8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları – 5. Ünite (2021-2022)

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 5. Ünite başlıklı bu yazımızda 8. sınıf MEB inkılap tarihi ders kitabındaki tüm ünitelerin içindeki soruların cevaplarını hazırladık.

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 5. Ünite yazımızda aşağıdaki bölümlerde yer alan soruların cevaplarını hazırladık;

  • ÜNİTE BAŞINDA: “Anahtar Kavramlar” bölümündeki kavramları açıkladık.
  • ÜNİTE İÇİNDE: “Konu Başı”, “Konu Ortası”, “Konu Sonu”, “Etkinlik” ve “Tartışalım” bölümlerindeki soruları yanıtladık.
  • ÜNİTE SONUNDA: “Ölçme ve Değerlendirme” bölümündeki tüm soruları yanıtladık.

Ders: Tarih Ekibi tarafından hazırlanan 8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 5. Ünite hakkında eklemek istediklerinizi aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak bize iletebilirsiz.

Bu Yazının İçindeki Başlıklar:

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı 5. Ünite Cevapları

8. sınıf inkılap tarihi ders kitabının beşinci ünitesi olan Demokratikleşme Çabaları, üç kazanımdan oluşmaktadır. Aşağıda bu üç kazanıma yönelik soruların cevapları bulunmaktadır.

Anahtar Kavramlar

8. sınıf inkılap tarihi ders kitabının beşinci ünitesi olan Demokratikleşme Çabaları ünitesinin Anahtar Kavramlar bölümünde yer alan 7 kavramı açıkladık.

Çoğulculuk Nedir?

Siyasal alanda verilen kararların demokratik bir şekilde sosyal toplumda bulunan çoğunluğun verdiği karara göre belirlenmesi.

Muhalefet Nedir?

İki veya ikiden fazla grubun bir konu üzerinde farklı görüşlerinin bulunması veya görüş ayrılığına düşmeleri.

Demokrasi Nedir?

Demokrasi, siyasi yönetici seçim yönteminin tamamen halka bağlı olması, halk içerisinde herkesin eşit seçme ve seçilme hakkı olması.

Takrir-i Sükun Nedir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 4 Mart 1925’te kabul ettiği bir yasadır. O zamanlar gerçekleşen ayaklanmalar nedeniyle meclise olağan üstü yetkiler vermiştir.

İç Tehdit Nedir?

Bir ülkenin herhangi bir dönem içerisinde kendi içerisinde bulunan görüş farklılıkları yüzünden çıkan çatışma durumu.

Fırka Nedir?

Bir yönetim içerisinde kurulan siyasi partilere fırka denir. İslam tarihinde siyasi eğilimlere de fırka olarak hitap edilmiştir.

Dış Tehdit Nedir?

Bir ülkenin aleyhine düzenlenen veya bir ülkeyi zor duruma düşürmeye çalışan ve ülkenin bir parçası olmayan herhangi bir kurum, kuruluş, planlanmış olay.

 

Konu İçindeki Sorular

8. sınıf inkılap tarihi dersinin beşinci ünitesi olan Demokratikleşme Çabaları ünitesinin konu başlıkları altında yer alan tüm soruları (Konu Başı, Konu Ortası, Konu Sonu, Etkinlik ve Tartışalım) yanıtladık.

Farklı Görüş ve Anlayışta Olan İnsanların Yönetime Katılmasının Demokrasinin Gelişimi Açısından Önemi Nedir? Açıklayınız.

Demokrasi çoğunluğun sözünün geçtiği bir yönetim şeklidir. Bununla beraber eşit hak ve özgürlükler ve bu eşit hak ve özgürlüklerin korunması da demokrasinin bir parçasıdır. Her bir vatandaş eşit haklara ve eşit sorumluluklara sahiptir. Bununla beraber herkesin aynı düşüncede ve kafa yapısında olması beklenemez. Türkiye Cumhuriyeti ve devleti yapısı gereği çok farklı görüşten ve kültürden bireye ev sahipliği yapmaktadır. bu sebeple görüş ayrılıkları yaşanmaktadır. Bu farklı görüşlerin demokrasiyle beraber yönetime katılması bir grubun yaptığı hatanın fark edilmesine veya daha iyi ve uygulanabilir politikalar üretilmesine yardımcı olur. Farklı görüşler eleştirel bakış açısını getirir. Eleştirel bakış açısı politikaların geliştirilmesi ve daha kapsayıcı olması için yeri alınamaz bir unsurdur.

Mustafa Kemal Bir Siyasi Parti Kurulmasını Neden İstemiştir? Söyleyiniz.

Demokrasinin gerekliliklerinden biri farklı görüşlerin ortak bir paydada toplanıp eleştirel bir ortamda birbirlerini devamlı olarak geliştirmek, eksiklerini tamamlamak ve ataleti önlemektir. Farklı partiler farklı görüşlere hitap etmektedir. Bir grubun görüşü temsil edilmediği bir sisteme cumhuriyet denemez. Türkiye Cumhuriyeti tüm Türk halkının görüşlerinin temsil edildiği bir sistem olmalı. Çünkü ancak bu şekilde bir barış ortamı ve tatminiyet sağlanabilmektedir. Mustafa Kemal Atatürk ise bu doğrultuda Türk halkının ihtiyaçlarına hitap edecek bir parti olarak Halk Fırkasını kurmuştur. Bundan sonraki aşamada başka partilerin de kurulması da önem arz etmektedir. Çünkü tek partili bir sistemde iktidarı eleştiren bir muhalefet olmadan ne iktidar kendi politikalarını geliştirebilir ne de halk kendini istediği şekilde temsil edebilir.

Mustafa Kemal, Cumhuriyetin İlk Siyasi Partisine Niçin “Halk Fırkası” Adını Vermiştir? Açıklayınız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan ettikten sonra kurduğu partinin adının “Halk Fırkası”dır. Nedenine bakıldığı zaman bir imparatorluk yıkılmış bulunuyor ve ülkemiz yani Türk Devleti o imparatorluktan sağ çıkıp ardından kendini belli ettiği zamandan beri çok büyük savaşlara girdi. Normal bir şey olarak bu savaşlara asker yetiştirilemiyordu. Bu yüzden de halkımızdan eli silah tutanlar savaşmaya, kadınlar ve çocuklar da gerekli mühimmat, giyecek ve yiyecek konusunda yardım etmişti.

Ayrıca halkımızın kurduğu Kuvayı Milliye (milis kuvvetler) de bu harpta cephelerde yer almıştır ve savaşmıştır. Bu savaşların kazanılması sonucu cumhuriyeti kurabilecek özgürlüğe ulaştık. Yani halkımız sayesinde demokrasi ve cumhuriyet geldi. Buradan bir sonuca varmaya çalışırsak, her şey halk sayesinde oldu ve bence bu sebepten ötürü de Mustafa Kemal Atatürk ülkemizin halk sayesinde hür olduğunu belirtmek için Halk Fırkası, yani halkın partisi olduğu anlaşılan bu ismi koymuştur. Ayrıca Halk Fırkasının izlediği politikadan kaynaklı olarak insanlara hizmet ön planda olduğundan ötürü hizmet ettiği kesimin ismini koymayı parti amacına daha uygun görmüştür.

Muhalefet Nedir? Açıklayınız.

Muhalefet, sözlük anlamı bakımından karşı çıkmak, süregelmiş veya yeni öne sürülmüş bir tez veya fikre karşı kanıtlar ile desteklenerek karşı tez üretmek anlamına gelmektedir. Muhalefet, pek çok farklı alanda farklı anlamlar edinmiştir. Siyasi anlamda muhalefet, cumhuriyet başta olmak üzere demokratik rejimlerde iktidar olarak adlandırılan ve halk tarafından seçimler ile periyodik olarak seçilen siyasi oluşum karşısında kamuoyunun desteğini kazanmayı ve seçimlerde çoğunluğun desteğini/oyunu kazanarak iktidara geçmeyi amaçlayan oluşuma denir. Muhalefet partileri, bu amaçlarını yerine getirmek adına medya gibi yayın araçları ile propaganda yapmak ve fikirlerini yaymak durumundadır.

Muhalefet, her ne kadar belirli bir ideolojiye mensup insanlar tarafından destek görse de yönetme yetkisine doğrudan sahip değildir. Yönetime katılmak adına parlamentodaki oylamalara katılabilirler. Muhalefet partiler, iktidar partiyi denetlemek ve hatalar konusunda baskı kurmak ile yükümlüdürler. Bu durum yolsuzluk olaylarını engeller. Halka aktarılan bilginin tek bir kaynaktan olmasını, farklı yayın kuruluşları yordamıyla engeller. Bu durumda muhalefet partiler, halkın manipüle edilmesini zorlaştırır. Düşünce özgürlüğünü pekiştirir ve farklı fikirde insanların siyasete katılımını sağlar. Bu partiler, demokratik ülkelerde halkın yönetime katılması açısından varlığı elzem oluşumlardır.

“Güvenoyu”, “Çekimser Oy” ve “Tüzük” Kavramlarını Araştırınız.

Güvenoyu

Herhangi yeni bir hükümet kurulmak isteniyorsa bu yeni hükümetin destek alması gerekir. Destek alması gereken kurum ise TBMM yani Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Diğer parlamenterlerin kullanacağı oy güvenoyudur. Basitçe hükümete güvenilip güvenilmediğini belirleyen oydur. Güvenoyu sadece yeni kurulan hükümetler için kullanılmaz Belirli zamanlarda ise belirli bir kota sınırını doldurmuş olan parlamenterlerin teklif etmesi üzerine hükümetin yönetileceği veya yönetilemeyeceği hakkında bir parlamenter için güvenoyu kullanılır. Bakanlar Kurulu TBMM yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden güvenoyu talebinde bulunur eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi güvenoyu vermezse kurul göreve başlayamaz. Bakanlar Kurulu görev zamanı süresince herhangi bir sebepten dolayı da güvenoyu talep edilebilir.

Çekimser Oy

Parlamentoda bazı oylamalar yapılır, bu oylamalarda oy verebilmek için üç seçenek vardır. İlk seçenek kabul etmek ikinci seçenek reddetmek üçüncü seçenek ise çekimser oy kullanmaktır. Eğer oylama yapılan konuda kararsız kalınmışsa çekimser oy kullanılır.

Tüzük

Yasaların belirlediği bazı işlerin yapılma yöntemini açıklayan kuralları belirleyen bakanlar kurulunun çıkardığı cumhurbaşkanının imzasının ardından ise Resmi Gazete’de yayınlanır ve yayınlanmasının kırk beş gün sonrasında geçerliliği başlar.

Muhalefet Partilerinin Hükûmeti Denetlemesinin Demokrasi Açısından Önemi Nedir? Tartışınız.

Muhalefet devletin yönetimini elinde bulundurmayan kesimdir. Yönetimi demokrasi ile olan bir ülkede iktidar ve muhalefet kavramları vardır. İktidar seçimde çoğunluk oyu kazanması sonucu devletin başına geçer muhalefet ise bir sayıdaki sınırlılığın üzerine çıkmışsa parlamentoda halkı temsil eder. Siyasetin sağlıklı bir biçimde yapılabilmesi amacıyla iktidarı eleştirir. Eleştirileri üzerine bazen de bu sıkıntılar için farklı çözüm yönleri üretip bunu sunarlar ve bunun geçerli olmasını istediklerini belirtirler. Muhalefet partilerin hükümeti denetlemesi gereksiniminin temel sebebi devletin işleyişi, düzeni sadece bir kaynağa bırakılmaması gerekmesi ve eğer sistem düzgün işlemezse sistemin düzgün işlemediğini belirten bir insan topluluğu olması gerekmesidir. İktidar sadece tek bir bakış açısından bakar bu sebepten dolayı herhangi yanlış giden bir durum varsa bunu fark edememe veya görememe durumu olabilir. Muhalefet bunu belirtirse bu sıkıntı giderilebilir ve sorunlar çözülebilir. Sonuç olarak sistemin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için asıl iktidarı denetleyen muhalefetin olması büyük bir gerekliliktir.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Kapatılmasını Demokrasi Açısından Değerlendiriniz.

Ülkede savaş sonrası demokrasileşme çabalarından biri olan çok partili sisteme geçiş sürecinin ilk aşaması olarak kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, iç ve dış politikada yaşanan sorunlar sonucunda kapatılmıştır. Ülkenin yaşadığı gerginliklere destek verdiği görülen bu partinin kapatılması demokrasileşme sürecini yavaşlatmıştır. Kuruluşunun amacı bakımından ülkenin demokrasi bazlı geleceğine büyük yardımı dokunan bu partinin kapatılışıyla birlikte halkın demokrasiye olan güveni kırılmıştır. İktidar partisinin dışında var olan diğer bir partinin yeniden söz konusu olması bu partinin kapatılmasının beş yıl ardından gerçekleşmiştir. Bu durum, ülkenin değişim sürecini kavrayıp ilerleyebilmesi için halka yeteri kadar zaman sağlamasına rağmen, aynı zamanda da bu ilerlemeyi yavaşlatmıştır ve de demokrasinin Türkiye’deki gelişimini gecikmiştir.

Çok Partili Siyasi Hayata Geçilmesinin Demokrasi Açısından Önemini Açıklayınız?

Demokrasi terimi tanım olarak halkın kendi yönetimine dair kararlarını verebildiği bir sisteme işaret eder. Bu noktada halk kendi yöneticilerini seçme hakkına sahiptir. Türkiye gibi birçok farklı arkaplana sahip olan vatandaşların bulunduğu bir ülkede herkesin yönetim hakkındaki fikirlerinin tek bir parti tarafından temsil edilebilmesi mümkün değildir. Bunun sebebi partilerin ilke ve esaslarının kapsayıcı olma çabasına rağmen tek bir bakış açısı altında toplanması beklenilir. İktidarlığa sahip olan partinin halkın seçebileceği tek parti olması bu ülkede gerçekleşebilecek tüm yeniliklerin bu partinin değerleri doğrultusunda gelişmesine sebep olacaktır. Dolayısıyla birden fazla partinin bulunması, halkın kendi fikirlerini temsil edebilecek daha fazla seçeneğe sahip olmasını sağlayarak ülkenin ilerleyişinin halkın bakış açısıyla da uyumlu gelişmesine yardımcı olur.

Halkın Hangi Temel Haklarını Kullanması, Milli İradenin Gerçekleşmesine Katkı Sağlar? Açıklayınız.

Milli irade, halkın kendi isteklerini baskısız bir ortamda dile getirebildiği duruma denir. Demokrasinin kurulmaya ve geliştirilmeye çalışıldığı bir toplumda milli iradenin varlığından söz edilebilir. Yalnızca halkın sesinin duyulabildiği bir ortamda var olabilir. Dolayısıyla milli iradenin gerçekleşmesi adına demokrasinin ön planda tutuluyor olması gerekmektedir. Halkın, kendini temsil edebilecek yönetici seçenekleri olması ve de bu yöneticileri seçme hakkının bulunması önem arz etmektedir. Demek odur ki halkın seçme ve seçilme hakkına sahip olması milli iradenin ülkede gerçekleşmesine olanak sağlamaktadır. Bu şekilde, halk kendi dilek ve isteklerini belirtmek durumunda herhangi bir baskıyla karşı karşıya kalmaz.

Cumhuriyet Döneminde Kurulan Partilere Ait Bilgileri İlgili Bölümlere (X) İşareti İle İşaretleyiniz.

(Bu soru sayfa 177’deki tabloya göre yanıtlanmıştır.)

Türkiye’de kurulan ilk siyasi partidir: Cumhuriyet Halk Fırkası
Türkiye’nin ilk muhalefet partisidir: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
Türkiye’nin ikinci muhalefet partisidir: Serbest Cumhuriyet Fırkası
Ekonomide liberalizm savunan partidir: Serbest Cumhuriyet Fırkası
Ekonomide devletçiliği savunan partidir: Cumhuriyet Halk Fırkası
1929 Ekonomik Bunalımı’nda sonra kurulan partidir: Serbest Cumhuriyet Fırkası
Temelini Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun oluşturduğu partidir: Cumhuriyet Halk Fırkası
Fethi (Okyar) tarafından kurulan partidir: Serbest Cumhuriyet Fırkası
Kazım (Karabekir)’in başkanlığını yaptığı partidir: Serbest Cumhuriyet Fırkası

1926 İzmir Suikasti’ni Düzenleyenlerin Amaçları Nelerdir? Açıklayınız.

Dönem içerisinde Mustafa Kemal’i sevmeyen ve yaptıkları yenilikler veya inkılaplarını sevmeyen bu gruplar kendi amaçları doğrultusunda birçok kez karışıklık çıkarmışlardır. Bu dönemde Mustafa Kemal Türk devletinin daha iyi bir süreç içerisinde işlemesi için bazı küçük ya da büyük adımlar atmıştır. Bu adımlar ülkenin tüketici konumundan üretici konumuna geçmesini ve toplumu daha fazla geliştirmeyi amaçlayan inkılaplardı ancak Mustafa Kemal’i sevmeyen ve bununla beraber inkılaplarını da sevmeyen bir grup suikastlar düzenleyerek bu yeniliklere, gelişmelere ve Mustafa Kemal’e engel olmaya çalışmışlardır.

Suikast Girişiminden Sonra Halkın, Mustafa Kemal’e Bağlılık Bildiren Gösteriler Yapmasını Cumhuriyet Rejiminin ve İnkılapların Geleceği Açısından Açıklayınız.

Dönemde Mustafa Kemal ve yeniliklerini beğenmeyip isyan çıkaran ya da suikast düzenleyen toplumlar olduğu görülmektedir. Böyle bir iç karışıklığın içerisinde halk dimdik durmayı görevleri olarak görerek çeşitli etkinlikler yapmıştır. Mustafa Kemal’i ve inkılaplarını zedelemeye çalışan bu topluluklara karşı bir duruş olarak halk Mustafa Kemal Atatürk’ün destekleyicisi olmuştur. Bu bağlamda Türk milletinin Mustafa Kemal’e bağlılığından söz edebiliriz. Bu nedenle Atatürk’ün yaptığı yenilikleri sürdürmek halkın görevi haline gelmesine neden olmuştur. Aynı zamanda Atatürk halkına inandığını söyleyerek onları bu konuda motive etmiştir.

Mustafa Kemal “Cumhuriyet Düşmanları, Büyük Komplonun Bütün Safhaları İle Son Bulduğunu Kabul Etmediler. Bu Teşebbüs İzmir Suikastı Olarak Kendini Gösterdi.” Sözünde Bu Olayı Neden Büyük Komplo Olarak Görmüştür? Açıklayınız.

Mustafa Kemal o zamanlarda kendisini ve cumhuriyet rejimini sevmeyen bir topluluğun olduğunun farkındaydı. Mustafa Kemal gençlik yıllarından beri kararlı bir şekilde sürdürdüğü hayalini ne pahasına olursa olsun yapmakta kararlı olduğu için kendini her şeyiyle bu hayale adamıştır. Ancak biten Osmanlı sonrası eskiden olan devletin politikalarından bir türlü sıyrılamamış kişilerin Atatürk’ün yeniliklerine karşı bir karşı duruş içerisinde olması çok normaldi. Bu noktada Atatürk’ün büyük hayalini bozmak isteyen bu suikastçılar yaptıkları İzmir Suikastı ile rejime zarar verebileceğini düşünmüştür. Ancak Atatürk’ün de dediği gibi başarılı bir girişim olmamakla beraber büyük komplo olarak adlandırmasının sebebi bu suikastın iç ve dış ortamdaki düşmanların halkın elinde olan bir yönetim biçimine karşı yapılmış büyük bir direniş olarak görmesidir.

Mustafa Kemal’in En Fazla Değer Verdiği İnkılap Neden Cumhuriyettir? Tartışınız.

Mustafa Kemal Atatürk gençliğinde birçok kişi ve akımdan etkilenmiş biridir. Bu noktada Atatürk’ün cumhuriyeti tanıma nedeni de bu akımlardır. En basitinden Fransız İhtilali ile beraber yönetimde halkın etkisinin olması Atatürk’e çok cazip gelmiştir. Çünkü Atatürk milliyetçi bir kişiliğe sahip olması ile beraber halkına önem veren biriydi. Bu noktada halkına bu kadar güvenle bakması onu cumhuriyet rejimine itmiştir. Ateşemiliter olarak Sofya’ya gitmesi le beraber parlamenter sistemi görerek bu sisteme hayran kalmış ve halkına çok güvenmesiyle beraber yönetimin halkın elinde olduğu demokratik bir ortam için cumhuriyetin onda ayrı bir yeri oluşmuştur.

Mustafa Kemal, Kendisine Yönelik Suikast Girişimi Olayının Hangi Yolla Çözülmesini İstemiştir? Yazınız.

(Bu soru sayfa 179’daki metne göre yanıtlanmıştır.)

Mustafa Kemal Atatürk çocukluğundan beri anayasa ve haklara önem vermiş bir birey olarak yetişmiştir. Asla şiddeti çözüm olarak gören bir karakter olmamasıyla beraber oluşan sorunların çözümlerini şiddette bulmamıştır. Yasalara ve anayasaya önem vermesinden ötürü onlara her daim başvurmuştur. Kendisini sevmeyen ve yeniliklerine de iyi gözle bakmayan belirli toplulukların olabileceğini bildiği için kendini her zaman bu durumlara hazırlamıştır. Kendisine yapılan suikast ve saldırıların sonucunda suçluların şiddet görmesinden çok yargı önüne çıkarak ceza almasını istemiştir. Atatürk için cezalar yasalardan geçmektedir.

Mustafa Kemal “Bu İşe Karışmaya Hakkım Yoktur.” Sözüyle Yargının Hangi Özelliğini Vurgulamıştır? Yazınız.

(Bu soru sayfa 179’daki metne göre yanıtlanmıştır.)

Mustafa Kemal askerlik hayatı ve sonrası boyunca yasaları hep en yukarda olarak görmüştür ve adaleti savunmuştur. Bu noktada kendisi işlerini şiddetle çözmemiş çözümü hakkıyla ve adalet ile aramıştır. Bu doğrultuda yargıya birçok değer atamıştır ve bu değerler ile yargıyı yüceltmiştir. Kendisinin isteği yargının ırk ve din gibi unsurlardan bağımsız olarak en adil şekilde çözümleri sağlaması durumunu oluşturmaktır. Bu doğrultuda kendisi dahil yargıya karışılmasını doğru bulmadığı için yargının bağımsız olması gerektiğini savunmaktadır. Yukarda verilen söz ile kastetmek istediği de yine yargının bağımsız olması gerektiğidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kuruluş Yıllarından İtibaren Neden İç ve Dış Tehditlerle Karşı Karşıya Kalmıştır? Açıklayınız.

Bunların en temel nedeni Türkiye topraklarının bulunduğu konum yani coğrafi ve jeopolitik konum bu konuyu fazlasıyla etkilemektedir. İç tehditler olarak adlandırabileceğimiz nokta devlet içerisinde rejimlerin halk tarafından benimsenmemesi söylenebilir. Bununla beraber siyaset noktasında fikirlerin örtüşmemesi de iç karışıklıkların nedenlerinden biridir. Ancak dış tehditlerin gelme nedeni jeopolitik konumdan ötürüdür. Türkiye topraklarının bir yarımada olması ve doğusundaki zengin petrol yataklarıyla batısında kendini fazlasıyla geliştirmiş bir Avrupa’nın olması nedenler olarak verilebilir. Aynı zamanda Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görmesi de büyük bir karışıklık nedenidir.

Mustafa Kemal “Genel Huzuru Bozan Olay” İfadesiyle Hangi Olaydan Söz Etmektedir?

(Bu soru sayfa 181’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

İç ve dış tehditlerle beraber yeni kurulmuş bir devlet olan Türkiye fazlasıyla yeniliklere maruz kalmıştır. Bu noktada toplum birkaç parçaya ayrılmıştır. Bir taraf Mustafa Kemal Atatürk’ü destekler iken bir taraf Mustafa Kemal Atatürk’ün getirdiği yeniliklere/inkılaplara karşı çıkmaktaydı ve kabul etmemekteydi. İç ve dış tehditler ile iç karışıklık olarak değerlendirdiğimiz isyanlar ülkenin pek çok yerinde etkili olmuştur. Bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk bu durumdan fazlasıyla kötü karşılamıştır. Kendisine yapılan suikastları bu bağlamda genel huzuru bozan olaylar olarak değerlendirmiştir.

Bir Ülkede Meydana Gelen Terör ve Kargaşa Ortamı Ülkeyi Hangi Alanlarda Olumsuz Etkilemektedir?

(Bu soru sayfa 181’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Terör ve kargaşa bir ülkeyi birçok yönden olumsuz etkilemektedir. En basitinden terörün bir ülkede baş göstermesi o ülkedeki güvenliği tehlikeye atacaktır ve bu bağlamda birçok sektör kendi içerisinde aksayacaktır. Üretim bu koşullar altında gerekli faaliyeti gösteremeyecek ve duraklayacaktır. Üretim noktasında yetersiz kalan ülke ekonomik anlamda büyük sıkıntılar yaşayacak ve duraklama dönemine girecektir. Bu noktada turizm gibi hizmetler de etkilenecektir çünkü ülkenin içerisindeki terör benzeri kargaşalar ülkeye gelen turistlerin korkmasına neden olacaktır ve turizm noktasında da büyük kayıplar oluşacaktır.

Günümüzde Türkiye’nin Siyasi ve Ekonomik İstikrarını, Huzur ve Güven Ortamını Bozmaya Yönelik Girişimler Nelerdir?

(Bu soru sayfa 181’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Çok eski bir tarih olmamakla beraber 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe bu tarz girişimlere örnek verilebilir. Bu darbe var olan hükümet ve rejime karşı olarak hazırlanmış bir darbedir. Belirli bir grubun yönetimde söz sahibi olan iktidara karşı aldığı tavır ve benzeşmeyen çıkarlar neticesinde askerler darbe girişiminde bulunmuş ve yönetime el koymak istemişlerdir. Bu şekilde anayasa ve yönetimde söz sahibi olacaklarını düşünüp bu şekilde büyük bir darbe girişimine hazırlanmışlardır. Ancak bu darbe girişimi başarılı olmamıştır ve geçmiş yıllarda da yapılan birçok darbe veya hükümete karşı atılan girişimlerin çoğu başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Ölçme ve Değerlendirme Bölümü Soruları

8. sınıf İnkılap tarihi dersinin beşinci ünitesi olan Demokratikleşme Çabaları ünitesinin Ölçme ve Değerlendirme bölümünde yer alan tüm soruları yanıtladık.

Aşağıdaki Boşlukları Doldurunuz.

23 Nisan 1920 – TBMM kuruldu.
1 Kasım 1922 – saltanat kaldırıldı.
9 Eylül 1923 – Halk Fırkası kuruldu.
29 Ekim 1923 – cumhuriyet ilan edildi.
3 Mart 1924 – Halifelik kaldırıldı.
17 Kasım 1924 – Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
12 Ağustos 1930 – Serbest Cumhuriyet Fırkası

Aşağıda Harflerle Gösterilen Kavramları İlgili Oldukları Yargılarla Eşleştiriniz.

I-c

II-a

III-b

IV-ç

V-d

Aşağıdaki Soruları Cevaplayınız.

Mustafa Kemal Atatürk “Milli Egemenlik Düşmanlığı” İfadesiyle Hangi Rejimin Tehdit Edildiğini Vurgulamıştır? Yazınız.

Halkın yönetimdeki hakkının elinden alınmasından yani cumhuriyetin zedelendiğini vurgulamıştır. Bu noktada milli egemenlik düşmanlığının halkın yönetimdeki yerine zarar verdiğini söylenmiştir.

Mustafa Kemal’in Bu Sözü, Onun Hangi Kişilik Özelliğini Yansıtır? Yazınız.

Milliyetçiliğini ve halkına olan güvenini göstermektedir. Kendisi milli egemenliği çok önemsemektedir. Bu bağlamda kendi milliyetçiliğini ön plana koymuştur ve halkın yönetimde söz sahibi olması gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır.

Mustafa Kemal’in Çok Partili Hayata Geçmek İstemesinin Sebebi Nedir? Yazınız.

Mustafa Kemal Atatürk her zaman demokrasiyi savunmuş bir kişiliktir. Bu nedenle çok partili sistemi savunmuştur. Çünkü tek partinin olduğu bir yerde seçim yapılamaz ve herkes sonuca ses çıkaramaz. Ancak çok partili sistemde seçme hakkı doğar ve böylelikle daha demokratik bir ortam oluşur.

Farklı Görüş ve Düşüncelerin Türkiye Büyük Millet Meclisinde Temsil Edilmesinin Önemi Nedir? Yazınız.

Bir önceki sorudaki gibi düşünce özgürlüğü ve demokrasi Atatürk için çok önemli iki unsurdur ve bunun yanında bu iki unsur cumhuriyetin de gerekliliklerindendir.

Aşağıdaki Soruları Cevaplayınız.

5-D

6-D

7-C

8-A

9-A

10-A

Yorum Yap

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi