Ders: Tarih
Türkiye'nin Tarih Dersi Sayfası! Tarih dersi ve Tarih ile ilgili özgün yazılı ve görsel içerikler. Tarih ile ilgili her şey burada!

Lonca Nedir? Osmanlı Devleti’nde Loncalar

Ahilik Nedir? Ahilik ve Lonca Teşkilatı İlişkileri

İtalyanca bir sözcük olan Lonca, belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan ve bir tür dernek gibi çalışan oluşumdur.

Lonca Teşkilatı Nedir?
0 6.729

Osmanlı Devleti’nde Lonca teşkilatı, Ahi teşkilatının sadece adı değişmiş hali midir? Ahi gelenekleri ve işleyişi eskiden olduğu gibi devam etmekte midir? Ahilik kuruluşuna ait töreler, kurallar birçok özellikler loncalarda temel prensip olarak devam ettirildiği görülmekteyse de işleyiş farkları mevcuttur. Devam ettirilen temel prensip olarak esnaf arası dayanışma ve kendi içlerindeki komiteler tarafınca yürütülen teftişler gösterilebilir. Bu benzerliklere karşın başlıca işleyiş değişikliği olarak Ahi teşkilatının giriş koşulu olan Müslüman olma kıstasını ortadan kaldırılması ile daha kapsamlı bir kuruluşa dönüşmeleri söz konusudur.

Bunun yanı sıra kıdemler konusunda da düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda önemli olan ahilikle yakın bağları bulunan loncaların da, “Ahiliğin; yiğit, ahi ve şeyh olmak üzere üç derecesine karşılık çırak, kalfa, usta, nakib vekili, nakib, baş nakib, şeyh halifesi, şeyh ve şeyh-üş-şuyuh olarak dokuz kademesi bulunmaktadır.”  Sonuç olarak Lonca teşkilatı hakkında, Ahi teşkilatının sadece adı değişmiş hali olması ve Ahi gelenekleri ve işleyişi eskiden olduğu gibi devam etmesi tamamıyla doğru bir bilgi değildir.

Lonca Nedir?

Osmanlı Devleti’nde Loncalar konusuna geçmeden önce Lonca kavramını açıklamak yararlı olacaktır. Lonca nedir? Lonca teşkilatı nedir? Lonca sistemi nedir? Lonca, İtalyanca kökenli biz sözcüktür. Loncalar, belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan ve bir tür dernek gibi çalışan yapılardır. Korporasyon olarak da tanımlayabileceğimiz lonca, bir meslek örgütlenmesi olarak Ortaçağ boyunca üretim ve işgücü sistemini düzenleyen önemli bir yapı olmuştur. Öncelikle Osmanlılara ve Anadolu’ya özgü bir tür lonca sistemi olan Ahilik teşkilatını inceleyelim.

Ahilik Nedir?

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre Ahilik, kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu’da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi gibi bütün çalışma kollarını içine alan ocak olarak tanımlanmaktadır.

Ahi teşkilatı dini bir tarikat olmayıp sadece çeşitli ekonomi kollarının bir araya gelmesiyle oluşan bir topluluk mudur? Ahi kelimesi her şeyden önce kardeş anlamına gelmektedir. Ahi teşkilatı 13. yüzyılda Anadolu’ya yoğun bir şekilde gelen Türklere sanat ve güzel ahlaki beceriler kazandırmak amacıyla kurulmuştur. Bu topluluk verdiği eğitimle mesleklerin devamlılığı sağlamıştır. Ahi teşkilatına girmenin temel şartı Müslüman olmaktır. Zamanın ilerlemesiyle yayılan İslamiyet, gayrimüslimlerin Anadolu toplumunda yalnız kalmalarına sebep olmuştur.

Bunun yanı sıra, dönem koşulları göz önünde bulundurulduğunda mesleki eğitim, başka kurum ya da kuruluşlar tarafından ahi teşkilatı kadar kapsamlı ve yaygın verilmesine rastlanılmamıştır. Bunun sebebi, her ne kadar ekonomik faaliyetler yönünden yetersiz olup teşkilatı zor durumlara sokma potansiyelleri yüksek olsalar da, en ücra köylere kadar Ahi teşkilatını yayma girişimleridir. Bu politika ile gerek İslamiyet’in Anadolu’da yayılışını hızlandırmıştır. Gerekse de şehirleşmeyi hızlandırması ile teşkilat üyeleri arasında ekonomi ile kısıtlı kalmayan bir ilişki olduğu sonucu çıkartılmaktadır. Dolayısıyla Ahi teşkilatının dini bir tarikat olmayıp sadece çeşitli ekonomi kollarının bir araya gelmesiyle oluşan bir topluluk olması tanımı gerçeği yansıtmaz.

Ahilik ve Lonca Teşkilatlarına Kabul Ritüelleri

Ahiliğin dini kabul ritüelleri ve işleyişiyle tarikatları andırması her ne kadar farklılık yaratsa da, bu benzerlik onun benimsenmesine katkıda bulunamaz mı? Ahi teşkilatının, özellikle Moğol İstilası gibi asayişin bozulduğu zamanlarda kendi otoritesini eline aldığı görülmektedir. Bu durum, hala merkezi yönetime bağlı olarak hareket eden teşkilatın, esnaf ve devlet arasındaki iletişimini sağlamıştır. Dolayısıyla, Türk esnaf ve sanatkarları arasında sağlanan bu dayanışma sayesinde ahilik yaygınlaşmış ve oldukça önemli bir konuma ulaşmıştır. Bu sayede Anadolu’daki dini ve ahlaki yapı korunmuştur. Ahiliğin örgütlenme ve yayılma biçiminin, tarikatlara benzemesi çıkarımı bu doğrultuda yapılmaktadır. Temelde Kur’an’a ve Peygamberin sünnetine dayandırılan prensipleriyle İslami anlayışa doğrudan bağlı olan Ahilik teşkilatı, çalışmayı, ibadeti ve dürüstlüğü bir bütün olarak ele almış, ahlaka büyük bir ehemmiyet atfetmiştir.” ifadesini inceleyelim. Ahi teşkilatı ahlak konusu üzerinde hassasiyet ile durması ve geniş kitlelere ulaşma azmi göz önünde bulundurulduğunda, Ahilik teşkilatının tarikatları benimsememesi söz konusu değildir.

Osmanlılarda Loncalar Üzerinden Ticaret ve Din İlişkisi

Osmanlı toplumu inanç esaslarına göre yaşamıştır. Osmanlı tarihi boyunca dini sınırlarda ve aynı din mensubu insanlarla ticaret yaparak ekonomiyi ayakta tutmuş mudur? Osmanlı toplumu her ne kadar İslamiyet’i her alanda temel edinse de zamanın ilerlemesiyle başta gayrimüslimlere ticareti kolaylaştırmıştır. Bunun akabinde başka alanlarda da kolaylıklar sağlama politikasını izlemiştir.

Lonca teşkilatı, her çeşit dini ve ruhani törenden uzak olduğundan, toplantılarda Müslüman ve Müslüman olmayan gözde ustalar bir araya gelebiliyordu ifadesinde görüldüğü üzere, Ahi teşkilatında gerçekleşenin aksine islam doğrultusundaki ruhani kabul törenleri Loncalar tarafından yapılmamaktadır. Buna ek olarak, Müslüman olma temel şartının kaldırılması sonucunda süregelen esnaf dayanışmasına dahil olan Anadolu gayrimüslimleri, ekonominin kalkınmasında etkili rol oynamışlardır. Kayda değer bir aksamaya yol açmamaları ve hatta din farklarına rağmen beraberce çalışabilmelerinden yola çıkarak, inanç esaslarına göre yaşayan Osmanlı toplumu, tarihi boyunca sadece dini sınırlarda ve aynı din mensubu insanlarla ticaret yaparak ekonomiyi ayakta tutması sanısı yanlış bir değerlendirmedir.

Osmanlılarda Lonca Şeyhleri

Loncaların başındaki şeyhlerin dini idari biçimi üzerindeki ısrarları gün geçtikçe şiddetini artırmış mıdır? Bizans’ın sanayisi, lüks ihracatına yoğunlaştığı dokuzuncu yüzyıla kadar loncalara bölünmüş şirketler altında örgütlenmiştir. Kaynaklarda, “şeyhlerin loncalara etkisi XVII. yüzyıla kadar azami derecede olduğu ve bu tarihten itibaren esnaf loncalarının yönetimi üzerinde artık din tarafından daha az belirlenen ama idari ve uygulama sorunlarıyla daha fazla meşgul olan kişilerin ellerinde olduğu” vurgulanmaktadır. Ahilerde İslamiyet’i yaygınlaştırmak ve ticaret ahlakını aşılamak amacı ile yapılan bütün düzenlemelere karşın Loncalar esnaflığın ekonomik boyutu ile yoğunlukla ilgilendikleri çıkarımı yapılabilir. Dinin etkisini kaybetmesine paralel olarak, esnaf tarafından seçilen ve kadı tarafından da onay verilen lonca başkanı Şeyh de dini yordam göstericiliği görevini yitirir. Bunun sonucunda Loncalar, etik konulardan ziyade pratikteki sorunlara yoğunlaşmıştır. Loncalar hakkında, başındaki Şeyhlerin dini idari biçimi üzerindeki ısrarları gün geçtikçe şiddetini artırması doğru bir bilgi değildir.

Osmanlılarda Loncalar ve Laiklik

Şeriat ile yönetilen bir devlet olarak görülen Osmanlı, tarihi boyunca laiklik adına bir adım atmamış mıdır? Laikliklik, devletin vatandaşlarıyla olan ilişkilerinde inançlara göre ayrım yapmamasıdır. Ayrıca, herhangi bir inancın diğer inançlara baskı yapmasını önlemesi olarak ifade edilir.

Başlangıçta dini-tasavvufi karakterleriyle sosyal ve ekonomik düzenin işleyişinde önemli görevler üstlenen fütüvvet ve ahilik kurumları, Osmanlı Devleti’nde dini ve tasavvufi etkilerini yavaş yavaş yitirerek yerlerini esnaf loncalarına bıraktı. Bu ifadeden hareketle, sosyal ve toplumsal bir düzenleyici konumunda olan ahilik teşkilatının kapsamını genişleterek inanç birliği zorunluluğunun kalkması laiklik örneğidir. Dini gerekçeleri kaldırarak yoğun olarak ekonomi iş ve ahlakına yoğunlaşan  Lonca sistemine geçiş, bu kapsam genişlemesini sağlanmıştır. Bu din ve ekonominin birbirinden bağımsızlaştırılması durumu pratikte laik bir tutum sergilemektedir. Bu bilgiler doğrultusunda Şeriat sempatizanı bir devlet olan görülen Osmanlı, tarihi boyunca laiklik adına hiçbir adım atmaması yanlış bir bilgidir.

Osmanlılarda Devlet ve Lonca İlişkisi

Lonca teşkilatı, esnaf ve sanatkarları gözetim altında tutabilmesi için oluşan devlet büyüklerinin aldığı kararları harfiyen uygulayan topluluk mudur? Kendi başlarına hareket etmeleri ya da düzen kurmaları söz konusu mudur?
Loncalar, bugünün Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na benzetilebilir. Loncaların ekonomik ve mesleki, kültürel ve sosyal faaliyet ve vazifeleri, kendi içinde sıkı bir disiplinle teşkilatlanmaları ile devletin piyasa kontrolünü kolaylaştırmaktır. Devletle irtibatta olan loncalar, zaman zaman hükümet tarafından kontrol edilseler de, bu kontroller onları kısıtlayıcı bir şekilde uygulanmamıştır. Öyle ki, Loncalar bir çok problemi kendi içlerinde sağladıkları dayanışma yardımı ile çözme yoluna baş vurdukları bilinir. Örneğin, kalitesiz mal üreten esnafa ceza olan idam ya da para cezası yerine “Pabucu dama atılmak” deyimini oluşturan kınama yoluna gidilir. Bu şekildeki aylık rutin kontroller sırasında karşılaşılan problemlere gösterilen imtiyazlar, Lonca’nın kendisine bağlıdır. Sonuç olarak Lonca teşkilatının esnaf ve sanatkarları gözetim altında tutma görevini devletin piyonluğunu yapmak üzere devlete tamamı ile bağımlı ve simgesel bir teşkilatlanma değildir.

Ahilik ve Lonca Teşkilatlarının Amaçları

Ahi teşkilatından lonca sistemine geçişte ekonomik faaliyetlerin düzenlenmesi dışında, siyasi ya da sosyal herhangi bir amacı yok mudur?
Lonca teşkilatı temelinde, din dil fark etmeksizin esnaf kardeşliği ve dayanışması olarak ifade edilebilir. Savunulanın aksine, Lonca üyeleri arasındaki eşitliği bozmayacak şekilde adil kararların taraflarınca verileceğinin garanti eden Lonca Teşkilatı, ayrıca bir takım iktisadi ve toplumsal sorunları kendi kuruluşları içinde çözüme kavuşturmanın yanı sıra esnaf ve sanat sahiplerini sıkı bir disiplin altında tutmaktadır. Bu ifadeye örnek olarak bahsettiğimiz bu esnaflar birliği, ilk adımı atmaktan başlardı. Esnafın maddi açıdan darda olduğu zamanlarında gerek sermaye gerekse mekan sağlama gibi yardımlarda bulunurdu. Loncalar, bunun yanı sıra, evlilik, ölüm, sünnet, askerlik, hastalık ve daha nice sosyal gündelik konuda bütün samimiyeti ile yardıma koşmuştur. Görünüşte iktisadi bir birim olarak görülse de iç yapı itibariyle cemiyette hakim olan bazı ahlaki kaideleri ile esnafın yine kendisi gibi bir esnaf tarafından denetleniyordu.

Akilik ve Lonca Teşkilatlarının Toplum ile İlişkisi

Ahi teşkilatı halk tarafından göz ardı edilir. Genellikle sosyal düzende yer almaz. İşleyiş üzerinde söz hakkı yoktur ifadeleri doğru mudur?
Ahi teşkilatının halk tarafından göz ardı edilmesi ve genellikle kendi arasında ticaret yaparak varlığını sürdürmesi gerekçesinin getirisi olarak sosyal düzende yer almaması ve işleyiş üzerinde söz hakkı olmaması söz konusu değildir. Aksine, “bu mistik tarikat ve teşkilatın ne büyük bir kuvvet temsil ettiğini, aralarına aldığı halk kütlesini muayyen sosyal nizamlar için nasıl harekete getirerek zamanlarının olaylarında büyük roller oynamış olduklarını tarih esasen kaydetmektedir.” ifadesinde de vurgulandığı gibi özellikle İslam ahlakının en ücra köy dahil olmak üzere Anadolu’ya yayılmasındaki en önemli faktör Ahilerdir. İdari işler, çoğunlukla esnafların kendi içlerinde belirledikleri kurul tarafından sürdürülmüştür. Bu idari işler ekonomi ile sınırlı olmayıp eğitim, evlilik, sağlık ve maddi olanaksızlık gibi sosyal konularda da sıkı bir birlik-beraberlik örneği sergilemektedir. Ahi teşkilatı, kuruluşunun ileriki dönemlerinde oldukça sayılan ve istenilen bir birlik haline gelmiştir.

Ahilikten Lonca Sistemine Geçiş

Ahilik ve lonca arasındaki geçiş, dini unsurların ekonomi üzerindeki etkisinde herhangi bir değişiklik olmasını sağlamış mıdır?
Loncaların kökeni, 7 ve 8. yüzyıldan itibaren faaliyet gösteren Ahilik teşkilatına dayanır. Ahilik ve lonca arasındaki geçiş, ile süregelen esnaf topluluğuna temel kabul şartı olan müslüman olma zorunluluğu kalkmıştır. Genel anlamda devletin kontrolündeki bu teşkilatlanmada din mensubu olma zorunluluğun kaldırılmıştır. Böylelikle devlet ve din işlerinin birbirlerinden ayrıldığı görülmektedir.

Kendisi gibi toplumdaki ekonomik faaliyetleri denetleme ve düzenleme görevini üstlenen Ahi teşkilatının yerini alan esnaf loncalarında özellikle XVII. yüzyılda güçlenen bir cins laikleşmesine tanık olunmaktadır. Ahi teşkilatlanmasından dini koşulların kaldırılıp Loncalara geçişin devamı olarak Lonca başkanı şeyhin de zaman içinde dini etkilerini azalttığı düşünülebilir. Dini unsurların azaltılıp daha geniş kitlelerce ticaret yapılmasına olanak sağladığı çıkarımı yapılabilir. Daha özgürlükçü bir çalışma alanı sağlanması beklenilen bir sonuçtur. Bu bilgiler doğrultusunda, dini unsurların ekonomi üzerindeki etkisinde herhangi bir değişiklik olması söz konusu değildir.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi