Sened-i İttifak Nedir? Maddeleri ve Tarihi

Sened-i İttifak Hangi Padişah Zamanında İmzalandı?

Sened-i İttifak

Sened-i İttifak nedir? Sened-i İttifak, 29 Eylül 1808’de Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un Sadrazamı Alemdar Mustafa Paşa ile âyanlar (yerel beyler) arasında yapılan bir sözleşmedir.

Bu yazımızda Sened-i İttifak nedir? Sened-i İttifak ne zaman, nerede, niçin, nasıl ve kimler arasında imzalanmıştır? Sened-i İttifak önemi ve özellikleri nelerdir? Sened-i İttifak maddeleri nelerdir? sorularını yanıtladık. Sened-i İttifak maddelerini yorumladık ve Magna Carta (Magna Karta) ile Sened-i İttifak karşılaştırdık.

Sened-i İttifak Nedir?

Osmanlı Devleti’nde, devlet ile halk arasındaki ilişkileri sağlayan âyan ve eşraf adlarında bölgesel otoriteler bulunmaktaydı. 16. yüzyılın ikinci yarısına doğru devletin içine düştüğü birtakım sıkıntılar, bu bölgesel otoritelerin bu durumdan faydalanıp güçlerini ve söz geçirdikleri bölgeleri genişletmelerine yol açmıştır; dolayısıyla Anadolu’da ve Rumeli’de 17. yüzyılda güçlü aileler belirmiştir. Devlet özellikle taşrada otoritesinin zayıfladığını fark etmesi ve bu bölgesel otoritelerin varlığını kabul etmesi üzerine bu bölgesel güçler ile devlet arasındaki ilişkiler ve sosyal yapıdaki dengeler iyice bozulmuştur.

1808 tarihinde İkinci Mahmud’un tahta geçmesiyle birlikte sadrazam olan Alemdar Mustafa Paşa, bu sorunların çözülmesi amacıyla âyanlar ve bazı mahalli otoritelerle görüşmek için İstanbul’da bir toplantı düzenlemiştir. Bu esnada âyanlara karşı ne şekilde tavır alınacağını kararlaştırmak amacıyla Osmanlı merkez bürokrasisi ve vükela, toplantılar almaya başladı. İstanbul’a uzak yerlerde yaşayan âyanların yanında bazı bölgesel otoriteler bu davete cevap vermedi ancak toplantılara tam olarak sayısı belli olmasa da katılımda bulunan âyanlar ile müzakereler başlatıldı. Yapılan müzakereler sonucunda Osmanlı Devleti tarihinde daha önce benzeri oluşturulmamış bir metin yazıldı. 7 Ekim 1808 yılında kaleme alınan Sened-i İttifak 17. yüzyıl Osmanlı Devleti’nde bürokrasinin önde gelenleri tarafından imzalanıp onay için padişaha sunuldu. Senedi başta fazla ağır bulan İkinci Mahmud yaptığı müzakereler ardından Senedi onayladı.

Sened-i İttifak Hangi Padişah Zamanında İmzalandı?

Sened-i İttifak, Osmanlı İmparatorluğu’nda Padişah II. Mahmud zamanında 29 Eylül 1808’de imzalanmıştır.

Sened-i İttifak Tam Metni

Sened-i İttifak tam metnini pdf olarak aşağıdaki görsele tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Sened-i İttifak Pdf
Sened-i İttifak Maddeleri (Tam Metin)

Sened-i İttifak Maddeleri

Sened-i ittifak toplantıya katılanların bizzat ağzından kaleme alınmıştır ve bir giriş, yedi adet madde ve bir sonuçtan oluşmaktadır.

Giriş kısmında Osmanlı Devleti’nin güçlü olduğu dönemlerde ülke içi birlik, beraberlik ve dengenin varlığı; ancak tarihsel süreç boyunca ülkedeki siyasi ve sosyal yapının bozulması ile birlikte bürokrasinin zayıfladığı, devlet ile âyanlar arasında otoriter mücadelelerin arttığı dile getirilir. Aynı zamanda tüm bu durumların, devletin nüfuzunu içten içe güçsüzleştirdiğini, devleti ve bozulmakta olan yapıyı diriltmek için çaba sarf edilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.

Birinci maddede bahsedilen, kişisel olarak padişah ve padişahın saltanatının devletin esası olduğudur ve senedi imzalayanlar buna güvence vermiş ve taahhüt etmiştir. Eğer padişaha veya padişahın otoritesine karşı sözlü ya da fiili bir itaatsizlik, ihanet veya karşı çıkış durumunda; bu durum engellenecek ve sorumluları söz konusu durumun cezasını çekeceklerdir. Âyanlar ve ölümlerinin ardından hanedanları ve evlatları, padişahın ve saltanatının söz konusu ihanetlerden korunmasını garanti etmekteydi.

İkinci maddede devletin gücünün artışının ve kalıcılığının, âyan ve hanedanların varlığını doğrudan etkilediği belirtilir. Devlete karşı bir saldırı durumunda hep birlikte buna karşı çıkılması gerektiği ifade edilmekle birlikte toplanan askerlerin devlet askerleri şeklinde yazılacağından bahseder. Bunun yanında Kapıkulu ocaklarının bu duruma karşı gelmeleri halinde, ocakların cezalandırılacaklarına vurgu yapılmaktadır.

Üçüncü madde hazineye dairdir. Bu maddede devlet hazine gelirlerinin kontrolünün sağlanması, hazinenin toplanması ve hazinenin zarar görmesinin engellenmesinin öneminden bahsedilir. Aynı zamanda bu konuda da padişahın sözünden çıkacak olan insanların cezalandırılması söz konusudur.

Dördüncü madde sadrazamın konumunu ele alır. Devlet işlerinin ve bürokrasinin görülmesinde sadrazam, padişahın mutlak vekili olarak verdiği emirlere padişahın emirleri ile aynı şekilde anlayış gösterilmesi gerektiğinden bahsedilir. Aynı zamanda herkesin sahip oldukları yetki ve sorumlulukların dışına çıkmaması ve başkalarının işini zorlaştıracak şekilde hareketlerde bulunmaması ve yapılacak işlerin sadrazama sunulup, işlerin sadrazamın vereceği emre göre yerine getirilmesi gerektiğini içeriyordu. Bunların yanında sadrazamın birtakım yolsuzluklara sapması durumunda bunun el birliği ile önlenmesi vurgulanır.

Beşinci madde, âyanlar ve devlet adamlarının birbirlerine kefil olmalarına dairdir. Senetteki kurallara uygun davranan âyanlar ve devlet adamlarına karşı olası bir saldırı durumunda, saldırgana karşı el birliği ile mücadele edileceğini tembihler. Bunun yanında devlet adamları ile âyanların birbirlerine kefil olacakları ve birbirlerinin haklarına saygı göstererek halka karşı kötü tutumlarda davranmayacaklarını içerir. Tüm bu kurallara karşı çıkanların da sadrazam tarafından cezalandırılacağı da bu madde içindedir.

Altıncı madde ise İstanbul’un güvenliğine dair, şehrin güvenliğinin sağlanması konusunda âyanların destekte bulunacağından bahseder. Şehir içinde Kapıkulu ocaklarının ya da herhangi başka bir gücün isyan çıkarması durumunda âyanlar, izin alma gereği olmadan şehirde isyanı bastırmak ve olası sorunların sorumlularını cezalandırmak için istedikleri hareketlerde bulunabilmelerine imkan tanımaktaydı.

Yedinci madde, devlet tarafından alınan vergiler ile ilgilidir. Vergilerin halk tarafından ödenebilecek oranda olmasını sağlamak amacıyla yazılmıştır. Aynı zamanda bazı vergilerin taşrada yaşayan halka zulüm yaşatmasını engellemeyi öngörmekte ve halkı zor durumda bırakanların devlete bildirilmesini amaçlamaktadır.

Sonuç kısmında ise ilerleyen süreç boyunca şeyhülislamlık makamlarında, aynı zamanda sadaret makamında kararlaştırılıp senedi imzalaması beklenen görevlilerin Sened-i İttifak’ı onaylayıp ardından görevlerine başlamaları gerektiğini işaret etmektedir. Sened-i İttifak’ın onaylanmasının ardından birkaç hafta içinde İstanbul’da çıkan bir Yeniçeri ayaklanması ile birlikte senedin oluşturulmasına önayak olan Alemdar Mustafa Paşa öldürülmüştür. Bunun üzerine Sened-i İttifak sahipsiz kaldı dolayısıyla senedin uygulanma süreci bozuldu. Bunların ardından oluşturulmuş bu belgeyi gündeme getiren ortaya çıkmadı, dolayısıyla Sened-i İttifak belge olarak yürürlüğe geçirilemedi.

Sened-i İttifak Sonuçları

Sened-i İttifak âyanlar ve devlet arasında karşılıklı güven ve sadakatı sağlamayı amaçlamaktaydı ve buna yönelik oluşturulmuştu. Aynı zamanda taraflar Sened-i İttifak’ta bulunan görevlerini, yükümlülüklerini ve sorumluluklarını yerine getireceklerini garantilemek için yeminlerini sunmuşlardı. Sened-i İttifak’ta bulunan teminatlar aynı zamanda âyanlardan ve devlet adamlarından sonra gelen mirasçıları da kapsamaktaydı ancak Alemdar Mustafa Paşa’nın ardından tüm bu senedin kapsamları yürütülme sürecindeki sorunlardan ötürü unutuldu.

Sened-i İttifak ve Magna Carta Karşılaştırması

Sened-i İttifak birtakım tarihi olayların ve şartların ardından bir zorlama ile ortaya çıkmıştır. bunun yanında metin olarak özel olarak bürokrasi ile ilgilenenlerin ve anayasa hukukçularının fazlasıyla vurgu yaptığı, ileri bir devlet düzenini öngörmüş bir belge olmamıştır. Alemdar Mustafa Paşa’nın ardından bu belgeye sahip çıkılmamasının nedeni de aslında İstanbul’da bulunan merkez bürokrasisinin ve Alemdar Mustafa Paşa tarafından davet edilen taşra âyanlarının Sened-i İttifak’ı pek de istemeden imzalamalarıdır. Dolayısıyla belgenin ve içerdiği birtakım şartların ve kararların uygulanmaması durumundan bahsedilebilir.

Belge bazı araştırmacılar tarafından 1215 yılında İngiltere’de Kral Topraksız John il İngiltere’deki soylular arasında imzalanmış olan Magna Carta’ya da benzetilir. Bunun nedeni Magna Carta, soyluların krala karşı sahip oldukları hakların korunmasına yönelik bir belge olması; Sened-i İttifak, âyanların padişah karşısında elde ettiği hakların korunması amacıyla oluşturulmuş olmasıdır. Dolayısıyla Sened-i İttifak ile Magna Carta’nın oluşturuluş biçimleri ve amaçları açısından benzerlikleri olduğu yorumu yapılabilir ancak sonrasında bu iki belgenin ülkeye ve sisteme olan etkileri tamamen farklı olmuştur. Bunun nedeni Magna Carta’nın bir açıdan amacına ulaşmış olup İngiltere’de soyluların haklarının teminat altına alınmasını sağlayıp tarihsel süreç boyunca bu hakları halkın da elde etmesini sağlamışken Sened-i İttifak için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Aynı zamanda Magna Carta’da söz konusu hakların krala karşı korunmasında büyük etkisi olan bir sosyal grup olan soylular varken Sened-i İttifakta belgede geçen birtakım hakları korumayı hedefleyen ve benimseyen böyle bir taraf bulunmamaktaydı.

Yorum Yapın

İlk Siz Haberdar Olun!
E-posta adresinizi girin, yeni içeriklerimiz e-posta adresinize gelsin.