12. Sınıf

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı Cevapları – 5. Ünite (2021-2022)

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı Cevapları

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı Cevapları 5. Ünite başlıklı bu yazımızda Çağdaş Türk ve Dünya tarihi ders kitabındaki tüm ünitelerin içindeki soruların cevaplarını hazırladık. Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı Cevapları 5. Ünite yazımızda aşağıdaki bölümlerde yer alan soruların cevaplarını hazırladık;

  • 5. ÜNİTE BAŞINDA: “Hazırlık Çalışmaları” bölümünde yer alan soruları yanıtladık ve “Kavramlar” bölümündeki kavramları açıkladık.
  • 5. ÜNİTE İÇİNDE: “Araştıralım”, “Düşünelim”, “Tartışalım” ve “Karşılaştıralım” bölümlerindeki soruları yanıtladık.
  • 5. ÜNİTE SONUNDA: “Ölçme ve Değerlendirme Soruları” bölümündeki tüm soruları yanıtladık.

Ders: Tarih Ekibi tarafından hazırlanan Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı Cevapları 5. Ünite hakkında eklemek istediklerinizi yorum bölümünü kullanarak bize iletebilirsiz.

Bu Yazının İçindeki Başlıklar:

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı 5. Ünite Cevapları

Çağdaş Türk ve Dünya tarihi ders kitabının beşinci ünitesi olan Küreselleşen Dünya, yedi kazanımdan oluşmaktadır. Aşağıda bu yedi kazanıma yönelik soruların cevapları bulunmaktadır.

Kavramlar Bölümü Soruları

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi ders kitabının beşinci ünitesi olan Küreselleşen Dünya ünitesinin Kavramlar bölümünde yer alan 10 kavramı yanıtladık.

Kopenhag Kriterleri Nedir?

22 Haziran 1993’te yapılan Kopenhag Zirvesi’nde belirlenen kriterlerdir. Bu kriterlere göre Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği’nin genişlemesinin merkezi Doğu Avrupa ülkelerini kapsayacağını belirlemiştir.

Neoliberal Nedir?

Farklı ülkelerde neoliberal politikalaın belirlenmesinin farklı nedenleri vardır. Mesela İngiltere’de Margaret Thatcher 1980’lerde, Ronald Reagan da ABD’de neoliberal politikaların benimsenmesinde öncülük etmiş isimlerdir. Uygulanan neoliberal ekonomilerin ortak özelliklere sahip olduğu şu özelliklerden belli olmaktadır. Kamu harcamalarında azaltmaya gitmişlerdir. Denk bir bütçe politikası izlemeye gitmeleri, vergi oranlarını indirmeleri ve tarafsız bir vergi politikası izlemeleri, istikrarlı bir para politikası uygulamaları, kuruluşlarda özelleştirmeye gitmeleridir.

Siber Tehdit Nedir?

Dünyaya yayılmış bilişim sistemleri ve bunları birbirine bağlayan ağlardan oluşan ortamda, kurum veya sistemin zarar görmesiyle istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasıdır.

Glasnost Nedir?

Sovyetler Birliği’nde Mihail Gorbaçov’un döneminde ülkede ekonomik sorunlara çözüm bulmak amacıyla uygulanana politikalarıdır.

Mavi Kelebekler Nedir?

Bosna Savaşı’ndan sonra hayatını kaybeden yaklaşık olarak 300 bin Boşnak’ın gömülü olduğu derin toplu mezarlar mavi kelebekler sayesinde bulunmuştur. Bunun nedeni ise ölü bedenlerin üzerinde minsk otundaki artışların sonucunda mavi kelebeklerin sayısının da artmış olmasıdır.

Asimetrik Savaş Nedir?

Güçlü olan askeri bir birliğin daha güçsüz olan askeri bir birliğe karşı yürüttüğü nizami olmayan savaş türüdür.

Mülteci Nedir?

Kendi ülkesinden başka bir ülkeye zorunlu olarak göç etmiş olan insanlardır. Genellikle ekonomik sıkıntılardan ve hayatlarını tehdit edebilecek düzeye gelen savaşlardan dolayı ülkelerinden göç etmişlerdir.

Küresel Terör Nedir?

Küresel terörizm, birden çok toplumdaki egemen siyasi yapıyı veya emellerini değiştirmek amacıyla belirli, kurulmuş bir örgüt tarafından sistematik olarak uygulanan ve kitleleri korkuya sürükleyen şiddet eylemleridir.

Perestroyka Nedir?

SSCB’nin uygulamış olduğu devlet yapılanmasında, işleyişinde açıklık ve yeniden yapılanma politikası, devrimdir. Sosyalist Teşebbüs Kanunu ile 1 Ocak 1988 senesinde uygulanmaya geçirilmiştir.

Arap Baharı Nedir?

2010 senesinde başlayan, art arda farklı Orta-Doğu ülkelerinde demokrasi sözü verilen ancak yürürlüğe koyulmayan devrimler bütünüdür. Bunların sonucunda bütün ülkelerde çok sayıda insan öldü.

Hazırlık Çalışmaları Bölümü Soruları

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi ders kitabının beşinci ünitesi olan Küreselleşen Dünya ünitesinin Hazırlık Çalışmaları bölümünde yer alan 4 soruyu yanıtladık.

Dünyanın Çok Farklı Bölgelerindeki İnsanların Benzer Giyim Tarzlarına, Saç Modellerine Sahip Olmasını ve Benzer Müziklerden Hoşlanmasını Nasıl Açıklayabilirsiniz?

Globalleşen bir Dünyada yaşamaktayız. Artık bir yerde yapılanı Dünya’nın öbür ucundan görmek mümkündür. Hem de saniyeler içinde. Bu yüzden kültür alışverişi geçmiş yıllardan daha sık ve hızlı olmaktadır. Bir diğer nedeni ise insanların artık daha rahat başka ülkelere göç edebilmesidir. Bir insan kolayca baka bir ülkeye göç ettiği takdirde göç ettiği ülkeye kendi ülkesinden gelenekler getirecektir. Belki bu gelenekler diğer insanlara ilk başta garip gelecek ve alışılmadık olarak nitelendirilecektir. Ama mesela yakın çevresi o kişi ile vakit geçirdikçe gelenekleri görerek ve uygulayarak alışacaktır. Aynı şekilde bu kültüre alışan kişilerden ise onun yakın çevresi etkilenecektir ve bu döngü bu şekilde sürüp gidecektir.

Bunun yanı sıra insanlar aslında kendi kültürlerinde ve günlük yaşamlarında olmayan şeylere daha çok özen göstermeye ve onları kopyalamaya yatkındırlar. Örneğin kumralların yoğunlukta olduğu bir yerde güzellik standarttı sarışın olarak çekik gözlülerin olduğu bir yerde güzellik standarttı büyük gözler olarak nitelendirilecektir. Bu durum diğer ülkelerde de tersine dönecektir. Buradan da anlaşılabileceği üzere insanlar aslında sahip olamadıkları şeylere özenmektedirler. Artık dünyanın başka bir ucunda yer alan kültürleri ve gelenekleri görmemiz daha mümkündür. Bu yüzden sahip olmadığımız şeyleri daha çok günlük hayatımızda görmekteyiz. Farklı olan şey bize alışagelmiş olan şeylerden daha cazip görünecektir.

Bunun tersi de vardır. İnsanların sürü psikolojisi. Ne modaysa inşalarda onu yapmak isteyeceklerdir. Çünkü inşalardan diğerlerinden farklı olmak ve dışlanmak istemeyeceklerdir. Belki de dışlanmayacaklardır fakat farklı hissetmek de istemeyecekleri için insanlar, birbirlerini kopyalamaya yatkındırlar. Böylece aslında bir alanda birlik sağlanmış olacaktır. Bu birlik zaman içerisinde değişse bile insanla yine ona ayak uydurmak isteyeceklerdir. Bazen insanların aynı duyguları hissettikleri dönemler mevcuttur mesela savaş dönemlerinde insanların çoğu mutsuzdur. Bu tür duyguları yansıtan müzik, moda, saç stilleri o dönemlerde aslında inşaların kendilerini dışa yansıtma yöntemlerini oluşturabilir. Örnek vermek gerekir ise, eğer depresyonda olan bir insan iseniz siyah giyinmeye daha yatkın olacaksınızdır. Çünkü bir bakımdan insanlara neler yaşadığınızı yansıtmak isteyeceksinizdir. Bu da sizin kendinizi dışa yansıtma şekliniz olacaktır.

Alınan Tedbirlere Rağmen Dünyada Terörün Önlenememesinin Sebepleri Neler Olabilir?

Dünyada terörün sebepleri çok çeşitlidir. İdeoloji, din, milliyetçilik, eşitsizlik, adaletsizlik, ekonomik çıkarlar, tatminsizlik ve küreselleşme karşıtlığı gibi sebepler terörün nedenleri olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra tedbirlerin belli boyutlarda yetersiz kalması da terörün önlenememesinin sebepleri arasında yer alıyor olabilir. Aynı zamanda ideolojik, dini, milliyetçi görüşleri açmak gerekirse; genel olarak herhangi bir düşünceye (mesela Radikal veya Siyasal İslamcılık, fazla tutkulu komünist bir yaklaşım, Türkçülüğe sağlıklı düzeyden daha fazla bağlanılması) fazlaca bağlanılması durumunda o konuya karşı fanatiklik duygusu beslenmektedir. Karşıt görüşlü kişilere de aynı fanatikliğin negatifi şeklinde yansımaktadır.

Örnek vermek gerekirse Madımak Katliamı’nda iki karşıt dini görüş belirten taraf bulunmaktaydı. Bunun sonucunda ise bir tarafın galeyana gelip geri döndürülemeyecek sonuçlar oluşturması, karşıt görüşteki insanların içinde bulunduğu oteli ateşe vermesi kesin ve fanatik bir boyutta düşüncelerin olmaması gerektiğinin kanıtlarından biridir. Fanatikliğin yanı sıra bunu tetikleyen bir başka unsur ise fanatik grupların başındaki veya fanatik grupları yönlendiren grup veya insanlardır. Bunun haricinde terör faaliyetlerini tetikleyen başka bir neden ise terörist grupların uğruna savaştıkları şeyin şiddetle çözülebileceğini düşünmeleridir. Terörist grupların haklı veya haksız olmalarından bağımsız olarak şiddetin uğruna savaşılan şey her ne olursa olsun şiddetin çözüm olmadığını düşünüyorum.

Bilgisayar Oyunlarının İnsanlar Üzerindeki Etkilerini Tartışınız.

Bilgisayar oyunlarının strateji oyunları, yarış oyunları, motor oyunları, aksiyon oyunları, simülasyon oyunları, spor oyunları gibi farklı türleri vardır. Bu çeşitli türler, ilerleyen zamanla beraber çok daha farklı kitlelere de ulaşılmasını sağlamıştır. Bunun yanı sıra bir ailedeki her birey, yaşına ve ilgi alanına daha uygun olan oyunlar bulabilmektedir. Öte yandan oyun oynayanlar, genel olarak konsol, çevrim içi, çevrim dışı, otomatik seçeneklerden kendisine alternatifler üretebilmektedir. Bu mecralara; telefon, tablet, dizüstü bilgisayar, masa üstü bilgisayar, oyun konsolu gibi farklı seçeneklerden ulaşılabiliyor olması yaygınlık seviyesini daha da artırmaktadır.

Bilgisayar oyunlarına bu denli kolay ulaşılabiliyor olmasının sonucu olarak insanlar her geçen gün bilgisayar oyunları ile daha fazla zaman geçirmeye başlamışlardır. Bunun yarattığı olumsuz sonuçlar; yaptıkları iş, spor, yüz yüze iletişim, insanlığın temel ihtiyacı olan sosyal etkinliklere daha az katılmak olarak sayılabilir. Bunun yanı sıra çok fazla oyun oynayıp bilgisayarın başında zaman geçiren bireylerde baş ağrısı, göz kuruluğu veya gözün fazla sulanması, boyun ağrıları, bel ağrıları, hareketsizlikten kaynaklanan enerjisizlik hissi, her geçen gün artan bağımlılık düzeyi gibi olumsuz durumlar artış göstermektedir. Bunun sonucu olarak da bu gibi durumların bireyi fiziksel olarak etkilemesinin yanı sıra bireyde psikolojik olarak da çeşitli problemlere yol açmaktadır. Özellikler genç nüfus, yaşadığı topluma kendisini kabul ettirmenin zorlukları ile uğraşmak yerine, bilgisayar oyunlarının kendilerine vadettiği başarı ve mutluluk duygusuna kapılarak her geçen gün bu seçeneği daha cazip bulabilmektedir.

Türkiye’nin Yakın Zamanda Gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı ve Afrin Operasyonları Hangi Gerekçeyle Yapılmış Olabilir? Düşüncelerinizi Paylaşınız.

Körfez Savaşı sonrası Irak işgali ile birlikte Irak’ta yaşanmakta olan siyasi ve ekonomik sorunlar sonrasında ortaya çıkan Irak İç Savaşı ile birlikte çok sayıda Iraklı yaşamını yitirirken, Amerika Birleşik Devletleri de Saddam Rejimi’nin nükleer silah üreterek uluslararası toplumu tehdit ettiği gerekçesi ile Irak’ı işgal etmiştir. Yaşanan iç savaş, yaklaşık 2,5 milyon Iraklının Suriye ve Ürdün’e göçü ile sonuçlanmıştır. Yanı sıra milyonlarca Iraklı da ülke içinde yer değiştirmiştir. 2010 yılından sonra, sivillerle birlikte Irak’ta konuşlanan çok sayıda terör örgütü mensubu da Suriye’ye göç etmiştir.

Suriye’de baskıcı Esed rejimi ile Özgür Suriye Ordusu arasında devam eden çatışmalar iç savaş halini almıştır. PKK’nın bir kolu olan PYD de Suriye’deki rejim boşluğu ve iç savaş koşullarından yararlanarak Suriye’deki gücünü artırmıştır. İran ve Sovyetler Birliği’nin Suriye içi savaşına taraf olması ile birlikte konu uluslararası bir boyut almıştır. Hem Irak’tan Suriye’ye geçen ve hem de rejim boşluğundan yararlanan PKK ve PKK’ya bağlı PYD örgütü de Suriye’de etkinliğini artırması, Türkiye açısından; terör, sınır güvenliği, mülteci sorunu ve dış politikada değişik konularını gündeme getirmiştir. Türkiye, terör nedeniyle aleyhine değişmekte olan konular ile mülteci meselesi gibi insani hususları da göz önüne alarak Fırat Kalkanı ve Afrin Operasyonlarını gerçekleştirmiştir. Böylece terör tehdidini bertaraf ederken, bölgede siyasi ve askeri dengelerin yeniden kurulmasında etkili olmuş ve ülke güvenliğini sağlamıştır.

Konu İçindeki Sorular

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersinin beşinci ünitesi olan Küreselleşen Dünya ünitesinin konu başlıkları altında yer alan tüm soruları yanıtladık.

Küreselleşen Dünya Nedir?
İletişim Araçlarının Gelişimiyle Küreselleşen Dünya (Temsili)

Görselde 1980’lerden Günümüze Kadar İletişim Araçlarında Yaşanan Gelişmelerle Hızlanan Küreselleşme Süreci Resmedilmektedir. Görselden de Yola Çıkarak Bilim ve Teknoloji Alanında Yaşanan Gelişmelerin İnsanlığa Olumlu Veya Olumsuz Etkileri İle İlgili Düşüncelerinizi Paylaşınız.

(Bu Soru Sayfa 203’teki Görsele Göre Yanıtlanmıştır.) 

Görselde gelişen iletişim araçları, bilim ve teknolojinin gelişmesi ile beraber yakınlaşan insanlar, kolaylaşan iletişim; bunun sonucunda da hızlanan küreselleşmeyi gözlemliyoruz. Bilim, teknoloji ve iletişim araçlarının gelişmesi sonucunda hayatımızda çeşitli olumlu ve olumsuz sonuçlar doğmuştur. Ve bu sonuçlar da hayatlarımızı önemli ölçüde etkilemiştir. Örnek vermek gerekirse bilgilere daha kolay ulaşabilmek teknolojinin getirdiği olumlu özelliklerden birisidir. Daha açacak olursak, eskiden bilgiye ulaşmak için ya kütüphanelerin yakınlarında bulunmak ya da ansiklopedi bulundurmak gerekiyormuş. Ancak günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolaylaştı, akıllı telefon, tablet, bilgisayar gibi araçlardan internete yüklenmiş çoğu bilgiye ulaşım sağlamak çok hızlı bir şekilde mümkün kılınıyor.

Ancak olumlu özellikleri bir yana bırakacak olursak, olumsuz özellikleri de hiç azımsanamayacak kadar fazladır. Örnek verecek olursak, eğer oyunlar ve sosyal medyada geçirilen süreye sınır koymakta zorlanılıyor. Bağımlılık düzeyine ulaşılmak üzereyse ileride ciddi boyutta sıkıntı çıkabilir demektir. Bunun sonucunda konsantrasyon bozukluğu, depresyon, kaygı bozukluğu, stres, asosyallik, içe kapanma gibi psikolojik sorunların yanı sıra fiziksel olarak da çeşitli sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Örnek verecek olursak; bel ağrıları, boyun fıtığı, baş ağrısı, miyopi, hipermetropi, hareketsizlikten kaynaklanan kalp ritmi bozuklukları gibi çeşitli sağlık sıkıntıları da baş gösterebilmektedir.

Türkiye Bosna-Hersek’i tanıyan ilk ülkelerden biri olmuştur. Dünya kamuoyunu harekete geçirmek için uluslararası kuruluşlar (İslam Konferansı Örgütü, AB, BM) nezdinde girişimlerde bulunmuş ve BM kararları dışında tek taraflı bir müdahaleden yana olmamıştır.

Yukarıdaki Metinde Türkiye’nin Bosna Savaşı’na Karşı Tutumu Anlatılmaktadır. Buna Göre Küresel Güçler, Uluslararası Örgütler ve Türkiye’nin Bosna Savaşı’ndaki Tutumlarını Karşılaştırınız.

(Bu Soru Sayfa 210’daki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.)

Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç, 17 Aralık 1992’de Belgrad Taş Meydan’da yaptığı basın toplantısında şunları söylemiştir: “1389 Kosova Savaşı’ndan bu yana Büyük Kosova kurulamadı. Dünya basınına bakmayınız. Batılılar üzerimize gelemezler. Aldıkları kararlar ve uyguladıkları ambargolar dünya kamuoyunu oyalamak içindir. Büyük Sırbistan’ın kurulmasına tarihî varlıklarıyla engel olan bazı Hırvatlar ve Müslümanlar, Kosova ve Makedonya’daki Arnavutlar ve Türkler bu faturayı ödeyecekler. Cinsi ve yaşı ne olursa olsun etnik temizliğe tabi tutulacaklar. Bunlar ya Sırp ve Ortodoks olurlar ya da yok edilirler. Batı kendini toparlayıp göstermelik hareket edinceye kadar bu temizliği ve Sırp olmayanları imhayı, ABD ve AT’nin desteğiyle bitireceğiz. Bana ‘Gülmeyen Başkan’ diyorlar. Son Müslüman engel ortadan kalktıktan sonra ben de güleceğim.”

Açık bir şekilde Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç’in gösterdiği tutum faşist, merkez sağ ve fazla milliyetçidir. Özellikle bir dine inanan veya belli bir ırktan olan insanların hepsini öldürme amacı gütmesi kelimelerle tarif edilemeyecek boyutta sıkıntılı bir görüştür. Bunun nedeninin kendi milletini kurmak için olduğu ile açıklaması da kabul edilemez. Kesinlikle barışçıl taraftan bakmayan ve kendi çıkarlarını güden bir tutum sergilemiştir. Bunun yanında Türkiye’nin ise Bosna- Hersek’i tanıyan ilk ülkelerden olması Türkiye’nin Sırbistan Devlet Başkanı’nın görüşleri ile kıyaslanamayacak derecede farklılık göstermektedir.

Avrupalı Parlamenterlerin Görüşlerini Değerlendirerek Türkiye’nin AB’ye Kabulünde Temel Sorun Alanlarının Neler Olduğunu Açıklayınız.

(Bu Soru Sayfa 213’teki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlayınız.)

İlk olarak Türkiye’nin AB’ye kabul olması süresinde sorun yaratabilecek ilk unsur Türkiye’nin Avrupa devleti olup olmadığı sorgusudur. Türkiye’nin sadece belirli bir bölgesinin Avrupa kıtası sınırları içerisinde bulunması sorun teşkil etmektedir. Fakat İstanbul gibi yüksek yoğunlukta nüfusa sahip bir bölgenin de Avrupa sınırlarında bulunması bu sorunu ortadan kaldırabilir. Bir diğer sebep ise Türkiye’nin mali ve kültürel açıdan sindirilmesi, kontrol altına alınması zor olan bir ülke olması AB’yi tereddüte sürüklemektedir. Çünkü stabil olmayan bir ekonomi AB’nin yapısında parçalanmalara sebep olabilir. Ayrıca Türkiye Devleti resmiyette ne kadar laik bir devlet olarak lanse edilse de demografik yapıya bakıldığında halkın çoğunluğu İslamiyet’i benimsemiş bireylerden oluşmaktadır. Bu da içinde bulundurduğu bütün ülkeler Hristiyanlık anlayışını benimsemiş olan AB topluluğunda bölünmelere yol açacaktır. Ayrıca Avrupa Birliği ekonomik amaçlarla kurulmuş olan bir topluluk olduğundan dolayı üyelerinin GSYİH ve kişi başı yıllık gelirini önemseyen bir topluluktur. Türkiye ise ne kadar “Dünyanın En Büyük 20 Ekonomisi” listesinin içinde bulunmuş olan bir ülkedir ama nüfusunun fazla olması nihayetinde kişi başı milli geliri düşük olan bir ülkedir. Bu da Türkiye’nin AB üyelerinin yanında düşük bir seviyede kalmasına yol açar. Bunların dışında Türkiye AB’nin genel olarak sahip olduğu ortak değerlerin dışında bulunmaktadır. Bu durum da Türkiye’nin AB’ye girme süresinde Avrupalı Parlamenterleri tereddüte sokmaktadır.

Orta Doğu Ülkelerinin Birbiriyle Olan Siyasi İlişkilerinin Şekillenmesinde Su Kaynaklarının Etkisini Tartışınız.

(Bu Soru Sayfa 218’deki Tartışalım Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.) 

Bölgenin su kaynaklarının yönetimi bölgenin ülkeleri tarafından anlaşma yapılması zor bir konudur. Türkiye ve Suriye su politikasındaki anlaşmazlıklarından dolayı iyi giden ilişkileri bir süre sonra su Dicle-Fırat su kaynaklarındaki anlaşmazlıklardan dolayı probleme girmiştir. Dicle-Fırat su kaynaklarındaki politik anlaşmazlıklar Amerika Birleşik Devleti ve Birleşmiş Devletler gibi büyük güçlerinde tartışmalarına yol açmıştır. Birlemiş Milletlerin yayınladığı bir rapora göre Türkiye 2025’te yetersiz su problemleri yaşayacaktır. 2040’ta ise uluslararası su savaşlarının bir parçası olacaktır. Özetle Ortadoğu su politikaları için kritik bir bölgedir.

Aile Büyüklerinizin Çocukluk ve Gençlik Dönemlerine Dair Paylaşımlarıyla Kendi Yaşantınız Arasındaki Farklılıkları Ekonomik, Sosyokültürel ve Teknolojik İmkânlar Açısından Karşılaştırınız.

Aile büyüklerinin anlattıkları hikayeler ve bahsettikleri yaşam tarzı hakkındaki konuşmalara bakıldığında onların döneminde insanlar ekonomik ve teknolojik olarak eksiklikler çekmektelermiş. Günümüzdeki her evde 1 veya daha fazla televizyon olma trendinin aksine o dönemlerde televizyona sahip olan aileler zengin olarak sayılırlarmış. Bu ekonomik seviyeye erişebilen çok az kişi bulunurmuş. Burdan yola çıkarak ekonomik ve teknolojik imkanların arttığı görülmektedir. Sosyal ve kültürel yapıya bakıldığında değişiklik gözlemlenebilir. Özellikle etik ve ahlaki kuralların değiştiği söylenebilir. O dönemlerde saygısızlık olarak adlandırılan bir hareket günümüz nesli için oldukça sıradan bir söz olarak görülebilmektedir. Bu sebeple sosyokültürel, ekonomik ve teknolojik imkanlar bakımından günümüz neslinin daha zengin olduğu çıkarımı yapılabilir.

Aşağıdaki Kutularda Boş Bırakılan Yerlere Gelmesi Gereken Bilgileri Bilişim Teknolojilerinden De Yararlanarak Araştırınız. Elde Ettiğiniz Bilgileri, Gazete Haberleri ve Görsellerle Destekleyerek Sergileyiniz.

(Bu Soru Sayfa 225’teki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.)

Hazırlanmaktadır…

Dünya Genelinde Mülteci Durumuna Düşen Ülke Halklarına Yönelik Ne Tür Projeler Geliştirilebilir?

(Bu Soru Sayfa 225’teki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.)

Mültecilerin hepsinin ülkeye dağılması yerine hepsinin toplanması ve iç işlerinde serbest olan özerk bir devlet kurulması gibi bir proje düşünülebilir. Bu sayede hem kendilerini askeri alanda geliştirip kendi ülkelerine dönebilirler, bunu yapamasalar bile savaşlardan dolayı olan yıkılmış ve yok olmuş hayatlarını yeniden başka bir yerde kurmak için bir şansa sahip olabilirler. Bu sayede kaybettikleri hayatlarını ve özgüvenlerini geri kazanabilirler. Ayrıca özerk oldukları için herhangi bir ayaklanmada işgal edildiklerinde herhangi bir uluslararası suç işleme cezasında kurtulmuş olunur.

Yardıma Muhtaç İnsanlarla İlgili Sosyal Medya Üzerinden Ne Tür Etkinlikler Yapılabilir?

Hazırlanmaktadır…

Sovyet Subayı Stanislav Petrov’un İnsanlığa Yaptığı Katkı Hakkında Bilgi Toplayınız. Elde Ettiğiniz Bilgileri Paylaşınız.

Hazırlanmaktadır…

Kerkük Sorununun Çözümü İçin Atılması Gereken Adımlar Neler Olabilir? Tartışınız.

(Bu Soru Sayfa 236’daki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.)

Hazırlanmaktadır…

I. Dünya Savaşı Sonrasında Orta Doğu’da Yaşanan Siyasi Gelişmelerle Günümüzde Yaşanan Siyasi Gelişmeleri Bölgeye Etkileri Açısından Karşılaştırınız.

Hazırlanmaktadır…

2008 Ekonomik Krizine Dair Aileniz, Çevreniz ve Gazete Manşetlerinden Yararlanarak Bir Çalışma Yapınız. Elde Ettiğiniz Bilgileri Paylaşınız.

Hazırlanmaktadır…

Tablolarda Verilen İstatistiki Bilgiler Işığında Gezi Olayları’nın Türk Ekonomisi Üzerindeki Etkilerini Tartışınız.

(Bu Soru Sayfa 245’teki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.)

İstanbul borası olayların yaşandığı 3 Haziran gününde dert bir düşüş yaşamış ve %10’luk bir kayıp vermiştir. 6 Haziran’da da Tunus ziyaretinde ülkeye geri gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan borsaya yeni bir satış dalgasını getirmiştir. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı konuşma öncesi %1.5 civarından dolanan endeks, başkan Erdoğan’ın geri adım atmayacağını söylemesi üzerine %5.5 kadar artmıştır. Bu olaylar sürecinde türk lirası aşırı büyük bir değer kaybına uğramış ve dolar, euro ile arasında bulunan fark oldukça açılmıştır.

Taksim Gezi Parkı Olayları Dolar
Taksim Gezi Olayları’nın Finans Sektörüne Etkisi

Gezi Olayları’nın En Fazla Etkilediği Finans Sektörü Hangisi Olmuştur? Bunun Ekonomiye Etkilerinin Neler Olabileceğini Tartışınız.

(Bu Soru Sayfa 245’teki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.)

Bu açıdan Gezi Parkı olayları Türk ekonomisini büyük ölçüde etkilemiştir. Türkiye’nin en büyük sinema zinciri Cinemaximum’un bağlı olduğu Mars Entertainment’ın CEO’su Muzaffer Yıldırım, sinema seyircisinin Gezi eylemleri başladığından bu yana ortalama yüzde 70 azaldığını söyledi. Tüm Türkiye’ye yayılan Gezi Parkı eylemleri nedeniyle perakende cirolarında, restoran ve sinema müşterisinde yüzde 30-90 arası düşüşler yaşandığı belirtilmiştir.

Tapınak Şövalyeleri, Cizvit Tarikatı, Batınilik ve Haşhaşilik Hakkında Araştırma Yaparak FETÖ İle Benzerlik ve Farklılıklarını Karşılaştırınız.

Tapınak Şövalyeleri -ya da diğer adıyla Mabet Şövalyeleri- Hristiyanların bazı amaçlarını gerçekleştirmesi için kurulmuş olan askeri tarikattır. Başlıca kurulma sebeplerinden biri Müslüman kontrolüne geçmiş olan Kudüs şehrini geri almaktır. Bunu yaparken bir sürü sefer düzenlemişlerdir. Hatta bunların birinde İstanbul’u fethetmiş ve 50 yıllık bir süre zarfında hükmedecek Latin İmparatorluğu’nu kurdular. Resmi kaynaklara göre tarihte aktif rol oynadıkları süre iki yüzyıldır. 1119 yılında Fransız soylusu Hugues de Payens tarafından 9 şövalye olarak kurulmuş daha sonra çok büyük kitlelere ulaşmışlardır.

Bu Tapınak Şövalyeleri’nin kuruluşuna ilham veren kişi Hasan Sabbah ve onun Haşhaşi/Batıni toplumudur. Haşhaşiler de Hasan Sabbah tarafından kurulan ve uzun yıllar boyunca Büyük Selçuklu devletini zor duruma sokmuşlar ve devletin yıkılışında önemli rol oynamışlardır.Batınilik inancı Kur’an’da bulunan ayetlerin verilen ve gözle görülen anlamlarının dışında daha derin anlamlarının bulunduğunu iddia eden inançtır. Bu gizli ve derin anlamları sadece Hz.Ali’nin soyundan gelen Yüce İmam’ın ve Allah ile gerçekten iletişim kurabilen nadir kişiler olabileceğini savunur. Batıniler ve Haşhaşiler icraatlerinin çoğunu -neredeyse hepsini- suikast yoluyla gerçekleştirmişlerdir. Bu yüzden tarihteki ilk suikast timi olarak da göze çarpmaktadır. Hatta İngilizce’de bulunan ve Haçlı Seferleri ve Tapınak Şövalyeleri kaynaklarında geçen “asssasin” yani “suikastçı” sözcüğünün ‘haşhaşiyyan’dan geldiği iddia edilir. Cizvit Tarikatı -ya da diğer adı ile İsa Cemiyeti- 1538 yılında kurulan bir tarikattır. İlk olarak 7 kişi ile kurulan bu cemiyet Papa III. Pavlus’a gitmiş ve kendilerini kutsatıp rahip olarak atatmışlardır.

Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması(FETÖ/PDY) 1960lı yıllarda Fethullah Gülen tarafından kurulan cemaattir. Hukuk devletine karşı çıkan bu yapılanma zümre devleti yapısını desteklemektedir. Takipçilerini arttırmak için Türkiye’nin güncel laiklik durumunu kısaca dini kullanmışlardır. Müslümanlığı kullanarak halkı manipüle etmeyi başaran Fethullahçı Terör Örgütü 50 yıl boyunca inanılmaz bir büyüme gerçekleştirmiştir. Hatta 15 Temmuz 2016 darbesininde ana karakteri bu örgüttü. Kimliklerini halktan gizleyen bu örgütün basına verdiği tek adı Yurtta Sulh Cemiyeti’dir. Bu 4 tarikatın birbirine benzerlikleri bulunmaktadır. Fakat benzerlikleri gibi farklılıkları da bulunmaktadır. Fark edildiği üzere bu dört cemiyetin kurucuları da, üyeleri de dindar kişiliklerdir. Büyümelerinin sebebi de dini manipüle etmeleridir. Farklılıklarından biri ise Cizvit Tarikatı ve Tapınak Şövalyeleri Hristiyan topluluklar iken, Haşhaşiler/Batıniler ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ise Müslüman tarikatlardır. Tapınak Şövalyeleri Batıniler’den esinlenen bir cemiyet olduğu için ne kadar benzese de Haşhaşilerin üye sayısı azdır ve icraatlerini suikastla, gizlice yapmaktadır. Fakat Tapınak Şövalyeleri ise büyük ordulara sahip olan bir örgüttür. Cizvit Tarikatı’nın ise herhangi bir askeri yönelimi yoktur. FETÖ, Tapınak Şövalyeleri ve Batıniler askeri harekatlar gerçekleştiren topluluklardı.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı’nda Büyük Oranda Yerli Silahların Kullanılmasının Türkiye Cumhuriyeti’ne Askerî ve Siyasi Alanda Ne Tür Katkılar Sağladığını Tartışınız.

(Bu Soru Sayfa 252’deki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.)

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı gibi askeri müdahalelerde yerel silahların kullanılması bir tür güç gösterisi olarak gösterilebilir. Yerli silahların gücünü test etmek ve başarılı olunması durumunda rakiplerine gözdağı vermek gibi amaçlara hizmet ettiği çıkarımı yapılabilmektedir. Askeri alanda da yerli silahlarla başarıya ulaşan askerlerin ve halkın milliyetçilik duyguları kabaracak ve ülkeye katkı sağlama istekleri ve arzuları artacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş İlkelerinden Olan Milliyetçilik İlkesi Doğrultusunda Türkiye’nin Ülke Güvenliği ve Dünya Barışının Sağlanmasında Daha Etkili Olması İçin Ne Tür Projeler Geliştirilebilir?

(Bu Soru Sayfa 252’deki Etkinlik Bölümüne Göre Yanıtlanmıştır.)

Milliyetçilik duygusu yüksek olan bireylere gönüllü olarak vatana hizmet görevi verilmesi söz konusu olabilir. Herhangi bir polislik, jandarmalık gibi görevin verilmesi iç güvenliğin sağlanmasında etkili olabilir.

Ölçme ve Değerlendirme Bölümü Soruları

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersinin beşinci ünitesi olan Küreselleşen Dünya ünitesinin Ölçme ve Değerlendirme bölümünde yer alan tüm soruları yanıtladık.

Sol Sütunda Verilen Açıklamaların Önündeki Boş Kutucuklara, Sağ Sütunda Verilen O Açıklamanın İlişkili Olduğu İfadeye Ait Harfi Yazınız.

1-F
2-E
3-D
4-G
5-C
6-Ç
7-H
8-B
9-A
10-Ğ

Aşağıdaki Soruları Cevaplayınız.

Türkiye’nin, SSCB’nin Dağılmasıyla Bağımsızlıklarını İlan Eden Türk Cumhuriyetleri’ne Yönelik Temel Politikalarını Açıklayınız.

Orta Asya ülkelerinin hem siyaset, hem ekonomik hem de her açıdan değerleri benimsenmiş demokratik birer ülke olmalarında desteklenmesi gerektiği yönünde düşünmüştür. Bunu temel politika olarak almıştır.

Irak ve Suriye’de Yaşanan Siyasi Gelişmeler Türkiye’yi Nasıl Etkilemiştir?

Aslında bu yaşanan siyasi gelişmeler bazen Türkiye’yi olumsuz etkilemiştir. Çünkü bu ülkelerin sınırları ayrıca Türkiye sınırıdır. Bu yüzden orada çıkan bir ayaklanma veya bir siyasi durumda Türkiye göç almaktadır. Veya çıkan herhangi bir savaşta kendisi de olaya dahil edilmektedir. Kısaca yaşadıkları olumsuz siyasi gelişmeler direkt Türkiye’yi de olumsuz etkilemiştir.

Küresel Güçlerin Filistin Üzerinde Yürüttüğü Politikaları Açıklayınız.

İngiltere ve diğer ülkeler zamanında Filistin’i bir çok yönden sömürmüştür. Hem ekonomik, hem dini hem de coğrafi nedenlerden dolayı.

Uydu ve İletişim Teknolojisindeki Gelişmeler İnsan Hayatını Nasıl Etkilemiştir?

Bu gelişmeler sayesinde iletişim gelişmiştir. Çünkü eskiden bu tür teknolojilerin olamamasından kaynaklı kişiler başka şehirler, mahalleler veya şehir dışında yaşayan akrabalarıyla iletişim kurmakta zorlanırlardı. Fakat günümüze baktığımızda bir kaç tuş ile çok rahat yakınlarımızdan haber alabilmekteyiz. Ayrıca bu teknoloji sayesinde haberlere daha kolay ulaşabiliyoruz. Online haber siteleri sayesinde bir kaç tuşla dünyanın diğer ucunda neler olup bittiğini görebiliyoruz.

Türkiye’nin AB’ye Üyelik Sürecini Değerlendiriniz.

Türkiye çok zor şartlar altında AB’ye üye olabilmiştir. Bir çok defa üyelik isteği kabul edilmemiş veya kabul edilmesi çok uzun zaman almıştır. Bu durum açıkçası Türkiye’yi olumsuz etkilemiştir. Çünkü kendisi Avrupa Devletlerine yakın olup savaştan kaçınmak isteyen bir ülkedir. Kısaca değerlendirmek gerekirse bu uzun süreç aslında büyük bir sorun olmuştur. Ama sonucunda iyi bir durum elde edilmiştir.

1990 Sonrası Türkiye’de Yaşanan Ekonomik Krizlerin Ülkenin Siyasi Hayatına Etkilerini Açıklayınız.

Yaşanan ekonomik krizler ülkedeki alt sınıfların ayaklanmasına neden olmuştur. Bu ayaklanan tabaka üst tabakaya karşı çok kızgın durumdaydı. Çünkü üst tabaka ellerinde bulundurdukları mallar ile ekonomik krizden az etkilense de alt tabaka ellerine geçen az bir miktar para ile zor geçiniyordu. Ayrıca devletin yaptığı zamlar halkı daha da çok sinirlendiriyordu. Bu nedenle bazı bölgelerde devlete karşı ayaklanmalar ortaya çıktı. Bu durum da ülkeyi olumsuz etkiledi.

Arap Baharı’nın Ortaya Çıkması ve Yayılmasının Bölge Ülkeleri Üzerindeki Siyasi Etkilerini Açıklayınız.

Ülkeler yavaş yavaş Arap yönetimine geçti. Ülkelerde gözlemlenen tek kişi ve parti altında yönetim bu duruma örnek olarak söylenebilir. Ya da Arapların eğitim sistemlerinin diğer ülkelere kıyasla daha gelişmiş olmasından kaynaklı diğer ülkelerin eğitim sistemi daha modernleşti ve gelişti. Son olarak olumsuz bir örnek vermek gerekirse Arap Baharı ülkeleri din açısından zorlamaya başladı. Bunun sonucunda eğitim ve işler din üzerinden ilerlemeye başladı. Ve bir çok kişi işsiz kaldı.

28 Şubat Postmodern Darbesi’ni Hazırlayan Etmenleri ve Bu Darbenin Türkiye’ye Etkilerini Açıklayınız.

Türkiye 1960’ta ve 1980’de olmak üzere 2 darbe geçirmiş bir ülkeydi. 1980 darbesinden sonra yönetim değiştikten sonra Türkiye uluslararası piyasaya dahil olabilmek için liberal ekonomiye geçme denemelerine başlamışlardır. Bu denemeler sırasında Türkiye dünya ekonomisindeki dalgalanmaların oluşturabildiği olumsuzlukları önlemesi için gerekli olan kurumsal düzenlemeleri yapmakta gecikti. Bu yüzden de Türkiye 1991 ve 1994 yıllarında iki büyük ekonomik kriz atlattı. 1991’deki kriz ABD’nin Irak’a saldırdığında yaşanan 1. Körfez Savaşı’ndan dolayı yaşanmıştır. Türkiye bu savaşın sonunda yaklaşık 4.5 milyar dolar zarar edildiğini açıklamıştır. 1991’deki bu krizin etkileri yeni yeni geçmeye başlamışken 1994 yılında Türkiye yine büyük bir ekonomik krize yakalandı. 1994 yılı ortalama enflasyonu %114’e çıkmış Türk lirası ise %100 değer kaybetmiştir.

Bu büyük krizden sonra da yapısal değişiklikler, reformlar yapılması gerekirken sıcak paraya dayalı bir büyüme modeli tercih edilmesi ve uygulanması Türkiye’nin bocalamasına sebep olmuştur. Kısaca darbenin çıkma sebeplerinin en önemlisi ekonomiktir. 28 Şubat Postmodern darbesi askeri bir darbe olmasına rağmen darbecilerin kamuoyu desteği peşinde olduğu görülmüştür. Bu da 28 Şubat darbesinde postmodern darbe(modern dönem sonrası darbe) adı verilmiştir. Çünkü bu darbeden önceki darbelerden kamuoyu umursanmaz sadece askeri bir etki bırakılmaya çalışılırdı. Darbeciler kamuoyunun desteğini almak için birtakım sivil toplum kuruluşları, basın-yayın organları, üniversiteler, sermaye çevreleri ve sivil bürokrasiyi kullanmaya çalışmışlardır. 28 Şubat darbesi ne kadar uzun vadeli etkilerden dolayı çıkarılmış olsa da gösterilen başka sebepler de bulunmaktadır.

11 Ocak’ta darbe öncesi başbakanı Necmettin Erbakan’ın cemiyet ve tarikat liderleri ile buluşup onlara iftar yemeği vermesi Erbakan’ın cemiyetçi olduğunu ve bu yemeğin de aslında tarikat toplantısı olduğunun iddia edilmesine sebep oldu. 3 Şubat’ta ise Sincan’da Kudüs Gecesi adı verilen bir etkinlik gerçekleştirildi. Bu olay basına “Türkiye İran mı olacak” gibi başlıklarla yansıtıldı. 4 Şubat 1997 tarihinde ise Ankara’nın Sincan ilçesinde Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı’na bağlı bazı askerlerin ve savaş araçlarının geçmesi halkı tedirgin etti. 5 Şubat tarihli gazetelerde Sincan’dan bir ordu geçtiği yazılmaktaydı. Bu olaydan 17 gün sonra 21 Şubat 1997’de Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik “Sincan’da demokrasiye balans ayarı yaptık” gibi bir ifade kullandı. Bu durum halkı iyice korkutmaya başlamıştı. 28 Şubat 1997 tarihinde toplanan Milli Güvenlik Konseyi (MGK) cumhuriyetçi ve rejim karşıtı; laik ve anti-laik olarak ayrıştırmışlardır. Ve hükümetin demokrasiden koptuğu iddiası ile iktidara bir dizi öneri sunmuşlardır. Bu durum ise basına postmodern darbe olarak geçmiştir.

Bu Yazar “Bizim Dünya” Diyerek Kendisini Hangi Tarafta Görmektedir?

(Bu Soru Sayfa 254’teki Metne Göre Yanıtlanmıştır.)

Aslında yazar “bizim dünya” diyerek toplumun, okuyucunun iç dünyasını göstermek, düşünce çemberini belirtmek istemiştir. Ya da bir düşüncem çerçevesinde hepimizin yaşadığı somut dünyadan bahsetmekte. Son olarak bence yazar ayrıca siyasi veya demokrasi dünyasından bahsetmekte. Çünkü yazının devamını okursak eşitlik düşüncesini kullanarak demokrasiye gönderme yaptığını görebiliriz.

“Öteki Dünya” Tabiri İle Ne Kastedilmektedir?

(Bu Soru Sayfa 254’teki Metne Göre Yanıtlanmıştır.)

Bu yazıda yazar “öteki dünya” ile Batı’yı temsil etmekte. Derinlemesine bakarsak yazıya devrimler ile bahsedilen “öteki dünya” demokrasinin olduğu, herkesin eşit sayıldığı bir yer. Aslında bakarsak bu durumu geçmişte direkt olarak gözlemlememiştik. Fakat baktığımızda yavaş yavaşta olsa önceden Batı’da eşitlik unsurunda diğer ülkelere kıyasla daha erken bir girişim bulunmuştur.

“Dünya Beşten Büyüktür.” İfadesi İle Ne Kastedilmektedir?

(Bu Soru Sayfa 254’teki Metne Göre Yanıtlanmıştır.)

Burada yazar Dünya’yı elinin altına almış olan beş ana ülkeden bahsetmekte. Yazarın burda hangi ülkeler olduğunu tam olarak söylemese de yine de orada 5 ülkenin olduğunu yansıtmaya çalışmakta. Bu kişiler Dünya’yı sömürmektedir. Yazar burada korkmamamız gerektiğini ve birleşip bu beş ana ülkeyi geçebileceğimizi bize söylemektedir.

Aşağıdaki Soruları Okuyarak Doğru Seçeneği İşaretleyiniz.

12-E
13-D
14-C
15-E
16-C
17-E
18-B
19-E


Not: Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi ders kitabı cevaplarının tamamı için Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı Cevapları – Tüm Üniteler başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Soru Sor: Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı içinde yer alan diğer soruları bilgi@derstarih.com e-posta adresini kullanarak bize iletebilirsiniz. Sorularınızı bize gönderin Ders: Tarih Ekibi sizin için yanıtlasın!

Bu Yazılar İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi (adblock) kapatarak web sitemizin yayın yapmasına destek olunuz. Ders: Tarih Ekibi tamamen gönüllü çalışarak Türkiye’de tarih öğretiminin niteliğinin geliştirilmesine kaktı sunmayı amaçlamaktadır. Tüm çalışmalarımız için tek gelir kaynağımız reklamlar. Bu noktada bie destek olursanız çok seviniriz.