İran İslam Devrimi Hakkında Bilgi

İran İslam Devrimi Nedir? Nedenleri ve Sonuçları

İran İslam Devrimi Ne Zaman, Neden ve Nasıl Gerçekleşti?

Bu yazımızda İran İslam Devrimi’nin nedenleri, sonuçları nelerdir? Hangi devlet başkanları bu devrime nasıl etkide bulunmuştur? Ekonomik açıdan İran İslam Devrimi, İran’ı nasıl etkilemiştir? sorularını yanıtladık.

İran İslam Devrimi Nedir?

Yeni İran Şahı (Muhammed Rıza Şah Pehlevi) başa geldi ve seçilen başbakan Muhammed Musaddık’ı görevden aldı. Beyaz Devrim adını verdiği kapsamlı bir reform hareketi başlattı. Ayetullah Humeyni lakabına sahip dini lider, Şah’ı eleştirileriyle gündeme geldi. Eleştirilerinden dolayı Humeyni sürgüne gönderildi. Şah’ın muhaliflerine çeşitli işkenceler uygulandı. Bu olaylar nedeniyle Şah’a karşı tepki arttı. Şah yaptığı reform çalışmalarını hızlandırarak devam etti. Reformların sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla petrol fiyatlarında artışa gidince petrol ihracatı yapılan ülkelerle arası bozuldu. Şah, muhalefeti engellemek için tek partili hayata geçti. Humeyni’nin Şah’a eleştirileri artmıştı ve İran’ın her tarafına Humeyni’nin ses kayıtları kasetler aracılığıyla yayılıyordu. Humeyni, monarşinin tek alternatifi olarak görülmeye başlanmıştı, Humeyni cumhuriyet istiyordu.

Bir sinemada çıkan yangının Şah’a ait olduğu düşünülerek protestolar yapılmaya başlandı. Bu protestolar nedeniyle Şah, sıkıyönetim ilan etti. Protestoların artmasıyla polis, camiden çıkan insanlara ateş açtı ve çok sayıda insan hayatını kaybetti; bu olay tarihe Kara Cuma olarak geçmiştir. Ayetullah Humeyni, eğer polisler durmazsa; taraftarlarını silahlandırıp karşılık vereceklerini belirtmişti. Protestoların durmaması üzerine Şah, İran’a kaçtı. Şah rejiminin devrilmesinden sonra insanlar özgürlük ortamına kavuştu. Humeyni, yeni başbakan ve yargıçlar atadı. Atanan yargıçlar insanların suçlarına dikkat etmeksizin insanları idam etmeye başlayınca halk, yargılamaların adil olmadığını düşünmeye başladı. İran’ın son başbakanı olan Şapur Bahtiyar’ın istifa etti. Tüm Şah taraftarları yok edilince İran İslam Devleti kuruldu. Şah’ın, hastalığından dolayı Amerika’ya gitmesinin ardından bir grup öğrenci; üstlerine Humeyni resmi asıp Amerikan elçiliğini bastılar. Elçiliktekiler 444 gün rehin tutuldular, bu olay uluslararası bir krize neden oldu. ABD İran arası ilişkiler bozuldu ve Amerika tarafından İran’a ambargo uygulandı.

İran İslam Devrimi Nedenleri

İran Şahı Muhammed Rıza Şah Pehlevi, 1941 yılında iktidara geldi. Babası Rıza Şah Pehlevi’den sonra iktidara gelen Muhammed Rıza Şah Pehlevi’nin daha ılımlı bir politika gütmesi bekleniyordu. Kraliyet, ülkeye İngilizler tarafından getirilmiş; bu nedenle ülkenin zenginlik kaynağı olan petrol, İngilizlerin kontrolüne geçmiştir. Petrol çıkartma hakları değerlerinin çok daha altında, İngilizlere verilmişti. O dönemde seçimle başa gelen, ulusalcı Muhammed Musaddık, ülke petrolünün ulusallaştırılmasından yanaydı. Bu durum hem Amerika hem de İngiltere tarafından bir tehdit olarak görülmeye başlandı. Bu nedenle Muhammed Musaddık’ın görevden alınmasını istediler. 1953 yılında Central İntelligance Agency (CIA) tarafından yapılan darbeyle Muhammed Rıza Şah Pehlevi tam yetkili olarak iktidara getirildi. Muhammed Musaddık ise tutuklandı. Muhammed Rıza Şah Pehlevi, Batı’yla ilişkilerini arttırdıkça; ülkede Amerikan karşıtlığı artmaya başladı. Bu dönem Muhammed Şah Pehlevi’nin yaşadığı lüksün belirgin olarak hissedildiği bir dönemdi.

Beyaz Devrim (Reformlar)

Muhammed Rıza Şah Pehlevi, 1963 yılında “Beyaz Devrim” adını verdiği, kapsamlı bir reform programı başlattı. Muhammed Şah Pehlevi, artan petrol gelirlerini kullanarak; ülkeyi, dünyanın en kalkınmış beş ülkesinden biri haline getireceğini ilan etti. Programın içeriğinde tarım reformu, kadınlara seçme ve seçilme hakkı, özelleştirme, sosyal güvenlik, Batılı giyim ve yaşam tarzına teşvik etmek gibi konular vardı. Toprak reformu ile İran, feodal bir ekonomiden kapitalist bir ekonomiye dönüştürdü. Ancak bu reformlar başta gücünü zayıflattığı din adamları ve toprak sahipleri olmak üzere bazı kesimlerce iyi karşılanmadı.

Ayetullah Humeyni de bu reforma karşı eleştiri yapan din adamlarının başında gelmekteydi. Ayetullah Humeyni, “Beyaz Devrim”in yabancıların çıkarlarına hizmet eden ve Şii geleneklerine uymayan reformlar içerdiğini söylüyordu. Ayetullah Humeyni, kendinin sert eleştirileri nedeniyle tutuklanmasına neden oldu. Bu da Muhammed Rıza Şah Pehlevi’nin düşündüğünün aksine, Ayetullah Humeyni’nin popülaritesinin artması ile sonuçlandı. Ve ülke çapında protestolar arttı. Dini statüsü nedeniyle tutukluluğu ve idam düşüncesi sorun yaratan Ayetullah Humeyni, sürgüne gönderildi. 1963-73 yılları, İran halkı için kısmi olarak refahın arttığı bir dönemdi.

Şah ve Yandaşlarına Karşı Humeyni’nin Tutumu

Bu dönemde gelir dağılımında iyileşme oldu, eğitim olanaklarında olumlu gelişmeler yaşandı. Ayetullah Humeyni, 1964 yılından önce Ankara’ya; oradan da Bursa’ya sürgüne gönderildi. Bursa’da Ayetullah Humeyni’ye duyulan sempatinin Muhammed Rıza Şah’ı rahatsız etmesinin üzerine Humeyni, Irak’a gönderildi. Öte yandan Muhammed Rıza Şah, ülkedeki sol muhalefetle mücadeleye başladı. Bunun için tüm ülkeyi dolaşmaya ve halkı, yayılan sol harekete karşı uyardı. Aynı zamanda ülkenin istihbarat örgütü olan Savak, MOSSAD (İsrail İstihbarat ve Özel Operasyonlar Enstitüsü) ve CIA ile yaptığı işbirliğinin etkisiyle sol muhalefete korku salmaya başlamış; idamlar ve tutuklamalar art arda gelmişti.

Bu dönemde İnsan Hakları grupları raporlarına göre idamların 1000 civarında olduğu ve 4500 civarında insanın tutuklandığı saptandı. Savak’ın yöntemleri, Muhammed Rıza Şah’a karşı olan muhalefet grubunun ve onun bir diktatör olduğu düşüncesinin artmasına yol açtı. Muhammed Rıza Şah Pehlevi ise ekonomik refahtaki artışın, kendisine karşı olan muhalefeti azaltacağını düşünüyor ve bu konudaki dayanağının petrol olduğunu varsayıyordu. Bu dönemlerde yaptığı reformlarda altyapı ve ordunun modernizasyonu için sadece bir yılda 16.000.000.000 dolar harcadı.

Petrol Fiyatlarında Artış ve Sonuçları

Reform giderleri arttıkça, petrol gelirlerinde artışa ihtiyaç duydu. OPEC’te (Organization of Petroleum Exporting Countries) etkin bir rol alması ve petrol fiyatlarının artışında ısrarcı olması, başta Amerika ve İngiltere olmak üzere Batılı ülkelerle arasını açtı. Bu sürecin sonunda Muhammed Rıza Şah’ın beklentisinin aksine artan petrol gelirleri ve harcamalar ülkede refah artışı yerine enflasyona neden oldu. Bunun sonucunda ülke halkının satın alma gücü ve refahında düşüş yaşandı. Petrol fiyatlarındaki artış, sadece İran’ı değil, petrol ihraç eden (Türkiye dahil) pek çok ülke ekonomisini olumsuz yönde etkiledi. Ekonominin kötüye gitmesi, Muhammed Şah’a karşı eleştirilerin artmasına neden olurken; Muhammed Şah artan muhalefete karşı 1975 yılında tek partili hayata geçti.

İçeride Muhammed Şah Pehlevi’ye karşı muhalefet susturulmuş iken, sürgünde olan Ayetullah Humeyni hala eleştirilerini sürdürüyordu. Verdiği mesajlar çok sayıda dini lider tarafından ülkenin dört bir yanına yayılıyordu. Ayetullah Humeyni’nin fikirlerini yaydığı kasetler zamanla camiiler dahil pek çok yerde dinlenmeye başlandı. Bu nedenle bu olay “Kaset Devrimi” olarak da bilinir. Yıl 1977 olduğunda, petrole güvenerek yapılan reform harcamaları petrol gelirleriyle karşılanamaz hale gelmiş; ekonomi çökmüş, enflasyon ve işsizlik artmıştı. Bu durum halkın Muhammed Şah Rıza’ya olan kızgınlığı arttırdı. Törenlerde, camilerde, üniversitelerde; Ayetullah Humeyni’nin Muhammed Şah Rıza’yı eleştiren kasetleri dinlenir olmuştu. Bu kasetlerden dolayı artık Ayetullah Humeyni, monarşinin tek alternatifi olarak görülüyordu. Ayetullah Humeyni yeni sistem olarak cumhuriyeti getirmek istiyordu.

REXX Sinemasındaki Yangın

1978 yılında İran’ın güneybatısındaki Abadan’da bir sinemada çıkan yangın, sinemanın kapılarının kapalı olması nedeniyle 400 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Muhammed Şah’a olan güvensizlik nedeniyle bu yangının, Muhammed Şah’a ait olan Savak tarafından çıkartıldığı iddialarının yayılmasına neden oldu. Ardından 1978 yılında 1000’lerce protestocu sokağa döküldü ve Muhammed Şah, eylül ayında sıkıyönetim ilan etmek zorunda kaldı. Muhammed Şah’ın ordusu protestoları sert bir biçimde bastırmaya çalıştıkça, protestocular Ayetullah Humeyni’nin adını daha fazla zikretmeye başladılar.

Humeyni’nin etkisiyle artan protestolar nedeniyle Muhammed Şah, Irak Başbakanı Saddam Hüseyin’den; sürgünde olan Ayetullah Humeyni’nin kutsal şehir olan Necef’ten uzaklaştırılmasını istedi. Bunun üzerine Ayetullah Humeyni, ekim 1978’de Paris’e gönderildi. 4 Eylül 1978’de İran’da, İran tarihinin en büyük protestosunda; protestocular Muhammed Rıza Şah’a ölüm istediklerini söylüyor ve bağırıyorlardı. Gösterilerin ertesi gün de devam etmesi üzerine polis, camiden çıkan insanlara ateş açtı, çok sayıda insan hayatını kaybetti. Bu olay tarihe “Kara Cuma” olarak geçmişti. Bunun üzerine Ayetullah Humeyni, eğer polisler durmazsa; taraftarlarını silahlandırıp karşı ateş açacağını belirtmiştir. Ve artık toplumun bütün kesimleri Muhammed Şah’a muhalefet konusunda orta noktada buluşmuşlardı, modern giyimlilerle kara çarşaflılar yan yanaydı.

Dinmeyen protestoların ardından Muhammed Şah, 16 Ocak 1979’da İran’dan Mısır’a kaçtı; bir sene sonra hodgkin dışı lenfoma (bir çeşit kanser) hastalığına yakalandı ve 27 Temmuz 1980’de hayatını kaybetti. Muhammed Şah’ın ülkeyi terk etmesinden 2 hafta sonra Ayetullah Humeyni İran’a döndü. 1 Şubat 1979 tarihinde Fransa’dan havalanan uçağı, Tahran Havalimanı’na Şahpur Bahtiyar’ın söylemi üzerine iniş yaptı. Şahpur Bahtiyar, Humeyni’ye sadece bir şehri tahsis etmek istedi ancak hiç de beklediği gibi olmadı. Humeyni, aniden ülkeyi ele geçirmeye başlayacaktı. Ayetullah Humeyni’nin gelişiyle Muhammed Şah muhalifleri, artık sınırsız olanaklara sahip olduklarını düşünmeye başladılar. Muhammed Şah’ın rejiminin devrilmesinden sonra aralık 1978- aralık 1979 arasında özgürlük ortamı vardı. Eskiden sansür nedeniyle okunamayan Karl Marks vb. yazarlara rahatlıkla ulaşmaya başladılar. Ayetullah Humeyni, geçici başbakan olarak Mehdi Bezirgan’ı atadı.

Yeni Adalet Düzeni ve Yeni Sistem

Ayetullah Humeyni tarafından yeni atanan yargıçlar, Muhammed Rıza Şah Pehlevi dönemi asker, bürokrat ve Savak yöneticilerine birkaç dakika süren duruşmalarda yargılayıp idam ettiler. Bu yargıçların başında gelen Ayetullah Halhali “Biz hepsini idam edelim, zaten suçları yoksa cennete giderler” sözleriyle bilinip, “Sallandıran Yargıç” olarak ün saldı. Halk gazetelerden gece yarısı duruşması yapılmış ve idam edilmiş yöneticileri öğrenip resimlerini görmeye başladı. Bu durum içinde dindarların dahil bulunduğu bir grubu yargılamaların adil olmadığı düşüncesiyle rahatsız etmeye başladı. Devrimin 11 Şubat 1979’da Şapur Bahtiyar’ın istifasıyla zafere ulaşmasını takiben, 24 Şubat 1979’da, Halhali İmam Humeyni tarafından Şeriat Uygulayıcısı ve yeni kurulan Devrim Mahkemeleri Başkanı olarak seçildi.

İran İslam Devrimi başlarında yeryüzünde sapkınlığı yayma ve Allah’a karşı savaşma suçlamalarıyla “yüzlerce eski monarşi görevlisini” idama mahkûm etti. Sanıkların çoğu avukat tutma hakları yoktu. Halhali’nin mahkemelerde kullandığı anlatma biçimi hukukçularca mahkeme kurallarına aykırı olarak nitelendirilmiştir. Günümüze kadar gelen bazı görüntülerde Savcı, Hâkim ve jürilik görevini başkası olmadan üstlendiği mahkemede Sanık hakaretlere maruz kalmaktadır. Aynı zamanda devrimden önce 13 yıl İran başbakanlığı görevini yapan Emir Abbas Hüveyda’nın idam kararı onun başlıca yaptığı işlerdendir. 1 Nisan 1979 tarihinde, tüm Muhammed Rıza Şah Pehlevi taraftarları yok edilerek; İran İslam Cumhuriyeti kuruldu ve 2500 yıllık monarşi rejimi tarihin sayfalarına gömüldü.

Sıra Batı kültürüne ait her şeyi yok etmeye gelmişti. Ekim 1979’da Muhammed Rıza Şah Pehlevi, söylentilere göre hem Amerikalı bir politikacının söylemi üzerine hem Şapur Bahtiyar’ın isteği hem de kanser tedavisi için Amerika’ya gitti. Bu durum İran’da büyük tepkilere neden oldu. Ayetullah Humeyni taraftarı 17-18 yaşlarında bir grup öğrenci, Amerikan elçiliğini bastılar. Elçiliktekiler 444 gün rehin tutuldular, bu olay uluslararası bir krize neden oldu. Bu olay, ABD ile İran ilişkilerinin bir daha hiç düzelmeyecek şekilde bozulmasına neden oldu. Bozulan ilişkiler beraberinde sert ambargolar konmasıyla sonuçlandı.

İran İslam Devrimi Sonuçları

İran Devrimi’nden sonra günümüze kadar İran, ekonomik ve sosyal olarak uluslararası toplumdan baskı görmüş ve özellikle Amerika tarafından ambargo uygulanmıştır. İran bankaları, diğer uluslararası bankalarla işlem yapamamış; İranlı şirketlerle iş ortaklığı yapılmamış, İran’a yatırım yapılması engellenmiş, İran’ın petrol ve doğalgazının ithali sınırlandırılmıştır. İran, 1996 yılında Dünya Ticaret Örgütü (WTO) için başvurmuşsa da Amerika’nın etkisiyle ilerleme süreci durdurulmuştur. Dünya Bankası verilerine göre 2012-2014 yılları arasında sadece ABD ve Avrupa Birliği yaptırımlarının, ihracat gelirlerinde yarattığı kayıp; %13.5’tir. Bu oran 17.100.000.000 dolara denk gelmektedir.

İran Devrimi’ni Etkileyen Kişiler

  • Shapoor Bakhiar: Şah Muhammed Rıza Pehlevi’ye karşıydı ve İran’ın son Başbakanı olarak görev yapan İranlı bir politikacıdır, cumhuriyet rejimini İran’a getirmek isteyen isimler arasındadır. O ve sekreteri Paris’teki Suresnes’teki evinde öldürüldü.
  • Panzdah Khordad Tarikh
  • Mehdi Bezirgan: İranlı akademisyendir, uzun zamandan beri demokrasi yanlısı bir eylemci ve İran’ın geçici hükümetinin başında bulunmuştur ve 1979 İran Devrimi’nden sonra İran’ın ilk başbakanı olmuştur. Kasım 1979’da İran rehine krizi olayını protesto etmek ve hükümetinin bunu önleme konusundaki başarısızlığının ardından başbakanlık görevinden istifa etmiştir.

Günümüzde İran

İran İslam Devrimi gerçekleşmesinden bu yana geçen 37 sene boyunca İran uluslararası toplumla arasındaki sorunlar çözülmemiştir ve günümüzde de İran ekonomisi gerçek potansiyelinin çok altında bir performans sergilemektedir. Ancak, yaptırımların kaldırılmasıyla beraber, İran şuanki potansiyelini yükseltme fırsatına çok daha yakın görünmekte. İran’da bugüne kadar; İran üzerinden yapılacak ürün ithalatının sınırlandırılması, şirketlerin İran petrol ve doğal gaz sektörüne yatırım yapmalarının engellenmesi, İran’ın uluslararası ticari ortaklarla iş yapmasının kısıtlanması ve İran bankalarının kara listeye alınması şeklinde yaptırımlar uygulandı. Şüphesiz ki bu politikalar farklı noktalarda ağır etkiler gösterdi. Fakat buna rağmen, İran, sahip olduğu zengin doğal kaynakları, eğitimli nüfusu ve avantajlı jeopolitik konumunun katkısıyla Orta Doğu’nun hâlâ kilit oyuncularından birisidir.

Son olarak İran’ın bu olayları yaşamasının asıl nedeni petroldü.

Dinleme Önerisi: Ajda Pekkan tarafından seslendirilen ve 1980 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil eden Petrol adlı şarkıyı da Petrol Krizi bağlamında dinleyebilirsiniz.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Latin Amerika Devrimleri Hakkında Bilgi başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi