruluşundan sonra, Mommsen Alman Parlamentosu’na seçildi ve Reichstag’da birkaç yıl hizmet verdi.

Mommsen’in en önemli eseri, 1854’te yayınlanan “Römische Geschichte” (Roma Tarihi) adlı yapıtıdır. Bu eser, Antik Roma’nın tarihi, kültürü ve politikası hakkında kapsamlı bir inceleme sunar. Mommsen, Roma tarihini kronolojik olarak anlatmanın yanı sıra, Roma hukuk sistemine de önemli bir vurgu yapar ve Roma hukukunun Batı Avrupa hukukuna olan etkisine değinir. Mommsen, Roma tarihi alanında bir otorite olarak kabul edilir ve eserleri hala okunmaya devam eder. Ayrıca, Almanya’daki üniversitelerin modern düzenlemelerinde etkili olan “Üniversite Reformu” hareketinin önde gelen isimlerinden biriydi.

Bjørnstjerne Bjørnson

Bjørnstjerne Bjørnson, Norveçli yazar ve şairdir. 8 Aralık 1832’de Kvikne, Norveç’te doğdu ve 26 Nisan 1910’da Paris’te hayatını kaybetti. Bjørnson, Norveç edebiyatının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir ve aynı zamanda Norveç edebiyatının “Altın Çağı” olarak anılan döneminin önde gelen isimlerindendir. Bjørnson, Norveçli bir papazın oğluydu ve genç yaşta edebiyatla ilgilenmeye başladı. İlk şiirleri 1857’de yayınlandı ve daha sonra oyun yazarlığına yönelerek, 1858’de “Mellem Slagene” adlı ilk oyununu yazdı. 1865’te “En Fallit” adlı oyunu büyük bir başarı kazandı ve Bjørnson’un uluslararası bir üne kavuşmasını sağladı. Bjørnson, Norveçli milliyetçiliğin önde gelen savunucularından biriydi ve 19. yüzyılın sonlarında Norveç’in bağımsızlığı için mücadele eden bir hareket olan “Norveççilik” hareketine destek verdi. Bu hareket, Norveç’in İsveç’ten ayrılmasıyla sonuçlandı ve Norveç bağımsız bir ülke oldu. Bjørnson, 1903 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödülü, Norveç edebiyatının geleneklerini sürdürürken, aynı zamanda insanlık durumunu yansıtan ve evrensel bir mesaj taşıyan eserler vermesi nedeniyle aldı. Bjørnson, edebi eserlerinin yanı sıra, Norveç Parlamentosu’nda ve Norveç Akademisi’nde de aktif bir rol oynadı. Bjørnson, Norveç edebiyatı ve kültürüne büyük katkıları olan bir yazar ve düşünür olarak anılmaktadır.

Frédéric Mistral

Frédéric Mistral, Fransız yazar ve şairdir. 8 Eylül 1830’da Maillane, Provence, Fransa’da doğdu ve 25 Mart 1914’te Cannes’da öldü. Mistral, özellikle Provensal dilinde yazdığı şiirleriyle tanınır ve bu dilin canlanmasına önemli katkılarda bulunmuştur. 1904 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Mistral, ailesi tarafından öğrenim görmesi için Paris’e gönderildi ve burada edebiyat ve dil öğrenimi yaptı. Ancak, ailesinin işlerinin kötü gitmesi nedeniyle öğrenimini yarıda bırakarak Maillane’e geri döndü. Mistral, Provence bölgesinde konuşulan Provensal dilinde şiirler yazmaya başladı ve dilin canlanması için mücadele etti. Mistral, 1854’te Joseph Roumanille ve diğer bazı yazarlarla birlikte Félibrige adlı bir edebiyat hareketi kurdu ve bu hareket, Provensal dilinin ve kültürünün korunması ve yeniden canlandırılması için çalıştı. Mistral, 1859’da “Mireille” adlı şiirini yayınladı ve bu eseri, Provensal dilinde yazılmış en önemli eserlerden biri olarak kabul edilir. Mistral, ayrıca “Calendau” (1867) ve “Nerto” (1895) gibi eserleriyle de tanınır. Mistral, Fransız edebiyatına önemli bir katkıda bulunmuş ve Provensal dilinin canlanmasına öncülük etmiştir. Nobel Edebiyat Ödülü’nü, Fransız edebiyatı ve kültürüne yaptığı katkılar nedeniyle kazanmıştır.

José Echegaray

José Echegaray y Eizaguirre, İspanyol matematikçi, yazar ve siyasetçi olarak tanınır. 19 Nisan 1832’de Madrid’de doğdu ve 14 Eylül 1916’da Getafe’de öldü. Echegaray, matematik ve fizik okudu ve daha sonra akademik kariyerine devam etti. Ancak, aynı zamanda tiyatro oyunları yazmaya başladı ve bu alanda büyük bir başarı elde etti. İlk oyunu “El libro talonario” 1874 yılında yayınlandı. 1877’de “En el puño de la espada” adlı oyunu büyük bir başarı kazandı ve Echegaray’ın uluslararası bir üne kavuşmasını sağladı. 1904 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Echegaray, aynı zamanda siyasi bir kariyere de sahipti ve İspanya’nın çeşitli hükümetlerinde bakan olarak görev yaptı. İspanya’nın modernizasyonunu ve ekonomik gelişimini teşvik etmek için çalıştı ve özellikle vergi reformları konusunda önemli çalışmalar yaptı. Echegaray, İspanyol edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilir. Oyunları, sıradan insanların yaşamlarını ve sorunlarını ele alırken, aynı zamanda toplumsal sorunlara da dokunur. Nobel Edebiyat Ödülü’nü, edebiyata yaptığı katkılar ve toplumsal sorunlarla ilgili çalışmaları nedeniyle kazanmıştır.

Henryk Sienkiewicz

Henryk Sienkiewicz, Polonyalı bir yazar ve gazetecidir. 5 Mayıs 1846’da Wola Okrzejska, Polonya’da doğdu ve 15 Kasım 1916’da Kilencedol, İsviçre’de öldü. Sienkiewicz, özellikle “Quo Vadis” adlı romanıyla tanınır ve bu eser, dünya çapında büyük bir başarı kazanmıştır. 1905 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Sienkiewicz, ilk olarak gazetecilik kariyerine başladı ve birçok Polonya gazetesinde çalıştı. Daha sonra, Polonya’nın tarihi konuları hakkında yazmaya başladı ve “With Fire and Sword” (1884), “The Deluge” (1886) ve “Pan Michael” (1888) gibi tarihi romanları yazdı. Ancak, en önemli eseri “Quo Vadis” (1896) oldu ve bu eser, Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’ndaki yayılmasını anlatır. Sienkiewicz, Polonya’nın bağımsızlığı ve özgürlüğü için mücadele etti ve bu konuları eserlerine de yansıttı. Aynı zamanda, Sienkiewicz, Polonya’da sanat ve edebiyatın gelişmesine de büyük katkıda bulundu. Sienkiewicz, Polonyalı bir yazar olarak dünya edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Eserleri, tarihi olayları ve Polonya kültürünü ele alırken, aynı zamanda insan doğasını da anlamaya çalışır. Nobel Edebiyat Ödülü’nü, Polonyalı kültürünü dünya çapında tanıtmak ve insan doğasını anlamaya çalışması nedeniyle kazanmıştır.

Giosuè Carducci

Giosuè Carducci, İtalyan şair ve yazar olarak tanınır. 27 Temmuz 1835’te Val di Castello, İtalya’da doğdu ve 16 Şubat 1907’de Bologna’da öldü. Carducci, İtalyan edebiyatının en önemli isimlerinden biridir ve 1906 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Carducci, ilk olarak Latince edebiyatına ilgi duydu ve bu alanda eğitim aldı. Daha sonra, İtalyan edebiyatına ilgi duydu ve şiirler yazmaya başladı. İlk şiirleri, romantik ve idealize edilmiş doğayı ele alırken, daha sonra, sosyal ve siyasi konuları da ele almaya başladı. Eserleri, İtalyan edebiyatının geleneksel konularından sıyrılırken, aynı zamanda antik edebiyattan da esinlenir. Carducci, aynı zamanda öğretmen ve profesördü ve birçok İtalyan üniversitesinde ders verdi. İtalya’nın birleşmesi ve Cumhuriyetçi değerler konusunda tutkulu bir şekilde savundu. Eserleri, İtalyan ulusunun birliğini ve özgürlüğünü yüceltirken, aynı zamanda insan özgürlüğü ve eşitliği gibi evrensel konuları da ele alır. Carducci’nin eserleri, İtalyan edebiyatının modernizasyonuna büyük katkıda bulundu ve edebiyatta yeni bir dönemin başlamasına yol açtı. Nobel Edebiyat Ödülü’nü, İtalyan edebiyatına ve kültürüne yaptığı katkılar, evrensel konuları ele alması ve edebiyatın modernizasyonuna öncülük etmesi nedeniyle kazandı.

Rudyard Kipling

Rudyard Kipling, İngiliz yazar ve şair olarak tanınır. 30 Aralık 1865’te Bombay, Hindistan’da doğdu ve 18 Ocak 1936’da İngiltere’de öldü. Kipling, İngiliz edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir ve özellikle “The Jungle Book” ve “Kim” gibi eserleriyle tanınır. 1907 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Kipling, çocukluğunda Hindistan’da yaşadı ve bu deneyimler, birçok eserinde yer aldı. Ayrıca, İngiltere’de de yaşadı ve çalıştı. Kipling’in eserleri, İngiliz İmparatorluğu’nun yayılması ve etkisi konularını ele alırken, aynı zamanda insan doğasını ve hayvanların doğasını da anlamaya çalışır. “The Jungle Book” gibi eserleri, hayvanların yaşamlarını ve davranışlarını anlatırken, aynı zamanda insan toplumuna da göndermeler yapar. Kipling, aynı zamanda şiir de yazdı ve “If-” gibi şiirleri, İngiliz edebiyatının klasikleri arasında yer alır. Şiirleri, genellikle cesaret, disiplin, fedakarlık ve insani erdemler gibi konuları ele alırken, aynı zamanda İngiliz İmparatorluğu’nun gücünü de yüceltir. Kipling’in eserleri, İngiliz edebiyatının modernizasyonuna büyük katkıda bulundu ve dünya edebiyatında da etkili oldu. Özellikle “The Jungle Book” ve “Kim”, çocuk edebiyatının öncüsü olarak kabul edilir. Nobel Edebiyat Ödülü’nü, İngiliz edebiyatına yaptığı katkılar, evrensel konuları ele alması ve çocuk edebiyatını geliştirmesi nedeniyle kazandı.

Rudolf Christoph Eucken

Rudolf Christoph Eucken, 5 Ocak 1846’da Almanya’nın Aurich kentinde doğdu ve 15 Eylül 1926’da Jena’da öldü. Alman felsefeci ve yazar olarak tanınır. 1908 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Eucken, felsefe, din, sanat ve edebiyat konularında yazılar yazdı. Felsefesi, insanın ruhsal yaşamına odaklanır ve onun için en önemli olan şeyin kişisel birliği olduğunu savunur. Aynı zamanda, bireysel ruhun evrensel bir ruhla bağlantılı olduğunu düşünür ve insanın hayatının anlamını bulmak için evrensel ruhla uyum içinde olması gerektiğini vurgular. Eucken, 19. yüzyılın sonlarına doğru, Alman felsefesinde idealizm ile pozitivizm arasında bir uzlaşma bulunması gerektiğini savundu. Ayrıca, halkın ve devletin kültür ve sanata katkısının önemini vurgulayan bir kültürel milliyetçilik anlayışına sahipti. Eucken’in en önemli eserleri arasında “Life’s Basis and Life’s Ideal” (1895), “The Truth of Religion” (1901), “The Meaning and Value of Life” (1908) ve “Nationality and Internationality” (1913) yer alır. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması, felsefesi ve yazılarındaki evrensel konuları, etkisi ve Alman kültürüne yaptığı katkılar nedeniyle kabul edilir.

Selma Lagerlöf

Selma Lagerlöf, 20 Kasım 1858’de İsveç’in Värmland bölgesinde doğdu ve 16 Mart 1940’ta aynı yerde öldü. İsveçli yazar ve öğretmen olarak tanınır. 1909 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Lagerlöf, çocukluğunda Värmland’da büyüdü ve bu bölge, birçok eserinde yer aldı. Eserlerinde genellikle halk masallarını, efsaneleri ve tarihi öyküleri kullanırken, aynı zamanda İsveç toplumundaki sosyal konuları da ele aldı. Lagerlöf’ün en önemli eserleri arasında “Gösta Berling’in Sagası” (1891), “Nils Holgersson’un Harikulade Yolculuğu” (1906) ve “Charlotte Löwensköld” (1925) yer alır. “Nils Holgersson’un Harikulade Yolculuğu”, dünya edebiyatında en çok bilinen ve sevilen çocuk kitaplarından biridir. Kitap, küçük bir çocuğun bir kazıkçı tarafından küçültülmesini ve İsveç’in farklı bölgelerindeki hayvanların dünyasını keşfetmesini anlatır. Lagerlöf, aynı zamanda kadın hakları savunucusu olarak da tanınır. İsveçli kadınların oy hakkı kazanması için mücadele verdi ve kadınların eğitimine öncülük etti. Nobel Edebiyat Ödülü’nü, İsveç kültürüne yaptığı katkılar, halk masallarını modern edebiyata dahil etmesi ve sosyal konuları ele alması nedeniyle kazandı. Ayrıca, İsveç edebiyatının dünya çapında tanınmasına da katkıda bulundu.

Paul Heyse

Paul Heyse, 15 Mart 1830’da Almanya’nın Berlin kentinde doğdu ve 2 Nisan 1914’te Münih’te öldü. Alman yazar ve çevirmen olarak tanınır. 1910 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Heyse, Alman edebiyatının romantik akımından etkilendi ve eserlerinde sıklıkla tarih, mitoloji ve doğal güzellikleri konu edindi. Ayrıca, İtalya, İspanya ve Fransa’da da yazdı ve bu ülkelerin edebiyatını Almanya’ya tanıttı. Heyse’nin en önemli eserleri arasında “L’Arrabbiata” (1877), “Maria of Magdala” (1873) ve “The False One” (1879) yer alır. Heyse, ayrıca birçok Alman yazarın eserlerini de çevirdi ve özellikle İtalyan edebiyatı üzerine çalışmalar yaptı. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması, yazarlık kariyeri boyunca yazdığı eserlerin sayısı, yazarlar arasında bir köprü görevi görmesi ve İtalyan edebiyatını Almanya’ya tanıtması nedeniyle kabul edilir. Ayrıca, Almanca’da yazılmış eserleri modernize etmesi ve Almanca’ya yeni bir edebi tarz getirmesi de takdir edildi.

Maurice Maeterlinck

Maurice Maeterlinck, 29 Ağustos 1862’de Belçika’nın Gent şehrinde doğdu ve 6 Mayıs 1949’da Fransa’nın Nice kentinde öldü. Belçikalı bir yazar, oyun yazarı ve şair olarak tanınır. 1911 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Maeterlinck, Belçika’da bir hukuk fakültesine gitti, ancak edebiyata olan ilgisinden dolayı üniversite eğitimini yarıda bıraktı. Eserlerinde doğa, insanlar ve varoluşsal konuları ele aldı. Maeterlinck’in oyunları, sembolist hareketin bir parçası olarak kabul edilir ve genellikle rüya gibi, gerçeküstücü bir atmosferde geçer. Maeterlinck’in en önemli eserleri arasında “The Blind” (1890), “Pelléas and Mélisande” (1892) ve “The Blue Bird” (1908) yer alır. “The Blue Bird”, özellikle çocuklar için yazılmış bir oyun olarak tanınır ve dünya çapında çok popüler hale geldi. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması, Belçika edebiyatına yaptığı katkılar, sembolist hareketin önemli bir üyesi olarak kabul edilmesi ve doğa, insanlar ve varoluşsal konuları ele alması nedeniyle kabul edilir. Ayrıca, Maeterlinck’in oyunları, tiyatro dünyasında yeni bir stil ve tarz getirdi ve bu da ödülü kazanmasında etkili oldu.

Gerhart Hauptmann

Gerhart Hauptmann, 15 Kasım 1862’de Almanya’nın Saksonya eyaletinde doğdu ve 6 Haziran 1946’da Agnetendorf’ta öldü. Alman yazar ve oyun yazarı olarak tanınır. 1912 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Hauptmann, doğa, insanlar ve toplumla ilgili konuları işleyen eserler yazdı. Çalışmaları, Almanya’daki doğalizm hareketine katkıda bulundu ve Avrupa tiyatrosunda modernizmin öncülerinden biri olarak kabul edildi. Hauptmann’ın en önemli eserleri arasında “The Weavers” (1892), “Hannele’s Dream” (1893) ve “The Sunken Bell” (1896) yer alır. “The Weavers”, fabrika işçilerinin grevini konu alan bir oyun olarak tanınır ve Alman tiyatro tarihinde önemli bir yer tutar. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması, Alman edebiyatına yaptığı katkılar, doğalizm hareketine olan katkıları ve Avrupa tiyatrosunda modernizmin öncülerinden biri olarak kabul edilmesi nedeniyle kabul edilir. Ayrıca, insanların sosyal ve ekonomik sorunlarını ele alan eserleri, Avrupa’da birçok ülkede etkili oldu.

Rabindranath Tagore

Rabindranath Tagore, 7 Mayıs 1861’de Hindistan’ın Calcutta şehrinde doğdu ve 7 Ağustos 1941’de aynı şehirde öldü. Hint şair, yazar, düşünür ve filozof olarak tanınır. 1913 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Tagore, Hindistan’ın kültürel ve sosyal reform hareketinde önemli bir figürdü ve Bengal Rönesansı olarak bilinen harekete öncülük etti. Eserleri, doğa, insanlar, sevgi, din ve ahlak gibi konuları ele alır. Tagore, ayrıca Hindistan’da milliyetçilik hareketinin bir savunucusuydu ve ülkesinin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir rol oynadı. Tagore’un en önemli eserleri arasında “Gitanjali” (1910), “The Home and the World” (1916) ve “Sadhana” (1913) yer alır. “Gitanjali”, Tagore’un en ünlü şiir koleksiyonudur ve İngilizce’ye çevrilmesi, Batı dünyasında tanınmasına neden oldu. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması, Hindistan’ın kültürel mirasına yaptığı katkılar, Bengal Rönesansı hareketinde öncülük etmesi, milliyetçilik hareketinde önemli bir figür olması ve eserlerinin evrensel mesajlar taşıması nedeniyle kabul edilir. Ayrıca, Tagore’un şiirleri ve yazıları, dünya çapında birçok insanı etkiledi ve ilham verdi.

Romain Rolland

Romain Rolland, 29 Ocak 1866’da Fransa’nın Clamecy şehrinde doğdu ve 30 Aralık 1944’te Vézelay’da öldü. Fransız yazar, eleştirmen ve düşünür olarak tanınır. 1915 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Rolland, tarihi olayları ve kişilikleri işleyen, geniş kapsamlı ve düşünsel yapıtlar yazdı. Çalışmaları arasında “Jean-Christophe” (1904-1912) adlı dört ciltlik roman serisi, “Petrus Romanus” (1923) ve “Beethoven” (1903) yer alır. Rolland, ayrıca bir insan hakları savunucusuydu ve I. Dünya Savaşı sırasında savaş karşıtı görüşleriyle biliniyordu. Bu tutumu nedeniyle Fransa’da halkın desteğini kaybetti ve Almanya’ya sürgüne gitmek zorunda kaldı. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması, geniş kapsamlı yapıtları, insan hakları savunucusu olarak savaş karşıtı duruşu ve yaptığı edebi çalışmaların etkisi nedeniyle kabul edilir. Rolland’ın çalışmaları, Fransız edebiyatına ve dünya edebiyatına önemli katkılar sağlamıştır.

Verner von Heidenstam

Verner von Heidenstam, 6 Temmuz 1859’da İsveç’in Örebro şehrinde doğdu ve 20 Mayıs 1940’ta Stockholm’de öldü. İsveçli şair ve yazar olarak tanınır. 1916 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Heidenstam, İsveç edebiyatının Romantik döneminden İsveçli Modernizme kadar uzanan birçok farklı döneminde etkili oldu. Şiirleri, özellikle de epik şiirleri, İskandinav mitolojisine ve İsveç tarihine dayanır. En ünlü yapıtı “The Charles Men” (Karolinerna) adlı epik şiir serisidir. Heidenstam, ayrıca bir romancı ve denemeci olarak da ün kazandı. “Hans Alienus” (1892), “Endymion” (1919) ve “Nya Dikter” (1927) adlı romanları ve “Renässans” (1905) ve “Ett Folk” (1915) adlı deneme koleksiyonları öne çıkan yapıtları arasındadır. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması, İsveç edebiyatına yaptığı katkılar, epik şiirleri, İsveç tarihine ve mitolojisine verdiği önem ve İsveç Modernizminin gelişimine katkıları nedeniyle kabul edilir. Heidenstam’ın çalışmaları, İsveç edebiyatına ve dünya edebiyatına önemli katkılar sağlamıştır.

Karl Adolph Gjellerup

Karl Adolph Gjellerup, 2 Haziran 1857’de Danimarka’nın Roholte kentinde doğdu ve 13 Ekim 1919’da Almanya’nın Klotzsche kentinde öldü. Danimarkalı yazar ve şair olarak tanınır. 1917 yılında Henrik Pontoppidan ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Gjellerup, tarihsel ve felsefi konuları işleyen eserleriyle tanınır. En ünlü yapıtları arasında “Møllen” (1885), “Minna” (1889) ve “Den evige gnist” (1899) yer alır. Ayrıca çeşitli oyunlar ve şiirler de yazmıştır. Gjellerup, ayrıca İskandinav mitolojisi, Hinduizm ve Zen Budizmi gibi konulara da ilgi duydu. Bu konular üzerine yazdığı kitaplar arasında “Den jyske lov” (1906) ve “Indiske Legender” (1912) yer alır. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması, tarihsel ve felsefi konuları işleyen eserleri, çeşitli oyunları ve şiirleri, ve Hinduizm ve Budizm gibi farklı kültürlere ilgi duyması nedeniyle kabul edilir. Gjellerup’ın çalışmaları, Danimarka edebiyatına ve dünya edebiyatına önemli katkılar sağlamıştır.

Henrik Pontoppidan

Henrik Pontoppidan, 24 Temmuz 1857’de Danimarka’nın Fredericia kentinde doğdu ve 21 Ağustos 1943’te Ordrup’da öldü. Danimarkalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Pontoppidan, İskandinav gerçekçilik hareketinin önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. Eserlerinde sık sık, Danimarka’nın kırsal kesimindeki yoksul insanların hayatını ve toplumsal adaletsizlikleri ele almıştır. Özellikle 1904 yılında yayımlanan “Lykke-Per” (Mutlu Per) adlı romanı, Danimarka edebiyatının en önemli eserleri arasında yer alır. Pontoppidan ayrıca, din, ruhaniyet ve toplumsal konuları ele alan kısa hikayeler ve romanlar da yazmıştır. 1917 yılında Karl Gjellerup ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Pontoppidan’ın eserleri, Danimarka edebiyatı ve dünya edebiyatına önemli katkılar sağlamıştır. Hayatı boyunca, toplumsal adaletsizliklere karşı mücadele etmek için yazmayı sürdürmüştür. Bu nedenle, Danimarka ve dünya edebiyatı için önemli bir figür olarak kabul edilir.

Carl Spitteler

Carl Spitteler, 24 Nisan 1845’te İsviçre’nin Liestal kentinde doğdu ve 29 Aralık 1924’te Lucerne’de öldü. İsviçreli yazar ve şairdir. Spitteler, Alman edebiyatının sembolist akımına katılmış ve döneminin en önemli şairlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Eserleri, doğa, insanlık ve metafizik konuları ele almaktadır. Şiirlerinde genellikle cinsiyet, güç, hayat ve ölüm gibi evrensel konuları ele almıştır. 1891 yılında yayımlanan “Olympischer Frühling” adlı şiirleri ile tanınmıştır. Bu eser, Yunan mitolojisi ile ilgili birçok karakteri bir araya getirir ve insanlığın güzellik, yaşam, ölüm ve yeniden doğuş kavramları üzerine düşünceler sunar. Ayrıca “Gustav” (1884) ve “Prometheus und Epimetheus” (1881) gibi eserleri de önemlidir. Spitteler, 1919 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Ödül gerekçesi olarak, “güçlü ve etkileyici epik şiirleri ve yaratıcı düşüncesiyle dünya edebiyatına önemli katkılar sağlaması” gösterilmiştir. Carl Spitteler, İsviçre edebiyatı için önemli bir figür olarak kabul edilir ve edebi eserleri, modern İsviçre edebiyatının gelişimine önemli bir etki yapmıştır.

Knut Hamsun

Knut Hamsun, 4 Ağustos 1859’da Norveç’in Lom köyünde doğdu ve 19 Şubat 1952’de Norveç’in Nörholm’de öldü. Norveçli yazar ve düşünürdür. Hamsun, Norveç edebiyatının önde gelen figürlerinden biridir. Eserleri, insan doğası, yalnızlık, aşk ve toplumsal adaletsizlik gibi konuları ele almaktadır. İlk büyük başarısını 1890’da yayımlanan “Sult” adlı romanıyla kazanmıştır. Daha sonra “Growth of the Soil” (1917) adlı romanı ile ünü dünya çapına yayılmıştır. Bu roman, Norveç toplumunun yükselişini ve düşüşünü anlatan bir epik eserdir. Hamsun, İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgaline karşı tavır almış ve bu duruşu nedeniyle Norveç hükümeti tarafından hain olarak görülmüştür. Savaştan sonra yargılanmış ve yaptığı açıklamalar nedeniyle hapis cezasına çarptırılmıştır. Daha sonra serbest bırakılmıştır, ancak ölümüne kadar toplum tarafından hor görülmüştür. Hamsun, 1920 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Ödül gerekçesi olarak, “Norveç’in ruh halini ve hayat koşullarını yansıtan eserleriyle, kırsal yaşamın güzelliklerini ve insan doğasının zayıflıklarını işleyen yazarlık sanatı” gösterilmiştir. Hamsun’un eserleri, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Norveç’te tartışmalı bir konu haline gelmiştir. Ancak, bugün hala Norveç edebiyatının en önemli isimleri arasında kabul edilir.

Anatole France

Anatole France, 16 Nisan 1844’te Fransa’nın Paris şehrinde doğdu ve 12 Ekim 1924’te Saint-Cyr-sur-Loire’da öldü. Fransız yazar, şair ve düşünürdür. France, edebi kariyerine şiir ve eleştiri yazarak başladı. Daha sonra romanlar yazmaya başladı ve Fransız toplumunun eleştirisini yaptı. Eserleri, aydınlanma felsefesi, insan hakları ve özgürlükleri, laiklik ve hukukun üstünlüğü gibi konuları ele almaktadır. France, özellikle “Le Crime de Sylvestre Bonnard” (Sylvestre Bonnard’ın Suçu) ve “Les Dieux ont soif” (Tanrılar Aç) gibi eserleriyle tanınır. France, 1921 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödül, “eleştirel aklın, açık düşüncenin ve insan haklarına olan bağlılığın yüksek örneği olarak” gösterildi. France, ödül töreninde yaptığı konuşmada, edebiyatın insan haklarına olan bağlılığına vurgu yapmıştır. France, aynı zamanda bir insan hakları savunucusu olarak da bilinir. Özellikle Dreyfus Davası sırasında, antisemitizmle mücadele etmek için çaba harcamıştır. France, ölümünden sonra da edebi mirası ve insan haklarına olan bağlılığıyla anılmaktadır.

Jacinto Benavente

Jacinto Benavente, 12 Ağustos 1866’da İspanya’nın Madrid şehrinde doğdu ve 14 Temmuz 1954’te İspanya’nın Madrid şehrinde öldü. İspanyol oyun yazarı ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Benavente, gençliğinde hukuk okudu, ancak sonunda edebiyatla ilgilenmeye başladı. İlk oyunu 1892’de sahnelendi ve daha sonra birçok oyun yazdı. Benavente, oyunlarında sıklıkla toplumun haksızlıklarını ve ahlaki çöküşünü ele aldı. İspanyol tiyatrosunun yeniden canlanmasına yardımcı oldu ve modern İspanyol tiyatrosunun en önemli figürlerinden biri olarak kabul edildi. Benavente, 1922 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödül, “benzersiz bir dramatik yazar olarak kendini kanıtlamış” olması nedeniyle verildi. Benavente, ödül töreninde yaptığı konuşmada, İspanyol tiyatrosunun önemini vurguladı ve tiyatroyu “saf sanatın en doğru ifadesi” olarak tanımladı. Benavente, ayrıca siyasi hayatında da aktifti ve İspanya’nın II. Cumhuriyet döneminde milletvekili olarak görev yaptı. Ancak, İspanya İç Savaşı sırasında Franco’nun iktidarı ele geçirmesiyle hayatı değişti. Benavente, Franco’nun yönetimine karşı çıktı ve birkaç yıl boyunca gözaltında tutuldu. Bugün, Jacinto Benavente, İspanya’nın en önemli oyun yazarlarından biri olarak anılıyor ve oyunları hala dünya çapında sahneleniyor.

William Butler Yeats

William Butler Yeats, 13 Haziran 1865’te İrlanda’nın Dublin şehrinde doğdu ve 28 Ocak 1939’da Güney Fransa’da öldü. İrlandalı şair, oyun yazarı ve İrlanda edebiyatının en önemli figürlerinden biridir. 20. yüzyıl edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir ve 1923 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Yeats, İrlandalı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası, John Butler Yeats, bir ressam ve sanatçıydı ve Yeats’ın erken yaşta sanat ve edebiyatla ilgilenmesini teşvik etti. Yeats, İrlanda’nın özgürlüğüne olan tutkusunu hayatı boyunca dile getirdi ve İrlanda’nın bağımsızlığına adanmış birçok şiir ve oyun yazdı. Yeats, aynı zamanda mistikizm ve okültizmle de ilgilendi. 1890’larda, Yeats ve diğer bazı şairler, “Rhymers’ Club” adlı bir grup oluşturarak, İrlanda’nın edebi yeniden canlanmasına öncülük ettiler. Yeats’ın en ünlü şiirlerinden bazıları, “The Second Coming”, “Sailing to Byzantium” ve “Leda and the Swan” gibi eserlerdir. Oyunları arasında, “The Countess Cathleen” ve “The Tower” yer almaktadır. Yeats’ın hayatı ve çalışmaları hakkında birçok kitap, makale ve tez yazılmıştır. Yeats, İrlanda edebiyatının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir ve eserleri hala dünya çapında okunmaya ve sahnelenmeye devam etmektedir.

Władysław Reymont

Władysław Reymont, 7 Mayıs 1867’de Polonya’nın Lodz şehrinde doğdu. Babası, bir eczacıydı ve aile maddi sıkıntılar çekiyordu. Bu nedenle Reymont, çocukluğunda çalışarak ailesine yardım etmek zorunda kaldı. Reymont, okul hayatında başarılı bir öğrenci değildi, ancak genç yaşta yazmaya başladı. İlk eseri, “Bir Hanın Ölümü” adlı bir öykü idi ve Lodz gazetesinde yayınlandı. 1895 yılında ilk romanı “Kartotekanın Hikayesi”ni yayınladı. Reymont, özellikle “Chłopi” (Köylüler) adlı romanıyla tanınır. Bu eser, Polonya’nın kırsal kesiminde yaşayan köylülerin hayatını anlatır. “Chłopi”, Polonya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir ve Reymont’a 1924 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazandırdı. Reymont, diğer eserleri arasında “Fermente Edilmiş Bal” (Miodownik), “Kompozisyon” (Ziemia Obiecana), “Ziemia Obiecana” (Vaad Edilmiş Topraklar), “Bezduszna” (Yüreksiz), “Rok 1794” (1794 Yılı) gibi romanlar bulunur. Reymont, I. Dünya Savaşı sırasında Rus işgalinden kaçarak Polonya’ya gitti. Savaş sonrası, Polonya’nın bağımsızlığına kavuşmasından sonra, Reymont, siyasi bir kariyer yapmak yerine yazmaya devam etti. 5 Aralık 1925’te Varşova’da öldü.

George Bernard Shaw

George Bernard Shaw, 26 Temmuz 1856’da İrlanda’nın Dublin şehrinde doğdu. Babası, emlak işleriyle uğraşıyordu ve ailesi orta sınıftandı. Shaw, okul hayatında başarılı değildi ve eğitimine özel öğretmenlerle devam etti. Shaw, genç yaşta şiir ve oyun yazmaya başladı. İlk oyunu “Widowers’ Houses” 1892 yılında sahnelendi ve başarı kazandı. Ardından “Mrs. Warren’s Profession” (Bayan Warren’in Mesleği), “Arms and the Man” (Silahların Ucunda), “Man and Superman” (Adam ve Süpermen) gibi oyunlar yazdı. Shaw, 1925 yılında “Pygmalion” adlı oyunuyla Tony Ödülü kazandı. Oyun, daha sonra müzikal olarak yeniden düzenlendi ve “My Fair Lady” adıyla büyük bir başarı elde etti. “Pygmalion” aynı zamanda, 1938 yılında Shaw’a Nobel Edebiyat Ödülü kazandırdı. Shaw, aynı zamanda bir sosyalistti ve İrlanda’nın bağımsızlığı için mücadele etti. İngiltere’de önemli politik tartışmalara katıldı ve bazı durumlarda hükümetle çatıştı. Shaw, yazmaya yaşamının sonuna kadar devam etti. Son eseri “Buoyant Billions” 1948 yılında yayınlandı. 2 Kasım 1950’de İngiltere’nin Ayot St Lawrence köyünde öldü.

Grazia Deledda

Grazia Deledda, 27 Eylül 1871’de İtalya’nın Sardinya adasındaki Nuoro şehrinde doğdu. Babası, bir noterdi ve ailesi orta sınıftandı. Deledda, kırsal Sardinya’da büyüdü ve burada edebi ilgi ve yeteneklerini geliştirdi. Deledda, 1900 yılında ilk romanı “Stella d’Oriente”yi yayınladı ve başarılı bir yazar olarak tanındı. İlerleyen yıllarda “L’edera” (Sarmaşık), “Cenere” (Kül), “Marianna Sirca”, “La madre” (Anne) gibi romanları da yayınlandı. Deledda’nın eserleri, genellikle Sardinya’da geçen ve adanın insanlarının hayatlarını, kültürünü ve geleneklerini yansıtan hikayelerdi. Romanlarında, kadın karakterlerin güçlü ve bağımsız olmasına önem verdi. Deledda, 1926 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazandı ve bu ödülü alan ilk İtalyan kadın yazar oldu. Ödül, “Sardinya’nın iç dünyasını şiirsel bir gerçeklikle betimleyen” eserleri nedeniyle verildi. Deledda, 15 Ağustos 1936’da Roma’da öldü.

Henri Bergson

Henri Bergson, 18 Ekim 1859’da Paris’te doğdu. Babası Polonya Yahudisi bir müzisyendi ve annesi Fransızdı. Bergson, gençliğinde matematik ve felsefe alanlarında ilgi gösterdi ve École Normale Supérieure’da öğrenim gördü. Bergson, 1889’da “Zamana Karşı” (Essai sur les données immédiates de la conscience) adlı kitabı yayınlandıktan sonra felsefi kariyerine başladı. Bu kitap, algı ve bellek kavramlarını inceleyen ve zamanın felsefi bir analizini sunan önemli bir eserdir. Bergson, 1900 yılında Collège de France’ta felsefe profesörü oldu ve burada zaman, hayat ve özgür irade konularında dersler verdi. 1907’de “Yaratıcı Evrim” (L’Évolution créatrice) adlı kitabını yayınladı ve bu eserinde evrim teorisini eleştirdi ve evrimi bir yaratıcı süreç olarak görmenin önemini vurguladı. Bergson, felsefesinde entelektüel kavramlara ve soyutlamalara eleştirel yaklaştı ve yaşamın özgürlüğünü, sürekli değişen bir süreç olarak görmenin önemini vurguladı. Felsefesi, genellikle “bütüncül felsefe” olarak tanımlandı ve doğanın canlılığına, insan yaşamının özgürlüğüne ve yaratıcılığına vurgu yapar. Bergson, 1927’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödül, “yaşamın iç doğasını canlandıran, estetik düşünceye yaptığı olağanüstü katkılar nedeniyle” verildi. Bergson, 4 Ocak 1941’de Paris’te öldü.

Sigrid Undset

Sigrid Undset, 20 Mayıs 1882’de Norveç’in başkenti Oslo’da doğdu. Ailesi, sanat, edebiyat ve politika dünyasının ünlü isimleriyle ilişkileri olan bir aileydı. Undset, edebiyat ve tarih alanında öğrenim gördü ve ilk romanı “Fru Marta Oulie” (Bayan Marta Oulie) 1907’de yayınlandı. Undset, 1928 yılında “Kristin Lavransdatter” adlı romanıyla ün kazandı. Bu üç ciltlik roman, 14. yüzyıl Norveç toplumunda bir kadının yaşamını anlatıyor ve aşk, din, ahlak ve kadınların sosyal konumları gibi konuları ele alıyor. Roman, yazarın en tanınmış eseri olarak kabul edilir ve 1928’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Undset, Norveç’teki işçi hareketine ve kadın haklarına aktif olarak katıldı. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Norveç’in işgali sırasında, Nazilere karşı mücadele eden Norveçli direniş hareketine yardım etti ve Norveç’ten İsveç’e kaçtı. Undset, savaş sonrasında İtalya’ya yerleşti ve burada Katolik Kilisesi’ne katıldı. Daha sonraki romanları, Katolik inancını yansıtır ve kilisenin tarihi ile ilgili araştırmalar yapar. Sigrid Undset, 10 Haziran 1949’da Norveç’te öldü. Eserleri hala Norveç edebiyatının önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir.

Thomas Mann

Thomas Mann, 6 Haziran 1875’te Almanya’nın Lübeck şehrinde doğdu. Babası bir senatör ve bir ticaret şirketinin sahibiydi. Mann, okulda başarılı bir öğrenci olmasına rağmen üniversiteye gitmek yerine ticaret dünyasına atılmayı tercih etti. Ancak kısa süre sonra yazmaya başladı ve ilk romanı “Buddenbrooks” 1901 yılında yayınlandı. Mann, edebiyat kariyerinde başarılar elde etti. Özellikle “Zafer Alıyor” (Der Zauberberg) ve “Ölümcül Hastalık” (Der Tod in Venedig) adlı romanları, modernist edebiyatın en önemli örnekleri arasında kabul edilir. Ayrıca “Dr. Faustus”, “Lotte in Weimar” ve “Joseph ve Kardeşleri” gibi eserleri de önemli kabul edilir. Mann, Nazi Partisi’nin yükselişi ve Yahudilere karşı artan baskılar nedeniyle Almanya’yı terk etmek zorunda kaldı. 1933’te İsviçre’ye yerleşti ve daha sonra ABD’ye taşındı. Savaş sonrasında, Mann Almanya’ya döndü ve 1949’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Mann’ın eserleri, insan doğasının karmaşıklığı, sanat ve estetik gibi konuları ele alır. Ayrıca, Mann’ın eserleri, toplumsal ve politik meseleleri de ele alır. Mann, 12 Ağustos 1955’te Zürih’te öldü.

Sinclair Lewis

Harry Sinclair Lewis, 7 Şubat 1885’te ABD’nin Minnesota eyaletinde doğdu. Babası bir doktordu ve aile sık sık taşındı. Lewis, birçok okulda eğitim gördü ve sonunda Yale Üniversitesi’ne girdi. Ancak, okuldan ayrılarak yazar olmaya karar verdi. Lewis, ilk romanı “Our Mr. Wrenn”i 1914’te yayınladı, ancak gerçek başarısı 1920’de yayınlanan “Main Street” ile geldi. Bu roman, küçük bir Amerikan kasabasında yaşayan bir kadının sıkıcı hayatını ele alıyordu ve o dönemdeki kültür ve siyasi meseleleri eleştiren bir eserdi. Lewis, 1925’te “Arrowsmith” adlı romanıyla Pulitzer Ödülü’nü kazandı. Bu roman, bir doktorun hayatını ve tıp alanındaki etik sorunları ele alıyordu. 1930’da “Babbitt” adlı romanını yayınladı ve bu eser, tüketim kültürüne ve iş dünyasındaki yozlaşmaya eleştirel bir bakış sunan bir eserdi. Lewis, edebiyat kariyerinde çeşitli ödüller kazandı ve kendi döneminde ABD edebiyatının en tanınmış yazarları arasında yer aldı. Ancak, eserleri aynı zamanda bazı eleştirmenler tarafından da eleştirildi. Lewis, 10 Ocak 1951’de İtalya’da kalp krizinden öldü.

Erik Axel Karlfeldt

Erik Axel Karlfeldt, 1864 yılında İsveç’in Dalarna bölgesinde doğdu. Babası papazdı ve ailesi İsveç Kilisesi’ne bağlıydı. Karlfeldt, öğretmen okuluna girdi, ancak okulu tamamlayamadan ayrıldı ve çiftçilik yapmaya başladı. Sonraki yıllarda, İsveç edebiyatına önemli katkılar yapacak olan şiir yazmaya başladı. Karlfeldt, 1904 yılında “Fridolins visor och andra dikter” adlı eseriyle tanındı. Bu eser, İsveç’in geleneksel şiir geleneğine saygı gösterirken, aynı zamanda modernist bir yaklaşım benimsiyordu. Karlfeldt’in şiirleri, İsveç’in doğal güzelliklerini, geleneklerini ve halk kültürünü yansıtıyordu. Karlfeldt, 1918’de İsveç Akademisi’ne seçildi ve 1931’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Bu ödül, İsveç Akademisi’nin Karlfeldt’in şiirlerinin “birinci sınıf lirizm ve derin bilgiye sahip olduğunu” belirtmesiyle verildi. Karlfeldt, hayatının son yıllarında sağlık sorunlarıyla mücadele etti ve 1931’de öldü. Ancak, şiirleri hala İsveç edebiyatının en önemli eserleri arasında yer almaktadır.

John Galsworthy

John Galsworthy, 1867 yılında İngiltere’nin Surrey bölgesinde doğdu. Babası zengin bir avukattı ve aile, İngiltere’nin üst sınıfına mensuptu. Galsworthy, Harrow Okulu’nda ve daha sonra Oxford Üniversitesi’nde eğitim gördü. Galsworthy, ilk olarak avukatlık yapmaya başladı, ancak yazma tutkusundan vazgeçemedi. İlk romanı “Jocelyn” 1898’de yayınlandı. Daha sonra, “The Forsyte Saga” adlı roman serisiyle tanındı. Bu seri, 1906 yılında yayınlanan “The Man of Property” romanıyla başladı ve 1921 yılında “To Let” ile sona erdi. “The Forsyte Saga”, İngiltere’nin üst sınıfının yaşam tarzını, değişen toplumsal değerleri ve aile ilişkilerini ele aldı. Galsworthy, edebi çalışmalarının yanı sıra, sosyal adalet ve insan hakları konularına da ilgi duydu. I. Dünya Savaşı sırasında, savaşın vahşetini eleştiren bir dizi makale yazdı. Galsworthy, 1932 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödülünü, “insan haklarına, özellikle yabancılara, azınlıklara ve işçilere saygı göstermesi” nedeniyle aldı. Galsworthy, 1933 yılında öldü. Ancak, romanları, oyunları ve diğer yazıları hala İngiliz edebiyatının önemli eserleri arasında yer almaktadır.

Ivan Bunin

Ivan Bunin, 22 Ekim 1870’te Rusya’nın Voronej kentinde doğdu. Babası Alman asıllı bir memurdu ve ailesi Rusya’da yaşamış uzun süreli Alman yerleşimcilerden oluşuyordu. Bunin, çocukluğunu güney Rusya’da geçirdi ve kendisini ömür boyu etkileyecek olan doğanın ve kırsal hayatın bir hayranı olarak büyüdü. Bunin, ilk hikayelerini 18 yaşında yazdı ve 1891 yılında ilk kez bir dergide yayınlandı. 1892’de Moskova’ya taşındı ve edebi çalışmalarına devam etti. İlk şiir kitabı “Stikhotvoreniya” 1895 yılında yayınlandı. Bunin, Rusya’nın çeşitli bölgelerinde seyahat ederek gözlemlerini edebi eserlerine yansıttı. 1910 yılında “Tyomnye allei” (Karanlık Aleler) adlı öykü kitabı ile Tanitimkoyu ödülünü kazandı. 1915 yılında ise “Derevnya” (Köy) adlı romanı ile Rus edebiyatının en prestijli ödüllerinden biri olan Puşkin Ödülü’nü kazandı. 1918’de Bolşevik devrimi sonrasında ülkesini terk ederek Fransa’ya yerleşti. 1933 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Bunin, Rusya’da geçmişin yıkımı ve modernleşmenin yarattığı kaos ve boşluğu ele aldı. Eserlerinde doğanın güzelliği, insanın iç dünyası, anılar, sevgi ve yalnızlık gibi temaları işledi. Başlıca eserleri arasında “Gospodin iz San-Francisko” (San Francisco Beyefendisi), “Mitya’s Love” (Mitya’nın Aşkı) ve “Sukhodol” (Kurak Vadi) yer almaktadır. Ivan Bunin, 8 Kasım 1953’te Fransa’nın Grasse şehrinde hayatını kaybetti.

Luigi Pirandello

Luigi Pirandello, 28 Haziran 1867’de Sicilya, Agrigento’da doğmuş ve 10 Aralık 1936’da Roma’da ölmüştür. İtalyan yazar, şair ve oyun yazarıdır. Pirandello, Roma’daki La Sapienza Üniversitesi’nde edebiyat okudu ve daha sonra Palermo’da öğretmenlik yapmaya başladı. Ancak edebiyat çalışmalarına devam etti ve 1894’te ilk şiir kitabı “Mal Giocondo”yu yayımladı. Daha sonra Sicilya’daki yaşamın çeşitli yönlerine odaklanan hikayeler ve romanlar yazdı. Pirandello’nun oyun yazarlığı kariyeri ise 20. yüzyılın başında başladı. En ünlü eseri “Altı Karakter” (1921) adlı oyundur. Bu oyun, gerçekliğin nesnel bir kavram olmadığını ve her insanın kendi gerçekliğini yarattığını savunur. Pirandello’nun diğer oyunları da benzer felsefi temalara sahiptir. Pirandello, 1934 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödül gerekçesi olarak “yaratıcı ruhun etkileyici bir çeşitliliği içinde yarattığı eserleri ve bu eserlerdeki güçlü insanlık portreleri” gösterildi.

Eugene O’Neill

Eugene Gladstone O’Neill (16 Ekim 1888 – 27 Kasım 1953), Amerikalı oyun yazarıdır. Yazarlık kariyerine genç yaşlarda başlayan O’Neill, modern Amerikan tiyatrosunun en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Pulitzer Ödülü’nü dört kez kazanan tek oyun yazarıdır. O’Neill, New York’ta doğdu ve ailesi İrlanda kökenliydi. Babası, tiyatro oyuncusu James O’Neill’dı. O’Neill, 1912’de evlenmeden önce farklı işlerde çalıştı ve birkaç kez gemiyle denizaşırı seyahatler yaptı. Yazarlık kariyerine ilk olarak deneme yazarak başlayan O’Neill, daha sonra oyun yazarlığına yönelerek birçok önemli eser kaleme aldı. “Anna Christie”, “A Moon for the Misbegotten”, “The Iceman Cometh” ve “Long Day’s Journey Into Night” gibi eserleriyle tanınır. O’Neill, hayatının son yıllarını kalıtsal tremor adı verilen bir hastalıkla mücadele ederek geçirdi. 1953 yılında Boston’da hayatını kaybetti.

Roger Martin du Gard

Roger Martin du Gard (23 Mart 1881 – 22 Ağustos 1958), Fransız yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Martigny’de doğan Martin du Gard, Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nde edebiyat okudu. İlk romanı “Jean Barois”, 1913’te yayınlandı ve birinci dünya savaşı sırasında yazıldı. En ünlü eseri olan ve 1922-1940 yılları arasında yayınlanan “Les Thibault”, Fransa’daki burjuva sınıfının yıkılışını anlatan bir aile efsanesidir. Bu eseriyle Martin du Gard, 1937 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Martin du Gard, yazarlık kariyerine ek olarak, edebiyat eleştirmeni ve tarihçi olarak da çalışmalar yapmıştır. Ayrıca, ikinci dünya savaşı sırasında Fransız direniş hareketinin bir parçası olarak yer almıştır. 22 Ağustos 1958’de, Bellême’deki evinde kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Pearl S. Buck

Pearl S. Buck (26 Haziran 1892 – 6 Mart 1973), Amerikalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. En bilinen eseri, 1931 yılında yayınlanan “The Good Earth” adlı romanıdır. Pearl Sydenstricker, Batı Virginia’da doğdu ve ailesiyle birlikte Çin’e taşındı. Babası, Amerikalı bir misyonerdi ve Buck, annesiyle birlikte Çinli çiftçiler arasında yaşadı. Bu deneyimleri, ileride yazacağı eserlerde konu olarak işlenecekti. Buck, önce çevirmen olarak çalıştı ve daha sonra kendi eserlerini yazmaya başladı. İlk romanı “East Wind, West Wind” 1930 yılında yayınlandı. “The Good Earth”, Buck’a 1932 yılında Pulitzer Ödülü’nü kazandırdı. Roman, Çin’in köylü sınıfının yaşamını anlatır ve birçok dile çevrildi. Buck, 1938 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Savaş sonrası dönemde de eserlerini yazmaya devam eden Buck, “Sons” ve “A House Divided” gibi romanlarla da ününü sürdürdü. Ayrıca, Çinli çocukların hayatlarını anlattığı bir dizi kitap da yazdı. Buck, Çin ve Amerika arasında yaşayan birçok kişinin hayatına dokunan bir yazar olarak hatırlanır. 6 Mart 1973’te Vermont’taki evinde, kanserden dolayı hayatını kaybetti.

Frans Eemil Sillanpää

Frans Eemil Sillanpää, Fin yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Sillanpää, 16 Eylül 1888’de Tampere, Finlandiya’da doğdu ve 3 Haziran 1964’te Helsinki’de öldü. Sillanpää, bir çiftlikte doğup büyüdü ve hayatının büyük bölümünü çiftçi olarak geçirdi. İlk eseri olan “Elämä ja aurinko” (Hayat ve Güneş) 1916 yılında yayımlandı. 1931 yılında yayımlanan “Nuorena nukkunut” (Uyuyan Genç) adlı romanı, Fin edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Roman, Finlandiya’nın tarımsal geçiş sürecindeki değişimleri anlatır.
Sillanpää, 1939 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödül, “gerçekçi ve idealist romanlarının güçlü bir güncel ve sosyal içerikle birleştiği için” verildi. Sillanpää, aynı zamanda Finlandiya’da çiftçi hakları ve işçi hakları konularında aktif olarak çalıştı ve bu konuları eserlerinde de ele aldı.

Johannes Vilhelm Jensen

Johannes Vilhelm Jensen, 20 Ocak 1873’te Danimarka’nın Farsø kentinde doğdu ve 25 Mayıs 1950’de Cenevre’de öldü. Danimarkalı bir yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. Jensen, Danimarka’da ve yurt dışında birçok okulda okudu ve öğretmenlik yaptı. İlk şiirleri 1896’da yayınlandı. 1900’de ilk romanı “Kongen”i (Kral) yazdı ve kısa sürede Danimarka’da tanındı. 1906’da “Himmerlandshistorier” (Himmerland Öyküleri) adlı kitabını yayınladı ve bu kitapla geniş bir okuyucu kitlesi edindi. Jensen, 1944 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ödül gerekçesi, “epik ve psikolojik gücü yüksek bir anlatım gücüyle evrensel bir insanlık tarihini canlandırması” olarak açıklandı. Jensen’in eserleri, Danimarka tarihini ve mitolojisini işleyen, doğa ve insan psikolojisi gibi konuları ele alan büyük bir yelpazede yer almaktadır. En ünlü eseri “Den lange rejse” (Uzun Yolculuk), insanlık tarihine geniş bir bakış sunan bir dizi romanın ilk kitabıdır. Jensen, Nobel ödülünden sonra İsviçre’ye taşındı ve orada yaşamının geri kalanını geçirdi.

Gabriela Mistral

Gabriela Mistral, gerçek adı Lucila Godoy Alcayaga, Şilili bir şair, eğitimci ve diplomat. 7 Nisan 1889’da Vicuña, Şili’de doğdu ve 10 Ocak 1957’de New York, ABD’de öldü. Latin Amerika edebiyatının en önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir ve özellikle çocuk şiirleriyle tanınır. Mistral, Şili’deki köy okullarında öğretmenlik yapmaya başladı ve Şili’nin farklı bölgelerindeki okullarda çalıştı. 1914’te çıkan ilk şiir kitabı “Desolación” (Yalnızlık), onu ülke çapında tanınmış bir şair yaptı. 1922’de “Tala” kitabıyla Şili Ulusal Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Mistral, ayrıca Latin Amerika’da kadınların eğitimine önemli katkılarda bulundu. 1920’lerde Meksika’da çalışırken, ülkedeki okulları ziyaret ederek eğitim reformlarına katkıda bulundu. 1945’te, Birleşmiş Milletler’in Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından danışman olarak atandı. Mistral, şiirlerinde doğa, aşk, kayıp, çocukluk, annelik ve kadın hakları gibi konuları işledi. Şiirleri, kendine özgü bir lirik tonu ve duyarlılığıyla tanınır. Nobel Edebiyat Ödülü’nü 1945’te kazanan ilk Latin Amerikalı yazar oldu.

Hermann Hesse

Hermann Hesse, Alman yazar ve şairdir. 1877 yılında Almanya’nın Calw şehrinde doğan Hesse, ailesi tarafından lise eğitimi için Maulbronn’daki bir manastıra gönderildi. Burada Hristiyanlıkla tanışan Hesse, hayatı boyunca dinler ve felsefeler üzerine çalışmalar yapmıştır. Gençlik yıllarında çeşitli işlerde çalışan Hesse, 1904 yılında ilk romanı “Peter Camenzind”i yayınladı ve edebiyat dünyasında tanınmaya başladı. 1919 yılında “Demian” adlı romanıyla daha da popüler hale gelen Hesse, 1923 yılında “Siddhartha” adlı eserini yayınladı. Bu eser, Budizm’in temel felsefesini anlatan ve yazarın en önemli eserleri arasında yer almaktadır. 1946 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Hesse, 1962 yılında İsviçre’deki Montagnola’da hayatını kaybetti.

André Gide

André Gide, 22 Kasım 1869’da Paris’te doğdu. Kendisi, Fransız yazar ve düşünürdür. Ailesi Parisli burjuva bir aileden geliyordu ve babası yargıçtı. Gide, katolik bir ailenin çocuğu olarak büyüdü ve dindar bir eğitim aldı. Ancak sonraları dinden uzaklaşarak agnostik bir düşünceye sahip oldu. İlk yazıları, kendi deneyimleri ve gözlemleri üzerine kuruluydu ve genellikle cinsellik, homoseksüellik, ahlak ve özgürlük konularını ele alıyordu. İlk başarısını, 1914 yılında yayınlanan “Yorgunların Bunalımı” (Les Caves du Vatican) adlı romanıyla yakaladı. Ayrıca, 1947 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Gide, 19 Şubat 1951’de Paris’te öldü.

T. S. Eliot

Thomas Stearns Eliot, 26 Eylül 1888’de ABD’nin Missouri eyaletinde doğdu. Harvard Üniversitesi’nde okudu ve lisansını aldıktan sonra İngiltere’ye yerleşti. İngiliz edebiyatının en önemli şairlerinden biri olarak kabul edilen Eliot, modernist edebiyat hareketinde büyük bir etki yarattı. En ünlü şiirleri arasında “The Love Song of J. Alfred Prufrock”, “The Waste Land” ve “Four Quartets” yer almaktadır. Eliot ayrıca bir eleştirmen ve tiyatro yazarıydı ve 1948 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz vatandaşlığına geçti ve ömrünün geri kalanını İngiltere’de geçirdi. Eliot, 4 Ocak 1965’te Londra’da hayatını kaybetti.

William Faulkner

William Faulkner, 25 Eylül 1897’de Mississippi, Amerika Birleşik Devletleri’nde doğdu. Babası bir aile dostunun fabrikasında işçiydi ve annesi zengin bir ailenin kızıydı. Faulkner, sık sık yazdığı şiir ve hikayeleri için okuldan kaçar ve bu yolla yazma tutkusunu keşfeder. 1918’de Amerikan Hava Kuvvetleri’ne katılır ve I. Dünya Savaşı’nda görev yapar. Savaştan sonra yazmaya devam eder ve ilk romanı “Soldier’s Pay” 1926’da yayımlanır. Faulkner, Amerikan Güneyi’nde geçen eserleriyle tanınır ve eserlerinde sıklıkla ırk, ahlak ve insan doğası gibi temaları işler. “The Sound and the Fury”, “As I Lay Dying”, “Light in August” ve “Absalom, Absalom!” gibi eserleriyle Pulitzer ve Nobel ödüllerini kazanır. Faulkner, 6 Temmuz 1962’de Mississippi’de hayatını kaybeder.

Bertrand Russell

Bertrand Russell, 18 Mayıs 1872’de İngiltere’nin Trelleck kasabasında doğdu. İngiliz filozof, matematikçi, mantıkçı, tarihçi ve yazar olarak tanınır. Russell, 20. yüzyıl felsefesine önemli katkılarda bulundu ve mantık ve matematiğin felsefi temelleri konusunda çalıştı. Ayrıca, siyasi düşünceleriyle de tanınır ve barış hareketinde önemli bir rol oynadı. Russell, 1970 yılında hayatını kaybetti.

Pär Lagerkvist

Pär Lagerkvist, 23 Mayıs 1891’de İsveç’in Växjö kentinde doğdu. İsveçli bir yazar, şair ve oyun yazarı olan Lagerkvist, başlangıçta bir gazetede muhabir olarak çalıştı ve daha sonra Stockholm’deki Moderna Museet müzesinde bir küratör oldu. İlk romanı “Göstebudet” 1912’de yayınlandı ve bu eseriyle dikkatleri üzerine çekti. 1933’te “Angst” romanı ile İsveç Akademisi Ödülü’nü kazandı. En ünlü eserlerinden biri, Roma İmparatoru Pontius Pilatus’un yaşamını anlatan “Barabbas” romanıdır. Lagerkvist ayrıca pek çok şiir ve oyun yazdı. 11 Temmuz 1974’te Stockholm’de hayatını kaybetti.

François Mauriac

François Mauriac, 11 Ekim 1885’te Güneybatı Fransa’da Bordeaux’da doğdu ve 1 Eylül 1970’te Paris’te öldü. Fransız yazar, gazeteci ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. 20. yüzyılın önemli edebi figürlerinden biri olarak kabul edilir ve eserleri genellikle Hristiyan inanç, ahlak ve insanın doğasına ilişkin temaları ele alır. Mauriac, 1933 yılında “Karanlık Oda” adlı romanıyla Fransız Goncourt Ödülü’nü kazandı ve 1952’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca Mauriac, Fransa Akademisi’nin bir üyesi olarak seçildi.

Winston Churchill

Winston Churchill, 30 Kasım 1874’te İngiltere’de doğmuş ve 24 Ocak 1965’te hayatını kaybetmiştir. Churchill, İngiliz siyasetçi, yazar ve tarihçi olarak tanınır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallık’ın başbakanı olarak görev yapmış ve savaş sonrasında da bu görevi bir süre daha sürdürmüştür. Ayrıca Nobel Edebiyat Ödülü’nü 1953 yılında, “mastery of historical and biographical description” (tarihi ve biyografik betimlemelerde ustalık) gerekçesiyle kazanmıştır. Churchill, sadece siyasi kariyeri ve yazdığı eserleriyle değil, aynı zamanda konuşma yeteneğiyle de ünlüdür ve tarihte en etkili konuşmacılardan biri olarak kabul edilir.

Ernest Hemingway

Ernest Hemingway, 21 Temmuz 1899’da Illinois, ABD’de doğdu. Babası bir doktordu ve
ailesi onun işi nedeniyle sık sık taşındı. Hemingway, genç yaşta gazetecilik kariyerine başladı ve I. Dünya Savaşı sırasında İtalyan Kızılhaç Ambulans Servisi’nde savaş muhabiri olarak görev yaptı. Bu deneyimlerden ilham alarak, savaş temalı birçok eser kaleme aldı. Hemingway’in ilk romanı olan “The Sun Also Rises”, 1926 yılında yayımlandı ve yazarın ününü pekiştirdi. Ardından “A Farewell to Arms” ve “For Whom the Bell Tolls” gibi savaş temalı eserler yazdı. Ayrıca “The Old Man and the Sea” adlı kısa romanıyla 1953 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Hemingway, aynı zamanda Paris’teki kayıp kuşağı yazarları arasında yer alır ve “The Sun Also Rises” ve “A Moveable Feast” gibi eserleriyle bu dönemi anlatır. Ancak yazarın özel hayatı da kamuoyunun ilgisini çekti. Üç kez evlendi ve alkol problemleriyle mücadele etti. Hemingway, 2 Temmuz 1961’de Idaho’da intihar etti. Eserleri hala dünya genelinde okunmakta ve takdir edilmektedir.

Halldór Laxness

Halldór Laxness, 23 Nisan 1902’de İzlanda’da doğdu. İlk olarak şiirler yazmaya başlayan Laxness, daha sonra romanlar ve öyküler yazmaya yöneldi. Eserleri arasında en önemli olanları, İzlanda’nın tarihi ve kültürü hakkında ayrıntılı bilgiler içeren “Başpapazın Yerli Kızı” (1929) ve İzlanda’nın sanayileşmesi ve modernleşmesi hakkında eleştirel bir bakış sunan “Bağımsızlık Yolu” (1946) adlı romanlarıdır. Laxness, İzlanda’nın ilk Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olarak 1955 yılında ödüle layık görüldü. Laxness, 8 Şubat 1998’de İzlanda’da öldü.

Juan Ramón Jiménez

Juan Ramón Jiménez, İspanyol şair ve yazar. 23 Aralık 1881’de İspanya’nın Huelva şehrinde doğdu ve 29 Mayıs 1958’de Porto Rico’da öldü. İspanyol edebiyatının 20. yüzyıldaki en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir. Şiirleri, modernist tarzıyla tanınır ve genellikle doğa ve aşk gibi temaları işler. Jiménez, özellikle “Platero ve Ben” adlı eseriyle tanınır. Bu eser, bir adamın eşlikçisi olan küçük bir eşeği konu alır ve İspanya’da en çok okunan kitaplardan biridir. 1956 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan ilk İspanyol yazar olarak tarihe geçti. Jiménez, İspanyol İç Savaşı sırasında ülkesini terk etmek zorunda kaldı ve son yıllarını Porto Rico’da geçirdi.

Albert Camus

Albert Camus, 7 Kasım 1913’te Fransa’nın Cezayir kentinde doğdu. Cezayir’in Fransız sömürgesi olduğu dönemde doğan Camus, annesi İspanyol, babası ise Alsas-Loren kökenli bir Fransızdı. Babası 1914’te I. Dünya Savaşı’na gitmek üzere evden ayrıldıktan sonra geri dönmedi ve Camus, annesi ve büyükannesiyle yaşamak zorunda kaldı. Eğitimine Cezayir’de başlayan Camus, daha sonra Cezayir’deki üniversiteye gitmek için sınava girdi ve burada felsefe öğrenimi gördü. İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişi’nde yer alan Camus, 1942’de ilk romanı Yabancı’yı yayımladı ve bu eserle edebiyat dünyasında adını duyurdu. Ardından Sisifos Söyleni, Veba, Düğün gibi önemli eserler kaleme aldı. Yazarlık kariyerinin yanı sıra, insan hakları savunucusu olarak da tanınan Camus, savaş karşıtı duruşuyla da dikkat çekti. 1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Camus, 1960 yılında bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Ancak, eserleri bugün hala dünya çapında okunmaktadır ve edebiyat dünyasının en önemli yazarları arasında yer almaktadır.

Boris Pasternak

Boris Leonidovich Pasternak (10 Şubat 1890 – 30 Mayıs 1960), Rus yazar ve şairdir. Moskova’nın kuzeyindeki bir Yahudi ailesinde doğdu ve büyüdü. 1910’da Pasternak, Moskova Üniversitesi Felsefe Bölümüne kaydoldu ve burada edebiyat ve estetik dersleri aldı. İlk şiir kitabı “Sister’s Lyre” 1914’te yayınlandı. 1917 Devrimi’nden sonra, Pasternak çeşitli edebi çalışmalar yaptı ve birçok şiir ve drama yazdı. 1957’de yayınlanan “Dr. Jivago” adlı romanı, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ancak, Sovyetler Birliği’nin resmi tepkisi nedeniyle, Pasternak ödülü reddetmek zorunda kaldı. Pasternak, edebiyatının yanı sıra müzikle de ilgileniyordu ve Chopin, Schumann, Liszt ve Debussy’nin müziklerini piyano üzerinde çalardı. 1960’ta kalp krizinden öldü.

Salvatore Quasimodo

Salvatore Quasimodo (1901-1968), İtalyan şair ve yazar olup, 20. yüzyıl İtalyan şiirinin önde gelen isimlerinden biridir ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Sicilya’da doğan Quasimodo, Palermo Üniversitesi’nde okudu ve ilk şiir kitabını 1929 yılında yayınladı. II. Dünya Savaşı sırasında Faşist İtalya’sında direniş hareketine katıldı ve savaşın korkularını işlediği şiirler yazdı. Quasimodo’nun şiirleri, insanın iç dünyasına odaklanır ve doğanın güzellikleriyle insanoğlunun acıları arasında bir denge kurar. 1959 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı ve ödülü kazanan ilk İtalyan oldu. Quasimodo, 1968 yılında kalp krizi sonucu öldü.

Saint-John Perse

Saint-John Perse (1887-1975), Fransız şair ve diplomat. Guadeloupe’da doğdu, Paris’te okudu ve birçok ülkede diplomat olarak görev yaptı. İlk şiir kitabı olan “Eloges” (Övgüler), 1911 yılında yayınlandı. İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin ardından, ABD’ye kaçtı ve burada “Exil” (Sürgün) adlı şiir koleksiyonunu yayınladı. Şiirlerinde insanın doğa ve evrenle olan ilişkisini işler ve Nobel Edebiyat Ödülü kazandı. 1975 yılında Hyères, Fransa’da öldü.

Ivo Andrić

Ivo Andrić (1892-1975), Bosnalı-Hırvat yazar ve diplomat. Bosna’nın Dolac kasabasında doğdu, Viyana’da ve Krakow’da eğitim gördü. İlk romanı “Višegrad’da Na Drini Çarşısı” (1945), onu dünya edebiyatının önde gelen isimleri arasına yerleştirdi ve Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Andrić, II. Dünya Savaşı sırasında bir süre Alman işgali altındaki Hırvatistan’da yaşadı ve daha sonra Yugoslav diplomatik hizmetinde çalıştı. Romanları, Bosna’nın tarihi ve kültürel mirası üzerine kurulmuştur. Andrić, 1975 yılında Belgrad’da öldü.

John Steinbeck

John Steinbeck (1902-1968), Amerikalı yazar ve Pulitzer Ödülü ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olarak bilinir. Kaliforniya’da doğdu ve Stanford Üniversitesi’nde öğrenim gördü. İlk romanı “Cup of Gold” (1929), pek ilgi görmedi, ancak “Tortilla Flat” (1935) ve “Of Mice and Men” (1937) ile ün kazandı. 1940’ta “Grapes of Wrath” adlı romanı Pulitzer Ödülü kazandı. Romanlarında sık sık sınıf farklılıkları, yoksulluk, göçmenlik ve insanın doğayla olan ilişkisi gibi konuları ele aldı. II. Dünya Savaşı sırasında, Steinbeck savaş muhabiri olarak çalıştı. Savaş sonrasında, yazdığı romanlarla ününü pekiştirdi. “East of Eden” (1952) ve “The Winter of Our Discontent” (1961) gibi kitapları, en çok beğenilen eserleri arasındadır. Steinbeck, 1962 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. 1968 yılında New York’ta öldü.

Giorgos Seferis

Giorgos Seferis (1900-1971), Yunan şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olarak bilinir. Smirni, Osmanlı İmparatorluğu’nda doğdu ve Yunanistan’a sığınmacı olarak geldi. Atina Üniversitesi’nde öğrenim gördü ve Yunan Dışişleri Bakanlığı’nda çalıştı. İlk şiir kitabı olan “Strofi” (Dönemeç), 1931 yılında yayınlandı. Şiirlerinde Yunan mitolojisi ve Yunan tarihi, bireysel deneyim ve kişisel kaygıları işler. II. Dünya Savaşı sırasında Seferis, Yunan direniş hareketine katıldı ve daha sonra Atina’da UNESCO temsilcisi olarak çalıştı. 1963 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı ve bu ödülü alan ilk Yunan yazar oldu. Seferis, Yunanistan’ın 1967’de askeri cunta tarafından yönetilmesinin ardından ülkeyi terk etti. 1971 yılında Atina’da öldü. Eserleri, modern Yunan edebiyatının en önemli örnekleri arasında yer alır.

Jean-Paul Sartre

Jean-Paul Sartre (1905-1980), Fransız filozof, yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü adayı olarak bilinir. Paris’te doğdu ve École Normale Supérieure’de okudu. İlk romanı olan “La Nausée” (Mide Bulantısı), 1938 yılında yayınlandı. II. Dünya Savaşı sırasında Almanya’da esir kaldı ve bu tecrübesini “Siyahlar İçin Bir Doğum Günü” adlı eserinde anlattı. Sartre, felsefesi ve eserleriyle varoluşçuluğun önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. “Varlık ve Hiçlik” (1943) ve “Edebiyat Nedir?” (1948) gibi eserleri, felsefi düşüncesi hakkında derinlemesine bir anlayış sunar. Sartre, ayrıca dünya barışı ve anti-emperyalist mücadelelerle ilgili politik görüşleriyle de tanınır. Fransız devletine karşı tutumu nedeniyle, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kabul etmedi. Sartre, Simone de Beauvoir ile olan ilişkisiyle de ünlüdür. 1980 yılında Paris’te öldü. Eserleri, edebiyat ve felsefe dünyasında kalıcı bir etki bıraktı ve günümüzde hala okunmaktadır.

Mihail Şolohov

Mihail Şolohov (1905-1984), Rus yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olarak bilinir. Kuzey Kafkasya’da bir köyde doğdu ve Stalingrad (şimdiki Volgograd) Üniversitesi’nde öğrenim gördü. İlk romanı “And Quiet Flows the Don” (1934-1940), Rus İç Savaşı sırasında Don Kazakları’nın hayatını anlatır ve büyük bir başarıya ulaştı. II. Dünya Savaşı sırasında Şolohov, Sovyet ordusunda muhabir olarak çalıştı. Savaştan sonra, “The Don Flows Home to the Sea” (1949-1959) adlı devam romanını yayınladı. Diğer eserleri arasında “Virgin Soil Upturned” (1932-1960) ve “Tales of the Don” (1956) yer alır. Şolohov, Sovyetler Birliği’nin resmi politikalarını destekleyen bir yazar olarak tanındı. Ancak, bazı yazarlar tarafından romanlarının aslında başka yazarlar tarafından yazıldığı iddia edildi. Şolohov, 1965 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödülünü almaya gitmediği için eleştirildi. Şolohov, 1984 yılında öldü.

Shmuel Yosef Agnon

Shmuel Yosef Agnon (1888-1970), Yahudi edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Galitsya’da doğdu ve Polonya, Ukrayna ve İsrail’de yaşadı. Agnon’un eserleri, Yahudi hayatının farklı yönlerine odaklanır ve Yahudi kültürü, tarihi ve dini ile ilgilidir. Agnon, İbranice ve Yidiş dillerinde yazdı ve birçok ödül kazandı. En önemli eserleri arasında “The Bridal Canopy” (1931), “Only Yesterday” (1945) ve “A Guest for the Night” (1963) yer alır. “The Bridal Canopy”, Yahudi evlilik geleneği ve dinine dair bir hikaye anlatırken, “Only Yesterday”, modernleşmenin Yahudi toplumuna getirdiği değişiklikleri ele alır. Agnon, 1966 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödülü kabul etmek için Stockholm’e gitmedi, ancak ödül kazanan konuşmasını İsrail’den yaptı. Agnon, İsrail’in bağımsızlığına kadar yazmaya devam etti ve 1970 yılında öldü.

Leonie Nelly Sachs

Nelly Sachs (1891-1970), Almanya’da doğmuş ve İsveç’te yaşamış Yahudi kökenli bir şair ve yazardır. Nazi Almanyası’ndan kaçarak İsveç’e yerleşen Sachs, Yahudi soykırımı ve Nazizm gibi konuları işleyen şiirler yazdı. Sachs’ın şiirleri, savaşın yıkıcı etkisini ve insanların acısını anlatır. Sachs, Almanya’da bir yazar olarak tanındıktan sonra Nazi yönetimi tarafından baskıya uğradı. Yahudi olduğu için kaçmak zorunda kaldı ve 1940 yılında İsveç’e göç etti. İsveç’te yaşamının geri kalanını geçiren Sachs, şiirlerine devam etti ve “Eli: A Mystery Play of the Sufferings of Israel” (1951) gibi eserler üretti. Sachs, 1966 yılında Nelly Sachs olarak Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Sachs, ayrıca İsveç Akademisi, İsveç Yazarlar Birliği ve Alman Akademisi für Sprache und Dichtung üyesiydi. 1970 yılında Stockholm’de öldü ve İsveç’te defnedildi.

Miguel Ángel Asturias

Nelly Sachs (1891-1970), Almanya’da doğmuş ve İsveç’te yaşamış Yahudi kökenli bir şair ve yazardır. Nazi Almanyası’ndan kaçarak İsveç’e yerleşen Sachs, Yahudi soykırımı ve Nazizm gibi konuları işleyen şiirler yazdı. Sachs’ın şiirleri, savaşın yıkıcı etkisini ve insanların acısını anlatır. Sachs, Almanya’da bir yazar olarak tanındıktan sonra Nazi yönetimi tarafından baskıya uğradı. Yahudi olduğu için kaçmak zorunda kaldı ve 1940 yılında İsveç’e göç etti. İsveç’te yaşamının geri kalanını geçiren Sachs, şiirlerine devam etti ve “Eli: A Mystery Play of the Sufferings of Israel” (1951) gibi eserler üretti. Sachs, 1966 yılında Nelly Sachs olarak Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Sachs, ayrıca İsveç Akademisi, İsveç Yazarlar Birliği ve Alman Akademisi für Sprache und Dichtung üyesiydi. 1970 yılında Stockholm’de öldü ve İsveç’te defnedildi.

Yasunari Kawabata

Yasunari Kawabata (1899-1972), Japon yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Kawabata, modern Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden biridir ve eserleri Japonya’nın geleneksel kültürü, insan psikolojisi ve doğal güzelliklerini ele almaktadır. Kawabata, Japonya’nın Osaka kentinde doğdu ve Tokyo’daki üniversiteye devam etti. Genç yaşta, “The Dancing Girl of Izu” (Izu’nun Dansçı Kızı) adlı öyküsüyle ün kazandı ve Japon edebiyatındaki yerini sağlamlaştırdı. Eserleri, duygusal ve psikolojik karmaşıklıkları anlatan minimalist bir tarzda yazılmıştır. Kawabata’nın en ünlü eserleri arasında “Snow Country” (Kar Ülkesi) ve “The Sound of the Mountain” (Dağın Sesi) yer alır. “Snow Country”, bir Tokyo işadamının bir dağ kasabasında yaşayan bir kadına olan aşk hikayesini anlatırken, “The Sound of the Mountain”, bir Japon ailesinin hayatını anlatır ve aile bireylerinin duygusal ve ahlaki çöküşleriyle mücadelelerini konu alır. Kawabata, 1968 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı ve bu ödülü alan ilk Japon yazar oldu. Kendisi aynı zamanda Japon Edebiyat Akademisi ve Japonya Sanat Akademisi’nin üyesiydi. Kawabata, 1972 yılında intihar etti.

Samuel Beckett

Samuel Beckett (13 Nisan 1906 – 22 Aralık 1989), İrlandalı oyun yazarı, romancı, şair ve dil bilimciydi. Beckett, modernist edebiyatın önde gelen isimlerinden biridir ve 20. yüzyıl edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilir. Beckett, Dublin’de doğdu ve Trinity College Dublin’de öğrenim gördü. İlk edebi çalışmaları 1929’da başladı. İlk eserleri arasında şiirler, hikayeler ve eleştiriler yer alır. Beckett’in çalışmaları genellikle insanın varoluşsal sıkıntısı, yalnızlık, umutsuzluk ve hayal kırıklığı gibi karanlık temaları işler. Beckett’in en ünlü eserleri arasında Godot’yu Beklerken (Waiting for Godot), Endgame, Krapp’ın Son Bantı (Krapp’s Last Tape), Happy Days ve Molloy, Malone Ölüyor (Malone Dies) ve Mercier ile Camier (Mercier and Camier) romanları yer alır. Beckett, İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransa’da yaşadı ve Fransız Direnişi’ne katıldı. Savaş sonrasında, Paris’te yaşamaya devam etti ve daha sonra İrlanda’ya döndü. Beckett, 1969 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Beckett, yalnızlığa, boşluğa ve sessizliğe olan düşkünlüğüyle de bilinir. Hayatının son yıllarında gözlerindeki sorunlar nedeniyle yazmayı bıraktı ve 22 Aralık 1989’da Paris’te öldü.

Aleksandr Solzhenitsyn

Aleksandr Solzhenitsyn (11 Aralık 1918 – 3 Ağustos 2008), Rus yazar, tarihçi ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. Solzhenitsyn, Sovyetler Birliği’nin totaliter yönetimine karşı çıktığı eserleriyle tanınır. Solzhenitsyn, Rus İmparatorluğu’nda doğdu. İkinci Dünya Savaşı sırasında Sovyet Ordusu’nda görev yaptı ve savaş sonrasında yazmaya başladı. En ünlü eserleri arasında İvan İlyiç’in Ölümü (One Day in the Life of Ivan Denisovich), Gulag Takımadaları (The Gulag Archipelago) ve Kızıl Çark (The Red Wheel) romanları yer alır. Solzhenitsyn, Gulag Takımadaları kitabı nedeniyle 1970 yılında Sovyetler Birliği’nden sürgüne gönderildi. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine Rusya’ya geri döndü ve daha sonra ülkenin siyasi hayatında aktif bir rol oynadı. Solzhenitsyn, Nobel Edebiyat Ödülü dahil birçok ödül kazandı. 20. yüzyılın en etkili yazarlarından biri olarak kabul edilir. Solzhenitsyn, hayatı boyunca insan özgürlüğü, ahlaki değerler ve tarihi gerçekler konularında tartışmalar yarattı. 3 Ağustos 2008’de Moskova’da öldü.

Pablo Neruda

Pablo Neruda (12 Temmuz 1904 – 23 Eylül 1973), Şilili şair, diplomat ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk şiir kitabı 1923 yılında yayınlandı ve ardından pek çok eser yazdı. En ünlü şiirleri arasında “Alturas de Macchu Picchu”, “Veinte poemas de amor y una cancion desesperada” ve “Canto General” yer alır. 1971 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, Şili’nin komünist partisi olan Chilean Communist Party’nin bir üyesi olarak aktif bir şekilde siyasi hayatın içinde yer aldı. 1973 yılında askeri darbe sırasında evinde öldü ve ölümü Şilili diktatör Augusto Pinochet ile ilişkilendirildi.

Heinrich Böll

Heinrich Böll (21 Aralık 1917 – 16 Temmuz 1985), Alman yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. II. Dünya Savaşı’nın ardından, ülkesindeki faşist rejim nedeniyle güçlü bir antifaşist oldu. İlk eserleri arasında “Der Zug war pünktlich” ve “Und sagte kein einziges Wort” yer alır. En ünlü romanları arasında “Ansichten eines Clowns” ve “Gruppenbild mit Dame” yer alır. 1972’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve daha sonra Alman PEN Kulübü’nün başkanı seçildi. Böll, sanatsal özgürlüğü savunarak aktif bir şekilde politik hayatın içinde yer aldı. 16 Temmuz 1985’te öldü.

Patrick White

Patrick White (28 Mayıs 1912 – 30 Eylül 1990), Avustralyalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk romanı Happy Valley 1939’da yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü romanları arasında “Voss”, “Riders in the Chariot” ve “The Tree of Man” yer alır. White, eserleriyle insanların kendileriyle yüzleşmelerini ve Avustralya’nın doğal güzelliklerine saygı duymalarını teşvik etti. 1973’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, Avustralya edebiyatı üzerindeki etkisi nedeniyle “Avustralya’nın ulusal yazarı” olarak kabul edilir. 30 Eylül 1990’da öldü.

Eyvind Johnson

Eyvind Johnson (29 Temmuz 1900 – 25 Ağustos 1976), İsveçli yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk romanı “Under en hårdare himmel” 1927’de yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü romanları arasında “Sevda”, “Sju dagar”, “Romantisk berättelse” ve “Strändernas svall” yer alır. Johnson, insanlık tarihinin acımasızlığına karşı çıktığı eserleriyle tanınır. 1974 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, İsveç Akademisi’nin bir üyesi olarak edebiyat dünyasında etkili bir figürdü. 25 Ağustos 1976’da öldü.

Harry Martinson

Harry Martinson (6 Mayıs 1904 – 11 Şubat 1978), İsveçli yazar ve şairdi. İlk şiir kitabı “Spökskepp” 1929’da yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “Aniara”, “Vägen ut”, “Nomad” ve “Passageraren” yer alır. Martinson, insanların doğayla uyumlu bir yaşam sürmeleri gerektiğini savundu ve çevre sorunları hakkında önemli eserler yazdı. 1974 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, İsveç Akademisi’nin bir üyesi olarak edebiyat dünyasında etkili bir figürdü. 11 Şubat 1978’de yaşamına son verdiği düşünülen bir intihar vakası sonucu hayatını kaybetti.

Eugenio Montale

Eugenio Montale (12 Ekim 1896 – 12 Eylül 1981), İtalyan şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk şiir kitabı “Ossi di seppia” 1925’te yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “La Bufera e altro”, “Le occasioni”, “Satura” ve “Diario del ’71 e del ’72” yer alır. Montale, şiirleriyle doğayı ve insan doğasını araştırdı ve İtalya’nın sosyal ve politik durumuna eleştirel bir şekilde yaklaştı. 1975 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, İtalyan edebiyatının önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir. 12 Eylül 1981’de öldü.

Saul Bellow

Saul Bellow (10 Haziran 1915 – 5 Nisan 2005), Kanada doğumlu Amerikalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk romanı “Dangling Man” 1944’te yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü romanları arasında “The Adventures of Augie March”, “Herzog”, “Humboldt’s Gift” ve “Mr. Sammler’s Planet” yer alır. Bellow, Amerikan toplumunun çelişkileri ve bireysel kimlik arayışı üzerine yoğunlaştığı eserleriyle tanınır. 1976 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, Amerikan edebiyatı üzerindeki etkisi nedeniyle “Amerikan edebiyatının büyük ustalarından biri” olarak kabul edilir. 5 Nisan 2005’te öldü.

Vicente Aleixandre

Vicente Aleixandre (26 Nisan 1898 – 14 Aralık 1984), İspanyol şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk şiir kitabı “Ámbito” 1928’de yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “Sombra del Paraíso”, “La destrucción o el amor” ve “Poemas de la consumación” yer alır. Aleixandre, şiirlerinde insan doğasının keşfine odaklandı ve insan duygularının karmaşıklığına dikkat çekti. İspanya İç Savaşı sırasında, Franco diktatörlüğünün baskısı nedeniyle ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. 1977 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, İspanyol edebiyatının önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir. 14 Aralık 1984’te öldü.

Isaac Bashevis Singer

Isaac Bashevis Singer (21 Kasım 1902 – 24 Temmuz 1991), Polonya doğumlu Amerikalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. Yiddish dilinde yazdığı eserleriyle tanınır ve dünya edebiyatında Yiddish dilinin tanıtımına önemli katkılar sağladı. İlk eseri “Satan in Goray” 1935’te yayınlandı ve daha sonra pek çok roman, hikaye ve deneme yazdı. En ünlü eserleri arasında “The Family Moskat”, “The Magician of Lublin”, “Enemies, a Love Story” ve “The Penitent” yer alır. Singer, Yahudi yaşam tarzı, gelenekleri ve tarihi hakkında yazdı. 1978 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, Amerikan edebiyatındaki yerel renkleri ve anlatıları nedeniyle “Amerikan edebiyatının büyük ustalarından biri” olarak kabul edilir. 24 Temmuz 1991’de öldü.

Odysseas Elytis

Odysseas Elytis (2 Kasım 1911 – 18 Mart 1996), Yunan şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk şiir kitabı “Orientations” 1939’da yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “Axion Esti”, “The Light Tree and the Fourteenth Beauty” ve “To Axion Esti” yer alır. Elytis, modern Yunan şiirinin önde gelen isimlerinden biridir ve şiirlerinde doğa, insan yaşamı ve Yunan kültürüne yoğunlaştı. Yunanistan’ın İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden yapılanmasında aktif bir rol oynadı ve Yunan kültürüne yaptığı katkılar nedeniyle pek çok ödül aldı. 1979 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, Yunan edebiyatı ve kültürü üzerindeki etkisi nedeniyle “Yunanistan’ın ulusal şairi” olarak kabul edilir. 18 Mart 1996’da öldü.

Czesław Miłosz

Czesław Miłosz (30 Haziran 1911 – 14 Ağustos 2004), Polonyalı şair, yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk şiir kitabı “The Land of Ulro” 1937’de yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “The Captive Mind”, “New and Collected Poems” ve “The Issa Valley” yer alır. Miłosz, insanın varoluşu, tarihi ve kökenleriyle ilgili konuları işledi. 1945’te Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındı ve bir dizi üniversitede öğretmenlik yaptı. 1980 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, Polonya ve dünya edebiyatı üzerindeki etkisi nedeniyle “Polonya’nın ulusal şairi” olarak kabul edilir. 14 Ağustos 2004’te öldü.

Elias Canetti

Elias Canetti (25 Temmuz 1905 – 14 Ağustos 1994), Bulgaristan doğumlu İngiliz yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk eseri “Auto-da-Fé” 1935’te yayınlandı ve daha sonra pek çok roman, deneme ve tiyatro eseri yazdı. En ünlü eserleri arasında “Crowds and Power”, “The Human Province” ve “Party in the Blitz” yer alır. Canetti, insan doğası, toplumsal ilişkiler ve dil üzerine düşüncelerini işledi. 1981 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, edebiyat, felsefe ve psikoloji alanlarında öncü bir düşünür olarak kabul edilir. 14 Ağustos 1994’te öldü.

Gabriel García Márquez

Gabriel García Márquez (6 Mart 1927 – 17 Nisan 2014), Kolombiyalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk romanı “Leaf Storm” 1955’te yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “One Hundred Years of Solitude”, “Love in the Time of Cholera” ve “The Autumn of the Patriarch” yer alır. García Márquez, Latin Amerika edebiyatının önde gelen isimlerinden biridir ve gerçeküstücülük, siyasi eleştiri ve sosyal adalet konularında eserler verdi. 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, Latin Amerika edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle “Kont Real” unvanı verildi. 17 Nisan 2014’te öldü.

William Golding

William Golding (19 Eylül 1911 – 19 Haziran 1993), İngiliz yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk romanı “Lord of the Flies” 1954’te yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “Pincher Martin”, “The Inheritors” ve “The Spire” yer alır. Golding, insan doğası, toplumsal yapı ve güç ilişkileri üzerine karanlık bir bakış açısına sahip olmasıyla tanınır. 1983 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, İngiliz edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir. 19 Haziran 1993’te öldü.

Jaroslav Seifert

Jaroslav Seifert (23 Eylül 1901 – 10 Ocak 1986), Çek yazar ve şairdir. İlk şiirleri 1920’lerde yayınlanmaya başladı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “Maminka”, “Šeříková zahrada” ve “Zhasněte světla” yer alır. Seifert, insan doğası, aşk, kayıp ve ölüm gibi konuları işleyen lirik şiirleriyle tanınır. 1984 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve bu ödülü alan ilk Çek yazar oldu. Ayrıca, Çek edebiyatının önemli bir ismi olarak kabul edilir. 10 Ocak 1986’da Prag’da öldü.

Claude Simon

Claude Simon (10 Ekim 1913 – 6 Temmuz 2005), Fransız yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibiydi. İlk romanı “The Wind” 1945’te yayınlandı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “The Flanders Road”, “The Palace”, ve “The Grass” yer alır. Simon, modernist edebiyatın önde gelen isimlerinden biridir ve karmaşık zaman çizelgeleri, anlatıcı sesleri ve anlatı teknikleri ile tanınır. 1985 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve Fransız edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle “Légion d’honneur” nişanı aldı. 6 Temmuz 2005’te Paris’te öldü.

Wole Soyinka

Wole Soyinka (13 Temmuz 1934 doğumlu), Nijeryalı yazar, şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Soyinka, ilk oyunu “The Swamp Dwellers”ı 1958’de yazdı ve daha sonra pek çok eser yazdı. En ünlü eserleri arasında “Death and the King’s Horseman”, “A Dance of the Forests” ve “The Lion and the Jewel” yer alır. Soyinka, siyasi ve sosyal konuları ele alan eserleriyle tanınır ve yazarlık kariyeri boyunca Nijerya’nın demokrasi mücadeleleri üzerinde de etkili oldu. 1986 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve Afrika edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. Ayrıca, insan hakları savunucusu olarak da bilinir ve siyasi aktivizmi nedeniyle cezaevine girmiştir. Soyinka, halen yaşamını sürdürmektedir.

Joseph Brodsky

Joseph Brodsky (24 Mayıs 1940 – 28 Ocak 1996), Rus asıllı Amerikalı şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Leningrad’da doğdu ve 1964 yılında sürgün edildi. ABD’ye yerleşti ve daha sonra ABD vatandaşlığına geçti. Brodsky, İngilizce yazan Rus yazarlar arasında öne çıkan bir isimdi ve lirik şiirleri ile tanınıyordu. En ünlü eserleri arasında “To Urania”, “Grief and Reason” ve “Less Than One” yer alır. Brodsky, insan doğası, hayatta kalma, özgürlük ve bellek gibi konuları işleyen şiirleriyle tanınır. 1987 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve Rus edebiyatının en önde gelen şairlerinden biri olarak kabul edildi. 28 Ocak 1996’da New York’ta öldü.

Necib Mahfuz

Necib Mahfuz (11 Aralık 1911 – 30 Ağustos 2006), Mısır’ın en önemli yazarlarından biriydi ve Arap edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. Kahire’de doğdu ve burada büyüdü. 1950’lerden itibaren yazdığı eserleriyle ün kazandı ve 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Mahfuz, insan doğasını ve Mısır’ın toplumsal yapısını ele alan romanlarıyla tanınır ve eserlerinde genellikle İslam, modernizm ve Batı kültürü gibi konuları ele alır. En ünlü eserleri arasında “The Cairo Trilogy” ve “Children of Gebelawi” yer alır. Mahfuz, 1994 yılında suikast girişimi sonrası felç geçirdi, ancak yazmaya devam etti. 2006 yılında 94 yaşında hayatını kaybetti.

Camilo José Cela

Camilo José Cela (11 Mayıs 1916 – 17 Ocak 2002), İspanyol yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. İspanya’nın Kuzeybatı bölgesinde doğdu ve İspanya İç Savaşı sırasında Franco yanlılarına katıldı. Savaştan sonra Madrid’de yaşamaya başladı ve burada önde gelen İspanyol yazarlarından biri olarak kabul edildi. Cela, eserlerinde sıklıkla İspanya’nın geleneksel ve köklü yapısını, toplumsal değişimleri ve insan doğasını ele aldı. En ünlü eserleri arasında “The Hive”, “The Family of Pascual Duarte” ve “San Camilo, 1936” yer alır. Cela, 1989 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. 2002 yılında 85 yaşında hayatını kaybetti.

Octavio Paz

Octavio Paz (31 Mart 1914 – 19 Nisan 1998), Meksikalı yazar, şair ve diplomat. Meksika’da doğdu ve büyüdü. Genç yaşta şiir yazmaya başladı ve sıklıkla siyasi konulara odaklandı. İspanyol İç Savaşı sırasında İspanyol Cumhuriyetçileri’ni destekledi ve Meksika’nın İspanya’daki büyükelçisi olarak atandı. Paz, eserlerinde sıklıkla kimlik, dil, modernizm, insan doğası ve siyasi konuları ele aldı. En ünlü eserleri arasında “The Labyrinth of Solitude”, “Sunstone” ve “The Collected Poems of Octavio Paz” yer alır. Paz, 1990 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. 1998 yılında 84 yaşında hayatını kaybetti.

Nadine Gordimer

Nadine Gordimer (20 Kasım 1923 – 13 Temmuz 2014), Güney Afrikalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Güney Afrika’da doğdu ve apartheid rejimi altında büyüdü. Gordimer, eserlerinde sıklıkla insan hakları, ırk ayrımcılığı, aşk, politika ve kimlik konularına odaklandı. En ünlü eserleri arasında “The Conservationist”, “Burger’s Daughter” ve “July’s People” yer alır. Gordimer, 1991 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve özellikle apartheid karşıtı duruşu nedeniyle övgü topladı. Gordimer, 2014 yılında 90 yaşında hayatını kaybetti.

Derek Walcott

Derek Walcott (23 Ocak 1930 – 17 Mart 2017), Saint Lucialı şair, oyun yazarı ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Saint Lucia’da doğdu ve büyüdü, ardından İngiltere ve ABD’de eğitim aldı. Walcott, şiirlerinde sıklıkla Karayip bölgesinin tarihini, kültürünü ve güzelliğini anlattı. En ünlü eserleri arasında “Omeros”, “The Star-Apple Kingdom” ve “In a Green Night” yer alır. Walcott, 1992 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve özellikle şiirlerindeki coğrafya, kültür ve kimlik teması nedeniyle övgü topladı. Walcott, 2017 yılında 87 yaşında hayatını kaybetti.

Toni Morrison

Toni Morrison (18 Şubat 1931 – 5 Ağustos 2019), Amerikalı yazar, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi ve Pulitzer Ödülü kazanan ilk siyahi kadın yazardı. Ohio’da doğdu ve büyüdü, ardından Howard Üniversitesi’nde İngilizce öğrenimi gördü. Morrison, siyahi kadınların deneyimleriyle ilgili yazdığı eserleriyle tanınır. En ünlü eserleri arasında “Beloved”, “The Bluest Eye” ve “Song of Solomon” yer alır. Morrison, yazdığı eserlerinde insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve ırk konularına odaklandı. 1993 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Morrison, özellikle Afro-Amerikan deneyimi ve kültürüne yaptığı katkılar nedeniyle övgü topladı. Morrison, 2019 yılında 88 yaşında hayatını kaybetti.

Kenzaburo Oe

Kenzaburo Oe (31 Ocak 1935 doğumlu) Japon yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Oe, 1960’lardan bu yana, Japonya’daki toplumsal değişimler ve savaş sonrası travmaları anlatan eserleriyle tanınmaktadır. En ünlü romanları arasında “A Personal Matter”, “The Silent Cry” ve “Nip the Buds, Shoot the Kids” yer alır. Oe, ayrıca 1994 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır ve edebiyata yaptığı katkılar nedeniyle övgü toplamıştır. Oe aynı zamanda sosyal adalet, insan hakları ve nükleer silahsızlanma gibi konulara olan aktif katılımıyla da tanınır.

Seamus Heaney

Seamus Heaney (13 Nisan 1939 – 30 Ağustos 2013), İrlandalı şair, çevirmen ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olarak tanınan bir yazardır. Kuzey İrlanda’da doğan Heaney, İngilizce dilinde yazdı ve ülkesindeki siyasi sorunlarla ilgili şiirler kaleme aldı. En önemli eserleri arasında “Death of a Naturalist”, “North” ve “The Spirit Level” yer alır. 1995 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Heaney, şiirlerinde doğayı ve çevreyi, aile ve toplum hayatını ve İrlanda’nın tarihsel ve kültürel mirasını ele almıştır. Heaney, ayrıca şair olarak dünya çapında takdir edilmiş ve çok sayıda ödül kazanmıştır. 2013 yılında 74 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

Wisława Szymborska

Wisława Szymborska (2 Temmuz 1923 – 1 Şubat 2012), Polonyalı şair, çevirmen ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olarak tanınan bir yazardır. Krakow’da doğan Szymborska, Polonya’da savaş sonrası dönemde yetişmiş ve şiirlerinde kişisel, tarihsel ve evrensel konuları ele almıştır. En önemli eserleri arasında “Salt”, “View with a Grain of Sand” ve “Poems, New and Collected 1957-1997” yer alır. 1996 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Szymborska, şiirlerinde ironi, mizah ve sorgulayıcı bir yaklaşım kullanmıştır. Szymborska, Polonya’nın en önemli şairlerinden biri olarak kabul edilir ve şiirleri dünya çapında yaygın olarak okunur. 2012 yılında 88 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

Dario Fo

Dario Fo (24 Mart 1926 – 13 Ekim 2016), İtalyan oyun yazarı, oyuncu, yönetmen ve tiyatro aktivisti olarak tanınan bir sanatçıdır. 20. yüzyıl İtalyan tiyatrosunun en etkili figürlerinden biri olan Fo, politik tiyatro ve hicivli mizah tarzı ile ün kazanmıştır. En bilinen eserleri arasında “Can’t Pay? Won’t Pay!”, “Accidental Death of an Anarchist” ve “We Won’t Pay! We Won’t Pay!” yer alır. Fo, ayrıca İtalyan sahne sanatları tarihinde birçok ödül kazanmış ve 1997 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür. Sanatçı, hayatının son yıllarında da politik görüşleri ve toplumsal adalet konusundaki çalışmaları ile tanınmıştır. Fo, 2016 yılında 90 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

José Saramago

José Saramago (16 Kasım 1922 – 18 Haziran 2010), Portekizli yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi bir romancıydı. İlk romanı Terra do Pecado’yu 1947’de yayımlayan Saramago, 1982 yılında yayımladığı “Memorial do Convento” (Convento Anıları) adlı eseriyle büyük bir üne kavuştu. “Baltasar ile Blimunda” adlı romanı da dahil olmak üzere pek çok eseri, toplumsal sorunları ele alırken fantastik ve hicivli bir anlatımla yazılmıştır. Saramago, 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanarak, Portekizce konuşulan dünyada bu ödülü alan ilk yazar oldu. Yazarın diğer önemli eserleri arasında “Körlük”, “Körlük Üçlemesi”, “Ölümlü Nesneler” ve “Köydeki Adam” bulunur. Saramago, 2010 yılında 87 yaşındayken hayatını kaybetti.

Günter Grass

Günter Grass (1927-2015), Alman yazar, ressam ve heykeltıraştı. En ünlü eseri, savaş sonrası Almanya’sında Nazizm ve savaş sonrası travmayı ele alan “Teneke Trampet” adlı romanıdır. 1999 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Grass, edebi çalışmalarının yanı sıra politik görüşleriyle de tanınmıştır. Özellikle sosyal demokratik ve Yeşiller Partisi’ne yakınlığıyla bilinen yazar, 1980’lerde Amerikan nükleer silahlarına karşı çıkmıştır. Grass’ın diğer önemli eserleri arasında “Köpek Yılı”, “Bölge Hastanesi”, “Hıristiyanlık üzerine Beş Mektup” ve “Sığındıkları Yer” bulunur. Grass, 2015 yılında 87 yaşındayken hayatını kaybetti.

Gao Xingjian

Gao Xingjian (d. 1940), Çin doğumlu, Fransız vatandaşı yazar, oyun yazarı, ressam ve yönetmendir. En bilinen eseri olan “Dağlar ve Denizler Arasında Bir Yerde” romanı ve tiyatro eserleri, Çin’deki Kültür Devrimi sırasında yargılanması ve yasaklanması nedeniyle yurt dışında yayınlanmıştır. 1987 yılında Fransa’ya yerleşen Gao, 2000 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Eserleri genellikle özgürlük, bireysellik, insan doğası ve yabancılaşma gibi konuları ele almaktadır. Ayrıca, Çin’deki sansür ve baskı sistemleri hakkında eleştirel görüşleri nedeniyle Çin hükümeti tarafından da eleştirilmiştir. Gao, halen Fransa’da yaşamaktadır.

Vidiadhar Surajprasad Naipaul

Vidiadhar Surajprasad Naipaul (1932-2018), Trinidad ve Tobago doğumlu Britanyalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Naipaul’un ilk romanı “The Mystic Masseur” 1957 yılında yayınlandı ve sonrasında birçok roman, seyahat yazısı ve deneme yazısı yazdı. Naipaul, eserlerinde İngiliz İmparatorluğu’nun çöküşü, kolonizasyon, göçmenlik ve kültürel kimlik konularını ele aldı. Naipaul, 2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Eserleri arasında “A Bend in the River”, “In a Free State” ve “The Enigma of Arrival” yer alır. Naipaul, ölümüne kadar edebiyat çalışmalarına devam etti ve 2018 yılında Londra’da öldü.

Imre Kertész

Imre Kertész (1929-2016), Macar yazar ve Holokost kurbanı olarak Auschwitz ve Buchenwald toplama kamplarında kalmıştır. Kertész’in en ünlü eseri olan “Küçük Edebiyat” romanı, Nazi Almanyası’nın toplama kamplarında geçen bir holokost deneyimi hikayesi anlatmaktadır. Roman, 2002 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Kertész’in eserleri, genellikle kişisel deneyimleri, Holokost sonrası travmaları ve insanın varoluşsal acıları hakkındaki felsefi düşünceleri içerir. Kertész, aynı zamanda bir senaryo yazarı ve gazeteci olarak da çalışmıştır. Kertész, 2016 yılında ölmüştür.

John Maxwell Coetzee

John Maxwell Coetzee, 9 Şubat 1940’ta Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde doğdu. Üniversite eğitimini Güney Afrika’da tamamladıktan sonra İngiltere’ye giderek, sonradan daimi olarak yerleşeceği Oxford Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı profesörü oldu. Yazarlığa 1974 yılında yayımladığı ilk romanı “Düşmanın Kitabı” ile adım attı. Kendisi de Güney Afrika’da yetişmiş olan Coetzee, eserlerinde ırkçılık, apartheid ve insan hakları konularını işlemesiyle tanınır. Eserleri arasında “Yaşamın Zorluğu”, “Beyaz Zamanlar”, “Hayvanların Şekli”, “Disgrace” gibi ödüllü romanlar yer alır. 2003 yılında “Disgrace” adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.

Elfriede Jelinek

Elfriede Jelinek, 20 Ekim 1946’da Avusturya’nın Mürzzuschlag kentinde doğdu. Yazar, özellikle cinsiyet, aile, şiddet ve iktidar gibi konuları ele alan çarpıcı ve provokatif eserleriyle tanınır. 1983 yılında yayımlanan “Die Klavierspielerin” (Piyano Öğretmeni) romanıyla uluslararası alanda ün kazandı ve 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Jelinek’in diğer önemli eserleri arasında “Lust” (Aşk), “Die Liebhaberinnen” (Aşıklar), “Burgtheater” (Sahne Arkası) ve “Das Werk” (İş) yer alır. Ayrıca tiyatro oyunları ve müzikal libretto da yazmıştır.

Harold Pinter

Harold Pinter (1930-2008) İngiliz oyun yazarı, şair, senarist, yönetmen ve siyasi aktivistti. 1950’lerin sonunda yazmaya başladığı oyunları, özellikle de “The Birthday Party” (1957), “The Caretaker” (1959) ve “The Homecoming” (1964) ile tanınır. 2005 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Ayrıca, siyasi görüşleriyle de tanınan Pinter, insan hakları, özellikle de bireysel özgürlükler ve özgür ifade konularında aktif bir şekilde çalışmıştır.

Orhan Pamuk

Orhan Pamuk (d. 7 Haziran 1952, İstanbul), Türk yazar, akademisyen ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. İstanbul’da doğan Pamuk, Boğaziçi Üniversitesi’nde Mimarlık ve Gazetecilik okudu. İlk romanı “Cevdet Bey ve Oğulları”nı 1982 yılında yayımladıktan sonra “Beyaz Kale”, “Kara Kitap”, “Yeni Hayat”, “Benim Adım Kırmızı” gibi birçok önemli eser kaleme aldı. Eserlerinde genellikle modern Türkiye’nin sosyal ve kültürel sorunlarına, Batı ile doğu arasındaki çatışmalara, ayrılık ve kimlik konularına değindi. 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Pamuk, Türkiye’nin en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilir.

Doris Lessing

Doris Lessing, İngiliz yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. 1919’da İran’da doğan Lessing, ailesiyle birlikte İngiltere’ye göç etti ve orada büyüdü. İlk romanı “The Grass is Singing” 1950’de yayınlandı ve dünya çapında tanınmaya başladı. Romanları, öyküleri, denemeleri ve otobiyografik eserleriyle edebi kariyeri boyunca çok sayıda ödül kazandı. 2007 yılında, İngiliz edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı. Eserleri genellikle toplumsal adaletsizlik, siyasi değişim ve kadın hareketi gibi konuları ele almaktadır. 2013 yılında hayatını kaybeden Lessing, edebiyat dünyasında ve okurlar arasında önemli bir yer edindi.

J. M. G. Le Clézio

Jean-Marie Gustave Le Clézio (J.M.G. Le Clézio), 13 Nisan 1940’ta Fransa’nın Nice şehrinde doğmuştur. Babası İngilizce öğretmeni, annesi ise Fransızca öğretmenidir. Genç yaşta yazmaya başlayan Le Clézio, ilk kitabı olan “Le Procès-Verbal” ile 1963 yılında Renaudot Ödülü’nü kazandı. Romanları, hikâyeleri, denemeleri ve seyahat yazılarından oluşan geniş bir eser yelpazesine sahip olan Le Clézio, 2008 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Eserlerinde, insanın doğaya ve topluma uyum sağlama sürecine odaklanırken, yerli halkların kültürleri ve tarihleri ile de ilgilenmektedir. Le Clézio, günümüzde Meksika’da yaşamaktadır.

Herta Müller

Herta Müller, 17 Ağustos 1953’te Romanya’da doğdu. Etnik Alman azınlığa mensup bir ailenin çocuğu olan Müller, ülkesindeki komünist rejim altında büyüdü ve üniversite eğitimini tamamladıktan sonra yazarlık kariyerine odaklandı. İlk romanı “Niederungen” 1982 yılında yayımlandı ve Almanya’da oldukça popüler oldu. Ancak Müller, Romanya’daki rejimle ilgili eleştirileri nedeniyle baskı gördü ve 1987’de Almanya’ya göç etmek zorunda kaldı. Yazarlığı boyunca toplumsal adaletsizlik, baskı ve zulüm gibi temaları işledi ve 2009’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

Mario Vargas Llosa

Mario Vargas Llosa, 28 Mart 1936’da Peru’nun Arequipa şehrinde doğdu. Peru, İspanya ve İngiltere’de eğitim aldı. İlk romanı “Şehir ve Köpekler” (1963) ile tanındı ve bu eseriyle 1964’te Biblioteca Breve Ödülü’nü kazandı. Romanları, kısa öyküleri, tiyatro oyunları, denemeleri ve politik yazılarıyla ün kazandı. Eserleri, toplumsal değişim, bireysel özgürlük, kişisel kimlik ve yaratıcılık gibi konuları ele alır. 2010 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ayrıca Peru’da siyasi ve kültürel alanda etkili bir figürdür.

Tomas Tranströmer

Tomas Tranströmer (1931-2015), İsveçli şair ve psikologdur. Stockholm doğumlu olan Tranströmer, 1950’lerden itibaren şiir yazmaya başlamış ve 1954’te ilk şiir kitabı olan “17 Diksiyon Şiiri”ni yayımlamıştır. Bunun yanı sıra, psikolog olarak çalışmış ve cezaevinde mahkumlarla yaptığı terapi seanslarına dayanan birkaç kitap yazmıştır. Tranströmer, şiirleriyle pek çok ödüle layık görülmüştür; 2011 yılında ise Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Tranströmer, şiirlerinde doğa, insan psikolojisi, hayal gücü ve varoluşsal konuları işlemiştir.

Mo Yan

Mo Yan, gerçek adı Guan Moye olan Çinli bir yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. 17 Şubat 1955’te Shandong, Çin’de doğdu. Doğum adı olan Guan Moye, “hiçbir şey” anlamına gelen “Mo Yan” mahlasını seçti. İlk romanı, 1981 yılında yayınlanan “Kanlı Saha” büyük beğeni topladı ve Çin edebiyatında yeni bir yön belirledi. 2012 yılında, “hayatın gerçekliğini karşı karşıya getirerek fantazi, tarih ve günümüz Çin toplumu için eleştirel gerçeklik harmanıyla” kendisine Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandırdığı belirtildi. Mo Yan, modern Çin edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilir.

Alice Munro

Alice Munro (1931-2021) Kanadalı yazar. Ontario eyaletinde doğan Munro, kısa hikayeler yazarak edebiyat dünyasında tanındı. Hikayeleri, sıradan insanların hayatlarını anlatarak, genellikle Kanada’nın küçük kasabalarında geçiyor. İlk hikaye koleksiyonu “Dance of the Happy Shades” 1968’de yayınlandı ve Munro’ya Kanada’nın en prestijli edebi ödülü olan Governor General’s Award’ı kazandırdı. Daha sonra “Lives of Girls and Women” ve “The Moons of Jupiter” gibi birçok kitap yayınladı ve 2013’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

Patrick Modiano

Patrick Modiano, 30 Temmuz 1945’te Boulogne-Billancourt, Paris, Fransa’da doğan Fransız yazar ve senaristtir. Yahudi bir baba ve Belçikalı bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Edebiyat alanındaki çalışmaları ve özellikle Marcel Proust ve Albert Camus’nun etkisiyle 1960’larda yazarlık kariyerine başladı. İlk romanı La Place de l’Étoile 1968’de yayımlandı ve sonrasında birçok roman, öykü ve senaryo yazdı. Eserlerinde Belle Époque ve II. Dünya Savaşı sonrası Fransa’sındaki Yahudi kökenli insanların hikayelerini ve kimlik arayışlarını ele aldı. 2014 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

Svetlana Aleksiyeviç

Svetlana Aleksiyeviç (Svetlana Alexandrovna Alexievich), 31 Mayıs 1948’de Ukrayna’nın Ivano-Frankivsk şehrinde doğdu. Babası Sırp, annesi Ukraynalıydı. 1967’de Minsk Devlet Üniversitesi’ne girdi ve orada gazetecilik okudu. Daha sonra Sovyet dönemi savaşları, travmalar ve kişisel kayıpları ele alan eserlerinde yer alacak olan belgesel edebiyata yöneldi. 1983’te ilk kitabı “Ufak Bir Hikayeler Kitabı”nı yayınladı ve sonraki yıllarda “Savaşın Kadın Yüzleri”, “Günümüzde Sıradan İnsanlar”, “Çernobil Duaları” ve “İşte Budur” gibi birçok belgesel eser kaleme aldı. 2015 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve ödülü, “Sessizliğin Vebası” adlı kitabındaki çalışmasına atfen “bilincin ve anıların dili”ne yaptığı katkı nedeniyle kazandı.

Bob Dylan

Bob Dylan, 24 Mayıs 1941’de Duluth, Minnesota’da doğan Amerikalı bir şarkıcı, söz yazarı, müzisyen, besteci ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Sanatçı, 1960’larda halk müziği sahnesindeki politik ve sosyal mesajlarıyla ün kazandı ve müzik dünyasının en saygın isimlerinden biri haline geldi. Dylan’ın en ünlü şarkıları arasında “Blowin’ in the Wind”, “The Times They Are a-Changin'”, “Like a Rolling Stone” ve “Knockin’ on Heaven’s Door” yer alır. Sanatçı ayrıca şiir ve deneme yazıları da yayınladı. Dylan, 2016’da “yeni şiirsel ifadelerin Amerikan şarkı geleneğinde yeni bir şiirsel ifade yaratmak için birleştiği” gerekçesiyle Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.

Kazuo Ishiguro

Kazuo Ishiguro (8 Kasım 1954 doğumlu) Japon asıllı İngiliz yazar ve romancıdır. Nagazaki, Japonya’da doğan Ishiguro, ailesiyle birlikte 1960’larda İngiltere’ye taşındı ve Oxford’da İngiliz Edebiyatı okudu. Kariyerine şarkı sözü yazarı olarak başladı, ancak kısa süre sonra roman ve öykü yazmaya yöneldi. İlk romanı “A Pale View of Hills” 1982’de yayınlandı ve kısa sürede eleştirmenlerden övgü aldı. Daha sonra “The Remains of the Day” adlı romanı 1989’da yayınlandı ve 1993’te aynı isimle sinemaya uyarlandı. Bu roman, Booker Ödülü dahil olmak üzere birçok ödül kazandı. Ishiguro, 2017 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu.

Olga Tokarczuk

Olga Tokarczuk, 29 Ocak 1962’de Polonya’nın Sulechów kentinde doğdu. Polonya’nın en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilen Tokarczuk, antropoloji, psikoloji ve nöroloji gibi konulara olan ilgisiyle dikkat çekmektedir. 1989 yılında ilk romanı “Podróz ludzi Księgi” (The Journey of the Book-People) yayımlandı. Ardından “E.E.” (1996), “Prawiek i inne czasy” (Primeval and Other Times) (1996), “Dom dzienny, dom nocny” (House of Day, House of Night) (1998) ve “Bieguni” (Flights) (2007) gibi önemli eserleri takip etti. 2018 yılında “Flights” adlı eseri İngilizce olarak yayınlandı ve Man Booker Uluslararası Ödülü’ne layık görüldü. 2019 yılında ise “Sürüngenler” adlı romanı Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Tokarczuk aynı zamanda insan hakları ve ekoloji gibi konulara olan duyarlılığıyla da tanınmaktadır.

Peter Handke

Peter Handke, Avusturyalı yazar ve oyun yazarıdır. 1942 yılında Kärnten, Avusturya’da doğdu. Graz Üniversitesi’nde hukuk okuduktan sonra, yazı hayatına atılmak için Viyana’ya taşındı. İlk romanı “Die Hornissen” 1966’da yayınlandı ve birçok ödül kazandı. Handke, yazılarında dilin önemini vurgulayan, toplumsal ve politik konuları eleştirel bir bakış açısıyla ele alan bir yazar olarak bilinir. 2019 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.

Louise Glück

Louise Glück, 22 Nisan 1943 tarihinde New York’ta doğdu. Babası Daniel Glück, Macaristan Yahudisi bir işadamıydı ve annesi Beatrice (née Grosberg) Yahudi bir Amerikalıydı. Yale Üniversitesi, Columbia Üniversitesi ve Iowa Writers’ Workshop’ta eğitim gördü. Şiirleri, yoğun duygusallığı ve çoğu kez sert ve keskin tonu nedeniyle tanınır. The Wild Iris adlı şiir koleksiyonuyla 1993 yılında Pulitzer Ödülü’nü kazandı. 2020’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanarak ödülü kazanan 16. kadın ve Amerikalı şair oldu. Ayrıca Yale Üniversitesi’nde İngilizce profesördür.

Abdulrazak Gurnah

Abdulrazak Gurnah, 20 Haziran 1948’de Tanzanya’nın Zanzibar şehrinde doğdu. Zanzibar’da bir İslam okulunda eğitim gördükten sonra, önce Tanzanya’da, ardından İngiltere’de öğrenim gördü. 1980’lerde yazarlık kariyerine odaklanarak öğretmenlik yapmayı bıraktı. İlk romanı “Memory of Departure” 1987 yılında yayınlandı. İkinci romanı “Pilgrims Way” 1988’de yayınlandı ve Whitbread Edebiyat Ödülü için aday gösterildi. “Paradise” (1994) adlı romanı, Booker Ödülü’ne aday gösterildi ve “By the Sea” (2001) adlı romanı Whitbread Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Gurnah, aynı zamanda İngiliz Edebiyatı profesörüdür ve özellikle İngiliz edebiyatında Afrika kökenli yazarların çalışmaları konusunda uzmandır.

Annie Ernaux

Annie Ernaux, 1 Eylül 1940’ta Lillebonne, Fransa’da doğan Fransız yazar ve sosyologdur. Ernaux, aile hayatı, toplumsal sınıf, kişisel bellek, dil ve cinsiyet üzerine yazdığı eserleriyle tanınır. 1960’larda Rouen Üniversitesi’nde İngilizce öğretmeni olarak çalışırken, İngilizce ders kitapları yazmaya başladı. İlk romanı “Les Armoires vides” (Boş Dolaplar), 1974 yılında yayımlandı ve Fransız eleştirmenler tarafından övüldü. 1984 yılında yayımlanan “La Place” (Mekan), Ernaux’nun en ünlü eserlerinden biridir ve yazarın ailesinin geçmişine, özellikle de babasının hayatına odaklanır. “L’Événement” (Olay), 2000 yılında yayımlanan ve Ernaux’nun 1963’te aldığı kürtajı ele alan kişisel bir denemeydi ve Fransız edebiyatındaki en etkileyici yapıtlardan biri olarak kabul edilir. Ernaux, 2022 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.

Jon Fosse

Jon Olav Fosse, (doğumu 29 Eylül 1959) Norveçli yazar. Oyun yazarı, düzyazı ve çocuk kitabı yazarı, şair, denemeci ve mütercim olarak aktiftir. Çağdaş Norveç edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biridir. Genellikle karamsar, melankolik ve mistik olarak nitelendirilen eserleri 40’tan fazla dile tercüme edilmiştir. 1990’lardan bu yana, dünyanın dört bir yanında sahnelenen 20’den fazla tiyatro oyunu, ona büyük bir ün kazandırdı. Jon Fosse, 2023 yılında “Söylenemeyeni dile getiren yenilikçi oyunları ve düzyazıları için” Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür.

Kim Kazanır?: Sizce 2024 Nobel Edebiyat Ödülü‘nü kim kazanır? Kazanabileceğini düşündüğünüz kişileri yorum olarak ekleyebilirsiniz.


Not: Bu konuyla ilgili olarak Nobel Barış Ödülü Nedir? Kimlere, Neden Verilir? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Konuyla İlgili Yazılar

Başa dön tuşu

Metin kopyalamanın açılabilmesi için
lütfen web sitemizdeki herhangi bir reklama
tıklayarak bize destek olunuz.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek olunuz. Anlayışınız için teşekkür ederiz.