Altın Palmiye Kazanan Filmler

Altın Palmiye Nedir? Altın Palmiye Kazanan Filmler (1939-2020)

Cannes Film Festivali Palme D’or Ödülü Kazanan Filmler

Bu yazımızda dünyanın sayılı film festivallerinden olan Cannes Film Festivali’ni açıklayacağız ve onun en prestijli ödülü olan Altın Palmiye kazananları inceleyeceğiz. Bu yazımızın amacı ise kazanan filmlerin diğer filmlerden farklarılarının ve özelliklerini ayrıştırmaktır, bunun yanında okura da güzel bir film listesi sunmaktır. Cannes Film Festivalinin en prestijli ödülünü şu ana kadar kimler almıştır? Cannes Film Festivalinin en prestijli ödülü olan “Palme D’or”un tüm kazananlarının listesi;

Bu Yazının İçindeki Başlıklar:

Altın Palmiye Nedir?

IMDB’nin araştırmalarına göre 1900’lerden beri yılda ortalama 2,577 film çekiliyor ve averaj bir insana sorulsa bu filmlerin en fazla 30’unu bilmesi mümkün. Peki bu 30 film neye göre daha popüler ya da filmleri kaliteye göre nasıl sınıflandırabilmek mümkün? Bu noktada film festivalleri dünyaya büyük bir nimet. Film festivalleri sayesinden 2,577 film arasından seçili 30’u ayrıştırabiliyoruz. Günümüzde aktif 3000 film festivali var ve bu festivallerden biri en ses getiren festivallerden bir olmakla beraber bir sinemaseverin rehberi olan Cannes Film Festivali.

Cannes Film Festivali (2003’e kadar ismi Uluslararası Film Festivali), her yıl Fransa’nın Cannes kentinde düzenlenmekte olup tüm dünyadan her tür filmi değerlendirmekte ve sonuç olarak 23 dalda ödüller vermektedir. İlk 1932’de Fransa’nın Eğitim Bakanı Jean Zay tarafından Venedik Film Festivali’ne bir rakip olarak kurulma fikri ortaya atılan festival, 1939’da gerçekleşmesi planlanırken II. Dünya Savaşı’nın varlığıyla sekteye uğradı ve organizasyon olarak ilki 1946’da gerçekleşti. O günden bugüne her yıl festivale yüzlerce film başvurmakta ve belirli bir sayısı da elinde ödülle ayrılmakta. Bu ödüllerden en önemlisi de Altın Palmiye (Palme D’or) ödülüdür. Bugünki ismini 1955’te alan ödül, 1939’dan beri “Grand Prix du Festival International du Film” (Uluslararası Film Festivali’nin En Büyük Ödülü) adı altında verilmektedir. Yazımızın geri kalanında da bu büyük ödülü kazanan filmler incelenecektir.

Altın Palmiye (Palme D’or) ödülünü kazanan filmler listesine geçmeden önce bu ödülü kazanan Türk yönetmenlere de değinelim istiyoruz. Şimdiye kadar iki film Türkiye adına Altın Palmiye kazanmıştır. Bunlar;

  • 1982’de Yılmaz Güney ve Şerif Gören’in yönettiği Yol
  • 2014’te Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği Kış Uykusu

1939 – Union Pacific (Atlas Ekspresi)

Amerikan yönetmen Cecil B. DeMille tarafından yönetilen Atlas Ekspresi, Ernest Haycox’un Western aksiyon romanı olan “Trouble Shooter”dan uyarlanmıştır. Barbara Stanwyck ve Joel McCrea’nın başrollerini paylaştığı filmin IMDB puanı 7,1’dir.

1940 – 1945

II. Dünya Savaşı sebebiyle festival gerçekleşmemiştir.

1946

1946 yılında Büyük Ödülü 11 film kazanma hakkına erişmiş bulunmaktadır. Bu filmlerden ilki olan Maria’nın portresi (Xochimilco), 1943’te çekilen Meksika yapımı bir romantik filmdir. Emilio Fernandez tarafından çekilen bu film Büyük Ödül’ü kazanan ilk Latin-Amerikan filmi olmuştur. Rus yönetmen Fridrikh Ermler tarafından yönetilen Dönüm Noktası (Velikij perelom), Boris Chirskov tarafından yazılmış olan II: Dünya Savaşı’nda Rusların Almanlara karşı olan galibiyetini anlatan bir savaş filmidir. İsviçre kökenli Leopold Lindtberg tarafından yönetilen Son Işık (Die letzte Chance), Nazi kodes treninden kaçan askerlerin öyküsünü anlatmakla beraber 2016’da Cannes Film Festivali’nin klasikler serisinde yerini almıştır. İtalyan yönetmen Roberto Rossellini tarafından yönetilen Roma, Açık Şehir (Roma città aperta), Roma’daki Nazi işleyişini anlatan neo-gerçekçi bir dram filmidir.

Khwaja Ahmad Abbas ve Hayatullah Ansari tarafından yazılan Chetan Anand tarafından yönetilen Neecha Nagar, sosyokültürel eşitsizliği ele alan bir Hint filmidir. Billy Wilder tarafından yönetilen Amerikan yapımı film Yaratılan Adam (The Lost Weekend), kronik bir alkoliğin yaşamını anlatır. İngiliz yönetmen David Lean tarafından yönetilen Kısa Tesadüfler (Brief Encounter), II. Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen tutkulu bir aşk ve ihaneti anlatır. Dan yönetmenler Bodil Ipsen ve Lau Lauritzen tarafından yönetilen De røde enge, Dan bir sabotajcının asılmayı beklerkenki hatıralarını sunar. Jean Delannoy tarafından yönetilen Fransız film La Symphonie pastorale, aynı kadına aşık olan bir baba ve oğlu anlatır. Çekoslavak yönetmen Frantisek Cáp tarafından yönetilen Kanatsız Adamlar (Muzi bez krídel), bir savaş filmidir. Ingmar Bergman’ın yazdığı ve Alf Sjöberg’in yönettiği İsveç yapımı film Hets; cinsellik, tutku ve cinayeti içermektedir.

1949 – The Third Man (Üçüncü Adam Kim?)

Carol Reed tarafından yönetilen siyah-beyaz film, savaş sonrası Viyana’sında geçmekte olup kendini eski bir arkadaşının ölümünü araştırmakta bulan bir yazarın öyküsünü anlatır. IMDB puanı 8,1’dir.

1951 – Miracolo a Milano (Milano Mucizesi) / Fröken Julie (Bayan Julie)

1951’de Büyük Ödül’ü iki yönetmen kazanmıştır. Bunlardan ilki Milano Mucizesi filmiyle Vittorio De Sica’dır. İtalyan yapımı fantastik filmde optimist bri yetim olan Totò’nun Milano sokaklarında hayatının mümkün olan en güzel halini yaşama hikayesi antaılır. İkinci film ise daha önce de Büyük Ödül kazanmış olan Alf Sjöberg’in Bayan Julie adlı filmidir. 7,3 IMDB puanlı bu filmde; üst statüden bir aileden gelen Julie’nin hizmetçilerine ilgi ve arzu duyması; sınıf farkı, cinsellik ve güç gibi olguların ışığında incelenir.

1952 – The Tragedy of Othello: The Moor of Venice / Due Soldi di Speranza (İki Kuruş Umut Değeri)

1952’de Büyük Ödül’ü iki film kazanma ayrıcalığını elde etmiştir. Bu filmlerden ilki Orson Welles tarafından yönetilen Othello, Shakespeare’in trajedyasının ekrana uyarlamasıdır. İkinci film ise Renato Castellani tarafından yönetilen İtalyan yapımı film, Carmela ve Antonio’nun ilk platoniklik olarak başlayan fakat sonrasında aşka dönüşen öyküsünü anlatıyor.

1953 – Le Salaire de la Peur (Dehşet Yolcuları)

Henri-Georges Clouzot tarafından yönetilen Fransız-İtalyan gerilim filmi, Güney Amerika’da gerçekleşen bir kaza sonucu yeterli ekipman sağlanmadan nitrogliserin taşımakla görevlendirilmiş dört adamın öyküsünü anlatır. 8,1 IMDB puanlı film, Büyük Ödül’ün yanısıra Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı da kazanmıştır.

1954 – Jigoku-Mon (Cehennem Kapısı)

Japon yönetmen Teinosuke Kinugasa’nın yönettiği film, kurtardığı kadınla (aslında evli olan) evlenmek isteyen samurayın öyküsünü anlatır. 7,2 IMDB puanlı filmin, Japonya dışında yayınlanmış ilk renkli Japon filmidir.

1955 – Marty

Ödülün adının Altın Palmiye şeklinde değişmesinden sonraki ilk festivalde ödül alan Delbert Mann tarafından yönetilen Amerikan yapımı film, aşktan vazgeçmiş orta yaşlı bir öğretmen ve kasabın bir dansta tanışması üzerine oluşan aşklarını anlatır. Film, Altın Palmiye’nin yanısıra Akademi Ödülü de kazanmıştır.

1956 – Le Monde du Silence (Sessiz Dünya)

Jacques Cousteau ve Louis Malle’in birlikte yönettiği belgesel-film, su altı habitatlarını inceler ve böylece okyanus derinliklerini renkli bir şekilde gösteren ilk filmlerden biri olur.

1957 – Friendly Persuasion (Beraber Yaşayalım)

William Wyler tarafından yönetilen Amerikan filmi, iç savaş döneminde yaşayan Quaker ailesinin barışsever inançlarının sınanmasını ele almaktadır.

1958 – Letyat Zhuravli (Leylekler Uçarken)

Mikhail Kalatozov tarafından yönetilen Sovyet filminde, savaşın bıraktığı yara ve psikolojik sorunlar iki aşık üzerinden anlatılır.

1959 – Orfeu Negro (Siyah Örfe)

Fransız yönetmen Marcel Camus tarafından Brezilya’da çekilen film, Yunan efsanesi Orpheus ve Eurydice’nin Rio de Janeiro’da karnaval sırasında yaşanan modern uyarlamasıdır.

1960 – La Dolce Vita (Tatlı Hayat)

İtalyan yönetmen Federico Fellini’nin filminde, aşk ve mutluluk arayışında olan bir paparazinin “tatlı hayat”taki 7 günlük macerası anlatılır. Ödül kazanmasının yanısıra film büyük bir gişe rekortmenidir.

1961 – Une Aussi Longue Absence (Uzun Süresizlik) / Viridiana

1961’de iki film Altın Palmiye kazanmıştır. Bunlardan ilkinin yönetmeni Henri Colpi’dir. Fransız yapımı filmde 16 yıldır kayıp kocasının dönüşü üzerine ona eski anıları hatırlatmaya çalışan bir kadının dram öyküsü anlatılır. İkinci film ise Latin asıllı Luis Buñuel tarafından yönetilmiş olup Benito Pérez Galdós’un eseri olan Halma’nın uyarlamasıdır.

1962 – O Pagador de Promessas

Brezilyalı yönetmen Anselmo Duarte’nin dram filminde, bir Hıristiyan’ın sözünü tutmak ve tutamamak arasında yaşadığı serüven inceleniyor. Filmin IMDB puanı 8,3’tür.

1963 – Il gattopardo (Leopar)

Luchino Visconti’nin yönettiği İtalyan yapımı epik dram filminde, 1860’ların Sicilya’sında saygıdeğer bir aristokratın ailesini ve statüsünü koruma çalışmaları ele alınıyor.

1964 – Les Parapluies de Cherbourg (Cherbourg Şemsiyeleri)

Ödülün ismi tekrar “Grand Prix du Festival International du Film” (Uluslararası Film Festivali’nin En Büyük Ödülü) olarak değişti. Jacques Demy tarafından yazılıp yönetilen müzikal romantik dram filminde, savaş sebebiyle sevgilisiyle ayrı düşen bir genç kadının hayati bir karar karşısında yapacakları işleniyor.

1965 – The Knack …and How to Get It (Knack… ve Nasıl Gidilir)

Richard Lester’ın yönettiği 6,6 IMDB puanlı komedi filminde, cinsel deneyim yaşamak isteyen gergin bir öğretmen olan Colin ve çapkın olarak tanınan Tolen’in başından geçenler sunulur.

1966 – Un Homme et Une Femme (Bir Kadın Bir Erkek) / Signore e Signori (Kadınlar ve Erkekler)

1966’da Büyük Ödül’ü iki film kazanmıştır. Bunlardan ilki Claude Lelouch tarafından yönetilen Fransız filmi “Bir kadın Bir erkek”tir. 7,6 IMDB puanlı filmde; çocuklarının okulu sayesinde tanışan dul bir adam ve dul bir kadının ilişkilerinin aşka dönüşmesi ve sonrasında eski ilişkilerinden kalan artıkların ilişkilerinde sebep olduğu problemler ele alınıyor. İkinci film ise Pietro Germi tarafından yönetilen İtalyan yapımı bir komedi filmidir. Seks komedisi olan filmde; İtalyan kasabası Treviso’da gerçekleşen üç farklı hikaye anlatılıyor: evlilik dışı ilişkisini gizlemek için iktidarsızmış gibi yapan bir koca, bir adamın karısıyla boşanıp metresiyle evlenmesi üzerine tüm kasabanın erkeklerinin ona haset etmesi ve ayağını kaydıracak planlar yapması, tüm kasaba erkeklerinin seçici olmayan bir genç kızı ayartmaya çalışması üzerine kzıın babasının kızın 18 altı olduğunu açıklaması.

1967 – Blow-Up (Cinayeti Gördüm)

Michelangelo Antonioni tarafından yönetilen gizem-gerilim filminde, David Hemmings tarafından canlandırılan bir Londra kökenli fotoğrafçının farketmeden bir cinayeti filme aldığını anlamasının ardından gerçekleşen olaylar işlenmiştir.

1968

1968’de Fransa’da gerçekleşen iç sıkıntılar ve karışıklıklardan ötürü festival düzenlenmemiştir.

1969 – If… (Ne Ekersen)

7,6 IMDB puanlı İngiliz dram filminde Lindsay Anderson, hayali bir yatılı okulda gerçekleşen başkaldırı üzerinden İngiliz devlet okullarını eleştirir.

1970 – M*A*S*H (Cephede Eğlence)

Ring Lardner Jr. tarafından yazılıp Robert Altman tarafından yönetilen filmde, Kore savaşı sırasında savaş bölgesinde bulunan bir hastanede görevli çalışanların savaşın verdiği acı karşısında delirmemek için yaptıkları şakalar ve kara mizahları anlatılır.

1971 – The Go-Between (Arabulucu)

Joseph Losey tarafından yönetilen İngiliz yapımı filmde, İngiliz kırsal kesiminde yaşanan ihtiras dolu bir yasak aşk anlatılır. 7,3 IMDB puanlı filmde; Julie Christie, Alan Bates, Margaret Leighton, Michael Redgrave ve Dominic Guard rol almıştır.

1972 – La Classe Operaia va in Paradiso (İşçi Sınıfı Cennete Gider) / Il Caso Mattei (Mattei Olayı)

1972 yılında Altın Palmiye Ödülü iki İtalyan yapımı filme sunulmuştur. Bunlardan ilki olan 7,7 IMDB puanına sahip “La classe operaia va in paradiso”, Elio Petri tarafından yönetilmiş olup bir işçinin makine tarafından parmağının kesilmesi sonucu kendinin üretim sürecinde sadece bir “maşa” olduğunu farketmesi ve bunun sonucu olarak politik gruplara dahil olmasını ele alır. İkinci film ise Francesco Rosi tarafından yönetilmiş olup II. Dünya Savaşı sonrasında Italya için önemli bir rol oynayan iş adamının gizemli ölümü üzerine hayatından sahneleri içermekte.

1973 – The Hireling / Scarecrow

1973 yılında Altın Palmiye Ödülü iki filme sunulmuştur. Bu filmlerden ilki olan The Hireling, Alan Bridges tarafından yönetilmiş bir İngiliz dram filmidir. 6,6 İMDB puanlı film, kocasının ölümü ardından şoförüyle alışılmadık bir ilişki yaşayan aristokrat kadını ve ona aşık olan şoförü anlatmakta. İkinci film olan Amerikan yapımı Scarecrow Jerry Schatzberg tarafından yönetilmekle beraber Gene Hackman ve Al Pacino gibi ünlü isimler filmde rol almıştır. Yol filmi olarak sınıflandırılan film, iş kurmak için California’dan Pittsburgh’a yol alan iki adamın ilişkisini anlatıyor. Sonradan kült sayılan bu film, ülkesinde de gişe rekortmeni olmuştur.

1974 – The Conversation (Konuşma)

Francis Ford Coppola tarafından yönetilen Amerikan yapımı film, bir teftişörtün ses kayıtlarından birinin potansiyel bir cinayeti açıklığa kavuşturabilecek olması üzerine yaşadığı ahlaki ikilemi ele almakta. Ayrıca film Amerika’da yaşanan Watergate skandalına bir tepki olarak da incelenmiştir.

1975 – Ahdat Sanawovach el-Djamr (Ateş Yılları Chronicle)

Ödülün ismi Palme D’or (Altın Palmiye) şeklinde değişti. Mohammed Lakhdar-Hamina tarafından yönetilen dram-savaş filmi, Cezayir’in bağımsızlık için verdiği savaşın bir köylünün perspektifinden nasıl olduğunu anlatmakta.

1976 – Taxi Driver (Taksi Şoförü)

Martin Scorsese tarafından yönetilen film 8,3 İMDB skoruna sahip olmakla beraber Robert De Niro, Jodie Foster, Cybill Shepherd, Harvey Keitel, Peter Boyle, Leonard Harris ve Albert Brooks’u oyuncu kadrosunda bulundurmaktadır. Neo-noir film, Vietnam savaşı sonrası etik açıdan iflas etmiş olan New York’ta geçmektedir. Filmde, ental açıdan dengesiz bir taksicinin bir çocuk seks işçisini ve başkanlık kampanya görevlisini özgürleştirmek için aldığı vahşi eylemler seyirciye sunulmaktadır.

1977 – Padre Padrone (Babam ve Ustam)

Paolo ve Vittorio Taviani’nin yönettiği İtalyan yapımı Padre Padrone’da, Sardinya’lı bir çobanın çocuğu olan Gavino Ledda’nın baskıcı babasından kurtulması ve kendini eğiterek farklı bir hayat kurmasının gerçek hayat öyküsü anlatılıyor.

1978 – L’albero Degli Zoccoli (Nalın Ağacı)

Ermanno Olmi tarafından yönetilen İtalyan yapımı film, 19. yüzyılda feodal çiftlikteki köylü yaşamını ele alıyor. 7,9 IMDB puanlı film, Altın Palmiye’nin yanısıra César Ödülü de kazanmıştır.

1979 – Apocalypse Now (Kıyamet) / The Tin Drum (Teneke Trampet)

Ermanno Olmi tarafından yönetilen İtalyan yapımı film, 19. yüzyılda feodal çiftlikteki köylü yaşamını ele alıyor. 7,9 IMDB puanlı film, Altın Palmiye’nin yanısıra César Ödülü de kazanmıştır. 1979 yılında Altın Palmiye Ödülü iki filme sunulmuştur. Bunlardan ilki Francis Ford Coppola tarafından yönetilen epik savaş filmi Apocalypse Now. Film, Vietnam savaşında görevli bir albayın kendini Tanrı yerine koyması üzerine olayı incelemek için Vietnam’a geri gönderilen bir Amerikan askerinin öyküsünü ele alır.

1980 – All That Jazz (Bütün Bu Caz)

Amerikan yapımı, Bob Fosse tarafından yönetilen bu filmde başarılı bir tiyatrocunun, başarı basamaklarını tırmanırken hayatındaki diğer faktörleri ihlal etmesini ve ne kadar başarılı olursa olsun mutlu olamamasını anlatır. Filmin IMDb puanı 7,9’dur.

1980 – Kagemusha

Akira Kurosawa tarafından yönetilen bu film 1572 yılındaki Japonya Sivil Savaşı’ndaki bir gölge savaşçıyı konu alır. Filmin IMDb puanı 8,0’dır.

1981 – Czlowiek z Zelaza (Czlowiek z Marmuru)

Polonya yapımlı Czlowiek z Marmuru 1980 yılında Polonya’daki Gdansk şehrinde gerçekleşen işçilerin direnişini anlatıyor. Filmin yönetmeni Andrzej Wajda’dır, IMDb puanı ise 7,4’dür

1982 – Missing (Kayıp)

Costa Gavras tarafından yönetilen Amerikan yapımı bu filmde tarihte acılara maruz kalmış olan Güney Amerika 18. yüzyılda ele alınır. Filmin IMDb puanı 7,7’dir.

1982 – Yol

Yönetmen koltuğunda Şerif Gören ve Yılmaz Güney’in yer aldığı, Türk yapımı olan film sıkıyönetim döneminde İmralı Cezaevi’nde yatan beş mahkum hakkında, 8,2 IMDb puanlı bir filmdir

1983 – Narayama Bushikō (Narayama Türküsü)

Japon yapımı olan bu film yaşlılıktan artık ölmek üzere olan bir kadının son günlerini ailesiyle geçirişini anlatır. Filmin yönetmen koltuğunda Shôhei Imamura yer alır. Filmin IMDb puanı 7,9’dur.

1984 – Paris, Texas

Fransız yapımı olan bu filmde toplumdan yıllarca uzakta kalmış olan kayıp bir adamın tekrardan topluma dönmesi anlatılır. Yönetmen koltuğunda Wim Wenders bulunmaktadır ve filmin IMDb puanı ise 8,1’dir.

1985 – Otats na Službenom Putu (Babam İş Gezisinde)

Yugoslavya yapımlı bu filmde bir ailedeki baba figürünün anneyi aldatması sonucu ailenin derinden etkilenmesini anlatır. Emir Kusturica filmin yönetmenidir. IMDb puanı ise 7,8’dir.

1986 – The Mission (Misyon)

Amerikan yapımı filmin yönetmen koltuğunda Rolland Joffe yer almaktadır. Bir İspanyol din adamının Hristiyanlığı yayma görevini ele alır. IMDb puanı 7,4’dür.

1987 – Sous le Soleil de Satan (Şeytanın Güneşi Altında)

Maurice Pialat’ın yönetmenliğini yaptığı film bir katille ilişki yaşayan bir rahibin hikayesini anlatır. Fransız yapımı bir filmdir ve IMDb puanı 6,8’dir.

1988 – Pelle Erobreren (Fatih Pelle)

Yönetmenliğini Billie August’un yaptığı film iki İsveçli göçmenin Danimarka’ya yerleşip yeni bir hayat inşa etmeye çalışan hikayelerini ele almaktadır. IMDb puanı 7,8’dir.

1989 – Sex, Lies and Videotape (Seks Yalanları)

1989 yapımı bir Steven Soderberg filmi olan Seks Yalanları filmi cinsel olarak bastırılmış bir kadının kocasının kız kardeşiyle fetişi vardır. Aniden beklenmeyen bir başka fetişe sahip misafirin gelmesiyle işlerin karışmasını anlatır. IMDb puanı 7,2’dir.

1990 – Wild at Heart (Vahşi Duygular)

Yönetmen koltuğunda David Lynch’in yer aldığı Amerikan yapımı suç ve gerilim filmidir. IMDb puanı 7,2’dir.

1991 – Barton Fink (Barton Fink)

Joen Coen ve Elton Coen tarafından yönetilen bu filmin IMDb puanı 7,7’dir. senaryo yazarı bir adamın Hollywood için yazmaya başlaması ve Hollywood’un gerçeklerini fark etmesini konu alan bu trajikomik film Amerikan menşeilidir.

1992 – Den Goda Viljan (İyi Niyetler)

İsveç yapımı olan yönetmenliğini Billie August’un yaptığı film Ingmar Bergman’nın ebeveynlerinin hikayesini anltır. Filmin IMDb puanı 7,8’dir.

1993 – Bàwáng Bié jī (Elveda Cariyem) / The Piano (Piyano)

1993 yılında ödüle layık görülen iki film vardır. Bàwáng bié jī (Elveda Cariyem) bunlardan biridir. Kaige Chen’in yönettiği bu filmde iki adamın uzun süreli arkadaşlıkları anlatılıyor. Çin yapımı olan bu filmin IMDb puanı 8,1’dir. Ödül alan diğer film ise The Piano (Piyano)’dur. Jane Campion tarafından yönetilen bu film Avusturalya yapımıdır. Dilsiz bir kadının Yeni Zelandalı zengin bir adamla evlenmesi ve sonrasında başına gelenleri konu alan filmin IMDb puanı 7,6’dır.

1994 – Pulp Fiction (Ucuz Roman)

Quentin Tarantino yönetmenliğinde çekilen Amerikan yapımı film hayatlarına biraz hareket katmak isteyen iki aşık gencin hikayesini anlatmaktadır. Filmin IMDb puanı 8,9’dur.

1995 – Podzemlje (Yeraltı)

Yönetmenliğini Emir Kusturica’nın yaptığı Türk yapımı film bir grup Sırp sosyalist’in, partiler, trajediler, sevgi ve nefretle dolu gerçeküstü bir yeraltı savaşına hazırlanışını anlatmaktadır. Filmin IMDb puanı 8,1’dir.

1996 – Secrets and Lies (Sırlar ve Yalanlar)

Siyahi, başarılı bir kadının beyaz annesini bulma hikayesini anlatan dram filminin yönetmeni Mike Leigh’dir. İngiliz yapımı bu filmin IMDb puanı 8,0’dır.

1997 – Ta’m e Guilass / Unagi

1997 yılında iki film Altın Palmiye almaya hak kazanmıştır. Bu filmlerden ilki olan Ta’m e guilass İran menşeili bir filmdir. Yönetmenliğini Abbas Kiarostami’nin yaptığı bu film intihar ettikten sonra kendisini bir vişne ağacının altıa gömecek bir kişiyi arayan bir kamyon sürücüsünün öyküsünü anlatır. 1997’de ödülü alan ikinci film ise Unagi’dir. Bu film karısını öldürüp hapse giren bir iş adamının hapisten çıktıktan sonra değişen hayatını konu alıyor. Yönetmenliğini Shohei Imamura’nın yaptığı bu filmin anavatanı ise Japonya’dır.

1998 – Mia Aio̱nióti̱ta Kai Mia Méra (Sonsuzluk ve Bir Gün Daha)

Yunan yapımı film ölüm döşeğinde bir yazarın mülteci bir çocukla tanışması ve onu evine götürmek için yola çıkması üzerine kurgulanıyor. Theodoros Angelopoulos’un yönetmenliğini yaptığı filmin IMDb puanı 7,9’dur.

1999 – Rosetta (Rosetta)

Jean Pierre Dardenne ve Luc Dardenne’nin yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Émilie Dequenne, Fabrizio Rongione ve Anne Yernaux yer alır. Fransa ve Belçika ortak yapımı filmde alkolik annesiyle yaşayan Rosetta’nın iş bulmak için çabaları anlatılıyor. Filmin IMDb puanı 7,5’tir.

2000 – Dancer in the Dark (Karanlıkta Dans)

Danimarka yapımı filmin yönetmeni Lars Von Crier’dir. Hollywod hayaliyle Amerika’ya taşınan Avrupalı genç bir annenin başına gelenleri konu alan filmin IMDb puanı 8,0’dır.

2001 – La Stanza del Figlio (Oğul Odası)

Nanni Moretti tarafından yönetilen dram filmi bir aile travmasını konu alır. İtalyan yapımı filmin başrollerinde Nanni Moretti ve Laura Morante yer alır. IMDb puanı 7,3’tür.

2002 – The Pianist (Piyanist)

Polonyalı Yahudi bir piyanistin gettodaki yaşamını konu alan filmin yönetmeni Roman Polanski’dir. Başrolünü Adrien Brody’nin canlandırdığı filmin IMDb puanı 8,5’tir.

2003 – Elephant (Fil)

Columbine Lisesi Katliamı’nı hatırlatan Amerikan yapımı film Oregon^da bir lisede geçer. Gun Van Sant tarafından yönetilen filmin IMDb puanı 7,2’dir. Başrollerinde ise Alex Frost ve Elias McConnel yer alır.

2004 – Fahrenheit 9/11 (Fahrenayt 9/11)

Amerikan yapımı bu film 11 Eylül olayından sonra ne olduğunu yönetmen Michael Moore perspektifinden anlatır. Moore, filmde Bush yönetimini hedef alan siyasi görüşlerini aktarır.

2005 – L’enfant (Çocuk)

Belçikalı yönetmen Jean-Pierre Dardenne tarafından yönetilen bu film genç bir çiftin çocuk sahibi olduktan sonraki yaşamlarını konu alır. IMDb puanı 7,5’tir.

2006 – The Wind That Shakes the Barley (Özgürlük Rüzgarı)

Yönetmen Ken Loach’ın ilk Altın Palmiye’sini almasını sağlayan bu film Cillian Murphy ve Padraic Delaney’in canladırdığı iki kardeşin İrlanda Bağımsızlık Savaşı’ndaki mücadelelerini konu alır.

2007 – 4 Luni, 3 Săptămâni şi 2 Zile (4 Yıl, 3 Ay ve 2 Gün)

1980’lerin Romanya’sında geçen bu filmde başroller Anamaria Marinca ve Laura Vasiliu’dur. Roman yönetmen Cristian Mungiu tarafından yönetilen filmin IMDb puanı 7,9’dur.

2008 – Entre Les Murs (Sınıf)

Genç bir öğretmenin Paris’in kırsal kesiminden öğrencileriyle ilişkisini ve iletişimini konu alan filmin yönetmeni Laurent Cantet’tir. Fransız yapımı filmin IMDb puanı 7,5’tir.

2009 – Das weiße Band, Eine Deutsche Kindergeschichte (Beyaz Bant)

Birinci Dünya Savaşı öncesi Almanya’da küçük bir kasabada geçen bu film başarılı yönetmen Michael Haneke tarafından yönetilmiştir. Başrollerinde Christian Friedel ve Ernst Jacobi’nin yer aldığı flmin IMDb puanı 7,8’dir.

2010 – Lung Bunmi Raluek Chat (Amcam Önceki Hayatlarını Hatırlıyor)

Tayland yapımı bu film böbrek hastalığı dolayısıyla ölmek üzere olan bir adamın son günlerini konu alır. IMDb puanı 6,7’dir.

2011 – The Tree of Life (Hayat Ağacı)

Amerikan yapımı filmin yönetmeni Terrence Malick’tir. Bu film, 1956 Teksas’ında bir ailede en büyük çocuğun ebeveynlerinin çatışan öğretileri dolayısıyla yitirilen masumluğunu konu alır. Başrollerinde Brad Pitt ve Sean Penn gibi ünlü oyuncular yer alır.

2012 – Amour (Aşk)

Michael Haneke tarafından yönetilen bu film iki emekli müzik öğretmeninin sağlık sorunlarıyla baş ederken aralarındaki aşkın sınanmasını konu alır. IMDb puanı 7,9’dur. ichael Haneke’ye ikinci Altın Palmiye ödülünü kazandıran filmdir.

2013 – Blue Is The Warmest Colour (Mavi En Sıcak Renktir)

Fransa, Belçika ve İspanya ortak yapımı olan bu romantik film lezbiyen bir ilişki içinde olan Adele adlı bir kadının zamanla gelişimi ve değişimini konu alır. IMDb puanı 7,7 olan bu filmin başrollerinde Léa Seydoux ve Adèle Exarchopoulos bulunur.

2014 – Kış Uykusu

Türk yönetmen Nuri Bilge Ceylan tarafından yönetilen filmin başrollerinde Haluk Bilginer ve Demet Akbağ vardır. Bir ev sahibininin ailesi ve kiracısıyla yaşadığı problemleri konu alan bu film IMDb’de 8,2 puan almıştır.

2015 – Dheepan (Dheepan)

Sri Lankalı bir bekçiyi konu alan film Fransa’da geçer. Başrolünü Jesuthasan Antonythasan’ın oynadığı bu film Fransız yönetmen Jacques Audiard tarafından yönetilmiştir. IMDb puanı 7,2’dir.

2016 – I, Daniel Blake (Ben, Daniel Blake)

Kalp krizi geçirdikten sonra İş ve Destek ödeneği almak için bürokrasiyle boğuşan bir adamı konu alan bu film İngiliz yönetmen Ken Loach tarafından yönetilmiştir. İngiltere ve Fransa ortak yapımı olan filmin IMDb puanı 7,9’dur.

2017 – The Square (Kare)

Ruben Östlund adlı İsveçli yönetmen tarafından yönetilen bu film Stockholm’de ünlü bir müzenin baş küratörünün yeni bir sergi düzenlemey çalışırken yaşadığı psikolojik sıkıntıları konu alır. Imdb’ de 7,2 puan almıştır.

2018 – Shoplifters (Arakçılar)

Hirokazu-Kore-eda tarafından yönetilen bu Japonya menşeili film, bir hırsızla küçük bir kızın karşılaşmasını konu alır. Dram filmi olan Arakçılar’ın IMDb puanı ise 8,0’dır.

2019 – Parasite (Parazit)

Güney Kore menşeili bu film Bong Joon-Ho tarafından yazılmış ve yönetilmiştir. IMDb puanı 8,6 olan bu film farklı statülere ve yaşam tarzlarına mensup iki ailenin bir araya gelişini ve sonrasında olanları konu alan bir kara mizah filmidir.

2020

Cannes Film Festivali’nde başından beri farklı farklı ülkelerden filmler en prestijli ödül olan Altın Palmiye almaya hak kazanmıştır. 2020 yılında Altın Palmiye ödülünü hangi film kazanır? Aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Charlie Chaplin Kimdir? Düşünce Yapısı ve Filmleri başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi