8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları – 7. Ünite (2021-2022)

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 7. Ünite başlıklı bu yazımızda 8. sınıf MEB inkılap tarihi ders kitabındaki tüm ünitelerin içindeki soruların cevaplarını hazırladık.

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 7. Ünite yazımızda aşağıdaki bölümlerde yer alan soruların cevaplarını hazırladık;

  • ÜNİTE BAŞINDA: “Anahtar Kavramlar” bölümündeki kavramları açıkladık.
  • ÜNİTE İÇİNDE: “Konu Başı”, “Konu Ortası”, “Konu Sonu”, “Etkinlik” ve “Tartışalım” bölümlerindeki soruları yanıtladık.
  • ÜNİTE SONUNDA: “Ölçme ve Değerlendirme” bölümündeki tüm soruları yanıtladık.

Ders: Tarih Ekibi tarafından hazırlanan 8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 7. Ünite hakkında eklemek istediklerinizi aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak bize iletebilirsiz.

Bu Yazının İçindeki Başlıklar:

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı 7. Ünite Cevapları

8. sınıf inkılap tarihi ders kitabının yedinci ünitesi olan Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası, beş kazanımdan oluşmaktadır. Aşağıda bu beş kazanıma yönelik soruların cevapları bulunmaktadır.

Anahtar Kavramlar

8. sınıf inkılap tarihi ders kitabının yedinci ünitesi olan Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası ünitesinin Anahtar Kavramlar bölümünde yer alan 7 kavramı açıkladık.

Katafalk Nedir?

Kendisine saygı gösterilecek bir ölünün tabutunu koymak için hazırlanan, üzerinde kumaş ile örtünen yüksek bir yapıdır.

Mihver Nedir?

Eksen anlamına gelen Mihver sözcüğü 2. Dünya Savaşı‘ndaki ittifakı tanımlamak amacıyla ilk olarak Gyula Gömbös tarafından kullanılmıştır.

Birleşmiş Milletler Nedir?

Dünya’daki barışı korumak, güvenliği korumak ve uluslararası ilişkilerde toplumsal, kültürel ve ekonomik iş birliğini yapmak için oluşturulan örgüttür.

Varlık Vergisi Nedir?

Bireylerin toplam servetine göre alınan bir vergi türüdür, bu vergi alınırken göz önünde bulundurulan etken kişinin satın alım gücüdür.

Batı Bloku Nedir?

Soğuk Savaşta SSCB’nin karşısında bulunan NATO ile ABD ve onların müttefiklerinin de aralarında bulundukları ülkelere verilen isimdir.

Müttefik Nedir?

Müttefik kelimesi 2. Dünya Savaşındaki Mihver Devletlerinin karşısında bulunan devletlere verilen genel isimdir. Bu terim tarihte bazı devletler için farklı zamanlarda da kullanılmıştır.

Soğuk Savaş Nedir?

Soğuk Savaş 2. Dünya Savaşı’nın sonrasında SSCB ile NATO devletleri arasında jeopolitik gerginliğe verilen isimdir.

Konu İçindeki Sorular

8. sınıf inkılap tarihi dersinin yedinci ünitesi olan Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası ünitesinin konu başlıkları altında yer alan tüm soruları (Konu Başı, Konu Ortası, Konu Sonu, Etkinlik ve Tartışalım) yanıtladık.

Atatürk’ün, Hastalığına Rağmen Ülkesi ve Milleti İçin Çalışmaya Devam Etmesi Onun Hangi Kişilik Özelliğiyle İlgilidir? Açıklayınız.

Atatürk’ün, yaşadığı bu duruma rağmen ülkesini ve milletini hala daha düşünmesi onun vatanına karşı olan sevgisini ve fedakarlığını anlatır. Atatürk ömrünün hemen hemen hepsini Türk milletine daha iyi bir gelecek bırakmak için geçirmiştir. Ancak Atatürk belli bir süre sonra 1937 yılında son zamanlara doğru rahatsızlanmaya başlamış, ancak Atatürk hala daha ülke için çalışmalarını sürdürdü. Hekimler Atatürk’e artık istirahat etmesi gerektiğini belirtiyordu, ancak vatan sevgisini ön planda tutan Atatürk devletin kendi sağlığında önemli olduğunu düşünerek fedakarlık yapmıştır.

Anıtkabir’in Yeri İçin Neden Rasattepe Tercih Edilmiştir? Araştırınız.

1938 yılında Atatürk’ün zamansız ölmesinin ardından Atatürk’e yakışacak bir şekilde kabir yapılmaya başlandı. Tam 15 sene boyunca Etnografya Müzesinde kalan Atatürk’ün mezarı 10 Kasım 1953 yılında düzenlenmiş olan görkemli bir törenle şu anda bulunduğu ebedi mabedi olacak Rasattepe’de bulunan Anıtkabir’e taşındı. Bu yapının Rasattepe olmasında Atatürk’ün daha öncesinde burayı gezip, orası için bu tepeden Ankara’nın çok güzel gözüktüğünden bahsetmiştir. Ankara’ya hakim bir noktada bulunan Rasattepe’te bu söz göz önünde bulundurularak Anıtkabir bu tepeye inşa edilmiştir.

Hangi Durumlarda Bayrak Yarıya İndirilir? Araştırınız.

Bayrağı yarıya çekmek; bayrağın yas, tehlike işareti veya saygı gibi durumlarda bayraklar normaldeki yüksekliği ile kıyasla daha alçak bir seviyeye indirilir. Bu gelenek 17. yüzyılda başlamıştır. Bayrakların yarıya çekilmesinde bayrağın indirildiği mesafe ülkeden ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Genellikle bayrağın genişliği kadar alçaltılması gerektiği düşünülür. Türkiye’de ise her yıl 10 Kasım Atatürk’ün ölüm yıldönümünde saat 9:05’de yarıya çekilir. Bazı zamanlarda Türk siyasetinde önemli yer tutan isimlerin de ölümüne saygı amaçlı bayraklar yarıya indirilebilir.

Yandaki Paragrafta “Çağını Aşan Büyük Bir Lider” Sözüyle Ne Anlatılmak İstenmiştir? Açıklayınız.

(Bu soru sayfa 207’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Atatürk öldükten sonra da hala daha eserleri, fikirleri tarihe geçerek “çağını aşan büyük bir lider” olarak adlandırılmıştır. Bu sözle anlatılmak istene aslında Atatürk’ün sadece o zaman değil gelecek nesillere de büyük bir etki edeceğinden bahsedilmiştir. Örneğin hala daha birçok ülkede Atatürk hala daha çok saygı duyulan ve sevilen bir liderdir. Yani bu sözün geçerliliği günümüzde olduğu gibi muhtemelen önümüzdeki asırlarda da geçerli olacaktır. Atatürk son asırlarda Türk tarihi için ayrıca dünya tarihi için de var olan çok önemli bir kişiydi.

UNESCO, 1981 Yılını Niçin “Atatürk Yılı” İlan Etmiştir? Açıklayınız.

UNESCO 1981 yılında Atatürk’ün doğumunun 100. yıldönümüne özel o yılı “Atatürk Yılı” ilan etmiştir. Atatürk’ün ulusların arasındaki iş birliğini, anlayışı ve barışı için önemli çalışmalar yapması bunda çok büyük etken olmuştur. İşgalcilik yani sömürgeciliğe karşı gelen az liderlerden birisiydi. İnsan haklarının da önemini savunan, insanlarda ortak bir anlayışın olması gerektiğini savunuyor ve dünyadaki devletlerin barış içinde olmaları gerektiğini savunuyordu. Yaşamı sırasında da insanlarda din, dil ve ırk ayrımında bulunmaması da çok önemliydi. UNESCO da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Atatürk’ü anmak için 1982 yılını “Atatürk Yılı” ilan etti.

Atatürk’ün Naaşı Götürülürken İngiltere Temsilcisi Birdwood Niçin Ayağa Kalkmıştır? Açıklayınız.

(Bu soru sayfa 207’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Atatürk’ün naaşı etnografya müzesine doğru götürülürken cenaze töreninde bir olay dikkat çekmiştir. Atatürk’ün naaşı geçerken halkevindeki müzenin gözüktüğü balkonda bulunmuş olan bir kişi dikkatleri çok çekmişti. Bu kişi İngilizleri temsil olarak İngiliz temsilcisi Mareşal Birdwood’tu. Mareşal ayaklarından rahatsız olduğu için balkonda otururken koltuk getirilmişti. Ancak Atatürk’ün naaşı geçerken Mareşal asasına yaslanarak zor da olsa ayağa kalkmıştır. Bu Mareşal’in Atatürk’e olan saygısından dolayıdır. Bu arada da Mareşal Türk toprağına da basma istediğinde bulunduğu için ayakların altına toprak serpildi.

Atatürk’ün Cenaze Törenine Birçok Devlet Temsilcisinin Katılması, Onun Hangi Özelliği İle İlgilidir? Açıklayınız.

Atatürk’ün hiç beklenmedik bir şekilde ölmesinin ardından dünya sarsıldı. Bu olay birçok ülke tarafından üzgün bir şekilde karşılanmıştır. Bu yüzden cenaze törenine birçok ülkeden temsilci katılmıştı. Milliyetler Cemiyeti üyeleri ve aralarında ABD, SSCB, Almanya ve Çin gibi birçok devlet yer alan 26 devlet bu törene temsilci göndermiştir. Temsilci gönderen bu devletler arasında genelde o zamanın siyasi dengelerini belirleyen devletler vardı. Bu durum Atatürk’e çoğu ülke tarafından saygı duyulduğu anlamına gelir. Bu Atatürk’ün dünya için saygıdeğer bir birey olduğu anlamına gelir.

Yandaki Alıntıda Atatürk İçin “Eski Düşmanlardan Yeni Dostlar Yaptı.” Sözü, Onun Hangi Dış Politika İlkesi İle İlgilidir? Açıklayınız.

(Bu soru sayfa 209’daki metne göre yanıtlanmıştır.)

Atatürk ülkeyi bağımsız yapma yolunda birçok devlet ile savaşlar yapmıştır. Ancak devlete bağımsızlığı kazandırdıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu ve bu savaşılan devletler ile çoğuyla uyguladığı başarılı politika ile dost olmuştur. Bu da Atatürk’ün uyguladığı barışçıl politika ile geçmişe değil geleceğe yönelik çalışmalar yaptığı görülmüştür. Bu sayede öncesinde düşman olan devletler ile barışçıl bir politika izleyerek milli menfaatler doğrultusu sürecinde doğru ve başarılı bir şekilde ilişkiler kurabilmiştir. Önceki zamanlarda savaşta olduğu Fransa, İtalya gibi bazı devletler ile ilişkileri geliştirmekte çok yardımcı olmuştur.

Yabancı Devlet Temsilcilerinin Sözleri ve Dış Basının Atatürk İle İlgili Yazıları Onun En Çok Hangi Yönünü Ön Plana Çıkarmıştır? Açıklayınız.

Kitapta da verilen örnekte Hindistan Başbakanı olan Nehru’nun açıklamalarında o zamanlarda Atatürk’ün onun gençliğindeki kahramanı olduğunu ve Atatürk’ün Türkiye için yaptığı çalışmalardan bahsederek Doğu Modern çağı için çok önemli bir kişi olduğundan bahsediyor. Onun inkılapçılık kişiliğini oldukça öne çıkarmıştır, hatta sömürgeciliğe karşı yapılan savaşların liderinin Atatürk olduğundan bahseder. Nehru’nun hapisteki zamanındaki Hindistan ile Atatürk Türkiye’sini kıyasladığı zaman kendi ülkesinde bu tarz inkılapların gerçekleşmesinin imkansız gibi bir şey olduğundan bahsetmiştir. Bu da Atatürk’ün o zamanlarda çoğu devlet için zor gözüken inkılapları gerçekleştirerek ne kadar önemli bir lider olduğunu gösterir.

Aşağıdaki Paragrafın Sonunu, Atatürk’ün Kişisel Özelliklerini Göz Önünde Bulundurarak Tamamlayınız.

(Bu soru sayfa 209’daki metne göre yanıtlanmıştır.)

Atatürk’ün dünyadaki milletler için aralarında olan karşılık anlayış ve barış için önemli bir öncü olduğu gerçeği anlatılmak istenmiştir. Bu durum Atatürk’ün hem bizim içi hem de dünya için ne kadar önemli bir lider olduğunu göstermektedir. Atatürk yaşamı süresince insan haklarına önem veren, herhangi bir din, dil, ırk, renk ayrımı yapmadan yaşamını sürdürmüştür. Son asırlarda gelen önemli liderlerden birisiydi. Bu tarz etkiler Atatürk’ün dünya lideri olmasını sağlamıştır ve UNESCO’nun da böyle bir önemli lider adında bir yılı anması da bunları gösterir.

İnsanların Hatırlanmasında Bıraktıkları Eserlerin Rolü Nedir? Tartışınız.

İnsanların bıraktıkları eserler onların kişiliklerini yansıttığı için ölmüş insanlar hakkında bize fikir verir. Ve bu insanlar insanlığa ne kadar faydalı eserler bırakır ise o kadar çok hatırlanırlar. Ve bu insanların yazdığı eserlerin kalıcılığı da önemlidir. Bazı insanların yazdığı eserler birkaç yıl sonra unutulurken, bazı insanların yazığı eserler yıllar boyu unutulmaz. Mesela İbn-i Sina’nın eserleri halen Avrupa’da üniversitelerde okutulmaktadır ve bu insan ölmesine rağmen bu insan hakkında çoğu kişinin bu insan hakkında bir fikri oluşmuştur. Bu insan ne kadar ölmüş olsa da hala bıraktığı eserler durmaktadır.

Mustafa Kemal’in Farklı Alanlarda Eserler Yazması, Onun Hangi Kişilik Özelliğini Gösterir? Açıklayınız.

Bu onun çok yönlülüğünü gösterir. Tek bir alanla değil birçok alan ile aynı anda ilgilenen bir kişi olan Mustafa Kemal, bu yüzden çok kültürlü bir insandı. Ve bu özelliklerini Osmanlı döneminde çıktığı yurtdışı gezilerinde kazanmıştır. Bu özelliği cumhurbaşkanı olduktan sonra çok işine yaramıştır. Getireceği reformların çoğu zaten daha önce bu çok yönlülüğü sayesinde kazandığı bilgiler doğrultusunda yapmıştır. Bunun dışında bu çok yönlülüğü çoğu insanı anlaması ve onlarla iyi anlaşmasını sağlamıştır ve diğer ülkeler ile ilişkilerin güçlü olmasını sağlamıştır.

Cumhuriyet Yönetimi Hayatımıza Ne Gibi Yenilikler Getirmiştir? Açıklayınız.

Cumhuriyet yönetimi hayatımıza birçok yenilik getirmiştir. Artık insanlar kendilerini yönetecek insanları kendileri seçiyorlar ve fikirlerini daha özgür bir şekilde ifade ediyorlardı. Ve cumhuriyet yönetimine geçişten sonra birçok reform yapıldı. Mesela “Şapka Kanunu” bu kanun insanların daha modern giyinmesini sağlamıştır. Ve artık insanların daha çok hakkı olmuştur. Ve ülkeye din özgürlüğü gelmiştir artık insanlar Müslüman olma zorunluluğu taşımamaktadır. Ve bu din ile alakalı değişiklik üzerine birçok şey değişmiştir. Mesela insanların giyim şekilleri değişmiştir. İnsanlar eskiden kapalı giyinmek zorunda olsa da günümüzde böyle bir zorunluluk kalmamıştır. Yani insanlar özgürleşmiştir.

“Vatandaş İçin Medeni Bilgiler” Kitabının Yazılış Amacını Yazınız.

(Bu soru sayfa 211’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Bu kitabın asıl yazılış amacı halkı bilinçlendirmek ve eğitimsiz olan halkın kafasına yenilikçi düşünceyi sokmaktadır ve bu düşünceyi sokunca reformları daha kolay ve daha rahat yapılabilecekti.

Afet İnan, “Vatandaş İçin Medeni Bilgiler” Kitabını Yazarken Bilimsel Açıdan Nelere Dikkat Etmiştir? Yazınız.

(Bu soru sayfa 211’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

bu kitapta daha çok batının yaptığı şeyler konu alınmıştır çünkü o zamanlarda batı doğuya göre daha gelişmişti ve bu nedenle batının kültürünü ülkeye aktarmak için batılı düşünceyi bir kitaba aktararak bu kitabı insanlara sunmuşlardır. Bu kitapta anlatılanlar insanlara biraz garip gelse de daha çok medeniyet seviyesini arttırmaktadır ve o zamanlarda eğitim oranı çok düşük olduğu için medeniyet seviyesi de doğru orantılı olarak düşüktür.

I. Dünya Savaşı Sonunda Milletler Cemiyetinin Varlığına Rağmen Dünyada Neden Kalıcı Bir Barış Sağlanamamıştır? Açıklayınız.

Çünkü birçok ülke bu savaştan faydalı sonuçlar alsa da bazı ülkeler savaşı kaybetmiştir ve bu savaşı kaybeden ülkeler eski güçlerine kavuşmak için bir an önce toparlanıp eski güçlerini geri almak için savaşmışlardır. Barışın sağlanamamasının diğer nedeni ise Birinci Dünya Savaşı sonunda bir antlaşma veya bir barış antlaşması imzalanmamasıdır. Bundan dolayı ülkeler birbirlerine savaş açmaya devam etmişlerdir ve bu savaşların çoğunluğu ham madde üzerine olmuştur. Ve savaşları ham maddeye ihtiyacı olan ülkeler çıkarmıştır. Bu sebeplerden dolayı Avrupa’da barış sağlanamamıştır.

Yandaki Metinde, Mustafa Kemal Avrupa’nın Kaderini, Niçin Almanya’nın Belirleyeceğini Söylemiştir? Açıklayınız.

(Bu soru sayfa 212’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Mustafa Kemal, Avrupa’nın kaderini Almanya’nın belirleyeceğini söylemesinin neden Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra toparlanmasındaki hızı ve disiplini sayesinde rotasını hiç bozmadan bu hızla gelişmeye devam ederse Avrupa’nın en iyisi olacağını söylemeye çalışmıştır. Bunun yanında Almanya’nın geleceğinin daha parlak olacağını düşünmüştür. Zaten bu sözü söylediği zamanlar Almanya, hem askeri güç olsun hem disiplin olsun Avrupa’ya örnek olmuştur ve bu gelişimleri Dünya Savaşı kaybeden bir ülkeye göre inanılmaz bir hızla devam etmekteydi ve günümüzde de Almanya, Avrupa’da önemli bir güç halindedir.

Atatürk’ün, II. Dünya Savaşı Öncesi Tespitlerini Kişilik Özellikleriyle İlişkilendirerek Görüşlerinizi Yazınız.

Atatürk, 2. Dünya Savaşı’nda aldığı kararlar Atatürk’ün bazı özelliklerini anlatmaktadır. Mesela savaşta tarafsız kalması ve savaşa hiçbir ülkenin buyruğu altında girmemesi onun biraz milliyetçi olmasında kaynaklıdır. Ve Atatürk, İkinci Dünya Savaşı öncesi birçok önlem almıştır. Bu yaptığını da onun ileri görüşlülüğüne bağlayabiliriz. İkinci Dünya Savaşı’nda Müslüman ülkelerin yanında yer alma çabası göstermemiştir bu da onun “Laikçilik” anlayışı ile alakalı bir şeydir. Onun dışında Atatürk aynı zamanda devletçi biriydi ve bu yönden savaş zamanında halkını ve devletini zor durumda bırakmamak için savaşta tarafsız kalmayı tercih etmiştir.

I. Dünya Savaşı’nın Sonuçları, II. Dünya Savaşı’nın Çıkmasında Etkili Olmuş Mudur? Açıklayınız.

Evet olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nda kazanan tarafta olan ülkeler birçok sömürge yeri kazanmışlardır ve yenilen devletler bu sömürge yerlerini ele geçirmek ve Birinci Dünya Savaşı’nın intikamını almak için İkinci Dünya Savaşı’nı başlatmış ve Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan ülkelere karşı bir birlik oluşturmuşlardır. Fakat İkinci Dünya Savaşı’nın sonucunda bu ülkeler (Birinci Dünya Savaşı’nı Kaybeden Ülkeler) istedikleri amaçlarına ulaşamamıştır. Ve Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan ülkeler normalde sahip oldukları sömürgelerden bir şey kaybetmemişlerdir fakat Birinci Dünya Savaşı’nı kaybeden Almanya’nın eskisi gibi olmadığını fark etmişlerdir.

I. Dünya Savaşı’nda İngiltere ve Fransa İle Aynı Blokta Yer Alan İtalya’nın, II. Dünya Savaşı’nda Bu Devletlere Karşı Savaşmasının Sebepleri Nelerdir? Açıklayınız.

İtalya Birinci Dünya Savaşı’nda ilk başta Almanya’nın yanındayken sonrasında İngilizlerin yanına geçmiştir. Fakat Birinci Dünya Savaşı sonucunda İtalya’ya çok az yer veren İngiltere ve Fransa neredeyse bütün sömürge bölgelerini kendilerine almışlardı. Bu duruma zaten önceden sinirli olan İtalya, İkinci Dünya Savaşı’nı Almanya’nın kazanacağını düşünerek Almanya’nın yanında, İngiltere ve Fransa’ya karşı olmuşlardır. Amaçları çok fazla sömürge yeri olan İngiltere ve Fransa’yı baskısı altına alarak, Birinci Dünya Savaşı’nda aldıkları sömürge yerlerini kendi saflarına katmaktı. Fakat bu girişim sonuçsuz kaldı.

Türkiye, II. Dünya Savaşı’nda Niçin Tarafsız Kalmak İstemiştir? Açıklayınız.

Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’nda tarafsız kalmayı tercih etmiş. Çünkü Türkiye zaten Birinci Dünya Savaşı’ndan derin yaralar almış ve hem askeri yönden hem ekonomik yönden hem de siyasi yönden tam olarak toparlanmamıştır. Eğer İkinci Dünya Savaşı’na girmiş olsaydı bu kadar sıkıntının yanında hem cepheye asker yetiştirmekte hem o askerleri beslemekte ve giydirmekte hem de diğer ülkelerin yardımını almakta güçlük çekerdi ve bu savaşı eğer girip kaybetselerdi ülke büyük ihtimalle bir daha toparlanamazdı ve bu riski almak istemeyen yöneticiler tarafsız kalmayı tercih etmişlerdir.

“Soğuk Savaş” Kavramından Ne Anlıyorsunuz? Açıklayınız.

Soğuk Savaş genellikle tarih sahnelerinde monarşinin kalkması ile görülmeye başlanmıştır. Soğuk Savaş genellikle ülkelerin birbirlerine askeri temas yoluyla değil; ekonomi, sosyal, vb. yönlerden açtığı savaştır. Bu savaşlarda genellikle asker kullanılmaz ve diplomatik bir süreç ile devam eder. Bu savaş şekli askerler ile temaslı savaşmaktan daha iyidir çünkü hem hazırlık yapılmaya gerek duyulmaz ve askerlere gidecek para devletin kasasında kalmış olur ve daha medeni bir şekilde kan dökülmeden savaş sonuçlanır. Bir ülke üzerinde diplomatik baskı kurma o ülkeye askeri baskı kurmaktan daha verimlidir.

Türkiye’nin II. Dünya Savaşı’na Girmemesine Rağmen Sosyal ve Ekonomik Sıkıntılar Yaşamasının Sebepleri Nelerdir? Açıklayınız.

Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmemesine rağmen sosyal ve ekonomik sıkıntılar yaşamasının asıl sebeplerinde biri Türkiye ile Almanya’nın o zamanlar kardeş ülke gibi olmasıdır. Halk Almanya’nın savaşa girdiğini duyunca telaşlanmış ve kendince kendilerini korumaya yönelik önlemler almıştır ve u da ülkede panik havası yaratmıştır ve bir diğer neden ise Almanya tam savaş çıktığı yıllarda Türkiye’ye maddi yönden gerçekten destek oluyordu fakat savaş başlayınca bu desteğini kesmek zorunda kaldı ve bu durum da Türkiye’nin ekonomisinin gerilemesine neden oldu.

II. Dünya Savaşı Türkiye’yi Hangi Alanda Daha Çok Etkilemiştir? Tartışınız.

Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’nda ekonomik yönden birçok darbe almıştır. Savaş esnasında dış ticareti neredeyse sıfıra inen Türkiye zor günler yaşamıştır. Bu savaş halk üzerinde büyük bir panik yaratmıştır. Bunun yanında ülke tam kalkınmaya başlarken patlak veren bu savaş ülkeye yatırım yapan diğer ülkelerin (fabrika yapımı) bir anda bütün maddi desteğini çekmesine neden olmuştur ve Türkiye duraklamaya girmiştir. Bunun yanında ekonomiyi bir sürelik dengelemek için Merkez Bankası birçok para basmıştır ve bu uzun vadede Türkiye’nin ekonomisini etkileniştir.

Metinde II. Dünya Savaşı Yıllarında Türk Halkının Yaşadığı En Önemli Sorun Nedir? Bu Durumun Sebeplerini Yazınız.

(Bu soru sayfa 217’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk halkının yaşadığı birçok sorun vardır. Bunlardan biri panik havasıdır. Ülkede bir panik havası oluşmuştur ve herkes savaşa hazırlanır gibi gıda depolamaya başlamıştır ve bunu fırsata çevirmeye çalışan satıcılar fiyatları bir anda arttırmıştır ve buna rağmen insanlar normalde on ayda yediği yemeği tek alışverişte almaya çalışmıştır hatta insanlar artık sandıklarla şeker ve tuz taşımaya başlamıştır ve marketlerde hiçbir şey kalmamıştır ve aç olan insanların alabileceği bir gıda malzemesi kalmamıştır. Bu durum açlığa sebep olmuştur.

Bir Ülkede Farklı Görüşte Siyasi Partilerin Bulunması Niçin Gereklidir? Açıklayınız.

Bir ülkede farklı görüşte siyasi partide olması önemli bir etmendir. Bunun nedeni ülkede farklı düşüncede insanlar olmasına karşın bütün partiler aynı düşüncede olsa insanlar kendi kafasına uyan partiye oy veremez. Mesela günümüzde iktidarda olan parti daha çok insanları din üzerinden manipüle ederek oy toplamaktadır. Fakat muhalefet partisi daha çok Atatürk’ün izinden giderek Atatürk’ü seven ve onu örnek alan kişilerden oy toplamaktadır. Bu olay ülkedeki farklı görüşteki insanların farklı partilere oy vermesini sağlamaktadır. Ve insanlar destekledikleri partileri, partilerin amaçları (görüşleri ve hedefleri) doğrultusunda seçerler.

Türkiye’de Çok Partili Hayata Geçişin Toplumda Demokratik Kültürün Yerleşmesine Katkısını Açıklayınız.

Türkiye’de çok partili hayata geçişin demokratik kültüre birçok etkisi olmuştur. Eskiden halk bir partiye oy vermek zorundadır ve o parti her türlü iktidara geçerdi fakat çok partili hayata geçiş bu kültürü yıktı ve bu kültürü değiştirdi artık insanlar hangi partinin veya o partinin başındaki kişinin kendisini daha iyi yöneteceğini seçebiliyor ve çok fazla seçenek sayısına sahip. Ve bu demokrasi kültüründe önemli bir yere dahil. Zaten demokrasi seçim ile doğru orantılıdır ve seçim olması için birden fazla parti veya birden fazla seçenek olmalıdır ki insanlar bir seçeneği seçebilsin.

Bir Ülkede Vatandaşların Seçimlere Katılım Oranının Yüksek Olmasını Demokrasi Kültürü Açısından Açıklayınız.

Bir ülkede vatandaşların seçime katılma oranının düşük olması sıkıntı yaratan bir durumdur çünkü insanların oy vermemesi ya hiçbir yönetime karşı bir güven duymaması veya ülkenin gidişatının artık düzelmeyeceğine inanması olabilir. Bir ülkede ne kadar fazla oy verilirse genellikle halkı o kadar iyi eğitimli ve gelişmiş olur. Demokrasi kültürünün gelişmiş olduğu ülkelerde oy verme oranı fazladır çünkü insanlar yönetimlere oy vererek kendi başkanlarını seçerler fakat demokrasi kültürü az olan ülkelerde oy verme oranı azdır. Ve bu ülkelerdeki insanlar artık yönetimden umudunu kesmiştir.

Türk Halkı Varlık Vergisine Niçin Tepki Göstermiştir? Açıklayınız.

Halk zaten ürün aldığında aldıkları ürünün üstüne bir de vergi ödüyor ve bu verginin yanında kendi servetleri üzerinden vergi ödemek istemeyen halk bu “Varlık Vergisi” ne tepki göstermektedir. Bu vergi orta gelirdeki insanların toplam gelirinin düşmesi demektir ve bu gelir düşerse zaten zor olan yaşam şartları daha zor olacaktır. Bir de çok zengin olan insanlar var bu insanlar da çok yüksek miktarda paraya sahip oldukları için çok fazla miktarda vergi ödeyeceklerdir ve bu da onların net kazançlarına eksi olarak yansıyacaktır.

Nuri Demirağ’ı Bir Cümle İle Anlatacak Olsanız Ne Söylerdiniz? Yazınız.

(Bu soru sayfa 221’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Girişimci yönü açısından tutkulu bir insan ve siyaset, ulaşım, mimar alanında yaptığı birçok şey ile hayatında bir sürü başarı elde etmiştir. Türkiye adına birçok şey yapmış ve bence bunlardan en önemlisi de Türkiye’nin çok partili hayata geçmesidir.

Nuri Demirağ’ın Türk Siyaseti ve Demokrasisine Katkısı Ne Olmuştur? Yazınız.

(Bu soru sayfa 221’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Nuri Demirağ’ının siyasete atılması ile kendisi bir parti kurmuştur. Bu parti sayesinde Türkiye’nin çok partili sisteme geçmesini sağlamıştır. Çok partili hayat demokrasinin gereklerinden biridir ve birçok partinin kurulması ile ülke yönetiminde birçok insan söz sahibi olabilmektedir. Ülke yönetimi birçok insanın elinde olduğu için ülke tek bir siyasi düşünceye sahip olmamaktadır. Bu sayede demokrasi sağlanmaktadır. Nuri Demirağ bir parti kurarak bunu sağlamıştır ve demokrasiyi olması gereken haline getirmeye katkı sağlamıştır.

 

Ölçme ve Değerlendirme Bölümü Soruları

8. sınıf İnkılap tarihi dersinin yedinci ünitesi olan Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası ünitesinin Ölçme ve Değerlendirme bölümünde yer alan tüm soruları yanıtladık.

Aşağıdaki Cümlelerde Boş Bırakılan Yerleri Uygun Kelimelerle Doldurunuz.

1-Etnoğrafya

2-İsmet İnönü

3-İtalya

4-Yunanistan

5-Milletler Cemiyeti

Aşağıdaki Soruları Metne Göre Cevaplayınız e Cevaplarınızı Boşluklara Yazınız.

Metinde Geçen “O Günler” İfadesiyle Hangi Olayın Geçtiği Yıllar Anlatılmaktadır?

İkinci Dünya Savaşı 1939-1945 yılları arasında geçmiştir. Bu metinde de 2. Dünya Savaşı’nın olduğu zamanlar geçmektedir ve 2. Dünya Savaşı döneminde Türkiye birçok açıdan kötü etkilenmişti.

Türkiye II. Dünya Savaşı’nda Yer Almış Mıdır?

Dünya Savaşı gerçekleşmeden önce Arnavutluk ve Çekoslovakya işgallerinin olabilme ihtimalinden dolayı endişelenen Türk devleti, 1939 yılında Fransa ve İngiltere ile birlikte hepsinin olduğu bir bildiri yayımladı. 1939 yılında Ankara’da Fransa ve İngiltere ile Türkiye arasında bir ittifak kurulmuş oldu. Bu bildiriye göre Akdeniz’de bir savaşın olması durumunda ittifaklar birbirleriyle yardımlaşacaktı. Bildirinin maddeleri içerisinde askerî ve maddi yardımlardan bahsedilmektedir. Fakat savaş zamanında Türkiye, Rusya’yı neden olarak gösterip savaşa fiilen katılmamıştır.

Seferberlik Nedir? Açıklayınız. Metinde Buna Benzer Bir Durum Var Mıdır?

Seferberlik, devlet ve halk olarak başında askeri güç olmak üzere hükümetin tüm gücü ve kaynaklarının, olası durumda bir savaşın ihtiyaçlarını karşılamak üzere toplanması, tertiplenmesi, hazırlanması ve kullanılmasına ilişkili olup bütün aktivitelerin uygulandığı, hürriyet ve hakların kanunlarla tamamı ya da tamamı olmamak üzere sınırlandırıldığı durumdur. Metinde de benzer bir durum söz konusudur çünkü ordunun ihtiyaçlarını karşılama durumu ilk cümlelerde görülmektedir. Ancak hem halk hem de ordunun yeterli gereksinimleri yoktur.

Metinde, İnsanların Yaşadıkları Başlıca Sıkıntılar Nelerdir?

Halk ve ordu aç kalıyordu. Hayvanlara yem bulunamıyor. Benzin, motor ve lastik ihtiyaçları karşılanamıyordu. Tarımsal alanda verimsiz bir durum söz konusu olduğu için gıda ihtiyacı karşılanamıyor ve halk bu durumdan dolayı kıtlık yaşıyordu.

Aşağıdaki Soruyu Metne Göre Cevaplayınız.

Bilimsel Buluşlar Her Zaman İnsanlığın Yararına Mı Kullanılır? Yukarıdaki Metinde Bunu Gösteren Olayı Açıklayınız. Günümüzde Buna Benzer Başka Örnekler Var Mı? Yazınız.

Atom bombasının bulunması ile kötü amaçlar için kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle 2. Dünya Savaşı ve sonrası atom bombaları çeşitli bölgelere atılıp, o bölgeler neredeyse yok oldu. Bu durumdan da görebiliriz ki bilimsel buluşlar her zaman insanlığa yarar ve fayda sağlamaz. O dönemde atom bombası savaş alanında büyük bir güç olarak kabul edilmiştir. Atom bombası aynı zamanda diğer ülkelerden üstünlüğü olduğunu kabul ettirmek için kullanılmıştır. Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalar bu duruma örnek olabilir ve bu şehirler günümüzde terk edilmiş bölge olarak adlandırılmaktadır.

Aşağıdaki Tabloda Atatürk’ün Eserleri Verilmiştir. Bu Eserleri, İlgili Oldukları Alanlara (X) İşareti Koyarak İlişkilendiriniz.

11-Eğitim

12-Siyasi

13-Askeri

14-Askeri-siyasi

15-Askeri

Aşağıdaki Soruları Cevaplayınız.

16-C

17-C

18-B

19-A

20-D

Yorum Yap

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi