Kafkas İslam Ordusu Hakkında Bilgi

Kafkas İslam Ordusu Neden Kuruldu? Bakü’nün Kurtuluşu

Kafkas İslam Ordusu Ne zaman, Nerede ve Kim Tarafından Kurulmuştur? Kafkas İslam Ordusu Hakkında Bilgi

Bu yazımızda Kafkas İslam Ordusu nedir? Kafkas İslam Ordusu kuruluş amacı nedir? Kafkas İslam Ordusu ne zaman, nerede ve kim tarafından kurulmuştur? Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’nün kurtuluşundaki rolü nedir? sorularını yanıtladık.

Kafkas İslam Ordusu Nedir? Kafkas İslam Ordusu, I. Dünya Savaşı sırasında Kafkasya Cephesi’nde Azerbaycan’ı Rus işgalinden kurtarmak için Osmanlı Devleti’nde Enver Paşa’nın emriyle 1918 yılında kurulmuştur.

Kafkas İslam Ordusu Hakkında Bilgi

Kafkas İslam Ordusu, 1918 yılının Mart-Ağustos ayları arasında Osmanlı Devleti tarafından kurulmuş olan Doğu Ordular Grubuna bağlı Enver Paşa turancılığı sonucu oluşan piyade sınıfı, kolordu tipi askeri birimdir. Ancak kuruluş aşamasında başlıca olaylar yaşanmıştır. 1917 yılında olan Bolşevik devrimi ile Çarlık rejimi yıkılmıştır ve Rus Kafkas Ordusu dağılmıştır. Ruslar silahlarını Gürcülere ve Ermenilere bırakarak Osmanlı Devleti ile olan savaşı onlara bırakmıştır. Rusların ordusundan kalan yaklaşık 120.000 Ermeni asker ile bölgedeki Ermeni çeteleri bir araya gelerek Bolşeviklerin desteğini de alarak Kafkasya’daki yeni Ermeni ordusunu oluşturdular. Bu ordunun amacına bakıldığında ise Doğu Anadolu ve Kafkasya’da Rusya’ya bağlı Büyük Ermenistan Devleti’ni kurmaktı. 1917 yılının sonlarına doğru Gürcüler ve Ermeniler yavaş yavaş faaliyetlerini uygulamaya başlamışlardır. 3 Mart 1918 yılında imzalanmış olan Brest-Litovsk Anlaşmasıyla Kars, Ardahan ve Batum Osmanlı Devleti’nin sınırlarına geri katılmıştır. Bu anlaşmadan sonra Ruslar bölgeden çekilmişlerdir ve Ermeni ve Gürcü silahlı çeteleri Müslüman ve Türkleri öldürmeyi başlamışlardır.

Bu yaşanan olaylardan dolayı Azerbaycan Türkleri, Osmanlı Devletinden gönderdikleri heyet yoluyla yardım istemiştir. Bu istek düşünüp değerlendirildikten sonra İstanbul Hükümeti, Azerbaycan Türklerine yardım etmek üzere Nuri Paşa’nın komutanlığında Dağıstanlı gönüllü bireylerden oluşturdukları ordudur Kafkas İslam Ordusu. Kafkas İslam Ordusu ile Bolşevik ve Ermeni Taşnak birlikleri arasında uzun süre çatışmalar yaşanmıştır. Bakü şehrini Türk milletine bırakmak istemeyen Bolşevik, Taşnak ve İngilizler birlikleri direnişe başlamıştır. 15 Eylül 1918 tarihinde Kafkas İslam Ordusu Halil Paşa önderliğinde Bakü’ye girmişlerdir ve şehri düşman birliklerden tamamen temizlemişlerdir. Bu harekat süresince Türkler, Azerbaycan’ı korumak için 1130 şehit vermişlerdir.

Kafkas İslam Ordusu Neden Kuruldu?

Kafkas İslam Ordusu kuruluş amacı nedir? sorusunu yanıtlayalım. Kuruluş amaçlarından ilki olan Azerbaycan ve Dağıstan’daki Türkleri Rus işgallerinden koruyarak onların bağımsızlıklarını ilan etmelerini sağlamaktır. Bu yapılan Enver Paşa’nın turancılık amacı doğrultusunda yapılmıştır. Ayrıca Kafkasya’da bir ordu kurmak, kurulan ordudaki askerleri eğitmektir. 8 Haziran 1918 yılında Azerbaycan ile imzalanan Batum anlaşmasındaki “dostluk ve karşılıklı yardım” maddesinden dolayı Osmanlı Devleti, ihtiyaç durumunda Azerbaycan’a yardım etmesi gerekiyordu. Kafkaslar’da da Müslüman halk öldürüldüğünden ve o bölgede bulunan Türk vatandaşlarına savaşta yardım etmek için Azerbaycan Milli Şuarası Başkanı Mehmed Emin Resulzade Osmanlı Devletinden yardım istemiştir.

Kafkas İslam Ordusu Ne zaman, Nerede ve Kim Tarafından Kurulmuştur?

1918 yılının Mart-Ağustos yılları arasında Harbiye Nazırı olan Enver Paşa’nın emriyle tamamen Müslüman birliklerden kurulmuştur. Her ne kadar ordu olarak adlandırılsa da aslında üç tümenden oluşmuş olması ve bulunduğu dönemde sıkı çalışmalar yapmış Kafkas Ordular Grubunun ve 9. Ordu ile Şark Ordular Grubu’na bağlı olan bir kolordudur. Üç tümenden oluşmuştur ve yaklaşık 12.000-14.000 kişiye sahip bir kolorduyken Azeri (5. Tümen) ve Dağıstanlı (4. Tümen)’deki gönüllü bireylerin katılımıyla toplamda yaklaşık olarak 20.000 kişiye sahip bir güce oluşmuştur. 1. Dünya Savaşında Kafkas Cephesi’nde rol almıştır. Kafkas İslam Ordusu 10 Temmuz 1918 ile 27 Ekim 1918 tarihleri arasında etkin olmuştur. Osmanlı ordusuna bağlıdır ve piyade sınıfı, kolordu tipi bir askeri birliktir. Karargahı Bakü’dedir. 1. Dünya Savaşında Bakü Muharebesinde rol almıştır. En önemli komutanlarından birisi Nuri Paşa’dır.

Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye Girişi

Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’nün kurtuluşundaki rolü nedir? sorusunu yanıtlayalım. Kafkas İslam Ordusu, Kafkas’larda yaşayan Türk vatandaşlarını ve orada yaşayan Müslüman bireyler üzerinde Rus ve Ermeni birliklerinin 19kurduğu baskıdan onları kurtarmak ve Bakû’nun halen bir Türk şehri olmasını sağlamak adına Osmanlı Devleti adına Kafkas İslam Ordusu çok büyük rol oynamıştır. Yani bugün Bakü şehrinin halen bir Türk şehri olmasının sebebi olarak Kafkas İslam Ordusu’dur.
1917 yılının sonlarına doğru ekonomik ve sosyal sıkıntılar başta olmak üzere Rus ekonomisinde ve ordularında anlamda büyük sorunlar baş göstermiştir hatta bu baş gösteren sorunlardan dolayı Rusya’nın 1. Dünya Savaşından ayrılmasını sağlayan anlaşma olan Brest-Litovsk Anlaşması Rusya’nın vermek zorunda olduğu büyük tavizler sonucunda imzalanmış ve bununla beraber Rusya’ya bağlı olarak yaşamakta olan devletler bağımsızlıklarını ilan etmek istemişlerdir.

Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan Türkleri birlikte hareket etmişlerdir bu konuda ve bunun sonucunda Ermeni, Gürcü ve Azerbaycan Türkleri tarafından 14 Kasım 1917 yılında Mavera-yı Kafkas Hükümeti merkezini Tiflis olarak belirleyerek kurulmuştur. Ancak burada bu üç millet arasında hiçbir ortaklık, birlik olmamasının yanı sıra kendi milli amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla mecburi olarak bir araya gelmişlerdir. Daha sonrasında Ermeni, Gürcü ve Azerbaycan Türklerini temsil edildiği parlamento sayesinde Seyim Meclisi kurulmuştur. Daha sonrasında Mavera’yı Kafkas Hükümeti’nin Güney Kafkasya’dan sorumlu hale gelmiştir.

Sahip olduğu petrol yataklarından dolayı Bakü, İngilizler ve Almanlar’ın yanı sıra Sovyet Ruslar için de fazlasıyla önem taşımaktaydı. Çünkü ekonomisi zaten berbat durumda olan bu devlet Bakü’nün sahip olduğu – önemli bir kısmı Hazar Denizi’nde bulunan demiryolları ve bunların yanı sıra ırmakların çoğunda vapurların petrol ile işlemesiydi – petroller ve olanaklar sayesinde ekonomisini şahlandırabilecekti. Sovyet idaresinin kurulmasından sonra Sovyetler’in Kafkasya ve Bakü’nün korunması için o bölgeye Ermeni asıllı komünist bir şef olan Stephan Şaumyan’ı birçok geniş yetkiyle donatarak göndermişlerdir.

Ermeni vatandaşlarının ve Bolşeviklerin Bakü de dahil olmak üzere birçok bölgede Türk vatandaşlara karşı gösterdikleri tutumlardan dolayı Azerbaycan’ın ileri gelenleri Osmanlı Devleti’ne sıklıkla yardım çağrıları yapmıştır. En son yardım çağrısını ise Azerbaycan’da Milli Meclis Başkanı olan Mehmet Emin Resulzade, 4 Haziran 1918 yılında Osmanlı Devleti ile Azerbaycan arasında imzalanmış olan dostluk ve işbirliği anlaşmasının 4. Maddesini ön göstererek Enver Paşa’dan ve 3. Ordu Komutanı olan Mehmet Vehip Paşa’dan yardım talep etmiştir. Osmanlı Devleti yaşadığı zor zamanlara rağmen Enver Paşa’nın üvey kardeşi olan Nuri Paşa eşliğinde bölgeye yardım amaçlı gönderilmiştir.

Bakü Muharebesi Hakkında Bilgi

Azerbaycan’da yaşana ilk çatışma Gence’de bulunan bir Ermeni mahallesinde silahlar toplanırken çıkmıştır. Kafkas İslam Ordusu, Gence’den sonra Bakü’ye doğru ilerlerken 2 Nisan 1918’ de Van’ı işgalden kurtarmış ve Ali İhsan Sabis Paşa önderliğinde sonrasında da 8 Haziran 1918 tarihinde Tebriz’i almıştır. Sonrasında – 5 Ağustos 1918 günü saatler 04.25’i gösterirken – Türklerin başlattığı taarruz karşısında Ermeniler, Ruslar ve İngilizlerden meydana gelen Bakü savunma birlikleri uzun uğraşların sonunda başarıyla düşman direnci kırılmıştır. İlerlenilmiş ve Bakü’nün kurtuluşuna az kalmış olmasına rağmen top mermisinin tükenmesinden dolayı daha fazla ilerlenememiş ve Bakü’ye 4 kilometrelik uzaklığa sahip olan Eybat-Balacari demiryolunun batısına çekilmek zorunda kalmışlardır.

İkinci Bakü taarruzunda ise düşman ordu yaklaşık 10.000 kişiydi. Bu saldırıda kesin galibiyet elde etmek isteyen Nuri Paşa, Şark Orduları Grubundan yardım istemiştir. Bu sayede 15. Piyade Tümeninden iyi bir donanıma sahip olan 56. Alay ve 36. Kafkas Tümeninden, 106. Kafkas Alayı 15. Piyade Tümen Komutanı Yarbay Süleyman İzzet Bey’in komutasında Kafkas İslam Ordusuna katılmak üzere Gümrü’den yola çıkmışlardır ve 9 Eylül’de Bakü cephesine ulaşmışlardır. Birincisi olan Bakü savunma hattı 03.00’de ikincisi ise saat 06.00’da ele geçirilmiştir. Saldırıya hazırlanan düşmanlar topçu ateşleri ile dağıtılmış ve düşman askerler taarruza dayanamamış ve şehrin merkezine doğru kaçmaya başlamışlardır. Sahile çekilmiş olan ve gemiler aracılığıyla kaçacak olan düşman birlikler de topçu ateşleriyle engellenmişlerdir.

Türk askerler saat 16.00’da şehrin batısını ele geçirmişlerdir. 5. Kafkas Tümeninin başlatmış olduğu bu taarruzun yanı sıra 15. Piyade Tümeninin şehrin kuzey taraflarında başlatmış olduğu taarruzda başarılı olmuş ve Balacari sırtları alınmıştır. 14 Eylül günü sokaklarda daha fazla kayıp verilmemesi için taarruz o günlüğüne durdurulmuş ancak Türk topçular tüm gece düşman asker noktalarını top ateşine tutmuşlardır. 15 Eylül günü ise Nuri Paşa’nın 14 Eylül günü vermiş olduğu emir doğrultusunda 15 Eylül sabahı şehir tamamen kurtarılacaktı. 13,9 ve 56. Alaylar, 15 Eylül sabahı şehre girmeye başlamışlardır. Ermeni ve Rus birlikler ise bu taarruzlara sadece bazı evlere veya mahalle aralarına girerek cevap verebiliyorlardı.

Bakü’nün Kurtuluşu

Bu savunmadan çoktan umudunu kesen 39. İngiliz Tugayı 14 Eylül akşamı saat 22.00’da deniz yoluyla şehirden ayrılmışlardır. İstedikleri amacı elde edemeden Enzeli’ye dönen 39. İngiliz Tugayını komuta etme görevi Tümgeneral Dunsterville’den alınmış ve General Thomson’a verilmiştir.

15 Eylül günü saat 10.30’da Bakü şehrinden 5. Kafkas Tümeni karargahına gelen ve iki kişiden oluşan heyet ile şehrin teslim şartları konuşulmuştur. Konuşulan şartlar:

  • Bakü sorgusuz sualsiz teslim olması.
  • Şehri savunma görevinde olan askerlerin teslim olması.
  • Sahip olunan tüm silahlar ve cephaneler ile devlete ait olan mal, eşyalar ve binaların teslim edilmesi.

İkinci Bakü taarruzunda Osmanlı birliklerinin kaybı 1000 askerdi. Azerbaycan milislerinden oluşmuş olan Muştevi Müfrezesi ise 11 şehit ve 44 yaralı vermiştir.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi