Amasya Genelgesi Nedir?

Amasya Genelgesi Nedir? Maddeleri, Önemi ve Sonuçları

Amasya Genelgesi Nasıl Yayınlandı? Amasya Genelgesi Maddeleri Yorumu

Bu yazımızda Amasya Genelgesi hakkında bilgi verdik. Bu yazımızda ayrıca bu genelgenin yayımlanma süreci yayımlanma amacı ve sonuçları incelenecektir. İşte, kısaca Amasya Genelgesi;

Amasya Genelgesi Nedir?

Amasya Genelgesi, 22 Mayıs 1919 tarihinde Türkiye’de yayımlanmış bir belgedir. Kurtuluş Savaşı esnasında halkı bilinçlendirmek, işgallere karşı tepkisiz kalınmamasını sağlamak için hazırlanmıştır ve ihtilal niteliği taşıyan bir genelgedir. Milletin bölgesel kuruluşlar ile değil, toplu bir direniş ve kurtuluş yoluyla ancak kurtulabileceği belirtilmiştir. Türk Milletini bağımsızlık yoluna çağıran bir belgedir ve Türkiye devletinin, ulusal egemenliğin ve birliğin temellerinin atıldığı bildiri olarak bilinmektedir. Mustafa Kemal Atatürk Samsun’da ordu müfettişi olarak görevlendirildikten sonra, ilk olarak Havza’ya geçiş yaparak bir genelge yayınlamıştır.

Bu genelgenin yayınlanmasından sonra halkı daha iyi bir şekilde bilinçlendirmek için başka bir genelge yayınlamaya karar vermiştir. Bu karar üzerine Amasya’ya geçen Mustafa Kemal Atatürk; silah arkadaşları olan Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Paşayla bu genelgeyi hazırlamıştır. Amasya Genelgesi, yurdun içinde bulunduğu umutsuz durumdan kurtulabilmek adına atılmış olan büyük bir adım olmuştur. Bu durum sadece milletin harekete geçmesini sağlamakla kalmamış, aynı zamanda işgalcileri huzursuz etmiştir çünkü halkın bilinçlenmesi ve direniş fikrinin güçlenmesi sağlanmıştır. Bu nedenle, Amasya Genelgesi doğru atılan bir adım olmuştur.

Amasya Genelgesi Nasıl Yayınlandı?

Atatürk; Anadolu’ya yapılan işgaller ve İstanbul Hükümetinin bu duruma karşı olan sessiz durumu üzerine, halkın da bilinçlenmediği ve İstanbul Hükümeti’ni dinlediğini gözlemlemiştir. Bu durum üzerine, milli bilinci uyandırmak ve direnişi sağlamak için Amasya’da bir belge hazırlamıştır. Bu belge bir genelge niteliği taşımaktadır ve belge Mustafa Kemal Atatürk, Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Paşa tarafından hazırlanmıştır ve imzalanmıştır. Cevat Abbas Bey tarafından yazıya dökülmüştür. Aynı zamanda, Kazım Karabekir ve Cemal Paşa tarafından onaylanmıştır.

Bu kişiler yani Kazım Karabekir ve Ordu Müfettişi Cemal Paşa, o esnada Türk ordularının başında bulunmaktadırlar. Kazım, Karabekir 16. Kolordu; Cemal Paşa ise Konya’da bulunan ordunun müfettişidir. Amasya Genelgesi’ni altında Türk halkını temsil eden kişilerin imzası bulunmasıyla Amasya Genelgesi kişisel olmaktan çıkmış ve Türk halkına mal edilmiştir. Genelgenin Türk halkına mal edilmesiyle tüm halkın desteğinin kazanılması sağlanmıştır. 22 Haziran 1919 tarihinde, Abdurrahman Rahmi Efendi’nin çektiği bir telgraf ile tüm mülki amir ve askeri komutanlara da bildiri ulaştırıldı.

Amasya Genelgesi hazırlandıktan sonra herkese açık bir şekilde yayınlanamamıştır. Eğer bu şekilde yayınlanmış olsaydı genelge İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümeti tarafından bilinecekti ve bu durum genelgenin yayılmasını engelleyecekti. Sonucunda da Amasya Genelgesi başarısız olacaktı. Bu durumu engellemek için ise Amasya Genelgesi tüm Anadolu halkına ve bilmesi gereken askeri makamlara gizli bir biçimde yayılması ve iletimi sağlanmıştı. Halk bilinçlendirilerek gizli bir şekilde örgütlenmiş ve işgalci kuvvetlere karşı direniş fikri yayılmıştır.

Amasya Genelgesi Maddeleri

Amasya Genelgesi’nin orijinal metni 4 maddedir. Tamim başlıklı bu orijinal metinde yer alan ifadeleri aşağıdaki maddelerde inceleyebiliriz. Mustafa Kemal Atatürk’ün yadığı Nutuk’ta Amasya Genelgesi aşağıdaki maddeler halinde yer almıştır.

  • Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir.
  • İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir.
  • Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
  • Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.
  • Anadolu’nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas’ta bir kongre toplanacaktır.
  • Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.
  • Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır
  • Doğu illeri için, 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi’nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir.

Amasya Genelgesi Orijinal Metni

Amasya Genelgesi’nin orijinal metni Tamim başlığı ile 22 Haziran 335’te 194 numaralı şifre ile yayınlanmıştır. Amasya Genelgesi’nin orijinal belgesinin altında Hüsrev, Kâzım, Ali Fuad, Hüseyin Rauf ve Mustafa Kemal’in imzaları vardır. Amasya Genelgesi’nin orijinal metni 4 maddedir. İlk üç maddede temel konulara değinilmiş son maddede ise bu belgenin hemen işe koyulması emri verilmiştir.

Amasya Genelgesi Orijinal Metni ve Tüm Maddeleri

Amasya Genelgesi’nin orijinal metnini pdf olarak indirmek için yukarıdaki başlığa tıklayabilirsiniz.

Amasya Genelgesi Maddeleri Yorumu

Amasya Genelgesinin maddelerinde temel olarak şunlardan bahsedilmektedir;

Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlike altındadır.

Bu madde kurtuluş savaşının gerekçesini açıklar ve vatanın içinde bulunduğu durum belirtilmiştir. Aynı zamanda bölgesel direniş değil tüm yurdun birliğini savunmuştur. Halkın içinde bulunduğu durum belirtilmiş ve halk, uyarılmıştır.

İstanbul Hükümeti üzerine aldığı ve yapmak zorunda olduğu görevleri yerine getirmemektedir, getirememektedir.

Bu madde ile, İstanbul Hükümetine ilk kez karşı çıkılmıştır ve görevleri gereğini gerçekleştiremediği duyurulmuştur. Kurtuluş savaşının ihtilal evresi başlamış, aynı zamanda Amasya Genelgesi ihtilal niteliği kazanmıştır. Bu madde aynı zamanda Amasya Genelgesi’nin İstanbul Hükümeti’nden saklanmasının en önemli nedenlerinden biridir.

Milletin Bağımsızlığını yine milletin kendi azim ve kararlılığı kurtaracaktır.

Kurtuluş Savaşının yöntemi belirlenmiştir. “Milletin kararı” sözcükleri kullanılmasıyla Milli Egemenlik kavramından ilk defa bahsedilmiştir. Bu ise, ülkenin yönetim şeklinin değişebileceğine dair bir gösterge niteliğinde oluşturmuştur.

Anadolu’nun en güvenli yeri kabul edilen Sivas’ta bir kongre toplanacak.

Milli bir kongre toplanarak Milli birlik ve beraberlik sağlanmak istenmektedir. İstanbul Hükümetine karşı olabilecek bir otorite -hükümet- için ortam sağlanmak istenmiştir. Aynı zamanda Temsil Heyeti gibi bir kurul oluşturma düşüncesi ile bu olasılığın ne kadar yüksek olduğu anlaşılmıştır.

Bütün illerde halkın güvenini kazanmış üç delege Müdafa-i Hukuk cemiyetleri tarafından seçilecektir. Bu delegeler olabildiğince çabuk bir şekilde Sivas’ta toplanacak olan kongre için yola çıkmalıdır. Aynı zamanda, herhangi bir sorunla karşılaşmamak için bu karar tamamen bir sır olarak saklanmalıdır.

Sivas Kongresi’nin gerçekleşeceği, bu kongrenin toplanmasına engel olabilecek İtilaf Devletleri ve azınlıklar gibi düşman kuvvetlerden saklanmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda, kararların halkın kararlarına uyularak alınması istenmiştir. Bu nedenle, yerel belediyeler ve Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri yerel seçmen konumuna getirilmiştir.

Doğu illerinin durumunun konuşulması için 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır.

Erzurum Kongresi’ndeki delegeler bu kongreden sonra Sivas Kongresine geçeceklerdir.
Doğu illerinin azınlık tehditlerine karşı güvenliğini sağlamak içi bir tane daha kongre toplanacağı belirtilmiştir. Bu durum doğu illerinin daha güvenli bir hale getirilmesi ve işgallerinin önlenmesi içindir ve bu da yurdun bütünlüğünün sağlanması için çabalandığını gösterir.

Askeri örgütler hiçbir şekilde dağıtılmayacak, teslim edilmeyecek veya komuta bırakılarak başkasına verilmeyecektir.

Vatanın korunmasında ordunun görev alacağı ve başka kuvvetlere verilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Vatanın savunulması esnasında olabildiğince savunabilme gücüne sahip olmak istenmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın Amacı, Gerekçesi ve Yöntemi

Amasya genelgesinin bu maddelerinde genel olarak; Kurtuluş savaşının gerekçesi, amacı ve yöntemleri belirtilmiştir. Kurtuluş Savaşının gerekçesi, yurdun düşmanlar tarafından işgal edilmesi ve İstanbul Hükümetinin bu işgallere göz yummasıdır. İstanbul Hükümetinin işgalleri durdurmaya çalışmak için bir uğraşta olmaması, aynı zamanda da işgallere tepki verilmemesi gibi bir söylemde bulunması bu gerekçeyi desteklemiştir.

Amasya Genelgesi’nin amacı Anadolu halkını bilinçlendirmek ve halkı tek bir çatı altında toplayıp işgallere karşı direnişi sağlamaktır. Bunu sağlanması için Anadolu’da kurulan Müdafa-i Hukuk teşkilatları tek bir çatı altında toplanmak istenmiştir. Aynı zamanda, Sivas’ta tüm yurdu, Erzurum’da ise Doğu illerini ilgilendiren kongreler toplanması kararlaştırılmıştır.

Kurtuluş Savaşı’nın yöntemi ise, kurtuluşun ancak halkın direniş ve savunması ile gerçekleşebileceğinden bahsedilmiştir. Aynı zamanda, orduların hiçbir şekilde dağıtılmaması gerektiği üzerinde durulmuştur.

Amasya Genelgesi Önemi

Amasya Genelgesi, Türkiye’nin kuruluş tarihinde yaşanan en önemli gelişmelerden biri olarak kabul edilmektedir. Amasya genelgesi ile Kurtuluş Savaşı tarihinde birçok gelişmeler olmuştur. Bu gelişmelerin en önemli olanlarından biri; Kurtuluş Savaşı’nın amaç, gerekçe ve yönteminin duyurulmasıdır. Amasya Genelgesi ile kurtuluş Savaşı’nın gerçekleşeceği resmen duyurulmuş bulunmaktadır. Aynı zamanda, halk kurtuluş Savaşı’nda yer almaya başlamıştır.

Aynı zamanda, Amasya Genelgesi’nde ilk defa İstanbul Hükümetine karşı çıkılmıştır ve bu nedenle Türk milletinin kurtuluş mücadelesi ihtilal niteliği taşımaya başlamıştır. İstanbul Hükümetine karşıt bir hükümet, karşıt bir otorite oluşturmak amacıyla Temsil Heyeti oluşturma fikri ortaya atılmıştır. Halk, İşgalci devletler ve İstanbul Hükümeti’ne karşı direnişe çağrılmıştır. Amasya Genelgesi, Ülkenin ve milletin bulunduğu kötü durumdan kurtulabilmek için atılan en önemli adımlardan biridir. Bu genelge ile ilk defa Milli Egemenlik ve Milli Bağımsızlık kavramları ortaya atılmış, halkın bütünlüğünün sağlanması istenmiştir. Milli birlik ve beraberliği sağlamak adına ise Müdafa-i Hukuk cemiyetlerinin birleştirilmesi ve Sivas’ta her bir ilden halkın onayını ve güvenini kazanmış 3 kişinin katılacağı ulusal bir kongre toplanılması için kararlaştırılmıştır.

Amasya Genelgesi ile o zamanda olan padişah, manda ve himaye düşünceleri yerine milliyetçilik ve millet fikirleri almıştır. Milli Egemenlik kavramı dile getirilmiştir. Mustafa Kemal ve arkadaşları bu genelgenin hazırlanması sürecinde, Türk vatanının bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü sağlamak için milli mücadelenin sonuna kadar yapılacak işlerin ilk planını ortaya koymuşlardır.

Son olarak, Amasya Genelgesi ile Türk milletine egemenlik ve bağımsızlık yolunda bir çağrıda bulunulmuş, kendi kaderini kendisinin belirlemesi için çalışılmış ve milli mücadelenin temel esasları yazılı bir metin haline getirilmiştir. Yayınlanan kararların duyulması halk arasında memnuniyetlik duygusu açığa çıkarmıştır. Milletten, Milli birlikten söz edilmesi ve Türk milliyetçiliği üzerinde durulması halk üzerinde iyi ve güven verici bir etki bırakmıştır.

Amasya Genelgesi’nin Sonuçları

Amasya Genelgesi’nin yayınlanması sonrası milletin kurtuluş yolundaki çalışma aşaması başlamıştır. Kısacası ihtilal aşaması tam anlamıyla başlamıştır. Genelge’nin yayınlanması sonrasında Mustafa Kemal Atatürk ve yayında yer alan arkadaşları İstanbul Hükümeti’ne bir mektup göndermişlerdir. Gönderdikleri mektupta “Artık İstanbul Anadolu’ya egemen değil, bağımlı olmak zorundadır.” İfadesinin kullanılması İstanbul Hükümeti’nin yok sayıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Hükümeti’nin otoritesi yerine “Anadolu” otorite olarak sayılmıştır. Bu durum halkın egemenliğinin önemsendiğini gösterir.

Aynı zamanda, Amasya Genelgesi yayınlandıktan sonra İstanbul hükümeti genelgenin içeriğini öğrenmiştir. Bu durum üstüne Mustafa Kemal Paşa’yı İstanbul’a görev başından geri çağırmıştır. Geri çağırılmasının üzerine Mustafa Kemal, kendisini tutuklayacaklarını düşünerek İstanbul’a geri dönmemiş ve Erzurum’a doğru hareket etmiştir. Aynı zamanda, görevinden atılmak yerine çok sevdiği askerlik mesleğinden vatanının daha iyi bir duruma gelmesi ve işgallerden kurtulması uğruna istifa etmiştir. Bu durum Mustafa Kemal Atatürk’ü her ne kadar üzse bile milleti ve yurdunun kurtuluşu için istifa etmiştir.

Bu durumun üstüne Mustafa Kemal Atatürk şu sözleri sarf etmiştir.“Bundan böyle bir ferdi mücahit olarak vatan görevime devam edeceğim.” Bu sözler ise Mustafa Kemal Atatürk’ün her ne kadar sivil bir vatandaş olsa bile vatan görevi saydığı mücadelesine tüm azmi ve hevesiyle devam edeceğini açıklar. Erzurum’a vardığı zamanda ise Kazım Karabekir’in Mustafa Kemal Atatürk’ü karşılarken “Kolordum ve ben emrinizdeyiz Paşam!” cümlesini söylemesi Mustafa Kemal Atatürk’ün artık her ne kadar sivil bir vatandaş olmasına rağmen ona karşı saygı duyulduğu ve emirleri saygıyla karşılanacağını belirtir.

Amasya Genelgesi’nin başka bir önemli sonucu ise Erzurum ve Sivas Kongrelerinin düzenlenişidir. Milleti bulunduğu kötü durumdan ancak ve ancak yine milletin kendi azim ve kararının kurtaracağı anlayışından yola çıkarak, Erzurum Kongresi ile aynı kararların benimsendiği Sivas Kongresi kararları üzerindeki etkisi açıkça görülmektedir. Diğer bir ifade ile, kongre kararlarının özünü genelgenin temel ilkesi olan milli egemenlik ve milli irade ilkeleri oluşturmuştur.

Erzurum ve Sivas kongreleri, milli iradenin oluşması ve demokratik sürecin başlatılması bakımından çok önemli gelişmelere neden olmuştur ve Sivas ve Erzurum Kongrelerin oluşmasının kararlaştırıldığı Amasya Genelgesi’nin bu açıda önemi esirgenemez. Anadolu’da o yılların zor şartları içerisinde genelge ilan ederek, kongreler toplamak ve halkın hareketlerini belirleyerek verilecek mücadelenin aşama ve esaslarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Amasya Genelgesi, Sivas Kongresi ve Erzurum Kongresi çok üst düzeyde ve takdir edilmesi gereken olaylardır ve yeni Türk Devleti’nin kuruluşunu hazırlayan çok önemli girişimlerdir.

5 Yorum Yapıldı
  1. Fenasi Diyor ki:

    8. sınıf tarih öğretmenim kötü olduğu için bu konu hakkında araştırma yapıyordum ve bu yazıya denk geldim. Kendimi böyle bir yazı yazıldığı için şanslı hissediyorum. Teşekkür ediyorum v başarılarının devamını diliyorum. O

  2. Kerim Diyor ki:

    Ödevimde yardımcı oldun ve bu yazı sayesinde yazılımdan 100 aldım. Ayrıca kendimi LGS adlı sınava son derece hazır hissediyorum. Teşekkür ederim. O

  3. İrem Hoşbudak Diyor ki:

    Amasya Genelgesi’nin imzalanmasının nedenlerini daha uzun tutulmuş olsaydı içeriği daha zengin bir yazı olabilirdi fakat bir genelleme yaparsak yazınız güzel olmuş ellerinize yüreğinize sağlık.-ed

  4. Bilge Ara Diyor ki:

    Tam ihtiyacım olan konulardı teşekkür ederim 🙂 – D.S.A

  5. Esra Erol Diyor ki:

    Amasya Genelgesi hakkında okuduğum bu yazı mükemmel derecede muazzamdı. Teşekkür ederim. Yazdığım bir araştırmada yazınızdan yararlandım. Teşekkür ederim YD

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi