Osmanlı Devleti'nde Lale Devri

Lale Devri Yaşanmasaydı Ne Olurdu?

Patrona Halil İsyanı Nedir? Osmanlı Devleti'nde Lale Devri Islahatları

Bu yazımızda, 1718-1730 yılları arasında gerçekleşen Lale Devri ve bu dönemde gerçekleşen yenilikler hakkında bilgiler vermeye ve eğer Lale Devri yaşanmasaydı neler olabilirdi sorusuna yanıt vermeye çalıştık. Lale Devri yaşanmasaydı dönemin ıslahatları büyük ölçüde değişime uğrayacaktı. Lale Devri yaşanmasaydı neler olurdu sorusuna geçmeden önce Lale Devri nedir sorusunu yanıtlamakta yarar var.

Lale Devri Nedir?

1718’de Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730’daki Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönem Osmanlı tarihinde Lale Devri olarak adlandırılmaktadır. Lale Devri padişahı III. Ahmet’tir. Lale Devri sadrazamı ise Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır.

Lale Devri İsmini Nereden Almıştır?

Zevk ve sefa sürme dönemi olarak bilinen Lale Devri ismini, Türkiye’de yetiştirilen lale çiçeklerinden almıştır. Çünkü lale bitkisinin anavatanı Türkiye’dir. Ancak bu döneme Lale Devri denilmesi çok sonraki dönemlerde olmuştur. Ahmet Refik Altınay 1913’te yayınlandığı ve bu dönemi konu alan kitabına Lale Devri ismini vermiştir. Zamanla bu dönem Lale Devri olarak anılmaya başlamıştır.

Lale Devri Nedenleri

Osmanlı Devleti için bir eğlence ve rahatlama dönemi olan Lale Devri öncesi Osmanlı Devleti sefil bir durumdadır. Siyasi, askeri, eğitim ve birçok açıdan zamanının çok gerisinde kalmış olan Osmanlı bunun üzerine dört ülkeyle çarpışmaktadır. Batıda Rusya, Avusturya ve Venedik; doğuda ise İran ile mücadele eden Osmanlı büyük toprak kayıpları vermiştir. Büyük toprak kayıplarının verilmesi üstüne Osmanlı birçok alanda Avrupa’nın gerisinde kalınca bir gerileme dönemine girmiştir. Ülkeyi içinde bulunduğu zor durumdan kurtarmak amacıyla çare arayan Osmanlı Devleti, en sonunda Batının üstünlüğünü kabul etmek ve onların yöntemlerini inceleyip onların öne geçmesinin sebeplerini araştırmaya karar vermiştir.

Lale Devri Yenilikleri

Lale Devri’nde oldukça fazla yenilik yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi ilk matbaanın kurulmasıdır. 1727 yılında İbrahim Müteferrika ve Sait Efendi tarafından Avrupa’dan getirilmiştir. Bu matbaadan bir süreliğine dini kitap basılması yasaklanmıştır. Bunun yanı sıra, Avrupa’da olan gelişmeleri daha yakından incelemek ve gözlemek amacı ile Çelebi Mehmet Efendi Fransa’ya elçi olarak gönderilmiştir. Ayrıca bu dönemde mimar alanında da gelişmeler yaşanmıştır. Ahşaptan evler de yapılmıştır. 1728 yılında yapılan III. Ahmet Çeşmesi dönemin önemli yapılarındandır. 1720 yılında ilk itfaiye teşkilatı kurulmuştur. Bu teşkilatın adı “Tulumbacı Ocağı”dır. Yeniçeri Ocağı’na bağlı olarak kurulmuştur. Sağlık alanında da bu dönemde ilk çiçek aşısının yapıldığını söyleyebiliriz. Bunun dışında kağıt, cam, seramik vb. gibi fabrikalar kurulmuştur. Ayrıca birçok yeni kütüphane de açılmıştır. Bu dönemde tercüme heyetleri de kurulmuştur.

Patrona Halil İsyanı Nedir?

Lale Devri, 1730 yılında gerçekleşen Patrona Halil İsyanı ile son bulmuştur. Patrona Halil İsyanı, 12 yıl süren Lale Devri boyunca sadrazamlık görevinde bulunan Damat İbrahim Paşa’ya karşı bir duruş sergileyen devlet adamlarının başlattığı bir isyandı. Yapılan yenilikleri kendi otoritelerini sarstığını düşünen bu devlet adamları, Yeniçeri Ocağına da yenilikler yapılacağını söyleyerek Yeniçeri Ocağını kışkırttılar. Bunlar gerçekleşirken, aynı zamanda ekonomik ve siyasi sorunlar da devletin gündemindeydi. Bu durum, Damat İbrahim Paşa’ya karşı çıkacak daha fazla insan olmasına yol açtı. Devlet adamları, isyan için hazırlıklara başladılar ve daha önce de çeşitli olaylara karışmış, iki kez idam cezasına çarptırılmış “Patrona” lakaplı Halil’i buldular. Patrona Halil, Beyazıt Camii önünde isyanı başlattı ve kısa sürede oldukça fazla destek gördü. İsyan dönemin padişahı 3. Ahmet tarafından batırılmaya çalışıldı fakat başarılı olmadı. 3. Ahmet tahtını 1. Mahmut’a bıraktı. İlerleyen zamanlarda 1. Mahmut elebaşı denebilecek isyancıları saraya çağırdı ve boğdurdu.

Lale Devri Yaşanmasaydı Ne Olurdu?

Lale Devri, Osmanlı Devleti için birçok açıdan köklü ve büyük yeniliklerin getirildiği bir dönemdir. 4 farklı ülkeyle savaşmaktan yorgun düşen Osmanlı Devleti’nin rahatlaması ve üstündeki yüklerin hafiflemesi yönünde oldukça önemlidir. Osmanlı Devleti, Batının üstünlüğünü kabul etmeye ve onların yaptıkları yenilikleri ve gelişmeleri inceleyip neden dönemin gerisinde kaldıklarını araştırıp çözümler üretmeye karar vermiş ve bunları uygulamıştır. Lale Devri yaşanmasaydı veya Lale Devri’ne hiç girilmeseydi ne olurdu peki? Bu dönemde gerçekleşen yenilikler belki daha geç belki de hiç gerçekleşmeyecekti ve zaten dönemin oldukça gerisinde olan Osmanlı Devleti, diğer dünya ülkelerini yakalamakta epey zorlanacaktı. Lale Devri yaşanmasaydı belki de en sonunda halk büyük bir isyanla ülkenin yönetim sistemini devralacaktı ya da ülke parçalanmaya yüz tutacaktı.

Geçici Elçiler

Bu dönemde Osmanlı Devleti, daha önceden de bahsettiğim gibi Avrupa ülkelerinin askeri yapılanmalarını ve eğitim sistemlerini incelemek için bu ülkelere elçiler yollamıştı. Lale Devri gerçekleşmeseydi bu elçiler hiçbir zaman yollanmamış olacaktır. Yani Osmanlı Devleti, Avrupa ülkelerinin gelişmeleri konusunda hiçbir bilgi sahibi olamayacak ve o ülkelerle dostça ilişkiler kuramayacaktır. Bu da hem ticari hem eğitim hem askeri hem de siyasi açıdan geri kalmasına sebep olacaktır.

İlk Türk Matbaası

Matbaanın kurulması bu dönemde yapılan önemli değişikliklerdendir. Dolayısıyla matbaanın kurulmaması Osmanlı Devleti için büyük bir kayıp olacaktır. Kitap basımları kısıtlı ve zor koşullarda gerçekleşecektir. Matbaa olmadığı için kitaplar elle yazılacak ve bir kitabı yazmak çok fazla zaman isteyecekti. Öğrenciler ve öğretmenler zor koşullarda çalışmaya devam edecekti. Matbaanın kurulması bilim ile ilgili kitapların basımını ve herkesin kolayca erişimini sağladığından bilim açısından önemli sonuçları vardır. Ayrıca basılan kitaplar satılarak gelir amaçlı da kullanılabileceğinden Osmanlı ekonomik açıdan da etkilenecektir.

Tercüme Heyeti

Bu dönemde kurulan Tercüme Heyeti belki de hiç kurulmayacaktır. Bunun sonucunda çevrilen eserlerin hiçbiri çevrilmemiş olacaktır ve dolayısıyla Osmanlı Devleti bilim ve tercüme yönünde kaydettiği ilerlemelerin hiçbirisini kaydetmemiş olacaktır. Bunları yaşanmaması zaten zamanın yıllarca gerisinde olan Osmanlı’nın daha da geride kalmasına sebep verecektir.

Tulumbacılar Birliği

Bu dönemde kurulmuş olan Tulumbacılar Birliği’ne olan ihtiyaç büyük ihtimalle Lale Devri gerçekleşmese de bu birliğin kurulmasına sebep olacaktır. Yani bu yenilik Lale Devri gerçekleşmese de yapılacak bir yenilik olduğundan geleceği etkilemezdir.

Kâğıt Fabrikası

Kâğıt fabrikasının kurulması, matbaanın getirilmesiyle artan kâğıt ihtiyacı için kurulduğundan Lale Devri gerçekleşmeseydi ve matbaa Osmanlı Devleti’ne girmeseydi bu fabrika kurulmamış olurdu ve bu fabrikanın sağladığı ekonomik faydalarda varoluştan silinirdi. Yani Osmanlı Devleti ekonomik açıdan da zarara uğrardı.

Yurtdışına Gönderilen Öğrenciler

Bu dönemde Osmanlı, Avrupa ülkelerine sadece elçi değil, öğrenci de göndermiştir. Lale Devri’nin gerçekleşmemesi bu öğrencilerin gönderilmemesi demektir. O öğrencilerin gönderilmemesi Osmanlı’nın Avrupa’nın eğitim sistemi hakkında bilgi alamaması anlamına gelmektedir. Yani öğrencilerin gönderilmesi Osmanlı’nın eğitim açısından gelişmesi yönünde atılan bir adımdır. Lale Devri’nin gerçekleşmemesi bu durumu olumsuz etkiler.

Çiçek Aşısı

Lale Devri gerçekleşmese de ihtiyaç duyulduğu için yapılma ihtimali olan diğer bir yenilik çiçek aşısının uygulanmasıdır. O dönemde insanların hayatını büyük ölçüde tehlikeye sokan bu sıkıntılı hastalığa bir çare bulunması için Lale Devri’nin gerçekleşmesine gerek yoktur. Çiçek aşısının gerçekleşmesinin Lale Devri’ne bağlı olmaması bu konuda geleceğin pek değişmeyeceği anlamına gelmektedir.

Hendesane

Bu dönemde açılan Hendesane aslında oldukça önemli bir adımdır. Bu okul, Batı tarzı askeri vermekteydi. Ancak Yeniçerilerin bu okula sıcak bakmaması ve okula giden öğrencileri yolda yakalayıp katletmesi sonucu okul kapatılmıştır. Bu okul açıldıktan sonra kısa süre sonra kapatıldığı için geleceğe yönelik büyük bir etkisi yoktur. Yani Lale Devri’nin gerçekleşmesine bağlı değildir.

Çinicilik

Lale Devri sanat açısında da önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönem olduğundan bu dönemin gerçekleşmemesi sonucu bu dönemde yapılan çini atölyelerinin açılması gibi yenilikler de gerçekleşmeyecektir. Dolayısıyla Türk kültürü sanatsal açıdan yetersiz kalacaktır. Bir ülkenin kültürü, o ülkenin kimliğini belirleyen unsurlardan olduğu için Lale Devri’nin gerçekleşmemesi Türk kimliğinin zayıf düşmesine sebep olacaktır.

Lale Devri, Osmanlı Devleti için zevk ve sefa dönemi olarak görülse de bu dönemde yapılan askeri, eğitim, sağlık ve diğer alandaki yenilikler Osmanlı Devleti için yeri doldurulamaz nitelikte büyük değişimlere sebep olmuş ve düşüşte olan Osmanlı Devleti’nin düşüşünü yavaşlatmıştır. Lale Devri yaşanmasaydı yani bu dönem gerçekleşmeseydi Osmanlı Devleti’nin geleceğinde olumsuz değişikliklere sebep olacaktı.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Lale Devri Nedir? Lale Devri Yenilikleri Nelerdir? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

1 Yorum Yapıldı
  1. Devrim Deniz Yılmaz Diyor ki:

    Çok iyi bir yazı olmuş acaba Lale Devri olmasa bugünkü Türkiye olur muydu?

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi