Birinci Dünya Savaşı’nın Nedenleri – Genel ve Özel Nedenler

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı'na Girmesinin Nedenleri

Birinci Dünya Savaşı'nın Nedenleri
1 2.414

Bu yazımızda Birinci Dünya Savaşı’nın nedenleri konusuna değinilmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın genel ve özel nedenlerini incelediğimiz bu yazımızda ayrıca Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na giriş nedenlerine de yer verdik.

Birinci Dünya Savaşı’nın Nedenleri

20. yüzyılın en kanlı ve en büyük savaşlarından biri olan Birinci Dünya Savaş’ı, 28 Temmuz 1914’te başlayıp 11 Kasım 1918’de sona ermiştir. Avrupa merkezli küresel bir savaş olan Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasına kadar Büyük Savaş veya Dünya Savaşı olarak da adlandırılmıştır. Üç farklı kıtaya yayılan bu savaşa birçok devlet katılmıştır. Yaklaşık on beş milyon kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda insanın yaralandığı, evlerinden, yurtlarından, yuvalarından olduğu bu savaş; tarihteki en kanlı savaşlar arasında beşinci sıradadır.

Savaş başlamadan önce ve savaşa yakın zamanlarda olan gruplaşmaların sonucunda iki farklı grup olan İtilaf Devletleri ve İttifak Devletleri ortaya çıkmıştır. Başlıca İtilaf Devletleri İngiltere, Rusya, İtalya (taraf değiştirdikten 1915’ten sonra); başlıca İttifak Devletleri ise Almanya, Avusturya-Macar İmparatorluğu, İtalya (taraf değiştirmeden önce, 1915’e kadar), Bulgaristan ve Osmanlı İmparatorluğu’dur. Bu devletlerin zamanla bu şekilde gruplanmalarının ve savaşın çıkmasının birçok nedeni vardır ve savaşın ortaya çıkması çok kısa sürede değil aksine uzun yıllar sürmüştür.

Birinci Dünya Savaşı’nın Görünen Nedeni: Avusturya-Macaristan Veliahtının Ölümü

Birinci Dünya Savaşı’nın nedenleri arasında yer alan ve savaşın çıkmasının görünen sebebi, savaşın ilk kıvılcımı, 28 Haziran 1914’te gerçekleşen Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun 51 yaşında olan veliahdı Arşidük Ferdinand ve eşi Sophie Chotek’in bir örgütte üye olan genç bir Sırp milliyetçisi tarafından gerçekleştirilen suikastın sonucunda Saraybosna’da öldürülmesi olmuştur. Veliaht Arşidük Ferdinand ve eşi Sophie Chotek, Sırplar için önemli bir gün olan ve Aziz Vitus (Kosava Meydan Muharebesi’nin olduğu, Osmanlı’ya karşı yenildikleri, krallarının öldüğü ve aynı zamanda Osmanlı padişahı Murad-ı Hüdavendigar’ın da öldürüldüğü gün) olarak adlandırdıkları günde ziyarete gelmiştir.

Avusturya-Macaristan Veliahtının Ölümü
Gavrilo Princip’in Tutuklanması

Veliahtın konvoyunun geçişi sırasında yola atılan bomba patlamış ama Arşidük Ferdinand ve eşi Sophie Chotek’e hiçbir şey olmamıştır. Yaveri yaralanmıştır. Neceljko Gabrinovic adındaki bombaya patlatan genç yakalanmıştır. Eşiyle beraber yaverini hastanede ziyarete giderken geçtikleri Latin Köprüsü’nde adı Gavrilo Pirincip olan liseli bir gencin onları üç metre uzaktan vurması sonucunda kendisi boynundan, eşi ise karnından vurularak ölmüşlerdir. Bu olay, birkaç yıl sürecek tarihin en kanlı savaşlarından birisinin gerçekleşmesine ön ayak olmuştur. Veliahtlarının bir suikasta kurban gitmesi sonucunda Avusturya-Macaristan Sırbistana; Almanya, Rusya ve Fransa’ya, İngiltere Almanya’ya, Avusturya-Macaristan Rusya’ya savaş açmıştır ve bu şekilde diğer devletlerin de savaşa girmesiyle devam etmiştir.

Birinci Dünya Savaşı’nın Genel Nedenleri

Savaşın çıkmasının sebebi olarak kabul edilen Avusturya-Macaristan veliahtının ve karısının öldürülmesidir. Bununla beraber bu sebebin altında yatan görülmeyen sebepler de vardır. Bu sebepler arasında bin yedi yüzlerin sonunda olan Fransız İhtilali’nin etkileri, Fransız İhtilali’nin sonucunda ortaya çıkan milliyetçilik akımı, farklı imparatorlukların altında olan devletlerin, grupların bağımsızlıklarını ilan etme isteği, on sekizinci yüzyılın ikinci yarısında başlayan Sanayi İnkılabı’nın etkileri, devletlerin yayılmacı politikaları, ham madde ve pazar arayışları, sömürgecilik faaliyetleri, devletler arasında süregelen silahlanma yarışı, militarizm, zaman ile birlikte gelen bloklaşmalar, devletler arası rekabetler, çıkar ilişkileri, açgözlülük ve bunların yanında zaman içinde olan belli devletler arasındaki bazı özel nedenler ve devletlerin uyguladıkları politikalar ve düşünceler örnek olarak gösterilebilir.

Fransız İhtilali

Birinci Dünya Savaşı’nın nedenleri arasında en önemli yer tutan olay Fransız Devrimi’dir. Savaşın başlamasının sebeplerinden birisi olan Avrupa ve Batı dünyası tarihinin en önemli dönüm noktalarından olan Fransız İhtilali, 1787 yılında Fransa’ya yayılan 1789 yılında doruk noktasına ulaşan ve 1799 yılına kadar süren bir devrim hareketidir. Yeni çağın bitişi ve yakın çağın başladığı olay olarak kabul edilen Fransız İhtilali, Avrupa merkezli bir hareket olmasına rağmen kısa sürede bütün dünyayı etkilemiştir. Halkın Fransa’daki krallığa, hiyerarşiye ve baskıya karşı yaptıklar isyandır. “Ancienne regime” adı verilen eski yönetime karşı yapılan bu hareket, büyük yankı uyandırmış ve yönetime son verip yeni akımların, düşüncelerin, fikirlerin doğmasına ve yenileşmeye öncülük etmiştir.

Bu ayaklanmanın sonucunda insan hakları, eşitlik, özgürlük, adalet, milliyetçilik gibi kavramlar yaygınlaşmaya başlamış, dini kullanarak ayakta kalan ve yönetim gücünün olalara ilahi güçler tarafından verildiğine inanılan krallıklar yıkılamaz diye düşünülen krallıkların yıkılabileceği gerçeği ortaya çıkmış, egemenliğin halka ait olduğun kabul edilmiştir. İnsan hakları bildirgesi evrenselleşerek dünya çapında kabul görmüştür. Fransız Devrimi’nin sonucunda ortaya çıkan Milliyetçilik Akımı, siyasal bir nitelik kazanmıştır, her millet kendi devletini kurabilecekleri düşüncesini benimsemeye ve o doğrultuda hareket etmeye başlamışlardır. Monarşik yapıda devletler yıkılıp yerine ulus devletlerinin kurulmasına sebebiyet vermiştir. Çok uluslu devletler parçalanmış ve yerlerine yeni milletler kendi ve siyasi birliklerini kurmaya başladılar.

Milli beraberliklerini sağlamak için hareket eden uluslar, milli birliklerini sağlayıp yeni devletler kurmak için çalışmalarda bulunmuşlardır. Bu çalışmaların sonucunda kurulan ve güçlenen devletler dolayısıyla Avrupa’nın haritası değişmiş, Avrupa’da olan düzen ve siyasal dengeler sarsılmaya, değişmeye başlamış. Bu gelişmelerin sonucunda ise büyük devletler tedirgin olmuştur. Hızla yayılan milliyetçilik akımının sonucunda gerçekleşen milliyetçilik hareketleri yüzünden dünya genelinde düzen bozulmaya, baştakiler sorgulanmaya başlanmış ve üstekilere karşı ayaklanmalar, karşı gelmeler yaşanmıştır. Devletlerin birbirleriyle nüfuz mücadelelerine girmelerine sebebiyet vermiştir. Bu gelişmeler de savaşın çıkmasına sebep olmuştur.

Sanayi İnkılabı

İnsanlığın varoluşundan itibaren insanlar, hayatlarını devam edebilmek için yeni kaynaklar bulmuşlar, yeni icatlar yapmışlardır. Toplayıcılıkla başlayan bu süreç devam ettikçe yerini avcılığa ve tarıma bırakmıştır. Tarımla birlikte gücün kaynağı toprak olmuştur. Milletler veya topluluklar toprak için savaş vermişlerdir, kimin çok toprağı var ise o güçlü devlet olmuştur. Yakın çağa kadar süren anlayış dolayısıyla devletler arasında yüzyıllar boyunca mücadeleler ve savaşlar olmuştur. Sanayi İnkılabı’ndan sonra değişen bu anlayış yerini toprağın aksine hammadde arayışına bırakmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın nedenleri arasında sanayileşme süreci de son derece etkilidir. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkmasına bir diğer etken olan Sanayi İnkılabı, 1730 ve 1830 tarihleri arasında İngiltere’de başlayarak yayılan bir devrim hareketidir. Sanayi İnkılabı’nın sonucunda kol gücüne dayalı üretim faaliyetlerini yerini makineleşmeye bırakmıştır. İnsan gücünün yerini makinelere bırakarak zamandan tasarruf edilmiş ve maliyet daha ucuza gelmiştir. Üretim artmış, nüfus artmış ve devletlerin daha çok üretim yapması gerekmiştir. Bunun sonucunda insanlar ağır şartlar altında fazla saatler çalışmışlardır. İnsanlar arasında yeni sınıflar ve fikir akımları ortaya çıkmıştır. Sanayi İnkılabı sanayiyi kısa sürede geliştirmiştir. Sanayisi gelişen devletler ham madde ve pazar ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çareyi sömürgecilikte bulmuşlardır. Sömürgecilik 18. ve 19. yüzyıllarda yaygınlaşmıştır. Sanayileşmenin yayılması sonucunda devletler arasında hammadde ve pazar arayışı artmış, ekonomik ve siyasi yarış hızlanıp Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına zemin hazırlamıştır.

Militarizm ve Silahlanma Yarışı

Birinci Dünya Savaşı’nın nedenleri arasında yer alan bir diğer sebep ise militarizm ve devletler arasındaki silahlanma yarışıdır. Militarizm, ordu ve askerli gücün yükseltilmesi ve toplumun egemen değeri olarak görülmesi şeklinde ifade edilebilir. Militarizm kelimesi ilk olarak 1860 yılında kullanılmıştır. Zaman içinde ülkeler sanayisinin büyük bir bölümünü silahlanmaya ayırmışlar ve sömürgecilik faaliyetlerinde olduğu gibi ülkeler yarışır hale gelmiştir. Devletin yapısı ve yönetim şekli üzerinde büyük etkisi oluşan militarizm, amaçların askeri araçları kullanarak elde edilmesini savunmuştur. Zamanla devletlerin yönetim anlayışı değişmiş, ordu gücü aşırı derecede önemli olmuş ve militarizmden etkilenilmiştir. Çok fazla silah üretilmesinin sonucunda herkes bu düşünce anlayışını benimsemiş ve insanlar savaşa özenir ve ister hale gelmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda saldırgan politika izleyen devletlerin bu düşünce tarzından etkilendiklerini söylemek mümkündür.

Devletler Arası Bloklaşma

Birinci Dünya Savaşı’nın nedenleri arasında yer alan başka bir neden olarak devletler arasındaki bloklaşma ve rekabet örnek olarak gösterilebilir. Devlet arasında politik ve askeri işbirliğin kurulması sonucunda oluşan gruplara bloklaşma denir. Avrupa ülkeleri arasında 1750’den sonra başlayan bu gruplaşmaların görüldüğü ilk yerlerden birisi sömürgeciliktir. Güçlü devletler hammadde ve pazar arayışı için yıllar boyunca rekabet etmişlerdir. Son yüzyılda yaşanan en büyük gruplaşmalardan birisi de Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan bloklaşma denilebilir. Ülkeler kendi çıkarları için geçmişten beri kendi aralarında mücadeleler vermektedir ve belli başlı amaçlar uğruna rekabet etmektedirler. Birinci. Dünya Savaşı’na ortam hazırlayan bu bloklaşma ve devletler arasındaki rekabet, devletlerin izledikleri politikalara göre şekillenmiştir. Bu bloklaşmanın genel sebeplerinden başlıca olanları sömürge yarışı, hanedanlar arasındaki mücadeleler, sömürgeci devletlerin dini, kültürü yayma isteği, silahlanma yarışı ekonomik sebepler ve çıkar ilişkileridir.

Birinci Dünya Savaşı’nın Özel Nedenleri

Bu sebeplerin yanında devletlerin arasında yaşanan özel sebepler de Birinci Dünya Savaşı’nın nedenleri arasındadır. Bu sebepler ülkelerin zaman içinde grup oluşturmaya itmiştir ve kendi ilişkilerine ve müttefiklerin ilişkilerine dayalı olarak bloklaşmalar oluşmuştur. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce ortaya çıkan Almanya ile İngiltere arasındaki siyasi ve ekonomik anlaşmazlıklar ve rekabet savaşını tetiklemiştir. İngiltere’nin sömürgecilik faaliyetleri ve Sanayi İnkılabı üzerine ekonomisi gelişen Almanya’nın dikkatini çekmiştir. İngiltere, Almanya’yı toprakları üzerinde büyük bir tehdit olarak görmüştür.

Almaya ile Fransa arasındaki taş kömürü bakımından zengin ve önemli bir bölge olan Alsas-Loren’i Seden Savaşı’nın üzerine Almanya’ya kaptıran Fransızların geri almak istemeleri ve aralarında gerginlikler yaşamaları Almanya ile Fransa’yı karşı karşıya getirmiştir. Rusya’nın boğazlarda hakimiyet kurarak sıcak denizlere inme düşüncesi ve Almanya ile Avusturya-Macaristan topraklarına göz dikmesi ve onları etkisiz hale getirme düşüncesinin yanında tüm Slavları bir araya getirip tek bir çatı altında toplama düşüncesi onu Avusturya-Macaristan ile karşı karşıya getirmiştir. Ayrıca Rusya’nın Balkanlar üzerindeki politikasının, Balkanlar üzerinden Orta Doğu’ya geçmek isteyen Almanya için tehdit oluşturduğu gerekçesiyle Almanya ile de karşı karşıya kalmıştır.

Siyasi birliğini geç tamanlayan İtalya’nın zaman içinde güçlenip daha çok güç kazanma isteği doğrultusunda sömürge ve toprak arayışı içinde olması ve Akdeniz’de üstün bir egemenlik kurma düşüncesi, Avusturya-Macaristan ile ters düşmesine neden olmuştur. Bu sebepten ötürü Birinci Dünya Savaşı’na İttifak grubunda yer alan İtalya’nın taraf değiştirmesinde önemli bir etkendir. Devletler arasında yaşanan bu özel konulardan ötürü zaman içinde devletler çıkarlarına göre birbirleriyle yakınlaşmış ya da uzaklaşmışlardır. Bu nedenler Birinci Dünya Savaş’ından önce oluşup savaşta kesinlik kazanmıştır. Aynı amaçları olan devletler ya da birbirlerinin politikalarına karşı tehdit olmayanlar bir arada savaşa girmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda iki taraf vardır. İngiltere, Fransa, Rusya İtilaf devletlerinin en baş ülkelerini oluştururken Avusturya-Macaristan ve Almanya da İttifak devletleriyle savaşmıştır.

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Girmesinin Nedenleri

Yirminci yüzyılın başlarında da toprak kaybetmeye devam eden Osmanlı Devleti, Trablusgarp Savaşı ile Afrika’daki son toprağını ve Baklan Devletleri ile girmiş olduğu savaşta da Trakya hariç Avrupa’daki bütün topraklarını kaybetti. Savaşlarda büyük hezimet yaşanması sonucunda iktidarda bulunan İttihat ve Terakki Hükümeti, orduyu yeniden yapılandırmak ve eski gücüne geri getirmek amacıyla orduda bazı değişiklikler yaptı ve Almanya’dan askeri bir heyet getirildi. Osmanlı, bloklaşan Avrupa’da yalnız kalmamak için birtakım görüşmeler yaptı. İlk başlarda savaşa İngiltere ve Fransa’nın yanında girmek isteyen Osmanlı Devleti, İngiltere ve Fransa’nın istememesi üzerine Almanya ile yakınlaşmıştır. İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerinde emelleri oldukları ve güçsüz görüp savaşta yenileceğini düşündükleri için onunla savaşmak istememişlerdir.

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı'na Girmesinin Nedenleri
Osmanlı Padişahı 5. Mehmed ile Almanya İmparatoru 2. Wilhelm İstanbul’da

Almanya ve Avusturya-Macaristan’la yakınlaşan Osmanlı, 2 Ağustos 1914’te ittifak anlaşması imzalamıştır. Ancak diğer devletlere karşı savaş açmak istemeyen Osmalı, silahlı tarafsızlığını ilan etmiştir. İtilaf devletleri, Osmanlı devletinin savaşa girmemesi için kapitülasyonların kaldıracağını ve maddi yardım yapılacağını açıklamıştır. Almanya, Osmanlı’nın savaşı girmesini istiyordu. Böylelikle cephe sayısını arttırıp yükünü hafifletecekti. Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi, iki Alman gemisinin Çanakkale Boğazı’na peşlerinde İngiliz donanmasıyla girmesi üzerine başladı. Goben ve Breslav isimli bu gemileri, İngiltere’nin el koyduğu gemiler yerine aldıklarını söyleyen Osmanlı, gemilerin isimlerini Yavuz ve Midilli olarak değiştirdi ve Türk bayrağı çekti.

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Girişi

29 Ekim 1914’te donanma komutanı olan Amiral Souchon’in tatbikat bahanesiyle aralarında Goben (Yavuz), Breslav (Midilli) zırhlı gemilerinin de bulunduğu donama, Rus limanlarını bombaladı. Rusya’nın ardından 3 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti’ne savaş açtı ve İngiliz ve Fransız gemileri bir saldırı düzenlediler. Osmanlı Hükümeti, bu saldırı karşısında 11 Kasım’da İtilaf Devletleri’ne savaş açtığını bildirdi. Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesinde çıkarlarını göz önünde bulundurarak yaptığı savaşlarda kaybettiği toprakları geri almak istemesi, İngiltere, Fransa ve Rusya’nın düşmanca tavır sergilemeleri, güçlü devletlerin sömürgelerinde bulunan Müslüman ülkeleri bağımsız yapmak istemesi, dönemin komutanlarının Alman hayranlığı ve Almanya’nın kesin savaşı kazanıcağına olan inancı ve düşüncesi, bunun yanında da Rus limanlarının bombalanması Osmanlı Devleti’nin İttifak Devletleri’nin yanında Birinci Dünya Savaşı’na giriş sebepleri arasında gösterilebilir.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Birinci Dünya Savaşı’nın Sonuçları – Osmanlı Devleti’ne Etkisi başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi