Olimpiyat Oyunlarının Kökeni – Antik Yunan Olimpiyatları

Olimpiyat Oyunları Ne Zaman, Nerede Başladı? Antik Olimpiyatların Özellikleri

Antik Yunan Olimpiyatları
1 1.061

Bütün spor dallarını kapsayan ve her dört yılda bir değişik bir ülkede yapılan uluslararası spor yarışmaları anlamına gelen, geçmişten beri düzenlendiği süreç boyunca çatışmaları durdurmayı ve devletler, ülkeler arasında iyi ilişkiler kurmayı amaçlayan Olimpiyat Oyunları’nın ilk olarak ne zaman yapıldığı bilinmese de kayıt altına alınan ilk tarihi M.Ö. 776 yılı olarak bilinmektedir.

Antik Yunan Olimpiyatları

Yunanistan’da Zeus’un şimşeğini attığı yer olduğuna inanılan Olimpiya kentinden ismini alan bu spor organizasyonunun, Yunanlıların ‘tanrıların tanrısı’ olarak tabir ettikleri Zeus’a inanç ve bağlılıklarını gösterme, aynı zamanda da sporcuların fiziksel güç üstünlüklerini kanıtlama gibi amaçlarla ortaya çıktığı bilinir. Tanrı Zeus’a karşı olan inancın ve bağlılığın gösterildiği bu organizasyonlarda savaş gibi kötü olayların gerçekleşmemesi adına organizasyonun başında olimpiyat ateşkesi başlatılır. Organizasyonun başında adil yarışacaklarına dair yemin eden sporcular, yıllar içinde değişmiş ve en sonunda 5 gün olmasına karar verilmiş süre boyunca çeşitli müsabakalarda mücadele eder, kazanan sporcular son gün ödüllendirilirken katılım gösterdikleri kentlerin isimleri anılır.

Günümüze kadar gelmiş Olimpiyat Oyunları’nın ilk yapılma sebebi ve amacı nedir, Antik Yunan dönemindeki tarihsel gelişimi ve değişimi nasıldır?

Olimpiyat Oyunları Ne Zaman Başladı?

Olimpiyat Oyunları’nın başlangıç tarihi M.Ö. 776 yılı olarak kabul edilir; ancak bu tarih olimpiyat oyunlarının başlangıç tarihi değildir. Şüphesiz ki bu tarihten önce de çeşitli spor müsabakaları yapılmış, Olimpiyat Oyunları formatında spor organizasyonları düzenlenmiştir. Hatta Mezopotamya, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bu spor organizasyonlarına dair bulgular vardır. İnsanlığın 195.000 yıldır var olduğunu göz önünde bulundurursak olimpiyatların başlangıcının bu kadar yakın bir tarihte olduğunu söylemek pek mantıklı olmayacaktır. Zaten Homeros da ‘İlyada ve Odessa’ aslı eserinde, Antik Yunan döneminde dini ve kültürel açıdan büyük öneme sahip Olimpiya kentinde daha öncelerde de defalarca spor müsabakalarının organize edildiğinden bahsetmiştir. Bu elimizde bulunan önemli kaynaklardan biridir.

Gelelim bu M.Ö. 776 dediğimiz tarihe. “Tarih, yazı ile başlar” çıkarımının sebebi, daha önceki dönemlerden kalma farklı bulgulara sahip olmamıza rağmen olayların, gelişmelerin ve kişilerin yazının bulunması ile birlikte kayıt altına alınması ve günümüze kadar aktarılarak kesin kanıt özelliği taşımasıdır. Bundan çıkaracağımız sonuç ise tarihin takip edilebilmesinin koşulu kanıtların kayıt altında tutulmasıdır. M.Ö. 776 tarihi ise Olimpiyat Oyunları’nın ilk kayıt altına alındığı yıldır, bu yıldan sonra ise Olimpiyat Oyunları düzenli olarak kayıt altına alınmıştır. Bu yüzden M.Ö. 776 tarihi Olimpiyat Oyunları’nın başlangıç tarihi olarak kabul edilir, ancak aslında değildir.

Olimpiyat Oyunları Neden Yapılmaktadır?

Güç ya da Arete

İnsanlık, var olduğu tarihten bu yana farklı sebeplerden ötürü sürekli içgüdüsel bir rekabet içindedir. Bu rekabete yol açan unsurlardan en temel olanları barınılacak olan alanı kazanma; yiyecek, karşı cinsi elde etme isteği ve güç gösterisidir. İleride olimpiyat oyunlarının da başlamasına sebebiyet verecek bu unsurlardan güç gösterisini ele alırsak, insanlar var oldukları tarihsel süreç içinde kabilenin başına geçmek, karşı cinsten bir bireyi elde etmek veya karnını doyurmak adına sürekli bir fiziksel rekabet içinde olmuştur. Bu fiziksel rekabet zamanla temel ihtiyaçlardan uzaklaşmış ve sportif rekabete dönüşmüş, insanlar güç gösterilerini sportif olarak yapmışlardır.

Bu sportif rekabetin izlerini çok eski tarihlerden günümüze ulaşmış kanıtlarda görürüz: Hititlerde spor müsabakalarından kaldığı tahmin edilen belgelerde yalnızca kazananın adı bulunmakta, kaybedene dair herhangi bir bulgu görülmemektedir. Bu da spor müsabakalarının güç üstünlüğü sağlama amacıyla yapıldığını, kazananın ise güç üstünlüğünden dolayı ödüllendirildiğini gösterir. Antik Yunan’a baktığımızda ise spor müsabakalarından sonra kazananların heykelleri yapılmış, bu müsabakaların ülke içinde yaygınlaşması adına galiplerin heykelleri başka kentlere de konulmuştur. İlerleyen zamanlarda ise Olimpiyat Oyunları tüm Yunanistan bölgesine yayılmış ve ulusallaşmıştır.

Dini ve Mitolojik Nedenler

Antik Yunan döneminde mitoloji ve dinin baskın olmasında dolayı yapılan spor, sanat, tarım, eğitim vb. herhangi bir aktivite Tanrı için yapılır ve olumlu sonuçları Tanrı’ya adanır. Mitolojik değerlerin en ön planda olduğu bu dönemde, en önemli Tanrı ‘tanrıların tanrısı’ olarak geçen Zeus’tur. Adak adama ve şükretme gibi gelenekler Tanrı Zeus için yapılır. Bu gelenekler Tanrı Zeus’a olan inancı ve bağlılığı gösterir. Zeus’un şimşeğini attığı yer olarak kabul edilen Olimpiya kenti ise bu dini ve mitolojik geleneklerin gerçekleştirildiği kutsal bir bölgedir. Bu kutsal bölgede Tanrı Zeus’a olan inancın ve bağlılığın gösterildiği bir başka gelenek ise geleneksel spor şenlikleridir, bu spor şenlikleri de bu bölgede yapılır ve bu spor şenliklerinden kayıt altına alınan ilki M.Ö. 776 yılında yapılan ilk Olimpiyat oyunudur.

Olimpiyat Oyunları Nerede Başladı?

Dinin ve mitolojinin en ön planda olduğu Antik Yunan döneminde, Tanrı Zeus’un şimşeğini attığı yer olarak bilinen ve Zeus’a şükran amacı ile gerçekleştirilen geleneklerin yapıldığı yer olan Olimpiya kenti, ticari ve kültürel anlamda da ön plana çıkmasına rağmen dini anlamda daha çok öne çıkmaktadır. Bu yüzden Antik Yunan döneminin en önemli dini merkezidir. Ticari, kültürel ve en çok da dini sebeplerden dolayı ilgi odağı olan bu kentteki spor organizasyonları, doğal olarak diğer kentlerdeki spor organizasyonlarından daha çok ilgi görmüştür ve çok daha uzun süre devamlılığını korumuştur.

Olimpiyatların başladığı yer olan Olimpiya kenti, günümüzde Yunanistan’ın Elis ilinde bulunan antik bir kenttir. Olimpiya kenti, UNESCO Dünya Mirası Listesi içinde yer almaktadır.

Olimpiyatlar İlk Nerede Başladı?
İlk Olimpiyatların Başladığı Yer: Olimpiya

Antik Olimpiyatların Özellikleri

Olimpiyat Oyunları’nda Ateşkes

Olimpiya kenti, Zeus’a olan inancın ve bağlılığın sembolü olan geleneklerin gerçekleştirildiği ve Tanrı Zeus’un şimşeğini attığına inanılan yer olmasından dolayı dini ve mitolojik açıdan önemli bir kenttir. Bu bilgilerden yola çıkarak bu kentin kutsal bir kent olduğunu da söyleyebiliriz.

Tanrı Zeus’a olan inancın ve bağlılığın gösterilmesi ve pekiştirilmesi gibi dini açıdan iyi, önemli şenliklere ve organizasyonlara ev sahipliği yapan bu kentte, Olimpiyat Oyunları süresince herhangi kötü bir olayın yaşanması istenmiyordu. Bunun sonucunda mevcut kral, amacı ne olursa olsun herhangi bir savaşın kesinlikle olmaması gerektiğini söyleyerek ateşkes ilan etmiştir. Bu ateşkes de yazılı olarak olimpiyatların yapıldığı kent olan Olimpiya’da bir diskin üzerinde “Olimpiya kutsal bir bölgedir. Buraya silahlı olarak girmeye teşebbüs eden tanrıya karşı günahların en büyüğünü işlemekle damgalanacaktır. Böyle bir fena davranışın öcünü, gücü yettiği halde almayan da Tanrısız sayılacaktır.” şeklinde kayıt altına alınmıştır.

Olimpiyatlarda uygulanan ateşkese göre olimpiyat oyunlarından 3 ay önce silahlar bırakılır, müsabakalar süresince hiçbir şekilde savaş veya benzeri olay gerçekleşmez, sonrasında da farklı kentlerden olimpiyat oyunlarına katılan sporcuların kendi kentlerine güven içinde dönmeleri için gerekli önlemler alınırdı. Ancak belli araştırmalar ülke genelinde barışı sağlamak adına oluşturulmuş, hatta kayıt altına alınmış bu ateşkes antlaşmasının savaşları tamamen bitirmediğini, olimpiyat oyunları süresince yine de birtakım savaşların olduğunu öne sürmektedir.

Olimpiyat Oyunları’nda Sponsorluk

Antik Yunan’da Olimpiyat Oyunları’nın ulusallaşmasının sonucu olarak, müsabakaya katılan her sporcu katıldığı kentin ismiyle anılır. Müsabakalara katılan sporculara maddi anlamda destek verebilecek güçte olan kentler, adlarını ulusal anlamda duyurabilmek için sporculara imkanları yettiğince destek olmuşlardı. Bunun karşılığında da müsabakalara katılan sporcular kentlerin bu maddi ve manevi desteğinden yararlanmak adına müsabakalara katılma işini bir meslek haline getirmişlerdi, bunun sonucunda ise her şampiyon geçimini devletin maddi yardımlarıyla ve müsabakalardan kazandıkları ödüllerle sürdürmekteydi.

Olimpiyat Oyunları Ne Sıklıkla Yapılmaktadır?

Antik Yunan döneminde her yunan kenti kendi bağımsız takvimini ve zaman dilimini kullanırdı. Ancak bu bağımsızlık ülke genelinde kargaşaya ve kaosa yol açardı. Bunun üzerine ortak zaman birimi olarak 4 yılda bir yapılan iki Olimpiyat oyununun arasındaki zaman dilimi seçildi ve buna bir ‘olimpiad’ dendi. Ülke genelinde zaman ve tarihler bazında kargaşayı ve kaosu engellemek adına bu zaman birini bulan kişinin Antik Yunan tarihçisi Ephorus olduğu tahmin edilmektedir.

Olimpiyatlardaki Müsabakalar

Kayıt altına alındığı tarihten itibaren ilk 13 (M.Ö. 776’dan M.Ö. 728’e kadar) Olimpiyat organizasyonu sadece bir gün sürmüştür. Bunun sebebi ise bu organizasyonlarda sadece bir etkinliğin yer almasıdır. Bu 13 olimpiyat organizasyonunda yer alan tek etkinlik 32 m. genişliğe ve 192 m. uzunluğa sahip ‘stade’ adı verilen düz bir parkurda yapılan koşu yarışıydı.

Stade Yarışları
Antik Yunan’da Olimpiya’da Stade Yarışlarının Yapıldığı Pist

Antik Yunan halkının Olimpiyat Oyunları’na olan ilgisinin her organizasyonda daha da artması üzerine organizasyonlarda yer alan etkinlik sayısı halkın ilgisini karşılayabilmek adına artırılmıştır. M.Ö. 724 yılında yapılan olimpiyatlarda ‘diaulos’ adı verilen 370 metrelik koşu da organizasyona eklenmiş, aynı zamanda ‘stade’ adı verilen düz parkurun yerini ‘stadium’ adı verilen ve günümüzde de kullanılan elips şeklindeki, 1 turunun başlangıç ve bitiş noktası aynı nokta olan parkur almıştır.  M.Ö. 720 yılında ise koşu yarışlarına uzun mesafeler de eklenmiştir. İlk kez 15. Olimpiyat Oyunları’nda (M.Ö. 720 yılında) adı ‘dolichos’ olarak geçen 2800 metre ve 4800 metrelik koşu yarışları gerçekleştirilmiştir.

Diğer Toplumların Katılımı ve Etkileri

Olimpiyat Oyunları, Olimpiya kenti bazında gerçekleşen bir organizasyonken, organizasyonun diğer kentlere tanıtılması ile ulusal bir organizasyon halini almıştır. Antik Yunan Devleti’nin barışını ve bütünlüğünü sağlamak amacı ile her dört yılda bir farklı kentlerden gelen çeşitli sporcular müsabakalara katılırdı. Organizasyonun amacı Tanrı Zeus’a olan inancı ve bağlılığı göstermenin yanında uzun süre boyunca da Antik Yunan genelinde ulusal barışı sağlamak olmuştur.

Olimpiyat oyunlarına olan ilginin daha ileri seviyelere taşınmasından sonra ise organizasyonlar ulusal boyutu aşmış ve başka devletler de bu organizasyonlara kabul edilmeye başlanmıştır. Böylelikle diğer devletler ile olan ilişkilerin geliştirilmesi ve uluslararası barışın sağlanması amaçlanmıştır. Diğer devletlerin de Olimpiyat Oyunları’na katılımının kabul edilmesinin sonucu olarak diğer devletlerin spor kültürleri Olimpiyat Oyunları’na yansımış, Olimpiyat sporlarındaki ve katılımcılar arasındaki çeşitlilik artmıştır. Bu çeşitliliği özellikle 18. Olimpiyat Oyunları’na (M.Ö. 708) Spartalıların sahip olduğu güreş sporunun eklenmesi ile görebiliyoruz. Bu yılda yapılan Olimpiyat Oyunları’nda aynı zamanda pentatlon, disk atma, uzun atlama, cirit, koş, cirit ve disk atma yarışmalarını da ilk defa görüyoruz.

Olimpiyat Oyunları’ndaki Değişimler

Sporcuların yalnızca kendi fiziksel güçlerini yarıştırdığı müsabakaların yanı sıra, ilk defa M.Ö. 680 yılında atlı araba yarışı gerçekleştirilmiştir. Bu yarışta her sporcu 4 adet at ve iki tekerli bir araba kullanılmaktaydı. Ancak diğer yarışlar için kullanılan stadyum bu atlı spor müsabakaları için yeterli büyüklükte olmadığından bu müsabakalar stadyumun yanına inşa edilen ‘hippodrome’ adlı, şu an da hipodrom adıyla bildiğimiz alanlarda yapılmıştır.

M.Ö. 688 yılında Olimpiyat Oyunları’na boks sporu eklenmiştir. Günümüz boksundan farklı olarak Antik Yunan döneminde yapılan boks müsabakalarında süre ve raunt kavramları kullanılmamıştır ve rakipler sikletlerine göre değil, rastgele eşleştirilmiştir.

Boks Tarihi
Antik Yunan’da Boks Yapan Gençler Freskosu (M.Ö. 1600)

O dönemde yapılan boks müsabakalarında, müsabaka taraflardan biri şuurunu yitirince, şu an kullanılan şekliyle knock-out olunca, ya da taraflardan biri parmağını kaldırarak yenilgiyi kabul edince sona eriyordu.

Pankration Tarihi
Antik Yunan’da Sporcu İşaret Parmağını Kaldırarak Yenilgiyi Kabul Ettiğini Belirtir (M.Ö. 500)

M.Ö. 648 yılında yapılan olimpiyatlarda ‘pankration’ adı verilen bir spor dalı mevcuttu. Bu boks ve güreş karışımı olan spor, Olimpiyatlarda kısa süreliğine yer almıştı çünkü çok fazla şiddet içermekteydi.

M.Ö. 632 yılında yapılan Olimpiyatlar 7 gün yapılarak o tarihe kadar yapılan en uzun Olimpiyat organizasyonu olmuştur.

M.Ö. 580 yılında çok ilginç ve zor bir spor olan ‘hoplitodromos’ eklenmiştir. Hoplitodromos müsabakalarında sporcular ağır zırhlar ve silahlar ile stadyumda 350 metreye karşılık gelen iki tur boyunca koşmaktaydılar.

Atletizm Tarihi
Zırhlı ve Silahlı Koşucular (M.Ö. 323)

Olimpiyat Oyunları Programı

Başlangıcı itibari ile (M.Ö. 776 yılı) 1 gün süren Olimpiyat Oyunları, M.Ö. 632 yılındaki Olimpiyatlar ile birlikte 7 güne uzatılmış ve 160 yıl boyunca 7 günlük programla birlikte devam etmiştir. Başka devletlerin katılımının kabul edilmesi ve yeni spor dallarının eklenmesi ile bir hayli son haline yaklaşan Olimpiyat Oyunları, M.Ö. 472 yılında organizasyonun artık 5 güne indirilmesiyle son halini almıştır. Bu beş günlük Olimpiyat organizasyonun programı şu şekildedir: İlk gün yemin töreni yapılır. Tüm sporcular adil bir şekilde yarışacaklarına yemin ederler (bu yemine uymayan sonrasında diskalifiye edilir). Yemin töreninin yanı sıra ilk gün yarışacak tüm katılımcı sporcuların ve at ile tayların fiziksel kontrolü yapılır. Yarışlar öncesi yapılan bu kontrole ‘dokimasia’ denmektedir. İlk gün son olarak takdimler ve selamlamalar yapılır, sonrasında gün kapatılır.

İkinci gün ilk spor müsabakaları olarak atlı sporlar ve pentatlon yapılır. Üçüncü gün, Olimpiyatların temel amacı olan inanç ve bağlılık simgeleri olan gelenekler gerçekleştirilir. ‘Tanrıların tanrısı’ Zeus’a ve büyük Yunan kahramanı Pelops’a tüm sporcular ve halk adaklarını sunar. Bu günde aynı zamanda çocukların müsabakaları da gerçekleştirilir. Dördüncü güne gelindiğinde koşu, güreş, boks, hoplitodromos ve pankration müsabakaları gerçekleştirilir. Organizasyonun son günü olan beşinci günde ise ödül töreni yapılır ve dereceye giren sporcular katıldıkları kentlerin isimleri anılarak ödüllendirilir. Aynı zamanda bitişin şerefine şölenler ve ziyafetler gerçekleştirilir.

1 yorum Yapıldı
  1. Gamze Diyor ki:

    Olimpiyat tarihi bu kadar eski miymiş ya, ne varsa antik yunanda ortaya çıkmış maşallah:)

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi