8. SınıfLGS

Liselere Geçiş Sistemi Tarihi (LGS, OKS, SBS, TEOG ve Yeniden LGS)

LGS, OKS, SBS, TEOG ve LGS Hakkında Bilgi

Liselere Geçiş Sistemi (LGS), 2017-2018 eğitim-öğretim yılından itibaren yapılmaktadır. Bu yazımızda Liselere Geçiş Sistemi tarihi konusunu inceledik.

Liselere Geçiş Sistemi (LGS), Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren her yıl yapılan ilköğretimden ortaöğretime geçiş sınavı sistemidir. Bu yazımızda geçmişten günümüze ortaöğretime geçiş sınavları ve sistemleri hakkında bilgilere yer verdik. Ayrıca liselere geçiş sistemi üzerinde yapılan değişikliklerin amaçlarını inceledik. İşte tüm ayrıntılarıyla Liselere Geçiş Sistemi tarihi;

Liselere Geçiş Sistemi Tarihi

  • 1997-2003 Liselere Geçiş Sınavı (LGS)
  • 2003-2007 Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS)
  • 2007-2013 Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 
  • 2013-2017 Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) 
  • 2017-2021 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) 

Geçmişten Günümüze Ortaöğretime Geçiş Sınavları ve Sistemleri

Ülkemizde, geçmişten günümüze sırasıyla LGS, OKS, SBS, TEOG ve yeniden LGS olmak üzere birçok merkezi ortaöğretime geçiş sınavı uygulanmıştır. Her ne kadar her biri, bir öncekinden daha farklı olsa da aslında çoğu sınav sistemi, aynı amaçlar ve hedefler doğrultusunda oluşturulmuştur. İlk kez merkezi olarak ortaöğretime geçiş sınavı uygulandığından beri Türkiye ve Millî Eğitim Bakanlığı bu sınav sistemini geliştirmeye çalışmıştır. Her ne kadar sistem geçtiğimiz son 20 yılda birçok kez geliştirilmiş ve değiştirilmiş olsa da optimum sisteme hala ulaşamadık. Bu yazımızda geçmişten günümüze yapılan merkezi sınav sistemlerinin detayları verilmiş ve yeni sınav sistemlerinin hedefleri gibi birkaç farklı konu üzerinde durulmuştur.

Liselere Geçiş Sınavı (LGS) Nedir?

Liselere Geçiş Sınavı ya da kısaltılmış hali ile LGS, Türkiye’de uygulanan ilk tamamen merkezi sistemdir. LGS ilk kez 1997-1998 eğitim ve öğretim yılında uygulanmaya başlanmıştır. Sınav sekizinci sınıfın sonunda yapılmıştır. Yıl sonu puan ortalaması dikkate alınmamıştır. Liselere Geçiş Sınavı, 2002-2003 eğitim ve öğretim yılında son kez yapılmıştır. Yerini Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı almıştır.

Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) Nedir?

Orta Öğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı ya da kısaltılmış hali ile OKS, LGS’nin yerine geçmiş sistemin adıdır. OKS ilk kez 2003-2004 eğitim ve öğretim yılında uygulanmaya başlanmıştır. Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı, 2006-2007 eğitim ve öğretim yılında son kez yapılmıştır. Yerini Seviye Belirleme Sınavı (SBS) almıştır.

Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı yani OKS’ye giren öğrenciler 6, 7. ve 8. Sınıf konularından sorumludurlar. Sınavda; Matematik, Türkçe, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri derslerinden sorular sorulur. OKS’de; 25 Türkçe, 25 Matematik, 25 Fen Bilimleri ve 25 Sosyal Bilimler olmak üzere toplam 100 soru vardır. Bu sorular için tek oturum içerisinde toplam 2 saat süre verilmiştir. OKS’de fen liselerine yerleşmek için farklı bir puan türü, diğer liselere yerleşmek için farklı bir puan türü vardır. Bunlar sırasıyla matematik ve fen bilimler ağırlıklı puan ile Türkçe ve matematik ağırlıklı puandır. Alınabilecek minimum puan 100 iken maksimum puan 500’dür. Eğer herhangi bir türden 160 altı puan alınırsa o türden tercih yapılamaz. Öğrenciler maksimum 20 okul seçimi yapabilir. Ayrıca OKS Parasız Yatılılık ve Bursluluk sınavının da yerine geçmiştir.

Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Nedir?

Seviye Belirleme Sınavı ya da kısaltılmış hali ile SBS, Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı’nın yerine geçmiş sistemin adıdır. SBS ilk kez 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında uygulanmaya başlanmıştır. Seviye Belirleme Sınavı, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında son kez yapılmıştır. Yerini Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı almıştır.

Sınav’da matematik, fen bilimleri, Türkçe, sosyal bilimler ve İngilizce adlı derslerin, o yılın müfredatında belirlenmiş konu kazanımlarına göre sorular sorulmuştur. Sınav her öğretim yılının sonlarında yapılır. Lise seçiminde kullanılan puanların %25’i 6. Sınıf’ta yapılan SBS’den, %35’i 7. Sınıf’ta yapılan SBS’den, %40’ı 8. Sınıf’ta yapılan SBS’den, %25’i yıl sonundaki ortalamadan ve %5’i okulun verdiği davranış notundan gelmektedir. Davranış notu, sonradan yargı kararıyla bu hesaptan kaldırılmıştır.

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) Nedir?

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı ya da kısaltılmış hali ile TEOG, Seviye Belirleme Sınavı’nın yerine geçmiş sistemin adıdır. TEOG ilk kez 2013-2014 eğitim ve öğretim yılında uygulanmaya başlanmıştır. Bu sınav 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında son kez yapılmıştır. Yerini Liselere Geçiş Sistemi almıştır.

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavlarında öğrenciler; Türkçe, yabancı dil, Din kültürü ve ahlak bilgisi, Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük, fen bilimleri ve matematik olarak 6 farklı temel dersten ortak sınavlara girmiştir. Burada yapılan ortak sınavlar Millî Eğitim Bakanlığı tarafından merkezi şekilde yapılmıştır. Bu sınavlar bulunduğu dönemde yapılan ve karneye geçen yazılılardan bir tanesi olarak kabul edilmiştir. Normalde 2 tane yazılı yapılan derslerden birinci yazılı, normalde 3 tane yazılı yapılan derslerden ise ikinci yazılı merkezi sınav olarak yapılmıştır. Bu ortak sınavlar her iki dönemde de 2 güne yayılarak yapılmıştır. Öğrenciler bu sınav günlerinin her birinde 3 farklı dersten sınava girmişlerdir. Ama sınava girdikleri günlerde dersler yapılmamıştır.

Bu yapılan sınavların her birinde 4 şıkka sahip 20 çoktan seçmeli soru sorulmuştur. Eğer bu sorulardan herhangi biri iptal edilmemişse de soruların her biri 5 puan olacak şekilde değerlendirilmiştir. Sınavda yapılan yanlışlar herhangi bir puan eksiltmesi yapmamıştır. Öğrenciler, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’na olağanüstü bir durum olmadıkça kendi ortaokullarında girmişlerdir. Sınava mazeretli bir şekilde gelemeyen öğrenciler için bir mazeret sınavı uygulanmıştır. Bu merkezi sınavlara okulların kendi öğretmenleri girmemiştir. Sınavı gözetecek kişiler başka okulların öğretmenlerinden oluşmuştur. Kısaca bu sınav her günde 3 sınav, her dönemde 2 gün ve toplamda 2 dönem olacak şekilde uygulanmıştır.

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Nedir?

Liselere Geçiş sistemi ya da daha çok bilinen adı ile LGS, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’nın yerine geçmiştir. Hala daha kullanılmaya devam eden sistemdir. Liselere Geçiş Sistemi ilk kez 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında kullanılmaya başlanmıştır.

Liselere Geçiş Sistemi’nde Türkçe, yabancı dil, Din kültürü ve ahlak bilgisi ve Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük olmak üzere 4 sözel dersten; fen bilimleri ve matematik olmak üzere ise iki sayısal dersten yani toplamda 6 temel dersten sorular sorulmaktadır. Bu 6 dersten Türkçe, matematik ve fen bilimleri için 20 tane soru sorulurken; yabancı dil, Din kültürü ve ahlak bilgisi ve Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük derslerinden 10 tane soru sorulur. Yani sınav, sözel bölüm derslerinden toplam 50 soru ve sayısal bölüm derslerinden 40 soru olmak üzere toplam 90 sorudan oluşur.

Sınavdaki her yanlış cevap 1 doğru cevabın 1/3’ü kadar puan eksiltir. Liselere Geçiş Sistemi, sözel ve sayısal olarak 2 farklı kısımdan oluşur. Ama bu kısımların arasında sadece kısa bir mola vardır. Sınavda sözel kısım için 75 dakika, sayısal kısım için ise 80 dakika verilir. Bu da öğrencilerin sayısal kısımdaki bir soru için 2 dakikası, sözel kısımdaki bir soru için ise 1.5 dakikası var demektir.

Liselere Giriş Sistemi’nde merkezi sınava girmek zorunlu değildir. Sınava girmek istemeyen ya da sınavda herhangi bir yere yerleşemeyen öğrenciler ortaokuldaki puanları ile adrese dayalı şekilde Anadolu Liselerine, Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’ne, Sosyal Bilimler Liseleri’ne ya da Anadolu İmam-Hatip Liseleri’ne girebilmektedirler. Merkezi sınava girsin girmesin bir okula yerleşmek isteyen herkes yerel yerleştirme ile öğrenci kabul eden okullardan birkaçını seçmek zorundadır. Öğrencilerin yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullardan en fazla 5 tane, merkezi sınav ile öğrenci alan okullardan en fazla 10 tane ve pansiyonlu okullardan en fazla 5 tane yani toplam 20 tane okul seçebilmektedirler. Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okulların seçimindeki ilk 3 okul öğrencinin kayıt alanında olmalıdır. Ayrıca öğrenciler bu seçimde aynı okul türünden en fazla 3 tane seçebilirler.

İlk tercih ve yerleştirme dönemi sonrasında ikici olarak ek yerleştirme ve nakil işlemleri yapılmaktadır. Ek yerleştirme döneminde boş kalan kontenjanlar veya yerleştirme sonrasında özel okul tercihi yapan öğrenciler sebebiyle boşalan kontenjanlar belirlenir. Bu kontenjanlar doğrultusunda öğrenciler ek yerleştirme ve nakil için başvuru imkânı sunulur. Bu nakil ve ek yerleştirme sayesinde öğrenciler özellikle nitelikli okullarda meydana gelen boş kontenjanlara nakil ve yerleşme imkânı sağlanmış olur.

LGS Sonuçları Hakkında Analizler

Millî Eğitim Bakanlığı’nın elindeki verilere göre, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında yapılan LGS hakkında bazı istatistikler çıkarılmıştır. Sayısal kısımdaki dersler (Fen bilimleri, matematik) arasından en çok doğru yapılan ders 20 üzerinden 10.21 doğru ortalaması ile fen bilimleri, en az doğru yapılan ders ise 20 üzerinden 4.89 doğru ortalaması ile matematiktir. Merkezi sınavın sözel bölümündeki derslerden (Türkçe, yabancı dil, Din kültürü ve ahlak bilgisi ve Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük) en yüksek ortalama doğru oranına sahip ders, 10 üzerinden 6.39 doğru ortalaması ile din kültürü ve ahlak bilgisi iken; en az doğru oranına sahip ders, 10 üzerinden 3.53 doğru ortalaması ile Yabancı Dil’dir. Bu merkezi sınava giren kız öğrenciler ortalama olarak matematik alt testi dışında diğer bütün alt testlerde erkek öğrencilerden daha iyi performans sergilemiştir. Sınavda bulunan tüm soruları doğru cevaplayan 181 öğrenci bulunmaktadır.

Ortaöğretime Geçiş Sınavlarındaki Değişikliklerin Amaçları

Türkiye’de, ortaöğretime geçiş için yapılan merkezi sınavlar oldukça sık bir şekilde değişime uğramıştır. Bu değişimler her seferinde çok büyük değişiklikler olmasa da 1997’den beri 2020’ye kadar bu sistem beş farklı ad almıştır. Her ne kadar bu değişimlerde amaç öğrencinin dış kaynaklardan bağımsız bir şekilde ve eşit şartlarda sınavda kazanım elde etmelerini amaçlasa da bu amaca tam olarak ulaşılamadığı için, sık sık değişikliklere gidilmektedir. Büyük bir ihtimalle gelecekte de sistemin adı ve işleyişi değişecektir. Ortaöğretime geçiş sistemini değiştirirken Millî Eğitim Bakanlığı, sistemi geliştirmeye çabalamalıdır. Geçmişteki sistemlerde yaptığı hataları bir daha yapmamalıdır. Umarız ki bir sonraki sınav sistemi daha geçerli, daha güvenli ve daha kontrollü olur.

Öğrencinin Üzerindeki Stresi Azaltmak

Öğrencinin ortaöğretime geçiş sürecinde yaşadığı stresleri ve öğrencilerin üzerinde olan sınav kaygısını azaltmak, hem Seviye Belirleme Sınavı’ndan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’na geçişin hem de daha önceki değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir. Mesela LGS konusunda Başbakan Binali Yıldırım, “Yapacağımız şey TEOG’da da öğrencileri sınav stresinden dolayı yanlış uygulamaların önüne geçecek daha konforlu bir şey getiriyoruz” demişti. TEOG’a geçerken de sadece 1 defa yapılan ve hata kabul etmeyen merkezi bir sınav sitemi yerine yılın içerisine daha çok yayılmış bir sınav sistemi ile öğrencilerin sınav kaygısı azaltılmak istenmiştir. Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’nda sınavların 2 döneme ayrılması, öğrencinin kendi okulunda sınava girmesi ve gerekli bir mazereti olduğunda telafi hakkı kazanabilmesi, sınava girecek öğrencilerin sınav kaygısını azaltabilir.

Öğrencilerin Okul Dışı Kaynaklara Olan İhtiyaçlarını Azaltmak

Birçok sınav sistemi değişiminde de yapıldığı gibi, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’na geçilirken de okuldaki kaynaklar dışında kaynaklara ihtiyaç duymamak ve velilerin mali yükünü azaltmak bir hedef olmuştur. Eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bu konu hakkında “2013- 2014 eğitim- öğretim yılında uygulanacak yerleştirme mantığı sayesinde okullara alternatif kurumlara ihtiyaç duyulmayacaktır.” sözünü söylemiştir. Millî Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre 2012- 2013 eğitim öğretim yılında dershaneye giden toplam öğrenci sayısı ~1.280.000 idi. 2013- 2014 eğitim öğretim yılında bu sayı ~1.220.000 olmuştur. Yani her ne kadar böyle bir amaç güdülse de bu veriye bakarak, dershaneye giden öğrenci sayısı sadece 60.000 kişi azalmıştır.

Müfredatın Eş Zamanlı Yapılmasını Sağlamak

Her dönemde yapılan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı, o dönemde yapılan 6 temel dersin yazılılarının bir tanesini merkezi bir sınav ile yapmaktır. Müfredatın eş zamanlı yapılması ile ülkenin her tarafında öğrencilerin müfredat işlenmesinde aynı düzeyde olması hedeflenilir. Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavının bu özelliği sayesinde ise öğrenciler eskiden olduğu gibi sadece sınav için hazırlanmaları gerekmez. Müfredatı normal olarak takip etmeleri yeterli hale gelmesi hedeflenmiştir.

Liselere Geçiş Sınavı Nasıl Olmalı?

Geçerli Olması

Bir sınav sistemini yorumlarken ya da değerlendirir iken göze almamız gereken en önemli maddelerden biri de o sınav sisteminin geçerliliğidir. Daha da basitçe anlatmak gerekirse, sınavın ölçmek ve değerlendirmek istediği şeyin ne kadar düzgün şekilde ölçüldüğüdür. Bir sınav sistemi, öğrenciyi değerlendirmek istediği konuya uygun, başka konuları katmadan değerlendirme yapabilmelidir. Özellikle sistemin değerlendirdiği kitle büyük bir kitleyse, bu madde daha da bir önem taşır. Sınav sistemlerinin geçerlilik yapısı birkaç alt başlığa ayrılabilir.

Sınavın Kapsamsal Açısından Geçerli Olması

Sınav sistemi için hazırlanan soruların, sınav kazanımlarının hepsini kapsaması gerekir. Ayrıca sınav sistemlerinde her dersin, ünitenin ve konunun sınavdaki ağırlığı aynı değildir. Yapılacak sınavdaki sorular, kazanımların ağırlıkları dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Geçmişte Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı ve Sınavı’nda ve günümüzde Liselere Geçiş Sistemi’nde kazanımlar sadece sekizinci sınıfta işlenen konuları içine almıştır. Sınavlar hazırlanırken verilmiş kazanımlar dışına çıkılmamalıdır.

Sınavın Yapısal Açısından Geçerli Olması

Geçmişteki ve günümüzdeki bütün sınavların ölçmeyi amaçladığı bir konu vardır. Bu; 7. sınıf Fen Bilimleri Yazılısında ölçülmek istene konu fen bilimleri bilgisi iken, ehliyet sınavında araba kullanma becerisidir. Bu sınavlar esas konularının aksine başka bir şeyi ölçmemelidir. Örnek vermek gerekirse, bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yazılısı, dini bilgiyi ölçmeyi hedeflerken onun yerine paragraf okuma becerisini ölçerse, o sınav yapısal açıdan geçerli olamaz. Sonuçta dini açıdan bilgili ama paragraf okuma becerisi düşük olan bir öğrenci, dini bilgisi olduğu için yüksek bir not alması gerekirken düşük bir not alabilir. Bu da sınavın yapısına ters düşmüş olur.

Güvenilir Olması

Güvenilir bir sınav sistemi, ölçmek istediği konuya hassaslıkla ölçebilmelidir. Bu ölçmenin sonuçlarını hatasız şekilde sunabilmelidir. Güvenilir bir sınav sisteminde, farklı zamanlar içerisinde sınav yapılsa dahi bu sınavların sonuçları birbirine yakın olmalıdır. Bir sınav için hazırlanan soruların aşırı zor olması, rastgele cevaplamayı arttırırken sınavın aşırı basit olması, sınavın seçiciliğini azaltır. Birçok öğrencinin benzer puanlar almasına sebep olabilir. Bu iki olay da sistemin güvenilirliğini kötü etkiler. Kısaca sınav sistemi, tutarlı olmalıdır.

Sınav Mekanlarının Güvenli ve Kontrollü Olması

Yapılan sınav sistemlerinde, sınav mekanlarının güvenli ve kontrollü olması büyük bir önem arz etmektedir. Bu kontrolün ana sebepleri kopya çekimi, belirtilenden daha fazla süre kullanma, sınav kağıdının üzerinden yazan kişiden başkasının sınavı çözmesi gibi durumların ihtimalini ortadan kaldırmaktır. Hiçbir sınav sistemindeki güvenlik ve kontrol yüzde yüz etkili olmasa da bir sınav mekanının güvenliğini ve kontrolünü arttırmak için birçok yol vardır. Bu yol sınava giren bireylerin üstlerinin aranması, sınav girerken kimlik gösterilmesinin zorunlu hale getirilmesi, merkezi sınavlarda kullanılan çözüm kağıtlarında öğrencinin vesikalık fotoğrafının bulunmasıdır. Ya da sınav esnasında gözetmenlerin öğrencileri izlemesi olabilir. Bu yöntemlerin birçoğu günümüzde yapılan merkezi sınavlarda da kullanılmaktadır.

Öğrencilere, Öğretmenlere ve Velilere göre Liselere Geçiş Sınavı Nasıl Olmalı?

2019 yılında yapılan bir ankette öğrencilere, velilere ve öğretmenlere ayrı olarak merkezi sınav sistemleri hakkında bir özellik veriliyor. Nu özelliği onaylayıp onaylamadıkları soruluyor. Öğrencilerin en çok kabul ettiği özellik %84,8’lik bir kabul oranla “Yanlış yapılan sorular doğru soruları götürmemelidir” olur iken en çok reddettikleri özellik %79,5’luk bir ret oranı ile “Sınavda çoktan seçmeli sorularla birlikte açık uçlu sorulara da yer verilmelidir.” olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra öğretmenlerin en çok kabul ve en çok reddettiği özellikler sırasıyla %93,8’lük bir kabul oranı ile “Fen lisesi gibi özel nitelik gerektiren okullara sınavla öğrenci alınmalıdır.” Ve %82,2’lik bir ret oranı ile “Ortaöğretim okulları kendi sınavını kendileri yapmalıdır.” Olmuştur. Bu iki anketten verilen 4 özellikten 3’ü Liselere Geçiş Sistemi ile insanların isteğine göre karşılanmıştır. Bu anketten de anlaşılacağı üzere; sınava giren öğrenciler, yanlış cevabın doğru netlerinde yaptığı eksiltmeden rahatsız olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Not: Bu konuyla ilgili olarak 8. Sınıf İnkılap Tarihi Dersi Konu Anlatımı – Tüm Üniteler (2020-2021) başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak sitemizin yayın yapmasına destek olun. Tarayıcınızdaki reklam engelleyicisini kapatarak sitemize giriş yapabilirsiniz. Anlayışınız için teşekkür ederiz. İletişim: bilgi@derstarih.com