Avrupa Tarihi

Fransız İhtilali Nasıl Başladı ve Gelişti?

Fransız İhtilali nasıl başladı? 14 Temmuz 1789’da Paris’te bulunan Bastille Hapishanesi’ndeki 7 mahkumun Fransız halkı tarafından özgür bırakılmasıyla başlamıştır.

Bu yazımızda Fransız İhtilali nasıl başladı ve gelişti? sorusunu yanıtladık. Ayrıca, Etats Generaux, Ulusal Meclis, Kurucu Meclis, Commune, İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, Meşruti Monarşi, Yasama Meclisi Dönemi, Konvansiyon Meclisi, Direktuvar Dönemi, Napoleon, Konsül Yönetimi gibi başlıklar çerçevesinde ayrıntılı bilgi verdik. Fransız İhtilali nasıl başladı ve gelişti? Tüm ayrıntılarıyla bu yazımızda;

Fransız İhtilali Nasıl Başladı?

Fransa Kralı XIV. Louis (Lui) ve onu izinde ilerleyen kralların genişleme politikaları, Fransa’yı ekonomik açıdan sıkıntıya sürüklemiştir. XVIII. yüzyılda ise Amerikan Bağımsızlık Savaşları’nda Amerika’ya yapılan yardımlar, Fransa’da halktan daha fazla vergi toplanmasına sebep olmuştur. Ayrıca soylulara ve kilise mensuplarına uygulanan imtiyaz ile vergilerden muaf olmaları devletin hazinesini kötü bir duruma sokmuştur. Fransız devletinin iflasa sürüklenmesine yol açmıştır.

Fransa Devrimi Tablosu
Halka Yol Gösteren Özgürlük

Etats Generaux (Eta Jenero) Nedir?

Bu kara dönemden kurtulmak amacıyla Kral XVI. Louis 1614’ten beridir toplanamayan “Etats Generaux” topluluğunu 5 Mayıs 1789 tarihinde toplamıştır. “Etats Generaux” soylular, halk temsilcileri ve din adamlarından oluşan önemli bir meclistir. Fakat herhangi bir yasama ve yürütme yetkisi yoktur. Bu kurumun genel amacı ise halkın farklı kesimlerinde yer alan insanların her birinin söz hakkının ve oy hakkının bulunmasıdır. Yine de bu topluluk içerisinde de çıkar dayanışması bulunmaktadır. Genellikle de din adamları ve soylular arasındaki çıkar ilişkisi uyuştuğundan meclis içindeki çoğunluğu da oluşturmuş olmuşlardır. Ancak bu çıkarlar doğrultusunda ortaya çıkan farklı sosyal sınıflar arasındaki güç ve üstünlük mücadelesi meclisin bir sonuca ulaşmasını daha çok zorlaştırmıştır.

Ulusal Meclis Nedir?

Bu durum sonucunda “Etats Generaux”’da bulunan halk temsilcileri, 17 Haziran 1789 tarihinde yaklaşık olarak halkın yüzde doksan altısını temsil ettiklerini iddia ederek kendi oluşturdukları bu topluluğu “Ulusal Meclis” adı altında birleştiklerini ilan etmişlerdir. Üstelik halkın egemenlik hakkını eline alarak halkın kendi rızası haricinde devletin halktan hiçbir şekilde herhangi bir vergi talebinde bulunmayacağını ve toplanılmayacağını bildirmiştir. İşte böyle kritik kararların alınmaya başlandığı Fransa’yı devrime sürükleyen en önemli nokta da ülkenin ekonomik krizi ve yetersizliği idi. Bu krizin başlıca sebeplerinden biri ise İngiltere’ye baş kaldıran Amerika Devrimi’nde, Amerika’nın kolonilerinin desteklenmesi mali açıdan Fransa’yı çok zor bir duruma sokmuştur. Hatta Fransa’nın geçim kaynağını sağlayan tarım alanında buğday fiyatları düşük kalarak ülkenin ekonomisinin düşmesine katkı sağlamıştır.

Fransız Devrimi Sırasında Milli Meclis Yemin Töreni

Fakat yine ülkedeki ekonomik açıdan yoksunluk halkın sömürülmesi ile karşılanmaya çalışılmıştır. Neredeyse ülkenin bütün topraklarına sahip soyluların da vergi vermesi gerektiği Kral’ın gönderdiği maliye bakanları tarafından vurgulanmıştır. Ancak kararlaştırdıkları yasaları parlamentodan geçirmeleri zordu. Sonuç olarak 1787 ve 1788 yılları arasında Kral’ın danışmanları ile parlamentonun çatışması soyluların ayaklanması diye nitelendirilmiştir. 16. Louis’in tek çaresi vergileri toplamak için Genel Meclis ile toplantı yapmaktı. Ancak bu meclis 1614 tarihinden beri toplanmıyordu. Ardından gerçekleşen seçim süreci de monarşinin ölümünü getirecek adımdı. Önceden seçim söz hakkı kısıtlı olan halk Kral’ın kendi rızasıyla soyluların direnişini kırmak amacıyla izin vermesi aslında Kral’ın da tahtını tehlikeye atıyordu.

Kurucu Meclis Nedir?

Bunun yanı sıra meclisin toplanmasından rahatsızlık duyan Kral bu görüşmelere engel olmak istemiştir. Ancak istediğini elde edememiştir. Ulusal Meclisin anayasa tamamlanıncaya kadar dağılmaktan vazgeçme kararı almaları sebebiyle yüzyıllardır süren bu monarşi yönetimini de değiştirme adına atılmış bir adım atılmıştır. İşte bu karar da Fransız İhtilali’nin doğumuna atılmış önemli bir imzadır. Büyük bir azim ve hız ile çalışmalarını yürüten Ulusal Meclis Anayasa hazırlamaya başlamıştır. 9 Temmuz 1789 tarihinde kendini “Kurucu Meclis” olarak topluma ilan etmiştir. Bu gelişmelerden tedirgin olmuş olan ayrıcalıklı diye nitelendirilen din adamları ve soylular Kral’dan aldıkları destek ile meclisi dağıtmaya yönelik hareket başlatmışlardır.

Fransız İhtilali Nasıl Gelişti?

Fransız İhtilali nasıl başladı ve gelişti? Ancak bu hareketin haberini alan halk Kral’a engel olabilmek amacıyla 14 Temmuz 1789 tarihinde Bastille Hapishanesi’ni basmıştır. Mutlakiyet sembolü olarak görülen bu hapishanede ise  kraliyet zoruyla hapse atılan insanlar bulunmaktadır. Dayanışma gücünü arttıran halk aynı zamanda hem Paris civarında Komün adında yepyeni bir yönetim ile kralın koruma askerlerini engellemek için ulusal bir ordu kurmuştur. Kısacası demokratik bir devrimin adımları atılmıştır. Bu kalkınmanın etkileri Fransa’nın diğer kesimlerinde de dikkat çekmiştir. Kurucu Meclis, sosyal, ekonomik ve politik ayrıcalıkların bulunduğu feodalizm sistemini ortadan kaldırmıştır. Daha çok eşitliğe yönelik bir toplum düzeni kurulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak devrimin simgesi diye nitelendirilen Fransa kokartlarındaki kırmızı ve mavi renkler Paris’i simgelerken beyaz rengi de kraliyeti simgelemiştir.

Fransa Bayrağı Anlamı
Fransa Bayrağı

Meclisin hazırlamış olduğu yeni anayasa “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi” Kral tarafından kabul edilmiştir. İçinde temel hak ve özgürlükleri barındıran bu anayasaya dayanarak bütün insanların yasalar önünde eşit olduğu kabul edilmiştir. Dahası her insanın memur olabilme, söz ve basın özgürlüğü verilmiştir. Fransa’ya ait bu anayasanın egemenlik hakkı bizzat halkın eline verilmiştir. Ayrıca güçler ayrılığı ilkesi de uygulanmıştır. Sonuç olarak Fransa’daki mutlak monarşi sona ermiş ve meşruti monarşi yürürlüğe girmiştir.

Nihayetinde halk rahat ve özgürce nefes alma hakkına sahip olmuştur. Ancak halk böyle bir düzene alışkın olmadığından yine de muhalif kesimler oluşmuştur. Çünkü daha öncesinde katolik ve feodal sistemin getirileri ile büyümüş olan halk modernleşmenin yöneticiler tarafından zorla dayatılması ile geleneklerini kaybedeceklerinden korkmuşlardır. Artık Kurucu Meclisin düzenlemiş olduğu anayasaya göre herkesin özel mülkiyet dokunulmazlığı vardır. Ayrıca toplumdaki vergiler, hiçbir fark gözetmeksizin dengeli bir şekilde dağıtılmıştır. Sonunda görevini başarıyla tamamlayan Kurucu Meclis kendini fesh ederek seçimlere girmiştir.

Konvansiyon Dönemi

Ardından 1791 ve 1792 yılları arasında “Yasama Meclisi Dönemi” oluşmuştur. Bu dönem sonrasında ise Fransa’da cumhuriyeti ilan eden Konvansiyon Meclisi kurulmuştur. O tarihte “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi”’ne zıt olarak yeni meclis bildirilerinde doğrudan halka eğitim, iş ve direnme hakkı verilmemiştir. Üstelik bütün yurttaşların oy hakkı cumhuriyet rejiminin yeni yeni filizlenmesine rağmen kaldırılmıştır. Ancak o dönemde zor kullanılarak ülkenin düzenine oturtulmaya çalışılan cumhuriyet rejimi ülke içinde karışıklıklara ve fikir ayrımlarına yol açmıştır. Örneğin bu baskılı yönetime muhalif olan kesim, ülke yönetimine el koymaya çalışmıştır. Konvansiyon Döneminin sonlanmasına neden olmuştur.

Direktuvar Dönemi

Bu olaylar doğrultusunda Direktuvar Dönemi Fransa’da ortaya çıkmıştır. Bu dönemde yani 1795 ve 1799 yılları arasında meclis tarafından seçilmiş beş kişi yürütme gücünü eline almıştır. Bu beş kişinin oluşturduğu gruba da direktuvar denilmiştir. Yine de ülke adına alınan kararlar doğrultusunda memnun olmayan halk tekrar ayaklanmıştır. 4 Eylül 1797 tarihinde Cumhuriyetçiliğin baş göstermesiyle birlikte gelişen hükümet darbesi, gerici olarak görülen Direktuvar hükümetini devirmiştir. Buna karşılık Direktuvar da yasama meclisi üyelerine karşı bir saldırı yapmayı denese de başarısız olmuştur. General Napoleon Bonaparte tarafından bu ayaklandırmalar bastırıldığı için Napoleon Fransa’da büyük bir üne kavuşmuştur. Aslında Napoleon Korsika’da dünyaya gelmiş bir topçu subayıdır. Tutkulu ve hırslı mizacıyla Fransız Devrimi doğrultusunda çalışmalar yapmıştır. Özellikle monarşi taraftarlarına karşı yapılan savaşta İngiliz deniz araçlarına toplar ile saldırması dikkat çekmiştir. Böylece Fransız ordusunun başında yer alan Napoleon askerlerine motivasyon verme aracı olarak zenginlik ve şöhreti kullanmıştır.

Prise du Palais des Tuileries
Fransız Devrimi Sırasında Çatışmalar

Konsül Dönemi

Ardından Napoleon Direktuvar Dönemine son vererek kendi başına geçtiği konsül yönetimini oluşturmuştur. Bu yönetim sonucunda Napoleon hem ekonomik hem de idari reformlar gerçekleştirmiştir. Böylece Napoleon Fransa’nın barış içinde kalmasına katkı sağlamıştır. Konsül yönetiminin ülke içinde uyum sağlaması ve büyük başarılara imza atması Fransa’daki İhtilal Döneminin sonunu getirmiştir. Halk oylamaları (1804) sonucunda ise Napoleon’un kurmuş olduğu konsül imparatorluğa dönüşmüştür. Bu imparatorluk sayesinde süregelen Napoleon Dönemi tam on beş yıl boyunca ayakta kalmıştır.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Fransız Devrimi Nedir? Devrimin Amacı Cumhuriyet Miydi? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak sitemizin yayın yapmasına destek olun. Tarayıcınızdaki reklam engelleyicisini kapatarak sitemize giriş yapabilirsiniz. Anlayışınız için teşekkür ederiz. İletişim: bilgi@derstarih.com