Muharrem Kararnamesi Nedir? Maddeleri ve Sonuçları

Muharrem Kararnamesi

Muharrem Kararnamesi nedir? Osmanlı Devleti’nin iç ve dış borçlarının düzenlenmesi için II. Abdülhamid döneminde, 15 Ekim 1881 (28 Muharrem 1299) tarihinde açıklanan ekonomik kararlardır.

Muharrem (Ramazan) Kararnamesi Nedir?

Ramazan Kararnamesi olarak da bilinen Muharrem Kararnamesi, 30 Ekim 1875 tarihinde Abdülaziz döneminde Osmanlı’nın borçlarını ödeyemeyecek hale geldiğini ve iflas ettiğini açıkladığı kararnamedir. Osmanlı Devleti bu dönemde borçlarını hatta borçlarının faizlerini ödeyemeyecek hale gelmiştir. Bu kararname Osmanlı için önemli bir kararnamedir çünkü bu kararnamenin amacı bu borçların yapılandırılması ve borçlu olduğu kişi ya da devletlere karşı kötü duruma düşmemektir. Bu yazı çalışmasında Muharrem Kararnamesinin ne olduğu, Osmanlı Devleti’nin nasıl iflas ettiği ve bu soruna nasıl çözüm bulduğu araştırılacaktır.

Muharrem Kararnamesi Nedenleri

Osmanlı yönetimi bu dönemde hem iç hem dış kaynaklardan yüksek miktarda borçlar aldı. Elindeki parayı doğru şekilde yönetemedi. Bu durum da daha fazla kişiden (bazı kaynaklara göre 15 farklı kaynaktan borçlanma yapıldı) daha fazla borç alınmasına neden oldu. Osmanlı yönetimi artık işin içinden çıkılmaz hale geldiğini anladığı zaman Muharrem Kararnamesini yayınladı. Bu kararname ile Osmanlı Devleti ödemesi gereken tüm paranın yarısını ödeyeceğini, kalan yarısını ise %5 faiz ile ödeyeceğini açıklamıştır. Ancak toplam borcun yarısını bile ödeyemedi. Bu nedenle alınan bazı iç borçların ödenemeyeceği açıklandı.

Bu durum da ülkeyi ekonomik olarak büyük bir sıkıntı haline sürüklemiştir. Osmanlı Devleti, bu ekonomik sıkıntılar arasında yüksek maliyetli savaşlar ve bu savaşlarda verilen kayıplar ile uğraşmıştır. Bu durum da onları zarara uğratmıştır. Kısacası bu kararname, Osmanlı Devleti’nin ekonomik olarak iflas ettiğinin somut bir kanıtıdır. Ayrıca bu iflas durumu, Osmanlı Devleti’nin hem içerideki hem de dışarıdaki ilişkilerini hem olumsuz etkilemiştir. Hem de Osmanlı Devleti’ne karşı duyulan saygı ve güven bağları zarar görmüştür. Bu kararname sonrasında dış ülkeler Osmanlı Devleti ile ticari işler yapmaktan çekinmişlerdir. Güvenerek verdikleri parayı kaybetme korkusuyla bu konuda Osmanlı’ya daha az tolerans göstermişlerdir.

Osmanlı Devleti Neden İflas Etti?

Osmanlı Devleti’nin iflas etmesinin birçok farklı sebebi bulunmaktadır. Osmanlı Devleti ilk olarak Kırım Savaşı için yüksek miktarda dış borç aldı. Alınan yüksek miktarda bir borç olmasına rağmen mali durum düzelmeyince yönetim başka borçlar almaya karar verdi. Daha sonrasında bu durum devam etti. Osmanlı Devleti karşılaştığı ekonomik sorunlar karşısında farklı bir yapılanmaya gitmek yerine tekrardan borçlanmayı tercih etti. Bu iflas durumunun nedenlerini tek tek ele alacak olursak ilk olarak gelir kaynağı oluşturacak ve ekonomiyi güvence altına alabilecek yatırımlar yapılamaması gösterilebilir. Bu dönemde alınan borçlar doğru bir şekilde kullanılamadı. Ülke aldıkları borçların faizini bile ödeyemez hale geldi. Alınan para zamanla gelir getirecek işler için kullanılmadı. Bu durum da daha fazla borçlanmaya neden oldu.

Bir diğer neden ise borcu borçla ödeme alışkanlığıdır. Osmanlı Devleti’nin ekonomik olarak iflasının en büyük nedenlerinden birisi de bu sorundur. Osmanlı Devleti bu dönemde aldıkları yüksek miktarda borçları ödemekte zorlandığı zaman bu borcu başka bir borç ile kapatmışlardır. Bu durum da borcun katlanarak artmasına ve her farklı borcun faizi için de aslında daha fazla paraya ihtiyaç duyulmuştur.  Bu durum da yönetimin elini ekonomik olarak bağlamıştır. Osmanlı Devleti’nin bu zorlu durumları yaşamasının bir diğer nedeni ise borçları yüksek faiz oranlarıyla almaktır. Ayrıca aracılara ödenen yüksek ücretlerdir. Osmanlı Devleti bu dönemde birçok farklı kaynaktan borç almak zorunda kalmıştır. Bu borçları alabilmek için de kimi zaman yüksek faiz oranların kabul etmişlerdir. Kimi zaman da paranın bulunması için aracılık eden kişilere yüksek oranda pay vermişlerdir. Bu durum da onları zararlı duruma düşürmüştür.

Ayrıca Osmanlı Devleti bu dönemde yüksek oranda savaş giderleri ile meşguldü. Bu durum da daha fazla para ihtiyacı anlamına geliyordu. Bu yüksek savaş giderlerine rağmen Osmanlı bu dönemde toprak kayıpları veriyordu. Bu toprak kayıpları da gelirde ciddi miktarda azalma anlamına geliyordu. Osmanlı Devleti bu süreçte elde ettiği parayı disiplinli bir şekilde koruyamamıştır. Ülkede doğru bir vergi sistemi kuramamıştır. Elde edilen para kimi zaman art niyetli kişiler tarafından kendi çıkarları için kullanılmıştır. Kimi zaman gereksiz harcamalar yapılmıştır. Ayrıca ülkede düzgün bir vergi sistemi de bulunmamaktaydı. Vergi sistemindeki sorunlar da ülkenin gelir gider dengesini bozuyordu.

Ayrıca İngiltere ile ilişkileri daha iyi tutmak için imzalanan Balta Limanı Ticaret Antlaşması ülke ekonomisine ciddi zararlar vermiştir. Bu antlaşma İngilizlerin Osmanlı Devleti’ni kullanarak istedikleri gibi ticaret yapmasına olanak sağlamıştır. İngilizler ticaret yaparken Müslümanlara göre çok daha az gümrük vergisi ödüyordu. Hatta iç gümrük hiç ödemiyordu. Bu durum sonucunda da Osmanlı el tezgâhları İngilizler ile rekabet edemiyordu. Bu eşitsizlik de Osmanlı Devleti’ni İngiliz açık pazarına dönüştürdü. Osmanlı Devleti de ciddi miktarda gelir kaybı yaşadı.

Muharrem Kararnamesi Maddeleri

Muharrem Kararnamesinin özeti, kapsamına giren borçların anaparalarından ve faizlerinden indirimler yapılması, faiz ve amortismanlarının ödenmesi için gelirler bulunması, bu gelirlerin düzenli bir şekilde toplanıp dağıtılması ile görevli olacak bir kurumun oluş­turulmasıdır.

21 maddeden oluşan kararnamenin ilk 7 maddesi borçların azaltılması, tahvili ve konsolide edilmesine ilişkindir. 8 ve 9. maddeler bu borçların ödenebilmesi için gerekli gelirleri; 10, 11, 12, 13 ve 14. maddeler faiz, amortisman ve anapara ödemelerine ilişkin konuları açıklamaktadır. 15. madde tahvil sahiplerini temsil edecek ve onların çıkarlarını koruyacak bir İdare Meclisi’nin (Düyun-u Umumiye İdare Meclisi) oluşturulmasını öngörürken 16 ve 17. maddeler bu meclise ayrılacak gelirler ve meclisin çalışma yöntemiyle ilgilidir. 18 ve 19. maddelerde hükümetin meclis üzerindeki denetim hakkı ve anlaşmazlıkların çözümünde başvurulacak yol belirtilmektedir. 20. madde kararnamenin ihlali halinde yapılması gerekenleri ve 21. madde ise kararnamenin ilgili devletlere bildirilmesi hükmünü getirmektedir.

Muharrem Kararnamesi Kapsamına Giren Borçlar

1- 1858 borçlanması
2- 1860 borçlanması
3- 1862 borçlanması
4- 1863-1864 borçlanması
5- 1869 borçlanması
6- 1872 borçlanması
7- 1873 borçlanması
8- Düyun-u umumiye (esham-ı umumiye, 1865, 1873, 1874 borçlanmaları)
9- Ramazan tahvilatı
10- Tahvilat-ı mümtaze (Galata Bankerleri’nin alacakları)
11- Rumeli demiryolları tahvilatı (1870 borçlanması)

Muharrem Kararnamesi Sonuçları

Osmanlı Devleti bu sorunlara karşılık resmi bir çözüm olarak Muharrem Kararnamesini imzaladı. Ülkenin iç ve dış borçlarını daha iyi denetlemek amacıyla Düyun-u Umumiye’yi kurdu. Bu kurum, II. Abdülhamit döneminde kurulmuş bir kurum olup Osmanlı ekonomisindeki kötü gidişatı önleyerek etkin bir rol oynamıştır. Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra borçlar (yaklaşık olarak 130 milyon Türk lirası) eskiden Osmanlı Devleti’ne dahil olan ülkeler arasında paylaştırıldı. Türkiye bu ülkeler arasında en yüksek oranda payı ödeyen ülke oldu. Borçların tamamı, 1954 yılında son taksiti ödenerek tamamlanmış oldu. Düyun-u Umumiye binası ise günümüzde Mustafa Kemal Atatürk’ün kararı ile İstanbul Lisesi’ne verilmiştir. Günümüzde İstanbul Lisesi bu binayı kullanmaktadır.

Özetle Muharrem Kararnamesi doğrultusunda kurulan kurum: Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi)

Yorum Yap

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi